logo
23 MAYIS 2026

Ahır yıkımları devam ediyor

Van'ın İpekyolu Belediyesi, daha yaşanılabilir bir kent oluşturma hedefleri doğrultusunda başlattığı ahır yıkımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Belirlenen plan neticesinde Buzhane Mahallesi'ndeki iki ahırın daha yıkımı gerçekleştirildi.

11.08.2020 09:15:00
Ahır yıkımları devam ediyor
Ahır yıkımları devam ediyor
İpekyolu Belediyesi, 1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 246. Maddesi ve belediye meclisi tarafından alınan karara istinaden yıkımları gerçekleştiriyor. Kaymakam ve Belediye Başkan Vekili Sinan Aslan, daha önce konuyla ilgili, 'Mahalle arasında ahırların bulunması hem çevre açısından hem de modern medeni bir şehir planı açısından mümkün değil. Bu konuyla ilgili vatandaşlardan birçok kez şikayet aldık. Zaten kanun açık, 1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun ilgili maddesi 20 binin üzerinde nüfusu olan yerleşim yerinde hayvan beslemek yasak' demişti.

İlçede ilk ahır yıkımı 14 Haziran'da yapılmıştı

Alınan karar sonrası İpekyolu ilçesinde özellikle göle ve çevreye zarar veren 110 ahır tespit edildi. Tespitin ardından ilk yıkım Yapı Kontrol, Çevre Koruma ve Zabıta müdürlükleri ekiplerince gerekli çevre güvenlik önlemi alındıktan sonra 14 Haziran'da gerçekleştirilmişti. Daha sonra besicilerden, çiftçilerden gelen talep üzerine araya Kurban Bayramı'nın da girmesiyle 10 Ağustos'a kadar yıkım işlemlerine ara verilmişti. Verilen aranın ardından ahır yıkımlarına bugün tekrar başlandı. Belediyenin ilgili birimleri ve İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı kolluk kuvvetlerinin de desteğiyle Buzhane Mahallesi'ndeki iki ahırın daha yıkımı gerçekleştirildi.

'Kesinlikle müsaade etmeyeceğiz'

Başkan Vekili Sinan Aslan, daha önce hayvancılık ve besicilik yapan, şehir merkezinde ahırı bulunan vatandaşlara şu uyarılarda bulunmuştu:

'Van Gölü'ne yakın Buzhane ve Yalı mahallelerinde bulunan ahırlardan başlayarak, ilçe sınırlarımızdaki tüm ahırları 10 Ağustos 2020 tarihe kadar kaldırmayı planlıyoruz. Ön görülen sürenin dolmasından önce ahırlarını yıkmak isteyen vatandaşların yıkım işlemlerini belediye olarak biz gerçekleştireceğiz. Bahse konu sürenin dolmasının ardından kesinlikle ve kesinlikle merkezde bulunan ahırlara müsaade etmeyeceğiz. Ayrıca İmar Mevzuatı ve Çevre Kanunu kapsamında yasal süreç işletilerek verilen sürenin bitmesine rağmen hala ahırların kaldırılmaması durumunda ilgili mevzuat çerçevesinde yasal müeyyide uygulanacak, ayrıca söz konusu ahırların yıkım bedelleri de şahıslardan alınacak.'

'Ek süre tanınmayacak'

Belediye yetkilileri, vatandaşların sağlıklı ve güzel bir çevrede yaşamaları için ahır yıkımlarına hızlı bir şekilde devam edeceklerini ve yıkım için vatandaşlara herhangi bir ek süre tanıyamayacaklarını ifade ettiler. İHA

Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!


 
Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim. Endüstriyel tasarım bölümünden bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" dedi!

23.05.2026 00:37:00
Haber Merkezi
Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!
Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!

Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim. Öğrenciler, böyle bir kararın sınav haftası devam ederken alınmasının akademik takvimlerini aksattığını ve kafa karışıklığına yol açtığını söyledi.

Öğretim görevlileri ise yöneticiler tarafından yeterli açıklama yapılmadığını, bunun karmaşaya yol açtığını ifade etti. Endüstriyel tasarım bölümünden bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" dedi!

Öğrenciler, Cuma günü 14:00'te kararı protesto etmek için Bilgi Üniversitesi'nin Santral kampüsünde toplandı. Bilgi Üniversitesi'nde bazı hocalar dersleri ve sınavları iptal etti. Bazı hocalar ise eğitim faaliyetlerini devam ediyor!

Uzmanından gençlere kritik uyarı!


 
Gençlik denildiğinde aklımıza bitmeyen enerji ve hareketlilik geliyor. Peki gençlikteki enerji hiç azalmıyor mu? Bugün birçok genç "Nasıl olsa ileride toparlarım" düşüncesiyle uyku düzenini, beslenmesini, fiziksel aktivitesini ve stres yönetimini ihmal ediyor. 

23.05.2026 00:33:00 / Güncelleme: 23.05.2026 00:42:20
MURAT ÇORBACI
Uzmanından gençlere kritik uyarı!
Uzmanından gençlere kritik uyarı!

Gençlik denildiğinde aklımıza bitmeyen enerji ve hareketlilik geliyor. Peki gençlikteki enerji hiç azalmıyor mu? Bugün birçok genç "Nasıl olsa ileride toparlarım" düşüncesiyle uyku düzenini, beslenmesini, fiziksel aktivitesini ve stres yönetimini ihmal ediyor. Oysa modern longevity (uzun ve sağlıklı yaşam) yaklaşımı, biyolojik yaşlanmanın temellerinin çok daha erken yıllarda atıldığını gösteriyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, kas sağlığının yalnızca sporcular için değil, uzun ve sağlıklı yaşam açısından her birey için kritik olduğunu vurguladı. Dr. Ertürk, özellikle genç yaşta oluşturulan kas rezervinin ilerleyen yaşlarda büyük önem taşıdığını belirtiyor ve "İnsan vücudu yaklaşık 30'lu yaşlardan itibaren kas kaybetmeye başlayabiliyor. Bu nedenle gençlik döneminde oluşturulan güçlü kas yapısı; metabolik sağlığı, dengeyi, hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Bugün yapılan direnç egzersizleri, aslında gelecekteki hareket özgürlüğüne yapılan yatırım anlamına geliyor" ifadelerini kullanıyor.

Dr. Halil Ertürk, sağlıklı yaşamın temel taşlarını şöyle sıraladı:
1. Düzenli fiziksel aktivite: Düzenli hareket etmek, kalp-damar sağlığını desteklerken metabolizmanın daha verimli çalışmasına yardımcı oluyor.
2. Aerobik ve direnç egzersizleri: Aerobik egzersizler dayanıklılığı artırırken, direnç egzersizleri kas kütlesini koruyarak ilerleyen yaşlarda hareket kabiliyeti ve metabolik sağlığın sürdürülmesine katkı sağlıyor.

3. Kaliteli uyku: Yeterli ve kaliteli uyku, bedenin kendini onarmasını destekliyor; bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve beyin sağlığı üzerinde doğrudan etkili oluyor.
4. Gerçek gıdaya dayalı dengeli beslenme: Sebze, meyve, kaliteli protein ve sağlıklı yağlardan oluşan dengeli beslenme modeli; inflamasyonu azaltarak metabolik sağlığın korunmasına yardımcı oluyor.

5. Stres yönetimi: Kronik stresin kontrol altına alınması, stres hormonlarının vücut üzerindeki yıpratıcı etkilerini azaltarak hem zihinsel hem fiziksel sağlığı destekliyor.
6. Tütün ürünleri, alkol ve toksik maruziyetlerden uzak durmak: Sigara, yoğun alkol tüketimi ve çevresel toksinlerden uzak durmak; hücre hasarını ve oksidatif stresi azaltarak sağlıklı yaş alma sürecine katkı sağlıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Türkiye bölgesinin güvenli limanı'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler, Türkiye'nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız" dedi  

22.05.2026 19:10:00
İHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Türkiye bölgesinin güvenli limanı'
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Türkiye bölgesinin güvenli limanı'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde düzenlenen "22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankacılıktan borsaya, bütçe yönetiminden krediye, yatırımlardan dijital varlıklara geniş bir yelpazeye yayılan çalışmaları kıymetli bulduğumu ifade ederek, "Bakanlıklarımız, kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde yürütülen bu çalışmalar, ilkokul çağındaki gençlerimizden hane halkına kadar finansal farkındalığın her yaş grubunda oluşturulmasına katkı sağlıyor. Bankacılıktan borsaya, bütçe yönetiminden krediye, yatırımlardan dijital varlıklara geniş bir yelpazeye yayılan bu çalışmaları kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum.

Sizlerin de çok iyi bildiği gibi üretimden ihracata, yatırımdan istihdama ekonominin tüm bileşenleri sermaye ve finans piyasalarındaki istikrara bağlıdır. Aynı şekilde milli gelir ve refah seviyesindeki artış da finansal sistemlerin sorunsuz ve öngörülebilir surette, manipülasyon ve spekülasyonlardan arındırılmış bir şekilde çalışmasıyla doğru orantılıdır. Bir ülkenin sermaye piyasaları ne kadar güçlüyse üretim kapasitesi, teknoloji yatırımı, girişimcilik ruhu ve rekabet gücü de o kadar kuvvetli olur. Sermaye ve finans piyasalarının adil, şeffaf ve güvenli bir şekilde işlemesi, piyasadaki beklenti ve ihtiyaçların karşılanması bu bakımdan büyük önem arz ediyor.

Bugün gelişmiş ülke ekonomilerine baktığımızda hepsinin gerisinde derinleşmiş finansal yapılar ve güçlü sermaye piyasaları görüyoruz. Fakat şurası da bir hakikat ki dijital teknolojilerin ve yapay zekanın diğer alanlar gibi finans piyasalarını da dönüştürdüğü bir önemi ve dönemi yaşıyoruz. Tasarruf alışkanlıklarından yatırım kararlarına, dijital ödeme sistemlerinden siber güvenliğe, sanal kumar ve yasa dışı bahisten dijital finans tehditlerine uzanan çok boyutlu bir tabloyla karşı karşıyayız" dedi.  

Son yıllarda finansal sistemlerde yaşanan dijital dönüşümün fırsatların yanı sıra tehditleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim platformları vasıtasıyla yayılan manipülatif içerikler, fiktif işlemler, kısa sürede yüksek kazanç vadeden yapılar dünya genelinde endişe verici seviyelere ulaşmıştır. Aynı şekilde sahte yatırım tavsiyeleri dijital dolandırıcılık ve paravan hesap girişimleri ve daha nicesi yalnızca bireyleri değil, finansal sistemlerin itibarını da tehdit eden boyutlara varmıştır.

Böyle bir konjonktürde finansal okuryazarlık bireysel bütçe yönetim kapasitesinin çok çok ötesine geçmiş, güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir ekonominin gerek şartı haline gelmiştir. Biz bu meseleye daha geniş bir açıdan bakıyor, toplumsal farkındalık, dijital güvenlik ve finansal dayanıklılık perspektifiyle yaklaşıyoruz. Nitekim uluslararası çalışmalar da bizim bu hassasiyetimizi doğruluyor. OECD'nin 2023 yılında yaptığı bir araştırma, finansal okuryazarlığı yüksek toplumların tasarruflarını daha verimli alanlara yönlendirdiğini, borçlanma ve yatırım kararlarını daha sağlıklı verdiğini ortaya koyuyor. Aynı şekilde manipülatif yönlendirmelere karşı daha uyanık olduklarını, uzun vadeli yatırım kültürünü benimsediklerini teyit ediyor. Bu da kuşkusuz sermaye piyasalarının derinleşmesine, finansal sistemin sağlıklı büyümesine ve ekonomide kaynakların daha etkin, verimli ve adil dağılımına çok ciddi katkı sağlıyor" diye konuştu. 

"Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak, düzenlemeleri yakın zamanda devreye almayı hedefliyoruz"

Devlet olarak İstanbul'u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dört hafta önce İstanbul Finans Merkezi'nde tertiplediğimiz yatırımlar için güçlü merkez Türkiye programıyla bu yöndeki kararlılığımızı bir kez daha ve güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Önceki gün meclisimizde kabul edilen yasa teklifimizle ülkemize yabancı kaynak girişini teşvik edecek bir düzenlemeyi hayata geçirmiş olduk.

Bugün de İstanbul Finans Merkezi'ndeki yatırımcılara hizmet vermek üzere Tek Durak Ofisimizin açılışını gerçekleştirdik. Bütün bunları özellikle şunun için çok önemsiyoruz. Son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler, Türkiye'nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız. Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda devreye almayı hedefliyoruz. Bununla birlikte hem vatandaşlarımızın hem firmalarımızın hem de ekonominin tüm paydaşlarının finansal farkındalıklarını artırmasına büyük önem atfediyoruz" diye konuştu. 

"SPK'ya çok önemli sorumluluklar düşüyor"

2014 yılında hazırladıkları strateji ve eylem planı ile sektöre ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturduklarını ifade eden Erdoğan, "Geçtiğimiz sene yayımladığımız Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile 22 Mayıs'ı Finansal Okuryazarlık Günü ilan ettik. 24 Mart'ta ilkokul, ortaokul ve liselerimizin ilk dersi Finansal Okuryazarlık başlığıyla işlendi. Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz aynı anda kendi yaş gruplarına ve eğitim kademelerine göre özel olarak hazırlanan içeriklerden istifade etti.

Finansal ürün ve hizmetlerden faydalanan yatırımcı ve tüketicilerimizin olası piyasa risklerine karşı korunabilmeleri bizim temel önceliğimizdir. Bu noktada Sermaye Piyasası Kurulunun asli görevi olan düzenleme ve denetleme faaliyetlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi çok mühimdir. Reel sektörle bağını koparmayan, yalnızca refah değil değer de üreten, gelir ve servet adaletsizliğini gideren bir finans piyasasının temin edilmesinde SPK'ya çok önemli sorumluluklar düşüyor. Özellikle dişinden tırnağından artırdığıyla sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşlarımızın istismar edilmesinin önüne geçilmesi kurulun asli misyonlarından biri olmalıdır.

Şu bir gerçek ki doğası itibarıyla sermaye piyasalarına yatırım veya işlem yapmak risklidir. Ama denetime, gözetime, düzenlemeye tabi alanlarda manipülasyon ve spekülasyona fırsat vermemek de düzenleyici kurumların vazifesidir. Eğer atıl vaziyette duran üretime, yatırıma, büyüme ve kalkınmaya hiçbir katkısı olmayan birikimlerin ekonomiye katma değer sağlayan alanlara yönelmesini istiyorsak sermaye piyasalarına güveni artırmak zorundayız.

Bunun da yolu finansal okuryazarlığın artırılmasının yanı sıra yatırım ve tasarrufların güven veren bir kanaldan sisteme dahil edilmesinden geçiyor. Vatandaşımızın korku ve iyi niyetini istismar eden telefon dolandırıcılarıyla nasıl tavizsiz mücadele ediyorsak dijital mecraları kullanarak insanımızın birikimine el uzatan aç gözlülerle de aynı kararlılıkla mücadele etmemiz gerekiyor. Diğer türlü ortaya sadece ekonomik değil toplumsal bir fatura da çıkmakta, bunun da yükünü siyaset kurumu çekmektedir. Sermaye Piyasası Kurulumuzun bu anlamda üzerine düşen görev ve sorumlulukları en etkin şekilde doğru araç ve tedbirlerle bihakkın yerine getireceğine yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı

Kurban Bayramı tatili öncesi İstanbul dışına çıkmak isteyenlerin yola çıkmasıyla kent genelinde trafik yoğunluğu arttı. Mesai bitimine dakikalar kala İBB verilerine göre trafik yoğunluğu yüzde 65 olarak ölçümlendi

22.05.2026 17:50:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı
Bayram tatili öncesi İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 65'e ulaştı
İstanbul'da Kurban Bayramı tatili öncesi trafik yoğunluğu etkili olmaya başladı. Beylikdüzü, Bahçelievler D-100 karayolu üzerinde trafik zaman zaman durma noktasına geldi. 9 günlük Kurban Bayramı tatili için yola çıkan vatandaşların, Mahmutbey gişelerde oluşturduğu yoğunluk dron ile havadan görüntülendi. Haftanın son günü ve mesai bitimine dakikalar kala İBB verilerine göre saat 16:00 itibariyle trafik yoğunluğu yüzde 65 olarak ölçüldü.

Trafiğin mesai bitiminin ardından da daha da artması bekleniyor.

1,5 milyonda fazla hacı adayı kutsal topraklara ulaştı

Suudi Arabistan, bugün itibarıyla 1,5 milyondan fazla hacı adayının kutsal topraklara ulaştığını açıkladı

 

22.05.2026 17:40:00
Anadolu Ajansı
1,5 milyonda fazla hacı adayı kutsal topraklara ulaştı
1,5 milyonda fazla hacı adayı kutsal topraklara ulaştı

Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'da yer alan habere göre, Pasaport Dairesi Genel Müdürü Tümgeneral Salih el-Murabba, hac mevsimiyle ilgili düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Bugün itibarıyla hac ibadeti için ülkeye ulaşan kişi sayısının 1,5 milyonu aştığını belirten Murabba, bunlardan 1,4 milyondan fazlasının hava yoluyla kutsal topraklara geldiğini söyledi.

Hac ibadeti için 45 bin kişinin de Suudi Arabistan'a kara yoluyla ulaştığını aktaran Murabba, deniz yoluyla ülkeye gelen hacı adayı sayısının da 6 bin civarında olduğunu ifade etti.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia, 13 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, hac ibadetini yerine getirmek üzere ülkeye gelenlerin sayısının 860 bini aştığını belirtmişti.

Rüşvet iddiası davasında karar çıktı

Antalya'da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla tutuksuz yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü Selim E. ile SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin davasında karar çıktı

22.05.2026 15:50:00
İhlas Haber Ajansı
Rüşvet iddiası davasında karar çıktı
Rüşvet iddiası davasında karar çıktı
Antalya'da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla tutuksuz yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü Selim E. ile SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin davasında karar çıktı. Mahkeme heyeti, rüşvet suçunun teşebbüs aşamasında kaldığını dikkate alarak 3 sanık hakkında takdiri indirimle 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmetti.

Önceki celsede tahliye kararı verilmişti

Davanın önceki duruşmasında Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklamış, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında "rüşvete teşebbüs" suçundan ceza uygulanması yönünde görüş bildirmişti. Mütalaanın ardından mahkeme heyeti, tüm delillerin toplanmış olmasını dikkate alarak tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar vermişti.

Sanıklar beraat talep etti

Mütalaaya karşı savunmaların alındığı duruşmada söz verilen sanık Murat Ayhan B., suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Hiçbir şekilde rüşvet almadım, rüşvet anlaşması yapmadım. Suçsuz olduğumu biliyorum, beraatimi istiyorum" dedi. Sanık Erdoğan Ö. ise kamu görevini yerine getirirken menfaat çatışması bulunan kişilerin oluşturduğu sürecin içerisinde kaldığını savunarak, "Kamu görevimi yerine getirirken menfaat çatışması olan kişiler tarafından oluşturulan çatışmanın içerisinde kendimi buldum. Kimseyle rüşvet anlaşması yapmadım. Tapeler incelendiğinde herhangi bir konuşmam bulunmamaktadır. Beraatimi istiyorum" ifadelerini kullandı. Sanık Selim E. de savunmasında, "Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diyerek beraat talebinde bulundu.

3 sanığa 2 yıl 11 ay hapis cezası

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin "rüşvet almak" ve "rüşvete aracılık etmek" suçları kapsamında cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, sanıklar hakkında önce 7 yıl hapis cezası verdi. Rüşvet suçunun tamamlanmayıp teşebbüs aşamasında kaldığını dikkate alan mahkeme, cezayı 3 yıl 6 aya indirdi. Ardından sanıklar hakkında takdiri indirim uygulayan heyet, 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmetti.

Mahkeme ayrıca kamu görevlisi olan Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin 1 yıl 5 ay 16 gün süreyle kamu görevinden uzaklaştırılmasına karar verdi. Karara karşı istinaf yolunun açık olduğu belirtildi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi

Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi

22.05.2026 14:49:00
Haber Merkezi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi. Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi.
BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle; "Mutlak butlan kararı siyaset tarihimize, hukuk tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir, bir ayıp olarak yerini almıştır. Bu karar sadece CHP'ye yönelik değil, Türk siyasetine yöneliktir. Bu nedenle her bir vatandaşımızı, her bir insanımızı ilgilendirmekte; demokrasiye ve hukuka inanan, demokrasi ve hukukun devam etmesi gerektiğini düşünen her vatandaşımıza bu anlamda görev düşmektedir.

"İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor"

İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. Kendi vesayetini kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın, kendi iktidarının devamını sağlayacak bir zemin bu ülkede oluşsun ama hiçbir şekilde kendi iktidarını tehdit eder hâle kimse gelemesin. Yıllarca bu ülkede vesayeti kırmak, vesayetle mücadele etmek iddiasıyla iktidara gelenler, iktidarda her seçim öncesi 'Vesayetle mücadele ediyoruz' diyerek milletten oy isteyenler maalesef bugün kendi vesayetlerini kuruyorlar. En büyük kentin belediye başkanını ve aynı zamanda ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayını ve yine birçok seçilmiş belediye başkanını tutukladılar. Açtıkları soruşturmalarla, belediye başkanları üzerine oluşturdukları baskılarla birlikte transferler yapılıyor. İsteniyor ki kendilerinin kontrolünün dışında bir güç bu ülkede olmasın.

"Millet bu prangayı kırar"

Bu tümüyle iktidar vesayetidir. Bu tümüyle millet iradesine vurulan bir prangadır. Millet bu prangayı kırar. Geçmişte kırdığı gibi buna müsaade etmez. Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararıyla millet iradesine pranga vurulabildi mi? E-muhtıra yayımlanmıştı yine aynı dönemde. Millet iradesine pranga vurulabildi mi? Ne oldu? O dönemde yüzde 25'lere düşen AK Parti oyu, bu müdahalelerle birlikte yüzde 42'ye çıktı ve daha güçlü bir şekilde AK Parti'nin tekrar iktidar olması gerçekleşti. Bugün de aynı şekilde mahkeme koridorlarında, yargı eliyle siyasete müdahale edip ana muhalefet partisini ve onun üzerinden Türkiye'de muhalefeti ve siyaseti şekillendirmeye çalışanların oyunu tutmayacak çünkü bu oyunu millet bozup atacaktır. Millet bu prangaları kırıp atacaktır.

"CHP yönetimi millete sığınmalıdır"

CHP'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve CHP yönetimi millete sığınmalıdır, millete dönmelidir, millet de güç birliği yapmalıdır. Millet iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. Bu düğümü millet çözer. Bu oyunu millet bozar. Bu prangaları ancak millet kırar. Bu anlamda CHP kimliğini taşıyan ama bu oyunların aparatı hâline gelmiş, bu oyunun bir parçası hâline gelmiş kişilere —bu milletvekili olabilir, eski genel başkanlar olabilir, başka isimler, siyasetçiler olabilir— tavsiyemiz, onların kavga etmeleri değildir. Tavsiyemiz, daha önceden de defalarca ifade ettiğimiz üzere, bu hukuksuzluğa, bu demokrasi ayıbına karşı çıkan; bu ülkenin demokrasi ve hukuk zeminine bir an önce dönmesi gerektiğine inanan bütün siyasi partilerle beraber olunmasıdır. Bu yetmez, sivil toplum örgütleriyle beraber olunmalıdır. Yetmez; barolar gibi meslek kuruluşlarıyla beraber olunmalıdır. Hukuk ve demokrasiye inanan bütün muhalefeti CHP yönetimi organize etmeli ve demokrasi ve hukuk yolunda yürümeye devam etmelidir. Burada iktidarla birlikte hareket eden ya da iktidarın oyununun parçası hâline gelmiş olanlarla uğraşmaya, onlarla kavga etmeye hiç gerek yok. Milletle beraber yol yürünmelidir. Millet bu oyunu bozacak ve bu yeni vesayet kurma çalışmaları, iktidar vesayetini oluşturma gayretleri boşa çıkacaktır."

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'in açıklamasını izleyin:

Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı

Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı

22.05.2026 12:50:00
Haber Merkezi
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı.
Yoğun yağışların ardından Yamula ve Bayramhacılı barajlarından kontrollü su tahliyesine başlanınca Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi. Nevşehir Avanos'ta gezi yolları su altında kalırken alınan tedbirler artırıldı.

Su seviyesi 1 metre yükseldi
Avanos'ta su seviyesinin bir metreden fazla yükselmesiyle nehir kenarındaki gezi yolları su altında kaldı. Nehrin geçtiği Orta Mahalle'deki bir bölümde de küçük şelale oluştu. Belediye ekipleri, vatandaşların yaklaşmasını önlemek amacıyla nehir kenarı ve gezi yollarına bariyer yerleştirdi.

Sallanan Köprü yaya trafiğine kapatıldı
Avanos Belediyesi'nden yapılan duyuruda ise turistlerin ziyaret noktalarından biri olan "Sallanan köprü" olarak da bilinen Asma Köprü'nün 25 Mayıs'a kadar saat 20.00 ila 07.00 arasında yaya trafiğine kapatıldığı duyuruldu.

Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti

CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özel'e yakın üç avukatı azletti

22.05.2026 11:37:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti
CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özel'e yakın üç avukatı azletti.

Cumhuriyet Halk Partisi'nde mahkemenin mutlak bulan kararı sonrası genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi.

Kılıçdaroğlu, üç parti avukatını azletti. Görevden azlettirilen avukatlar, Özgür Özel'e yakın isimler olarak biliniyordu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun azlettiği üç parti avukatı arasında avukat Çağlar Çağlayan da bulunuyor.

Alınan bu karara ilişkin Özel cephesinden henüz bir açıklama gelmiş değil.

GÖZLER YÜKSEK SEÇİM KURULU'NDA

CHP'de gözler bir yandan da Yüksek Seçim Kurulu'ndan çıkacak karara çevrilmiş durumda.

Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı, Özel'in kurmayları tarafından YSK'ya taşındı .

Yüksek Seçim Kurulu'nun itirazı bir karara bağlaması bekleniyor.

Gurbetçi sezonu erken başladı

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Kurban Bayramı tatili için Türkiye'ye gelişleri başladı. Gurbetçiler, uzun yolculukların ardından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yapmanın mutluluğunu yaşadı

22.05.2026 11:26:00 / Güncelleme: 22.05.2026 11:31:07
Anadolu Ajansı
Gurbetçi sezonu erken başladı
Gurbetçi sezonu erken başladı

Avrupa'nın farklı ülkelerinden yola çıkan gurbetçiler, sınır kapısındaki işlemlerinin ardından memleketlerine gitmek üzere yola çıktı.

Kurban Bayramı dolayısıyla bu yıl gurbetçi sezonunun erken başladığı gözlendi.

Almanya'dan ailesiyle birlikte gelen Arkın Fil, Kurban Bayramı'nın yanı sıra yeğeninin düğünü için Türkiye'ye geldiklerini söyledi.

Tatili İstanbul'da geçireceklerini belirten Fil, "Bu bayram bizim için çifte bayram. Hem yeğenimin düğünü hem de Kurban Bayramı var. Bayramı sevdiklerimizle birlikte geçireceğiz. Henüz sınır kapısını geçmeden bayrağı görünce büyük bir gurur yaşıyoruz. Her gurbetçinin gözü yaşarıyor diyebiliriz. Özlem içerisindeyiz, vatanımızı seviyoruz." diye konuştu.

Avusturya'dan gelen Kenan Eyvazo da Kurban Bayramı tatili için Türkiye'ye geldiğini dile getirerek, bayramı Kayseri'de geçireceğini anlattı.

Türkiye'yi çok özlediğini belirten Eyvazo, "Vatanımız dünyada bir numara. Kayseri de öyle biliyorsunuz, sucuğumuz, pastırmamız, mantımız ağzınıza layık. Torunlarım var, akrabalarımız var, onları göreceğim." ifadelerini kullandı.

Bayram boyunca akraba ziyaretleri yapacağını söyleyen Eyvazo, tüm İslam aleminin Kurban Bayramı'nı kutladı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.