logo
09 AĞUSTOS 2026

Ahiret sermayen olsun, dünyayı ticaret yeri say

Mü’min nimetler içinde bin yıl da yaşasa dünya onun zindanıdır. Ahiret ise kurtuluşu, sevinci, cenneti, sevabı, devleti ve uçsuz bucaksız yaşam alanıdır

09.05.2026 00:11:00
Haber Merkezi
 
Ahiret sermayen olsun, dünyayı ticaret yeri say
Ahiret sermayen olsun, dünyayı ticaret yeri say
Hz. Peygamber'in (s.a.a.v.), "Dünya mü'minin zindanıdır, kâfirin ise cennetidir" buyuruyor.

Mü'min nimetler içinde bin yıl da yaşasa dünya onun zindanıdır. Ahiret ise kurtuluşu, sevinci, cenneti, sevabı, devleti ve uçsuz bucaksız yaşam alanıdır…

Dünyaya kapılırsan onun kölesi olursun. Hakk'a kapılırsan O'nun bendesi ve kulu olursun. Nefsin arzularına kapılırsan, halka düşersin. Onların kölesi, hizmetçisi olursun. Kendini izle. Kime bağlı isen, onun oldun…

Oğlum! Sen dünyayı sevdiğin sürece kurtuluşun yoktur. Ve sen ey Allah'ı sevdiğini iddia eden kimse! Ahireti veya başka bir şeyi birazcık bile sevdiğin sürece kurtulamaz, sağlam kalamazsın. Seven arif kul ne bunu ne ötekini sevmez. Allah'ın dışındaki hiçbir şeyi sevmez…







Zahitler dünyayı tanımışlardır

Ama haber olarak değil, bizzat tecrübe ederek. Dünyanın önce büyütüp sonra öldürdüğünü; önce verip sonra aldığını, önce görevlendirip sonra görevden aldığını; önce sevip sonra öfkelendiğini, önce semirtip ardından yediğini; önce ikbal edip sonra sırt dönerek gittiğini; önce baş tacı edip sonra alaşağı ettiğini görmüşlerdir.

Kalpleriniz ve mallarınızla dünyadan uzaklaşın. Dünyanın yiyeceği zehirlidir. O, öldürücüdür…

Dünyayı zahirdeki güzelliğiyle görürsen aldanma. O, hilesi, tuzağı, öldürücü zehirleriyle düşkünlerine verilmiştir. Gafletle dokunanı derhal öldürür. Onda sadakat, onda vefa diye bir şey yoktur. Dünyaya ihtiyacın kadar bağlan! Kalbden sevme; nasibin neyse gelir, üzülme!
 
Değeri bir nohut kadar dahi olsa dünya sevgisi kalpten sökülmelidir. Bu durum geliştikten sonra, rahatlık başlar; kalpten sıkıntı kalkar. Zaten bütün dertler, sıkıntılar dünyayı sevmekle başlar. Dünya sevgisi azalınca tabii olarak üzüntüler de azalır.







Dünyanın sıkıntısı, derdi çoğaldıkça Allah'a karşı bir perde çıkar. O'na yaklaşmak kolay olmaz. Bunların inkişafı, yani Allah'a yaklaşma yolu, dertlerin azalmasıyla başlar.

İşte ahireti kazanmak için; bir baştan öbür başa, tüm olarak dünya sevgisinden kurtulmak gerek. Ufak bir hal görünce erdiğini sanma. Dünya varlığını kalbinden çıkar. Çıkar ki; o tabiat karanlıkları iman nurunu söndürmesin.

Tabiat ölmez. Sen ölünceye kadar o zulmet yok olmaz, bunu iyi bil. Eğer yok olsa insan melek olur. Tecelliye uyulur. Hikmet kalmaz; emirler hükümsüz olur…







Dünya hayatı senin nefsin, arzuların ve doğandır. Yaşamak için mutlaka gerekli olan şeyler dünyadan değildir. Başını soktuğun evin, örtündüğün elbisen, karnını doyurduğun ekmek, kendinde sükûnet bulduğun eşin dünyadan değildir.

Dünya hayatı demek, insanlara yönelip, Hakk'a sırtını dönmektir. Dünya hayatı varlığındır, ahiret ise yokluğun…

Dünya Allah'ın dışındaki her şeydir. Ahiret ise Mevla'ya tutunmak, övgü ve yergiden yüz çevirmektir…
  
Ahiret sermayen olsun. Dünyayı ticaret yeri say. Zamanını, sermayeni batırmamak için evvela ahiretine sarf et. Eğer fazla kalırsa onu da dünyaya harca, geçimini sağla. Sakın dünyayı sermaye, ahireti ticaret saymayasın.







Bunu yapınca namazını vaktinde kılamazsın. Kılsan da erkânını yerine getiremezsin. Rukuu belli olmaz. Sücudu belli olmaz, çünkü senin için maksat dünya olmuştur.

Yorgunluk gelir, uyursun. Namazın kazaya kalır, kılamazsın. Gece cife gibi yatar, sabahları tembel olarak kalkarsın. Nefis seni peşinden sürükler, heva seni takip eder. Şeytan sana hâkimdir. Böylece ahiretini dünyaya satmış olursun…

Yarın kıyamet günü iflas halinde meydana çıkarsın; orada ne din bakımından, ne de dünya bakımından hiçbir kârın olmaz. Nefse uymadan ahireti sermaye kabul etseydin; her ikisini de kazanacaktın.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu: "Allah, dünyayı ahiret niyetine göre verir. Ahireti dünya niyetine göre vermez." 







Ahiret Allah'a kulluktur

Allah'a kulluk niyeti ile ibadet eden ahireti bulur. Niyet, ibadetin ruhu ve özüdür. Kötülüklerden çekinerek ibadet edersen dünyan hoş olur.

'Dünya bir yana' der, yalnız ahireti arzularsan Allah'ın öz kullarından ve O'na halis ibadet edenlerinden olursun. Dolayısıyla ahiret nimeti senin için olur. O nimetlerin başında cennet ve Allah'a yakınlık var.

'Dünya bir yana' diyebilmenin örneği, peygamberlerin ve yollarından giden Allah dostlarının hayatıdır." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.