logo
06 ŞUBAT 2026

Akaryakıtta biyolojik atak

08.08.2005 00:00:00
Türkiye'deki biyodizel üreticileri, dizel motorun mucidi Rudolf Diesel'in doğum günü 10 Ağustos'ta, tanıtım atağı başlatıyor.Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret, Çevre ve Orman bakanlıkları, üniversiteler ve üretici firmaların desteği ile Ankara'da düzenlenecektoplantıda, "içilebilir nitelikte yakıt" olarak bilinen biyodizel tartışılacak. Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği'nin (ALBİYOBİR) "10 Ağustos Dünya Biyodizel Günü" nedeniyle düzenlediği "Ulusal Yakıt: Biyodizel" konulu toplantıda, Türkiye'nin petrolde dışa  bağımlılığının azaltmaya yönelik politikalar ele alınacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret, Çevre ve Ormanbakanlarının da katılımı beklenen toplantıda, Avusturya ve Almanya'dankatılacak uzmanlar da söz konusu sektörün gelişimi ve önemi konusunda bilgi verecek.Avrupa'da 3. sırada2000 yılında AB'nin direktifleri nedeniyle Türkiye'nin gündemine gelen biyodizel-biyoyakıt konusunda Türk firmaları "AB'yi de şaşırtacak kadar hızlı" yol aldı. Almanya'da şu anda 1.8 milyon ton üretim varken, Türkiye, yıllık üretimini yaklaşık 3 yılda 450 bin tona çıkararak, üretim açısından Avrupa'da 3. sıraya yükseldi. Biyodizel ve biyobenzin farklıTürkiye'de bir firmanın biyobenzin üretmesine karşın, 25'ten fazlafirmanın biyodizel üretimine geçtiği, 35-40 firmanın da üretime geçmek için yatırım aşamasında olduğu belirtiliyor. Yağ teknolojisi ile üretim yapılabildiği ve fazla yatırım gerekmediği için, hammadde sorununun çözümü halinde, Türkiye'nin yıllık üretiminin, çok kısa sürede 1 milyon tonun üzerine çıkabileceği söyleniyor. Biyodizel ile biyobenzin, kimyasal olarak da farklı. Biyobenzin üretimi için daha yüksek yatırım gerekiyor. Biyobenzin, arpa, buğday, mısır, şekerpancarının fermantasyonu ile elde edilen biyoetanolden üretiliyor. Yatırım maliyeti 40-50 milyon dolar civarında. Biyodizel ise atık yağlar, bitkisel veya hayvansal yağlar kullanılarak, yağın gliserini ayrıştırılarak üretiliyor. Biyobenzin de biyodizel de benzine ya da motorine katılmadan doğrudan araçlarda kullanılabiliyor. Ama üretim yetersiz olduğu için, AB'de şimdilik yüzde 2 oranında katılıyor. Yıllar itibariyle katkı oranı artırılacak. 2010'da yüzde 5.75, 2012'te yüzde 18'e yükseltilmesi hedefleniyor. Mevzuatı yokTürkiye'nin mevzuatında, halen biyobenzin ve biyodizel konusunu tam olarak kapsayan bir düzenlemenin olmadığı belirtiliyor. TBMM gündeminde yer alan Enerji Verimliliği Yasa Tasarısı ile bu konuda ilkdüzenleme yapılmış olacak. Ancak, mevzuat konusunda sektörde faaliyet gösteren firmalar ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) arasında anlaşmazlık yaşanıyor.  Hızla gelişen sektörde faaliyet gösteren firmalar, bu yıl Haziran ayında Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği'ni (ALBİYOBİR) kurdu. Biyodizel üreticileri, petrol ürünü olmadığı, bitkisel ürün olduğu için konunun EPDK'nın yetki alanında olmadığını öne sürüyor. Petrole dayalı akaryakıtların devletlerin en önemli gelirkaynağı olduğunu, Türkiye'de akaryakıtın maliyetinin 4 katı vergi uygulandığını anlatan yetkililer, biyodizel ve biyobenzinde ise ÖTV olmadığı gibi tüketimin teşvik edildiğini, yani devletin gelir kaynağıolamayacağını, dolayısıyla akaryakıttan ayrı bir prosedüre tabi tutulması gerektiğini vurguladılar. Yetkililer, "Çevrenin korunması açısından tüketimi teşvik edilen biyodizel ve biyobenzine ÖTV uygulanırsa, fiyat açısından bir cazibesikalmaz ve kullanılmaz" dedi. Biyobenzin ve biyodizel, Petrol Kanunu'nda akaryakıt olarak geçmemesine karşın, dağıtım ile ilgili yönetmeliklerde, akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından dağıtılması öngörülüyor. Standardı da yokSektördeki diğer önemli sorun da TSE'nin biyodizel standardını henüz hazırlamaması olarak ifade ediliyor. Elektrik İşleri Etüd İdaresi, 2003'te standardın hazırlanması konusunda TSE'ye başvurmuş. TSE ilke olarak EN-14214 standardı üzerinde duruyor. Bu standartta ana ürün kanola. Ancak Türkiye'de kanola üretimi çok düşük olduğu için, firmalar, Türkiye'de yoğun olarak üretilen, pamuk, ayçiçeği, mısır gibi yağ bitkileri dikkate alınarak özgün bir standart hazırlanmasını istiyor. ABD'de ise daha çok soya ağırlıklı biyodizel üretiliyor.

Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde yıkılan binanın altında kalan 16 yaşındaki kızının elini hiç bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, depremin 3'üncü yıl dönümünde kızının kabrini ziyaret etti

06.02.2026 15:21:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:29:10
İhlas Haber Ajansı
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, depremin 3. yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda bulunan yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde enkazın altında kalan kızının elini bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, 3'üncü yılda da evladının mezarının başından ayrılmadı. Hançer, kızının kabrine karanfil bırakarak dua etti.



16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer'in mezarındaki fotoğrafa dokunan baba, "Onlar öldü, kurtuldular ama biz burada yaşayan bir ölü olduk" dedi.

Baba Hançer, "Acılar hiç geçmiyor, dün gibi gözümüzün önünde hiç geçmiyor. O manzarayı hiç tamir etmedik. Çünkü biz bir ümitle enkazın başına gittik. Sağ çıkarız veya yaralı falan çıkarız diye. Ama işte üçüncü günü rahmetli olmuş.

Hiç beklemediğimiz anda kaybettik. Ben o gece fırında çalışıyordum. Fırından ulaşamayınca oraya gittim. Ama işte gördüğümüz manzara felaket oldu bizim için. Çünkü her şey yerle bir olmuş. Dört çocuk vardı. En küçüğüm annemdeydi o gün. Cuma günü gezmeye gitmişti ama annemle beraber hepsi pazartesi geleceklerdi. Annem, ablalarım, yeğenlerim, yengem hepsi vefat ettiler.



En küçük kızım rahmetli oldu. Felaketten sonra işte tabii ki değişti. Her tarafımız yıkıldı. Yani onlar öldü, rahmetli oldular kurtuldular ama biz burada yani yaşayan bir ölü olduk onlarla beraber. Onlar toprağa gitti, biz toprağın içinde canlı ölüyüz yani. Çünkü onların ansızın gitmeleri, hepsinin birden gitmeleri çok felaket etti bizi" diye konuştu.

ABB'den Melih Gökçek atağı

Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13
Haber Merkezi
ABB'den Melih Gökçek atağı
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.

İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu

Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.

ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti

Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.

Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Top savcılıkta

Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.

Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı

Siber dolandırıcılık eylemlerinin gelirleri Kapalıçarşı'da döviz firmalarına aktarıldı: 48 gözaltı

06.02.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

MASAK tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlar ile 48 şüpheli yakalandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Forex yatırım dolandırıcılığı ile BİMCELL, PTTCELL, İZBAN ve benzeri firmaların internet siteleri birebir kopyalanarak gerçekleştirilen siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin paravan şirketler ve gerçek kişiler adına açılmış hesaplar aracılığıyla Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve bu yöntemle yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi.

Şüphelilerin 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Aklama Suçları Birimi ekipleriyle koordineli şekilde yürütülen soruşturmada, suça iştirak ettiği değerlendirilen bir döviz bürosu ile şüphelilerin suç tarihinden itibaren edindikleri 9 mesken, 4 daire, 14 arsa, 2 depo, 11 otomobil ve 6 motosiklet olmak üzere yaklaşık 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

İstanbul merkezli olarak Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, İzmir, Kocaeli, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Siirt ve Yalova'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 59 şüpheli şahsa yönelik işlem gerçekleştirildi. Düzenlenen operasyonlar ile 48 kişi yakalanırken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi

06.02.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi.

Yapılan denetimlerde, iş yerinde çalıştırılan yabancı uyruklu şahıslardan 11'inin kimliksiz, 2'sinin ise çalışma izninin bulunmadığı belirlendi.



Kaçak olarak çalıştırıldığı tespit edilen toplam 13 yabancı uyruklu şahıs, deport edilmek üzere gerekli işlemlerin yapılması amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk edildi.

Öte yandan, yabancı uyruklu şahısları temin ederek çalıştırdığı belirlenen şüphelilerden 1 kişi yakalanarak adli makamlara sevk edilirken, diğer şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor


 
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.

05.02.2026 23:18:00
Haber Merkezi/aa
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor

Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
Siber suç örgütleri genellikle 'hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?' ya da 'yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz' gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya 'burs vereceğiz' vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.

Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor.

Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor. Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor.

Bu acıya yürek dayanmaz

Kocaeli'nde okul çıkışında servis aracının altında kalarak hayatını kaybeden 1. sınıf öğrencisi, memleketi Zonguldak'ta gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı

05.02.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
Bu acıya yürek dayanmaz
Bu acıya yürek dayanmaz
Kaza, dün Gebze ilçesi Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde meydana geldi. Okul çıkışı kendisini eve götürecek olan servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 7 yaşındaki Elanur Tabakoğlu'na, 41 P 3597 plakalı servis minibüsü çarptı. Yaşanan kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan küçük Elanur'un kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

"Kendi servisinin peşinden koşarken başka bir servis aracı ezmiş"

Olayın ardından konuşan Basat köyü Muhtarı Hasan Kuzucu, "Çocuk 1'inci sınıfa gidiyor. Her gün okulun bahçesine giren servis o gün girmiyor. Çocuk da yanlışlıkla başka bir arabaya biniyor. Durumu fark edince arabadan inip kendi servisinin peşinden koşmaya başlıyor. O esnada geri manevra yapan başka bir servis aracı Elanur'u eziyor. Kendi bırakıp gitmiyor biraz uzaktaymış unutuyor yani onu okulda" diye konuştu.

Tabutunu taşıyan babası güçlükle ayakta durabildi

Otopsi işlemlerinin ardından küçük Elanur'un cenazesi, memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyüne getirildi. Köydeki Merkez Ulu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde feryatlar yükseldi. Acılı baba Fatih Tabakoğlu, evladının tabutu başında güçlükle ayakta dururken, yakınları ve köylüler tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından minik Elanur'un cenazesi, dualar eşliğinde aile kabristanlığına defnedildi.

Sürücü gözaltında

Kazaya karışan servis şoförü polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı

İzmir'in Çeşme ilçesinde öğle saatlerinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle caddeler sularla kaplandı. Rögarların taştığı ilçede araçlar, dereye dönen yollarda ilerlemekte güçlük çekti

05.02.2026 14:44:00 / Güncelleme: 05.02.2026 14:46:41
İHA
Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı
Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı
Turistik ilçe Çeşme'de, öğle saatlerinde başlayan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte ilçedeki birçok cadde ve sokak yağmur sularına teslim oldu.



Yağışla beraber altyapı sisteminde yaşanan yoğunluk nedeniyle rögarlarda taşmalar meydana geldi.

Yağmur sularının tahliye edilememesi sonucu cadde ve sokaklar adeta dere yatağına dönüştü.



Su birikintilerinin oluştuğu yollarda trafik akışında aksamalar yaşanırken, sürücüler, suyla kaplanan yollarda araçlarıyla ilerlemekte güçlük çekti.

MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. MSB kaynakları, 30 Ocak'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi

 

05.02.2026 12:30:00
Anadolu Ajansı
MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'
MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'

Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlara, silah ve mesai arkadaşları ile 3 Şubat'ta Hakkari'de rahatsızlanarak şehit olan Bakım Astsubay Kıdemli Başçavuş Talat Okur'a Allah'tan rahmet diledi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınır ve ötesinde kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, "Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 5 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmaları sürdürülmüştür. Münbiç'te imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır." ifadelerini kullandı.

Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ile kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğinin altını çizdi.

Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, şunlar söyledi:

"Hudutlarımızda hafta boyunca, 16'sı terör örgütü mensubu olmak üzere, 125 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644 olmuş, hafta içerisinde engellenen 1486 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 5 bin 890'a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde, Hakkari ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 77 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

Bölgesel ve küresel barışa katkılar

Aktürk, ikili iş birlikleri, bölgesel inisiyatifler ve çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol oynamaya devam ettiğini belirtti.

NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca, 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya'da icra edilecek, NATO'nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026'ya, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvet ile katılacağını aktaran Aktürk, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda, tatbikata iştirak etmek ve müteakiben 13 ülkede çeşitli faaliyetlere katılmak üzere 20 Ocak'ta Foça'dan intikale başlayan ve 30-31 Ocak'ta Rota/İspanya'ya liman ziyareti yapan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz halihazırda Atlas Okyanusu'nda Almanya'ya seyrine devam etmektedir. Tatbikata katılacak kara unsurlarımızın bir kısmı ile diğer araç ve personelimizin deniz yoluyla intikali 26 Ocak'ta Tekirdağ Limanı'ndan başlamış olup, unsurlarımızın 7-8 Şubat'ta Emden/Almanya'ya ulaşması, Ayrıca, 573 kişilik kara unsurumuzun, 7 Şubat'ta Çorlu Havalimanı'nda yapılacak töreni müteakip A-400M askeri nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre (3 bin 480 deniz mili) mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti Avrupa'nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır."

"Beklentimiz, İsrail'in ateşkese uyması"

Aktürk, kalıcı ateşkesin tesis edilmesini ve Gazze'nin yeniden istikrara kavuşturulması beklenen bir dönemde İsrail'in 31 Ocak'ta Gazze'de gerçekleştirdiği ve çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınadıklarını ifade etti.

İsrail tarafından Lübnan'a yapılan saldırıların da istikrara ve kalıcı barışın sağlanmasına engel olduğuna işaret eden Aktürk, "Beklentimiz, İsrail'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla kabul edilen Barış Planı'na riayet etmesi, ateşkese uyması ve insani yardımların Gazze'ye ulaştırılmasına izin vermesidir." dedi.

Eğitim ve tatbikatlar

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, operasyon ile görevlerinin yanı sıra, çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlamak, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin kesintisiz olarak sürdürdüğünü belirtti.

Bu kapsamda, Kars'ta icra edilen ve Kış-2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü'nün 13 Şubat'ta yapılacağını dile getiren Aktürk, şunları kaydetti:

"26 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Dynamic Front Atış Destek Koordinasyon Tatbikatı'na katılım sağlanmaktadır. Söz konusu tatbikatın Romanya'da devam eden Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası bugün tamamlanacak, Fiili Atışlı/Atışsız Arazi Safhası ise 6-9 Şubat tarihleri arasında Almanya, Romanya, Polonya ve İspanya'da eş zamanlı olarak icra edilecektir. Suudi Arabistan'daki Zafer Mızrakları Tatbikatı bugün, Almanya'da düzenlenen Dynamic Mirage-2026 Tatbikatı 13 Şubat'ta, Katar'da gerçekleştirilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat'ta tamamlanacaktır. 2-6 Şubat tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen Arama Kurtarma Tatbikatı (I)-2026'nın Seçkin Gözlemci Günü yarın icra edilecektir. Türk ve Pakistan deniz kuvvetleri arasında müşterek çalışabilirliği sağlamak ve askeri alandaki iş birliğini geliştirmek maksadıyla Turgutreis-13 Tatbikatı, 10 Şubat'ta Doğu Akdeniz'de gerçekleştirilecektir. Tatbikata katılacak Pakistan Deniz Kuvvetleri unsuru Khaibar tarafından ayrıca 9-10 Şubat'ta Aksaz'a liman ziyareti icra edilecektir. 21 Ocak'ta başlayan ve komuta ettiğimiz NATO Deniz Muhafızı 2026 yılı 1'inci Odak Harekatı Doğu Akdeniz'de devam etmektedir."

Aktürk, ayrıca, Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığında lojistik destek sağlamak ve Somali Federal Cumhuriyeti deniz yetki alanlarında araştırma faaliyeti gerçekleştirecek Çağrı Bey Sondaj Gemisine destek vermek amacıyla 30 Ocak-25 Şubat tarihleri arasında Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi'nde görev icra edecek TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra'dan oluşan deniz unsurlarının, 6-7 Şubat'ta Cibuti'ye liman ziyareti yapacağını, 11 Şubat'ta ise Somali'ye ulaşacağı bildirdi.

Envantere yeni giren silah sistemleri

Aktürk, savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik, teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ile kabiliyetlerinin daha da arttırıldığını söyledi.

Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) Keşif aracı muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlanarak ilk defa envantere alındığını belirten Aktürk, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında Bakanlığa bağlı ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen muhtelif miktarda güdüm kitinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini aktardı.

Antalya'da düzenlenen "5'inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı"nda Askeri Deniz Platformları Ürün Grubu 2025 Yılı İhracatında birinci, toplam savunma ihracatında 7'nci olan Bakanlığa bağlı ASFAT'ı kutlayan Aktürk, şunları kaydetti:

"Hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından, Mısır ile savunma sanayii alanındaki somut ve stratejik adımlarımızın bir yansıması olarak Mısır Savunma Bakanlığı ile imzalanan sözleşme kapsamında Mısır'da 155 milimetre Uzun Menzilli Topçu Mühimmat Fabrikası ile Fişek Üretim Tesislerinin kurulmasına yönelik sözleşme imzalanmış, Kurulumu yapılacak üretim tesislerinin yönetimi ve Mısır ile bölge coğrafyasında ihracat potansiyelinin artırılması maksadıyla MKE ile Mısır makamları arasında ortak şirket kurulmasına yönelik anlaşmaya varılmıştır. Yine Mısır'a MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ihracatı gerçekleştiren şirketimiz, 8-12 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenecek Dünya Savunma Fuarı'na katılacaktır. Ayrıca, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda, ASELSAN tarafından üretilen ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi ve Arayıcı Başlık Radarları ile Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası envantere alınmıştır."

Somali'deki Hava Unsur Komutanlığının faaliyetlerine ilişkin yapılan açıklamada, "Somali'de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığı, askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali'nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir. Somali'deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali'nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır." ifadeleri kullanıldı.

"Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşılıyoruz"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, 30 Ocak'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi.

Suriye'deki son duruma ilişkin gazetecilerin soruları üzerine ise şu açıklama yapıldı:

"30 Ocak'ta Suriye Hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Süreci sahada yakından takip ediyoruz. Entegrasyonun, Suriye'nin üniter yapısını ve 'tek devlet, tek ordu' ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor, planlanan tüm faaliyetlerin şeffaflık ve karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmesini bekliyoruz. Bölge halkının uzun süredir özlem duyduğu barış, huzur ve istikrar ortamının en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyoruz. Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz."

"İyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz"

Yunan politikacıların Ege Denizi'nde kara sularını 12 mile çıkarma söylemleri konusunda Türkiye'nin tutumunun net olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye olarak Ege'de, adil, hakkaniyetli ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun bir deniz yetki paylaşımının ancak karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz. Yunanistan'ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda, ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir."

Açıklamada, Türkiye ile Mısır arasındaki askeri çerçeve anlaşmasına ilişkin, "Söz konusu anlaşmayla belirlenen askeri işbirliği alanlarında bilgi ve uzmanlık teatisi yoluyla savunma işbirliğinin geliştirilmesi hedeflenmektedir." bilgisi aktarıldı.

Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi

Erzurum'da polisin düzenlediği operasyonda 23 kilogram skunk ve 11 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi

05.02.2026 11:40:00
İhlas Haber Ajansı
Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi
Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi
Erzurum'da polisin düzenlediği operasyonda 23 kilogram skunk ve 11 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Erzurum Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince narkotik madde arama köpeği Hera ile yapılan çalışmalarda 23 kilo 250 gram skunk, 11 kilogram metamfetamin maddesi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 15 adet fişek, 3 bin 915 TL ve 5 bin dolar suç unsuru para ele geçirildi.



Operasyonda gözaltına alınarak adli mercilere sevk edilen A.K. (44) ve S.K. (41) tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.

Emniyet Müdürlüğü'nce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı, satışı ve nakli ile ilgili mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

05.02.2026 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi.

Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sarıçam ilçesine bağlı Kürkçüler Mahallesi'nde bir depoda kaçak akaryakıt olduğu bilgisine ulaştı. Ekipler söz konusu depoya operasyon düzenledi.



Depo içerisinde bulunan tankerlerde toplamda 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi. Konuyla ilgili 2 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.