Dertli söyleğen olur! Dert çekene göredir! Herkesin derdi kendine büyük.. Dertsiz baş, bostan korkuluğunda... Derdini söylemeyen derman bulamaz? v.b. sözlerle ahkâm kesmiş atalarımız!"Dert bir değil elvan elvan" diye türküler de yakmışız!.. Allah'ın dermansız dert vermediğine de iman etmişiz Elhamdülillâh? Yine de Allah dert vermesin duâlarındayız...Biliyoruz ki dünya ve ahiret, birbirinin zıddıdır. Şükürler olsun ki; "Biz dünyamızı ahiretimiz için yaşarız" diye öğütleyen ve nasıl yaşadığını hepimizin yakinen izlediğimiz bir Önder'in, Prof. Dr. Haydar BAŞ Hoca'nın saflarındayız."Ol" deyince olduran Küllî İrâde, biz insanlara da, akıl dediğimiz bir cüz'î irâdevermiş. İyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, helâl ile haramı tarif etmiş ve cüz'î irademizle bu ikililer arasında tercihi, bize bırakmış!"Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını artırırız. Kim de dünya kârını istiyorsa ona da dünyadan birşeyler veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz." (Şûrâ-20)."Her kim bu çarçabuk geçen dünyayı isterse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen verir, sonra da onu kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız." (İsrâ-18)."Sana gelen iyilik Allah'tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik, şahit olarak da Allah yeter." (Nisâ-79).Kitaplığımda bulunan birkaç Kur'ân Meâli'nden ulaşılması en kolay olan Diyânet Vakfı Yayınları'nın Meâlinden aldım âyetleri? Diğer meâllerde; "dünya ve ahiret ekinleri" veya"dünya ve ahiret ürünleri" diye tercüme edenler de var..Kur'ân'dan şahsen anladığım; kişi, iki dünyadan birinde rahat etmeyi cüz'î iradesiyle yani aklıyla seçme hakkına sahip.Kul hakkı, komşu hakkı, toplum hakkı gözetmeden, sadece kendisini düşünerek dünyalık isteyenlere Allah (c.c.); Firavun'laşma, Nemrut'laşma, Karun'laşma hakkı tanıyor ama onların ahiretten nasipsiz olduklarını da apaçık beyan ediyor!Dostlar! Daha önce yazdığım gazetelerde, bu konularda çok rahatlıkla yazılar yazıyordum! "Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler" darb-ı meselini yaşıyormuşum, haberim yokmuş!Birkaç ay sonra Allah nasip ederse Yeni Mesaj Gazetesi'nde üçüncü yılımı idrak edeceğim. Değil Türkiye'nin İslam aleminin itibar gösterdiği ehil ûlemanın arasındayım. Onlarla refikliğin hazzını yaşıyorum! Dolayısıyla "Bu konuda yazdığım en zor yazım bu olacak" dersem, inanın!Haddimi aşmaktan, baltayı taşa vurmaktan ödüm koparak yazıyorum çünkü!Oysa kendimi cesur zannederdim!"... De ki; hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür" (Zümer-9) ayetinden de nasibim kadar haberdar biri olarak elbette haddimi biliyorum.Bir şeyi daha biliyorum ki; günahların hepsi paralı ve pahalı, sevaplar ise bedava!İçki içmek için, işret sofrası kurmak için, kumar oynamak ve oynatmak için, hafif meşreplik etmek için para lazım ama Kelime-i Şehâdet için, oruç için, namaz için para lazım değil!Hac için para lazım. Zekât ve fitre için ise sehâvet yani cömertlik lazım.Yakın bir geçmişte, yani daha birkaç gün önce sandıklara gitmiştik.Marksist bir terör örgütü olduğunu, kendilerinin söyledikleri ve yazdıklarından bildiğimiz PKK'nın siyasallaştırılmışları dahi, Allah'la, Kur'ân'la, Dîn'le siyâset yaptılar!Elde Kur'ân'la mitingler yaşadık!Ve 550 kişi "Kurucu Gâzi Meclis"te yemin ederek göreve başlama hakkı kazandılar ve bugün onlardan 524'ü, "Şeref ve nâmûs"ları üzerine yemin ederek göreve başladılar!İçimden hayırlı olsun demek gelmiyor çünkü bu Meclis'ten bir hayır çıkacağına inancım yok!İlk kurulduğu ve girdiği seçimde % 33'le tek başına hükümet olan AKP, bu seçimlerde % 40 oyla askıda!Atatürk'ün kurduğu parti olmakla övünen Y-CeHaPe, sırf AKP düşsün diye doğu ve güneydoğu illerinde siyasallaşmış PKK'ya emanet oy verdi, bir kaç milletvekili kaybetti, o da askıda!Y-MeHaPe; hiçbir şey yapmadan % 3'lük bir oy artışıyla 50 milletvekilini 80'e çıkardı, o da askıda!İleri Demokrasinin Cici Çocuğu HDP de 80 milletvekili ile Meclis'te ve o da çapraz askıda!Tek başına parti gibi hareket eden, elde Kur'ân meydan meydan dolaşan Uzun Adam da "Başkanlık hayali" suya düştüğü için çal-çapraz askıda! "45 gün içinde Meclis'ten hükümet çıkmazsa 'Yakın Seçim' isterim" diye ihsas-ı reyini, Meclis'in en yaşlı üyesi Baykal ile yaptığı görüşmede açıklamıştı! Yani demeğe çalıştığım; Meclis'teki dört partinin tamamı Allah'la, Kur'ân'la, Dinle meydan meydan dolaştılar ama mütedeyyin Müslüman Türk Milleti, dördünü de askıya aldı! Bütün partililer son defa düşüncesi ile partilerine, Meclis'te hayat hakkı tanıdılar!Bize de "Bin aydan daha hayırlı" aziz Mübarek Şehr-i Ramazan'ı idrâk ederken; bu din tacirlerini, iman bezirganlarını ibretle seyretmek ve neticeyi beklemek düştü!İğnenin battığı yerden çıkacağını, yiğidin düştüğü yerden kalkacağını bilerek sabırla beklerken ipek böceği misali kozalarımızı örmeğe başladık! Allah yardımcımız olsun... "OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN" Vesselâm... Selâm, sevgi, duâ...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017