logo
13 HAZİRAN 2026

AKP, Rumların da iştahını kabartıyor

16.10.2004 00:00:00
BTP MYK üyesi Koç, AKP hükümetinin AB hayali uğruna sürdürdüğü tavizkâr ve cüretkâr tavrının, Rumlar başta olmak üzere tüm Haçlı ülkelerinin iştahlarını kabarttığını söylediBağımsız Türkiye Partisi MYK üyesi Mehmet Emin Koç, AB'nin, Türkiye'ye standart Kopenhag kriterlerinin ötesinde, "bize özel, çifte standart, 3.sınıf müzakere adayı" muamelesi uygulamasına karşılık; AKP hükümetinin milli duruş ve milli duyarlılıktan yoksun politikasının, tüm AB ülkelerini Türkiye'den ne kopartırsak kârdır ihtirasına sürüklediğini belirtti.

AKP'nin Haçlıları tek tek razı etme hesabı yanlış

BTP MYK üyesi Koç "AB'nin İlerleme Raporu karşısında AKP'nin omurgasız ve baştan herşeye teslim politikası, hepsinin iştahını kabarttı. AKP, şimdi Yunanistan'ı da, Kıbrıs Rumunu da, Fransa'yı da, Almanların Hristiyan demokratlarını da ayrı ayrı ikna etmek durumundadır. Çünkü hepsi, 'veto ederiz ha' demeye başladılar. AKP, Türkiye'nin istiklal ve istikbalini bir avuç Rum'un eline teslim etti. Rum kesimi, bizi tanımazsanız, sizi veto ederiz, Bartholomeus'un suriçi İstanbul'da din devletini ilan etmesi olan 'ekümenlikliği'ni tanımazsanız sizi veto ederiz şeklinde haber gönderiyor. AKP kurmaylarının sirtaki oynadığı Yunan yetkililer ise, birebir Rumların ağzıyla konuşuyorlar, onların taleplerini tekrarlıyorlar, Ruhban okulunu açmanız lazım, Patrik'in ekümeniklik talebini ve Kıbrıs Rumunun isteklerini karşılamanız lazım diyorlar, Ege'yi istiyorlar; aksi halde Türkiye'ye dirsek göstereceklerini bildiriyorlar. Sayın Chirac başta olmak üzere Fransa, üç-dört ay önce kendilerine Başbakan Tayyip Erdoğan ve AKP kurmaylarının sunduğu 30 milyar dolarlık ekonomik paket ve nükleer santral ihalesi teklifleriyle yetinmemiş olacaklar ki, durumunuzu referanduma götüreceğiz, Fransız halkımız ne derse o olur diye ilan ediyorlar. Almanlara ise 7 milyar dolarlık ikinci el Leopard tankları satın alacağımız teklifi götürüldü. Hiç birinden doğru dürüst bir karşılık dahi gelmiyor, 'kimisi veto, kimisi referandum' haberi uçuruyor; AKP, bu tavizleri nasıl verebiliyor? AKP, ne uğruna bunu yapıyor? Başbakan Tayyip Erdoğan, neye karşılık Yunanından Rumuna, Fransızından Almanına bu Batılıların taleplerine emme basma tulumba gibi evet diyebiliyor? CHP lideri Deniz Baykal, neyin karşılığında Erdoğan'a, AB'lilere beraber evet diyelim, kafa sallamak için Brüksel'e beraber gidelim diyebiliyor? Adamlar, bu işin sonunda 'hiçbir garanti olmadığı'nı raporlarına geçtiler, Türkiye'ye bildirdiler. Bu vahim tavizlerin karşılığı yok, üyelik garantisi diye bir şey yok; olan sadece bizimkilerin ham hayali... Bu kadar tavizden sonra Türkiye mi kalır; üyelik garantisi verseler ne çıkar? AKP ve CHP ortaklaşa Türkiye'nin tamamını AB hayalleri uğruna bu muhteris Haçlı ülkelerine verseler, bunlar yine doymazlar, ikna olmazlar, razı olmazlar" şeklinde konuştu.

Şark projesi sevincini yaşıyorlar

AKP'nin AB karşısındaki tavizkâr tutumu sebebiyle Batı dünyasının tarihi Şark projesini uygulamaya koyma sevinci yaşadığına dikkat çeken BTP MYK üyesi Koç "Batı Şark projesini hayata geçirmenin, topyekün 70 milyonluk Türk Milletini Anadolu ve Trakya topraklarından grup grup, parsel parsel söküp atma projelerine bir adımlık mesafe kalacak kadar yaklaşmanın bayramını yaşıyor. Batı dünyası, Anadolu'suyla Trakyasıyla vatan topraklarımızı, "uydurma azınlık tarifi"yle bölüp parçalamanın ve binlerce yıldan beri et ve kemik gibi birbirine kenetlenmiş, kardeş olmuş aziz bir milleti ve yüce bir medeniyeti darmadağın etmenin tam da fırsatını yakalamanın sevinci içerindedir. Hadi diyelim AB bunun sevinci içerisindedir, Verheugen bunun sevinci içindedir, anladık da; AKP hükümeti neyin sevinci içindedir, CHP neyin yardım ve yatakçılığına soyunmuştur? Bu iş bize uymaz, bu iş milletimizi-medeniyetimizi bitirir, bu iş bizim hayrımıza değil, bu kadar taviz talebi ve çifte standart da fazla diyen bir tane AKP kurmayına ve CHP kadrosunu rastlayan var mı Allah aşkına? AKP ve CHP, AB'nin çifte standat talepleri karşısında bu derece nasıl ittifak içine girebiliyor? AKP ne yapmak istiyor, AKP kime hizmet ediyor? AKP, neyin karşılığında kime çalışıyor?" dedi.

AB, Sevr'in fotokopisini dayatmakla yetinmiyor

AB ülkelerinin AKP'nin tâvizkâr tutumundan cesaret aldığını ve iştah kabarttığını belirten BTP MYK üyesi Koç, "AB ülkeleri, Sevr'in fotokopisi gibi duran Kopenhag kriterleriyle yetinmiyorlar. AKP'deki 'her türlü tavize evet' diyecek kıvamda kara sevdayı ve kör kötürüm AB aşkını görünce, 'bunlardan ne kopartırsak kârdır, nasılsa işin sonunda da üyelik garantisi olmadığını bildirdik, AKP buna da başım gözüm üstüne diye karşılık verir' diyorlar, olur olmaz taleplerle asılıyorlar. AB ülkeleri, AKP'nin milli duruştan yoksun politikası sebebiyle Türkiye'yi yolunacak tavuk, kurtlar sofrasında yan gelip yatmış kuzu olarak görmeye başladılar. AKP hükümeti, AB ham hayali uğruna Yunanları da, Rumları da, Fransızları da, bilmem başka hangi Haçlıları da tek tek razı etmek durumundadır; bunun gayreti içindedir. Bu noktada CHP ile ortak çalışmaktadır. Böyle bir yanlış gayret, hem AKP'nin, hem CHP'nin, hem de Türkiye'nin sonunu hazırlar. AKP hükümeti, bütün bu olan biten vahim gidişatı milletimize olduğu gibi açık açık anlatarak ve mübarek Ramazan günlerini de fırsat bilerek nasuh tövbesi yapmalıdır, tam bir dönüş yapmalıdır. AKP'liler olmadık talepleri sıralayan Haçlıların peşine takılıp ne idüğü belirsiz bir adrese sürüklenmekten kurtularak, aziz milletimize dönmelidir, kendine milli bir adres bulmalıdır. O adres de BTP'dir. Türkiye'nin B planı BTP'dir. AKP'lilerin de, CHP'lilerin de, ham hayallerle yıllardan beri AB'nin peşinde koşuşturan tüm vatandaşlarımızın da dönüş yapacağı milli adres BTP'dir" şeklinde konuştu.

Milletimizin Ramazan ayını da kutlayan BTP MYK üyesi Mehmet Emin Koç, içine girdiğimiz mübarek Ramazan ayı ve rahmet ikliminin tam bir muhasebe ayı, arınma ayı, Hakk'a ve hakikate dönüş ayı ve dayanışma ayı olduğunu belirtti. Koç "Hak, hakikat, adalet ve kardeşlik, bizim medeniyetimizdedir; kimse, başka adreslerde, ne kendisine ne de milletimize vakit kaybettirmesin" dedi. F

Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı

13.06.2026 00:11:00
İhlas Haber Ajansı
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı.

Tutuklananlar arasında üniversitenin eski başhekimi ve eski genel sekreteri ile çok sayıda şirket yöneticisi bulunuyor.

İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ege Üniversitesi'ndeki ihale ve doğrudan temin alımlarındaki usulsüzlük iddiaları üzerine 9 Haziran günü geniş çaplı bir operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara ve Sayıştay raporlarına göre, 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin üniversite içerisinde organize bir yapı oluşturdukları tespit edildi.

Soruşturma detaylarında; Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde sadece verilen talimatları şartsız yerine getirecek personelin görevlendirildiği, üniversiteyle iş yapan ve idareye yakın olan şirket yöneticilerinin ise adeta kurum yöneticisi gibi hareket ederek yetki kullandığı ortaya çıkarıldı. Kurum yöneticileri tarafından verilen usulsüz talimatları reddeden kamu görevlilerinin sistematik olarak birimden uzaklaştırıldığı belirlenirken, gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan işlerin sürekli aynı firmalara verildiği anlaşıldı. Organize şekilde yürütülen bu usulsüz işlemler sonucunda toplamda 3 milyar 100 milyon lira kamu zararı tespit edildi.

Eski başhekim dahil 27 tutuklama



Operasyon kapsamında eş zamanlı baskınlarla gözaltına alınan 47 şüpheliden, emniyet ve savcılık ifadelerinin ardından 7'si serbest bırakılırken, mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 13'ü adli kontrol şartıyla salıverildi. Hakim karşısına çıkan, aralarında üniversitenin eski üst düzey yöneticileri ve firma sahiplerinin bulunduğu 27 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan şüpheliler arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Hastane eski Başhekimi D.B., Üniversite Hastanesi eski Başmüdürü Ö.Ö., eski Genel Sekreter M.A., Satın Alma Müdürlüğü eski Mali Hizmetler Müdürü H.Z. ile İzmir Defterdarlığı Personel Müdürlüğünde görevli Defterdarlık Uzmanı S.Ö. yer aldı. Ayrıca hastane bünyesinde görevli memur, tekniker ve işçilerden oluşan T.B., O.Ö., R.D. ve M.E.U. ile milyarlarca liralık ihaleleri alan çeşitli tıbbi cihaz, inşaat, bilişim ve temizlik şirketlerinin sahipleri/yöneticileri konumundaki Ş.Ç., A.G., A.K., B.E., E.K., M.C., M.K., M.C., G.Ş., E.Ç.S., N.G., Ö.F.B., S.Ö., T.K., Y.B.A., Y.Y., Y.Ç.U. ve M.A. tutuklanan diğer isimler oldu.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 13 şüphelinin ise üniversite personelleri ve firma yetkililerinden oluşan B.K., R.H., F.A., M.Ç., F.A., M.T., D.Ö., S.S., M.S.A., M.K.G., H.T., R.K.Ç. ve S.D. olduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında emniyet ve savcılık aşamasında ise R.C., R.U., K.T., E.Y., A.C., A.Ö. ve E.Ş. serbest bırakıldı.

Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar

Diyarbakır’da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 20:08:00
Haber Merkezi
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı.

Yaklaşık çeyrek asırdır kırmızı bültenle aranan terör örgütü Hizbullah mensubu firari iki sanık hakkındaki kamu davası, yasal zaman aşımı süresinin dolması gerekçesiyle tamamen düşürüldü.

Kırmızı bültenler kaldırıldı, dosya kapatıldı



Saldırının ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında, suikastın asli faillerinden oldukları gerekçesiyle 25 yıldır gıyaplarında yargılanan firari sanıklar Haşim Alabalık ve Murat Aktaş hakkındaki hukuki süreç son buldu.

Mahkeme, mevzuatta öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğuna hükmederek sanıklar hakkındaki davayı düşürdü. Bu kararla birlikte, çeyrek asırdır yürürlükte olan yakalama emirleri ve uluslararası kırmızı bülten kararları da iptal edildi.

Hapiste tek bir sanık bile kalmadı



Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile birlikte polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy'un şehit edildiği pusu, Türkiye tarihinin en karanlık suikastlarından biri olarak kayıtlara geçmişti.

Olayın ardından yakalanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hizbullah hükümlüleri, ilerleyen yıllarda "yeniden yargılama" talebinde bulunmuştu.

Mahkemelerin bu talepleri kabul etmesi üzerine, infazı durdurulan son sanıklar da Ocak 2019'da tahliye edilmişti. Cezaevinde hiçbir tutuklu veya hükümlünün kalmadığı dosyada, son firari iki sanığın davasının da zaman aşımıyla düşmesiyle birlikte, 6 şehidin verildiği Gaffar Okkan suikastı davası hukuken tamamen kapanmış oldu. Karar, kamuoyunda ve şehit ailelerinde büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılandı.

Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı

Fethiye merkezli 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, suç örgütleri adına keşif ve eylem yaptığı ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 22 şüpheli gözaltına alındı

12.06.2026 19:01:00
İHA
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, suç örgütlerinin adını kullanarak suç işleyen şüphelilere yönelik başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz 20 Ocak'ta Muğla merkezli gerçekleştirilen ilk operasyonda "Daltonlar" ve "Casperlar" adlı yapılanmalara yönelik çalışmalarda 15 şüpheli yakalanmış, bunlardan 8'i tutuklanmıştı.






Alınan ifadeler ve ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu, suç örgütü adına keşif ve eylem gerçekleştirdiği ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı.








Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sağlık kontrollerinden geçirilerek adliyeye sevk edildi.

Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu

Sakarya'da belediye otobüsünde seyir halindeyken fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular adeta seferber oldu. Güzergahını değiştirerek otobüsü hastaneye süren şoför ile yolcuların örnek dayanışması araç kamerasına yansıdı

12.06.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu
Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu
Sakarya Büyükşehir Belediyesi'ne ait 9-B Maltepe Hattı'nda sefer yapan belediye otobüsünde meydana gelen olayda, seyir halindeki otobüste bulunan bir yolcu aniden fenalaştı. Durumu fark eden yolcular, vakit kaybetmeden otobüs şoförüne haber verdi. İhbar üzerine harekete geçen şoför, güzergahını değiştirerek otobüsü Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yönlendirdi.

Hastaneye ulaşıncaya kadar yolcular fenalaşan vatandaşın yere düşmesini engellemek için destek olurken, sakinleştirmeye çalışarak ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Kısa sürede hastanenin acil servis girişine ulaşan otobüste bulunan yolcular, sağlık ekiplerinin getirdiği sedyeye kadar fenalaşan vatandaşa eşlik etti. Yaşanan toplumsal duyarlılık anları saniye saniye araç içi kamerasına yansıdı.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Kahramanmaraş'ta yürütülen ana soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Bu kritik kararla birlikte, yıllardır aydınlatılamayan karanlık noktalar başkentte yeniden mercek altına alınacak

12.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Türk siyasi tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında bugün çok önemli bir hukuki kırılma noktası yaşandı. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen ve BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasına dair yürütülen ana soruşturmada yetkisizlik kararı çıktı.

Dosyadaki tüm deliller başkente taşınıyor

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzun yıllardır sürdürülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyası, alınan yetkisizlik kararının ardından resmi olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Kararla birlikte; olay gününe ait tüm radar kayıtları, teknik raporlar, tanık ifadeleri, dijital materyaller ve bugüne kadar toplanan tüm deliller Ankara'ya ulaştırılacak.

Soruşturma sil baştan incelenecek

Kamuoyunda suikast şüphelerinin ve ihmal iddialarının hiçbir zaman dinmediği olayla ilgili soruşturmanın yeni aşamasının başkentte yürütülecek olması, davanın seyri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, özellikle geçmiş dönemde dosyaya yön veren şüpheli yapıların ve FETÖ müdahalesi iddialarının üzerine giderek soruşturmayı sil baştan, derinlemesine ele alması bekleniyor.

Yazıcıoğlu ailesi ve kamuoyu adalet bekliyor

Aradan geçen 17 yıla rağmen maddi gerçeğin gizlendiğini ve delillerin karartıldığını savunan Yazıcıoğlu ailesi ile BBP camiası, bu gelişmenin ardından hukuki sürecin hızlanmasını umut ediyor. Ankara'daki özel birimlerin koordinasyonunda yürütülecek yeni soruşturma sürecinde, helikopterin düşüş nedeninden arama-kurtarma faaliyetlerindeki gecikmelere kadar karanlıkta kalan tüm soru işaretleri tek tek masaya yatırılacak.

YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) günler kala milyonlarca adayda heyecan ve kaygı düzeyleri artıyor. İstanbul Arel Üniversitesi ARELPDR Müdürü Psikolog Yeliz Arda, sınav kaygısının doğru yönetildiğinde motivasyonu artırabileceğini; ancak aşırı düzeyde yaşandığında dikkat ve odaklanmayı olumsuz etkileyebileceğini belirtti

12.06.2026 14:30:00 / Güncelleme: 12.06.2026 14:33:13
İhlas Haber Ajansı
YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu
YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu
Üniversite hayaline ulaşmak isteyen öğrenciler için YKS'nin uzun ve yoğun bir emeğin son aşaması olduğunu hatırlatan Arda, adayların son günleri verimli ve sakin geçirebilmeleri için rehber niteliğinde yedi tavsiyede bulundu.

1-Yeni konulara değil, pekiştirmeye odaklanın

Sınava kısa süre kala eksik kalan tüm konuları yetiştirmeye çalışmak gereksiz bir baskı oluşturur. Bu dönemde yeni konular öğrenmek yerine mevcut bilgileri pekiştirmek çok daha faydalıdır.

Deneme sınavları çözün.

Yanlış yapılan soruları analiz edin.

Daha önce çalışılmış konuları tekrar ederek özgüveninizi artırın.

Günlük hedeflerinizi küçük ve ulaşılabilir tutarak başarı hissini destekleyin.

2-Düzenli uyku başarının anahtarı

Kaliteli uyku, öğrenilen bilgilerin hafızada kalıcı hale gelmesi için kritiktir ve günde ortalama 7-8 saat uyku gerekir. Biyolojik saatinizi sınav gününe göre düzenlemelisiniz. Son gece aniden erken yatmaya çalışmak yerine, son haftayı genel bir uyku rutini oluşturarak geçirmek çok daha sağlıklıdır.

3-Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın

Sosyal medya, sınav döneminde kaygıyı en çok körükleyen unsurlardan biridir. Herkesin öğrenme biçimi ve ilerleme hızı farklıdır. Başkalarının deneme sonuçları ya da çalışma programlarıyla sürekli karşılaştırma yapmak motivasyonunuzu düşürür. Bu süreçte olumsuz duygular oluşturan sosyal medya içeriklerinden ve kıyaslama ortamlarından uzak durmalısınız.

4-Nefes egzersizleri ve kısa molalar verin

Kaygının ilk belirtileri nefes alışverişinde hızlanma ve kas gerginliğidir. Gün içerisinde nefes ve gevşeme egzersizlerine zaman ayırmak bu durumu dengeler. Diyafram nefesi gibi basit teknikler vücudun sakinleşmesini sağlar. Ayrıca kısa yürüyüşler ve hafif esneme hareketleri, stres hormonlarını azaltarak zihinsel rahatlama sunar.

5-Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin

Fiziksel sağlık, zihinsel performansı doğrudan etkiler. Özellikle son günlerde aşırı kafein tüketiminden (kahve ve enerji içecekleri) kaçınılmalıdır, çünkü bu içecekler çarpıntıyı artırarak kaygıyı tetikler. Bunun yerine dengeli ve düzenli öğünlerle beslenmek, kan şekerini dengede tutarak dikkat ve odaklanmayı destekler.

6-Olumsuz düşünceleri gerçekçi şekilde değerlendirin

Sınav yaklaştıkça "Bu sınav her şeyi belirleyecek" veya "Kesin başarısız olacağım" gibi yapıcı olmayan düşünceler gelişebilir. Bu gerçek dışı düşünceleri sorgulayın. Bugüne kadar gösterdiğiniz çabayı ve emeklerinizi kendinize hatırlatarak daha gerçekçi ve yapıcı yaklaşımlar geliştirmeniz kaygınızı azaltacaktır.

7-Sınav günü hazırlıklarını önceden tamamlayın

Belirsizlik kaygıyı besler. Sınav günüyle ilgili tüm hazırlıkların önceden yapılması öğrencinin kendisini güvende hissetmesini sağlar.

-Kimlik ve sınav giriş belgesini hazır bulundurun.

-Ulaşım planını netleştirin (Tüm bu detayları sınavdan bir gün önce tamamlayın).

-Sınav sabahını zihninizde canlandırarak süreci önceden planlayın.

"Bu sınav hayatınızın tamamını belirlemiyor"

Psikolog Yeliz Arda, son olarak öğrencilere şu mesajı verdi:

"Öğrencilerimizin yıllardır verdikleri emeğe güvenmelerini istiyorum. YKS önemli bir sınav olsa da kişinin değerini, yeteneklerini veya gelecekteki başarısını tek başına belirlemez. Son günlerde yalnızca ders çalışmaya değil, zihinsel ve duygusal olarak dinlenmeye de zaman ayırmanız büyük önem taşıyor. Kendinize güvenin, bugüne kadar gösterdiğiniz çabayı hatırlayın ve sınava sakin bir şekilde girin."

Kayseri'deki kazada ölü sayısı 3'e yükseldi

Kayseri'nin Bünyan ilçesinde iki otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ölü sayısı 3'e yükselirken, yaralanan 5 kişinin tedavileri devam ediyor

11.06.2026 17:40:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'deki kazada ölü sayısı 3'e yükseldi
Kayseri'deki kazada ölü sayısı 3'e yükseldi
Kaza, Bünyan ilçesine bağlı Gergeme Mahallesi kavşağında meydana geldi. 38 UV 784 plakalı otomobil ile 60 NK 447 plakalı otomobil kavşakta çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle araçlarda büyük hasar oluşurken, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, jandarma, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede kazada otomobilde bulunan 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlenirken, yaralanan 6 kişi hastaneye kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan 1'inin daha yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği öğrenilirken, 5 kişinin tedavileri devam ediyor.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Erden Timur için tahliye kararı

"Kara para aklama" suçlamasıyla tutuklanan eski Galatasaray yöneticisi ve NEF Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur hakkında tahliye kararı verildi

11.06.2026 16:56:00
Haber Merkezi
Erden Timur için tahliye kararı
Erden Timur için tahliye kararı
26 Aralık 2025'te "Futbolda bahis" soruşturması kapsamında gözaltına alınan, 29 Aralık'ta "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur, "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan eski Galatasaray yöneticisi ve NEF Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur için tahliye kararı verildi.

Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor

Dünyanın giderek hızlanan şekilde ısı biriktirdiğini ve sıcaklık artışının 2025'te sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,37 dereceye ulaştığını tespit eden bilim insanları, bu seviyenin yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörüyor.

11.06.2026 15:45:00
AA
Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor
Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor
Dünya çapında 17 ülkedeki 56 kurumdan 70'in üzerinde bilim insanı tarafından hazırlanan ve Avrupa Komisyonu adına Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yürütülen Küresel İklim Değişikliği Göstergeleri raporunun temel bulguları Earth System Science Data dergisinde yayımlandı.

Rapora göre, tüm iklim sistemi hızla ısınmaya devam ediyor.

İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği nedeniyle küresel sıcaklık artışı 2025'te sanayi öncesi dönem olan 1850-1900 yılları ortalamasının 1,37 derece üzerine çıktı. Geçen yılki ısınma hızı kayıtlardaki en yüksek seviye oldu.

Küresel sıcaklık artışı 2016-2025 döneminde ise 1,26 derece olarak ölçüldü.

Hızlanan ısınmada sera gazı emisyonlarındaki sert yükseliş etkili oluyor. Büyük ölçüde fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonları 2024'te 56,8 milyar ton karbondioksit eş değeriyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Rapordaki bulgular ayrıca 2025'in kayıtlardaki en sıcak üçüncü yıl olduğunu teyit etti.

Bilim insanları giderek hızlanan ısınma nedeniyle küresel sıcaklık artışının yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörüyor.

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 2015'te imzalanan Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonunda 1,5 dereceyle sınırlandırılması veya 2 derecenin altında tutulması hedefleniyor ancak bulgular bu eşiğin aşılma riskinin arttığını ortaya koyuyor.

Küresel sıcaklık artışını sınırlandırmak için ülkelerin 2030'a kadar karbonsuzlaşma çabalarını büyük ölçüde artırması gerekiyor.

Son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamı insan faaliyetlerinden kaynaklandı
ECMWF bünyesindeki C3S İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, rapora ilişkin değerlendirmesinde, son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamının insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirterek, "Bunun geçim kaynakları ve ekosistemler üzerindeki etkileri halihazırda dünyanın dört bir yanında hissediliyor ve sıcaklıklar yükselmeye devam ettikçe bu etkiler hızlanacak." ifadesini kullandı.

İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) Bilim Uzmanı Matt Palmer da dünyadaki sera gazı salımının her zamankinden daha yüksek olduğuna işaret ederek, "Bu da daha fazla ısının atmosferde hapsolmasına ve dünyanın enerji dengesinin giderek daha fazla bozulmasına yol açıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kore Pusan Ulusal Üniversitesi İklim Bilimleri Araştırma Merkezi Profesörü June-Yi Lee, denizel sıcak hava dalgalarının giderek daha sık görüldüğünü dile getirdi.

Bu durumun okyanus yüzeyindeki süregelen ısınmayla tutarlı olduğunu kaydeden Lee, "Denizel sıcak hava dalgalarının yaşandığı gün sayısı, 1991 ve 2025 yılları arasında dünya genelinde üç katından fazla arttı. Bu olaylar deniz ekosistemlerine zarar verirken gıda üretimini, ekonomileri ve kıyı koruma sistemlerini de tehdit ediyor. Bu durum ayrıca okyanus-atmosfer karbon alışverişini, okyanusların asitlik ve oksijen seviyelerini bozuyor ve karalarda görülen aşırı hava olaylarını daha da şiddetlendirebiliyor." ifadelerini kullandı.

Hollanda Kraliyet Deniz Araştırmaları Enstitüsü Araştırma Lideri Aimee Slangen deniz seviyesindeki rekor artışa dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:

"2025'te küresel deniz seviyesi, 1901'den beri toplam 23 santimetrelik yükselişle yeni bir rekora ulaştı. Bu yükseliş yılda yaklaşık 1,8 milimetrelik bir hızla gerçekleşiyor ve bu hız giderek artıyor. Bu küçük bir değişim gibi görünebilir, ancak bu düzeydeki bir yükseliş bile dünyanın birçok alçak kıyı bölgesinde kıyı taşkınlarını artırıyor, geçim kaynaklarına ve ekosistemlere zarar veriyor."

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu

11.06.2026 14:43:00
AA
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu.

TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurul'un, politika faizinin yüzde 37'de sabit kalmasına karar verdiği bildirildi.

Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5'te sabit tutulduğu bildirilen duyuruda, şu ifadelere yer verildi:

"Yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar gerilemiştir. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. İlk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini gösterirken, öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir."

Duyuruda, jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği belirtildi.

Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği vurgulanan duyuruda, Kurulun politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyeceği kaydedildi.

Duyuruda, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir."

Kurulun politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyeceği ve kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacağı belirtilen duyuruda, Para Politikası Kurulu Toplantı Özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.