YÖK Yasasının veto edilmesinin ardından AKP yönetiminde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e yöneltilen eleştiriler, bu partinin gönlünde "Hukukçu olsa bile siyasetten gelme bir Cumhurbaşkanı" istediğini ortaya çıkardı.
YÖK Yasasının vetosuyla birlikte dikkatler yasanın geri çekilmesine çevrilirken, parti yönetiminde özellikle Cumhurbaşkanı Sezer'e yöneltilen eleştiriler, AKP'nin nasıl bir Cumhurbaşkanı istediğine ilişkin ışık tutucu nitelikler oluşturdu. AKP yöneticilerinin partinin kurullarında ve kendi aralarında Cumhurbaşkanı Sezer'e yönelik eleştirilerinde dile getirdikleri "Cumhurbaşkanı'nda olması gereken özellikler" şöyle:
"Türkiye'de siyasetçi olmayan, tarafsız yerine siyaset üstü ve dışı bir cumhurbaşkanı model haline getirilmek isteniyor. Bu, yakın dönemde kötü yönetimlerin neden olduğu siyasetin etkisizleştirilmesi, siyasi alanın daraltılması süreçlerinin bir sonucu. Tersine Türkiye'nin siyaseti müdahalelerden koruyan, siyasetin önünü açan Cumhurbabaşkanına ihtiyacı var.
Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanı yargının değil yürütmenin bir parçası. Bu nedenle Cumhurbaşkanının hukukçu olmasını gelenek haline getirilmemeli. Cumhurbaşkanının hukuk nosyonu olması yararlı ancak bu meslek olarak hukukçu olmasını gerektirmez."
YÖK Yasasının vetosuyla birlikte dikkatler yasanın geri çekilmesine çevrilirken, parti yönetiminde özellikle Cumhurbaşkanı Sezer'e yöneltilen eleştiriler, AKP'nin nasıl bir Cumhurbaşkanı istediğine ilişkin ışık tutucu nitelikler oluşturdu. AKP yöneticilerinin partinin kurullarında ve kendi aralarında Cumhurbaşkanı Sezer'e yönelik eleştirilerinde dile getirdikleri "Cumhurbaşkanı'nda olması gereken özellikler" şöyle:
"Türkiye'de siyasetçi olmayan, tarafsız yerine siyaset üstü ve dışı bir cumhurbaşkanı model haline getirilmek isteniyor. Bu, yakın dönemde kötü yönetimlerin neden olduğu siyasetin etkisizleştirilmesi, siyasi alanın daraltılması süreçlerinin bir sonucu. Tersine Türkiye'nin siyaseti müdahalelerden koruyan, siyasetin önünü açan Cumhurbabaşkanına ihtiyacı var.
Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanı yargının değil yürütmenin bir parçası. Bu nedenle Cumhurbaşkanının hukukçu olmasını gelenek haline getirilmemeli. Cumhurbaşkanının hukuk nosyonu olması yararlı ancak bu meslek olarak hukukçu olmasını gerektirmez."










































































