logo
21 MAYIS 2026

AKP Türkiye'yi borca boğdu

04.04.2005 00:00:00
AKP Hükümeti döneminde Türkiye'nin dış borçları önemli ölçüde arttı.

Dış borç 40 milyar dolar arttı. 2001 yılında 113 milyar 895 milyon dolar olan dış borç stoku, 2004 yılında 153 milyar 160 milyon dolara yükseldi. Buna göre, bu sürede dış borç artışı 39 milyar 265 milyon dolar oldu. Dış borçların 29 milyar 316 milyon doları kısa, 123 milyar 844 milyon doları ise orta ve uzun vadeli borçlardan oluşuyor.

Hükümete göre Türkiye'nin borçları

Öte yandan, Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, 2005 Ocak sonu itibariyle geçici "Konsolide Bütçe İç Borç Stoku"nun 228,8 katrilyon, "Konsolide Bütçe Dış Borç Stoku"nun ise 90,7 katrilyon lira olduğunu bildirdi. Babacan, CHP Sinop Milletvekili Engin Altay'ın yazılı soru önergesine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan adına cevap verdi. Babacan, geçici "Konsolide Bütçe Toplam Borç Stoku"nun, yüzde 54.1'inin sabit faizli, yüzde 45.9'unun ise değişken faizli borçlardan oluştuğunu kaydetti. Babacan, bu borçların yüzde 59.5'inin Türk Lirası cinsinden, yüzde 40.5'inin ise döviz cinsinden/dövize endeksli borçlardan oluştuğunu ifade etti. Devlet Bakanı Babacan, 2004 yılı Eylül ayı sonu itibariyle geçici olarak kamuoyuna açıklanan "Türkiye Toplam Dış Borç Stoku"nun yüzde 46.6'sının kamu, yüzde 13.6'sının Merkez Bankası ve yüzde 39.8'inin özel sektör dış borçlarından oluştuğunu bildirdi.

En büyük pay

KİT'lere ait

Babacan, Hazine Garantili Dış Borç Stoku içerisindeki en büyük payın yüzde 52.6 ile KİT'lere ait olduğunu belirtti. Buna göre, 5 milyar 313 milyon dolar Hazine Garantili Dış borç stoku var. Bunun, 2 milyar 749 milyon doları KİT'lere, 1 milyar 178 milyon doları yerel yönetimlere, 466 milyon doları fonlara, 876 milyon doları kalkınma ve yatırım bankalarına ait bulunuyor. Devlet Bakanı Babacan, uygulanan ekonomik program çerçevesinde sağlanan yüksek miktardaki faiz dışı fazla ve başarılı iç ve dış borçlanma stratejileriyle Konsolide Bütçe Toplam Borç Stoku'nun GSMH'ya oranının gerilemeye başladığını ifade etti.

Sumud Filosu aktivistleri Türkiye'ye getiriliyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na müdahalesi sonrası alıkonulan vatandaşların güvenli şekilde Türkiye'ye dönüşü için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Bugün düzenleyeceğimiz özel uçak seferleriyle vatandaşlarımızı ve üçüncü ülkelerden katılımcıları Türkiye'ye getirmeyi planlıyoruz" dedi.

21.05.2026 11:21:00
İhlas Haber Ajansı
Sumud Filosu aktivistleri Türkiye'ye getiriliyor
Sumud Filosu aktivistleri Türkiye'ye getiriliyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sosyal medya hesabından Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu'na gerçekleştirilen müdahalenin ardından yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Fidan, alıkonulan vatandaşların güvenliğini ve Türkiye'ye sağ salim dönüşlerini sağlamak için ilgili tüm kurumlarla koordineli şekilde çalıştıklarını ifade ederek, "Küresel Sumud Filosu'na gerçekleştirilen hukuka aykırı müdahale sonucunda alıkonulan vatandaşlarımızın güvenliğini ve ülkemize sağ salim dönüşlerini sağlamak için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bugün özel uçak seferleri düzenleneceğini kaydeden Fidan, "Bugün düzenleyeceğimiz özel uçak seferleriyle vatandaşlarımızı ve üçüncü ülkelerden katılımcıları Türkiye'ye getirmeyi planlıyoruz" dedi.

Türkiye'nin Filistin halkına desteğinin süreceğini vurgulayan Fidan, "Vatandaşlarımızın haklarını gözetmeyi ve Gazze'deki sivillere karşı insani sorumluluğumuzu yerine getirmeyi sürdürecek, Filistin halkına desteğimizi kararlılıkla devam ettireceğiz" dedi.

Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı

İzmir'in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir şantiyede ölü olarak bulunan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüne ilişkin davada yeni bir aşamaya geçildi

21.05.2026 11:06:00 / Güncelleme: 21.05.2026 11:11:31
İhlas Haber Ajansı
Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı
Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı
İzmir'in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir şantiyede ölü olarak bulunan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüne ilişkin davada yeni bir aşamaya geçildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni deliller doğrultusunda aralarında ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı. İzmir merkezli 9 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 21 kişi gözaltına alındı

Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. İddiaya göre, TSK'da önemli kademelerde görev alan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık'ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara 'yüksekten düşme' olarak geçti.

"İntihar" denildi

Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya'ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık'ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanın tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Şüpheli ölümün ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık'ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olamayacağı tespiti yapıldı. Ayrıca, Dorukhan'ın sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı.

9 ilde eş zamanlı operasyon

Dorukhan Büyükışık şüpheli ölümünün aydınlatılması için 8 yıldır süren soruşturmada bu sabah dikkat çeken gelişme yaşandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından soruşturmada yeni deliller doğrultusunda 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldığını açıkladı. Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "faili meçhul dosyalarının aydınlatılması" yönündeki iradesi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirterek, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi'nin koordinasyonunda dosyada yeni bir sürecin başlatıldığını ifade etti. Gürlek, açıklamasında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada yeni bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulguların dosyaya girdiğini kaydetti. Bu kapsamda 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurdu.

Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade edilmeyeceğini kaydeden Bakan Gürlek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkânlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

4 kişilik özel soruşturma ekibi görevlendirildi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, "Kasten Öldürme (TCK 81)", "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme (TCK 281)" ve "Yalan Tanıklık (TCK 272)" suçlamaları kapsamında dosya yeniden ele alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı başkanlığında oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Koordinesinde, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca görevlendirilen İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince; İzmir ili merkezli 9 ilde eş zamanlı olarak aralarında ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu 26 şüpheliye yönelik operasyon düzenledi. 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, yapılan ev aramalarında şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. 3 şüpheli yurtdışında olduğundan yakalama kararı çıkarıldı, 2 şüphelinin yakalama çalışmalarına devam edildiği bildirildi.

Baba Ethem Büyükışık: "Sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulundukları anlaşılmış oldu"

Devam eden 13 sanıklı kasten öldürme davasında sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulunduklarının başlatılan son operasyonla anlaşıldığını belirten Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, "Şu anda devam eden davada 5 sanık sivil gece bekçisi ve inşaat işçisi, 8'i ise değişik rütbelerde polislerden oluşuyordu. Siviller kasten öldürme, polisler ise 'görevi kötüye kullanma' ve 'delil karartma' suçlamasıyla yargılanıyordu. Yaptığımız ek suç duyurusu üzerine gerçekleştirilen bu operasyonla Adalet Bakanı, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcı vekillerimiz ve savcılarımız; şu ana kadar yapılan iki duruşmada sanıkların ve tanıkların tamamının yalan beyanda bulunduğunu gördüler. Biz bu yalan beyanda bulunan tanıkları, gerçekleri ve delilleriyle birlikte makamlara teslim ettik" ifadelerini kullandı.

Olay gecesi şantiyedeki kameraların ve bekçi kulübelerinin sökülerek sahte belgelerle cinayetin örtülmeye çalışıldığını vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Olay gecesi Bulut Orman Evleri şantiyesinden bekçi kulübelerinin ve kameraların sökülüp kaldırıldığını, kamera kayıt cihazlarının yok edildiğini tespit ettik. Bunların yerine defalarca sahte belgeler üretildi. Örneğin, toplam beş ayrı kamera yeri krokisi bulunuyor. O gün görev yapan polisler bile birden fazla defa sahte delil, resmî belge ve olay yeri krokisi üreterek bu cinayeti örtmeye çalıştılar ve biz bunu kanıtladık" dedi.

Yeni ortaya çıkan tanıkların, polis memurlarının cesedi taşıdığını anlattığını belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Bu esnada ortaya çıkan bazı yeni tanıklar, cinayeti kendi gözleriyle gördüklerini ifade ettiler. Dorukhan'ı bulunduğumuz alanda öldürüp yukarıya taşıdıklarını, gece saatleri boyunca bölgeye birçok polis memurunun geldiğini anlattılar. Hatta bu polis memurlarının bizzat Dorukhan'ı yukarıya taşıyarak elbiselerini düzelttiklerini belirttiler" şeklinde konuştu.

Duruşmada dinlenen bir tanığın, oğlunun cesedinin olay yerinde farklı bir pozisyonda bulunduğunu beyan ettiğini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Biz sabah Dorukhan'ımızı gördüğümüzde, C Blok inşaatının önünde, binadan 10 metre uzaktaki bir beton istinat duvarı üzerinde ve kafası demir korkulukların altındaydı. Bunun imkânsız bir olay olduğunu o fotoğrafı ve videoyu izleyen herkes fark ediyordu. Ancak ortaya çıkan başka bir tanık, oğlumuzu sırtüstü değil, yüzüstü yatarken gördüğünü söyledi. Sayın Mahkeme Başkanı gözlerine inanamayarak durumu netleştirmesini istedi. Tanık, çocuğun yüzükoyun, yani yüzü toprağa bakacak şekilde yattığını belirtti. Mahkeme başkanının, ellerindeki fotoğrafların böyle olmadığını belirterek durumu masanın üzerinde göstermesini rica etmesi üzerine tanık, kalkıp masanın üzerine yüzükoyun yatarak pozisyonu gösterdi" diye ekledi.



Adli Tıp Uzmanı Doktor Gökhan Batuk'un da cesedin pozisyonunun farklı olduğunu itiraf ettiğini belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Dorukhan'ın gece boyunca defalarca yerini değiştirip pozisyon vermişler. Aynı durumu Adli Tıp Uzmanı Doktor Gökhan Batuk da dile getirdi. Kendisine, yüksekten düşme ihtimalinden bahsettiği ikinci beyanını izah etmesini istedim. Kafasının o korkulukların altına nasıl gireceğini, çocuğun üzerinde hiçbir yüksekten düşme bulgusu ve izi olmadığını, 27 metreden beton zemine düşen birinin parçalanması gerektiğini söyledim. Kendisi, 13 Şubat 2026 tarihindeki duruşmada oğlumu o noktada ve o pozisyonda görmediğini itiraf etti. Çocuğu başka bir yerde gördüğünü çok iyi hatırladığını, aksi takdirde muayene yapamayacağını ve elbiselerini kendi elleriyle kestiğini söyledi" ifadelerini kullandı.

Altmış iki adli tıp uzmanının sahte rapor verdiğini ve bu kişiler hakkında soruşturma başlatıldığını vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Oğlumun yerini gece boyunca onlarca defa değiştirmişler. Hep söylüyordum; en büyük delil benim oğlumun bedenidir. Altmış iki adli tıp uzmanı sahtekârlık yaparak beş kere sahte adli tıp raporu verdi. İlk sahte raporu veren İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanı Profesör Doktor Mehmet Tokdemir en büyük sahtekârdır ve şu an onunla birlikte bu 62 kişi hakkında soruşturma açıldı. Devleti bu yapılardan temizleyip arındırmalıyız; bunun siyasi görüşü, ideolojisi veya partisi olamaz. Ben ve eşim evladımızı kaybettik, artık geriye dönüp kendimiz için bir şey yapamayız" dedi.

Toplumun evlatlarını korumak ve daha adil bir hukuk düzeni kurmak adına mücadele ettiklerini belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Biz ancak ileriye bakıp toplum için bir şeyler yapabiliriz. Çocuklarınızı korumak, daha adil bir devlet ve hukuk düzeninin kurulmasını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Yürüttüğümüz bu mücadele sizlerin evlatları ve torunları içindir. Bu 62 adli tıp uzmanı süratle sistemden temizlenmeli. Ayrıca, henüz sanık olmayan ve gözaltına alınmayan Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın'ın da durumu ortadadır. Geceleri İzmir Limanı'nda yatan, olay gecesi de limandan evine, ardından da buraya gelen bu kişilerin suç örgütleriyle olan bağlantısını açıkça görüyoruz" şeklinde konuştu.

Soruşturmanın genişletilerek suça bulaşan yüzün üzerindeki kamu görevlisinin ibret olması amacıyla en ağır şekilde cezalandırılmasını beklediklerini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Hesaplarımıza göre suça karışan 100'ün üzerinde kamu görevlisi bulunuyor. Bunların 62'si Adli Tıp Kurumundan, 34'ü Emniyet personeli ve 10'u ise jandarma personelidir. Hazırladıkları sahte raporlar nedeniyle yargılandılar ancak maalesef korunarak beraat ettirildiler. Kulağımızla duyduğumuz ses kayıtlarına rağmen mahkeme başkanı korktuğu için Ankara'da beraat kararı verdi. Korkarak devlet temizlenmez ve yönetilmez. Bu süreçte cesur adımlar atan Sayın Adalet Bakanı'na ve İzmir Cumhuriyet Başsavcısına çok teşekkür ediyorum" diye ekledi.

Gözaltına alınan şahısların ardından diğer sorumluların da adalet karşısına çıkarılacağına inandığını belirten Emekli Tümgeneral Büyükışık, "Yargı mensupları bu davada korkmadan hareket ettiler. Şu anda gözaltına alınan şahıslarla birlikte gelecekte diğer sorumluları da alacaklarına ve adli yargılama süreçlerini başlatacaklarına inanıyorum. Sayıları yüzü aşan bu kamu görevlilerinin tamamının sistemden temizlenmesi gerekiyor, aksi takdirde görevde kaldıkları müddetçe suç işlemeye devam edeceklerinden kimsenin kuşkusu olmasın. Bugün atılan adımlarla bir nebze derin bir nefes alsam da tam anlamıyla huzura kavuşmamız için önümüzde daha çok zaman olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Suça dâhli olan tüm failler hak ettikleri cezayı alana kadar mücadelesinden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Emekli Tümgeneral Büyükışık, "En ufak bir dâhli bulunan bütün kamu görevlileri adil bir şekilde yargılanıp cezalandırılmadıkça, zenginlikleri ve siyasi nüfuzları sayesinde korunan M.T ve T.T başta olmak üzere bu davanın ve yargılama sürecinin tüm failleri hak ettikleri cezaları almadıkça huzura ermeyeceğim. Bu kişilerin peşini asla bırakmayacağım, ölene kadar peşlerindeyim" dedi.

AFAD Başkanı Pehlivan: "Taşkın tedbiri kapsamında 464 hanede tahliye yapıldı"

Tokat'ta taşkın riskine karşı yürütülen çalışmalar kapsamında kente gelen AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, yıkımı gerçekleştirilen ÇEDAŞ Köprüsü bölgesinde incelemelerde bulundu

21.05.2026 09:30:00
İHA
AFAD Başkanı Pehlivan: "Taşkın tedbiri kapsamında 464 hanede tahliye yapıldı"
AFAD Başkanı Pehlivan: "Taşkın tedbiri kapsamında 464 hanede tahliye yapıldı"
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı (AFAD) Ali Hamza Pehlivan, Yeşilırmak'taki su seviyesinin yükselmesi ve Almus Barajı'ndan gelebilecek suyun oluşturabileceği taşkın riskine karşı alınan tedbirleri değerlendirmek üzere kente geldi. İlk olarak taşkın tedbiri kapsamında yıkımı tamamlanan ÇEDAŞ köprüsüne gelen Pehlivan'a Tokat Belediye Başkanı Yazıcıoğlu tarafından bölgede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi.


"Bugün itibariyle 454 hanede tahliye çalışması yapıldı"



İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, kent genelinde risk azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, "DSİ ekipleri tarafından taşkın korumaya yönelik tahkimatlar yapıldı. Çok şükür bu ana kadar herhangi bir can kaybımız olmadı. Yaralanmamız olmadı. Risk azaltmanın bir boyutu da tahliyeler. Bugün itibariyle 464 hanede tahliye çalışması yapıldı. Yaklaşık 850 vatandaşımız kamu misafirhanelerinde misafir edildi" dedi.
Hayvan tahliyelerine de önem verildiğini ifade eden Pehlivan, "10 bin 333 büyükbaş hayvan, yaklaşık 3 bin 500 küçükbaş hayvan ve 2 bin 500 civarında arı kovanının tahliyesi gerçekleştirildi" diye konuştu.


"250 ihbarın 206'sı su baskını"



112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaklaşık 250 ihbar ulaştığını belirten Pehlivan, bunların 206'sının su baskını yaşanan evlerle ilgili olduğunu kaydederek, tüm ihbarlara ekipler tarafından müdahale edildiğini söyledi. Su baskını yaşanan evlerde AFAD, belediye ve valilik koordinasyonunda tahliyeler yapıldığını aktaran Pehlivan, 42 iş yerinde de tahkimat ve tahliye çalışması gerçekleştirildiğini ifade etti.


"Su seviyesinin artmasına karşı her türlü önlemi aldık"



Kentte muhtemel taşkın riskine karşı birçok noktada koruma çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Pehlivan, "Almus Barajı'nın dolusavaktan gelmesi muhtemel, beklenenden fazla su seviyesinin artması riskine karşı her türlü önlem alındı. Bugün itibariyle bu önlemler sayesinde çok şükür herhangi bir kaybımız yok" ifadelerini kullandı.

Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde çatlakların oluşması üzerine 6 bina tahliye edildi

Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde meydana gelen çatlaklar nedeniyle 6 bina tedbir amaçlı boşaltıldı

21.05.2026 07:30:00
AA
Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde çatlakların oluşması üzerine 6 bina tahliye edildi
Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde çatlakların oluşması üzerine 6 bina tahliye edildi

Pehlivan Mahallesi'nde temel kazısının yapıldığı alanın bitişiğindeki ve yakınındaki bazı bina ve iş yerlerinin önünde, yolda ve kaldırımda çatlaklar, bir eczanede de hasar oluştu.

Durumu fark eden vatandaşların haber vermesi üzerine bölgeye AFAD, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.



Buradaki 6 binayı tedbir amacıyla tahliye eden ekipler, çatlakların ve hasarın oluştuğu noktalarda inceleme yaptı.

Belediye ekipleri, incelemelerin ardından söz konusu binaları ve bazı iş yerlerini mühürledi. Tahliye edilen vatandaşlar, ekiplerce öğretmenevi ve misafirhanelere yerleştirildi.



Vali Yardımcısı Burak Gürbüz, AFAD İl Müdürü Erhan Kanat ve Belediye Başkan Yardımcısı Hamit Zibek de bölgeye gelerek incelemelerde bulundu. 

Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremden etkilenerek hastaneye başvuran 85 kişiden 81'i taburcu edildi

21.05.2026 06:30:00
AA
Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi
Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi

Malatya Valiliğinden yapılan açıklamada, depremden sonra başlatılan saha tarama ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

Kentteki koordinasyon çalışmalarının devam ettiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"112 Acil Çağrı Merkezi'ne toplamda 137 çağrı gelmiştir. Acil Çağrı Merkezi'ne 73 hasar tespit, 64 bilgi danışma talebi gelmiştir. İlimiz genelinde 3 ahırda kısmi çökme, 1 konutta kısmi hasar ve 1 istinat duvarında çökme olmuştur. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerince 18 ekip, 18 araç ve 36 personelle ön hasar tespit çalışmaları devam etmektedir. Karayolları 82. Şube Şefliğince alınan bilgi doğrultusunda Pütürge il yolu Kubbe Dağı mevkisinde yamaçtan deprem etkisi ile kopan kaya parçaları temizlenmektedir."

Depremde can kaybı yaşanmadığı belirtilen açıklamada, şu bilgiler aktarıldı:

"85 vatandaşımız hastanelere başvurmuş, bunlardan 70'i korku ve panikten, 15'i hafif derecede yaralı olup, 81 vatandaşımızın tedavisi tamamlanmış ve taburcu edilmiştir, 4 vatandaş gözlem altındadır. Deprem sebebiyle iletişim ve enerji hatlarında herhangi bir olumsuz durum bulunmamaktadır. Deprem sonrası Gündüzbey Kaptajı'nda bulanıklık meydana gelmiş, Belediye, MASKİ, Halk Sağlığı Toplum Birimi ekipleri tarafından gerekli inceleme, su analiz çalışmaları devam etmektedir. Tüm afet grupları TAMP kapsamında koordinasyon merkezimizde aktif görevlerine devam etmektedir. AFAD 2 araç, 10 personelle, itfaiye merkez ve kırsal olmak üzere 18 araç, 41 personelle saha taraması devam etmektedir. Sivil toplum kuruluşları, 16 araç ve 120 personelle teyakkuzda beklemektedir." 

AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, açığa alınan eski SGK Antalya İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ve beraberindeki şüpheliler gözaltına alındı. Olayın arka planında, yabancı uyruklu bir iş insanının 100 milyon TL'lik borcuna karşılık 200 bin euro rüşvet istendiği iddiaları yer alıyor

20.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı
AKP milletvekilinin damadı gözaltına alındı
Antalya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü bünyesinde patlak veren rüşvet iddiaları adli operasyona dönüştü. Yabancı uyruklu bir iş insanından borç silme karşılığında rüşvet istendiği iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada, bir süre önce açığa alınan eski İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ve özel kalem personeli R.B. gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında Mehmet Tanrıöver'in avukat oğlu ve aynı zamanda AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin'in damadı olan Mehmet Rıdvan Tanrıöver'in de ifadesine başvurulmak üzere gözaltına alındığı bildirildi.

100 milyon TL'lik borç için 200 bin euro iddiası

Antalya yerel basınında geniş yankı uyandıran olay, kentte faaliyet gösteren yabancı uyruklu bir iş insanının resmi şikayetiyle gün yüzüne çıktı.

İddialara göre, SGK'ya yaklaşık 100 milyon TL icra ve vergi borcu bulunan iş insanına, bu borcun sistemden silinmesi veya usulsüz şekilde çözülmesi karşılığında 200 bin euro rüşvet teklif edildi. İş insanının rüşvet talebini reddederek durumu adli makamlara ve SGK Genel Müdürlüğü'ne bildirmesi üzerine yasal süreç başlatıldı.

Müfettiş raporu sonrası operasyon başladı

Olayın ihbar edilmesinin ardından Ankara'dan Antalya'ya gönderilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, kurumda haftalar süren geriye dönük evrak ve ihale incelemesi gerçekleştirdi. Bu süreçte İl Müdürü Mehmet Tanrıöver tedbiren görevden uzaklaştırılarak açığa alındı.

Müfettişlerin hazırladığı raporda usulsüzlük iddialarına dair somut bulgulara yer verilmesiyle birlikte Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı operasyon talimatı verdi. Jandarma ekiplerince sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarla eski müdür Mehmet Tanrıöver ve özel kalem çalışanı R.B. yakalanarak emniyete götürüldü.

Damat Tanrıöver: 'Rüşvet girişimi doğru ama babamın bağı yok'

Operasyon öncesinde konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Mehmet Tanrıöver'in oğlu ve Milletvekili Ali Şahin'in damadı avukat Mehmet Rıdvan Tanrıöver, söz konusu iş insanından rüşvet istenmesi olayını doğrulamıştı. Ancak Tanrıöver, rüşvet talebinin babasıyla bir ilgisi olmadığını, bizzat babasının durumun tespiti için müfettiş talep ettiğini öne sürerek olayın arkasında siyasi bir komplo olduğunu iddia etmişti.

Gözaltına alınan şüphelilerin Antalya İl Jandarma Komutanlığı ve emniyetteki ifade işlemleri devam ederken, soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği belirtiliyor.

Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti

Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından gözler uzman açıklamalarına çevrildi. Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, özellikle Pütürge fayına dikkat çekerek bölgede enerji akışının yön değiştirdiğini söyledi

20.05.2026 13:35:00
Haber Merkezi
Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti
Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgilere göre, merkez üssü Malatya'nın Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Depremin 7,03 kilometre derinlikte gerçekleştiği açıklanırken, bölgede yaşanan sarsıntılar kamuoyunda yeni bir büyük deprem endişesini gündeme taşıdı.

Şener Üşümezsoy'dan Pütürge uyarısı
Deprem sonrası değerlendirmelerde bulunan yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki fay hareketliliğine ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Üşümezsoy, 2020 yılında meydana gelen Sivrice depremini hatırlatarak kırılmanın Pütürge yönüne ilerlediğini ancak Doğan Yol kesiminde stresin tam anlamıyla boşalmadığını söyledi.
Uzman isim, 6 Şubat depremlerinin ardından Pütürge masifinin kırılmayan ve dirençli kalan bölgelerden biri olduğunu ifade etti.

'Bölgede 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli var'
Fayın uzunluğu dikkate alındığında bölgede 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli bulunduğunu belirten Üşümezsoy, enerji birikiminin uzun süredir devam ettiğini dile getirdi.
Üşümezsoy'a göre ana fay hattındaki kilitlenme nedeniyle enerji farklı kollara yöneliyor.
'Bağdat Caddesi tıkanınca trafik ara sokaklara sapıyor'
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, fay hareketlerini günlük yaşamdan verdiği örnekle anlattı.
Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
"Bağdat Caddesi'nde trafik tıkanınca araçlar nasıl ara sokaklara saparsa, Pütürge'deki ana fay tıkandığı için enerji de Battalgazi ve Yeşilyurt'taki küçük faylara yöneldi."
Uzman isim, bölgede yaşanan küçük sarsıntıların ana fay yerine yan kollarda meydana geldiğini belirtti.
Yeşilyurt ve Battalgazi'de hissedilen küçük depremlerin büyük enerji boşaltımı yaratamayacağını söyleyen Üşümezsoy, bu fayların sürekli küçük sarsıntılar üretse de ana kırılmayı temsil etmediğini ifade etti.
Üşümezsoy, bu durumu "yan sokakların depremi" olarak tanımladı.

'Haritaya bakıp konuşuyorlar'
Açıklamalarında bazı deprem uzmanlarını da eleştiren Üşümezsoy, sadece haritalar üzerinden yapılan yorumların doğru olmadığını savundu.
Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
"İstanbul'da Adalar fayı kırılacak, 8.1 büyüklüğünde deprem olacak diyen koro halinde konuşan uzmanlar vardı. Ben Düzce dedim, Sındırgı dedim ve buralarda kırılmalar oldu. Sadece haritaya bakıp konuşan, hayatında Sındırgı'yı görmemiş uzmanları ciddiye almayın. Onlar fayları yerinde inceleyen gerçek uzmanlar değiller."

'Malatyalılar müsterih olsun'
Fay hatlarındaki enerji dağılımını insan vücudundaki damar sistemine benzeten Üşümezsoy, küçük fayların büyük enerji üretmeyeceğini belirtti.
"Kılcal damarlar hayat kurtarır" benzetmesini yapan uzman isim, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Bu küçük damarlar asla 6.5 büyüklüğünde bir enerji üretemez. Malatyalılar müsterih olsun; ana koldaki büyük enerji henüz bu küçük faylara tam olarak yüklenmiş değil."

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu

Kemal Kılıçdaroğlu, yayımladığı videolu mesajda CHP'nin "emanet" olduğunu vurgulayıp "arınma" ve "iç muhasebe" ifadelerini kullandı. Açıklamalarda parti içi süreçlere ve yargı tartışmalarına doğrudan değinilmemesi dikkat çekti

20.05.2026 13:30:00 / Güncelleme: 20.05.2026 14:16:37
Haber Merkezi
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı videolu mesajında Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir miras değil "emanet" olduğunu belirtti. Partinin tarihine ve mücadelesine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, CHP'nin zor dönemlerden geçtiğini hatırlattı.

Kılıçdaroğlu konuşmasında CHP'yi "ulu çınar" olarak nitelendirerek, partinin "kirlenmişliğe sığınak olamayacağını" ifade etti. Gerektiğinde "arınma" ve "iç muhasebe" yapılabileceğini ancak partinin yolundan dönmeyeceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının tamamı ise şöyle:

"Değerli dostlarım, cesur yol ve dava arkadaşlarım. Ve bu güzel ülkenin vicdan sahibi asil yurttaşları. Bir milletin geleceği siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker. İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur.

Ve dostlarım, bu ağır sorumluluk herkesten önce ve herkesten daha fazla Cumhuriyet Halk Partililerin görevidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi koca bir çınardır. Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür, boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır, teslim olmamıştır. Baskılar yaşamıştır ama asla diz çökmemiştir. Teslim alınamamıştır.

Dostlarım, Cumhuriyet Halk Partisi kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Ruhaniyete ihanet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez. Emanete kara çalınamaz.

Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür. Çünkü bu yürüyüş halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür.

Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Beni iyi dinleyin. Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da, bin kere çiçek açar, namuslu, dürüst evlatlarının elinde ama eğilip bükülmez. İftiralarınız da, tehditleriniz de vız gelir. Ben doğruyu söylerim. Ben hakikatin yanında dururum.

Bakınız, yetmiş yılı aşkın ömrünü bu halkın adalet kavgasına adamış, boğazından tek bir haram lokma geçmemiş ve evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan Bay Kemal'den hiç kimse başka bir şey söylemesini asla beklemesin. Aklımız nefsimize uymasın. Yolumuz dürüstlükten ayrılmasın. Rehberimiz vicdanımız olsun. Sağlıcakla kalın, benim sevgili yurttaşlarım."

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından en son 22 Kasım 2025 tarihinde video yayımlamıştı.

CHP'DEN KILIÇDAROĞLU'NA JET YANIT
 
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Kılıçdaroğlu'nun paylaştığı videoya ilişkin açıklamalarda bulundu:
 
"Videoyu tam izleyemedim, Erdoğan konuşurken paylaştı sayın Kılıçdaroğlu videoyu... CHP tertemiz bir partidir, böyle olduğu için biz kendisiyle kilometrelerce Ankara'dan İstanbul'a adalet yürüyüşü yaptık.
 
Cumhuriyet Halk Partisi tertemiz bir partidir. Tertemiz bir parti olduğu için biz kendisiyle kilometrelerce, Ankara'dan İstanbul'a Adalet Yürüyüşü yaptık. Niye? Seçilmiş bir milletvekili tutuklandığı için.
 
Bugün Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu da bu koltukta otursaydı; mesela iki dönem, üç dönem üst üste belediye başkanlığımızı yapan, kendi döneminde atanan çok kıymetli Zeydan Karalar tutuklandığında o da bizimle yürürdü. Ya da evinden gidip, Beylikdüzü'nden getirip "İstanbul'u kazanacaksın" dediği Sayın Ekrem İmamoğlu tutuklandığında yine Ankara'dan İstanbul'a beraberce yürürdük.
 
Biz bu yürüyüşü bir anlamda Türkiye'nin her yerinde yapıyoruz. Büyükçekmece, Kartal, Beşiktaş, Beylikdüzü… Bunların hepsi 2019'da atanmış belediye başkanlarımız. Beraberce atadık, el kaldırdık. Çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'yla kaldırdık.
 
Kılıçdaroğlu elbette arınmadan bahsederken adaletin arınmasından bahsediyor. Yargının arınmasından bahsediyor. Kendisiyle, bizimle yürüyen yol arkadaşlarımızın haksız, hukuksuz iddianameler ve soruşturmalarla şu anda cezaevinde olduğu bir düzenin arınmasından bahsediyor Sayın Başkanım. Ben öyle algıladım.
 
Partimize yapılan tehditlerin bu ülkeyi kirlettiğini düşündüğünü görüyorum ben. Mesela butlan konusunda da benzer şeyleri algıladım. AK Parti'nin sipariş usulü partiye darbe diye bir kararı ahlaksızlıkla tanımladığını görüyorum.
 
Açıklamasında bunları görüyorum. Mutlak butlan kararıyla, AK Parti'nin siparişiyle hiçbir arkadaşımızın şerefini, haysiyetini ayaklar altına alarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin koltuğuna, Atamızın koltuğuna oturmayacağını söylediğini görüyorum Sayın Genel Başkanımızın.
 
O yüzden Adalet Yürüyüşü yaptığı Ankara'dan İstanbul'a; arkadaşları için, yol arkadaşları için…
 
Zeydan Bey bizim 2010 yılından beri yol arkadaşımız. Ekrem Bey 2010 yılından beri ilçe başkanımız. Ekrem Bey ilk ilçe başkanlığını çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu döneminde kazandı, göreve başladı. Onun döneminde ilk ilçesini kazandı. Onun döneminde İstanbul'u iki kez kazandı.
 
Herhalde arınma derken ona yapılan komploları ve komplocuların yargıdan arınmasını demek istediğini görüyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız” dedi
 

20.05.2026 13:26:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dün, Samsun'da istiklal meşalesinin yakılmasının 107. yıl dönümünü geride bıraktıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı aralarında şampiyon sporcuların da bulunduğu 200'ü aşkın gençle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kutladıklarını ifade etti.

Cumartesi günü ise Kocaeli'de, Kocaelispor Stadyumu'nun içini ve dışını hıncahınç dolduran gençlerle bir araya geldiklerini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"207 üniversitemizden, 81 vilayetimizden gelen gençlerimiz ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak oldular. Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı. Heyecan vericiydi. Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli'ye akmıştı. Kocaelili kardeşlerimiz de misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptılar. Türkiye'nin beşeri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık. Kocaeli'deki şölen bizim sadece gençlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızdan 14'üncüsüydü. Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda farklı etkinliklerde özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik, hasbihal ettik."

Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlara gönül kapılarını açtıklarını anlatan Erdoğan, "Yunus'un 'Biz kimseye kin tutmazuz, kamu alem birdir bize' anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık. Yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca, daima gençlerle yol yürümüş bir kardeşiniz olarak şunu bir defa çok net söylemek isterim. Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı yoktur." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin omuz vermediği bir mücadelenin zafere ulaşamayacağını, kalıcı olamayacağını dile getirdi. Merhum Nurettin Topçu'nun "Gençlik geleceğin tohumudur" sözünü aktaran Erdoğan, gençliğe yüz çevirmenin geleceğe yüz çevirmek anlamına geldiğini söyledi.

Terörsüz Türkiye süreci
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İnşallah 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı ile yeni başarılara, zaferlere imza atacağız."

Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu

20.05.2026 11:44:00
Haber Merkezi
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

"Dün malum 19 Mayıs'tı. Bir milletin küllerinden yeniden doğmaya başladığı gün. Cesaret ile inancın vatan toprağında buluştuğu gün. Makamlara sarılmışların ardından milletin 'devlet başa' deme iradesidir. 19 Mayıs bir milletin içinde kopan fırtınadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kuruluşunun ilk adımıdır. Kutlu ve mutlu olsun.

Bu milletin geleceğini ne mandacılar ne de yabancı ülkelerde yazılanlar kurtaracaktı. Bu vatanın çocukları kendi geleceklerini ne Saray hesaplarına ne de terör örgütünden medet umanların cazgırlığına teslim etmeyecektir.

"ÖCALAN'IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZİN KATLİDİR"
Öcalan'ın son suçu son şehidimizin katlidir. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye'den geçer.

Ne şehit ne de gaziler feda ettikleri, her birimizin hayat vadettikleri için mübarektirler ve öyle yaşayacaklardır. Türk devletin geleceği bir terör hükümlüsünün dediklerine fena edilemez. Türk milliyetçiliği teröristi yeni sıfatlarda meşrulaştırmaya göz yummayacak. Herkes haddini bilecek.

"CUMHURİYET'İN SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
Öcalan'ın statüsü bellidir. Bir terör hükümlüsüdür. Ona rol biçilemez. Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum. Malum şahısların ellerine tutuşturulan raporların dolaşıma sokullması da teröre yardımdır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için ey savcılar, ey bu milletin gençleri neyi bekliyorsunuz. Bu kardeşlik, barış değildir. Bu ihanettir.

Kardeşlik iddiası PKK'ya meşrulaştırmak değildir. Kürtleri PKK'nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Örgüt baskısından kurtarmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle ilgili tek kurumu vardır o da milli güvenlik kurumudur. MGK'yı mı feshetmeye çağırıyorsunuz? Karnınızdan konuşmayı bırakın. Bu artık kesindir, sen içimizdeki İrlandalısın."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.