logo
20 NİSAN 2026

AKP'deki telaşın nedeni

31.05.2007 00:00:00
Başbakan Tayyip Erdoğan salı günü AK Parti Meclis grubuna solunda Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, sağında merkez sol politikaların neredeyse markalaşmış muhalif ismi Ertuğrul Günay ile girdi. Günay rüyada gibi yürüyordu. Kuliste, kendisini 1970'lerden bu yana izleyen ve AK Parti'ye oy verecekleri dahi şüpheli birkaç Ordulu, Fatsalı solcu arkadaşı buruk oturuyordu. Biri, "Ne yapalım, böyle olacakmış" dedi. Erdoğan grupta kürsü aldığında, Türkiye'de sosyal demokrasinin kitabını yazmış olan isimlerden Haluk Özdalga, Alevi kökenli yazar Reha Çamuroğlu, eski DYP'li Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı Mehmet Sağlam ayakta ve coşkuyla alkışlarken, belki de bu burukluk nedeniyle Günay yalnızca ayağa kalkmakla yetindi, alkışlamadı. Ancak Günay'ın AKP kürsüsüne davet edilip teşekkür konuşması yaparken, (konuşmayı CHP kulisindeki ekrandan izleyen gazeteci Ardan Zentürk'ün aktardığına göre) CHP'lilerden epey laf yedi. CHP lideri Deniz Baykal'ın bu duruma misilleme olarak yanında merkez sağ politikaların muhalif isimlerinden İlhan Kesici ve örneğin Yaşar Okuyan'ı alıp geleceği sözü kulisi dalgalandırdı. Ama öyle olmadı. Baykal, tıpkı AKP grup salonu gibi dolup taşan CHP grup salonuna yanında grup başkanvekilleriyle geldi. Konuşmasında da CHP'nin son 4.5 yılda yaptıklarının ve hükümete yaptırmadıklarının bir dökümünü verdi. CHP'de de havalar bozukCHP kulisinde ciddi bir liste heyecanı vardı. Özellikle DSP ile güçbirliği ardından seçilme garantisi olan bazı kıymetli aday sıralarının baştan dolmuş olması, grup içinde belli bir baskılanmaya yol açmış görünüyor. CHP kulisinde bir de hazırlık var: AK Parti referandumu 22 Temmuz'da genel seçimle birlikte yapmak için yeni bir yasa değişikliği çabasına girerse bunu engellemek ve gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne taşımak amacıyla bu hazırlık. Tam bu noktada AKP kulisine dönmekte yarar var. Erdoğan'ın yeni vitriniyle birlikte gruba girmesinden az önce AKP grup başkanvekilleri Salih Kapusuz ve Sadullah Ergin ile ayaküstü sohbette ortaya çıkan şu: AKP Anayasa değişikliğini ikinci defa Meclis'ten geçirdikten sonra, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in veto edeceği üzerine kurmuş bütün hesaplarını. Yani hesaplar, referanduma gidileceği varsayımıyla yapılıyor. Yasalara göre, referandum yapılması için kararın üzerinden en az 120 gün geçmesi gerekiyor. AK Partililer, daha önce bu süreyi 40 güne indirecek bir yasa değişikliği ile, Erdoğan'ın söz verdiği gibi 22 Temmuz'da seçmenin önüne iki sandık koymayı planlıyorlardı. Oysa şimdi zaman sıkışması nedeniyle 40 gün de yeterli olmuyor. Dolayısıyla iradeyi hükümet ve Yüksek Seçim Kurulu'na bırakarak, neredeyse birkaç hafta içinde cumhurbaşkanlığı seçim usulü gibi bir konuyu referanduma sunmak istiyorlar. (Tabii bunun anlamı, Meclis'i neredeyse son gününe dek çalıştırmak olacak.) Ekime kadar bekleyip, kendilerini bu baskı altında belirsizliğe bırakmak istemiyorlar." Murat Yetkin

'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında

Bulgaristan'da gerçekleştirilen genel seçim kapsamında, yurt dışında yaşayan Bulgaristan Türkleri de sandık başına gitti. Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da seçim yoğunluğu dikkat çekti

19.04.2026 15:29:00
İhlas Haber Ajansı
'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında
'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında
Bulgaristan'da gerçekleştirilen genel seçim kapsamında, yurt dışında yaşayan Bulgaristan Türkleri de sandık başına gitti. Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da seçim yoğunluğu dikkat çekti.
Yaklaşık 6,5 milyon seçmenin bulunduğu ülkede oy verme işlemi sabah saat 07.00 itibarıyla başlarken, yurt dışında kurulan sandıklarda da aynı saatlerde oy kullanma süreci başladı. Merkez Seçim Kurulu'nun verilerine göre, Bulgaristan genelinde yaklaşık 12 bin sandık kurulurken, yurt dışında ise 55 ülkede 493 sandık seçmenlerin hizmetine sunuldu.
Bursa'da bulunan Bulgaristan Konsolosluğu'nda oy kullanmak isteyen Bulgaristan Türkleri ve soydaşları uzun kuyruklar oluşturdu. Görevliler tarafından kimlik kontrolleri yapılan çifte vatandaşlar, işlemlerinin ardından oylarını kullandı. Gün boyunca sandık bölgelerinde yoğunluğun devam etmesi bekleniyor.
Seçimlerde 14 siyasi parti ve 10 ittifak yarışırken, kamuoyu yoklamaları en az 5 siyasi oluşumun yüzde 4'lük seçim barajını aşabileceğini gösteriyor. Katılım oranının ise önceki seçimlere göre artarak yüzde 50-60 seviyelerine ulaşması bekleniyor.
240 sandalyeli parlamentoda hükümetin kurulabilmesi için en az 121 milletvekilinin desteği gerekirken, uzmanlar seçim sonrası koalisyon hükümetinin kaçınılmaz olabileceğini ifade ediyor.İHA

'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"

Panama bandıralı gemiye yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 500 milyon Türk lirası olan 106 kilogram kokain ele geçirildi

19.04.2026 08:09:00
İhlas Haber Ajansı
'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"
'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"
Panama bandıralı gemiye yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 500 milyon Türk lirası olan 106 kilogram kokain ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Panama çıkışlı bir gemide uyuşturucu madde bulunduğuna dair istihbari bilgiler üzerine İstanbul MİT Bölge Başkanlığı ve Jandarma birimleri harekete geçti. Söz konusu gemi, Türkiye karasularına giriş yaptıktan sonra Kocaeli açıklarında, İstanbul istikametine seyir halindeyken Sahil Güvenlik unsurları tarafından durduruldu. Sahil Güvenlik botları refakatinde Ambarlı Limanı'na çekilen gemide, narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla kapsamlı bir adli arama yapıldı. Konteynerler içerisinde gizlenmiş halde bulunan 106 kilogram kokain, güvenlik güçlerince imha edilmek üzere muhafaza altına alındı.

Bakan Gürlek: "Baronların kökünü kazıyacağız"

Operasyona ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, uyuşturucuyla mücadelede "Sıfır Tolerans" vurgusu yaptı. Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü iradesiyle ortaya koyduğu 'Zehir Tacirlerine Karşı Sıfır Tolerans' ilkemiz doğrultusunda; sokaklarımızı bu illetten temizlemeye, baronların kökünü kazımaya kararlıyız. Bu başarılı operasyonda emeği geçen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza, Sahil Güvenlik Komutanlığımıza, MİT Başkanlığımıza ve tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Zehir tacirlerine dünyayı dar edeceğiz!" dedi.

Adli süreç devam ediyor

Uluslararası uyuşturucu imal ve ticaretiyle mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonun ardından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli tahkikatın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Ele geçirilen uyuşturucunun miktarı ve piyasa değeri, son dönemde deniz yoluyla yapılan kaçakçılığa vurulan en büyük darbelerden biri olarak kayıtlara geçti.

Psikoterapiye dair güvenilir rehber


 
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

18.04.2026 21:34:00
MURAT ÇORBACI
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber

Psikoterapi kavramı günümüzde sıkça konuşulsa da ne olduğu, nasıl işlediği ve kimler için nasıl bir süreç sunduğu hâlâ pek çok kişi için belirsizliğini koruyor. Sosyal medyada, dizilerde ve gündelik söylemlerde sıkça yanlış ya da eksik biçimde temsil edilen psikoterapi; kimi zaman gizemli bir iyileşme vaadi, kimi zaman ise sıradan bir sohbet olarak algılanabiliyor. Bu bilgi kirliliği, terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı zorlaştırırken, ruh sağlığı alanında güvenilir kaynak ihtiyacını da her geçen gün artırıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

"Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu" belirsizliği gidermek ve doğru bilgiyi güvenilir bir çerçevede sunmak amacıyla hazırlandı. Kitap, terapinin ne gizemli bir sihir ne de sıradan bir sohbet olduğunu; bilimsel temellere dayanan, yapılandırılmış ve etik sınırlar içinde yürütülen bir süreç olduğunu ortaya koyarken, dizilerde, sosyal medyada ve gündelik sohbetlerde yer alan yanlış temsilleri de ele alarak terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı hedefliyor.

En çok sorulan sorulara net ve anlaşılır yanıtlar…

Alanında uzman psikologlar ve ruh sağlığı profesyonelleri tarafından kaleme alınan kitapta şu sorular bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor:
* Psikoterapi nedir, ne değildir?
* Kimler psikoterapisttir?
* Hangi terapi türleri vardır?
* Terapi sürecinde neler beklenmeli, neler beklenmemelidir?
Bunun yanı sıra; safsata terapiler, psikoterapinin etkili olduğu ve olmadığı durumlar, gizlilik ilkesi, psikolojik testlerin terapi sürecindeki yeri, aile, bağımlılık ve ilişkiler gibi başlıklar da kapsamlı biçimde inceleniyor.

Ruh sağlığı okuryazarlığını attırmayı hedefliyor

Toplumda ruh sağlığı okuryazarlığını artırmayı amaçlayan bu eser, psikoterapiyi tüm insani ve bilimsel yönleriyle görünür kılarak okuru kendi kendini tanıma yolculuğuna davet ediyor. Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu, terapiye başlamayı düşünenler için yol gösterici bir kaynak; terapi sürecinde olanlar için yaşadıklarını anlamlandırmaya yardımcı bir rehber; ruh sağlığı alanına ilgi duyan herkes için güvenilir bir başvuru kitabı niteliği taşıyor.

Türkiye'de kolon kanseri geç teşhis ediliyor

 
Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, Türkiye’de kolorektal kanser tanısının geç evrelerde konulduğuna işaret ederek, "Kanser geliştikten sonra erken evrelerde 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 90’larda iken, ileri evrelerde bu oran yüzde 12’lere düşmektedir" dedi.

18.04.2026 17:25:00
MURAT ÇORBACI
Türkiye'de kolon kanseri geç teşhis ediliyor
Türkiye'de kolon kanseri geç teşhis ediliyor

Türk Gastroenteroloji Derneği (TKD) Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, kolorektal kanserin tüm dünyada ve ülkemizde en sık görülen, ölüm oranlarında ise en üst sıralarda yer alan kanserlerden biri olduğunu belirterek, hastalığın insidans (sıklığı) ve mortalitesinin (ölüm oranı) coğrafi bölgelere göre değişiklik gösterdiğini ifade etti. Kolorektal kanserin tarama programları sayesinde önlenebilir bir tür olduğunu ve taramada en etkili yöntemin halen kolonoskopi tetkiki olduğunu vurgulayan Çekin, "Türkiye'de kolorektal kanser tanısı geç evrelerde konulmaktadır. Kanser geliştikten sonra erken evrelerde 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 90'larda iken, ileri evrelerde bu oran yüzde 12'lere düşmektedir. Bu nedenlerle asemptomatik bireylerde erken kanser taraması yapılması önemlidir" dedi.

Tanı ileri evrelerde konuluyor

Türkiye'deki hastaların yaklaşık üçte ikisine 3. aşama veya 4. aşama gibi geç evrelerde tanı konulduğunu hatırlatan Çekin, "Günümüzde kolorektal kanser tarama programlarının meme ve serviks kanseri taramaları kadar maliyet etkin olduğu bilinmektedir. Buna rağmen ülkemizde toplumsal bilinç halen yeterli düzeyde değildir. Son yıllarda Sağlık Bakanlığının çalışmaları ve basın yoluyla farkındalığın artması olumlu bir gelişmedir" diye belirtti.

Gençlerde de sıklıkla görülmeye başlandı

En büyük artışın 20-39 yaş grubunda olduğuna dikkat çeken Türk Gastroenteroloji Derneği Kolorektal Kanser ve Polip Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Levent Erdem, bu artışın nedenlerini; gençlerde artan obezite, fiziksel aktivite eksikliği, alkol, işlenmiş et tüketimi, sigara ve Batı tipi beslenme alışkanlıkları olarak sıraladı. TGD bünyesinde yaptıkları çok merkezli çalışmada tarama yaşının 45'e çekilmesi gerektiğini 2017 yılında belirlediklerini ve bu sonucun ABD ve Avrupa'da yapılan çalışmalarla teyit edildiğini belirten Erdem, "Ülkemizde yaptığımız çok merkezli bir çalışmada cinsiyet, sigara kullanımı, obezite ve aile hikayesine göre yeni bir risk puanlaması saptadık. Bu puanlamanın 50 yaştan genç asemptomatik kişilerin tarama kararında değeri bilimsel olarak kanıtlandı" dedi.

Başlıca risk faktörleri

Yeni risk skorlaması önerisini paylaşan Erdem, "Yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, aile hikayesi ve BMI verilerine göre hesapladığımız bu skoru 4 ve üzeri çıkan olgularda kolonoskopik tarama yapılmasını öneriyoruz. Özellikle kolorektal kanser taramasına 45 yaşında başlanmalıdır. 2022 yılında sunduğumuz çalışma sonuçları, 50 yaşından küçük olguların taranması için sistemimizin son derece yüksek oranda anlamlı olduğunu kanıtladı" ifadelerini kullandı. Türk Gastroenteroloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Nurdan Tözün de "Gençlerde kanser öncül lezyonlarının hızla artması çok ciddi bir sorundur. İlerleyen yıllarda genç kalın bağırsak kanserleri, ülkemiz ve dünya için çok daha ciddi bir sorun olmaya adaydır" diye konuştu. 

Taramada her 80 kişiden biri kanser çıkıyor

Türk Gastroenteroloji Derneği Kolorektal Kanser ve Polip Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Erdem Akbal da 24 ayrı merkezden gelen verileri paylaştı. Araştırma kapsamında kolonoskopi yapılan vakaların demografik özelliklerinden alkol alışkanlıklarına kadar her detayın incelendiğini belirten Akbal, "Kolonoskopik taraması yapılan olgularda polip sıklığı yüzde 27, kolon kanseri sıklığı ise yüzde 1.3 olarak saptandı" dedi. Türkiye verilerinin çarpıcı bir tablo ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Erdem Akbal, "Ülkemizde 50 yaştan düşük olguların kolonoskopi taramasında yaklaşık her 3 olgudan 1'inde polip veya kanser, her 5 olgudan 1'inde ise kanser öncüsü adenomatöz polip saptanmaktadır" diyerek taramanın önemini bir kez daha vurguladı.

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi

18.04.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi.

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.



İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden 2'si geçtiğimiz gün tutuklanarak cezaevine sevk edilmişti. Adliyeye ifadeleri alınan şüphelilerden C.Y., F.G. N.A. ve C.A. da tutuklanmış ve tutuklu sayısı 6'ya yükselmişti.

Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, Uğurcan A. ve Zeinal'ın eski polis olan üvey babası Engin Yücer'in savcılıktaki sorgusu tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Abakarov ve Yücer tutuklandı, Uğurcan A. yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Böylece soruşturmada tutuklu sayısı 8'e çıktı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile o dönem korumalığını yapan Şükrü E.'nin savcılıktaki sorgusu sürüyor.

Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler


 
Kalp vücudun en önemli parçası…Doğduğumuz andan itibaren bir saniye bile mola vermeyen bu muazzam motor, aslında sandığımızdan çok daha hassas. Genelde o 'tekleyene' kadar varlığını unutuyoruz ancak kalbimiz bize her gün, her öğünde ve attığımız her adımda bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
 

18.04.2026 02:24:00
MURAT ÇORBACI
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, kalp sağlığına dikkat etmek için devamlılık gerektiğini vurguluyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, kalbimizi korumanın yolunun mutfağımızdan, ayakkabı dolabımızdan ve zihnimizdeki huzurdan geçtiğini gösteriyor. Kalp sağlığı sadece yaşlılıkta düşünülecek bir konu değil; bugün attığımız küçük bir adım, yarınki 'en büyük hayat sigortamız' haline geliyor. Hastalık kapıyı çalmadan önlem almak, işin en önemli sırrı.  "Benim kalbim sağlam" deyip geçmemek gerekiyor. Hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle kalbinizi yormadan, daha enerjik bir ömür sürebilirsiniz.

Kalbin kuralları

Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy'a göre 10 altın kurala dikkat etmek gerekiyor. İşte o kurallar...

1. Sofradan renk eksik olmasın: Paketli gıdalar yerine pazar tezgahından beslenin. Zeytinyağı baş tacınız olsun, yeşilliği sofranızdan eksik etmeyin.
2. Üşenmeyin, hareket edin: İlla spor salonuna gitmek şart değil. Her gün yarım saat tempolu bir yürüyüş yapmak, kalbin pasını siler.

3. Tuzluğu masadan kaldırın: Yemeğin tadına bakmadan tuz atmak en büyük düşmanımız. Tansiyonu zıplatmamak için tuzu hayatınızdan yavaş yavaş çıkarın.
4. Kilonuz yük olmasın: Fazla kilolar sadece dış görünüşü değil, en çok kalbinizi yorar. Kalbiniz o yükü taşırken çok zorlanıyor, ona acıyın.

5. Sigarayla vedalaşın: Kalbe en büyük ihanet sigaradır. Damarları tıkayıp kalbi nefessiz bırakır. Kendiniz ve sevdikleriniz için bu zehri bırakın.
6. Kafaya takmamaya çalışın: Biliyoruz hayat zor ama stres kalbi doğrudan vuruyor. "Can boğazdan gelir" derler ama "can huzurdan gider." Biraz sakin kalmak kalbe ilaç gibidir.

7. Uykunuzu alın: Vücudun dinlendiği tek yer uyku. Günde 7-8 saat uyumaya çalışın ki kalbiniz bir sonraki güne zinde başlasın.
8. Şekerden kaçın, tatlıyı meyveden alın: Şekerli içecekler ve ağır tatlılar damarların en büyük düşmanı. Canınız tatlı çektiğinde bir meyveyle geçiştirmeye alışın.

9. "Bir şeyim yok" demeyin: Doktora gitmek için illa ağrınızın olması gerekmez. Arada bir gidip kalbinizin sesini dinletin, 'makine' ne durumda bir bakın.
10. Rakamlarınızı bilin: Tansiyonunuz kaç, şekeriniz ne durumda? Kendi değerlerinizi bilirseniz, vücudunuzun verdiği sinyalleri daha iyi anlarsınız. RECEP BAHAR

Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu

Isparta'da sabah saatlerinden itibaren kayıp olarak aranan lise öğrencisi 16 yaşındaki Feyza Keskin, akşam saatlerinde boş bir binanın önünde hareketsiz halde bulundu. Yapılan incelemede genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi

18.04.2026 01:34:00 / Güncelleme: 18.04.2026 06:38:03
İHA
Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu
Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu
Olay, Deregümü mevkii Muzaffer Türkeş Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sabah saatlerinden itibaren kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza Keskin, en son saat 11.30 sıralarında Gölcük Yolu üzerinde bulunan Asri Mezarlık ile Mahrukatçılar Sitesi civarında elektrikli bisikletiyle ilerlerken görüldü. Bu saatten sonra kendisinden haber alınamadı.

Ekipler tarafından yürütülen arama çalışmaları sonucunda Keskin, akşam saatlerinde boş bir binanın önünde hareketsiz halde bulundu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Feyza Keskin'in hayatını kaybettiği belirlendi.

Keskin'in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Isparta Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.



Başımız sağ olsun



Konu ile ilişkin Isparta Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak taziye mesajı yayınladı. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, '' Isparta Süleyman Demirel Fen Lisesi 10. sınıf öğrencimiz Feyza Keskin'in ölümü haberini üzüntüyle öğrendim. Öğrencimize Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır diliyorum. Başımız sağ olsun'' ifadeleri yer aldı.

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Devlet Hastanesi'nin Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir Bursa'da gözaltına alındı. Özdemir Tunceli'de İl Sağlık Müdürlüğü görevinde de bulunmuştu

17.04.2026 23:12:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden E.E., G.E., S.G., S.Ö. dün adliyeye sevk edilmiş, G.E. ile E.E. tutuklanırken S.G. ile S.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İl Jandarma Komutanlığında işlemleri tamamlanan 9 şüpheliden 7'si bugün adliyeye sevk edildi.

Soruşturma kapsamında oğlu gözaltında bulunan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel hakkında, iddialarla ilgili olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılmış ardından açığa alınmıştı. Elazığ'da bulunan Tuncay Sonel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Son olarak dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi kadın doğum uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü Kom şube müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Özdemir'in Tunceli'ye gönderileceği öğrenildi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Çağdaş Özdemir, 2018 ve 2021 yılları arasında Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi, 2022 yılına kadar ise Tunceli İl Sağlık Müdürü olarak görev yapmıştı.

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi

17.04.2026 15:26:00
İhlas Haber Ajansı
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi.
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, yazılı değerlendirmesinde, Orta Doğu'nun çatışmadan barışa geçiş açısından kritik bir süreçten geçtiğini ve barış için bir fırsat penceresi oluştuğunu ifade etti. Çin'in bölgede her zaman objektif ve adil bir tutum benimsediğini vurgulayan Büyükelçi Jiang, tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunduklarını kaydetti.
Jiang, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukuka bağlılık ve kalkınma ile güvenlik arasında denge ilkelerine dayandığını belirtti.

Barış içinde bir arada yaşama vurgusu
Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin birbirinden ayrılamayacak komşular olduğunu ifade eden Jiang, tarih boyunca yaşanan çatışmaların hiçbir ülkenin tek başına güvenli olamayacağını gösterdiğini aktardı.
Jiang, Çin'in bölge ülkeleri arasında uzlaşıyı desteklediğini ve iş birliğine dayalı, sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin kurulmasını teşvik ettiğini kaydetti.

"Egemenlik ihlal edilemez"
Ulusal egemenliğin tüm ülkeler için temel bir ilke olduğunu belirten Jiang, İran dahil bölgedeki tüm ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Jiang, hegemonya anlayışının terk edilmesi ve Birleşmiş Milletler ilkelerine dönülmesinin, bölgede kalıcı barışın önünü açacağını ifade etti.

Uluslararası hukuk ve BM vurgusu
Uluslararası hukukun seçici şekilde uygulanmasına karşı çıkan Jiang, büyük güçlerin askeri üstünlüklerine dayanarak keyfi müdahalelerde bulunmaması gerektiğini belirtti.
Çin'in, BM merkezli uluslararası sistemi ve hukuk temelli düzeni kararlılıkla savunduğunu dile getiren Jiang, küresel ilişkilerde normların korunmasının önemine işaret etti.

Kalkınma-güvenlik dengesi
Güvenliğin, kalkınmanın temeli olduğunu ifade eden Jiang, Orta Doğu'nun enerji kaynakları ve ticaret yolları açısından küresel öneme sahip olduğunu vurguladı.
Bölge ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanmasının barışın kalıcılığı açısından kritik olduğunu belirten Jiang, Çin'in bu süreçte iş birliğini sürdüreceğini kaydetti.

Diplomatik temaslar sürüyor
Çin'in diplomatik çabalarına da değinen Jiang, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Türkiye dahil birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla yoğun temas yürüttüğünü bildirdi. Çin'in Birleşmiş Milletler ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda ateşkes, diyalog ve müzakere süreçlerini desteklediğini aktaran Jiang, bu çabaların uluslararası toplum tarafından takdir edildiğini ifade etti.

Türkiye ile ortak yaklaşım
Jiang, Türkiye ile Çin'in Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin tutumlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın yapılan askeri müdahalelere karşı çıktığını kaydetti. Çin'in, Türkiye'nin ateşkes ve siyasi çözüm yönündeki çabalarını takdir ettiğini ifade eden Jiang, iki ülkenin Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.İHA

Antalya Diplomasi Forumu başladı

5. Antalya Diplomasi Forumu bugün başladı. 17-19 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da toplanan dünya liderleri, Orta Doğu ateşkesinden küresel belirsizliklere kadar kritik konuları masaya yatıracak

17.04.2026 12:38:00
Eyüp Kabil
Antalya Diplomasi Forumu başladı
Antalya Diplomasi Forumu başladı
Antalya'nın mavi suları ve tarihi dokusu bu yıl da dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde başlayan Antalya Diplomasi Forumu, Orta Doğu'daki ateşkes umutlarıyla birleşince küresel diplomasinin yeni merkezine dönüştü. Peki bu forumdan neler çıkacak?

Forumun ilk günü liderler bir araya geliyor

Bugün kapılarını açan forumda, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Erdoğan'la yaptığı görüşme dikkat çekti. İki lider, Kıbrıs meselesinden enerji işbirliğine kadar kritik konuları masaya yatırdı. Forumun açılış oturumunda Erdoğan, "Diyalog ve barışın diliyle konuşuyoruz" mesajını verdi.

Yüzlerce diplomat, bakan ve düşünce liderinin katılımıyla devam eden etkinlik, özellikle Orta Doğu'daki son gelişmelerle daha da önem kazandı. İsrail-Lübnan 10 günlük ateşkesinin hemen ardından toplanan forum, bölgedeki gerilimin azaltılması için yeni fırsatlar sunuyor.

İran, Gazze ve enerji güvenliği ana gündem

Forum katılımcıları, Trump'ın İran'la olası kalıcı anlaşma sinyallerini yakından takip ediyor. Birçok uzman, Antalya'nın bu süreçte arabuluculuk rolü üstlenebileceğini belirtiyor. Türkiye'nin hem Batı hem Doğu ile köprü görevi görmesi, forumu benzersiz kılıyor.

Ayrıca enerji koridorları, göç krizi ve yapay zeka gibi küresel meseleler de masada. Avrupa'dan Asya'ya geniş bir coğrafyadan gelen temsilciler, "Yeni dünya düzeninde Türkiye'nin yeri neresi?" sorusuna yanıt arıyor.

İş dünyası da forumda

Sadece siyaset değil, ekonomi de ön planda. Türk iş dünyasının önde gelen isimleri, uluslararası yatırımcılarla ikili görüşmeler yapıyor. Özellikle savunma, yenilenebilir enerji ve turizm alanlarında yeni işbirliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor.

Antalya Diplomasi Forumu, pandemi sonrası dönemde Türkiye'nin "yumuşak güç" diplomasisini en güçlü şekilde gösterdiği platformlardan biri haline geldi.

Barışa katkı mümkün mü?

Uzmanlar, bu forumun sadece konuşmalardan ibaret kalmayacağını, somut adımlar atılabileceğini söylüyor. Özellikle Lübnan ateşkesinin uzatılması ve Gazze'deki insani krizin hafifletilmesi için Türkiye'nin önerileri masada olacak.

Antalya'nın palmiyeleri altında yürütülen bu görüşmeler, belki de yıllardır beklenen bölgesel barışın ilk adımlarını içerebilir. Dünya, Türkiye'nin ev sahipliğindeki bu forumdan çıkacak sonuçları merakla bekliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.