logo
03 TEMMUZ 2026

AKP'li Bayraktar'a istifa çağrısı

10.09.2004 00:00:00
 
BTP MYK üyesi Koç, milletvekili dokunulmazlığını ve iktidar nüfuzunu kullanarak hukukdışı yollarla BTP Gençlik Kolları Genel Başkanı'nın cenazesini varislerinden kaçırma ve cenaze sahiplerini linç etme girişimindeki grubun önünde ve içinde bulunan AKP'li Nusret Bayraktar'ı istifaya davet etti

Bağımsız Türkiye Partisi MYK üyesi Mehmet Emin Koç, BTP Gençlik Kolları Genel Başkanı Lütfullah Dereci'nin vefatı sebebiyle başta yaralı eşi olmak üzere yakınlarına ve BTP camiasına taziyetlerini sunması gerekirken, cenazeye katılmak üzere uçakla Trabzon'a giden BTP Genel Başkan Yardımcısı Ali Gedik'i linç etme ve cenazeyi varislerinden hukukdışı yollarla kaçırma teşebbüsünde bulunan grubun içinde ve önünde bulunan AKP Milletvekili Nusret Bayraktar'ı istifaya çağırdı. Koç, BTP Genel Başkan Yardımcısı Ali Gedik beyin, BTP Gençlik Kolları Başkanı'nın cenazesine katılmak ve merhumun eşi olan yeğeninin yaralarını sarmak üzere Trabzon'a ulaştığında, havaalanı çıkış kapısında Nusret Bayraktar'ın da içinde bulunduğu organizeli grubun saldırısına uğramasını şiddetle kınadığını belirtti.

Bayraktar, başsağlığında bulunma nezaketinden dahi yoksun...

BTP MYK üyesi Koç, "Bir milletvekili olarak Nusret Bayraktar'a yakışan, öncelikle merhumun eşine ve BTP camiasına taziyetlerini sunmaktı; böyle bir başsağlığı nezaketinde dahi bulunmadı. Bilakis AKP'li Bayraktar, cenazenin sahibi olan merhumun eşinin elinden, hukukdışı yollarla cenazesini almak ve Ardeşen'e kaçırmak üzere organize olan grubun akşama kadar içinde ve önünde olmuş, havaalanında konuşlanmıştır. Bir milletvekili olarak Nusret Bayraktar'a yakışan, iktidar ve milletvekili nüfuzunu merhumun eşinin ve BTP camiasının acısını azaltmaya ve yarasını kapatmaya yönelik olarak kullanmaktı; kendisinden maalesef böyle bir zerâfet sadır olmadı. Bilakis Bayraktar, 16:50 uçağıyla yeğeninin beyi ve partisinin Gençlik Kolları Başkanı olan merhum Dereci'nin cenazesine katılmak üzere Trabzon'a gelen acılı BTP Genel Başkan Yardımcısı Ali Gedik beyi tartaklama ve linç etme teşebbüsündeki grubun içinde ve önünde olmuştur. İşin enteresan tarafı, Nusret Bayraktar'ın, bütün bu hukuk ve insanlıkdışı organizasyon ve provokasyonların içinde olmasını gerektirecek tarzda merhum Dereci'yle bir yakınlığı ve akrabalığı da yoktur. Bu linç girişimi ve milletvekili nüfuzunu kullanarak oluşturulan hukukdışı teşebbüsler basit bir skandal değil; Bayraktar'ın istifasını ve iktidarın da milletvekili dokunulmazlığı hususunu yeniden gözden geçirmesini gerektirecek büyük bir skandaldır" dedi.

Zaman gazetesinin

fobilerle örülü yalanları

Kayınpederi olan Ali Gedik beyi almak üzere havaalanı giriş kapısına gelen ve Ardeşenli grubun üzerine çullandıkları Osman Baş'la ilgili "cenazeyi kaçıracaktı" türünden yalan ve iftira dolu bir haberin AKP'li Bayraktar ve Zaman gazetesi tarafından ortaklaşa hazırlanmasına da değinen BTP MYK üyesi Koç, "Osman Baş, BTP Genel Başkan Yardımcısı Ali Gedik beyin damadıdır, 16:50 uçağıyla gelen kayınpederini almak üzere havaalanına gitmiştir. Cenaze ise aynı gece 02:00'de Trabzon'a ulaşmıştır, acılı eşi Melek hanım tarafından bizzat teslim alınmış, merhumun vasiyeti ve eşinin talebi doğrultusunda Şehitlik Tepesi mezarlığına defn edilmiştir. Merhumun eşi Melek hanım da Ali Gedik beyin yeğenidir. Burada bir kaçırma teşebbüsü varsa, o da, cenaze ile yakından uzaktan alakası olmayan AKP'li Nusret Bayraktar ve onun etrafına kümelenip linç girişiminde bulunan grubun teşebbüsüdür. AKP'li Bayraktar, olayların bizzat içinde olmasına ve gelişmeleri çok iyi bilmesine rağmen ahbap-çavuş ilişkisi içinde oldukları Zaman gazetesine verdiği beyanat ve ürettirdiği yalan ve iftira dolu haber de en az BTP Genel Başkan Yardımcısı'na yönelik linç girişimi kadar ciddi bir skandaldır. Bayraktar'ın katkılarıyla Zaman'ın tezgahladığı bu masabaşı yalan ve iftira dolu haberi, acılı bir ölümün, halkın teveccühünü kazanmış ve Türkiye'yi kurtarmaya ve projesi ve programıyla iktidar olmaya tek aday olarak gördüğü BTP'ye yönelik nasıl bir siyasi linç projesine dönüştürülmeye çalışıldığının en büyük göstergesidir. Bu yalan haber, halkımızın teveccühüne mahzar olan BTP'nin milli iktidarının ayak seslerinden korkanların fobileriyle örülüdür. Bu bayağılık, aynı zamanda insanlık dışı bir ayıptır" dedi.

Dokunulmazlık hukuk dışı ayrıcalık tanımaz

Milletvekili dokunulmazlığı ve iktidar nüfuzunun hiç kimseye hukuk ve insanlık dışı ayrıcalık tanımadığını belirten BTP MYK üyesi Koç "Türkiye, bir hukuk devletidir, tarihten bugüne insanlık ve medeniyetin beşiğidir; Patagonya değildir. Dolayısıyla milletvekili dokunulmazlığı, hiç kimseye, bir başkasının cenazesini varislerinden kaçırma hakkı ve yetkisini tanımaz. Milletvekili dokunulmazlığı ve iktidar nüfuzu, hiç kimseye, partisinin Gençlik Kolları Başkanı'nın cenazesine giden ve yeğeni olan eşinin yaralarını sarmaya koşan bir Genel Başkan Yardımcısı'nı linç etme girişimindeki grubun öncüsü ve sözcüsü olma hakkı tanımaz. Milletvekili dokunulmazlığı ve iktidar nüfuzu, ahbap-çavuş ilişkisi içindeki gazetelere yalan ve iftira dolu haber ürettirme yetkisi ve hakkı vermez. Milletvekili dokunulmazlığı ve siyasi nüfuz, kayınpederi olan Genel Başkan Yardımcısı Ali Gedik beyi havaalanından almak üzere giriş kapısında bekleyen masum bir insanın üzerine çullanıp, 6-7 saat sonraki uçakla gelen cenazeyi kaçıracaktı diye yalan haber yaptırma hakkı ve yetkisi tanımaz. Milletvekili dokunulmazlığı, bütün hukuk ve insanlık dışı girişimlerden madara olup eliboş çıkmayı, acılı ölümü yandaş medya vasıtasıyla, 'ben olmasaydım şu kadar adam ölürdü' türünden olayları çarpıtmalarla telafi etme hakkı ve yetkisi tanımaz. O halde TBMM, AKP grubu, CHP grubu ve ilgili Başsavcılıklar, AKP'li Nusret Bayraktar'ın dokunulmazlığının kaldırılması için gerekli girişimlerde bulunmalı, Nusret Bayraktar da derhal istifa etmelidir" şeklinde konuştu.

Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması

Büyük şehirlerin ışık kirliliğinden kaçan milyonlarca insan, Samanyolu'nu ve kuyruklu yıldızları görebilmek için yollara düşüyor. Lüks oteller ışıklarını söndürürken, seyahat acenteleri "Karanlık Gökyüzü Parkı" turları satıyor

02.07.2026 21:00:00
Eyüp Kabil
 
Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması
Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması
Küresel seyahat endüstrisi, deniz, kum ve güneş üçlüsünden sıkılan modern gezginler için rotayı gökyüzüne çevirdi. Dijitalleşme ve şehirleşmeyle birlikte yapay ışıkların altında gökyüzünü kaybeden insanlık, artık tatil planlarını yıldızların en net göründüğü rotalara göre yapıyor. Turizm raporları, "Astro-Turizm" (Gök Turizmi) veya "Karanlık Gökyüzü Turizmi" olarak adlandırılan bu yeni seyahat akımının, sektörün en hızlı büyüyen niş alanlarından biri haline geldiğini gösteriyor.

Outside Online'ın seyahat trendleri analizlerine göre; çıplak gözle yıldız gözlemi, gece safarileri, astro-fotoğrafçılık turları ve gece treni yolculukları, insanların hayatın temposunu yavaşlatma arzusuna doğrudan hitap ediyor. Özellikle bu yaz Avrupa hattında gözlemlenecek olan tam güneş tutulması gibi büyük gök olayları, İzlanda ve Kuzey İspanya gibi serin destinasyonlara olan seyahat talebini şimdiden zirveye taşımış durumda.

'Starlight' destinasyonları yükselişte

Astro-turizmin büyümesi, sadece amatör astronomları değil, büyük otel zincirlerini ve yerel yönetimleri de harekete geçirdi. Dünyanın yapay ışıklardan en uzak ve atmosfer kalitesi en yüksek bölgeleri, uluslararası kuruluşlardan "Karanlık Gökyüzü Parkı" veya "Starlight Destinasyon" sertifikası alabilmek için yarışıyor. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen 2026 Turizm Liderleri Ödülleri'nde Portekiz'deki Dark Sky Alqueva bölgesinin birinci seçilmesi, bu alandaki kurumsallaşmanın en net örneği olarak gösteriliyor.

Acenteler; profesyonel teleskoplar, astronom rehberliği ve astro-fotoğrafçılık eğitimlerini içeren özel paket turlar hazırlıyor. Geleneksel beş yıldızlı oteller konsept değiştirerek odalarının çatılarını cam kubbeye dönüştürürken, kamp ve glamping (lüks çadır) alanları ise geceleri tüm çevre aydınlatmalarını kapatarak misafirlerine "yıldız banyosu" deneyimi sunuyor.

Türkiye'nin yaylaları doğal gözlemevine dönüşüyor

Işık kirliliğinin küresel bir sorun haline gelmesi, coğrafi avantajları yüksek olan ülkeler için yeni bir ekonomik kazanç kapısı aralıyor. Sektörel akademik çalışmalar ve saha raporları, Türkiye'nin yüksek rakımlı yaylalarının ve kırsal alanlarının astro-turizm açısından çok yüksek bir potansiyel barındırdığını ortaya koyuyor.

Özellikle Tokat'ın Dumanlı ve Batmantaş yaylaları, Akdeniz'in Toros dağları ve Karadeniz'in ışık kirliliğinden uzak yüksek bölgeleri, gökyüzü fotoğrafçılarının ve kampçıların yeni gözdesi haline geldi. Uzmanlar, sürdürülebilir turizm politikaları ve doğru tanıtım stratejileriyle kırsal bölgelerin, ekolojik dengeyi bozmadan astro-turizm sayesinde kalkınabileceğini vurguluyor. Çıplak gözle Samanyolu galaksisini izleme deneyimi, artık kitle turizminin yerini alan en lüks seyahat alternatifi olarak kabul ediliyor.

Öğrenci affı TBMM Başkanlığına sunuldu

AK Parti, yükseköğretim sisteminde köklü düzenlemeler içeren ve kamuoyunun merakla beklediği öğrenci affı maddelerini de barındıran 28 maddelik kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Teklife göre, daha önceki af fırsatlarından yararlanmamış olmak kaydıyla üniversitelerden ilişiği kesilen tüm ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerine 2026-2027 eğitim-öğretim yılında okullarına geri dönme imkanı tanınacak. Yasalaşma sürecinin ardından hak sahiplerinin 4 ay içinde ilgili üniversitelere başvuru yapması gerekecek

02.07.2026 20:50:00
Haber Merkezi
 
Öğrenci affı TBMM Başkanlığına sunuldu
Öğrenci affı TBMM Başkanlığına sunuldu
Meclis'te düzenlediği basın toplantısıyla teklifin detaylarını açıklayan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, düzenlemede tek bir ana kriter belirlediklerini vurguladı. Son olarak Temmuz 2022'de yapılan af düzenlemesinin ardından ilk kez bu kadar geniş kapsamlı bir adım atıldığını belirten Zengin, şartları sağlayan tüm öğrencilerin eğitim sürelerinin ve üniversiteyi bitirme haklarının uzatılacağını ifade etti.

İlk etapta halihazırda doğrudan 40 bin kişinin aftan faydalanabileceği tespit edilse de başvuru sürecinde bu sayının çok daha yüksek seviyelere ulaşması bekleniyor.

Ağır suçlar ve iltisaklı olanlar kapsam dışı

Eğitim hakkını yeniden kazandırmayı amaçlayan af düzenlemesinde güvenlik ve hukuki hassasiyetler üst sınırda tutuldu. Kanun teklifine göre şu suçlardan hüküm giyenler veya ilişiği kesilenler aftan kesinlikle yararlanamayacak:

• Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olanlar,

• Kasten öldürme, işkence ve cinsel saldırı suçluları,

• Çocukların cinsel istismarı ve uyuşturucu ticareti yapanlar,

• Akademik hırsızlık (intihal) suçundan ceza alanlar.

Sahte diplomaya hapis, paralı tez ofislerine kapatma cezası

Sunulan 28 maddelik paket sadece öğrenci affıyla sınırlı kalmayıp, yükseköğretim kalitesini artıracak ve usulsüzlüklerin önüne geçecek çok katı yaptırımlar da getiriyor.

Kamuoyunda sıklıkla tartışılan paralı tez, makale, kitap yazan veya proje hazırlayan ofis ve bürolara yönelik ağır cezalar geliyor. Bu ticareti sürdüren akademisyenlerin adli para cezasının yanı sıra üniversitelerinden ilişikleri kesilecek.

Türkiye'de izinsiz ve mevzuata aykırı şekilde faaliyet gösteren kaçak yabancı yükseköğretim kurumları engellenecek. Sahte diploma ve sertifika düzenleyenlere hapis cezası uygulanacak.

Mali yapısı bozulan vakıf üniversitelerinin garantör üniversitelere devredilme süreçleri netleştirilirken; mevzuata aykırılık halinde uyarıdan faaliyet izninin kaldırılmasına kadar giden kademeli cezalar kanuna ekleniyor. Ayrıca yapılacak bir vergi düzenlemesiyle vakıf üniversitelerindeki tam burslu öğrenci sayısının artırılması hedefleniyor.

Devlet üniversitelerine, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim ve program açabilme yetkisi tanınıyor. Böylece hem yerel öğrenciler eğitilebilecek hem de Türkiye'deki öğrenciler buralardan faydalanabilecek.

Meclis tatile girmeden yasalaşacak

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, kanun teklifinin öncelikli olarak TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda görüşüleceğini açıkladı. Zengin, Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi nedeniyle önümüzdeki hafta çalışmalarına ara verecek olan Meclis'in, zirve sonrasındaki süreçte çalışarak parlamento tatile girmeden önce bu teklifi kanunlaştıracağını müjdeledi.

İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi

Bilim kurgu filmleri gerçek oluyor. "Fiziksel Yapay Zeka" (Physical AI) dönemiyle birlikte insansı robotlar, sadece fuarlarda şov yapan prototipler olmaktan çıkarak üretim hatlarında tam zamanlı mesaiye başladı

02.07.2026 18:30:00
Eyüp Kabil
 
İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi
İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi
Teknoloji dünyası, yapay zekanın sadece bilgisayar ekranlarında veya sohbet pencerelerinde kaldığı dönemi geride bırakıyor. Uzun süredir laboratuvarlarda test edilen ve yürümekte dahi zorlanan insansı robotlar (humanoidler), "Bedenlenmiş Yapay Zeka" (Embodied AI) teknolojisindeki devrimsel gelişmelerle birlikte artık gerçek dünyada, endüstriyel üretim hatlarında ve hatta evlerde kendilerine yer bulmaya başladı [indyturk.com].

Finans devlerinin raporlarına göre, küresel yapay zeka yatırımlarının yeni odağı olan fiziksel robotik pazarı, Goldman Sachs'ın güncel analizlerinde 2035 yılına kadar 38 milyar dolarlık devasa bir pazar hacmine ulaşacağını öngörüyor [trthaber.com]. Küresel pazardaki bu büyüme, özellikle gelişmiş çevre algısı, fabrikalara hızlı entegrasyon yeteneği ve ev tipi asistan modellerine yönelen yatırımlarla hız kazanıyor.

Fabrikalarda "kusursuz" robot vardiyası

Bu dönüşümün en somut ve çarpıcı örneği geçtiğimiz günlerde Çin'de yaşandı. Şanghay merkezli teknoloji girişimi Agibot tarafından geliştirilen insansı robotlar, Nanchang kentindeki bir fabrikada 6 gün boyunca kesintisiz olarak gerçek bir üretim hattına dahil edildi. Canlı yayınlanan bu tarihi denemede robotlar, kalite kontrol ve malzeme taşıma gibi 60 binden fazla endüstriyel görevi yüzde 99,99 gibi kusursuza yakın bir başarı oranıyla tamamlamayı başardı.

Sektör temsilcileri bu gelişmenin bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, artık temel sorunun "Bir robot ne yapabilir?" aşamasından, "Gerçek çalışma ortamlarında nasıl değer yaratabilir?" aşamasına geçtiğini belirtiyor. Robotların fabrikalardaki geleneksel makineler gibi sadece tek bir göreve programlanmadığı; gelişmiş Görme-Dil-Eylem (VLA) modelleri sayesinde çevrelerini algılayıp tıpkı bir insan işçi gibi dinamik kararlar alabildiği ifade ediliyor.

Evlerde "duygusal eşlik" dönemi başlıyor

İnsansı robotların tek hedefi ağır sanayi veya lojistik sektörü değil. Teknolojinin bir diğer ayağı doğrudan oturma odalarımıza hitap ediyor. Robotik üreticileri, ev içi kullanım için tasarladıkları yeni nesil modelleri birer birer piyasaya sürüyor. UBTECH Robotics firmasının tanıttığı U1 serisi gibi "duygusal yapay zeka" ile donatılmış robotlar, kullanıcısının ses tonunu ve yüz ifadelerini analiz ederek ruh haline uygun yanıtlar verebiliyor.

Öte yandan, 1X Technologies firmasının 20 bin dolar etiketle ön siparişe açtığı NEO modeli de ev işlerine yardımcı olmak üzere tasarlanan ve tüketiciyle doğrudan buluşmaya hazırlanan en güncel örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

İstihdam ve güvenlik tartışmaları kapıda

Teknolojideki bu baş döndürücü hız, küresel çapta yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Uluslararası Robotik Federasyonu (IFR) verilerine göre robotlar, özellikle gelişmiş ülkelerdeki iş gücü açığını kapatmak için harika birer müttefik olarak görülüyor. Örneğin Japonya, azalan nüfus ve iş gücü krizine karşı 2040 yılına kadar 10 milyon robotu iş gücüne dahil etmeyi planlıyor.

Ancak madalyonun diğer yüzünde siber güvenlik riskleri, kişisel verilerin gizliliği ve robotların geleneksel iş kollarındaki mavi yaka çalışanların yerini alması durumunda oluşabilecek kitlesel işsizlik korkusu yer alıyor. Şurası kesin ki, dijital dünyada doğan yapay zeka, artık tamamen etten ve kemikten oluşan dünyamızın sokaklarına, fabrikalarına ve evlerine kalıcı olarak adım atıyor.

BTP Gençlik Kampı yarın başlıyor

BTP kurucusu merhum Prof. Dr. Haydar Baş döneminden beri sürdürülen geleneksel Yaz Gençlik Kampı, Genel Başkan Hüseyin Baş'ın katılımıyla 3-5 Temmuz tarihlerinde Afyonkarahisar'da gerçekleştirilecek. Kampta eğitimler, yarışmalar ve teşkilat toplantıları düzenlenecek

02.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
BTP Gençlik Kampı yarın başlıyor
BTP Gençlik Kampı yarın başlıyor
Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) geleneksel hâle gelen Yaz Gençlik Kampı başlıyor.

Afyonkarahisar'da gerçekleştirilecek kamp, 3-5 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek.

Türkiye'nin dört bir yanından teşkilat mensupları ve gençlerin katılacağı kampta eğitim seminerleri, teşkilat toplantıları, yarışmalar ve gençlik şöleni gerçekleştirilecek. Kampın onur konuğu ise BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş olacak.

"Gençlerimizle buluşacağız, hasbihal edeceğiz"

Kampa ilişkin sosyal medya hesabından videolu bir paylaşım yapan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, şu ifadeleri kullandı:

"Kurulduğumuz günden beri 25 yıldır devam eden Bağımsız Türkiye Partisi Geleneksel Yaz Gençlik Kampı bu yıl da Afyonkarahisar'da gerçekleştirilecek. Gençlerimizle buluşacağız, hasbihal edeceğiz, teşkilatımızı daha da güçlendireceğiz. Şimdiden hayırlı olsun."



"Seminerler, oyunlar, yarışmalar ve şölenlerle dolu dolu bir program"

BTP Genel Merkezi'nin yaptığı videolu paylaşımda ise şu ifadelere yer verildi:

"Geleneksel Gençlik Kampımız yarın başlıyor! 3-4-5 Temmuz'da; seminerler, oyunlar, yarışmalar ve şölenlerle dolu dolu bir program bizi bekliyor. Türkiye'nin dört bir yanından gelen Bağımsız Türkiyeli gençler, Genel Başkanımız Hüseyin Baş ile bu kampta bir araya gelerek hem Türkiye'nin geleceğini konuşacak hem de gençliğin enerjisini ve coşkusunu tüm ülkeye yayacak."

BTP'nin 2026 Yaz Gençlik Kampı'yla ilgili organizasyon komitesinde yer alan Genel Başkan Yardımcıları Zeki Garaçoğlu ve Fatih Akburak da değerlendirmelerde bulundu.

"Geleceği planladığımız önemli bir kamp"

Genel Başkan Yardımcısı Zeki Garaçoğlu, BTP gençlik kamplarının sadece bir sosyal etkinlik olmadığını belirterek şunları söyledi:

"BTP kampları aslında Türkiye'nin meselelerinin konuşulduğu büyük bir platform olarak değerlendirilebilir. Bu kampta bağımsız Türkiye idealinin nasıl inşa edileceği konusunda çok önemli toplantılar yapılıyor, Milli Ekonomi Modeli konuşuluyor ve ülkenin sorunlarına çözümler üretiliyor. BTP kampı aynı zamanda geleceği planladığımız önemli bir organizasyondur."

"Hem eğiten hem eğlendiren bir kamp olacak"

BTP Gençlik Kolları Başkanı Fatih Akburak ise bu yılki kampın yine dolu dolu geçeceğini ifade ederek şunları söyledi:

"Bu yıl da enerjisi yüksek, dopdolu, hem eğiten hem de eğlendiren çok güzel bir kamp gerçekleştireceğiz. Kampımız cuma günü başlayacak ve pazar günü Genel Başkanımız Sayın Hüseyin Baş'ın yapacağı kapanış konuşmasıyla sona erecek."

BTP'nin kurucusu merhum Prof. Dr. Haydar Baş döneminde başlatılan ve artık geleneksel hâle gelen Yaz Gençlik Kampı'na bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanından yoğun katılım bekleniyor. Kamp boyunca gerçekleştirilecek eğitim programları, istişare toplantıları ve sosyal etkinliklerle gençler hem bir araya gelecek hem de Türkiye'nin geleceğine dair fikir ve projelerini paylaşma imkânı bulacak.

Türk Pediatri Kurumu Başkanı uyardı: Beş yıl sonra çocuklara bakacak doktor olmayabilir

Zorlu çalışma şartları ve malpraktis davaları gibi nedenlerden dolayı çocuk yoğun bakım, yenidoğan, çocuk onkolojisi ve nefroloji gibi alanlarda doktor sayısı hızla azalıyor. Hatta uzmanlar 5 sene sonra çocuğunuza bakacak doktor bile olmayabilir diyerek uyardı

02.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Türk Pediatri Kurumu Başkanı uyardı: Beş yıl sonra çocuklara bakacak doktor olmayabilir
Türk Pediatri Kurumu Başkanı uyardı: Beş yıl sonra çocuklara bakacak doktor olmayabilir
Çocuk sağlığını ilgilendiren hayati branşlarda doktor sayısı hızla azalıyor. Ağır ve uzun çalışma şartlarına bir de davalar eklenince hekimler bu alanları seçmiyor. Bu yıl TUS'ta 118 doktor için kadro açılan çocuk yoğun bakım branşını yalnızca 5 doktor tercih etti. Yenidoğan branşında 250 doktorluk kadronun ise yalnızca yüzde 9'u doldu. Çocuk hematolojinin yalnızca yüzde 15'i, çocuk acilin ise yüzde 16'sında doluluk görüldü. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ise tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekerek, "5 yıl sonra kritik hastalıkları tedavi ettirecek çocuk hekimi bulamayacağız" uyarısını yaptı.

Çocuk sağlığında alarm zilleri çalıyor
Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, özellikle çocuk yoğun bakım, yenidoğan, çocuk kanseri, nefroloji ve nöroloji gibi hayat kurtaran yan dallara ilginin hızla azaldığını belirterek "Bugün gerekli adımlar atılmazsa 5 yıl sonra bu alanlarda çok ciddi hekim açığı yaşayacağız" dedi.
Açıklanan 2026-Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı'nın (2026-YDUS) sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, yüksek riskli ve yoğun çalışma yükü olan çocuk yan dal uzmanlık kadrolarının çoğunun boş kaldığını belirterek "Bu yıl TUS'ta 118 doktor için kadro açılan çocuk yoğun bakım branşını yalnızca 5 doktor tercih etti. Yenidoğan branşında 250 doktorluk kadro ise yalnızca yüzde 9'u doldu. Çocuk hematolojinin yalnızca yüzde 15'i, çocuk acilin ise yüzde 16'sında doluluk görüldü. Benim de torunlarım var. Allah göstermesin, başlarına bu hastalıklardan biri gelse 5 yıl sonra kritik hastalıkları tedavi ettirecek çocuk hekimi bulamayacağız" uyarısını yaptı.

Neden doktorlar seçmiyor?
Ağır çalışma şartları, malpraktis davaları, eğimi sürecinin uzunluğu gibi nedenleri yanı sıra kritik branşlarda çalışan hekimlerin ana branşlarında hasta bakamamasının da doktorların bu alanları seçmemesine neden olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kasapçopur "Çocukların hayatını kurtaran bu branşları cazip hâle getiremezsek, gelecekte çocuklarımız için en büyük sorun doktor bulmak olacak" ifadelerini kullandı.

Genç hekimler çocuk alanlarını istemiyor
YDUS yerleştirme sonuçlarında en çarpıcı tablo çocuk yoğun bakım ve yenidoğan branşlarında görülüyor. Haziran 2024 YDUS'ta çocuk yoğun bakımda açılan 26 kadronun 25'i dolarken, Mayıs 2026'da açılan 118 çocuk yoğun bakım kadrosunun sadece 5'i doldu, 113 kadro boş kaldı ve doluluk oranı yüzde 4'e geriledi.
Benzer tablo yenidoğan (neonatoloji) yan dalında da yaşandı. Haziran 2024'te 31 kadronun 29'u dolarken, Mayıs 2026'da ise 250 yenidoğan uzmanlık kadrosunun sadece 22'sine yerleşme oldu. 228 kadro boş kaldı ve doluluk oranı yüzde 9'a düştü.
Mayıs 2026 YDUS'ta çocuk hematoloji-onkoloji kadrolarının yalnızca yüzde 15'i, çocuk acil kadrolarının yüzde 16'sı, çocuk nefrolojisi kadrolarının ise yüzde 41'i dolabildi. Bir dönem tüm kadrolarını dolduran çocuk kardiyolojisi, gastroenterolojisi ve enfeksiyon hastalıklarında da doluluk oranları yüzde 55-67 seviyelerine kadar geriledi.

TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan tutuksuz 5 sanık hakkında karar açıklandı. Hakim, sanıklar Durmuş Uğurlu'ya 6 yıl 16 ay 3 gün, İbrahim Beşlioğlu'na 1 yıl 15 ay, Recep Seven'e 6 yıl 3 ay, Halil İlker Güner'e 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası. Ramazan Çetin'in ise üstüne atılı suçlamalardan beraatine hükmetti

02.07.2026 13:47:00 / Güncelleme: 02.07.2026 13:54:18
İHA
 
TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı
TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantası çalışanları tutuksuz sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven, Ramazan Çetin ile taraf avukatları ve müşteki aileleri katıldı. Hakim, bu celsede dosyayı karara bağlayacağını belirterek Cumhuriyet savcısına söz verdi. Savcı, sanıkların üzerlerine atılı suçlamalardan cezalandırılmasını talep etti. Ardından hakim sanıklara son sözlerini sordu.

Konuşan sanık Uğurlu, "Ben suç işlemedim, iftiraya maruz kaldım. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

Sanık Beşlioğlu, "Ben cinsel bir amaçla mesaj atmadım. Attığım mesajlar bellidir. Mesaj attığım süre çok kısa bir aralıktaydı. Beraatimi talep ederim" iddialarında bulundu.

Sanık Güner, "Benim hiçbir temasım olmadı. Bazı mesajlar vardı. Kendisinin de bana olan mesajları vardır. Adaletinize güveniyorum" ifadesine yer verdi.

Sanık Çetin ile sanık Seven ise, suçlarının bulunmadığını belirterek beraatlerini talep ettiler.

Müşteki E.D. ise şu beyanda bulundu:

"Sanıklar iftira atıldığını söylüyorlar. Asla mahkeme koridorlarına çıkacak insanlar değiliz. Şikayetim devam ediyor. Benim çocuğum sessiz sakindir. Şikayetim devam ediyor."

Mahkeme, sanıklardan Durmuş Uğurlu hakkında, şikayetçi S.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan 1 yıl 16 ay 3 gün, aynı şikayetçiye yönelik 'sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan ise 5 yıl olmak üzere toplam 6 yıl 16 ay 3 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanık Recep Seven, şikayetçi S.'ye yönelik 'sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Halil İlker Güner hakkında, şikayetçi D.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan iyi hal indirimi uygulanarak 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi.

Sanık İbrahim Beşlioğlu, şikayetçi S.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan 1 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedildi.

Sanık Ramazan Çetin'in ise şikayetçi A.'ya yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildi.

İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı

İBB davasında Ekrem İmamoğlu, hakimle yaşadığı tartışmanın ardından duruşma salonundan çıkarıldı.
 

02.07.2026 12:16:00
Haber Merkezi
 
İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı
İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 414 sanıklı İBB davasının ilk duruşmasının 61. günü Silivri'de başladı.

Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş'in savunması öncesi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, söz aldı. Mahkeme heyetinin 9 Temmuz'da savunmaları bitirmesine yönelik talepte bulunan İmamoğlu, pazartesi iki davasının olduğunu ve sonraki hafta iki davasının daha olduğunu söyledi. İmamoğlu, "Burada insan üstü bir gayretle hakkımızı hukukumuzu savunma konusunda bir süreç yönetiliyor" dedi ve savunmaların 9 Temmuz'a yetişmeyeceğini söyledi.

Mahkeme başkanı CMK'nın 203. maddesini uyguladığını söyledi ve Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarılması için talimat verdi. Duruşmayı 9 Temmuz'da bitireceğini ifade eden mahkeme başkanı savunma hakkını engellemediğini ileri sürdü.

Mahkeme başkanı, İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin'in de salondan dışarı çıkarılması talimatını verdi. Mahkeme başkanı, kararına itiraz edenler arasında yer alan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'a "Milletvekilisiniz diye burada her türlü soytarılığı yapamazsınız" dedi. Gerginlik sürerken mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

Salon boşaltıldı, mahkeme başkanı salondan çıkartılması için talimat verdiği kimsenin tekrar salona alınmamasını söyledi. Ekrem İmamoğlu, 9 Temmuz tarihinin dün ortaya çıktığını ifade etti ve "9 Temmuz'da operasyon mu olacak, milli seferberlik mi ilan edilecek" dedi. Mahkeme başkanı tartışma sırasında, "Savunmasını alamayacağımız sanıklar ikinci celsede savunmasını yapabilir. Biz 9 Temmuz'da bitirmek üzere karar aldık" ifadelerini kullandı.

Cemil Tugay’dan ‘AKP’ye geçiş’ iddialarına yanıt

Kulislere bomba gibi düşen "parti değiştirecek" iddialarına doğrudan cevap veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Benim bir işim, bir görevim var. Belediye başkanlığına odaklanmış durumdayım" diyerek tartışmalara son noktayı koydu

01.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Cemil Tugay’dan ‘AKP’ye geçiş’ iddialarına yanıt
Cemil Tugay’dan ‘AKP’ye geçiş’ iddialarına yanıt
Siyaset kulislerinde kulaktan kulağa yayılan ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ederek AKP'ye geçeceği yönündeki iddialar, bizzat muhatabı tarafından yalanlandı. Çıkan haberlerin ardından kamuoyuna net bir açıklama yapan Tugay, bu tür iddiaların hiçbir gerçeklik payı taşımadığını ifade etti.

"Benim tek gündemim İzmir'

Hakkındaki iddialara karşı oldukça net ve kararlı bir duruş sergileyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, parti değiştireceği yönündeki söylentilerin asılsız olduğunu belirtti. Görevinin başında olduğunu vurgulayan Tugay, şu ifadeleri kullandı:

"Kesinlikle böyle bir durum yok. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasi geleceği ile ilgili süreci yakından takip ediyorum. Benim bir işim var, bir görevim var. Şu an tamamen belediye başkanlığına odaklanmış durumdayım."

"CHP çizgisinde hizmete devam"

Tugay, İzmir halkının oylarıyla seçildiğini ve kente hizmet etmek dışında bir ajandası bulunmadığını dile getirdi. CHP çatısı altında siyasi mücadelesine ve kentsel projelerine devam edeceğinin altını çizen Büyükşehir Belediye Başkanı, iddiaları ortaya atan odakların gündem değiştirme çabasında olduğunu ima etti.

İzmir'in kronikleşmiş sorunlarını çözmek ve şehri ileriye taşımak için yoğun bir mesai harcadığını belirten Tugay'ın bu net açıklaması, CHP örgütünde ve İzmir seçmeninde rahatlama yarattı. Kulislerdeki asılsız iddiaların ardından gözlerin çevrildiği İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde, tüm birimlerin planlanan projeler doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.

Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı

Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarında 2023 ve 2024'te kaydedilen 20,83 derecelik seviye aşıldı

01.07.2026 12:03:00
AA
 
Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı
Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarında 2023 ve 2024'te kaydedilen 20,83 derecelik seviye aşıldı.

Deniz yüzeyi sıcaklıkları 21 Haziran'da 20,86 derece ölçüldü.

Bu yılın kaydedilen yeni küresel deniz yüzeyi sıcaklığı rekoru, Dünya Meteoroloji Örgütünce (WMO) 2 Haziran 2026'da duyurulan Ekvatoral Pasifik'teki El Nino koşullarının başlamasının yanı sıra son aylarda çeşitli okyanus bölgelerinde gözlemlenen olağanüstü yüksek deniz yüzeyi sıcaklıkları nedeniyle bekleniyordu.

Bu rekorun, hava koşulları, küresel iklim ve deniz ekosistemleri üzerinde etkileri olması bekleniyor.

Son 3 yıl boyunca, kutup bölgeleri dışındaki küresel okyanuslar uzun vadeli ortalamadan 0,35 ile 0,73 derece arasında daha sıcak seyretti. Haziranda bu sapmalar, yılın bu dönemi için rekor düzeyde yüksek seviyelere ulaştı.

2026-KPSS Lisans başvuruları başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca düzenlenen 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı'na (2026-KPSS Lisans) başvurular başladı

 

01.07.2026 10:44:00
Anadolu Ajansı
 
2026-KPSS Lisans başvuruları başladı
2026-KPSS Lisans başvuruları başladı

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül, Alan Bilgisi oturumları 12-13 Eylül'de yapılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım'da uygulanacak.

Sınavın Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile Alan Bilgisi oturumlarına başvurular 1-13 Temmuz'da, DHBT'ye başvurular ise 22-30 Eylül'de alınacak.

Adaylar, başvurularını ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri mobil uygulamasından yapabilecek.

Tüm adaylar için 6 Eylül'deki Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna girmek zorunlu olacak. Sınavın diğer oturumlarından hangilerine gireceklerine adaylar karar verecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye 2026-KPSS Lisans Kılavuzu'ndan erişilebiliyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.