logo
02 TEMMUZ 2026

3 parti ismi masada

CHP'deki "mutlak butlan" kararı ve yönetim çıkmazının ardından Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin yeni parti üzerinde durdukları ve öne çıkan parti isimleri olduğu öğrenildi. Masada resmi olarak tartışılan en güçlü üç alternatif sırasıyla "Yürüyüş Partisi", "Yeni Parti" ve "Değişim Partisi" oldu

02.07.2026 19:50:00
Haber Merkezi
 
3 parti ismi masada
3 parti ismi masada
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki tüzük ve kurultay tartışmalarının ardından Özgür Özel liderliğindeki ekibin hazırladığı isim havuzunda üç isim, farklı stratejik mesajlarla masada tutuluyor

Yürüyüş Partisi: Son günlerin en çok konuşulan ve öne çıkan alternatiflerinden biri. Siyasetin sadece salonlarda değil, halkla birlikte sokakta ve dinamik bir hareket çizgisiyle ("adalet ve demokrasi yürüyüşü") yapılacağını sembolize etmesi amaçlanıyor.

Yeni Parti: Sürecin başından bu yana kurumsal kimlik, logo ve amblem çalışmaları üzerinde durulan en yalın ve iddialı isimlerden biri. Seçmene doğrudan mevcut tıkanmışlığa karşı "temiz ve yeni bir başlangıç" vaat ediyor.

Değişim Partisi: Özgür Özel'in genel başkanlık yarışından beri ana mottosu haline gelen "değişim" kavramını doğrudan partinin tabelasına taşımayı hedefleyen, tabanda da karşılığı yüksek olan üçüncü güçlü seçenek.

Bu üç ana seçeneğin yanı sıra, sürecin en başında yedekte tutulmak üzere "İstiklal Partisi" alternatifi de değerlendirilen isimler arasında yer alıyor.

"Milletin Umudunu Kırmayacağız"

TBMM'de gerçekleştirilen ve basına kapalı yapılan kritik toplantıda, Özgür Özel kurmaylarına yola çıkış felsefesini aktardı. Özel, "Yeni bir partiyi hazır tutmayıp milletin umutlarını kıramam" diyerek tüm hazırlıkların tamamlandığını teyit etti.

Meclis kulislerine sızan bilgilere göre; yeni oluşum yalnızca sol/sosyal demokrat bir tabanla sınırlı kalmayacak. Merkez ve merkez sağdan da önemli siyasi figürleri bünyesine katarak, Türkiye genelini kucaklayan geniş yelpazeli bir kitle partisi olarak konumlandırılacak.

70-80 vekil geçişe hazır

Yeni partinin kurulmasıyla birlikte parlamentodaki dengelerin kökten değişmesi bekleniyor. Kulislerde, Özgür Özel ile birlikte hareket eden ve siyasi mücadele imkanının kalmadığını düşünen 70 ila 80 milletvekilinin yeni partiye geçiş yapabileceği öngörülüyor. Bu sayı, partinin Meclis'te doğrudan çok güçlü bir grup kurmasını ve ana muhalefet hattında ana aktörlerden biri haline gelmesini sağlayacak.

Nihai karar için gözler 11 Temmuz tarihinde

Özgür Özel ve ekibi resmi adımı atmak için acele etmeyerek yasal takvimin dolmasını bekliyor. Tüzük gereği olağanüstü kurultay kararının ilan edilmesi gereken en geç 11 Temmuz tarihine kadar mevcut yönetimden bir hamle gelmezse, temmuz ortasında tabelanın asılması ve bu üç isimden birinin resmen Yargıtay'a tescil ettirilmesi planlanıyor.

Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi

İYİ Parti'nin, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve askeri hastanelerin yeniden Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde açılması amacıyla TBMM Genel Kurulu’na sunduğu genel görüşme önergesi AK Parti milletvekillerinin "hayır" oylarıyla reddedildi. Sadece iki gün önce askeri hastanelerin açılmasını "milli beka meselesi" ilan eden MHP lideri Bahçeli'nin partisinin ise oylamaya katılmayarak çekimser kalması "samimiyet" tartışması başlattı 

02.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Kapatılan askeri sağlık sisteminin yeniden tesis edilmesi talebi, Meclis Genel Kurulu'nda çok çarpıcı bir oylama tablosuna sahne oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında "Askeri hastanelerin açılması Mehmetçik'e borcumuzdur" çıkışının hemen ardından İYİ Parti konuyu genel kurul gündemine taşıdı.

Ancak oylama anı geldiğinde Cumhur İttifakı'nın büyük ortağı AK Parti "ret" oyu kullanırken, MHP milletvekilleri salonda bulunmalarına rağmen "kabul" ya da "ret" yönünde el kaldırmayarak oylamaya katılmadı. Muhalefet kulisleri bu durumu "kürsüde beka, oylamada ittifak dengesi" diyerek sert dille eleştirdi.

Ahmet Eşref Fakıbaba: "Savaş cerrahisi ile sivil sağlık bir değil"

İYİ Parti adına söz alan Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, askeri hekimliğin sıradan bir uzmanlık olmadığını, operasyon sahalarında saniyelerin hayat kurtardığını belirtti. Fakıbaba Meclis kürsüsünden şu uyarılarda bulundu:

"Sivil hastanelerde rutin apandisit, mide veya safra kesesi ameliyatları başarıyla yapılabilir. Savaş ve çatışma alanlarındaki şarapnel, mayın ve çoklu organ yaralanmaları apayrı bir askeri tıp uzmanlığı (harp cerrahisi) gerektirir. Türkiye, NATO üyesi ülkeler arasında kendine ait askeri hastanesi bulunmayan tek ülkedir. Bu mesele bir siyaset konusu değil, doğrudan sınır ötesinde ve vatan nöbetinde olan Mehmetçik'in can güvenliği meselesidir."

İYİ Parti'nin 2,5 yıllık mücadelesi Cumhur İttifakı engeline takılıyor

Meclis'te yaşanan bu gelişme, askeri hastaneler konusunda ilk kriz değil. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, askeri hastanelerin orduya devredilmesi için 2,5 yıldır defalarca kanun teklifi verdiklerini ancak bu tekliflerin komisyonlarda tamamen bloke edildiğini hatırlattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Bahçeli'nin çıkışına atıfta bulunarak, "Yaptığınız hatayı yıllar sonra düzelterek alkış alamazsınız. Biz bu önergeleri verirken AK Parti ve MHP oylarıyla reddediliyordu" diyerek tepkisini dile getirdi.

Muhalefetten tepki: "Kurumlar kapatılmaz, ıslah edilir"

Genel Kurul'daki görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından askeri hastanelerin topyekun kapatılmasının tarihi bir kurumsal hafıza kaybına yol açtığını vurguladı. Yapılan konuşmalarda, "Yanlış yapan personeller cezalandırılır, kurumlar ise ıslah edilerek yaşatılır. Muazzam bir askeri tıp birikimi bir gecede yok edildi" denilerek sistemin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesinin doğurduğu koordinasyon zafiyetlerine dikkat çekildi.

Önergenin Cumhur İttifakı'nın ortak tavrıyla reddedilmesinin ardından İYİ Parti, iktidara geldiklerinde GATA ruhunu ve askeri hastaneleri vakit kaybetmeden yeniden kuracaklarını ilan etti.

BTP Gençlik Kampı yarın başlıyor

BTP kurucusu merhum Prof. Dr. Haydar Baş döneminden beri sürdürülen geleneksel Yaz Gençlik Kampı, Genel Başkan Hüseyin Baş'ın katılımıyla 3-5 Temmuz tarihlerinde Afyonkarahisar'da gerçekleştirilecek. Kampta eğitimler, yarışmalar ve teşkilat toplantıları düzenlenecek

02.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
BTP Gençlik Kampı yarın başlıyor
BTP Gençlik Kampı yarın başlıyor
Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) geleneksel hâle gelen Yaz Gençlik Kampı başlıyor.

Afyonkarahisar'da gerçekleştirilecek kamp, 3-5 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek.

Türkiye'nin dört bir yanından teşkilat mensupları ve gençlerin katılacağı kampta eğitim seminerleri, teşkilat toplantıları, yarışmalar ve gençlik şöleni gerçekleştirilecek. Kampın onur konuğu ise BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş olacak.

"Gençlerimizle buluşacağız, hasbihal edeceğiz"

Kampa ilişkin sosyal medya hesabından videolu bir paylaşım yapan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, şu ifadeleri kullandı:

"Kurulduğumuz günden beri 25 yıldır devam eden Bağımsız Türkiye Partisi Geleneksel Yaz Gençlik Kampı bu yıl da Afyonkarahisar'da gerçekleştirilecek. Gençlerimizle buluşacağız, hasbihal edeceğiz, teşkilatımızı daha da güçlendireceğiz. Şimdiden hayırlı olsun."



"Seminerler, oyunlar, yarışmalar ve şölenlerle dolu dolu bir program"

BTP Genel Merkezi'nin yaptığı videolu paylaşımda ise şu ifadelere yer verildi:

"Geleneksel Gençlik Kampımız yarın başlıyor! 3-4-5 Temmuz'da; seminerler, oyunlar, yarışmalar ve şölenlerle dolu dolu bir program bizi bekliyor. Türkiye'nin dört bir yanından gelen Bağımsız Türkiyeli gençler, Genel Başkanımız Hüseyin Baş ile bu kampta bir araya gelerek hem Türkiye'nin geleceğini konuşacak hem de gençliğin enerjisini ve coşkusunu tüm ülkeye yayacak."

BTP'nin 2026 Yaz Gençlik Kampı'yla ilgili organizasyon komitesinde yer alan Genel Başkan Yardımcıları Zeki Garaçoğlu ve Fatih Akburak da değerlendirmelerde bulundu.

"Geleceği planladığımız önemli bir kamp"

Genel Başkan Yardımcısı Zeki Garaçoğlu, BTP gençlik kamplarının sadece bir sosyal etkinlik olmadığını belirterek şunları söyledi:

"BTP kampları aslında Türkiye'nin meselelerinin konuşulduğu büyük bir platform olarak değerlendirilebilir. Bu kampta bağımsız Türkiye idealinin nasıl inşa edileceği konusunda çok önemli toplantılar yapılıyor, Milli Ekonomi Modeli konuşuluyor ve ülkenin sorunlarına çözümler üretiliyor. BTP kampı aynı zamanda geleceği planladığımız önemli bir organizasyondur."

"Hem eğiten hem eğlendiren bir kamp olacak"

BTP Gençlik Kolları Başkanı Fatih Akburak ise bu yılki kampın yine dolu dolu geçeceğini ifade ederek şunları söyledi:

"Bu yıl da enerjisi yüksek, dopdolu, hem eğiten hem de eğlendiren çok güzel bir kamp gerçekleştireceğiz. Kampımız cuma günü başlayacak ve pazar günü Genel Başkanımız Sayın Hüseyin Baş'ın yapacağı kapanış konuşmasıyla sona erecek."

BTP'nin kurucusu merhum Prof. Dr. Haydar Baş döneminde başlatılan ve artık geleneksel hâle gelen Yaz Gençlik Kampı'na bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanından yoğun katılım bekleniyor. Kamp boyunca gerçekleştirilecek eğitim programları, istişare toplantıları ve sosyal etkinliklerle gençler hem bir araya gelecek hem de Türkiye'nin geleceğine dair fikir ve projelerini paylaşma imkânı bulacak.

TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan tutuksuz 5 sanık hakkında karar açıklandı. Hakim, sanıklar Durmuş Uğurlu'ya 6 yıl 16 ay 3 gün, İbrahim Beşlioğlu'na 1 yıl 15 ay, Recep Seven'e 6 yıl 3 ay, Halil İlker Güner'e 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası. Ramazan Çetin'in ise üstüne atılı suçlamalardan beraatine hükmetti

02.07.2026 13:47:00 / Güncelleme: 02.07.2026 13:54:18
İHA
 
TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı
TBMM'de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında karar çıktı
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantası çalışanları tutuksuz sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven, Ramazan Çetin ile taraf avukatları ve müşteki aileleri katıldı. Hakim, bu celsede dosyayı karara bağlayacağını belirterek Cumhuriyet savcısına söz verdi. Savcı, sanıkların üzerlerine atılı suçlamalardan cezalandırılmasını talep etti. Ardından hakim sanıklara son sözlerini sordu.

Konuşan sanık Uğurlu, "Ben suç işlemedim, iftiraya maruz kaldım. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

Sanık Beşlioğlu, "Ben cinsel bir amaçla mesaj atmadım. Attığım mesajlar bellidir. Mesaj attığım süre çok kısa bir aralıktaydı. Beraatimi talep ederim" iddialarında bulundu.

Sanık Güner, "Benim hiçbir temasım olmadı. Bazı mesajlar vardı. Kendisinin de bana olan mesajları vardır. Adaletinize güveniyorum" ifadesine yer verdi.

Sanık Çetin ile sanık Seven ise, suçlarının bulunmadığını belirterek beraatlerini talep ettiler.

Müşteki E.D. ise şu beyanda bulundu:

"Sanıklar iftira atıldığını söylüyorlar. Asla mahkeme koridorlarına çıkacak insanlar değiliz. Şikayetim devam ediyor. Benim çocuğum sessiz sakindir. Şikayetim devam ediyor."

Mahkeme, sanıklardan Durmuş Uğurlu hakkında, şikayetçi S.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan 1 yıl 16 ay 3 gün, aynı şikayetçiye yönelik 'sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan ise 5 yıl olmak üzere toplam 6 yıl 16 ay 3 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanık Recep Seven, şikayetçi S.'ye yönelik 'sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Halil İlker Güner hakkında, şikayetçi D.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan iyi hal indirimi uygulanarak 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi.

Sanık İbrahim Beşlioğlu, şikayetçi S.'ye yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan 1 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedildi.

Sanık Ramazan Çetin'in ise şikayetçi A.'ya yönelik 'çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildi.

İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı

İBB davasında Ekrem İmamoğlu, hakimle yaşadığı tartışmanın ardından duruşma salonundan çıkarıldı.
 

02.07.2026 12:16:00
Haber Merkezi
 
İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı
İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 414 sanıklı İBB davasının ilk duruşmasının 61. günü Silivri'de başladı.

Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş'in savunması öncesi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, söz aldı. Mahkeme heyetinin 9 Temmuz'da savunmaları bitirmesine yönelik talepte bulunan İmamoğlu, pazartesi iki davasının olduğunu ve sonraki hafta iki davasının daha olduğunu söyledi. İmamoğlu, "Burada insan üstü bir gayretle hakkımızı hukukumuzu savunma konusunda bir süreç yönetiliyor" dedi ve savunmaların 9 Temmuz'a yetişmeyeceğini söyledi.

Mahkeme başkanı CMK'nın 203. maddesini uyguladığını söyledi ve Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarılması için talimat verdi. Duruşmayı 9 Temmuz'da bitireceğini ifade eden mahkeme başkanı savunma hakkını engellemediğini ileri sürdü.

Mahkeme başkanı, İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin'in de salondan dışarı çıkarılması talimatını verdi. Mahkeme başkanı, kararına itiraz edenler arasında yer alan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'a "Milletvekilisiniz diye burada her türlü soytarılığı yapamazsınız" dedi. Gerginlik sürerken mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

Salon boşaltıldı, mahkeme başkanı salondan çıkartılması için talimat verdiği kimsenin tekrar salona alınmamasını söyledi. Ekrem İmamoğlu, 9 Temmuz tarihinin dün ortaya çıktığını ifade etti ve "9 Temmuz'da operasyon mu olacak, milli seferberlik mi ilan edilecek" dedi. Mahkeme başkanı tartışma sırasında, "Savunmasını alamayacağımız sanıklar ikinci celsede savunmasını yapabilir. Biz 9 Temmuz'da bitirmek üzere karar aldık" ifadelerini kullandı.

Ankara Valiliği: "Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların 5-10 Temmuz arasında şehre girişine izin verilmeyecek"

Ankara Valiliği, düzenlenecek olan NATO Zirvesi kapsamında alınacak önemler hakkında açıklama yaptı

02.07.2026 11:00:00
İHA
 
Ankara Valiliği: "Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların 5-10 Temmuz arasında şehre girişine izin verilmeyecek"
Ankara Valiliği: "Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların 5-10 Temmuz arasında şehre girişine izin verilmeyecek"
Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, "07-08 Temmuz 2026 tarihlerinde ilimizde düzenlenecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında alınan tedbirlerin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi amacıyla; UKOME kararı gereği ve NATO Zirvesi kapsamında alınacak trafik tedbirleri nedeniyle 06-09 Temmuz 2026 tarihleri arasında başta Esenboğa Havalimanı ve Ankara (Etimesgut) Havalimanı'ndan başlanarak geliş/gidiş istikametine tüm makamların kullandığı yol güzergâhları ile etkinliğin yapılacağı etkinlik alanları olmak üzere Ankara Çevre Yolunun (O-20 Karayolu Kuzey Ankara Bölgesi) Mamak ilçesi Ortaköy mevkii Bağlantısı ile Yenimahalle ilçesi Yuvaköy yolu arasında kalan bölümü, Mevlana Bulvarı, Özal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı, Dumlupınar Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Ankara Bulvarı, Atatürk Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Türk Kızılayı Caddesi, Beştepe Caddesi, Söğütözü Caddesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, Alparslan Türkeş Caddesi, Ufuk Üniversitesi Caddesi üzeri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, JW Marriott Otel, Sheraton Otel, Lugal Otel, Hilton Otel, Divan Ankara Otel, Bilkent Otel, InterContinental Otel, Metropolitan Otel, Alegria Business Otel, Hilton Garden Inn Otel, Crowne Plaza Otel, Mövenpick Otel, Wyndham Otel ve Grand Mercure Otel çevresi skuter türü araçların girişine kapatılmış olup park halinde bulunanlar da 04 Temmuz 2026 tarihine kadar kaldırılacaktır" ifadelerine yer verildi.


Bazı noktalar motokuryelerin kullanımına kapatılacak



Yapılan açıklamada motokuryelerin kullanımına kapatılacak noktalar hakkında, "06-09 Temmuz 2026 tarihleri arasında başta Esenboğa Havalimanı ve Ankara (Etimesgut) Havalimanı'ndan başlanarak geliş/gidiş istikametine Ankara Çevre Yolunun (O-20 Karayolu Kuzey Ankara Bölgesi) Mamak ilçesi Ortaköy mevkii bağlantısı ile Yenimahalle ilçesi Yuvaköy yolu arasında kalan bölümü, Mevlana Bulvarı, Özal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı, Dumlupınar Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Ankara Bulvarı, Atatürk Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Türk Kızılayı Caddesi, Beştepe Caddesi, Söğütözü Caddesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, Alparslan Türkeş Caddesi, Ufuk Üniversitesi Caddesi ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, JW Marriott Otel, Sheraton Otel, Lugal Otel, Hilton Otel, Divan Ankara Otel, Bilkent Otel, InterContinental Otel, Metropolitan Otel, Alegria Business Otel, Crowne Plaza Otel, Mövenpick Otel, Wyndham Otel ve Grand Mercure Otel çevreleri motokuryelerin kullanımına kapatılmıştır" ifadeleri kullanıldı.


Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların şehre girişine izin verilmeyecek



Zirve nedeniyle bazı araçların şehre girişine izin verilmeyeceği belirtilen açıklamada, "Zirve nedeniyle kullanılacak güzergâhlar üzerinde, yola cephesi olan ikametlerin ve iş merkezlerinin müştemilatları önünde ve bahçeleri içerisinde, ayrıca taksi duraklarının önünde, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, AVM'ler, umuma açık yerler ve marketlerin otoparklarında, araç tamir servisleri, işyerlerinin otoparkları ve önlerinde bulunan araç, karavan gibi taşıtlar ile konteynerlerin 04-09 Temmuz 2026 tarihleri arasında bu alanlara park etmemeleri gerekmektedir. Yakıt tankeri, beton mikseri, çekici ve diğer ağır tonajlı araçların 05 Temmuz 2026 saat 16.00'dan 10 Temmuz 2026 saat 10.00'a kadar şehir içerisine girişine izin verilmeyecektir" denildi.

Gıda ve ilaç gibi malzeme taşıyan kamyonların kullanabileceği güzergahlarda paylaşılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Gıda maddesi taşıyan kamyonlar 06 Temmuz 2026 saat 00.00'dan 09 Temmuz 2026 saat 05.00'a kadar geliş güzergâhlarına göre Çevre Yolundan İstanbul Yoluna katılarak Fatih Sultan Mehmet Bulvarı merkez istikametini takiben Rajiv Gandhi Caddesinden GİMAT istikametine ve Hipodrom Caddesi üzerinden Roma Meydanı ışıklardan (U) dönüşü yaparak Toptancı Haline giriş yapabileceklerdir. İlaç ve bozulacak acil malzeme taşıyan kamyonlar 06 Temmuz 2026 saat 00.00'dan 09 Temmuz 2026 saat 05.00'a kadar Fatih Sultan Mehmet Bulvarını kullanmak suretiyle Dumlupınar Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Ankara Bulvarı, Mevlana Bulvarı, İnönü Bulvarı ile Atatürk Bulvarı haricindeki güzergâhları kullanabileceklerdir. Vatandaşlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamamaları adına belirtilen tarih ve saatlerde alınan tedbirlere riayet etmeleri önem arz etmektedir."

Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır" dedi

01.07.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor" dedi. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Birçok şehrimizde meydanlarda bir narkoterör örgütünün elebaşının posterleri asılmakta, caddelerde bir bebek katilinin fotoğrafını taşıyan bildiriler dağıtılmakta, sokaklarda PKK paçavrasını taşıyan gruplar serbestçe yürümekteler. 12 suçsuz insanı; kadın, erkek ve bebek demeden yakarak öldüren PKK'lı teröristler, Türk milletine ve Türk devletine karşı meydanlarda insan hakları, demokrasi nutukları atmakta, Diyarbakır'da Kürtçenin ikinci resmi dil olması amacıyla kongreler düzenlenmektedir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bugüne geçen 103 sene içerisinde Türk bayrağını, Türk devletini ve Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olma şuurunu destekleyen ve savunan, 1984'ten bu yana da PKK terör örgütüne karşı birçoğu korucu olarak vatan savaşı veren insanlarımız, gelinen aşamada devletin DEM ve PKK'ya taviz vererek mücadeleyi sona erdirdiği ve vatansever yurttaşları DEM ile PKK'nın insafına terk edeceği düşüncesiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan batıya göç etmeyi düşünmeye başlamışlardır. Yaşanan durum, ağır bir milli travmanın yaklaştığını göstermektedir.

ABD'nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Chas Freeman şöyle demiş: 'Büyük İsrail Projesi, çevredeki devletleri parçalı ve etkisiz hale getirmeyi gerektiriyor.' ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da İsrail'in çevresinde ulus devlet istemediğini ifade etmiş. Önce Irak parçalandı, sonra Suriye. Sıra İran ve Türkiye'ye geldi. ABD ve İsrail'in ortak operasyonu ile İran'a savaş açıldı. Plan; İran üst yönetimini öldürmek, yönetim boşluğunun oluştuğu aşamada silahlandırılan Kürtleri ayaklandırmak, PKK ve PYD'yi Irak'tan İran'a sokarak İran'da isyan çıkarmaktı. Bunun için de İran'ın batısında yoğun bombardıman yapılarak PKK ve PYD'nin geçeceği bölgelerdeki İran güvenlik güçleri etkisizleştirilmeye çalışıldı. İran bu oyunu bozdu ve İsrail ile ABD'yi geri püskürttü.

"Terörsüz Türkiye projesi, Büyük Orta Doğu projesinin bir parçası"
İran'a yönelik saldırıyla hemen hemen eş zamanlı olarak Türkiye'ye yönelik de bir örtülü operasyon saldırısı başladı. Bu örtülü operasyon saldırısının adı Terörsüz Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor.

DEM ve PKK'nın hedefi demokrasi ve insan hakları mücadelesi vermek değil; ayrı bir millet olma, ayrı bir millet olarak önce bir süre Türkiye Cumhuriyeti'ne ortak olma ve sonra uygun fırsat bulunca Türkiye'den koparabileceği en büyük parçayı kopararak ülkemizi parçalayarak ayrılmaktır. DEM ve PKK'nın emperyalizm tarafından desteklenen bu projesine karşı Türk milleti ancak Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerleri ve esasları etrafında birleşerek direnebilir. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, Türk milletinin egemenlik ve hukukunu tasfiye etmeyi hedefleyen komisyon masalarında oturarak yapılamaz. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, 'hem PKK ve DEM'i mutlu edeyim hem de Türk halkını memnun edeyim' şeklindeki bir zihniyetle de gerçekleştirilemez.

Emperyalizmin bütün gücüyle desteklediği ve içeride AKP, MHP, DEM, HÜDA PAR gibi unsurların savunduğu bu projeye karşı Türk milletinin başarılı bir şekilde direnmesi ancak bütün Atatürkçülerin, milliyetçilerin, ulusalcıların ve vatanseverlerin Atatürk'ten taviz vermeden, Cumhuriyet'in kuruluş esasları etrafında birleşerek Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, üniter ve laik yapısını savunmasıyla mümkündür. Zafer Partisi olarak tekrar bütün vatansever, Atatürkçü, milliyetçi parti ve kadroları Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmak için bir araya gelmeye davet ediyoruz."

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu çoban ateşini yaktı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme dair sert açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, iktidarın eğitim, ekonomi ve dış politikasını eleştirirdi

01.07.2026 14:04:00
Haber Merkezi
 
İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu çoban ateşini yaktı
İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu çoban ateşini yaktı
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada iç ve dış siyasete yönelik kritik mesajlar verdi. Geçen cumartesi Ankara Tandoğan Meydanı'ndaki mitinge değinerek sözlerine başlayan Dervişoğlu, meydanda yükselen sesin teslimiyete karşı bir "çoban ateşi" olduğunu ifade etti.

Konuşmasında AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarını hedef alan Dervişoğlu, iktidarın terörle mücadele politikasında eksen kayması yaşadığını savundu. Dervişoğlu, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Ömer Çelik'in son açıklaması, kamuoyuna anlatılan temel çerçeveyi fiilen değiştirmektedir. Düne kadar önce terör örgütünün silah bırakacağı söyleniyordu, bugün ise 'silah bırakmayı gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor' deniliyor. Önce yasa çıkarılacak, sonra silah bırakılacak… Bu, müzakerenin ağırlık merkezinin değiştiğini gösterir. TBMM, hiçbir silahlı yapının beklentilerini karşılamak için önceden yasa çıkaran bir kurum değildir."

BREZİLYA FAVELASI ÖRNEĞİ
Gelecek hafta Ankara'da düzenlenecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde başkentte alınan yoğun güvenlik önlemlerini ve kısıtlamaları eleştiren Dervişoğlu, "Büyük devlet olmak, büyük toplantılara ev sahipliği yapmakla değil, millet onuruyla hazırlanmakla olur" dedi. Yolların, üniversitelerin ve kamu kurumlarının kapatılmasını eleştirdi.

İYİ Parti Lideri, Ankara esnafının mağdur edilmemesi için stopaj ve Bağ-Kur primlerinin Hazine tarafından karşılanmasını öngören bir kanun teklifi verdiklerini açıkladı:

"Madem Ankara'yı Brezilya favelası gibi tenekelerle çevirmeyi biliyorsunuz, başka bir mağduriyet yaratmayın. Türkiye, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor diye kendi vatandaşına yabancı muamelesi yapmak zorunda değildir. Gazeteciden, öğrenciden, akademisyenden korkmak devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz."

DIŞ POLİTİKADA "SAVRULMA" ELEŞTİRİSİ
Türkiye'nin dış politikasının kurumsal ciddiyetten uzaklaştığını belirten Dervişoğlu, sığınmacı krizinden S-400 ve F-35 süreçlerine kadar yaşanan maliyetlerin milletin sırtına yüklendiğini söyledi. Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olmasına rağmen müttefikler arasında askeri hastanesi bulunmayan tek ülke olduğunu hatırlatan Dervişoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Askeri hastaneler yeniden açılmalı" talebine "İYİ Parti olarak defalarca önerge verdik, reddettiniz. Yaptığınız hatayı düzelterek alkış alamazsınız. Günaydın derler buna, Üsküdar'da sabah oldu" karşılığını verdi.

"MİLLETE OTOMATİK, YANDAŞA KORUMATİK SİSTEM"
Ekonomik verilere de değinen İYİ Parti Genel Başkanı, açlık sınırının 35 bin, yoksulluk sınırının ise 114 bin lirayı aştığı bir dönemde iktidarın "otomatik işleyen sistem" açıklamalarını eleştirdi. Dervişoğlu, "Evet, bu ülkede otomatik işleyen bir sistem var; vatandaş otomatik vergi ödüyor, emekli otomatik yoksullaşıyor, genç gelecek kaygısına mahkûm ediliyor. Millete gelince otomatik sistem, yandaşa gelince korumatik sistem işliyor" dedi.

Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı

Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarında 2023 ve 2024'te kaydedilen 20,83 derecelik seviye aşıldı

01.07.2026 12:03:00
AA
 
Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı
Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarında 2023 ve 2024'te kaydedilen 20,83 derecelik seviye aşıldı.

Deniz yüzeyi sıcaklıkları 21 Haziran'da 20,86 derece ölçüldü.

Bu yılın kaydedilen yeni küresel deniz yüzeyi sıcaklığı rekoru, Dünya Meteoroloji Örgütünce (WMO) 2 Haziran 2026'da duyurulan Ekvatoral Pasifik'teki El Nino koşullarının başlamasının yanı sıra son aylarda çeşitli okyanus bölgelerinde gözlemlenen olağanüstü yüksek deniz yüzeyi sıcaklıkları nedeniyle bekleniyordu.

Bu rekorun, hava koşulları, küresel iklim ve deniz ekosistemleri üzerinde etkileri olması bekleniyor.

Son 3 yıl boyunca, kutup bölgeleri dışındaki küresel okyanuslar uzun vadeli ortalamadan 0,35 ile 0,73 derece arasında daha sıcak seyretti. Haziranda bu sapmalar, yılın bu dönemi için rekor düzeyde yüksek seviyelere ulaştı.

İBB Davası'nın 60. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 60. duruşması başladı

 

01.07.2026 11:58:00
Anadolu Ajansı
 
İBB Davası'nın 60. duruşması başladı
İBB Davası'nın 60. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un savunmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 51 sanığın tahliyesiyle davada, 59 tutuklu sanık bulunuyor. 

İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi

İzmir'in Bornova ve Konak ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirilirken, 2 şüpheli tutuklandı

01.07.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir'in Bornova ve Konak ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirilirken, 2 şüpheli tutuklandı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bornova ve Konak ilçelerindeki iki ayrı adreste yüklü miktarda uyuşturucu madde depolandığı ve bu maddelerin sokak satıcılarına dağıtılacağı istihbaratı üzerine harekete geçti.

Önceden belirlenen adreslere yapılan baskınlarda; 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ile bu hapların yapımında kullanılan 44 kilo 694 gram ham madde ele geçirildi.

Operasyonda gözaltına alınan Ö.U. ve S.K., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.