logo
08 MAYIS 2026

Akran zorbalığı cinsiyet dinlemiyor

Muğla'da 2 kız, kendilerinden küçük bir kıza evire çevire dövüp şiddet uyguladıkları anların görüntülerini kaydettiler

27.04.2026 10:33:00
İhlas Haber Ajansı
Akran zorbalığı cinsiyet dinlemiyor
Akran zorbalığı cinsiyet dinlemiyor
Muğla'nın Ortaca ilçesinde lise öğrencisi olduğu ileri sürülen 2 kız, kendilerinden küçük bir kıza evire çevire dövüp şiddet uyguladıkları anların görüntülerini kaydettiler. Dövdükleri kızı "şikayetçi olursan seni daha kötü döveriz" diye tehditte de bulunan kızların ekranlara yansıyan şiddet görüntüleri izleyenlerin adeta kanını dondurdu.






Okullarda şiddet olayının her geçen gün arttığı ve birçok veliyi tedirgin eden akran zorbalığının son görüntüleri Muğla'nın Ortaca ilçesinde ortaya çıktı. İddiaya ve telefon kamerası ile kaydedilen görüntülere göre, kendilerinden yaşça küçük bir kızı metruk bir alana götüren 3 kız öğrenciden 2'si kızı darp etmeye diğeri de gerçekleştirdikleri akran zorbalığını kayda almak üzere aralarında iş birliği yapıyor.








Kızlardan ikisi kendilerinden küçük olan kız çocuğunu evire çevire döverken, kaydedilen görüntülerdeki konuşmadan anlaşıldığına kızların erkek yüzünden kendilerinden yaşça küçük bir kızı dövdükleri anlaşılıyor.

Dakikalarca darp edilen kız çocuğunun çaresizliği kameralara yansırken, olayın güvenlik güçleri tarafından el konulup konulmadığı henüz bilinmiyor.

Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, "İsrail işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan'a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi'ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz." dedi

07.05.2026 21:00:00
AA
Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi
Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen ikili görüşme ve Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısında konuştu.

Cezayir-Türkiye ilişkilerinin ortak kültürel mirasa dayandığına işaret eden Tebbun, ilişkilerdeki artan dinamizmden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Tebbun, bu düzeye ulaşmak için özellikle son 5 yılda büyük atılımlara imza attıklarının altını çizerek, "Bu ziyaretimiz sırasında da ilişkilerimizi ekonomik alanda çeşitlendirmeyi, ortaklığımızın sektörler bazında, özellikle yenilenebilir enerji, sanayi, tarım, madencilik, kültürel ve insani alanlarda ikili işbirliğinin desteklenmesini, ortak tarihi mirasımıza sahip çıkmayı hedefliyoruz" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Körfez ve Orta Doğu bölgesindeki gelişmelerin yanı sıra krizlerin çözüm yollarını ve güvenliğin tesisi konularını ele aldıklarını belirten Tebbun, "İsrail işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan'a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi'ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz" dedi.

Tebbun, İsrail'in ihlallerine son verilmesi ve bölgede barışın inşası için çabaların yoğunlaşması gerektiğini vurgulayarak, "Önemli olan başta Filistin halkının bağımsız devletini kurma hakkı olmak üzere meşru haklarını garanti altına alan adil ve kalıcı çözümü sağlaması konusunda uluslararası toplumun sorumluluğunu vurgulamak istiyorum" diye konuştu.

'Cezayir ve Türkiye'nin, uyuşmazlıkların çözümünde barışçıl yollara bağlı kalma kararlılığını ortaya koyduk'

Ankara'da çok sıcak ve kardeşçe karşılandıklarının altını çizen Tebbun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.

Tebbun, çok verimli görüşmelerin anlaşmalarla taçlandırıldığını belirterek, Türkiye-Cezayir İş Forumu'nun canlandırılmasını ve forumun ticaret ve yatırım hareketliliğinde rol üstlenmesini takdirle karşıladığını vurguladı.

"Belirli bir mal listesi üzerinden Tercihli Ticaret Anlaşması müzakerelerinin de başlamış olmasından dolayı çok memnunum." ifadesini kullanan Tebbun, 2021'de ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine çıkarılmasını kararlaştırdıklarını hatırlattı.

Tebbun, "İsrail'in Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etme kararını da infialle karşıladığımızı belirttik. Bu, Afrika Boynuzu bölgesinde güvenlik ve istikrarı da tehdit etmektedir." dedi.

Libya ve Sahel bölgesindeki durumun yanı sıra Batı Sahra meselesine değindiklerini aktaran Tebbun, bu konulara ilişkin analizlerini samimi şekilde dile getirdiğini kaydetti.

Cezayir Cumhurbaşkanı, "Cezayir ve Türkiye'nin, uyuşmazlıkların çözümünde barışçıl yollara bağlı kalma ve uluslararası meşruiyete riayet etme konusunda kararlılığını bir kez daha ortaya koyduk." diye konuştu.

Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni gelişme

Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünde kritik gelişme. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, Van Valiliği’nin yurt yönetimi hakkında soruşturma izni vermeme kararını iptal etti. Böylece yurt yetkililerinin ihmalleri resmen soruşturulacak

07.05.2026 19:00:00
Haber Merkezi
Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni gelişme
Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni gelişme
Van'da 27 Eylül 2024'te kaybolduktan 19 gün sonra Van Gölü'nde cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada önemli bir engel aşıldı. Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz, yurt yönetiminin kusur ve ihmalleri bulunduğu iddiasına rağmen Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından verilen "soruşturma izni verilmemesi" kararının Erzurum Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırıldığını duyurdu.

Özaraz'ın açıklamasına göre, Van Barosu'nun ve savcılığın itirazı üzerine Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, Valilik kararını iptal etti. Böylece Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'ne bağlı KYK yurdu yönetimi hakkında soruşturma başlatılmasının hukuki yolu açılmış oldu. Baro Başkanı, kararın maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Olayın geçmişi

Rojin Kabaiş, Van'da kaldığı yurttan 27 Eylül 2024 akşamı ayrılmış ve bir daha haber alınamamıştı. 19 gün sonra Van Gölü sahilinde cansız bedeni bulunan genç kızın ölümü, şüpheli bulunmuştu. Soruşturma kapsamında yurt yönetiminin geç bildirim, güvenlik zafiyetleri ve ihmalleri olduğu öne sürülüyordu. Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebine rağmen Van Valiliği İl İdare Kurulu, Ocak 2026'da yurt yetkilileri hakkında soruşturma izni vermemişti. Van Barosu ve savcılık bu karara itiraz etmişti.

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi'nin son kararıyla yurt yönetimi ve ilgili görevliler artık soruşturmanın bir parçası haline gelecek. Bu gelişme, dosyanın daha etkin yürütülmesi ve olası ihmallerin aydınlatılması beklentisini artırdı.

Soruşturma kapsamında cep telefonu incelemeleri, kamera kayıtları ve diğer delillerin değerlendirildiği biliniyor. Aile ve baro, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için mücadeleye devam edeceklerini belirtiyor.

'Fatih Keleş'in oğlu olmak suç değildir'

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında, İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş'in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı. Sanık Mustafa Keleş, "Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş'in oğlu olmak suç değildir" dedi

07.05.2026 18:55:00 / Güncelleme: 07.05.2026 19:00:50
İhlas Haber Ajansı
'Fatih Keleş'in oğlu olmak suç değildir'
'Fatih Keleş'in oğlu olmak suç değildir'
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının 34. oturumunun görülmesine devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda sanık savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada, iddianamede 'rüşvet alma' suçunu işlediği öne sürülen ve İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş'in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı.

"Benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok"

Sanık Keleş savunmasında, babasının 13 aydır, amcasının ise 12 aydır tutuklu olduğunu belirterek, "11 ay sonra burada konuşabilme fırsatı bulabildim. Bana savcılıkta rüşvet alıp almadığım soruldu. Ben de rüşvet almadığımı söyledim. Bana, örgütle ilgili bir soru sorulmadı. Kuzenimle beraber hakimlik sorgusuna girdik ve beraber tutuklandık. Kuzenimle ben aynı anda gözaltına alındık. Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Savcılık beni, 'örgütü denetleyen örgüt üyesi' olarak betimliyor.

Bir örgüt yok ve ben bu örgütün üyesi değilim. Babamın tanıdığı olan Murat Gülibrahimoğlu'nun firmasında alma personeli olarak çalıştım. Bu işe başladığımda 23 yaşındaydım. İşten çıkarıldığım 2025 yılına kadar bu firmada kaldım. Bu durum, HTS kayıtlarından bakılabilir. Benim işim, hırdavat malzemeleri, ofis mobilyaları gibi şirkete gerekli ürünleri şirkete satın almaktı. Cebeci Maden firmasında çalışmadığım açıktır. Bu husus yapılan tespitlerle ortadadır. Benim muhasebe programlarına erişimim yoktur. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş'in oğlu olmak suç değildir. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Ekrem İmamoğlu duruşmada söz aldı

Mustafa Keleş'in savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. Sanık İmamoğlu ağlayarak Mustafa Keleş'e, "Sevgili Mustafa, değerli oğlum. Bu olaylar yaşanmasaydı, bir bayramda karşılaşsaydık 'Okulun nasıl gidiyor'' diye sorabilirdim sana. Benim adıma 'örgüt lideri' olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame. Seninle hayatımız boyunca çocukluğundan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu' Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın" diyerek soru yöneltti. Keleş ise bu soruya, "Hayır" yanıtını verdi.

Duruşma, diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilebilmesi için 11 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.

Türkiye, Dönem Başkanlığına seçildi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin oy birliği ile Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027-2028 dönem başkanlığına seçildiğini duyurdu

07.05.2026 18:24:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye, Dönem Başkanlığına seçildi
Türkiye, Dönem Başkanlığına seçildi
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin oy birliği ile Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027-2028 dönem başkanlığına seçildiğini duyurdu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Almanya'nın Leipzig kentinde düzenlenen Uluslararası Ulaştırma Forumu'na (ITF) katıldı. Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin küresel ulaştırma politikasının en önemli etkinliği kabul edilen ITF'nin 2027-2028 dönem başkanlığına seçildiğini duyurdu.
Bakan Uraloğlu, forumda yaptığı açıklamada, ilk olarak geçtiğimiz pazartesi günü Almanya'nın Leipzig kentinde araçla yapılan saldırıda hayatını kaybedenler için taziyelerini iletti. Uraloğlu, Türkiye'nin ulaştırma vizyonuna değinerek, Türkiye'nin 1953 yılında ITF'in kurucu üyeleri arasında yer aldığını ve 2009 yılında da başkanlık görevini başarıyla yürüttüğünü hatırlattı.

"Türkiye, sadece bir transit ülke değil, bölgeleri, pazarları ve insanları birbirine bağlayan stratejik bir merkezdir"
Türkiye'nin jeopolitik önemine dikkati çeken Uraloğlu, "Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasında sadece bir transit ülke değil, bölgeleri, pazarları ve insanları birbirine bağlayan stratejik bir merkezdir. Bu konum, bize kıtalar arasında dayanıklı ve kesintisiz ulaştırma bağlantıları sağlama sorumluluğu yüklemektedir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; jeopolitik riskler, iklim değişikliği ve dijital dönüşüm ulaştırma politikalarını yeniden tanımlıyor" dedi.

"Türkiye dayanıklılık ve sürdürülebilirlik ilkelerini merkeze alacak"
Türkiye'nin otoyollardan yüksek hızlı demiryollarına, limanlardan lojistik merkezlere kadar devasa yatırımlar gerçekleştirdiğini belirten Uraloğlu, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projelerinin küresel ticaret için önemini vurguladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin Dönem Başkanlığı süresince dayanıklılık ve sürdürülebilirlik ilkelerini merkeze alacaklarını ifade etti.
Bakan Uraloğlu, konuşmasının sonunda ITF üyeliğine kabul edilen Gana, Panama ve Peru'yu tebrik ederek, tüm meslektaşlarını kasım ayında Türkiye'de gerçekleştirilecek olan COP31 ulaştırma gündemi etkinliklerine davet etti.

"Türkiye; artık sadece koridorların merkezinde değil, küresel ulaştırma politikalarının da karar masasında yer almaktadır"
Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada ise, "Uluslararası Ulaştırma Forumu (ITF) 2026 Zirvesi Ulaştırma Bakanları Konseyi'nde, ülkemiz adına tarihi bir sorumluluğu üstlenmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye, ulaştırma dünyasının en güçlü ve en saygın platformlarından biri olan Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027 Dönem Başkanlığına oy birliği ile seçildi. Bu görev; yalnızca ülkemize duyulan güvenin değil, son yıllarda hayata geçirdiğimiz dev ulaştırma yatırımlarının, küresel ölçekte kurduğumuz güçlü lojistik ağların ve vizyoner projelerimizin de uluslararası düzeyde tescilidir. Asya ile Avrupa'yı buluşturan Türkiye; artık sadece koridorların merkezinde değil, küresel ulaştırma politikalarının da karar masasında yer almaktadır. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla; ulaştırmada yön çizen, standart belirleyen ve geleceğin mobilite ekosistemine liderlik eden ülkelerden biri olmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.İHA

"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını, bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşündüklerini belirterek, "Bir defadan sonra şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da iflasına karar vereceğiz" dedi.

07.05.2026 18:23:00
İhlas Haber Ajansı
"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"
"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını, bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşündüklerini belirterek, "Bir defadan sonra şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da iflasına karar vereceğiz" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ege Bölgesi milletvekilleriyle Ankara Hakimevi'nde düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Bölge milletvekilleriyle yapılan toplantıların faydalı geçtiğini ifade eden Gürlek, "Bu toplantılar hem bölgenin sorunlarını anlamak açısından hem de eksiklikleri görmek açısından bize fayda getiriyor" diye konuştu.
Milletvekillerinin öneri ve değerlendirmelerinin önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, "İstişarede fayda var" ifadelerini kullandı.

"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"
Konkordato uygulamasının kötüye kullanıldığına dikkat çeken Bakan Gürlek, "Konkordato aslında iş adamlarına, fabrika sahiplerine, iş dünyasına bir anlamda yaşama şansı tanımak, iflastan önceki bir adım ama maalesef bu süreç kötüye kullanılıyor" dedi.
Konkordato konusunda yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek, "Bir bilirkişi raporuyla konkordato kararı alıyorlar. Ondan sonra sistemi kilitliyorlar" ifadelerini kullandı.
Konkordato kararının yalnızca bir kez alınabilmesine yönelik düzenleme düşündüklerini kaydeden Gürlek, "Bir defadan sonra da artık şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da artık şirketin iflasına karar vereceğiz" şeklinde konuştu.

"5 günde tebligat yapılmış sayılacak"
E-Tebligat düzenlemesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, söz konusu yasanın halen TBMM gündeminde olduğunu belirterek, "Yeni düzenleme ile artık 5 günlük süre içerisinde tebligat yapılmış sayılacak" dedi.
12'nci Yargı Paketi hazırlıklarının sürdüğünü ifade eden Gürlek, "Özellikle bu kanun paketinde bölgelerin ihtiyaçları ve milletvekillerimizin önerileri bizim için çok önemli. Bu konu henüz bitme aşamasına gelmedi" diye konuştu.
Sosyal medyada kimlik doğrulama sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, sosyal medya platformlarıyla görüşmeler yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medyaya kimlikle giriş konusunda bir geçiş süreci öngördüklerini ifade etti. Bakan Gürlek ayrıca, "Yargının Etkinliği Bürosu" ile "Alo Adalet" sistemlerinin uyumlu hale getirilmesi için çalışma yürüttüklerini söyledi.İHA

BTP camiasının acı günü: Necati Yağcı son yolculuğuna uğurlandı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Bolu İl Başkanı Mustafa Yağcı'nın babası, aynı zamanda BTP Mengen İlçe Başkanı olan Necati Yağcı hayatını kaybetti

07.05.2026 18:07:00 / Güncelleme: 08.05.2026 00:47:11
Hasan Gündoğdu
BTP camiasının acı günü: Necati Yağcı son yolculuğuna uğurlandı
BTP camiasının acı günü: Necati Yağcı son yolculuğuna uğurlandı
Mengen'de geniş katılımlı cenaze töreni

Necati Yağcı için Bolu'nun Mengen ilçesinde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazına çok sayıda vatandaşın yanı sıra Bağımsız Türkiye Partisi yöneticileri ve teşkilat mensupları katıldı.



Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, merhum Necati Yağcı için taziye mesajı yayımlarken cenazeye çelenk gönderdi.



Cenaze törenine BTP Genel Başkan Yardımcıları Sabri Terzi ve Yenal Arman, MYK Üyeleri Ali Nezir ve Haydar Özdoğan, BTP Karabük İl Başkanı Latif Danakol, BTP Düzce İl Başkanı Ertan Ergül ve BTP Eskişehir İl Başkanı Fahri Gürgenburan da katılım sağladı. Ayrıca Bolu Bağımsız Milletvekili İsmail Akgül de cenazede hazır bulundu.



Dualarla defnedildi

Merhum Necati Yağcı'nın naaşı, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası dualarla son yolculuğuna uğurlandı.



Bağımsız Türkiye Partisi camiası, uzun yıllardır teşkilat çalışmalarında görev alan Necati Yağcı'nın vefatı nedeniyle büyük üzüntü yaşarken, sevenleri ve yakınları cenaze töreninde Yağcı ailesini yalnız bırakmadı.




Danıştay'dan Akbelen kararı: Milas'taki acele kamulaştırmalar durduruldu

Danıştay 6. Ceza Dairesi, Muğla'nın Milas ilçesinde İkizköy Mahallesi'ne bağlı Akbelen mevkinde, altı mahalle için özel mülkün acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurdu

07.05.2026 16:44:00
Haber Merkezi
Danıştay'dan Akbelen kararı: Milas'taki acele kamulaştırmalar durduruldu
Danıştay'dan Akbelen kararı: Milas'taki acele kamulaştırmalar durduruldu
5 Mayıs'ta taraflara tebliğ edilen kararda, bölgede "acelelik hali" bulunmadığı ve acele kamulaştırmanın uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğacağı ifade edildi.

10 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Akbelen ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisi acele kamulaştırılmıştı.

Araziler madene ruhsatlı ve bölgenin yakınındaki Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine yakıt sağlamak amacıyla kömür madenine çevrilmek isteniyordu.

Akbelenli köylüler kararı sevinçle karşıladı.

Köylüler yaptıkları basın açıklamasında benzer bir kararın Anayasa Mahkemesi tarafından atılmasını beklediklerini söylediler.

Açıklamada, "Bu karar tamamen iptal edilinceye, bu şirketler köyümüzden defolup gidinceye kadar kazandık demeyeceğiz" denildi.

Madencilik yasasının iptali için muhalif 260 milletvekilinin ortak imzasıyla Anayasa Mahkemesi'ne 17 Eylül 2025'te iptal davası açılmıştı. Bu dava henüz sonuçlanmadı.

'Bu kararla İkizköylüler kimseyi bağına bahçesine sokmaz'
Akbelenli köylülerin avukatlığını üstlenen Cangı Avukatlık Bürosu'ndan Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca'ya göre Danıştay kararı, acele kamulaştırmaların şirketlerin çıkarına yapıldığını tartışmasız hale getirdi.

Cangı ve Sarıca kararla birlikte acele kamulaştırmaya dayalı tüm idari işlemlerin geçersiz sayıldığını ve el koyma girişimleri, bilirkişi incelemeleri ve bedel tespiti süreçlerinin artık hukuken uygulanamayacağını belirtti.

Avukatlar Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 649 el koyma davasının da dayanaksız kaldığını ifade etti. Açıklamalarında, bu davaların başka bir işleme gerek kalmadan reddedilmesi gerektiği belirtildi.

Danıştay kararının herkes için bağlayıcı olduğu hatırlatılarak, Milas'taki 7 köyü kapsayan 679 parsel için alınan acele kamulaştırma kararından derhal dönülmesi çağrısı yapıldı.

Öte yandan, acele kamulaştırma süreçlerini kolaylaştırdığı belirtilen 7554 sayılı kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi'nde açılan davanın kritik olduğu vurgulandı.

Cangı, söz konusu kararın kesinleşmesi beklenmeden uygulanması gerektiğini söyledi.

Cangı, "Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Danıştay'ın kararını Cumhurbaşkanlığı'na göndermeli ve iptalini istemeli. Cumhurbaşkanlığı da acele kamulaştırmayı durdurma kararı vermeli" dedi.

Cumhurbaşkanlığı'nın da bu karardan dönmesi gerektiğini kaydeden Cangı, "Bu kararı eline alan İkizköylüler kimseyi bağına bahçesine sokmaz" diye konuştu.

Cangı ve Sarıca'nın açıklamasında, Akbelen protestoları sırasında tutuklanan Esra Işık'ın durumuna da dikkat çekildi.

Tutuklamaya dayanak olan süreçlerin hukuki temelini yitirdiği belirtilerek, Işık'ın derhal serbest bırakılması istendi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 30. duruşmasında ara karar açıklandı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 11'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı dava dosyası, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa gönderildi

07.05.2026 13:25:00
AA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 30. duruşmasında ara karar açıklandı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 30. duruşmasında ara karar açıklandı
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan 30. duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu 8 tutuklu sanık katıldı.

Sanıkların yakınları da duruşmada izleyici olarak yer aldı.

Önceki celselerde sanık avukatlarının talepleri alınan duruşmada, mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.

Heyet, duruşmaya mazeret bildirerek katılmayan avukatların devam eden celselerde savunma yapabileceklerine karar verdi.

Ulaşılamadığı için 3 mağdur ve 1 tanığın duruşmada ifadelerinin alınamadığını belirten mahkeme, bu kişilerin beyanlarının alınmasından vazgeçerek dosyadaki ifadelerinin okunmasına hükmetti.

Mahkeme heyeti, avukatların yetkisizlik, görevsizlik, durma ve tefrik gibi taleplerinin reddine karar vererek, esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak için dosyanın iddia makamına gönderilmesini kararlaştırdı.

Cumhuriyet savcılığının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için 1 hafta süre istemesi üzerine duruşma 14 Mayıs Perşembe gününe ertelendi.

İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tuncer tutuklandı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen gelirin aklanması" suçları kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik yürütülen soruşturmada, hastanedeki tedavisinin ardından adliyeye sevk edilen Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer tutuklandı. Tuncer'in tutuklanmasıyla dosya kapsamında tutuklanan kişi sayısı 15'e yükseldi

06.05.2026 18:12:00 / Güncelleme: 06.05.2026 18:17:32
İHA
Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tuncer tutuklandı
Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tuncer tutuklandı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik çalışma başlatılmıştı.

Mülkiye başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu ve emniyet birimlerince yapılan araştırmalar doğrultusunda ANSET tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük yapıldığı tespit edilmişti. Soruşturma kapsamında ihalelerde yetkili olan kişiler ile aralarında suçtan elde edilen geliri aklama amacıyla para geçişleri tespit edilen şüpheliler hakkında işlem başlatılmıştı. Dosyada 113 milyon 426 bin TL kamu zararı tespit edilmişti.

Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 30 Nisan tarihinde Antalya merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla, Denizli ve Edirne'de eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında ilk etapta 34 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, süreç içinde 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosya kapsamındaki kişi sayısı 35'e yükselmişti.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 27'si, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakılırken, sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 14'ü tutuklanmış, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.


Cansel Tuncer de tutuklandı



Operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı olan Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, bugün hastanedeki tedavisinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Tuncer, savcılık işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince "kamu kurum ve kuruluşları ihalesine fesat karıştırmak, edimin ifasına fesat karıştırmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" suçlarından tutuklandı. Tuncer'in tutuklanmasıyla soruşturma kapsamında tutuklanan kişi sayısı 15'e yükseldi. Dosya kapsamında 3 firari şüpheliyi yakalamak için çalışmaların devam ettiği, 2 kişinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.İHA

KIZILELMA Endonezya yolcusu

Baykar ile Endonezya merkezli PT Republik Aero Dirgantara (Republikorp) arasında Bayraktar KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı Çerçeve Anlaşması imzalandı

06.05.2026 16:56:00
AA
KIZILELMA Endonezya yolcusu
KIZILELMA Endonezya yolcusu
Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor.

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda Savunma Sanayii Başkanlığı ile firmalar arasında imza törenleri gerçekleştiriliyor.

Program kapsamında Baykar ile Endonezya merkezli PT Republik Aero Dirgantara arasında Bayraktar KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı Çerçeve Anlaşması imzalandı.

Fuarda konuşan SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Baykar adına çok önemli bir tarihi anlaşmaya imza attıklarını belirtti.

Bayraktar TB2'nin kendi kategorisinde en çok ihraç edilen insansız hava aracı sistemi olduğuna işaret eden Bayraktar, "Dünyanın ilklerinden olan insansız savaş uçağı teknolojisi Bayraktar KIZILELMA, 2022 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirmişti. O zamandan bu yana çok yoğun bir şekilde uçuş faaliyetleri devam ediyordu. Geçtiğimiz sene seri imalat faaliyetleri tamamlandı ve bu sene içerisinde hedefimiz Bayraktar KIZILELMA'yı ülkemizin hizmetine sunmak." diye konuştu.

Anlaşmanın tarihi bir öneme sahip olduğuna değinen Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bayraktar KIZILELMA için ilk defa bir ihracat anlaşmasına imza atmış olduk. Dolayısıyla bundan dolayı ülkemiz adına ve kardeş ülke Endonezya adına gururluyuz. Bu anlaşmayla birlikte hedefimiz 12 adetten oluşan bir Bayraktar KIZILELMA filosunu 2028 yılında başlamak üzere teslim etmek. Ama bu anlaşmada aynı zamanda ilave 4 filo yani 48 uçak da ileriye dönük opsiyonel olarak yer almaktadır.

Burada sadece sistemlerin tedariki değil aynı zamanda lokal bir şekilde Endonezya'da bakım idamesine yönelik lokal üretim lokal bakım merkezinin kurulması da bu anlaşmanın kapsamı içerisinde. Endonezya ile malumunuz geçtiğimiz yıl Bayraktar AKINCI ve Bayraktar TB2 kontratlarını imzalamıştık. Bu da aslında 3. tip ürün oluyor."

Republikorp Grup Başkanı Norman Joesoef ise anlaşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, iki kurum arasındaki işbirliğinin devam etmesi konusunda çok istekli olduklarının altını çizdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.