logo
25 MART 2026

Ali'den ayrılan, Allah'tan ayrılmıştır

Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: "Ya Ali, sen Benim vasîm, halifem ve Benden sonra ümmetimin imamısın. Sana buğzeden, Allah'a buğzetmiştir; sana yardım eden, Allah'a yardım etmiştir ve seni yalnız bırakıp senden ayrılan, Allah'tan ayrılmıştır"

01.06.2014 00:00:00
Muhammed b. Ebî Ümeyr, Süleymân b. Mihrân'dan, o da İmam Ca'fer-i Sâdık'tan, o da babalarından, Resûlullah'ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Ya Ali, sen Benim kardeşimsin, Ben de senin kardeşin. Ya Ali, sen Bendensin, Ben de sendenim. Ya Ali, sen Benim vasîm, halifem ve Allah'ın, ümmetime hüccetisin; hiç şüphesiz seni seven, saadete kavuşur ve sana düşman olan, bedbaht olur." (İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.62; Bihârü'l-Envâr, c.38, s.102).Selmân-ı Fârisî, Resûlullah'tan (s.a.a.) şöyle duyduğunu nakletmiştir: "Şüphesiz, Benim vasîm, halifem ve kendimden sonraya bıraktıklarımın en iyisi, Ali b. Ebî Tâlib'dir; vaadimi yerine getirecek ve borcumu eda edecektir." (Bihârü'l-Envâr, c.38, s.1).Selmân-ı Fârisî'nin Resûlullah'tan (s.a.a.) bir nakli ise şöyledir: "Ali b. Ebî Tâlib, Kendimden sonraya bıraktıklarımın en hayırlısıdır." (Keşfü'l-Yakîn, s.291; Bihârü'l-Envâr, c.38, s.11; Keşfü'l-Ğumme, c.1, s.156; İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.211).Hz. Ebubekir, Resûlullah'tan (s.a.a.) şu hadisi nakletmiştir: "Ali, Kendimden sonraya bıraktıklarımın en iyisidir; ona itaat eden, Bana itaat etmiştir ve ona karşı gelen, Bana karşı gelmiştir." (İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.41).Senetli bir hadiste, İbn Abbâs'tan şöyle nakledilmiştir: "Allah Resulü (s.a.a.) bir gün Kuba Mescidi'nde, Ensâr'ın da yanında toplandığı bir sırada, Hz. Ali'ye (a.s.) hitaben, şöyle buyurdu: Ya Ali, sen Benim kardeşimsin, Ben de senin kardeşin. Ya Ali, sen Benim vasîm, halifem ve Benden sonra ümmetimin imamısın; kim seni severse, Allah'ı sevmiştir ve kim sana düşman olursa, Allah'a düşman olmuştur; sana buğzeden, Allah'a buğzetmiştir; sana yardım eden, Allah'a yardım etmiştir ve seni yalnız bırakıp senden ayrılan, Allah'tan ayrılmıştır?" (El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.288).Câbir'den nakledilen bir hadiste, Allah Resulü (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Cebrâîl Bana gelerek, dedi ki 'Ya Muhammed, Rabb'in sana buyuruyor ki, şüphesiz Ali b. Ebî Tâlib, senin vasîn ve ehline ve ümmetine halifendir." (İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.162).Selmân-ı Fârisî diyor ki: "Ben, vefat edeceği sırada, Allah Resûlü'nün (s.a.a.) yanına gitmiştim. Bir ara Allah Resûlü (s.a.a.) şöyle buyurdu: Ali b. Ebî Tâlib, Kendimden sonraya bıraktıklarımın en faziletlisidir." (Bihârü'l-Envâr, c.38, s.16).Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Ali, Kendimden sonraya bıraktıklarımın en hayırlısıdır." (Keşfü'l-Yakîn, s.292).İmam Ca'fer-i Sâdık (a.s.), babaları kanalıyla, Resûlullah'ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ali b. Ebî Tâlib, Benim vasîm, vârisim ve halifemdir." (İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.162).

Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu

Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde Çekerek Irmağı'nın taşması sonucu tarım arazileri sular altında kalırken, şeker pancarı ekimi için tarlalarına giremeyen çiftçiler yetkililerden çözüm bekliyor

25.03.2026 15:06:00 / Güncelleme: 25.03.2026 15:08:55
İHA
Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu
Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu
İlçeye bağlı Çıkrak Mahallesi'nde, kar sularının erimesi ve etkili olan yağışlar nedeniyle Çekerek Irmağı'nın debisi yükseldi. Irmak seviyesindeki artış sonucu çevredeki tarım arazileri su altında kaldı.



Bölgede özellikle pancar ekimi için hazırlık yapan çiftçiler, tarlaların sularla kaplanması nedeniyle ekim yapamaz hale geldi. Arazilerin büyük bölümünün çamur ve suyla dolu olduğu görülürken, üreticiler ekim sezonunun gecikmesinden endişe ediyor.



Mahalle sakinlerinden Arif İncebiz, "Pancar ekeceğimiz arazi ekim zamanımız gelmiştir. Tarlalarımız şu anda sular içerisindedir. Çaresiziz. Yetkililerden bu işe el atmalarını bekliyoruz. Aşırı yağışların yüksek gitmesi nedeniyle şu an arazimize giremiyoruz. Traktörlerimiz girdiği yerde çamurdan çıkamıyor" dedi.



Öte yandan, bölgede suyun ne zaman çekileceği belirsizliğini korurken, çiftçiler yetkililerden kalıcı çözüm talep ediyor.

24 ilde DEAŞ'a yönelik operasyon: 88 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, silahlı terör örgütü DEAŞ'a yönelik 24 ilde, jandarma ekiplerince icra edilen operasyonlarda 88 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi

25.03.2026 14:25:00
İHA
24 ilde DEAŞ'a yönelik operasyon: 88 gözaltı
24 ilde DEAŞ'a yönelik operasyon: 88 gözaltı
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı TEM Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca yapılan çalışmalar sonucu 24 ilde operasyonlar düzenlendi.

DEAŞ Terör Örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 88 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerin; DEAŞ Terör örgütüne üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları aracıyla finansal destek sağladıkları ve sosyal medya hesapları üzerinden DEAŞ terör örgütünün propagandasını yaptıklarının tespit edildi" ifadelerine yer verildi.

7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin yargılanan sanıklardan, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal'ın oğlu Altay Ali Oransal da, fabrikanın asıl yöneticisinin ölen babası Kurtuluş Oransal olduğunu, şirketin sadece kağıt üzerinde kendilerine ait olduğunu öne sürdü. Avukatların, fabrikadaki iş güvenliği eksikliklerini hatırlatarak, "Makine mühendisisiniz, çıplak gözle görülebilecek bu eksiklikleri görmediniz mi, kör müydünüz" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Makine mühendisiyim ancak o alanda hiç çalışmadım" yanıtını verdi. Yine avukatların 7 işçinin acı ölümünü hatırlatıp vicdan azabı çekip çekmediğini sorduğu sanık Altay Ali Oransal, kendisinin de acılı olduğunu söyleyerek, "Ben de babamı kaybettim, tabii ki kalbim ağrıyor" ifadelerini kullandı

25.03.2026 14:14:00 / Güncelleme: 25.03.2026 14:20:28
İHA
7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"
7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde yapılan duruşmanın ikinci gün oturumunda savunması alınan tutuklu sanıklardan Ravive Kozmetik'in resmi yetkilisi Altay Ali Oransal (35), hayatını kaybedenlerin yakınlarına Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek savunmasına başladı. Babası Kurtuluş Oransal'ın tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek vefat ettiğini hatırlatan Oransal, "Ben de sorumluların cezalandırılmasını istiyorum" dedi.

Makine mühendisliği bölümü mezunu olduğunu söyleyen Oransal, "Annem ve babam boşandıktan sonra kardeşimle annemle kalmaya başladık. Web sitesi üzerinden e-ticarete atıldık. Babam borçları olduğunu söyledi. Kendine ufak bir yer açmak istedi ve borç para istedi. Borcu sebebiyle adına şirket kuramıyordu. Pandemide yaşanan kolonyaya olan ihtiyaç sebebiyle kârlı olacağını düşündük ve borç para verdik. Adımıza şirketi açtı" dedi.



"Ben senede birkaç kez gittiğim Ravive'den gelir elde etmedim"

Patlamanın yaşandığı Ravive isimli fabrikayı çok az ziyaret ettiğini ve söz konusu işletmeden para almadığını iddia eden eden Altay Ali Oransal, "Geçimimizi krem markamızdan sağlıyorduk. Kadınlar tarafından çok tercih edilen markamızdır. Shauran da Fransa'da üretilen markamızdır. Biz gelirimizi bu iki markadan sağlıyorduk. Ben senede birkaç kez gittiğim Ravive'den gelir elde etmedim. Yöneticilik veya başka bir ilişkim yoktur. Fabrikaya son 6 ayda 1veya 2 kez gitmişimdir. Buranın denetlenmesini veya üretimini yapmış değilim" diye konuştu.

"Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim"

Sanık Oransal, savunmasına şöyle devam etti:
"Tuncay Yıldız'ı (fabrikanın vefat eden çalışanı) hayatımda birkaç kez aradım. Babamdan sonra fabrikada en etkili kişidir. Gülhan Bendi'yi (çalışan) simaen bilirim. Kendisine hiç talimat vermedim. Talimat verdiğim iddiası yalandır. Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim' Gülhan Bendi, WhatsApp gruplarında talimat veriyormuş, fabrikadaki sorumlu kişilerden biridir. İfadesi ile sorumluluğu üzerinden atmaktadır."

"Yanımda pasaportum varken kaçmadım"

Olay günü yaşananları da anlatan Oransal, "Olay günü kardeşim beni aradı ve patlama olduğunu söyledi. İkinci arayışında can güvenliğimizin olmadığını, avukatın da il dışına çıkmamız gerektiğini söylediğini aktardı. Ravive'de hiçbir yetkim yoktur. Fiili yöneticisi Kurtuluş Oransal'dır. 5 aydır tutukluyum, hiçbir kusurum ve kastım yoktur. O gün kaçabilecek şansım varken, sınıra 1,5 kilometre uzaklıktayken ve yanımda pasaportum varken kaçmadım. Çünkü olayda sorumluluğum olmadığını düşünüyorum. Serbest bırakılmayı talep ediyorum. Olay günü kardeşim beni aldı ve dayımın fabrikasına gittik. Oradan da eve geçtik. Güvenli bir eve gittik. Tekirdağ'a gitmeden önce Gökberk kardeşimin dizüstü bilgisayarını ofisten alıp kendisine getirmiş."

"Biz hammaddeyi veriyorduk"

Markalarına ait jel kremin Ravive'de üretildiğini söyleyen Oransal, "Markamız, Ravive dışında başka yerde de üretiliyordu. Sadece markamıza ait jel krem Ravive'de üretiliyordu. Ravive'de üretilen markamızın denetimini kim yapıyordu bilmiyorum. Biz hammaddeyi veriyorduk" şeklinde konuştu.

"Ravive'deki kişilerin sigortasız olduğuna dair bilgim yok"

Sanık Altay Ali Oransal, Ravive'deki tüm işleyişin babasına ait olduğunu öne sürerek, "Ravive'deki tüm gelir ve giderler babama aitti. Ravive'nin hem eski hem de yeni yeriyle ilgili bilgim yok. Taşınma olayıyla ilgili bilgim yok. Üretim kısmıyla ilgili de söz sahibi ve müdahale hakkına sahip değilim. Ravive'deki depoda kardeşimle olan markamıza ait patlama anında stoklanmış olan ürün olup olmadığını bilmiyorum. Bir yazılım şirketim vardı. Yazılım bilgimden dolayı açtık ancak beceremedik. Sonra Gökberk'e ve Aleyna'ya devrettik. Başakşehir'deki ofisimizde Gökberk göstermelik kiraladı. Gökberk'in ürünleri nereden temin ettiğini bilmiyorum ancak Ravive'de fason üretim yapıyordu. Ravive'ye müşteri bulma gibi bir durumum ve çabam olmadı. Hayatımın büyük bir kısmını markam olan Shauran'a adadım. Ravive'deki kişilerin sigortasız olduğuna dair bilgim yok. Ravive'de denetim, üretim veya yönetici pozisyonum yoktur. Fabrika ve üretimde olan her şey babama aitti, o ilgileniyordu. Benim veya kardeşimin ilgisi yoktur" ifadelerini kullandı.

"İsteseydim uçakla da gidebilirdim, evim havalimanına yakındır"

Yakalandıkları sırada üzerlerinde ele geçirilen 530 avro, 4 bin 350 dolar, 20 bin lira ve 2 pasaporta ilişkin mahkeme heyetinin sorusunu yanıtlayan sanık Oransal, söz konusu meblağın kardeşiyle kendisine ait toplam para olduğunu ifade etti. İşleri gereği sık sık yurt dışına çıktıkları için yanlarında sürekli döviz taşıdıklarını ve güvenlik sebebiyle banka kartlarının kapatıldığını öne süren Oransal, "Kaçma eylemi firari olan, kaçma ihtimali olan kişidir. Beni polis de aramadı. İsteseydim uçakla da gidebilirdim, evim havalimanına yakındır" şeklinde savunma yaptı.

"Babam gelir gideri hesaplayamayan biriydi"

Ayrıca, şirketin uzun yıllar neden kendi adlarına kayıtlı kaldığına yeniden açıklık getiren Oransal, babasının borç batağında olduğunu savunarak, "Babam borç batağındaydı. Ona yardımcı olmak sebebiyle şirketin kurulumunu kabul ettik. Babam gelir gideri hesaplayamayan biriydi. Babamın borçlarının bitmemesi sebebiyle uzun yıllar firmayı devredemedik. Ravive'den gelecek gelire ihtiyacım yok. Zaten iki markamızdan da gelirim vardı" dedi.

"Babamın böyle bir ifade verdiğine inanmıyorum"

Savunmasının ardından müşteki avukatlarının çapraz sorgusuna geçilen sanık Altay Ali Oransal'a, babası Kurtuluş Oransal'ın soruşturma aşamasında verdiği "Şirket oğullarımın yönetimindeydi" şeklindeki ifadesi hatırlatıldı. Bu beyana karşı çıkan sanık, "Babamın böyle bir ifade verdiğine inanmıyorum. Sadece kağıt üzerinde yönetim kurulunda göründüğüm için yargılanıyorum ancak olayda hiçbir sorumluluğum yoktur" diye konuştu.

"Kör müydünüz'" tepkisi

Müşteki avukatlarının fabrikadaki iş güvenliği ihlallerini hatırlatarak, "Bu risklerden haberdarsınız. Hem şirkette yetkilisiniz hem de kendi markanız Ravive firmasında üretiliyor. Neden denetlemediniz'" sorusunu yöneltmesi üzerine Oransal, "Benim üretim tecrübem yoktu. 25 yıldır bu sektörde olan babam orayı işletiyordu" savunmasını yaptı.

Bir avukatın, "Makine mühendisi olarak oradaki eksiklikleri çıplak gözle görebilecekken bunları görmediniz mi, kör müydünüz" şeklindeki sert tepkisine ise sanık, "Ben sadece makine mühendisliği bölümünden mezunum, o alanda hiç çalışmadım" yanıtını verdi.

Sanığa, savunmasında sıkça dile getirdiği "babasının borç batağında olduğu" yönündeki ifadeleri üzerinden borcun miktarı ve neden kendi markalarından elde ettikleri gelirle bu borcu kapatmadıkları da soruldu. Babasının ne kadar borcu olduğunu tam olarak bilmediğini ancak ortada ciddi bir rakam olduğunu öne süren sanık, babasının gelir-gider dengesinin sürekli inişli çıkışlı olduğunu belirtti.

Müşteki avukatlarının, vergi denetimi raporlarına yansıyan ve "kişisel borç" açıklamasıyla şahsına gönderilen 1 milyon 800 bin liralık para transferini sorması üzerine ise Oransal, "Bu gelen para ile ilgili hiçbir bilgim yok. Muhasebecinin yaptığı bir işlemdir" dedi.

"Ben de babamı kaybettim, kalbim ağrıyor"

Fabrikadaki yangın merdiveni eksikliği ve yangın denetimlerine ilişkin sorular üzerine de bilgisi olmadığını savunan sanık, "Babamın fason kolonya dolumu yaptığından haberim vardı ancak babam kolonya üretimi yapmadı. Sadece fason dolum hizmeti veriyordu" ifadelerini kullandı.

Son olarak müşteki avukatlarının, "Olayda 7 kişi hayatını kaybetti. Hiç vicdan azabı duymuyor musunuz'" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Ben de babamı kaybettim. Tabii ki kalbim ağrıyor" şeklinde karşılık verdi.

Altay Ali Oransal'ın savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.

Ne olmuştu?

Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki Ravive Kozmetik'te meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti.

Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edilmişti. Ayrıca, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti.

İstenen cezalar

İddianamede, kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile abisi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'nitelikli mala zarar verme' suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
İddianamede, fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22'şer yıl 6'şar aya kadar hapis talep edilmişti. Ayrıca Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B.'nin ise 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi istenmişti.

Uyuşturucu operasyonunda yeni dalga: Çok sayıda ünlü isime gözaltı kararı

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu kapsamında İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince eski Beşiktaş Başkanı ve İş İnsanı Fikret Orman gözaltına alındı. Soruşturma da Burak Elmas, Hakan Sabancı, Hande Erçel, Güzide Duran, Didem Soydan, Kerim Sabancı hakkında da gözaltı kararı olduğu öğrenildi

25.03.2026 03:20:00 / Güncelleme: 25.03.2026 07:08:50
Haber Merkezi
Uyuşturucu operasyonunda yeni dalga: Çok sayıda ünlü isime gözaltı kararı
Uyuşturucu operasyonunda yeni dalga: Çok sayıda ünlü isime gözaltı kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ünlülere yönelik yürüttüğü "uyuşturucu" soruşturması kapsamında Fikret Orman gözaltına alındı.

Aynı soruşturma kapsamında Burak Elmas, Hakan Sabancı, Hande Erçel, Güzide Duran, Didem Soydan, Kerim Sabancı hakkında gözaltı kararı verildi.


Gözaltına alınan bazı isimler sağlık kontrolünden geçirildi



Uyuşturucu soruşturması kapsamında son dalga operasyonunda gözaltına alınan isimlerden Burak Elmas ve Didem Soydan sağlık kontrolünden geçirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturmasının son dalgası kapsamında Narkotik Şube ekiplerince gözaltına alınan Galatasaray Eski Başkanı Burak Elmas ve oyuncu Didem Soydan sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi'ne getirildi.

Sağlık kontrolünün ardından gözaltına alınan isimler işlemlerinin yapılması için İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.
 




Fikret Orman gözaltına alındı


İstanbul'daki uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında iş insanı Fikret Orman gözaltına alındı.
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "uyuşturucu madde imal ve ticareti", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için özel yer, donanım veya malzeme sağlayan ve kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler almak", "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak", "fuhşa teşvik ve aracılık etmek" suçlarından yürütülen soruşturmalar sürüyor.
 
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, soruşturma kapsamında Fikret Orman'ı gözaltına aldı.
 
Orman, işlemleri için emniyete götürüldü. 

Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması


 
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İngiltere Savunma Bakanı John Healey'in resmi davetlisi olarak bugün İngiltere'yi ziyaret ederek, Eurofighter Typhonn savaş uçağı tedarikine ilişkin görüşmede bulunacak.
 

24.03.2026 16:25:00
AA
 Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması
 Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması

Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan açıklamaya göre Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İngiltere Savunma Bakanı John Healey'in resmi davetlisi olarak İngiltere'yi ziyaret edecek. Ziyaret kapsamında her iki Bakan tarafından ikili ve bölgesel savunma ile güvenlik ve savunma sanayisinde işbirliği konuları değerlendirilecek.

Türkiye ve İngiltere arasında devam eden ve geçen yıl ekim ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer arasında ilk imzaların atıldığı "Eurofighter Typhonn savaş uçağı tedariki" konusu da gündemde olacak.

Milli Savunma Bakanı Güler, Eurofighter Typhonn savaş uçağının üretim tesislerini de ziyaret edecek.

Ağrı'dan acı haber

Ağrı'da askeri araç kazasında Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay şehit oldu

24.03.2026 14:38:00
Anadolu Ajansı
Ağrı'dan acı haber
Ağrı'dan acı haber

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'ın şehadet haberi, Hatay'ın Kırıkhan ilçesindeki ailesine ulaştırıldı.

Askeri yetkililer, 25 yaşındaki Açay'ın, Demirkonak Mahallesi'nde yaşayan annesi Emine Açay'a sağlık ekipleri eşliğinde şehadet haberini verdi.

Haberin ardından eve ve çevresine Türk bayrakları asıldı.

İkamete giden aile yakınları ve vatandaşlar, başsağlığı dileklerini iletti.

Babasını 2003'te kaybettiği ve bekar olduğu öğrenilen Açay'ın cenazesi, yarın Kırıkhan Şehitliği'nde toprağa verilecek.

Milli Savunma Bakanlığı, Doğubayazıt'ta meydana gelen askeri araç kazasında Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'ın şehit olduğunu bildirmişti. 

Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi

Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binaların bulunduğu alanlar, adeta birer harabeye dönüştü. Aradan geçen yıllara rağmen bir türlü yapılamayan inşaatlar nedeniyle araziler moloz ve çöp yığınlarıyla doldu. Bölge madde bağımlıların meskeni haline gelirken, mahalle sakinleri duruma tepki gösterdi

24.03.2026 12:17:00 / Güncelleme: 24.03.2026 12:29:28
İHA
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm vaadiyle yaklaşık 3 yıl önce yıkılan binaların yerini modern yapılar yerine çöp ve moloz dağları aldı. Belediye ekipleri tarafından temizlenmediği iddia edilen bu alanlar, hem çevre kirliliği hem de ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Mahalle sakinleri, belediyeye defalarca başvurduklarını ancak alanın bakımsız bırakılması nedeniyle tepkilerinin her geçen gün arttığını dile getiriyor.



Bölgedeki güvenlik sorununa dikkat çeken mahalle sakini Aydın Algün, durumun vahametini belirterek "Buraya akşam saat 10'dan sonra çıkamıyoruz, korkuyoruz; her türlü insan var. Kağıt toplayıcıları sürekli kamyonlarla geliyorlar, her sokaktalar. Tedirginlikten sokağa adım atamaz olduk. Ben çocuğumu bu bölgeden okula tek başına yollayamam, illa eşlik etmem gerekiyor. Burası tam 5 senedir kentsel dönüşüm adı altında bu şekilde terk edildi" şeklinde konuştu.



Kentsel dönüşüm sürecinin yanlış yönetildiğini savunan bir diğer vatandaş Halis Karakulak ise plansız yıkımlara tepki gösterdi. Karakulak, "Kentsel dönüşüm yapıyorsan ada bazlı yapacaksın. Komple yıkıp tek seferde inşaata başlayacaksın ki hem devlet hem de vatandaş kurtulsun. Burada tek bir bina yıkılıyor, bir yıl sonra yanındaki yıkılıyor. Ortaya çıkan manzara berbat. Görüldüğü gibi çevre kirlilik içinde ve burada her türlü asayiş olayı yaşanabilir" dedi.

İstanbul ve Yalova'da DEAŞ operasyonu: 9 gözaltı

24.03.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul ve Yalova'da DEAŞ operasyonu: 9 gözaltı
İstanbul ve Yalova'da DEAŞ operasyonu: 9 gözaltı
İstanbul ve Yalova'da küresel terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, çatışma bölgelerinde örgüt adına faaliyet yürüten teröristlerin ailelerine para aktarmakla suçlanan 9 şüpheli yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bu sabah erken saatlerde İstanbul ve Yalova'daki belirlenen adreslere baskınlar düzenledi.



Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, örgütsel doküman ve para transferlerini belgeleyen kayıtlara el konuldu.
Gözaltına alınan 9 zanlı, ifadeleri alınmak üzere emniyet müdürlüğüne götürüldü.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin çatışma bölgelerinde örgüt adına faaliyet yürüten kişilerin ailelerine para aktardığı tespit edildi.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde başladı

24.03.2026 10:34:00 / Güncelleme: 24.03.2026 19:15:33
İHA
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti.



Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi.



Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Altay, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Aktan ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal'ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı.



7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin ilk duruşma bugün başladı. Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle adliyedeki duruşma salonlarının kapasitesinin yetersiz kalacağından yargılama, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki 250 kişi kapasiteli duruşma salonunda gerçekleştiriliyor.

Nevruz etkinliğinde terör örgütü pankartı açtılar: 6 gözaltı

Diyarbakır'da düzenlenen Nevruz etkinlikleri sırasında örgüt mensuplarının fotoğrafının olduğu pankart açan 6 kişiye gözaltı

24.03.2026 03:37:00
İHA
Nevruz etkinliğinde terör örgütü pankartı açtılar: 6 gözaltı
Nevruz etkinliğinde terör örgütü pankartı açtılar: 6 gözaltı
Diyarbakır'da düzenlenen Nevruz etkinlikleri sırasında, geçmiş yıllarda Türkiye'de gerçekleştirilen terör saldırılarına karışan örgüt mensuplarına ait fotoğrafların yer aldığı pankartı açtıkları tespit edilen 6 şahsa yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği Emniyet Genel Müdürlüğü'nün sosyal medya hesabından paylaşıldı.

Paylaşımda, operasyon kapsamında şahısların tamamının yakalanarak gözaltına alındığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.