'Ali'nin güzelliği Yusuf'un güzelliği gibidir'
"Ali, Livaü'l-Hamd'i ne güçle taşıyacak?" diye sorulduğunda, Resûlullah (s.a.a) buyurdu ki: "Nasıl gücü yetmez ki? Ona, yaratılışta ayrı ayrı sıfatlar verilmiştir. Sabır ihsan edilmiştir, benim sabrım gibi; güzellik verilmiştir, Yusuf'un güzelliği gibi; kuvvet lutfedilmiştir, Cibril'in gücü gibi"
"Hz. Ali (a.s), hutbesini irad ediyordu; insanların en güzeliydi" denmiştir. (Üsdü'l-Gâbe; c.4, s.39). Nasıl olmasın ki; Resûl-i Ekrem'e, "Ya Resûlallah, Ali, Livaü'l-Hamd'i ne güçle taşıyacak?" diye sorulmuştu, Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştu: "Nasıl gücü yetmez ki? Ona, yaratılışta ayrı ayrı sıfatlar verilmiştir. Sabır ihsan edilmiştir, benim sabrım gibi; güzellik verilmiştir, Yusuf'un güzelliği gibi, kuvvet lutfedilmiştir, Cibril'in gücü gibi?" (er-Rıyadu'n-Nadıra; c.2, s.202).
İbn-i Abbas der ki: "Resûlullah (s.a.a.), 'İbrahim'e hilmiyle, Nuh'a azmiyle, Yusuf'a güzelliğiyle bakıp görmek dileyen, Ebu Tâlib oğlu Ali'ye baksın' buyurdu." (er-Rıyadu'n-Nadıra; c.2, s.218).
Emirü'l-Mü'minin'in yakut, firuze ve akik taşlı üç, demirden yapılma bir yüzüğü vardı. Yakut yüzükte, "La ilahe illallahu'l-Melikü'l-Hakku'l-mübin/Her şeye malik ve sahip, her şeyi açıklayıp bildiren gerçek ma'bud, ancak Allah'tır ve O'ndan başka tapacak yoktur); firuzede, "Allahu'l-Melik/Her şeyin malik ve sahibi Allah'tır"; demirden olanda, üç satır olarak, "Maşa Allah, La kuvvete illabillah, Estağfirullah/Allah'ın dilediği olur; güç-kuvvet, ancak Allah'ındır; Allah'tan yarlıganmak dilerim" yazıları kazılmıştı; zaman zaman bunlardan birini sağ ellerinin parmağına takarlardı. (Kenzü'l-Ummal; c.3, s.336).
Hakim, Tarih'inde; Abdürrahman-ı Sülemi Emali'sinde bunu bildirir.
Ve yine yüzüklerinde, "Esnedtu zahri illallah/Allah'a dayandım" sözünün kazılmış olduğunu, "Hasbiyallah/Allah yeter bana" yazısının kazılmış bulunduğunun da rivayet edildiğini bildirir. (Nurü'l-Ebsar; s.94).














































































