Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -14-
Ya Ali, Sen Cennet ve Cehennem ateşini bölensin
26.05.2026 00:35:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





185- "Ya Ali, Sen Cenneti ve (Cehennem) ateşini bölensin; Senin muhabbetinle iyiler kötülerden ayrılır, hayır ve şer ehli insanlar, mü'minlerle kafirler birbirinden ayrılır."
186- "Ya Ali, Sen Cennet ve Cehennem ateşini bölensin."
187- "Ya Ali, Sen kıyamet günü Cenneti ve (Cehennem) ateşini bölecek kimsesin. Ateşe şöyle hitap edeceksin: Bu senindir, bu da Benim."

188- Ebu Said, Resulullah'tan şöyle rivayet etmiştir: "Kıyamet günü olduğunda Cennetle görevli Rıdvan'a ve Cehennemle görevli olana, "Anahtarları Ali'ye verin" diyeceğim."
189- Abdullah b. Abbas Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Ey İbn-i Abbas, Ali'den asla ayrılma, hiç şüphesiz hak O'nun dilinde ve kalbindedir. O Cennetin ve Cehennemin kilidi ve anahtarıdır. O'nunla (insanlar) Cennet ve Cehenneme gireceklerdir."

190- "Ya Ali, Sen (Cehennem) ateşini ve Cenneti bölensin. Sen Cennet kapısını çalıp sevenleri sorgusuz bir şekilde ona sokacaksın."
191- Hz. Aişe'den rivayetle Resulüllah şöyle buyurdu: "Ali hakkında Bana eziyet etme: Zira hiç şüphesiz o Müminlerin emiri ve Müslümanların efendisidir. Allah kıyamet gününde O'nu -Sırat'ın üstünde- oturtacaktır. Böylece O, dostlarını Cennete ve düşmanlarını da (Cehennem) ateşine sokacaktır."

192- İmam Bakır, babalarından Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakledilmiştir:
"Ya Ali, nasıl olacaksın? Cehennem kenarında durduğunda ve Sırat'a geldiğinde (o gün) insanlara 'geçin' denilecek ve Cehenneme şöyle hitap edeceksin: Bu senin, bu da Benim."
Hz. Ali, "Ya Resulallah, 'bunlar benim' diyeceğim, o kimseler kimlerdir?" diye sorduğunda, şöyle buyurdu: "Onlar Seni takip edenlerdir. Sen nerede olursan onlar da Seninle olacaklardır."
193- Resulüllah buyurdu ki: "Kıyamet günü Allah Bana ve Ali b. Ebi Tâlib'e şöyle buyuracaktır: 'Sizi sevenleri Cennete ve size buğzedenleri (Cehennem) ateşine sokun.' Allah Teala'nın, Kur'an'daki, 'Atın her inatçı kâfiri Cehenneme' (Kaf: 24) sözü de bunu ifade etmektedir."

194- İbn-i Abbas'tan: "Kıyamet günü olduğunda, Allah, Cebrail'e Cennetin kapısında oturmasını ve ancak Ali b. Ebi Tâlib'den aldıkları berat belgesini taşıyanları Cennete sokmasını emredecektir."
195- Resulüllah şöyle buyurdu: "Ali b. Ebi Tâlib, Cennet kapısına asılmış bir halkadır. Kim O'na tutunursa Cennete girer."
196- El-Menakıb kitabında, Hatib-i Bağdadi vasıtası ile Resulüllah'tan şöyle nakledilmiştir:
"Cennet kapısının halkası, altın yüzeyler üzerine yerleştirilmiş, kırmızı yakuttan olacaktır. Halka kapıya değdikçe 'Ya Ali, Ya Ali' diye seslenecektir."

197- "Sen, Kâbe gibisin. (Kâbe'ye olduğu gibi) Sana gelinir, Sen kimseye gitmezsin. Eğer şu topluluk, Sana gelir de hilafeti teslim ederlerse kabul et. Ama onlar gelmezse, Sana gelinceye kadar Sen onlara gitme."
198- "Ya Ali, Sen (mü'minlerin istikametini tayin etmede) Kâbe yerindesin."
199- Ebuzer Gıfari'den: "Ali'nin misali, sizin aranızda veya ümmet arasında (tereddüt Ebuzer'dendir) Kâbe-i Müşerref'e gibidir. O'na bakmak ibadettir. O'nun ziyaretine gitmek bir vecibedir."
200- "Ben ve Ali bu ümmetin iki babasıyız." (Kaynaklar için bakınız Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)
186- "Ya Ali, Sen Cennet ve Cehennem ateşini bölensin."
187- "Ya Ali, Sen kıyamet günü Cenneti ve (Cehennem) ateşini bölecek kimsesin. Ateşe şöyle hitap edeceksin: Bu senindir, bu da Benim."

188- Ebu Said, Resulullah'tan şöyle rivayet etmiştir: "Kıyamet günü olduğunda Cennetle görevli Rıdvan'a ve Cehennemle görevli olana, "Anahtarları Ali'ye verin" diyeceğim."
189- Abdullah b. Abbas Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Ey İbn-i Abbas, Ali'den asla ayrılma, hiç şüphesiz hak O'nun dilinde ve kalbindedir. O Cennetin ve Cehennemin kilidi ve anahtarıdır. O'nunla (insanlar) Cennet ve Cehenneme gireceklerdir."

190- "Ya Ali, Sen (Cehennem) ateşini ve Cenneti bölensin. Sen Cennet kapısını çalıp sevenleri sorgusuz bir şekilde ona sokacaksın."
191- Hz. Aişe'den rivayetle Resulüllah şöyle buyurdu: "Ali hakkında Bana eziyet etme: Zira hiç şüphesiz o Müminlerin emiri ve Müslümanların efendisidir. Allah kıyamet gününde O'nu -Sırat'ın üstünde- oturtacaktır. Böylece O, dostlarını Cennete ve düşmanlarını da (Cehennem) ateşine sokacaktır."

192- İmam Bakır, babalarından Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakledilmiştir:
"Ya Ali, nasıl olacaksın? Cehennem kenarında durduğunda ve Sırat'a geldiğinde (o gün) insanlara 'geçin' denilecek ve Cehenneme şöyle hitap edeceksin: Bu senin, bu da Benim."
Hz. Ali, "Ya Resulallah, 'bunlar benim' diyeceğim, o kimseler kimlerdir?" diye sorduğunda, şöyle buyurdu: "Onlar Seni takip edenlerdir. Sen nerede olursan onlar da Seninle olacaklardır."
193- Resulüllah buyurdu ki: "Kıyamet günü Allah Bana ve Ali b. Ebi Tâlib'e şöyle buyuracaktır: 'Sizi sevenleri Cennete ve size buğzedenleri (Cehennem) ateşine sokun.' Allah Teala'nın, Kur'an'daki, 'Atın her inatçı kâfiri Cehenneme' (Kaf: 24) sözü de bunu ifade etmektedir."

194- İbn-i Abbas'tan: "Kıyamet günü olduğunda, Allah, Cebrail'e Cennetin kapısında oturmasını ve ancak Ali b. Ebi Tâlib'den aldıkları berat belgesini taşıyanları Cennete sokmasını emredecektir."
195- Resulüllah şöyle buyurdu: "Ali b. Ebi Tâlib, Cennet kapısına asılmış bir halkadır. Kim O'na tutunursa Cennete girer."
196- El-Menakıb kitabında, Hatib-i Bağdadi vasıtası ile Resulüllah'tan şöyle nakledilmiştir:
"Cennet kapısının halkası, altın yüzeyler üzerine yerleştirilmiş, kırmızı yakuttan olacaktır. Halka kapıya değdikçe 'Ya Ali, Ya Ali' diye seslenecektir."

197- "Sen, Kâbe gibisin. (Kâbe'ye olduğu gibi) Sana gelinir, Sen kimseye gitmezsin. Eğer şu topluluk, Sana gelir de hilafeti teslim ederlerse kabul et. Ama onlar gelmezse, Sana gelinceye kadar Sen onlara gitme."
198- "Ya Ali, Sen (mü'minlerin istikametini tayin etmede) Kâbe yerindesin."
199- Ebuzer Gıfari'den: "Ali'nin misali, sizin aranızda veya ümmet arasında (tereddüt Ebuzer'dendir) Kâbe-i Müşerref'e gibidir. O'na bakmak ibadettir. O'nun ziyaretine gitmek bir vecibedir."
200- "Ben ve Ali bu ümmetin iki babasıyız." (Kaynaklar için bakınız Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)











































































