logo
08 AĞUSTOS 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -37-

Ümmetim arasında parçalanma ve ihtilaf olacaktır. O zaman bu (Ali) ve arkadaşları hak üzere olacaklardır

24.06.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -37-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -37-
468- Câbir b. Yezid, İmam Muhammed Bâkır'dan babaları kanalıyla, Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

"Cennet Ben girmeden önce peygamberlere haramdır. Ve biz Ehl-i Beyt'in taraftarları girmeden önce diğer milletlere haramdır."

469- Ebû Akîl diyor ki: Biz Emirü'l-mü'minin Ali b. Ebi Tâlib'in yanında olduğumuz sırada şöyle buyurdu:

"Bu ümmet yetmiş üç fırkaya bölünecektir. Canımı elinde tutana and olsun ki, fırkaların hepsi yollarını şaşmışlardır, Bana uyan ve Benim taraftarlarımdan olanlar hariç."

470- Emirü'l-mü'minin'den şöyle nakledilmiştir: "Bu ümmet, yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan yetmiş ikisi ateşte ve bir tanesi Cennette olacaktır. Allah Teala onların hakkında şöyle buyurmaktadır: "Yarattıklarımızdan daima hakka ileten ve adaleti hak ile yerine getiren bir topluluk bulunur" (Araf: 181). Onlar ise Ben ve taraftarlarımdır."

471- Hz. Ali, Resulüllah'a şöyle arz etti: "Ya Resulallah, fırka-i naciye (kurtuluş ehli olan fırka) kimlerdir?" Allah Resulü şöyle cevap verdiler: "Senin ve arkadaşlarının üzerinde oldukları şeye sarılanlardır."

472- Resulüllah buyurdu: "Ümmetim arasında parçalanma ve ihtilaf olacaktır. O zaman bu (Ali) ve arkadaşları hak üzere olacaklardır"  







473- Hz. Ali'den şöyle nakledilmiştir: "Kıyamet günü olduğunda insanlar annelerinin ismiyle çağırıla¬caklardır. Benim taraftarlarım ve Beni sevenler hariç. Onlar kendi ismiyle çağrılacaklardır. Temiz bir doğuma sahip oldukları için..."

474- Muhammed b. Hanefiyye, babası Hz. Ali'den şöyle nakletmektedir:

"Bir gün Ben uyuyordum. Birden Resulüllah içeri girdi. Bana baktı ve ayağıyla Bana dokundu ve şöyle buyurdu: "Kalk ayağa babam anam Sana feda olsun. Cebrail Bana geldi ve şöyle dedi: "Şuna müjde ver ki hiç şüphesiz Allah-u Teala imamları O'nun sulbünde karar kılmıştır."

Yine şüphesiz, Allah Teala O'nun zürriyetini, taraftarlarını ve sevenlerini bağışlar. Kim O'na ta'n eder ve hakkını yerse, böyle birisi ateşe girecektir."

475- Rayyan b. Sait, İmam Ali Rıza'dan, babaları kanalıyla, Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ali'nin taraftarıdır, kıyamet gününde kurtuluşa erecek kimseler."

476- Resulüllah buyurdu: "Ümmetimden Cennete yetmiş bin kişi sorgusuz sualsiz girecektir." Sonra yüzünü Ali'ye dönerek şöyle devam ettiler: "Onlar Senin taraftarlarındır, Sen de onların imamısın."







477- Muhammed b. Abdirrahman diyor ki: İmam Câfer-i Sâdık'tan Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu duydum:

"Ali'nin taraftarlarını küçümsemeyin, onlardan bir tek kişi (iki büyük Arap kabilesi olan) Rabia ve Muzar kabilelerinin sayısınca insana şefaat edeceklerdir."

478- Ebu Hamza, İmam Câfer-i Sâdık'ın şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Kıyamet gününde biz Ehl-i Beyt'ten sonra Allah'ın Arş'ına yaratıkların en yakını olan bizim taraftarlarımızdır."

479- Ebu Bâsir, İmam Câfer-i Sâdık'tan şöyle nakletmiştir: "Bizim taraftarımız takva ve çaba ehlidir. Vefa ve emanet ehlidir, zühd ve ibadet ehlidir, gece ve gündüz boyu (farz ve nafileden oluşan) 51 rekat namaz ehlidir.

Onlar gece ibadet eder, gündüzleri oruç tutarlar. Mallarının zekatını verir ve Beytullah'ın haccını yerine getirirler. Ve her haramdan kaçınırlar."







480- Mufazzal, İmam Câfer-i Sâdık'tan şöyle nakletmiştir: "Câfer'in taraftarı, ancak mide ve cinsî iffete sahip olan (Allah yolunda) çok çaba gösteren, Rabbi için amel edip, O'nun sevabını ümid eden ve cezasından korkan kimsedir.

Eğer böyle vasıflara sahip olanları görürsen, işte onlardır Câfer'in taraftarları…"

481- Resulüllah buyurdu: "Hiç kuşkusuz bizim taraftarımız, bizi izleyen ve amellerimizde bize uyan kimsedir."  

482- Ebdulazim'den, İmam Ali Rıza'nın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir:

"Ey Abdulazim, benim dostlarıma selamımı ilet ve onlara de ki, kendi nefislerinde Şeytana bir (nüfuz) yolu bırakmasınlar."







483- Emirü'l-mü'minin Ali'den şöyle nakledilmiştir: "Benim taraftarlarımı iki hasletle deneyin. Eğer bu iki haslet onlar da olursa, onlar Benim taraftarlarımdır. Namaz vakitlerini korumaları (namazlarını vaktinde kılmaları) ve mallarını mü'min kardeşleriyle paylaşmaları. Eğer bu iki haslet olmazsa, (Benden) uzaktırlar, uzak!..."

484- İmam Hasan'ül-Mücteba, babası Emirü'l-mü'minin'den Resulüllah'ın kendisine şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Ensar'dan Sana ancak aslı Yahudi olan kimse buğzeder."

485- Hz. Ali'den, Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmektedir:

"Ya Ali, bir kul Hz. Nuh'un kendi kavminde kaldığı süre kadar Allah Azze ve Celle'ye ibadet etse, Uhud Dağı büyüklüğünde altını olsa ve onu Allah yolunda infak etse, bin yıl yaya olarak hacca gidecek kadar uzun bir hayat yaşasa, sonra da Safâ ile Merve arasında mazlum olarak öldürülse ama Seni sevmezse ya Ali, Cennetin kokusunu bile alamayacaktır. Ve ona asla giremeyecektir."







486- İbn-i Abbas'tan şöyle nakledilmiştir: "Adamın biri, Resulüllah'tan kendisini Cennete götürecek bir ameli sorunca, Allah Resulü şöyle buyurdu:

"Farz namazlarını kıl, Ramazan orucunu tut, cenabetten guslederek temizlen ve Ali'yi sev; sonra hangi kapıdan istersen Cennete gir. Beni hak olarak peygamberliğe seçen (Allah'a) and olsun ki, eğer bin yıl namaz kılsan, bin yıl oruç tutsan, bin yıl hac yapsan, bin kere (Allah yolunda) savaşsan, bin köle azad etsen; Tevrat, İncil, Zebur ve Furkan'ı (Kur'an'ı) okusan, bütün peygamberlerle görüşsen ve her peygamberle birlikte bin kere hac yapsan, sonra da ölsen ama kalbinde Ali ve evlatlarının sevgi ve muhabbeti bulunmazsa Allah seni münafıklarla beraber (Cehennem) ateşine sokacaktır..."

487- Câbir b. Abdillah el-Ensari, Resulüllah'ın Hz. Ali'ye hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ya Ali, eğer ümmetim Sana düşmanlık beslerse, Allah onları yüzüstü ateşe atacaktır."

488- Resulüllah buyurdu: "Ya Ali, Seni şehadetle müjdeliyorum. Hiç şüphesiz Sen Benden sonra mazlum olacaksın ve öldürüleceksin." Hz. Ali, "Ya Resulallah, bu Benim dinimin selamette kalmasıyla birlikte mi olacak?" Allah Resulü, "Evet, dininin selametiyle birlikte olacaktır" buyurdu."







489- Hz. Aişe'den şöyle nakledilmiştir: Hz. Peygamberi gördüm ki, Ali'yi kucaklayarak öptüğü halde şöyle buyurdu: "Babam feda olsun, o yalnız kalacak şehide…"

490- Esbağı b. Nübate diyor ki: Emirü'l-mü'minin'e "Resulüllah sakalını boyardı, siz niye boyamıyorsunuz?" diye sorduğumda şöyle buyurdu:

"Ümmetin en bedbahtını bekliyorum ki sakalımı başımın kanıyla boyasın. Bu Habib'im Resulüllah'tan Bana verilen bir haberdir."

(Not: Burada Resulüllah'ın bir hadisine işaret vardır ki, Hz. Ali'nin katilini "gelmiş geçmiş insanların bedbahtı" olarak tanıtmaktadır.)  (Kaynaklar için bakınız Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.