logo
08 AĞUSTOS 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -4-

Ali, Benim hüznümü ve kederimi gideren kimsedir

15.05.2026 00:05:00
Haber Merkezi
 
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -4-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -4-
41- Resulüllah kendi eliyle Ali'nin başına sarık sardı. Onun bir ucunu ön tarafından sarkıttı, diğer tarafını ise dört parmak kısa olarak arkasından sarkıttı. Sonra "Arkanı dön" dedi. O da arkasını döndü. "Önünü dön" dedi. O da önünü döndü. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Meleklerin tacı böyledir."

42- "Ali, Benim hüznümü ve kederimi gideren kimsedir."

43- "Ali, temiz imamların babasıdır."

44- "Ali, Havz-ı Kevser'imin başında Benim halifem olacaktır."

45- "Ali kıyamet gününde Benim havzımın sahibi olacaktır."

46- "Ali, Benimle, ölüm anında en son konuşacak kimsedir."

47- "Ben, Seni kendimle ümmetim arasında açık bir alamet ve nişane kıldım."







48- "Ali, Benim ilmimin kapısı ve gönderildiğim şeyleri Benden sonra ümmetime açıklayacak kimsedir. O'na muhabbet beslemek iman, O'na düşmanlık ise nifaktır. O'na bakmak merhamet ve O'nun sevgisi ibadettir."

49- "Ali yaratıkların en değerlisi ve Allah'ın Resulü'ne en aziz olanıdır."

50- "Ali insanların en takvalısıdır."

51- "Ali, kıyamet günü Yüce Allah'ın hücceti ve delili olacaktır."
  
52- "Ben ve Ali bir ağaçtanız; diğer insanlar ise farklı ağaçlardan..."

53- "Ben ve Ali, Allah'ın kulları üzerindeki hüccetleriyiz."

54- Resulüllah, "Ali, Bendendir; Ben de O'dan." buyurunca; Hz. Cebrail de, "Ben de sizdenim" dedi.







55- Resulüllah buyurdu ki: "Ali, insanların önderidir. Ali, kâfirleri katledendir. O'na yardım edene yardım olunur. Onu yalnız bırakan, yalnız bırakılır. O'nun velayetini inkâr eden mel'undur."

Hadisin ravisi Ebuzer Gifari devamla şöyle diyor:

"Bilin ki, bir gün benim Resulüllah'la namaz kılmakta olduğum bir sırada bir dilenci mescitte yardım talebinde bulundu. Kimse ona bir şey vermedi.

Bu sırada Ali rükû halindeydi. Elinin küçük parmağını ona doğru uzattı. O parmağına yüzük takardı. O dilenci gelip yüzüğü parmağından çıkardı ve aldı.

Bunu gören Resulüllah, Hz. Ali'nin namazı sona erince başını göğe kaldırarak şöyle dua etti: "Allah'ım kardeşim Musa Sana dua etti ve "Rabbim göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimdeki düğümü çöz ki, sözümü anlasınlar, ailemden kardeşim Harun'u Bana yardımcı ver. O'nunla kuvvetimi arttır. O'nu işime ortak kıl."







Sen de O'nun duasına karşılık; "Seni kardeşinle destekleyeceğiz. Ve size öyle bir kudret vereceğiz ki, ayetlerimiz sayesinde onlar size erişemeyecekler... Siz ve size tâbi olanlar üstün geleceksiniz"  buyurdun.

Allah'ım, Ben de Senin peygamberin ve seçtiğin Muhammed'im. Benim de göğsümü genişlet, işimde kolaylık sağla, ailemden Ali'yi Bana yardımcı ver. O'nunla kuvvetimi arttır."

Ant olsun daha Resulüllah'ın sözü tamamlanmamıştı ki, Cebrail inerek, "Ey Muhammed, oku" dedi.

Allah Resulü "Neyi okuyayım?" dediğinde; Hz. Cebrail, "Sizin veliniz, ancak Allah, O'nun Peygamberi ve namaz kılan ve rükû halinde zekat veren mü'minlerdir. Kim Allah'ı, peygamberini ve inananları veli kabul ederse, bilsin ki şüphesiz Allah'ın erleri olanlar üstün gelirler"  ayet-i kerimesini takrir etti.







56- "Ali yaratıkların en değerlisi ve Allah'ın Resulü'ne en aziz olanıdır."    
     
57- Resulüllah (s.a.v.), "Melekler yedi yıl Bana ve Ali'ye salat (ve selam) etmiştir" buyurdu. "Bunun sebebi nedir ya Resülallah" diye sorulduğunda şöyle buyurdu: "Çünkü Benimle birlikte başka bir erkek yoktu da ondan…"

58- "Müslümanların efendisine ve muttakilerin imamına merhabalar olsun!"

59- "Ey Ali, Ben kendim için sevdiğim şeyi Senin için de seviyorum, kendim için sevmediğim şeyi Senin için de sevmiyorum."

60- "Ehl-i Beyt'imin Bana en sevimlisi ve Kendimden sonraya bıraktığım en üstün kimse Ali b. Ebi Tâlib'dir."







61- İmam Sâdık, İmam Muhammed Bâkır'dan, o da Hz. Cabir'den şöyle rivayet etmiştir:

"Ben ve Abbas, Resulüllah'ın yanında oturuyorduk; o sırada Ali içeri girip selam verdi. Hz. Peygamber, selamını aldı ve kalkıp O'nu kucakladı. İki gözünün arasından öptü. Ardından sağ tarafına oturttu. Abbas, "Ya Resulallah, O'nu seviyor musun?" diye sordu. Resulüllah şöyle cevap verdi:

"Ey Amca, Allah'a and olsun ki, Allah O'nu çok seviyor. Allah, her peygamberin neslini onların sulbünde karar kılmıştır. Ama Benim neslimi Ali'nin sulbünde karar kıldı."

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.