logo
08 AĞUSTOS 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -6-

Biz, Hz. Peygamber ile birlikte olduğumuz bir sırada, Hz. Ali içeri girdi. Resulüllah O’na hitaben şöyle buyurdu: “Ey Eba’l Hasan, Allah katındaki değerini Sana göstereyim mi?

17.05.2026 18:59:00
Haber Merkezi
 
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -6-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -6-
85- İmam-ı Câfer-i Sâdık'tan naklen rivayet edilir ki; bir gün Resulüllah, ikindi namazını kıldıktan sonra Hz. Ali'ye geldi. O henüz ikindi namazını kılmamıştı. Allah Tealâ Resulü'ne vahyetti ve Resulüllah başını Hz. Ali'nin dizine koyarak uyudu. Başını kaldırdığında güneş batmıştı.

"Ya Ali, ikindi namazını kıldın mı?" diye sordu. Hz. Ali, "Hayır" deyince; şöyle dua etti: "Allah'ım, Ali Senin itaatinle meşguldür. Güneşi O'nun için geri döndür." Bunun üzerine güneş, Hz. Ali için geri döndürüldü."

86- Abdullah İbn-i Mesud'dan şöyle rivayet edilir: Biz, Hz. Peygamber ile birlikte olduğumuz bir sırada, Hz. Ali içeri girdi. Resulüllah O'na hitaben şöyle buyurdu: "Ey Eba'l Hasan, Allah katındaki değerini Sana göstereyim mi?"

Hz. Ali, "Evet, ya Resulallah!" deyince, şöyle buyurdu: "Yarın sabah olduğunda Benimle birlikte güneşin karşısına çık. O, Yüce Allah'ın izniyle Seninle konuşacaktır."

İbn-i Mesud diyor ki: Kureyş ve Ensar'ın hepsi toplandılar. Resulüllah, sabah namazından sonra Hz. Ali'nin elinden tuttu ve beraber dışarı çıktılar. Dışarıda oturup güneşin çıkmasını beklediler.

Güneş doğduğunda Resulüllah, "Ya Ali konuş güneşle, o memurdur ve Seninle konuşacaktır" buyurdu.

Hz. Ali güneşe şöyle hitap etti: "Allah'ın selamı, rahmet ve bereketi senin üzerine olsun, ey Allah'ın söz dinleyen, itaatkâr yaratığı!"

Güneş de şöyle cevap verdi: "Ve aleykesselam ve rahmetullahi ve berakatuh. Ey vasilerin en üstünü! Allah, Sana dünya ve ahirette, hiçbir gözün görmediği ve hiçbir kulağın duymadığı özellikler vermiştir."







Hz. Ali, "Bana verilen nedir ki?" diye sorunca şu cevabı verdi: "Onları söylemem için bana izin verilmemiştir. Yoksa insanlar fitneye düşerler. Ama dünyada nasipdâr kılındığın ilim ve hikmetten dolayı ne mutlu Sana!

Ahirette ise Sen, Allah'ın Kur'an'da övdüğü şu kimselerden olacaksın: "Şimdi hiç kimse kendileri için yaptıklarına karşılık olarak, gözler aydınlığı olacak şeylerden neler gizlenmiş olduğunu bilemez. Öyle ya, iman eden kimse, fâsık olan gibi olur mu? Onlar eşit olamazlar."

Evet, Sensin Allah'ın imana has kıldığı mü'min." Güneşin, Hz. Ali ile üç kez konuştuğu rivayet edilmiştir.

87- Resulüllah şöyle buyurdu: "Ey Ebe'l Hasan, güneşi konuştur. Şüphesiz o Seninle konuşacaktır."

Hz. Ali şöyle seslendi: "Selam olsun Sana ey Allah'ın itaatkâr kulu."

Güneş şöyle cevap verdi: "Ve aleykesselam ey mü'minlerin emiri, muttakilerin imamı ve yüzü akların önderi!

Ey Ali, Sen ve Seni takip edenler Cennette yer alacaksınız.

Ey Ali, (mahşer günü) yer yarılıp da dışarıya ilk çıkacak kimse Muhammed'dir, sonra da Sensin; ilk giydirilecek kimse Muhammed, sonra da Sensin!"

(Bu sözlerin) ardından Ali, gözlerinden yaşlar aktığı halde secdeye kapandı, Hz. Peygamber de onun üzerine kapanıp, "Ey Benim kardeşim ve habibim" diye seslendi; "Kaldır başını, Allah Seninle yedi göğün ehline övündü."







88- "Ali'nin kapısı dışında, mescide açılan bütün kapıları kapatın."

89- "Yüce Allah, Hz. Musa'ya sadece kendisinin ve Harun'un iki oğlu Şeber ve Şübeyr'in oturacağı temiz bir mescid yapmasını emretti.

Bana da sadece Benim, Ali'nin ve iki oğlu Hasan ve Hüseyin'in oturabileceği bir mescid yapmamı emretmiştir. O halde Ali'nin kapısı dışında şu kapıların hepsini kapatın."

90- Nasih b. Abdillah'tan rivayet edildiğine göre, hiç şüphesiz Hz. Peygamber Ali'nin kapısının dışında bütün kapıların kapatılmasını emretti.

91- Resulüllah'ın ashabından bazılarının mescide açılan kapıları vardı. Bir gün şöyle buyurdu: "Ali'nin kapısı dışında bu kapıların hepsini kapatın."

Bazı kimseler bu konuda sitemkâr sözler söylediklerinde; Allah Resulü ayağa kalkıp, Allah'a hamd ü senâdan sonra şöyle buyurdu:







"Ben, Ali'nin kapısı dışında şu kapıların hepsinin kapatılmasını emrettim. Fakat bazılarınız bu konuda (ileri geri) konuşmuştur. Allah'a yemin olsun ki, Ben (kendi başıma) bir şeyi açıp, kapamış değilim. Ben ancak Bana emredilen (ilâhi) bir emre uymuşumdur."

92- "Sizin kapınızı kapatıp, Ali'nin kapısını açık tutan Ben değilim; Ali'nin kapısını açık tutup, sizin kapınızı kapatan Allah'tır." (Kaynaklar için bakınız Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.