logo
08 AĞUSTOS 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -7-

Ya Ali, Senin insanlar arasındaki misalin, Kur’an’daki ‘Kul huvallahü ahad’ sûresi gibidir

18.05.2026 00:02:00
Haber Merkezi
 
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -7-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -7-
93- "Ali'nin bu ümmetteki misali Kur'an'daki 'Kul huvellahu ehad...' sûresi gibidir."

94- Abdullah b. Abbas'tan rivayet edildiğine göre Resulüllah şöyle buyurur: "Ya Ali, Senin insanlar arasındaki misalin, Kur'an'daki 'Kul huvallahü ahad' sûresi gibidir.

Kim bu sureyi, bir defa okursa Kur'an'ın üçte birini okumuş gibi olur. İki defa okursa Kur'an'ın üçte ikisini okumuş gibi olur. Üç defa okursa Kur'an'ın hepsini okumuş gibi olur.







Aynı şekilde ey Ali, kim Seni kalbiyle severse imanın üçte birini elde etmiş olur. Kim hem kalbiyle, hem de diliyle severse (diliyle Sana yardımcı olursa) imanın üçte ikisini elde etmiş olur, kim kalbiyle, diliyle ve eliyle severse (eliyle ve diliyle Sana yardımcı olursa) imanın hepsini kendinde toplamış olur.

Beni hak peygamberliğe seçen Allah'a and olsun ki, yer ehli de Seni gök ehli gibi sevselerdi, Allah onlardan hiçbirini (Cehennem) ateşiyle azaplandırmazdı."







95- "(Kur'an'da geçen) büyük haber Ali'dir."

96- "Ya Ali, ümmetim içerisinde Senin misalin Nuh'un gemisinin misalidir. Ona binen kurtulur, binmeyen boğulur."

97- İbn-i Abbas'tan rivayet edildiğine göre Resulüllah şöyle buyurdu: "Sen Benim ümmetimin imamı, Benden sonra onların üzerindeki halifemsin. Senin ve Benden sonra evlatlarından gelecek imamların misali, Nuh'un gemisi misalidir. Ona binen kurtulur, binmeyen boğulur."







98- "... Ve Beni sevdiğini iddia edip de Sana düşman olan yalan söylüyor. Zira hiç şüphesiz Sen Bendensin, Ben de Senden.

Senin etin Benim etimden, Senin kanın Benim kanımdan, Senin ruhun Benim ruhumdan, Senin gizlin Benim gizlimden, Senin açığın Benim açığımdandır.

Sen, Benim ümmetimin imamı ve Benden sonra onların üzerindeki halifemsin.

Sana itaat eden saadete kavuşur ve Sana muhalefet eden bedbaht olur.

Seni seven kârlı çıkar ve Sana düşmanlık besleyen hüsrana uğrar.

Senden ayrılmayan kurtuluşa erer. Senden ayrılan helak olur.

Senin ve Benden sonra Senin evladından gelecek imamların misali, Nuh'un gemisinin misalidir. Ona binen kurtulur, binmeyen boğulur."

99- İmam Ali Rıza babasından, o da babalarından, onlar da Emirü'l-mü'minin Ali'den şöyle naklediyor: "Her ümmetin bir sıddıkı ve fâruku vardır. Bu ümmetin sıddıkı ve fâruku ise Ali b. Ebi Tâlib'dir. Hiç şüphesiz bu ümmetin kurtuluş gemisi ve hatta kapısı Ali'dir."







100- İmam Ali Rıza babasından, onlar da Resulüllah'tan şöyle rivayet etmiştir: "Kim, Benim dinime sarılmak ve Benden sonra kurtuluş gemisine binmek isterse, Ali b. Ebi Tâlib'e uysun; O'nun düşmanıyla düşman, dostuyla dost olsun.

Hiç şüphesiz O hem hayatımda, hem de Benden sonra vasim ve ümmetimin üzerindeki halifemdir.

O, Benden sonra her kadın ve erkek Müslümanın imamıdır. Her erkek ve kadın Müslümanın emiridir.

O'nun sözü Benim sözüm, O'nun emri Benim emrim, O'nun nehyi Benim nehyimdir.

O'na uyan Bana uymuştur. O'na yardım eden, Bana yardım etmiştir. O'nu yalnız bırakan, Beni yalnız bırakmış sayılır."

Sonra şöyle devam ettiler: "Kim Benden sonra Ali'den ayrılırsa, kıyamet günü o, Beni göremeyecektir.

Ben de onu! Kim, Ali'ye muhalefet ederse; Allah, Cenneti ona haram kılar ve yerini ateş olarak kararlaştırır.

Kim, Ali'yi yalnız bırakırsa, kıyamet günü Allah da onu yalnız bırakır.

Kim, Ali'ye yardım ederse, Allah da kıyamet günü ona yardım eder. Ve sorgulama sırasında hüccetini ona telkin eder."







101- Muhammed b. Ferat, İmam-ı Muhammed Bâkır'dan, o da babasından ve dedesinden şöyle nakletmişti; Resulüllah buyurdu ki:

"Hiç şüphesiz Ali b. Ebi Tâlib Allah'ın ve Benim halifemdir; Allah'ın ve Benim seçtiğim kimsedir.

Allah'ın ve Benim hüccetimdir. Allah'ın ve Benim kapımdır. Allah'ın ve Benim habibimdir; Allah'ın ve Benim halilimdir (dostumdur).

Allah'ın ve Benim kılıcımdır. O Benim kardeşim, arkadaşım, vezirim ve vasimdir.

O'nu seven Beni sevmiştir. O'na düşman olan Bana düşman olmuştur. O'nun savaşı Benim savaşımdır. O'nun barışı Benim barışımdır.

O'nun sözü Benim sözümdür; O'nun emri Benim emrimdir. O'nun eşi Benim kızımdır ve O'nun evlatları Benim evlatlarımdır. O vasilerin efendisi ve Benden sonra bütün ümmetin en hayırlısıdır."  

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.