logo
08 AĞUSTOS 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -9-

Sen ümmetimin dünyada da ahirette de en iyisisin

20.05.2026 00:03:00
Haber Merkezi
 
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -9-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -9-
112- "Ali, insanların en iyisidir."

113- "Benden sonra yeryüzünde yürüyen en iyi insan Ali b. Ebi Tâlib'dir."

114- İmam Câfer-i Sâdık'tan rivayet edilir ki: "Bizi sırat-ı müstakime hidayet et" ayetindeki sırat-ı müstakimden maksat Ali b. Ebi Tâlib'dir.

115- Ebu Hamza Sumali'den rivayet edildiğine göre, İmam Câfer-i Sâdık'a, "Bu benim dosdoğru yolumdur. O halde onu izleyin" buyruğunun tefsiri sorulduğunda şöyle dedi: "Vallahi o Ali'dir; O hem mizandır hem de sırat…"

116- Resulüllah (s.a.v.), Ali'ye hitaben, "Sen ümmetimin dünyada da ahirette de en iyisisin" buyurdu.







117- Resulüllah şöyle buyurdu: "Rabbim, Bana ne fazilet verdiyse, bir benzerini Ali'ye de tahsis etti."

118- İbn-i Abbas'ın rivayetine göre Resulüllah şöyle buyurdu: "Ali b. Ebi Tâlib, Allah Teala'nın yaratıklarının en üstünüdür. Ben hariç."

119- "Ali, âlemlerin erkeklerinin en üstünüdür."

120- "Ali, Allah indinde ümmetimin en üstünüdür."

121- "Hiç kimse Ali'nin kazandığı fazileti kazanamamıştır. O, (yol) arkadaşını hidayete götürür. Ve helâk olmasına engel olur."

122- Resulüllah, Ali'yi eleştiren bazı sahabeye hitaben şöyle buyurdu: "Ne istiyorsunuz Ali'den... Ne istiyorsunuz Ali'den? Hiç şüphesiz Ali Bendendir, Ben de O'ndanım; O, Benden sonra her mü'minin velisidir."







123- İbn-i Mesud'un rivayetine göre Resulüllah şöyle buyurdu: "Ali b. Ebi Tâlib, Bana nispetle bedenimdeki ruhum gibidir."

124- Resulüllah Hz. Ali'ye hitaben buyurdu ki: "Ya Ali, Sen Bendensin, Ben de Sendenim. Senin etin, Benim etime, Senin kanın, Benim kanıma karışmıştır.

Allah ile kulları arasında Benden sonraki bağ ve vesile Sensin. Kim, Senin velayetini inkâr ederse kendisiyle Allah arasındaki bağı koparmıştır. Cehennemin derinliklerine düşecektir."

125- İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre Resulüllah, Abdurrahman b. Avf'a hitaben şöyle buyurmuştur:

"Ey Abdurrahman, siz Benim ashabımsınız ama Ali b. Ebi Tâlib Bendendir. Ve Ben de, Ali'denim. Kim, Ali'yi başka biriyle kıyaslamaya kalkışırsa Bana cefa etmiştir. Kim Bana cefa ederse, Bana eziyet etmiş olur. Ve kim Bana eziyet ederse, Rabbimin laneti onun üzerine olacaktır."







126- "Ali Benim özümdür."

127- "Ali, Benim köküm ve Câfer (Tayyar) de dalımdır."

128- İbn-i Abbas, Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: "Ali, Bana göre bedenimdeki başım gibidir."

129- Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre Resulüllah şöyle buyurdu: "Her peygamberin mutlaka ümmetinde bir benzeri olur, Benim benzerim de Ali'dir."

130- "Allah gökleri yaratmadan iki bin yıl önceden beri Cennetin kapısında şöyle yazılıdır: Muhammed Allah'ın Resulü'dür, Ali, Resulüllah'ın kardeşidir."







131- Zeyd bin Ali, İmam Zeyne'l-Abidin'den, o da İmam Hüseyin'den, o da Emirü'l-mü'minin'den nakletmiştir ki, Resulüllah şöyle buyurdu:

"Ya Ali, Allah-u Teala Bana bir kardeş ve vasi tutmamı emretti. O halde Sen Benim kardeşim, vasim ve ehlim üzerindeki halifemsin.

Hem hayatımda, hem de vefatımdan sonra, Sana uyan Bana uymuştur. Senden yüz çeviren, Benden yüz çevirmiştir. Seni inkar eden Beni inkar etmiş olur.

Sana zulmeden, Bana zulmetmiştir. Ya Ali, Sen Bendensin, Ben de Sendenim. Ya Ali, Sen olmasaydın, nehir ehliyle savaşılmazdı."

Hz. Ali diyor ki; "Ben, ya Resulallah, nehir ehli de kimdir?" diye sorunca; şöyle buyurdu: "Onlar öyle bir topluluktur ki, okun yaydan çıkıp gittiği gibi İslam'dan çıkarlar."







132- İbn-i Abbas'tan rivayetle Resulüllah şöyle buyurdu: "Hiç şüphesiz, Allah (c.c.), Benimle Ali arasında kardeşlik bağı oluşturdu.

Yedi göğün fevkinde kızımı O'na nikahladı, mukarreb meleklerini de buna şahit tuttu ve O'nu vasi ve halife tayin etti.

O halde, Ali Bendendir, Ben de O'ndanım. O'nu seven Beni sevendir, O'na düşman olan, Bana düşmandır. Hiç şüphesiz melekler O'nun muhabbetiyle Allah'a yakınlaşmaktadırlar."

133- Sağlam senetli bir rivayetle İmam Câfer-i Sâdık'tan nakledilen uzunca bir hadisin sonunda şöyle geçmektedir: Allah Resulü, Ümmü Seleme'ye hitaben şöyle buyurdu:

"Ey Ümmü Seleme, dinle ve şahit ol ki; bu Ali b. Ebi Tâlib dünyada da Benim kardeşimdir, ahirette de.

Ey Ümmü Seleme, dinle ve şahit ol ki, bu Ali b. Ebi Tâlib dünyada da Benim sancağımı taşıyandır, ahirette de.

Ey Ümmü Seleme, dinle ve şahit ol ki, bu Ali b. Ebi Tâlib, Benden sonra Benim vasim ve halifemdir. Vaadlerimi yerine getirendir ve Havz-ı Kevser'imi koruyan (ona layık olmayanları oraya yaklaştırmayan) kimsedir.







Ey Ümmü Seleme, dinle ve şahit ol ki, Ali b. Ebi Tâlib, müslümanların efendisi, muttakilerin imamı, yüzü akların önderi ve nâkisler (biatını bozanlar), mârıklar (dinden çıkanlar) ve kâsıtlar (zalimler) ile savaşacak kimsedir."

Ümmü Seleme diyor ki, ben, "Nâkıslar kimlerdir Ya Resulallah?!" diye sorduğumda, şöyle buyurdu:

"O kimselerdir ki Ali ile Medine'de biatleşir ama Basra'da biatlerini bozarlar."

"Peki, kâsıtlar kimlerdir?" dediğimde şöyle buyurdu: "Muaviye ve onun Şam ehlinden olan yandaşları."

"Mârıklar kimlerdir?" dediğimde ise, "Nehrevân ashabıdır (Hariciler)" buyurdu."

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.