CDU Genel Başkan Yardımcısı Christoph Böhr, Bild am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, "yapıcı bir güvensizlik önergesiyle" Schröder'i hükümetten düşürmek istediklerini belirtti, ancak Başbakan olarak kimi düşündükleri konusunda bilgi vermedi.
Schröder'in hem iç, hem de dış politikada, kendisine verilen tüm güveni kaybettiğini savunan Böhr, "SPD'li Federal Meclis Dışişleri Komisyonu Başkan Yardımcısı Hans-Ulrich Klose bile Irak konusunda Schröder'e karşı çıktı. Schröder, kaynayan bir kazanın üzerinde oturuyor. Sanki bir güvensizlik önergesini ister gibi" dedi.
Federal Meclis AB Komisyonu Başkanı Mathias Wissmann da, Schröder'in Almanya'yı, AB, NATO ve BM Güvenlik Konseyi içinde yalnızlığa ittiğini ileri sürerek, iktidardaki Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Birlik 90/Yeşiller Partisi milletvekillerinin de, Schröder'in dış politikadaki "çılgın tutumuna son vermek için" güvensizlik önergesini kabul etmeleri çağrısında bulundu.
Hür Demokrat Parti (FDP) Federal Meclis Grubu Başkanı Wolfgang Gerhardt da, hükümetin sonunun geldiğini belirterek, erken seçimlere gidilmesi gerektiğini söyledi.
SPD ve Yeşiller Partisi milletvekilleri ise tümüyle Başbakan Schröder'i desteklediklerini ifade ettiler. Alman anayasasının 67. maddesine göre, bir başbakanın görevden alınabilmesi için meclis çoğunluğunun yeni bir başbakan konusunda görüşbirliği sağlaması gerekiyor.
Bunun için muhalefetteki CDU, FDP ve Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) milletvekillerinin tümünün yanı sıra Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) ile SPD ve Yeşiller Partisi'nden de en az 7 milletvekilinin, CDU tarafından belirlenecek bir başbakan adayını desteklemesi gerekiyor.


















































































