Müzakereler tansiyonu düşürmedi
İran ile ABD arasında son dönemlerde yeniden tırmanan gerilimin ardından taraflar Umman'da yeniden müzakere masasına otursa da İranlı uzmanlar, Tahran ile Washington arasındaki tansiyonun henüz düşmediğini dile getiriyor.
AA





İran ile ABD arasında son dönemlerde yeniden tırmanan gerilimin ardından taraflar Umman'da yeniden müzakere masasına otursa da İranlı uzmanlar, Tahran ile Washington arasındaki tansiyonun henüz düşmediğini dile getiriyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditkar açıklamalarını ve Washington'un Ortadoğu'da askeri varlığını artırdığı süreçte taraflar 6 Şubat'ta Umman'ın başkenti Maskat'ta dolaylı müzakere masasına oturdu.
Özellikle İranlı makamlarca görüşmelerin olumlu yönde ilerlediği açıklamaları yapılsa da, ABD'nin müzakere heyetinde yer alan Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner'in, görüşmenin ardından USS Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etmesi ve yine ABD'nin bölgedeki askeri yığınağını azaltma yönünde adım atmaması, taraflar arasındaki askeri gerginliğin müzakerelere rağmen devam ettiği algısı oluşturdu.
İran'da Orta Doğu Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Basra Körfezi ve Komşu Ülkeler Çalışmaları Grubu Direktörü Cevad Heyran Nia, "CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ın müzakere masasında yer alması, diplomasinin başarısız olması halinde askeri seçeneğin hala masada olduğunu göstermektedir" dedi. Müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde ABD'nin İran'a karşı denizden kuşatma benzeri bir strateji ile petrol ve petrokimya ürünlerinin ihracatını kısıtlamaya çalışacağını dile getiren Heyran Nia, "Trump ve Erakçi'nin açıklamaları temkinli iyimserliğe işaret etmektedir. İlk tur görüşmelerin ardından anlaşma ihtimali artmış olsa da, bu ihtimal henüz kesinlik kazanmış değil. Ancak her iki taraf da, savaşın doğuracağı ağır maliyetler nedeniyle diplomasiyi sürdürmeyi tercih etmektedir" diye konuştu.
ABD açısından bakıldığında olası bir savaş durumunda Hürmüz Boğazı'ndaki ticaretin sekteye uğrayacağını ve bunun küresel ekonomi üzerinde olumsuz bir etki yaratacağını belirten Heyran Nia, İran içinse savaşın ekonomik maliyetinin çok yüksek olacağını ve İsrail ile yaşanan on iki günlük çatışmadan sonra ciddi derecede bozulan ülke ekonomisinin, toplumsal tepkileri de artıracak şekilde daha da kötüleşeceğini dile getirdi. Tahran'daki İslami Azad Üniversitesi Öğretim Üyesi Hamid Ruşençeşm de, tarafların müzakereleri gerilimi azaltmanın bir parçası olarak gördüklerini ancak müzakerelerden her hangi bir sonuç çıkmaması halinde farklı senaryoların gündeme geleceğini vurgulayarak, "Eğer müzakerelerde istenen sonuç çıkmazsa ABD'nin askeri saldırılar yoluyla İran'ın siyasi ve askeri yapısını değiştirme senaryosu gündeme gelebilir. Ayrıca ABD askeri çatışmayı daha kapsamlı hale getirerek çatışmaların tüm bölgeye yayılmasına neden olabilir" dedi.





















































































