logo
22 EYLÜL 2026

Alzheimer ve birçok nörolojik hastalığa karşı kalkan olan meyve

Antosiyanin ve antioksidan içeriği bakımından zengin olan meyve, alzheimer ve diğer birçok nörolojik hastalığa karşı koruma sağlıyor

13.09.2019 00:00:00
 
Alzheimer ve birçok nörolojik hastalığa karşı kalkan olan meyve
Alzheimer ve birçok nörolojik hastalığa karşı kalkan olan meyve
Nöroloji Uzmanı Dr. Emre Çevik, yaban mersini meyvesinin alzheimer ve diğer birçok nörolojik hastalığa karşı koruma sağladığını söyledi  
 
Nöroloji Uzmanı Dr. Emre Çevik, en önemli belirtisi unutkanlık olan alzheimer  hastalığının günlük yaşam aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen hafıza kaybı, iletişim kuramama, çok basit konularda bile karar verememe, eşyaların yerini karıştırma, kazanılmış becerileri kaybetme ve davranış değişiklikleri gibi bulguları olduğunu belirtti. 
 
Nöroloji Uzmanı Dr. Emre Çevik;


"Yeni öğrenilen bilgilerin unutulması, alzheimerin erken belirtilerinden biridir. Kişiler daha sık unutmaya başlarlar ve hatırlamakta çok güçlük çekerler, bazen hiç hatırlayamazlar. Unutkanlıklarının farkına varamazlar, unuttuklarını da unuturlar.

Günlük işlerini yapamaz, basit kelimeleri bulamaz ve uygun olmayan kelimelerle değiştirebilirler.

Karar veremez, yargılayamaz, kendi çevrelerinde ve hatta semtlerine gitmekte zorlanırlar, kaybolabilirler, para hesabını karıştırırlar, alışveriş yaparken zorlanmaya başlarlar.

Ruh hallerinde çok çabuk değişiklikler yaşayabilirler, çabuk alınabilirler, hemen ağlayabilirler, sinirli ve suçlayıcı olabilirler" dedi.  
 
Yaban mersini bu hastalığın ilacı gibi 
 
Çevik, yaban mersini meyvesinin bu hastalığa iyi geldiğini de belirterek, şöyle konuştu:

"Bazı hayat değişiklikleri, bu hastalıktan korunmanız için yardımcı olabilir.

Öncelikle açlık insülin seviyenizi 3'ün altında tutun. Olabildiği kadar egzersiz yapın. B12 düzeyi yüksek besinler (peynir, yumurta, balık vs.) tüketerek alzheimere yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz.

Besin değeri yüksek folik asit yönünden zengin bir diyetle beslenin.

Çok sıkı vejetaryen diyetlerin alzaymır riskini yükselttiği, omega-3 yönünden zengin diyetlerin ise bu riski düşürdüğü görülmüştür.

Yaban mersini tüketin. Antosiyanin ve antioksidan içeriği bakımından zengin olan yaban mersini, alzaymır ve diğer birçok nörolojik hastalığa karşı koruma sağlar.

Alkol kullanımını azaltın. Yeterli derecede uyumaya özen gösterin. Her gün kendi aklınıza meydan okuyun.

Bol bol kitap okuyun, bulmaca çözün.

Zihinsel uyarılma için özellikle enstrüman çalmak ya da dil öğrenmek gibi yeni akitiviteler, alzaymır riskindeki düşüş ile ilişkilendirilmiştir." 
 

8 ayda en az 259 kadın katledildi

Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, alınan önlemlere ve yürütülen mücadelelere rağmen 2026 yılında da hız kesmeden can almaya devam ediyor. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) tarafından açıklanan en güncel veriler, koruma mekanizmalarındaki yetersizliği ve dijital hafıza merkezi olan Anıt Sayaç üzerindeki acı bilançonun her geçen gün büyüdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi

22.09.2026 19:20:00
Eyüp Kabil
 
8 ayda en az 259 kadın katledildi
8 ayda en az 259 kadın katledildi
Açıklanan son raporlara göre, Ağustos 2026 ayı içerisinde Türkiye genelinde 22 kadın, erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybetti. Cinayetlerin arkasındaki acı gerçekler ise değişmedi: Katledilen kadınların büyük bir çoğunluğu boşanma isteği, barışmayı reddetme veya kendi hayatlarına dair bağımsız kararlar almak istemeleri gerekçesiyle en yakınlarındaki erkekler tarafından hedef alındı.

2026 yılının ilk 8 ayı (Ocak - Ağustos) toplandığında ise erkek şiddeti kurbanı olan kadın sayısı en az 259'a ulaştı. Raporlar, kadınların güvenli liman olarak görmesi gereken evlerin, hâlâ en tehlikeli alanlar olmaya devam ettiğini ve cinayetlerin %55'inden fazlasının yaşam alanlarında, çoğunlukla ateşli silahlarla işlendiğini ortaya koyuyor.

"Şüpheli ölüm" sayılarındaki kritik artış

Son dönem verilerinde en dikkat çekici ve endişe uyandıran detayların başında şüpheli kadın ölümleri geliyor. 2026'nın ilk 8 ayında sivil toplum kuruluşlarının kayıtlarına geçen şüpheli kadın ölümü sayısı 215 olarak belirlendi.


Dönem (2026)

Erkekler Tarafından Öldürülen Kadın

Şüpheli Kadın Ölümü

Ocak – Haziran150

150

151

Temmuz

25

31

Ağustos

22

33

Toplam
(İlk 8 Ay)

197 (KCDP) / 259 (TKDF)

215

Not: Kurumların "aile içi cinayet", "şüpheli ölüm" veya "kadın cinayeti" tanımlamalarındaki metodolojik farklar nedeniyle sivil toplum verilerinde dönemsel sayısal değişiklikler görülebilmektedir.

Uzmanlar, özellikle yüksekten düşme, nehir yataklarında bulunma veya intihar süsü verilmiş vakaların oranındaki artışa dikkat çekiyor. Şüpheli ölümlerin %61'inde ölüm nedeninin tam olarak belirlenememesi, faillerin cezalandırılmasının önüne geçen en büyük hukuki engellerden biri olarak değerlendiriliyor.

"5 günde 10 kadın": Koruma kararları etkin uygulanıyor mu?

Eylül 2026 itibarıyla Meclis gündemine de taşınan iddialar, sistemdeki boşlukları yeniden tartışmaya açtı. Siyasi partilerin kadın kolları temsilcileri ve milletvekilleri, sadece 17-21 Eylül 2026 tarihleri arasındaki 5 günlük kısa sürede 10 kadının cinayet veya şüpheli ölüm dalgasıyla yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Hukukçular ve kadın hakları savunucuları, tehlike altındaki kadınların kolluk kuvvetlerine başvurmasına rağmen koruma kararlarının sahada etkin şekilde uygulanmadığını savunuyor. Katillerin karakollarda dahi tehditlerine devam edebilmesi ve adli kontrol şartlarının esnekliği, caydırıcılığı ortadan kaldıran temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

Çözüm arayışı ve çağrılar

Kadın örgütleri, şiddeti önlemenin yolunun kağıt üzerindeki kanunlardan ziyade bütüncül politikaların hayata geçirilmesinden geçtiğini vurguluyor. Sivil toplumun ortak talepleri şu noktalarda yoğunlaşıyor:

* 6284 Sayılı Kanun'un hiçbir esneme payı bırakılmadan, harfiyen uygulanması,

* Uzaklaştırma ve koruma kararlarının ihlali durumunda faillere derhal zorlama hapsi verilmesi,

* Uluslararası bir güvence olan İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden dönülmesi.

Türkiye'de kadınlar her gün sokaklarda, iş yerlerinde ve evlerinde yaşam mücadelesi verirken; dijital anıt sayaçlar her geçen dakika bir kadının daha ismini hafızaya kazımaya devam ediyor.

Saldırganın anne, baba ve dedesi de gözaltında

Turgutlu'da sabah saatlerinde okul servisi bekleyen öğrencilerin üzerine av tüfeğiyle rastgele ateş açıldı. 15 yaşındaki saldırgan H.O. kısa sürede yakalanırken, olayla ilgili adli soruşturmada anne, baba ve dede de gözaltına alındı. Bakanlıklar teyakkuza geçti

22.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Saldırganın anne, baba ve dedesi de gözaltında
Saldırganın anne, baba ve dedesi de gözaltında
Türkiye bugün sabah saatlerinde Manisa'dan gelen kara haberle sarsıldı. Manisa'nın Turgutlu ilçesinde yer alan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınlarında saat 07.59 sıralarında meydana gelen silahlı saldırıda, 2'si ağır olmak üzere 11 öğrenci yaralandı. 15 yaşındaki okul öğrencisi saldırgan H.O. ile birlikte ailesi de gözaltına alınırken, olay ülkede büyük bir infiale yol açtı.

Sabah saatlerinde rastgele ateş açtı

Olay, Turgutlu ilçesi Albayrak Mahallesi Pehlivan Sokak üzerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, okul binasının yakınında öğrencilerin servis beklediği esnada yaya olarak elinde av tüfeğiyle gelen 15 yaşındaki H.O., çevreye rastgele ateş etmeye başladı. Silah sesleri üzerine çevrede büyük bir panik yaşanırken, kurşunların hedefi olan öğrenciler kanlar içinde yere yığıldı.

Saldırganın elinde pompalı tüfekle yürüdüğü ve olayın ardından koşarak kaçtığı anlar, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kameralarına anbean yansıdı. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan yoğun ihbarların ardından bölgeye çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi.

3 öğrenci üniversite hastanesine sevk edildi

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve yerel makamlar tarafından yapılan açıklamalarda, saldırıdan etkilenen 11 kişinin tamamının öğrenci olduğu bildirildi. Yaralıların ilk müdahaleleri Turgutlu Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirildi. Ancak hayati tehlikesi bulunan ve durumları ağır olan 3 öğrenci, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi.

"Kız meselesi" iddiası ve aile boyu gözaltı

Güvenlik güçlerinin hızlı takibi neticesinde saldırıyı gerçekleştiren 15 yaşındaki H.O., suç aleti tüfekle birlikte kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. İlk belirlemelere göre şüphelinin, aynı okulun 9-C sınıfı öğrencisi olduğu ve olaydan bir gün önce okul önünde akranlarıyla "kız meselesi" yüzünden kavga ettiği öğrenildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, adli sürece ilişkin yaptığı açıklamada çok çarpıcı bir detayı paylaştı. Bakan Gürlek, 15 yaşındaki zanlının yanı sıra, silahın muhafaza koşulları ve ihmaller zincirinin araştırılması kapsamında çocuğun annesi, babası ve silahın sahibi olduğu belirlenen dedesinin de gözaltına alındığını duyurdu. Ayrıca olay öncesinde akran zorbalığı iddialarının da titizlikle incelendiği aktarıldı.

7 müfettiş görevlendirildi

Yaşanan facianın ardından devletin ilgili tüm kurumları Manisa için harekete geçti.

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), saldırının yaşandığı İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eğitim öğretime 22 Eylül günü için ara verildiğini açıkladı. Karadeniz programları kapsamında Trabzon'da bulunan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programlarını acilen iptal ederek özel uçakla Manisa'ya hareket etti.

Diğer yandan olayın her yönüyle soruşturulması için İçişleri Bakanlığı 2 Mülkiye ve 2 Polis Başmüfettişi; MEB ise 3 Bakanlık müfettişi görevlendirerek bölgeye gönderdi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, olaydan etkilenen öğrenci, veli ve öğretmenler için 25 kişilik psikososyal destek ekibinin sahada çalışmalara başladığını duyurdu.

Okul önünde gerginlik ve RTÜK'ten yayın uyarısı

Saldırı haberini alan endişeli veliler okul önüne akın etti. Çocuklarının durumunu öğrenmek isteyen aileler ile okul çevresinde emniyet şeridi çeken kolluk kuvvetleri arasında zaman zaman arbede ve gergin anlar yaşandı.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ise toplumsal infiali ve bilgi kirliliğini önlemek adına medyaya acil bir uyarı yayınladı. RTÜK, olay anına ait şiddet unsuru içeren korkutucu görüntülerin paylaşılmamasını, yalnızca resmi makamların açıklamalarına itibar edilmesini isteyerek aksine hareket eden kanallara yasal yaptırım uygulanacağını hatırlattı.

Öte yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı sosyal medya platformlarında olay üzerinden provokasyon ve dezenformasyon yapan hesaplara karşı geniş kapsamlı bir soruşturma başlattı. Olayla ilgili çok yönlü adli ve idari tahkikat kararlılıkla sürdürülüyor.

Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okul önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.

Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Silahla ateş açan kişi, saldırganın annesi, babası ve dedesi de gözaltına alındı. Olayın yaşandığı okulda eğitime ara verildi. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi

22.09.2026 15:26:00 / Güncelleme: 22.09.2026 15:42:29
Ahmet Turan Yiğit
 
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okul önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okul önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.
Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bugün silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Silahla ateş açan kişi, saldırganın annesi, babası ve dedesi de gözaltına alındı. Olayın yaşandığı okulda eğitime ara verildi. Söz konusu saldırı okullardaki güvenlik zafiyetini yeniden gündeme getirdi.

Okullarda şiddetin önlenmesi yalnızca güvenlik kameraları ve disiplin cezalarıyla mümkün değil. Uzmanlara göre öğrencilerin kendini güvende, değerli ve bir topluluğa ait hissetmesi en az güvenlik önlemleri kadar önemli. Gençlerin psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmadığı durumlarda yalnızlık, öfke ve umutsuzluk duyguları şiddete zemin hazırlayabiliyor.

Aidiyet ve değerlilik duygusu güçlendirilmeli

Bir topluluğa ait olma, kendini önemli hissetme ve yaşamına anlam katan amaçlara sahip olma gençler için temel ihtiyaçlar arasında. Bu alanlardaki eksiklikler, öğrencilerin içe kapanmasına, öfke ve umutsuzluk yaşamasına yol açabiliyor. "Kimse beni anlamıyor" düşüncesi, şiddet riskinin habercisi olabiliyor.

Güvenilir bir yetişkinle kurulan ilişki koruyucu rol oynar

Öğrencinin hayatında güvenebileceği bir yetişkinin bulunması, şiddeti önlemede kritik bir etken. Öğretmen, okul psikolojik danışmanı veya ebeveynle kurulan güvenli ilişkiler, çocuğun çevresine ve hayata duyduğu güveni artırıyor. Bu nedenle şiddeti önleme çalışmalarında yalnızca davranışlara değil, ilişkilerin niteliğine de odaklanmak gerekiyor.

Kamera ve disiplin önlemleri tek başına yeterli değil

Şiddet çoğu zaman öncesinde işaretler veren bir süreç içinde gelişiyor. Sosyal geri çekilme, yoğun öfke, tehdit dili ve planlama davranışları erken dönemde fark edilirse önleme şansı artıyor. Metal dedektörleri, kamera sistemleri ve disiplin cezaları tek başına yeterli değil; psikolojik ve sosyal destek çalışmalarıyla birlikte yürütülmeli.

Üç aşamalı önleme yaklaşımı

Uzmanlar, okul şiddetini önlemede üç aşamalı bir yaklaşım öneriyor:

Birincil önleme: Tüm öğrencileri kapsayan sosyal-duygusal öğrenme, empati eğitimi ve zorbalık karşıtı programlar.

İkincil önleme: Sessizleşen ve yalnızlaşan öğrencilerin erken fark edilmesi, depresyon belirtilerinin izlenmesi.

Üçüncül önleme: Yüksek risk durumlarında kriz müdahalesi ve aile-okul-uzman iş birliği.

Dijital yaşam da kapsanmalı

Modern önleme çalışmalarının yalnızca okul içinde değil, dijital yaşamda da sürdürülmesi gerekiyor. Yoğun ekran maruziyeti sosyal izolasyona yol açabiliyor, bazı rol modeller şiddeti estetikleştirebiliyor. Bu nedenle öğrencilerin dijital ortamda karşılaştıkları içerikler de dikkatle değerlendirilmelidir.

Kırşehir merkezli 4 ilde "yasa dışı bahis" operasyonu: 13 şüpheli tutuklandı

Kırşehir merkezli 4 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 13 şüpheli, çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklandı

22.09.2026 14:12:00 / Güncelleme: 22.09.2026 14:16:05
İHA
 
Kırşehir merkezli 4 ilde "yasa dışı bahis" operasyonu: 13 şüpheli tutuklandı
Kırşehir merkezli 4 ilde "yasa dışı bahis" operasyonu: 13 şüpheli tutuklandı
Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerin yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik çalışma başlatıldı.

Alınan MASAK raporu doğrultusunda, futbol ve diğer spor müsabakaları üzerinden yasa dışı bahis ve şans oyunlarından gelir elde edilmesine ve bu gelirlerin nakline aracılık edildiği değerlendirilen bir şüphelinin hesap hareketleri incelendi.

Yapılan mali analizler, detaylı hesap hareketleri ile IP/Port incelemeleri sonucunda, şüpheli hesaplarında 54 milyon 821 bin 376 TL'yi aşan para hareketliliği tespit edildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında yapılanma içerisinde yer aldığı değerlendirilen 13 şüpheli belirlendi.



Kırşehir merkezli olmak üzere Batman, Manisa ve Ordu'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 13 cep telefonu, 14 SIM kart, 1 laptop, 1 av tüfeği, 1 kurusıkı tabanca, 1 şarjör ve 3 fişek ele geçirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen M.U., Ö.D., M.C.A., M.Y.A., Ö.F.K., E.D., B.A., Ö.T., C.A., R.S., M.E.Y., M.S. ve B.A. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü

İzmir'de, taşıdığı yolcusundan 920 lira yerine yanlışlıkla 920 bin lira havale alan İzmirli taksici, müşterisini bıraktığı berbere geri dönerek parayı iade etti. Örnek davranışıyla takdir toplayan 26 yıllık direksiyon emekçisine, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan tarafından teşekkür edilerek ödül takdim edildi

22.09.2026 13:02:00
İHA
 
Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü
Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü
İzmir Otogarı'nda 26 yıldır taksi şoförlüğü yapan 56 yaşındaki Celal Sarıoğlu, 'insanlık ölmemiş' dedirten örnek bir davranışa imza attı. Geçtiğimiz günlerde sabah saatlerinde otogardan aldığı bir müşteriyi Karşıyaka'ya götüren Sarıoğlu, yolculuk sonrasında hayatının en ilginç olaylarından birini yaşadı.

"920 lira beklerken hesabında 920 bin lira gördü"

Yolculuk esnasında müşterisiyle sohbet eden ve müşterisinin Karadağ'a yerleşme planları yaptığını öğrenen Sarıoğlu, yolcusunu tıraş olması için Karşıyaka'daki bir berbere bıraktı. Taksimetrede yazan 920 liralık ücreti banka hesabına havale (EFT) yöntemiyle gönderen müşteri, ardından berbere girdi. Hesabına para geldiğine dair bildirimi gören ancak miktara dikkat etmeyen Sarıoğlu, aracıyla bir süre uzaklaştıktan sonra mobil bankacılık uygulamasına girdiğinde hayatının şokunu yaşadı. Hesabına 920 lira yerine tam 920 bin lira gönderildiğini fark eden dürüst taksici, hiç vakit kaybetmeden aracının yönünü yeniden berbere çevirdi.

Berbere koştu

Büyük bir telaşla müşterisini bıraktığı berber dükkanına giren Celal Sarıoğlu, yaşadığı o ilginç anları anlattı. Sarıoğlu, "İzmir otogarında 26 yıldır taksiciyim. Sabah saatlerinde yolcumu aldım, Karşıyaka'ya adrese götürdüm. Yolda giderken ettiğimiz sohbette kendisinin Karadağ'a yerleşeceğini, Karşıyaka'da tıraş olması gerektiğini söyledi. Berbere bıraktım kendisini. Vardığımız noktada taksimetre 920 lira yazdı. Ücreti IBAN'a atacağını söyledi. IBAN'a telefonundan para geldiğini gördüm ama rakamı görmedim. Biraz yürüdükten sonra rakama baktım, 920 yerine 920 bin lira atmış. Telaşla geriye döndüm. Kendisini berberde buldum ve yanına gittim. 'Hesapta bir yanlışlık var' dedim. 'Parayı gönderdim, ödedim' dedi. 'Ödediniz ama biraz fazla ödediniz' karşılığını verince şaşkınlıkla 'Nasıl yani' dedi. Hesabını kontrol etmesini istedim. Hesabını kontrol edince o da büyük bir şaşkınlık yaşadı" açıklamasında bulundu.

"Çocuklarıma haram yediremezdim"

Yanında yakın gözlüğü olmadığı için parayı müşterisinin bizzat kendi telefonu üzerinden geri göndermesini rica eden Sarıoğlu, "Yakın gözlüğüm yanımda değil diyerek hesabımı açtım. Kendisine 'Kendi hesabına bu parayı gönderir misin'' dedim. Kendi hesabına parayı geri gönderdi, taksi ücretini de oradan düştü. Aklımdan geçen sadece o parayı yerine iade etmekti. Çocuklarıma yediremezdim o parayı. Çünkü helal para değildi. Hak etmediğim bir paraydı. Takdir eden çok az sayıda belki insan oldu ama o para bana yaramazdı. Ben geriye iade ettiğim için mutluyum" diyerek meslektaşlarına da örnek oldu.

Başkan Özkan'dan teşekkür: "Gurur verici"

Olayın kısa sürede duyulmasının ardından İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, duyarlı taksi şoförü Celal Sarıoğlu'nu makamında ağırlayarak örnek davranışından dolayı tebrik etti. Sarıoğlu'nu ödüllendiren Başkan Özkan, bu tür olayların İzmir taksicilik sektörü adına onur verici olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: "İzmir'de taksiciliğin geldiği nokta son günlerde yaşadığımız bu güzel örneklerle ortada. Sağ olsun esnaf arkadaşlarımız, çalışan şoför arkadaşlarımız duyarlılığı sayesinde İzmir taksicilik sektöründe güzel örneklere imza atmaya devam ediyor. Buradan ben tekrar esnaf kardeşlerime, çalışan şoförlerimize, meslektaşlarımıza seslenmek istiyorum; vatandaşlık gereği yapılması gereken bu davranışlar maalesef toplumda çok az rastlanıldığı için dikkat çekici örnekler oluyor. Tabii böyle çalışan duyarlı arkadaşlarımızın olması mesleğimiz adına bize ayrıca bir gurur ve onur veriyor. Ben kendisine burada İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak bu duyarlılığı için teşekkür ediyorum. Bu dikkat çekici örneklerin İzmir'den çıkması da ayrı bir güzellik."

Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınlarında yaşanan silahlı saldırı olayına ilişkin yayın yasağı getirildi

22.09.2026 12:59:00
İHA
 
Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi
Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin olarak yürütülen adli soruşturma kapsamında, Turgutlu Sulh Ceza Hakimliğinin 2026/4943 D. İş sayılı kararıyla yayın yasağı getirildiği bildirildi. RTÜK'ün paylaşımında şu ifadelere yer verildi:

"Söz konusu karar doğrultusunda, soruşturma dosyası kapsamında soruşturma tamamlanıncaya kadar yazılı ve görsel medya ile sosyal medya ve internet ortamında faaliyet gösteren medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri yayınların yapılması yasaklanmıştır. Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve olayın hassasiyeti dikkate alınarak yayın yasağına titizlikle riayet edilmesi; soruşturma kapsamında yetkili makamlarca yapılacak açıklamaların esas alınması ve kamuoyunun yanlış veya teyitsiz bilgilerle yönlendirilmemesi önem arz etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı

Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı. Kılıç, soruşturma kapsamında Ankara’ya çağrılarak savunma verdi

22.09.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı
Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı
Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın ailesine "Bir imam olarak yanındayım" diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı. Kılıç, soruşturma kapsamında Ankara'ya çağrılarak savunma verdi.

Diyanet İşleri Başkanlığı, stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'a dayanışma mesajı ileten imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı.

Kılıç, "Ölü Deniz" adlı gösterisinin ardından "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla tutuklanan Göktaş'a "Bir imam olarak yanındayım" diyerek dayanışma gösterdi.

Kılıç, soruşturma kapsamında Ankara'ya çağrılarak savunma verdi. Kılıç, daha önce de 2023 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İzmir mitingine cemaati götürmeyi kabul etmediği için disiplin cezaları almış ve İzmir dışına sürgün edilmişti.

Öte yandan 28 Ağustos'ta hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen cezaevinden çıkamadan farklı bir suçlamayla tekrar tutuklanan Deniz Göktaş, 28 Eylül'de ilk kez hakim karşısına çıkacak.

NE OLMUŞTU?
Deniz Göktaş, 24 Haziran 2026'da YouTube'da yayımladığı "Ölü Deniz" gösterisinin ardından "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek" suçlamalarıyla tutuklanmış; 28 Ağustos'ta hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen cezaevinden çıkamadan farklı bir suçlamayla yeniden tutuklanmıştı.

Göktaş'ın emniyetteki ters kelepçeli görüntüsünün basına servis edilmesinin ardından ailesine destek mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç ise daha önce de benzer yaptırımlarla karşılaşmıştı.

Kılıç, 2023 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İzmir mitingine cami cemaatini götürme teklifini reddettiği için iki ayrı disiplin soruşturması geçirmiş, kınama ve kademe ilerlemesini durdurma cezaları alarak İzmir dışına sürgün edilmişti.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi

22.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi
 YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi
YENİ Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirildi. YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, parti genel merkezinde MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, YENİ Parti ismine itiraz edilmesi üzerine toplantıda ismin önüne bir düzeltme yapılarak sorunun çözüleceğini açıkladı.

Kamu kaynaklarıyla özel zararların kurtarılmaması gerektiğini söyleyen Emre, "YENİ Parti olarak Ekonomi Eşgüdüm Konseyi toplandı. Bir kanun teklifi hazırladı. Tıpkı yurt dışındaki örneklerde olduğu gibi bu tip durumlarda çıkan zararların, zarara sebebiyet verenlerin mal varlıkları tespit edilerek oradan karşılanmasına yönelik bir kanun teklifi hazırladı. Bu hafta içerisinde bu kanun teklifi Ümit Özlale, İzmir Milletvekili tarafından Meclise sunulacak" açıklamasında bulundu.

"MECLİS TARAFINDAN ERKEN SEÇİM KARARI ALINMASI GEREKİR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tekrar aday olmasına ilişkin eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un sözlerine değinen Emre, "Tunç, '2028 yılında Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek' diyor. Şimdi bir defa Anayasamıza göre Erdoğan'ın görev süresi bitmiştir. İki dönemdir bunu fazlasıyla doldurmuştur. Görevi dolan bir cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabilmesi için görevinin son döneminde Meclis tarafından erken seçim kararı alınması gerekir. Bunun için de Anayasa'daki gerekli sayı 360'tır" diye konuştu.

"YENİ PARTİ İSMİNİN BAŞINA KÜÇÜK BİR DÜZENLEME KOYARAK KONUYU KAPATABİLİRİZ"
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Emre, YENİ Parti'nin ismine itiraz edildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu itirazlar karşısında iki parti isminin karıştırıldığı yönünde kararlar yani iltibas iddiasıdır. Bu yönde hüküm çok çok istisnadır. Bakıldığında sandıkta gördüğü zaman iki amblemi kimse karıştırmaz, burası açıktır. YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz. Ama YENİ Parti'yi biz, milletin isteğiyle, iradesiyle kurduk. İsmini de sevdiler. Şu an bizim Kurucular Kurulumuz bu konuda yetkili. Henüz kurultay toplanmadığı için Kurucular Kurulunda da şu ana kadar aksi yönde bir değerlendirme ya da temas olmadı, istek olmadı. Yenilik Partisi başvurusunu geri çekebilir. Anayasa Mahkemesi burada başvuru konusunda hızlıca karar verip, 'iltibas yoktur' şeklinde karar verebilir. Ha iltibas olduğuna yönelik bir düşünce oluşursa da zaten dediğim gibi biz bunu hızlıca düzenleyebiliriz."

8 öğrenci yaralandı, 2'si ağır

Manisa Turgutlu'da bir lisenin önünde gerçekleştirilen pompalı tüfekli saldırıda yaralılar hastaneye kaldırıldı. Turgutlu Belediye Başkanı Akın "can kaybı" açıklamalarını reddederken, MEB okulda eğitime ara verildiğini ve 3 bakanlık müfettişinin kente gönderildiğini açıkladı

22.09.2026 10:59:00 / Güncelleme: 22.09.2026 11:15:53
Haber Merkezi
 
8 öğrenci yaralandı, 2'si ağır
8 öğrenci yaralandı, 2'si ağır
Manisa'nın Turgutlu ilçesi Albayrak Mahallesi'nde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde sabah saat 08.00 sıralarında büyük bir facianın eşiğinden dönüldü. 2011 doğumlu olduğu belirlenen 15 yaşındaki şüpheli H.O., okul giriş saatinde elindeki pompalı tüfekle çevreye rastgele ateş açtı. Silah sesleriyle birlikte okul çevresinde büyük bir panik yaşanırken, bölgeye çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi.

Belediye Başkanı Çetin Akın: "Ölü iddiaları kesinlikle bana ait değildir"

Saldırının ilk anlarında sosyal medyada ve bazı basın organlarında "1 öğrenci hayatını kaybetti" yönünde çıkan haberlerin ardından, Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın net bir yalanlama mesajı yayınladı.

Başkan Akın yaptığı açıklamada, "Okul saldırısına ilişkin '1 ölü, 4 yaralı' şeklinde şahsıma aitmiş gibi paylaşılan açıklama kesinlikle bana ait değildir. Bu konuda tarafımdan herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Kamuoyunun doğru ve resmi kaynaklardan yapılan bilgilendirmeleri esas almasını rica ederim" ifadelerini kullandı. Manisa Valiliği ise olaydan ilk belirlemelere göre 8 kişinin yaralandığını ve hayati tehlikelerinin bulunmadığını bildirdi.

Okulda eğitime ara verildi, 3 müfettiş görevlendirildi

Dehşet veren olayın ardından Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği yazılı bir açıklama paylaştı. Yaşanan menfur hadisenin ardından devletin tüm birimlerinin teyakkuza geçtiğini belirten MEB, şu kararları duyurdu:

Eğitime Ara Verildi: İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 22 Eylül 2026 Salı günü eğitim-öğretim faaliyetlerine 1 gün süreyle ara verilmiştir. 

Bakanlık Müfettişleri Sahada: Manisa il müfettişlerinin tahkikat sürecine ilave olarak, 3 Bakanlık müfettişi olayı tüm yönleriyle incelemek üzere derhal Manisa'ya yönlendirilmiştir.

Psikososyal Destek Başladı: Saldırıdan olumsuz etkilenen öğrenci, öğretmen ve veliler için psikososyal destek ekipleri sahada rehabilitasyon çalışmalarına başlamıştır.

Saldırganın 'kız meselesi' nedeniyle kavga ettiği öğrenildi

Emniyet güçlerinin hızlı takibiyle kıskıvrak yakalanarak gözaltına alınan 15 yaşındaki şüpheli H.O.'nun, söz konusu okulun 9-C sınıfında eğitim gördüğü ortaya çıktı. Yapılan ilk incelemelerde, saldırganın olaydan bir gün önce okul önünde "kız meselesi" yüzünden başka şahıslarla kavga ettiği ve saldırıyı bu nedenle gerçekleştirdiği iddia edildi.

Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çok yönlü soruşturma ve adli süreç titizlikle devam ediyor.

İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi

İçişleri Bakanlığı, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin, "Aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu anlaşılmıştır" açıklamasında bulundu

 

21.09.2026 18:00:00
Anadolu Ajansı
 
İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi
İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi

İçişleri Bakanlığı, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin, "Aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu, 1015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmıştır." açıklamasında bulundu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancıların başvuru, denetim ve değerlendirme süreçlerinin 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yürütüldüğü belirtildi.

Başvuru sahiplerinin yatırım uygunluk belgelerinin alınmasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı aktarılan açıklamada, olumlu sonuçlanan başvuruların Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce sonuçlandırıldığı vurgulandı.

Bu süreçte sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla vatandaşlık sürecini suistimal etmeye çalışanlara yönelik Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen incelemeler sonucunda 1150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

"Aile fertleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiştir. Ayrıca, vatandaşlık kazandıktan sonra kamu düzeni ve milli güvenlik bakımından sakıncalı olduğu tespit edilen 263 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alınmıştır. Böylelikle toplam 1413 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kazanma kararı iptal edilmiş veya geri alınmıştır."

11 Şubat 2026'dan itibaren ise yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 458 yatırımcı ve aile fertleri olmak üzere toplam 1393 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği kaydedilen açıklamada, 7 kişinin vatandaşlığının ise milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakınca bulunması nedeniyle geri alındığı bildirildi.

Açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmaya ilişkin, şu bilgilere yer verildi:

"21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırıldığı belirlenen aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu, 1015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmıştır.

Vatandaşlık süreci devam eden 11 kişiden 1'i hakkında geri alma, 3'ü hakkında ret işlemi gerçekleştirilmiş, 7 kişinin ise vatandaşlık başvurusunda bulunmadığı tespit edilmiştir. Soruşturmaya konu hususlar, başvuru öncesi belgelere ilişkin sahtecilik girişimleri olup Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelimizin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmal bulunmamaktadır. Suç teşkil eden tüm usulsüzlükler adli makamlara intikal ettirilmektedir."

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.