logo
02 HAZİRAN 2026

Anderson Talisca, ligdeki 2. golünü attı

Fenerbahçe'nin Brezilyalı forveti Anderson Talisca, Antalyaspor filelerini havalandırarak, ligdeki 2. golüne ulaştı.

28.09.2025 22:21:00
İhlas Haber Ajansı
Anderson Talisca, ligdeki 2. golünü attı
Anderson Talisca, ligdeki 2. golünü attı
Trendyol Süper Lig'in 7. haftasında Fenerbahçe, evinde Antalyaspor ile karşılaşırken ilk golü Anderson Talisca kaydetti. Müsabakaya 11'de başlayan Talisca, 55. dakikada penaltıdan topu ağlara gönderdi. 31 yaşındaki futbolcu bu sezon ligde 2. golünü attı. Talisca'nın UEFA Şampiyonlar Ligi elemesinde de 1 golü bulunuyor.



Süper Lig'de bu sezon Göztepe ve Alanyaspor maçlarında penaltı atışlarından yararlanamayan Talisca'ya tribünlerden tepki geldi. Mücadelenin 62. dakikasında Nene'nin yerde kalması sonrası hakem Ali Yılmaz penaltı noktasını gösterirken, Talisca atışı kullanmak üzere topu eline aldı. Bu esnada penaltının kullanılacağı kaleye yakın tribünlerden yoğun bir ıslık sesi yükseldi. Sarı-lacivertli futbolcular, Okul Açık Tribünü'ne giderek sakin olmaları uyarısı yaparken, daha sonra 'Anderson Talisca' tezahüratları yapıldı. Brezilyalı futbolcu atışı kullanarak penaltıyı gole çevirdi



Talisca, Antalyaspor karşısında 87. dakikada yerini Szymanski'ye bıraktı.

[51]

UEFA finallerinin kaybedeni Arsenal

Arsenal, UEFA turnuvalarında son 6 finalini de kaybederken Avrupa'da seri penaltılara giden 3 final maçında da kupaya uzanma başarısı gösteremedi

02.06.2026 00:56:00
AA
UEFA finallerinin kaybedeni Arsenal
UEFA finallerinin kaybedeni Arsenal
Arsenal, UEFA turnuvalarında son 6 finalini de kaybederken Avrupa'da seri penaltılara giden 3 final maçında da kupaya uzanma başarısı gösteremedi.

Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki en önemli turnuvası olan UEFA Şampiyonlar Ligi'nde final müsabakası, Fransız temsilcisi PSG ile İngiltere'nin Arsenal takımı arasında Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de geçen cumartesi günü oynandı.

Normal süresi ve uzatma bölümü 1-1 beraberlikle sona eren ve seri penaltı atışlarına geçilen mücadelede rakibine 4-3 üstünlük kuran PSG, mutlu sona ulaşan takım oldu. Finalde rakibine yenilen Arsenal, daha önce de birçok final maçında hüzün yaşadı.

Arsenal, Devler Ligi'nde 2. kez final kaybetti



Arsenal, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ilk şampiyonluk şansını yine değerlendiremedi.

Daha önce 1 kez finale yükselme başarısı gösteren Arsenal, 2006'da Barcelona'ya 2-1 yenilerek sahadan üzgün ayrıldı.

Finale çıkma başarısını 20 yıl sonra tekrarlayan İngiliz temsilcisi, ikinci finalinden de Fransız ekibi PSG karşısında istediğini elde edemedi.

Seri penaltıların kaybedeni



Arsenal, UEFA finallerinde seri penaltılara kalan 3 maçta da kupaya uzanma başarısı gösteremedi.

1979-80 UEFA Kupa Galipleri Kupası: Arsenal, Valencia ile 0-0 berabere kaldı, penaltılarda 5-4 kaybetti.

1999-2000 UEFA Kupası: Arsenal, Galatasaray ile oynadığı finalde 0-0 berabere kaldı, penaltı atışlarında 4-1 kaybederek kupayı kaptırdı.

2025-26 UEFA Şampiyonlar Ligi: Arsenal, tarihinde ikinci kez çıktığı Devler Ligi finalinde Paris Saint-Germain (PSG) ile 1-1 berabere kaldı ancak penaltı atışlarında 4-3 yenilerek kupaya yine uzanamadı.

Son 6 finalini de kaybetti

Arsenal, UEFA turnuvaları tarihinde 7 kez finalde kaybederken son oynadığı 6 final maçının tamamında mağlup oldu.

1979-80 UEFA Kupa Galipleri Kupası, 1999-2000 UEFA Kupası ve 2025-26 UEFA Şampiyonlar Ligi finallerini seri penaltılarla kaybeden Arsenal'in kaybettiği diğer finaller ise şöyle:

1994 UEFA Süper Kupası: Arsenal, iki maç üzerinden oynanan finalde Milan'a toplamda 2-0 yenildi.

1994-95 UEFA Kupa Galipleri Kupası: Arsenal, Real Zaragoza'ya uzatmalarda 2-1 mağlup oldu.

2005-06 UEFA Şampiyonlar Ligi: Arsenal, Barcelona'ya karşı öne geçmesine rağmen maçı 2-1 kaybetti.

2018-19 UEFA Avrupa Ligi: Arsenal, Londra derbisinde Chelsea'ye 4-1 mağlup oldu.

Kazandığı 2 final

Arsenal, Avrupa kupaları tarihinde toplam 9 kez final oynarken bu finaller sonucunda 2 kez kupaya uzandı.

1969-70 Fuar Şehirleri Kupası: Arsenal, finalde Belçika ekibi Anderlecht'i iki maçın toplamında (1-3 ve 3-0) 4-3 mağlup ederek ilk Avrupa kupasını kazandı. Bu turnuva daha sonra UEFA Kupası/Avrupa Ligi adını aldı.

1993-94 UEFA Kupa Galipleri Kupası: Arsenal, finalde İtalya'nın Parma takımını 1-0 yenerek şampiyon oldu.

Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi

A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı

02.06.2026 00:53:00
AA
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı.

Daha önce 32 takımla düzenlenen organizasyon, ilk kez 48 takımla gerçekleştirilecek. ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklaşa organize edeceği 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avrupa'dan 16 takım yer alacak.

Katar'daki 2022 Dünya Kupası organizasyonuna gidemeyen 7 Avrupa ülkesi, 2026'da mücadele edecek.

Milenyum öncesindeki son Dünya Kupası olan 1998'deki turnuvaya katılan Avrupa ülkelerinden Norveç, İskoçya ve Avusturya, 28 yıl sonra 2026 Dünya Kupası'nda yer almaya hak kazandı. Bu üç ülke, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılarak 28 yıllık özleme son verdi.

Türkiye, 24 yıl sonra Dünya Kupası'nda

A Milli Futbol Takımı, 2002'den sonra 24 yıllık aranın ardından ilk kez 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak.

Ay-yıldızlılar, 2002 sonrasında düzenlenen 5 turnuvaya katılma başarısı gösteremedi.

Türkiye, Japonya ve Güney Kore ortaklığında düzenlenen 2002'deki organizasyonu ise 3. sırada tamamlamıştı.

Çekya, Bosna Hersek ve İsveç

Dünya Kupası özlemini sona erdirecek diğer ülkelerden Çekya, son olarak 2006 yılındaki Dünya Kupası'nda mücadele etmişti.

Bosna Hersek ise yer aldığı 2014 Dünya Kupası'nın ardından iki turnuva kaçırdıktan sonra 2026'da sahne alacak.

İsveç ise Rusya'daki 2018 Dünya Kupası'na katıldıktan sonra 2022 Dünya Kupası'nı kaçırmıştı.

Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da

Brezilya, Dünya Kupası tarihinin en başarılı takımı olarak dikkati çekiyor.

02.06.2026 00:01:00
AA
Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da
Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da
Brezilya, Dünya Kupası tarihinin en başarılı takımı olarak dikkati çekiyor.

Kupanın unvanlarını elinde tutan "Sambacılar", Dünya Kupası'na en çok katılan, en çok şampiyon olan, en çok maç kazanan, en çok üst üste maç kazanan ve en çok gol atan ülke oldu.

Bugüne dek yapılan 22 Dünya Kupası'na katılan tek ülke Brezilya, 5 kezle en çok şampiyonluğa ulaşan ekip olarak zirvede yer aldı. 1958, 1962, 1970, 1994 ve 2002'de dünya şampiyonu olan Brezilya, 1950 ve 1998'de ise finalde kaybetti.

"Sambacılar", 1938 Fransa ve 1978 Arjantin'de üçüncü, 1974 Almanya ve 2014 Brezilya'da dördüncülüğü elde etti.

Dünya Kupası'nda İtalya ve Almanya 4'er şampiyonlukla Brezilya'yı takip etti.

En çok galip gelen Brezilya



Brezilya, Dünya Kupası tarihinde en çok galip gelen ülke ünvanını elinde tutarken oynadığı 114 maçta 76 kez galip geldi.

Almanya, 68 galibiyetle ikinci sırada yer aldı, Arjantin 47 galibiyetle üçüncü oldu.

Üst üste kazanma rekoru



Brezilya, Dünya Kupası'nda üst üste maç kazanma rekorunu elinde bulunduruyor.

Güney Amerika ekibi, 2002 ve 2006 Dünya Kupası'nda üst üste 11 maç kazanarak bu alanda tarihi bir başarıya imza attı. 2002'de Türkiye maçıyla başlayan galibiyet serisi, Çin, Kosta Rika, Belçika, İngiltere, Türkiye ve Almanya ile devam etti. Brezilya, 2006'da da Hırvatistan, Avustralya, Japonya ve Gana ile yaptığı maçları kazandı ve üst üste 11 galibiyet aldı.

"Sambacılar"ın 11 maçlık galibiyet serisine, 1-0'lık sonuçla 2006'daki çeyrek finalde Fransa son verdi.

2 turnuvada tüm maçlarını kazandı

Brezilya ayrıca katıldığı Dünya Kupalarının ikisinde yaptığı maçların tümünü kazanarak tarihe geçti.

Güney Amerika temsilcisi 1970 Meksika'da ve 2002 Güney Kore-Japonya'da oynadığı tüm maçları kazanarak şampiyon oldu.

"Sambacılar", Meksika'da 6, Güney Kore-Japonya'da 7 maç kazanmayı başardı.

Uruguay ve İtalya ise katıldıkları turnuvalarda birer kez tüm maçlarını kazandı. Uruguay, 1930 yılında ülkesinde, İtalya ise 1938'de Fransa'da düzenlenen kupada tüm maçlarını kazanarak şampiyonluğa ulaştı.

13 maç kaybetmedi

Brezilya, tüm bu ünvanlarının yanı sıra üst üste maç kaybetmeme konusunda da zirvede yer aldı.

Güney Amerika ekibi, 1958, 1962 ve 1966 Dünya Kupası'nda üst üste 13 maçta rakiplerine yenilmedi.

1958'de Avusturya ile başlayan ve 1966'daki Bulgaristan galibiyetiyle 13'e ulaşan yenilmezlik serisine, Macaristan 3-1'lik skorla son verdi. Bu 13 maçlık seride "Sambacılar", 11 galibiyet alıp 2 kez berabere kaldı.

En çok gol atan

"Sambacılar", 2014'te Almanya'ya kaybettiği Dünya Kupası'nın en çok gol atan takımı ünvanını, 2018'de tekrar ele geçirdi.

Bu alanda Brezilya, 237 golle ilk sıraya yerleşti. Almanya 232 golle ikinci, Arjantin ise 152 golle üçüncü basamağı elde etti.

Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu

Süper Lig maçlarını kaçak yayınladığı ve kullanıcıları yasa dışı bahis sitelerine yönlendirdiği öne sürülen Selçuksport isimli internet sitesinin yöneticisi olduğu belirlenen şüpheli, Denizli'de yakalanarak İstanbul'a sevk edildi

01.06.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu
Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu
Süper Lig maçlarını kaçak yayınladığı ve kullanıcıları yasa dışı bahis sitelerine yönlendirdiği öne sürülen Selçuksport isimli internet sitesinin yöneticisi olduğu belirlenen şüpheli, Denizli'de yakalanarak İstanbul'a sevk edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MİT Bölge Başkanlığı'nın koordineli çalışmaları sonucunda, Türkiye Süper Ligi karşılaşmalarını kaçak olarak yayınladığı belirlenen internet sitesine yönelik operasyon düzenlendi.



Yapılan çalışmalarda, kullanıcıların ücret ve abonelik karşılığında izleyebildiği Süper Lig maçlarını izinsiz şekilde yayınladığı tespit edilen "Selçuksport" isimli internet sitesine giriş yapan kişilerin aynı zamanda yasa dışı bahis sitelerine yönlendirildiği belirlendi.

Yürütülen araştırmalar sonucunda sitenin yöneticisinin Selçuk Y. olduğu tespit edildi. Şüpheli, Denizli'nin Pamukkale ilçesinde düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.
Şüphelinin İstanbul'a sevk edilmesinin ardından adli işlemlerinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüleceği öğrenildi.

Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı

Fenerbahçe’de gelecek pazar yapılacak başkanlık seçimi formaliteden ibaret... çünkü adayların girdikleri transfer çılgınlığının asıl kazananı Serhou Guirassy oldu

01.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı
Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı
Fenerbahçe'de gelecek pazar yapılacak başkanlık seçimi formaliteden ibaret... çünkü adayların girdikleri transfer çılgınlığının asıl kazananı Serhou Guirassy oldu. Sadettin Saran döneminde 12 milyon Euro'ya el sıkışılan, Hakan Safi ile rakamı 15-16 milyon Euro'ya tırmandıran ve son olarak Aziz Yıldırım'ın hamlesiyle rakamı 25 milyon Euro'ya fırlatan Dortmund'un 30'luk Gineli golcüsü seçimin mutlak galibi ilan edildi.






Fenerbahçe'nin seçim heyecanı ve adayların taraftara hoş görünmek için giriştikleri transfer rekabeti, Dortmund'un 30 yaşındaki Gineli golcüsü Serhou Guirassy'yi durup dururken milyoner edecek. Kulislerde dalga dalga yayılan iddialar, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi'nin seçim popülizminin transfer piyasasını gerçek dışı bir noktaya taşıdığını kanıtlıyor.






OCAK'TA 12 MİLYON EURO'YA GELECEKTİ

Guirassy'nin menajerlik şirketi, sarı-lacivertli kulüpteki her yönetim hamlesinde fiyatı bir adım daha yukarı çekti.

Ocak Ayı (Sadettin Saran Dönemi): Süreç ilk başladığında Gineli oyuncu yıllık 12 milyon Euro civarında bir ücrete Türkiye'ye gelmeye hazırdı.

Hakan Safi'nin Hamlesi: Başkan adaylarından Hakan Safi'nin bizzat devreye girip oyuncuyla Nisan ayında masaya oturmasıyla talep 15-16 milyon Euro seviyesine ulaştı.

Aziz Yıldırım'ın Teması: Son olarak Aziz Yıldırım ve ekibinin de transfer listesine giren Guirassy için son teklifler havada uçuşunca, oyuncu cephesi açık artırmayı 25 milyon Euro'ya kadar çıkardı.

Sadece 4 ay önce 12 milyon Euro'ya imza atmaya razı olan bir futbolcu, Fenerbahçe'deki seçim yarışı sayesinde bugün kazancını tam ikiye katlamanın ve servetine servet katmanın hayalini kuruyor.






25 MİLYON EURO'YU BULAN MAAŞ

Gazetemizin 26 Mayıs tarihli özel haberinde detaylarını paylaştığı mali tablo, kulübün geleceğini geri dönülemez bir ekonomik çıkmaza sürükleme riski taşıyor. Galatasaray'ın dünyaca ünlü yıldızı Mauro Icardi ve Victor Osimhen (21 milyon Euro) gibi isimlerin kazançlarını geride bırakan Guirassy'nin faturası tam anlamıyla dudak uçuklatıyor.

Net Garanti Maaş 15 Milyon Euro
İmza Parası, İmaj Hakları & Sadakat Bonusu 10 Milyon Euro
Başarı Bonusları  Puan, gol ve asist odaklı ekstra ödemeler
Toplam Yıllık Maliyet   25 Milyon Euro






HAKAN SAFİ "ÇİRKİNLEŞTİRME" DEDİ

Fiyatın bu denli fırlamasının arkasındaki perde arkasını ise Hakan Safi'nin bizzat yaptığı açıklamalar doğruladı:

- Guirassy ile Nisan 23'ünde ben kendim de görüştüm. Yarın da görüşeceğiz. Klasik rakibimizin çirkinleştirme oyunları. Guirassy de Dortmund'un kontratlı oyuncusu... Seçimi kim kazanacaksa Guirassy'ı da gider alır. O yüzden bu kardeşiniz onu alacak inşallah.






AZİZ YILDIRIM İSİM VERMİYOR

Kulislerde konuşulan bir diğer iddiaya göre; Aziz Yıldırım'ın meydanlarda sürekli olarak "Büyük bir golcüyle anlaştım ama isim vermiyorum" demesinin arkasındaki yegane sebep Guirassy cephesinin bu doymak bilmez iştahı.

Yıldırım'ın, ismin resmen telaffuz edilmesi halinde menajerlerin fiyatı 25 milyon Euro'nun da üzerine çıkarmasından ve bu astronomik rakamların taraftar nezdinde yaratacağı mali tepkiden çekindiği belirtiliyor.

Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam 'genç yetenek avcısı' unvanına sahip

01.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Hem kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hem de Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam elindeki kadrolardan maksimum verim alarak 'genç yetenek avcısı' unvanını kazandı. Modern 3-4-2-1 sistemiyle taktiksel bir devrim vaat eden İtalyan çalıştırıcı için soru işaretleri de var.






Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını yürüten Beşiktaş yönetiminin rotasını bu kez de Raffaele Palladino'ya çevirdiği iddia edildi. Dedikodulara bakılacak olursa Atalanta'dan ayrılması beklenen 41 yaşındaki çalıştırıcıyla siyah-beyazlı yönetim ciddi şekilde ilgileniyor.






MAKSİMUM VERİM ALAN TEKNİK ADAM

Monza'daki başarılı çıkışının ardından Fiorentina ve Atalanta'da görev yapan Palladino, Coverciano patentli modern İtalyan ekolünün en dikkat çeken temsilcilerinden biri.






Modern 3-4-2-1 dizilişiyle takımını sahaya süren genç teknik adam; agresif şok pres, yüksek atletizm ve kanat beklerinin çift yönlü dominasyonuna dayalı bir oyun tercih ediyor.

Kulüp projelerine sadakati ve elindeki malzemeden maksimum verim almasıyla tanınan Palladino, bütçe disiplini içinde genç oyuncuları parlatma konusunda Serie A'nın en başarılı isimleri arasında.






HAYATINDA HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMADI

Palladino ismi taktiksel modernizmiyle heyecan yaratsa da, Beşiktaş cephesinde bu tercihe dair bazı soru işaretleri de tartışılıyor.

Kariyerinde İtalya dışına hiç çıkmamış olan 41 yaşındaki hocanın, İstanbul'daki şampiyonluk baskısına ve kaotik medya atmosferine nasıl reaksiyon vereceği en büyük merak konusu.






TÜRKİYE'DEKİ BASKIYI KALDIRABİLİR Mİ?

İtalyan basınında, Palladino'nun takımlarının hedefe giden kritik virajlarda zaman zaman stres yönetimi sorunları yaşadığına dair eleştiriler yer alıyor.

Türkiye Ligi'nin sert yapısı ve Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun üçlü savunma esnekliğine ne kadar sürede uyum sağlayabileceği, bu olası transferin önündeki en büyük risk analizi olarak değerlendiriliyor.

Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak

Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi’nin devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü 

01.06.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi'nin seçilirse futbol şubesinde devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü. Paolo Maldini, yeni dönemdeki transfer "prensini" İtalya'da belirledi! Milan efsanesinin bir oğulunun menajerliğini yürüten diğer oğlunun ise beraber çalıştığı menajer Beppe Riso, Hakan Safi'yle Fenerbahçe'yi ileriye götürmek için çalışacak.

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesinde başkan adaylarından Hakan Safi futbol şubesinde devrim yaratacak küresel iş birlikleri için gaza bastı. Kulübün vizyonunu uluslararası arenaya taşımayı hedefleyen Safi, yeni dönem futbol yapılanması, teknik direktör ve transferler için en iyisini yokluyor. Hafta içi çok daha hareketli geçmesi beklenen süreçte Safi'nin en büyük kozu ise dünya futbolunun efsane ismi Paolo Maldini olacak.






MALDINI'NİN BİR OĞLUNUN MENAJERİ

Hakan Safi'nin yurt dışı transfer operasyonlarını emanet ettiği Maldini, güçlü bağlantılarını Fenerbahçe için devreye soktu. Sürecin en büyük sürprizi ise Şampiyonlar Ligi için gidilen Budapeşte'de gerçekleşen dev zirve oldu.

Maldini, Hakan Safi ile birlikte, AC Milan döneminde şampiyonluk kadrosunu kurarken çok yakından çalıştığı dünyaca ünlü menajerler Fali Ramadani ve Beppe Riso'yu bir araya getirdi. Safi başkan olması durumunda yurt dışı transfer operasyonlarında bu iki menajerden tam destek alacak.






DİĞER OĞLU DA ONUNLA ÇALIŞIYOR

Maldini, Ramadani ve Riso arasındaki bu güçlü iş birliği, geçmişe dayanan köklü ilişkilere ve güvene dayanıyor. İtalyan menajer Riso, Maldini'nin oğlu Daniele'nin de menajerliğini yürütüyor. Ayrıca Maldini'nin futbolu erken bırakan büyük oğlu Christian Maldini de yeşil sahalara veda ettikten sonra menajerlik kariyerine adım atarak Riso'nun sahibi olduğu GR Sports ajansına katıldı.






AC MILAN'DA BALKAN KOLONİSİ

Maldini, Milan'da sportif direktörlük yaptığı dönemde kazanılan Serie A şampiyonluğunun en kritik parçalarından biri olan Ante Rebic transferini Ramadani üzerinden yürütmüştü. Keza Real Madrid'den Luka Jovic transferi ve Nikola Milenkovic gibi isimlerin süreçlerinde de Maldini, Ramadani ile olan direkt ve güçlü ilişkisini her zaman ana kozu olarak kullanmıştı.






BALKAN ASILLI OYUNCULARLA DEVAM

Stratejinin en dikkat çekici detaylarından biri ise transfer edilecek oyuncuların profiliyle ilgili. Fenerbahçe tarihine bakıldığında Balkan asıllı oyuncuların takıma hızla adapte olması ve şampiyonluklarda büyük rol oynaması, Paolo Maldini'nin de radarına girdi.

Balkan kökenli oyuncuların karakterine ve aidiyet duygusuna inanan Maldini, bu coğrafyanın oyuncu pazarını elinde tutan en güçlü isim olan Fali Ramadani ile tam da bu noktada stratejik bir ortaklık öngörüyor. Fenerbahçe'nin yeni dönemde rotayı yeniden Balkan pazarına çevirmesi bekleniyor.






4 ÖNEMLİ TRANSFER GELECEK

Hakan Safi ve kurmayları, bu hafta içi Maldini'nin de içinde bulunacağı yoğun bir seyahat ve görüşme trafiğine giriyor. Listenin ilk sırasında camianın sabırsızlıkla beklediği teknik direktör koltuğu yer alıyor. Teknik direktörün hemen ardından takviye yapılacak ana bölgeler de belirlendi:

-Stoper (Savunmanın lideri)
-Santrfor (Gol yollarını sırtlayacak isim)
-Kanat (Hücuma dinamizm katacak profiller)






SAFİ İDDİALI MESAJLAR VERİYOR

Hakan Safi cephesinden gelen bilgiler, hafta başından itibaren basına sızacak isimlerin taraftarı heyecanlandıracağı yönünde. Sarı-lacivertli camiaya "beklemede kalın" mesajı verilirken, bu hafta atılacak adımların seçimin kaderini de doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.

Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?

Galatasaray’ın yıldızı Victor Osimhen hakkında Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle’nin yaptığı "Kulüp değiştirmek üzere" açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Real Madrid’de Florentino Perez’in başkanlık yarışındaki güçlü rakibi Enrique Riquelme’nin seçim vaadi olarak Osimhen ile el sıkıştığı iddiası yeniden gündeme geldi
 

01.06.2026 12:07:00
Haber Merkezi
Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?
Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?
Yıldız oyuncunun sözleşmesinde Avrupa'nın üst düzey 5-6 kulübünden teklif gelmesi durumunda 100 milyon Euro'luk serbest kalma maddesi olduğu iddiası camiayı şok etti.

Galatasaray taraftarı golcüleri Victor Osimhen'in takımdan ayrılacağı ile ilgili Nijerya Milli Takım teknik direktörünün ortaya attığı iddiaların şokun yaşıyor. Resmi açıklama ve Real Madrid'deki başkanlık seçim süreci, sarı-kırmızılı taraftarlaın en büyük korkularını gerçeğe dönüştürebilir.






NİJERYA MİLLİ TAKIM HOCASI ATEŞİ YAKTI

Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle, Osimhen'in neden kadroda yer almadığına dair net konuşarak transfer ateşini yaktı:

- İki oyuncumuz eksik; Lookman ve Osimhen. Osimhen belki de kulüp değiştirmek üzere; bu yüzden kadroda yer almadı. Çünkü oynarsa ve yüzde 100 formda olmazsa bu iyi olmaz.

Teknik direktörün bu sözleri, yıldız oyuncunun şu günlerde çok ciddi bir transfer görüşmesinin tam merkezinde olduğunu açıkça gözler önüne serdi.






REAL MADRİD'İN SEÇİM GÜNDEMİNDE

7 Haziran'da yapılacak olan Real Madrid başkanlık seçimlerinde, mevcut efsane başkan Florentino Lopez'in rakibi olan Enrique Riquelme, seçim kozu olarak Victor Osimhen'i belirledi. İspanyol basınına sızan iddialara göre; Riquelme, Osimhen ve menajeriyle her konuda anlaşmaya vardı. Seçimi kazanması halinde "100 milyon Euro hazır" diyerek bu transferi bitireceğinin sözünü verdi.






100 MİLYON EURO'LUK SÖZ VAR MI?

Sarı-kırmızılı taraftarları tedirgin eden ise Galatasaray yönetiminin Osimhen'i ikna ederken verdiği iddia edilen bir söz oldu.

İddialara göre Galatasaray yönetimi, Osimhen'i kadrosuna katarken oyuncuya bir söz verdi. Eğer Real Madrid gibi Avrupa'nın en üst düzey 5-6 kulübünden birinden teklif gelirse, 100 milyon Euro bonservis bedeli karşılığında transferine zorluk çıkarılmayacağı taahhüt edildi.

Nijerya Teknik Direktörü Eric Chelle'nin bahsettiği "kulüp değiştirme" sürecinin, tam olarak Real Madrid adayı Riquelme ile yürütülen bu resmi temaslar olduğu konuşuluyor.






Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak

Aziz Yıldırım'ın üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi 
 

01.06.2026 11:50:00 / Güncelleme: 01.06.2026 12:44:47
Haber Merkezi
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Aziz Yıldırım'ın başkanlık koltuğuna yürürken üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi. Eğer beklendiği gibi bu "kare as" kurulursa camia, sahada fanteziyi ve bol gollü maceraları bir kenara bırakıp, rakipleri fiziksel olarak ezen, 90 dakika disiplinden kopmayan pragmatik bir başarı makinesini izlemeye hazır olmalı.






Fenerbahçe camiasında seçim rüzgarları eserken, başkan adayı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları ve transfer kulislerinden sızan isimler radikal bir felsefe değişimine işaet ediyor. Kulislerde forvet için yükselen Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile teknik direktörlük için Aykut Kocaman'ın isimlerinin yükselmesi 2026-27 sezonunun taktiksel şifrelerini vermeye başladı.






GÖZE HOŞ GELMEYECEK FUTBOL

Eğer Aziz Yıldırım seçimi kazanır, Aykut Kocaman kulübeye geçer ve bu dev forvet ikilisi transfer edilirse; yeni sezonda Fenerbahçe'nin "göze hoş gelen, çılgın, bol gollü ve macera dolu" bir futbol oynamayacağı iddiasına zemin hazırladı.

Aykut Kocaman'ın katı oyun disiplini ile Muriqi ve Guirassy'nin karakteristik özellikleri bir araya geldiğinde ortaya çıkacak muhtemel saha içi karakteri şu şekilde özetlenebilir:






SAVUNMA EN UÇTA BAŞLAYACAK

- Yeni sezonda Fenerbahçe, Türkiye liginin fiziksel olarak en yırtıcı takımı olmaya aday. Guirassy ve Muriqi'in ön alandaki pres gücü, savunmanın en uçtan başlamasını sağlayacak.

- Muriqi'in sırtı dönük oyunu ve hava hakimiyeti, Guirassy'nin ise bitiriciliği ve bağlantı kalitesi rakip stoperler için kabusa dönüşecek. İkili mücadelelerde yıkılmayan bir Fenerbahçe izleyeceğiz.






- Kocaman'ın vazgeçilmez kuralı bu sezonda da değişmeyecek. 90 dakika boyunca taktiksel disiplinden kopmayan, kompakt mesafesini kaybetmeyen ve önceliği "gol yememek" olan bir takım sahada olacak.

- Set oyununun tıkandığı anlarda, iki dev kuleyle duran top organizasyonları ve kazanılan toplarla yapılacak kusursuz geçiş hücumları en büyük skor silahı haline gelecek.






ROMANTİK BİR FUTBOL OLMAYACAK

Kadıköy'de tribünler daima hücum eden, coşkulu ve tabelayı her an değiştirebilen "romantik" bir futbolu arzuluyor. Ancak Kocaman ve Yıldırım ortaklığının vadettiği şey romantizm değil, soğukkanlı bir matematik futbol.






Günün sonunda, 2026-27 model bu takım belki her maç 4-5 gol atmayacak, belki izleyenlere her saniye büyük bir futbol ziyafeti sunmayacak; ancak sahaya çıktığında yıkılması neredeyse imkansız, ligin en zor gol yiyen ve tabelayı almasını bilen takımı olacak. Fenerbahçe camiası için estetiğin yerini tamamen "mutlak başarıya" bırakacağı yeni bir dönem, hemen eşikte bekliyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.