Milli Devlet gerçek Sosyal Devlettir
Milli Devlet yapılanması, gerçek demokrasiyi temsil etmektedir. Bu sebeple devletin bağımsızlığını olmazsa olmaz şart kabul etmektedir
02.06.2026 00:12:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





"Milli Devlet yapılanması, gerçek demokrasiyi temsil etmektedir. Bu sebeple devletin bağımsızlığını olmazsa olmaz şart kabul etmektedir.
Milletin iradesinin idareye yansıması olan demokrasinin olabilmesi için, milletin iradesi dışında hiçbir gücün yasama, yürütme ve yargıya sahip ve yetkili olmaması gerekir.
Dolayısıyla uluslarüstü kuruluşların veya diğer ülkelerin, devletlerin yapılanmasına müdahil olmaları, içeride özerk kurumların varlığı ve sivil toplum örgütlerinin dış desteklerle yönlendirilmeleri, çağımız demokrasilerinin önündeki en büyük engellerdir.

Dün krallık sistemi ile demokrasinin yeryüzünde yaşanmasına imkan tanımayan düşünce sistemi, şimdi de dünya krallığı kurma adına devletlerin iç işlerine karışmakta; global firmalar, adeta yeni krallar olarak karşımıza çıkmaktadırlar.
Mutlu bir azınlığın çıkarları için değil, milletin bütün fertlerinin menfaatlerini ve haklarını korumak için hayata geçirilen Milli Devlet anlayışı, ekonomide Milli Ekonomi Modeli ile şu ana kadar hiçbir iktisadi anlayışın başaramadığı sürekli büyüme, tam istihdam ve gelir dağılımında adaleti sağlayarak fakirliği normal bir yaşam tarzı olmaktan çıkarıp tarihi bir olgu haline getirmektedir.

Mutlu bir azınlığın ihtiras ve hırslarına cevap vermek üzere değil, milletinin haklarına ve ihtiyaçlarına odaklanmış olan Milli Devlet, kapitalist anlayışlarda olduğu gibi başkalarının elindekileri sömürerek büyüyen değil, aksine vererek, hizmet ve ikram ederek büyüyen bir devlet anlayışını hayata geçirmektedir.
Uluslararası politikalarda barışın ve dostluğun tek anahtarı, devletlerin, kapitalist temeller üzerine oturan politikalarını ve yapılanmalarını terk ederek Milli Devlet kimliğini kazanmalarıdır.
Eğer bir devlet, varlığını başkalarının elindekini çalmaya odaklamışsa, yeryüzünde kavganın olmaması mümkün değildir. Oysa Milli Devletler, sürekli büyümek için "veren el" olmalıdırlar. Atatürk, Milli Devlet'in bu veren el karakterini, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ufkuyla ifade etmiştir.

Milli Devlet, gerçek Sosyal Devlettir. Bu Tez, bugüne kadar tarif edilen sosyal devlet olgusunu son derece geliştirmekte, konu ile ilgili yanlış algılamalara son vermektedir. Her şeyden önce, aldığından bir kısmını veren el olmanın ötesinde, aldığından daha fazlasını verebilme kabiliyetinde ve niyetinde olan bir sosyal devlet anlayışını hayata geçirmektedir.
Sosyal Devlet yaklaşımı devletin milletine bir ikramı değil aksine vazifesidir. Bireylerin doğuştan gelen haklarının karşılığı Sosyal Devlettir. Sosyal Devlet kavramı, aynı zamanda sürekli büyümenin sağlanması için bir iktisat kuralıdır.
Milli Devlet, adaleti yeryüzünde tesis edecek modeli de hayata geçirmektedir. Sadece kendi vatandaşlarının hakkını koruyan değil, ekosistemin ve eşyanın dahi hakkını korumakla kendini mükellef sayan Milli Devlet, dünyanın huzuru için de tek çıkış olarak karşımızda durmaktadır.

Yeryüzünde barışın sağlanması için dengeli bir silah gücünün varlığına dikkat çeken Milli Devlet yaklaşımı, güçlü millet–güçlü devlet için silahlı kuvvetlerin güçlü olmasına önem vermektedir. Silah gücünü savunma amaçlı kabul eden Milli Devlet Tezi, askeri müdahalelerin haklılığını ancak milletlerin haklarına tecavüz edildiğinde doğru kabul etmektedir.
Milli Devlet, millete ait değerlerden yola çıkarak kendi milletine uygun bir eğitim modelini milletine yaşatmakla da mükelleftir. Milli Devlet, üç ana kurumun üzerine milletlerin beka sınır. Güçlü devlet, güçlü ordu ve sağlam aile yapısı olmadan milletlerin varlıklarını devam ettirmeleri mümkün değildir.
İnsana hizmeti kendi varlık sebebi kabul eden Milli Devlet anlayışı, insanların, temel haklarını ancak hür ve bağımsız milletler olarak yaşayabileceğine inanmaktadır. Bu sebeple Milli Devlet projeleri güçlü devletin, güçlü ordunun ve sağlam ailenin oluşması için geliştirilmiştir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Milletin iradesinin idareye yansıması olan demokrasinin olabilmesi için, milletin iradesi dışında hiçbir gücün yasama, yürütme ve yargıya sahip ve yetkili olmaması gerekir.
Dolayısıyla uluslarüstü kuruluşların veya diğer ülkelerin, devletlerin yapılanmasına müdahil olmaları, içeride özerk kurumların varlığı ve sivil toplum örgütlerinin dış desteklerle yönlendirilmeleri, çağımız demokrasilerinin önündeki en büyük engellerdir.

Dün krallık sistemi ile demokrasinin yeryüzünde yaşanmasına imkan tanımayan düşünce sistemi, şimdi de dünya krallığı kurma adına devletlerin iç işlerine karışmakta; global firmalar, adeta yeni krallar olarak karşımıza çıkmaktadırlar.
Mutlu bir azınlığın çıkarları için değil, milletin bütün fertlerinin menfaatlerini ve haklarını korumak için hayata geçirilen Milli Devlet anlayışı, ekonomide Milli Ekonomi Modeli ile şu ana kadar hiçbir iktisadi anlayışın başaramadığı sürekli büyüme, tam istihdam ve gelir dağılımında adaleti sağlayarak fakirliği normal bir yaşam tarzı olmaktan çıkarıp tarihi bir olgu haline getirmektedir.

Mutlu bir azınlığın ihtiras ve hırslarına cevap vermek üzere değil, milletinin haklarına ve ihtiyaçlarına odaklanmış olan Milli Devlet, kapitalist anlayışlarda olduğu gibi başkalarının elindekileri sömürerek büyüyen değil, aksine vererek, hizmet ve ikram ederek büyüyen bir devlet anlayışını hayata geçirmektedir.
Uluslararası politikalarda barışın ve dostluğun tek anahtarı, devletlerin, kapitalist temeller üzerine oturan politikalarını ve yapılanmalarını terk ederek Milli Devlet kimliğini kazanmalarıdır.
Eğer bir devlet, varlığını başkalarının elindekini çalmaya odaklamışsa, yeryüzünde kavganın olmaması mümkün değildir. Oysa Milli Devletler, sürekli büyümek için "veren el" olmalıdırlar. Atatürk, Milli Devlet'in bu veren el karakterini, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ufkuyla ifade etmiştir.

Milli Devlet, gerçek Sosyal Devlettir. Bu Tez, bugüne kadar tarif edilen sosyal devlet olgusunu son derece geliştirmekte, konu ile ilgili yanlış algılamalara son vermektedir. Her şeyden önce, aldığından bir kısmını veren el olmanın ötesinde, aldığından daha fazlasını verebilme kabiliyetinde ve niyetinde olan bir sosyal devlet anlayışını hayata geçirmektedir.
Sosyal Devlet yaklaşımı devletin milletine bir ikramı değil aksine vazifesidir. Bireylerin doğuştan gelen haklarının karşılığı Sosyal Devlettir. Sosyal Devlet kavramı, aynı zamanda sürekli büyümenin sağlanması için bir iktisat kuralıdır.
Milli Devlet, adaleti yeryüzünde tesis edecek modeli de hayata geçirmektedir. Sadece kendi vatandaşlarının hakkını koruyan değil, ekosistemin ve eşyanın dahi hakkını korumakla kendini mükellef sayan Milli Devlet, dünyanın huzuru için de tek çıkış olarak karşımızda durmaktadır.

Yeryüzünde barışın sağlanması için dengeli bir silah gücünün varlığına dikkat çeken Milli Devlet yaklaşımı, güçlü millet–güçlü devlet için silahlı kuvvetlerin güçlü olmasına önem vermektedir. Silah gücünü savunma amaçlı kabul eden Milli Devlet Tezi, askeri müdahalelerin haklılığını ancak milletlerin haklarına tecavüz edildiğinde doğru kabul etmektedir.
Milli Devlet, millete ait değerlerden yola çıkarak kendi milletine uygun bir eğitim modelini milletine yaşatmakla da mükelleftir. Milli Devlet, üç ana kurumun üzerine milletlerin beka sınır. Güçlü devlet, güçlü ordu ve sağlam aile yapısı olmadan milletlerin varlıklarını devam ettirmeleri mümkün değildir.
İnsana hizmeti kendi varlık sebebi kabul eden Milli Devlet anlayışı, insanların, temel haklarını ancak hür ve bağımsız milletler olarak yaşayabileceğine inanmaktadır. Bu sebeple Milli Devlet projeleri güçlü devletin, güçlü ordunun ve sağlam ailenin oluşması için geliştirilmiştir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)















































































