logo
16 NİSAN 2026

ARAP BAHARI kapımıza dayandı

02.01.2012 00:00:00
"Arap Baharı, Türkiye'nin kapısına dayandı" diyen BTP Genel Başkan Yardımcısı Erimhan, "35 kişinin öldüğü olay, 2012'yi ayrışmanın temellerinin atıldığı yıl olarak selamlamıştır. Bu gündemden kurtulmanın tek yolu yabancıların arabasından inmektir" dedi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Hukukçu Ahmet Erimhan'dan çarpıcı bir açıklama geldi. Söz konusu açıklamasında, "2011 yılının bittiği son 3 günde Uludere'de meydana gelen elim olay, 2012'de Türkiye'ye nasıl bir tezgâh kurulacağının ve ülke gündeminin nasıl şekillendirileceğinin ipuçlarını vermektedir" diyen Erimhan, "Anlaşılıyor ki başta Anayasa tartışmaları olmak üzere milletimizin ayrıştırıldığı sürece "devlet halkını bombalıyor" manşetleri malzeme olacak ve bölünmenin adı konulacaktır. O açıdan 35 kişinin ölümü basit olmadığı gibi, bu olaydan çıkarılacak sonuçlar da basit olmayacaktır" dedi. BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan şöyle konuştu: "35 kişinin öldüğü olayın yabancı basında yer alış şekli son derece önemlidir. Hükümet yabancı kaynaklar da Esad'laşmak ile suçlanmıştır. Yapılan onca ikaza kulak tıkayarak Suriye'de ki olaylara İsrail'in gözlüğünden bakan hükümet şimdi Esad'ı suçlayan iddialar ile karşı karşıyadır. Başkalarına nizâmât vermeye kalkan Başbakan ve Dışişleri Bakanı şimdi nasıl bir yanılma içinde olduğunu anlayacaklardır. Başbakan henüz farkına varmadı ama "hiçbir devlet halkını bombalamaz" derken, aslında Beşar Esad'ı aklamış olmakta ama bu kez de kendisini karalamaktadır. "Tanklarla yürüyen muhalefet nasıl bir muhalefettir" temel sorusunu sormadan "Esad halkını bombalıyor bu zalimliktir" diyen Başbakan, şimdi aynı sonuçla karşı karşıyadır. Esadlaşma süreci Erdoğanlaşma olarak algılanmaktadır.

Suriye politikası çöktü"Başbakan'ın "hiçbir devlet halkını bombalamaz" mesajı ile birlikte hükümetin Suriye politikası çökmüş ama Türkiye'nin önüne de ağır bir fatura çıkmıştır" diyen Erimhan şunları söyledi: "Çelişkiler yumağı hükümet başkalarının gözüne girme yarışı nedeni ile halkını bombalayan devlet görüntüsü vermiştir. Şu saatten sonra Suriye'de yaşananları Türkiye'de görmek sürpriz olmayacaktır. Yazık ki bunun alt yapısını hükümet oluşturmuştur. Faturasını ise Kürt ve Türk vatandaşlarımız hep birlikte olmak üzere Millet olarak ödeyeceğiz. Senaryosunu bizim yazmadığımız bir oyun ile karşı karşıyayız. Hata, yanlışlık, dikkatsizlik, oyuna gelme, ihmal ya da kasıt ya da ölenler kaçakçı, ya da sayıları çok fazla terörist gibi algılanması normal? Bunlar sonucu değiştirecek gibi gözükmüyor. Kurt kuzuyu yemeyi kafaya koymuştur. Ağzınızla kuş da tutsanız hedef bellidir. Mesele ülkenin camdan bir fanus haline getirilmiş olmasıdır. 10 yıldan bu yana ülkede birliği artıracak hiçbir adım atılmazken ayrılık körüklenmiştir. Uluslararası düzene direnecek kurumlar tu kaka edilmiş, yöneticileri vasıtası ile yanlışa sürüklenerek ya da öyle gösterilerek sonuçta tasfiye edilmişlerdir. 1000 yıllık gelenek bozulmuş kurumlar, sistem, iktidar, muhalefet, aydın, matbuat büyük oranda teslim alınmıştır.

Hükümet şimdi ne yapacak?Arap Baharı'nın Türkiye'nin kapısına dayandığını söyleyen BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan şunları söyledi: "Şimdi doğruyu söyleseniz bile nafiledir. Çünkü hükümeti yanlışa sürükleyenler önünüze tüm sıcaklığı ile yaptığınız icraatları koyacaklardır. Arap Baharı'nın sonuna kadar destekleyicisi hükümet o bahar sınırlarımızdan içeri girince "hayır bu bahar değil, kış'tır" diyebilecek midir? Bunu söylemeye gerçekte niyeti var mıdır onu da bilemiyoruz ama sonuç Ülkemizin 2012'ye Arap Baharı'nın mücavir alanında girdiği gerçeğidir. 35 kişinin öldüğü olay, 2012'yi bir ayrışma ve bu ayrışmanın Anayasal temellerinin atıldığı yıl olarak selamlamıştır. Bu gündemden kurtulmanın tek yolu yabancıların ve millete yabancı ekonomik ve sosyal politikaların yüklendiği arabadan inmekten geçmektedir. Yabancı dostluğunun iktidar sağlayacağı zaman ve alan tükenmiştir. Şimdi dönem sizi kendi ellerinizle boğdurma aşamasıdır? Yabancılarla kurulan dostluk ve bu dostluklardan devşirilen iktidar dönemi tükenmiştir. Geriye kalan tek şey ve çözüm Milli Ekonomi, Milli Kültür ve Milli Siyasettir."

Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı

Kahramanmaraş'ta okulda yaşanan kan donduran saldırı sırasında bir kahramanlık hikayesi yaşandığı ortaya çıktı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde aşçı olarak çalışan ve çocukları da aynı okulda öğrenim gören babanın silah seslerini duyar duymaz okula koşarak, saldırgana müdahale ettiği ortaya çıktı

16.04.2026 16:51:00
İhlas Haber Ajansı
Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı
Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda öğrenci İsa Aras Mersinli'nin silahlı saldırı düzenlemesi sonucu 1'i öğretmen, 9'u öğrenci 10 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Meydana gelen saldırıyla ilgili yeni bir gelişme ortaya çıktı. Olay günü evinde olan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde görevli aşçı Necmeddin Bekçi'nin duyduğu silah ve bağırma sesleri üzerine arka kapıdan okula girerek, saldırgana müdahale ettiği öğrenildi. Çocukları da aynı okulda öğrenim gören Bekçi'nin İsa Aras Mersinli'nin kaçmasına engel olmaya çalıştığı ortaya çıktı.

"Amacım onun kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti"

İfadesinde yaşananları anlatan Bekçi, saldırganın uzun saçlı, kapüşonlu ve iri yapılı biri olduğunu belirtti. Şahsın kurtulmaya çalıştığını söyleyen Bekçi, kaçmasını engellemek için hamle yaptığını ifade ederek, "Amacım onun kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti" dedi.

Bekçi'nin bazı velilerin öfkeyle Mersinli'ye saldırdığını ancak kontrolü kaybetmeden çocuğu etkisiz hale getirmeye çalıştığını söylediği de öğrenildi. Bekçi'nin saldırganın etkisiz hale getirilmesinin ardından diğer velilerle birlikte yaralı öğrencilere yardım etmeye çalıştığı öğrenildi. Bekçi'nin okuldaki kızının ise silah seslerini duyması üzere tuvalette saklanarak hayatta kalmayı başardığı belirtildi.

Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor

Kayseri'de silah satışı yapan işletme sahibi Taha Tayfun Bağcı, silahla işlenen suçların yüzde 85'inin kayıtsız silahlarla yapıldığını söyleyerek, "Yüzde 85'lik kayıt dışı kitle ile mücadele verilmesi lazım" dedi

16.04.2026 13:45:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:48:35
İHA
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
İçişleri Bakanlığı'nca yayınlanan raporda silahlı suçların yüzde 15'lik kısmının ruhsatlı olduğunu ve bunun da yüzde 90'ının ruhsat sahibi dışında işlendiğini söyleyen Taha Tayfun Bağcı, "Ülkemizde son günlerde üzücü olaylar ve hadiseler meydana gelmeye başladı. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Burada asıl sıkıntı silaha erişimden ziyade kayıtsız silaha erişim konusu. Silahları kayıtlı ve kayıtsız olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Çünkü İçişleri Bakanlığı'nın bizlere 2021 yılında sunmuş olduğu raporda bu durum bariz bir şekilde ortada. İşlenen silahlı suçların yüzde 85'i kayıtsız silahlarla ve geri kalanı da kayıtlı silahlarla işleniyor. Bu yüzde 15'lik kesimin yüzde 90'ının da silah sahibi dışında işlendiği açıklanmıştı. Aslında yaşadığımız son 2 olay da bunu doğrular nitelikte. Olaylara baktığımızda kullanılan pompalı tüfek Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında yasaklanmış bir model. Yani yüzde 100 kayıtsız bir model. Emniyet yetkililerimiz zaten gerekli incelemeleri yapacaktır. Diğer kullanılan tabancalar da ruhsat sahibi dışında bir şahsın kullanmış olduğu öğrendiğimiz kadarıyla da babasına ait silahların kullanıldığı görünüyor. Bu da bakanlığın raporunu doğrular nitelikte aslında" dedi.



Bağcı, yüzde 85 olan kayıt dışı kitle ile mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Burada yapılması gereken yüzde 85'lik ruhsatsız kitle ile önce mücadele verilmesi lazım. Bununla ilgili devletimizin çalışmaları illa ki vardır lakin sahadaki yansımalarını da analiz edip sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip ciddi bir yönetmelik düzenlemesi yapılması da aşikardır. Çünkü baktığınız zaman silahlı suçlarla mücadele anlamında kaçak ve kayıtsız silah birçok operasyonda ele geçiriliyor. Yani bu yüzde 85'lik raporun her geçen gün artma riski ile karşı karşıya olma durumumuz var. Öncelikle kayıtsız silahla mücadelemiz daha sonra da sahadan kopuk olmayan kararlarla devam etmeliyiz. Daha sonra da kayıtlı silah sahiplerinin silahlarını muhafaza ile ilgili evlerinde yapması gereken önlemlerle ilgili de çalışma yapılması lazım. Bununla ilgili de kasa olabilir, sorumluluk sahibi olabilmesi için cezai yaptırımlar olabilir çeşitli çalışmalar ve görüşmeler yapılarak yönetmelikleştirilmesi lazım. Bunların ciddi bir etkisi olacaktır" ifadelerini kullandı.



Çocukların oyunlarda istedikleri silahları almaktan da etkilendiğini söyleyen Bağcı, "Bir evlat babası olarak ailelere de buradan seslenmek istiyorum. Sosyal medyada açıp baktığınız zaman herkesin dizilerden, filmlerden gördüğü birbirine zarar veren videolar mevcut. Oyunlara girdiğiniz zaman birbirlerini öldüren oyunlar mevcut. Akademik çalışmalara bakıldığında özellikle yurtdışında bireysel silahlanma alanında o yaş grubundaki çocukların ölümsüzlük duygusunu tattığını iddia eden akademisyenler var. Yani çocuk 10 defa bir oyunda ölüyor. İstediği silahı gidip alıyor ve burada tekrardan yaşama geri dönüyor. Bu da çocuklarda bir zaman sonra farklı bir psikolojiye yok açıyor ve sanki hayatın gerçek manası buymuş gibi oluyor. Yaşanan 2 okul saldırısı da bunu gösteriyor. Aslında bir oyunu yaşıyor çocuk orada" dedi.

Babanın ifadesi ortaya çıktı

Kahramanmaraş'taki okul saldırganının babasının ifadesi ortaya çıktı. Son dönemde oğlunun silahlara ilgisi başladığını belirten baba, oğlunun isteği üzerine onu poligona götürdüğünü söyledi

16.04.2026 13:04:00
Haber Merkezi
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda silahlı saldırı düzenleyen 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin gözaltına alınan babası, 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli'nin ifadesi ortaya çıktı.

Uğur Mersinli ifadesinde, oğlunun tipik ergenlik dönemi ve sınav kaynaklı stresler yaşadığını belirtti. Bu nedenle oğlunu emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüğünü, ancak psikologların "olumsuz bir durum olmadığını, oğlunun çok zeki olduğunu" söylediklerini aktardı.

Mersinli, yaklaşık 2 aydır evlerinin yakınındaki özel bir uzman psikoloğa İsa Aras'ı götürdüğünü belirterek, psikoloğun "oğlunun topluma uyum noktasında problem yaşayabileceğini, biraz takip edilmesi gerektiğini ve ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini" ifade ettiğini kaydetti.

Baba, yaklaşık 1 ay önce oğlunun kendisine "arkadaşlarının silahla atış yaptığını, ne zaman kendisine de yaptıracağını" sorduğunu anlattı. Aynı dönemde işten gelip silahı kısa süreliğine yatak odasındaki şifoniyerin üzerine bıraktığını, oğlunun silahı eline almaya yeltendiğini gördüğünü ve kendisine kızdığını dile getirdi.

Silahlara merakı olduğunu fark ettiği için oğluna "silah kültürümüzden" bahsettiğini, silahın "namus" olarak adlandırıldığını anlattığını ve emekli olduğunda silahlardan birini kendisine bırakacağını söylediğini belirtti.

Uğur Mersinli, pazartesi günü emniyet poligonuna giderek kendi silahıyla atış yaptığını, oğluna da birkaç el atış yaptırdığını ifade etti. O sırada oğluna karşıdaki hedefi göstererek "silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılması gerektiğini" söylediğini aktardı.

Atış sırasında oğlunun fotoğraflarını ve videolarını çektiğini, amacının hatıra olarak saklamak ve hevesini köreltmek olduğunu belirten Mersinli, bu görüntüleri daha sonra WhatsApp üzerinden İsa Aras'a gönderdiğini kaydetti.

Baba, oğlunun interaktif (konuşmalı-çevrimiçi) oyunlar oynadığını, odasına girdiğinde ise her şeyi kapattığını ve kendilerine bir şey göstermek istemediğini söyledi. Bu nedenle bugüne kadar olumsuz bir durum tespit edemediklerini ifade etti.

Uğur Mersinli, soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrenci olmak üzere toplam 9 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı.

Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi

Şanlıurfa Valiliği, Siverek ilçesinde 2 gün önce meydana gelen okul saldırısıyla ilgili 20 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yaralıların durumuyla ilgili de bilgi veren valilik, 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğunu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğunu bildirdi

16.04.2026 13:03:00
İHA
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 14 Nisan'da meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 20'ye yükseldi. Şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

Valilikten konuya ilişkin yapılan açıklamada, saldırının 'örgütsel bağlantısı bulunmadığı' vurgulandı ve "Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır" ifadeleri yer aldı.

Yaralılardan 1'inin durumu ağır

İl merkezlerinde tedavileri devam eden 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğu aktarılan açıklamada, "14.04.2026 Salı günü Siverek İlçemizdeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleşen menfur silahlı saldırı olayı ile ilgili adli ve idari soruşturma süreçleri kapsamlı olarak ve titizlikle sürdürülmektedir. Söz konusu olayla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alınmış olup adli işlemleri devam etmektedir. Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır. Başlatılan idari soruşturma kapsamında görevlendirilen Bakanlık Müfettişleri çalışmalarını sürdürmektedir. İl merkezinde bulunan hastanelerde tedavileri devam etmekte olan 9 kişiden 8 yaralımızın sağlık durumları iyidir. Bir öğrencimizin ise hayati tehlikesi bulunmakla birlikte sürekli iyileşme göstermektedir. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması için titizlikle yürütülen çalışmalar ilgili bütün kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde yakından takip edilmektedir" denildi.

Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, cenaze töreninin düzenleneceği camide fenalaştı, sağlıkçılar müdahale etti

16.04.2026 12:35:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:52:26
İHA
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Dün öğle saatlerinde, merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda öğretmen 3 çocuk annesi Ayla Kara'nın (55) yanı sırada 10 kişide hayatını kaybetti, 17 kişiyse yaralandı. Soruşturma kapsamında saldırgan İ.A.M'nin babası U.M. tutuklandı.



Öğrencilerini korumak için kendisini siper ettiği öğrenilen matematik öğretmeni Ayla Kara'nın cenazesi yakınları tarafından morgdan alınarak defnedilmek üzere Onikişubat ilçesine bağlı Tekir Mahallesi'ne getirildi.



Ayla Kara'nın cenaze töreninin düzenleneceği Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne yakınları geldi. Bu sırada camiye gelen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, fenalaştı. Sağlık ekiplerince müdahale edilen Kara, tedbir amaçlı ambulansa götürüldü.



Öte yandan öğretmen Ayla Kara'nın 3 çocuk annesi olduğu çocuklarından Furkan Kara'nın avukat, oğlu Ertuğrul Kara'nın öğrenci, kızı Dilara Karabıyık'ın ise evli olduğu öğrenildi.



Saldırıda ölen öğretmenin eşi ve çocukları tabut başında gözyaşı döktü

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilerine siper olan ve 3 kurşunla hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi namazın kılınacağı camiye getirilip musalla taşına konuldu. Öğretmenin eşi ve 2 oğlu tabutun başında gözyaşı döküp dua etti.



Cenaze, Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne getirilip musalla taşına konarken Ayla Kara'nın eşi Ramazan ve oğulları Furkan ile Ertuğrul tabut başında gözyaşı döküp dua etti.

Ayla öğretmen, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı

Öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Şehit Ayla Kara için cenaze namazı kılındı. Cenazeye Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanı sıra protokol üyeleri, Ayla Kara'nın eşi Ramazan, oğulları Furkan, Ertuğrul, kızı Dilara Karabıyık ve çok sayıda yakını katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, aileye sarılıp teselli etti.

Cenaze namazı sonrası Ayla Kara'nın yakınları Türk bayrağına sarılı tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Daha sonra Ayla Kara'nın cenazesi defnedilmek üzere Tekir Mezarlığı'na götürüldü.

Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'a yeniden yargılandığı davada ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezası verildi

16.04.2026 12:10:00
İhlas Haber Ajansı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.

''İftira atıyorlar''

Duruşmada söz alan sanık Nevzat Bahtiyar, ''Onların anlattıkları hepsi yalan. İftira atıyorlar. O kelimeyi Salim Güran söyledi. Parça parça et, yok et. Salim Güran söyledi götür parça parça et, suya at dedi. Kaybolsun diye. Salim bunları söyledi. Salim arkadaşımdı, samimiydik. O saatte su için aramıştım. O da bana güvenerek söyledi. Salim Güran beni yukarı çağırdı. Salim Güran yalan konuşuyor. Salim Güran tepenin üstünde beni çağırdı. Birlikte gittik. Önümde gitti, arkasında gittim. Nereye gideceğimizi bilmiyordum. Cinayetle hiçbir alakam yok. Benden önce yapılan bir cinayet. Kafana sıkarım dedi. Mecbur kaldım, bu bir tehditti. Kendi rızamla götürmedim. Bende götürüp oraya bıraktım. Baldızımın evine gidip peynir aldım. Baldızımın evine gittim. Ya çay ya da kahve verdiler. Peynirimi alıp eve bıraktım'' dedi.

''Niye keşif yapılmıyor, niye PSA araştırılmıyor''

Narin Güran'ın babası Arif Güran ise ''Başkan, bugün burada Narin'in hakkını mı yoksa bir katilin hakkı mı savunulacak' Yargılamanın genişletilmesi için verilen 10 talepten birini bile neden kabul etmediniz' Bu devletin bir keşif yapmaya parası mı yoktur' Yoksa zamanınız mı yoktur başkan' Benim gözümün içine baka baka ben kızı parçalayabilirdim diyor. Niye keşif yapılmıyor' Niye PSA araştırılmıyor' Burada 8 yaşında bir sabinin hakkı konuşuluyor. Bu vebalde hepiniz sorumlusunuz. Hem heyet hem bu salondakiler bu vebalin ortağısınız. Sizler bir katili savunuyorsunuz. Keşke ben ölseydim bu mahkeme salonunda konuşmasaydım. Kızımın hakkı için konuşuyorum. Beni cezaevine de atabilirsiniz öldürebilirsiniz de hiç umurumda değil. Adam 7 kere ifade değiştiriyor, yine de bir keşif kararı çıkmıyor. En ufak bir olayda keşif yapılması kararı çıkıyor. Türkiye gündemine oturmuş bu olayda neden keşif çıkmıyor. Çok mu zordur bir keşif yapmak' Bu benim kızıma ne yapmış, ben isteseydim paramparça ederdim diyor. Sonra da diyor ki Salim söylemiş. Bu aileden 15-20 çocuk okulu bıraktı. Bunun vebali sizlerdedir. Bu insanlar kendi köylerinden çıkamıyorlar. Bu ailenin, bu gençlerin, bu çocukların vebali bu mahkemenin boynundadır. Dosya şüpheli bir şekilde kapanıyor başkan. Bizim namusumuz, şerefimiz, evladımız, her şeyimiz devlete emanettir. Devlet bizim hakkımızı korumak zorundadır, kızımın hakkını yerde bırakmamak zorundadır. Eğer bir keşif çıkarırsanız bu adamın yalan attığı ortaya çıkacaktır'' diye konuştu.

Savunmaların ardından kararın açıklanması için duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme, Nevzat Bahtiyar'ı, ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Güran ailesi, karara tepki göstererek sinir krizleri geçirdi.

Katliamı önceden planlamış

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli ‘yakın dönemde büyük eylem’ notu bulundu. Saldırgan okulu kana bulamadan 4 gün önce katliamı planlamış

16.04.2026 10:34:00
Haber Merkezi
Katliamı önceden planlamış
Katliamı önceden planlamış
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle iki sınıfa girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetti, 6'sı ağır toplam 13 kişi yaralandı. Saldırgan, olay yerinde intihar etti. Soruşturma kapsamında dijital materyaller incelenirken, olayın önceden planlandığı belirlendi.

Saldırıyı 11 Nisan'da planladığı anlaşıldı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre, saldırganın evinde ele geçirilen bilgisayar ve cep telefonu kayıtlarında kritik bulgulara ulaşıldı. İncelemelerde, İsa Aras Mersinli'nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli bir belgeye rastlandı. Bu belgede, "yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine" dair ifadeler yer alıyor. Savcılık, telefon ve bilgisayar kayıtlarının detaylı incelemesine devam ediyor. İlk bulgular, olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösteriyor.

Ayrıca saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında, 2014 yılında ABD'de 6 kişiyi öldüren Elliot Rodger'a ait görseller kullandığı tespit edildi. Bu detay, soruşturmada "ilham kaynağı" olarak değerlendiriliyor.

Aileye yönelik soruşturma 

Soruşturma kapsamında 3 cumhuriyet başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirildi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü), dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyallere el konuldu. Uğur Mersinli aynı gün adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Ardından annesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Peyman Pınar Mersinli de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; silahların evde muhafaza edilmesindeki olası ihmaller derinlemesine araştırılıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü, olay yeri incelemelerinin tamamlandığını, kamera kayıtları ve tüm delillerin titizlikle değerlendirildiğini açıkladı. Eğitim ve öğretime Kahramanmaraş'ta 2 gün ara verildi.

Caninin babası tutuklandı

İçe kapanık, yalnız ve derste defterini saatlerce karalayan 14 yaşındaki İsa Aras, babasının silahlarıyla okulu kana buladı. Emniyetçi babası tutuklandı, öğretmen annesi gözaltında

16.04.2026 10:21:00
Haber Merkezi
Caninin babası tutuklandı
Caninin babası tutuklandı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait silahlarla 1'i öğretmen 9 kişiyi öldürmüş, 13 kişiyi yaralamış ve ardından intihar etmişti. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıklamalarına göre soruşturma kapsamında saldırganın babası Uğur Mersinli dün gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Annesi Peyman Pınar Mersinli ise öğretmen olarak görev yaptığı okulun ardından gözaltına alındı. Soruşturma devam ediyor.

Saldırı detayları

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, okula sırt çantasında babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle gelerek iki ayrı sınıfta rastgele ateş açtı. Matematik öğretmeni Ayla Kara'nın da aralarında bulunduğu 9 kişi olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırgan, aynı silahla kendisine ateş ederek intihar etti. Olay yeri incelemeleri tamamlandı, kamera kayıtları ve deliller titizlikle inceleniyor. Emniyet Genel Müdürlüğü, ilk bulguların olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösterdiğini duyurdu. Saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında 2014 ABD'li katliamcı Elliot Rodger'ın görselini kullandığı da tespit edildi.

Aileye yönelik soruşturma

Soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı 3 başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirdi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü) dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyaller ele geçirildi. Uğur Mersinli aynı gün adli mercilere sevk edilerek tutuklandı.

Ardından annesi Peyman Pınar Mersinli (Sevim Şırıkçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni) de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; annenin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Yetkililer, silahların evde muhafaza edilmesindeki ihmali soruşturuyor.

İsa Aras Mersinli nasıl bir çocuktu?

Sınıf arkadaşları ve öğretmenleri, İsa Aras Mersinli'yi "içe kapanık, yalnız ve farklı" bir çocuk olarak tanımlıyor. Öğretmenlerinden biri, "Çok doğal bir çocuk değildi. Kendi içine kapanık bir çocuktu. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi, saatlerce defterini karalardı" diye konuştu. Sınıfta sürekli başını sıraya dayayıp derse ilgi göstermediği, çok az arkadaşı olduğu ve oyun bağımlısı olduğu belirtiliyor.

Haftalar önce sınıfta kaydedilen bir videoda da tuhaf davranışları dikkat çekmişti. Bazı iddialara göre yıllardır psikolojik sorunlar yaşadığı ve okulda sosyal uyum sağlayamadığı öne sürülüyor. Saldırı öncesi bilgisayarından çıkan belgeler de soruşturma kapsamında inceleniyor.

'Terör bağlantısı yok'

Emniyet Genel Müdürlüğü, olayın terörle bağlantısının olmadığını tekrarladı ve dijital incelemelerin sürdüğünü açıkladı. Olay, Türkiye'de okul güvenliği tartışmalarını alevlendirdi. Soruşturma kapsamında aile bireylerinin sorumluluğu, silah erişimi ve olası ihmal yönünden derinlemesine araştırılıyor. Yetkililer, kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini bildirdi.

İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da meydana gelen olaylara ilişkin kamuoyunda korku ve panik yaratmaya yönelik yapılan paylaşımlarla ilgili resen soruşturma başlatıldığını bildirdi

16.04.2026 01:28:00 / Güncelleme: 16.04.2026 06:48:31
AA / Haber Merkezi
İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma
İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, bazı basın-yayın organları ile sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayımlanan haber ve paylaşımlardaki, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa illerinde meydana gelen saldırılara ilişkin kamuoyunda endişe, korku ve panik yaratmaya yönelik içeriklerin yakından takip edildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu içerik ve paylaşımlarda elim hadiselerin faillerini övücü ifadeler kullanıldığı, farklı eğitim kurumlarında suç işlemeye tahrik edici yönlendirmelerde bulunulduğu ve kamu düzenini açık ve yakın şekilde tehlikeye düşürebilecek mahiyette paylaşımlar yapıldığı, ayrıca yetkili kurum ve kuruluşlarca yapılan resmi açıklamalar dışında, halk arasında korku ve panik yaratmak saikiyle gerçeğe aykırı ve dezenformasyon içerikli bilgilerin bilinçli şekilde dolaşıma sokulduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda, söz konusu içerikleri oluşturan, yayan veya aracılık eden kişi ve hesapların tespiti amacıyla ilgili kolluk birimleriyle koordinasyon içerisinde yürütülen inceleme ve 'sanal devriye' faaliyetleri aralıksız devam etmekte olup, suç teşkil eden paylaşımlar hakkında gözaltı ve arama işlemleri dahil gerekli tüm adli işlemler derhal ve kararlılıkla uygulanacaktır."

Belirtilen eylemler bakımından Türk Ceza Kanunu'nun 213, 214, 215 ve 217/A ("halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit", "suç işlemeye tahrik", "suçu ve suçluyu övme" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma") maddeleri kapsamında ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi uyarınca resen soruşturma başlatıldığına işaret edilen açıklamada, soruşturma işlemlerinin titizlikle ve çok yönlü şekilde sürdürüldüğü vurgulandı.

Şanlıurfa'da okula düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 16 şüpheli gözaltına alındı

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ndeki silahlı saldırıya ilişkin 16 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi.

EGM'nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"14 Nisan günü Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde meydana gelen silahlı saldırı olayına ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında 16 şüpheli gözaltına alınmıştır. Şüphelilere yönelik işlemler sürdürülmektedir." 

Provokatif paylaşımlarda bulunan 66 URL adresi için erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu

Kahramanmaraş'taki silahlı saldırının ardından, Telegram üzerinden provokatif paylaşımlarda bulunan 66 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.

Alınan bilgiye göre, Kahramanmaraş'ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırı anına ilişkin görüntüleri Telegram üzerinden yaydığı tespit edilen hesaplar hakkında adli süreç başlatıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yapılan incelemelerde, özellikle Telegram üzerinden saldırıya ait görüntülerin paylaşıldığı ve provokatif içeriklerin dolaşıma sokulduğu belirlendi.

Bu kapsamda, kamu düzenini korumak ve söz konusu içeriklerin yayılmasını engellemek amacıyla 66 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.

Ayrıca yaklaşık 100 bin üyesi bulunan ve saldırıya ilişkin görüntülerin paylaşıldığı tespit edilen "C31K" adlı Telegram grubu kapatıldı.

Provokatif paylaşımlar yaptığı tespit edilen kullanıcılar hakkında da adli işlem başlatıldığı, soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü öğrenildi. 

DMM, Kahramanmaraş'taki silahlı saldırı sonucu kayıp çocukların olduğu iddialarını yalanladı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Kahramanmaraş'ta bir okulda gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu kayıp çocukların olduğu iddialarını yalanladı.

DMM'nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Kahramanmaraş'ta meydana gelen üzücü hadiseyi istismar ederek, sosyal medya üzerinden yayılmaya çalışılan 'saldırı sonucu kayıp çocuklar var' iddiaları asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu paylaşımlar, toplumun hassasiyetlerini hedef alarak kaos, korku ve panik iklimi oluşturmayı, kamu kurumlarımızın itibarını zedelemeyi ve devletimize olan güveni sarsmayı amaçlayan planlı birer algı operasyonudur. Vatandaşlarımızın, birliğimizi hedef alan bu tür provokatif psikolojik harp içeriklerine itibar etmemeleri, yalnızca resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları önemle rica olunur." 

İçişleri Bakanlığından Kahramanmaraş'taki silahlı saldırıya ilişkin açıklama

İçişleri Bakanlığı, saat 09.00'da düzenlenecek değerlendirme toplantısında, okulların ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirlerin bütün boyutlarıyla ele alınacağını, gerekli adımların süratle hayata geçirileceğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Kahramanmaraş'ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırının herkesin yüreğini dağladığı ifade edildi.

Olayın ilk anından itibaren devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğu belirtilen açıklamada, sürecin, güvenlik, adli, idari ve eğitim boyutlarıyla çok yönlü ve titizlikle yürütüldüğü vurgulandı.

İçişleri Bakanlığı olarak mülkiye ve polis başmüfettişlerinin görevlendirildiği anımsatılan açıklamada, adli sürecin Adalet Bakanlığı koordinasyonunda hassasiyetle sürdürüldüğü, Milli Eğitim Bakanlığınca 4 başmüfettişle idari inceleme sürecinin başlatıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca saldırıdan etkilenenlerin ve ailelerinin rehabilitasyon süreçlerinin titizlikle yürütüleceği kaydedildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Sabah saat 09.00'da valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il milli eğitim müdürlerimizle bir araya gelerek geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştireceğiz. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'in katılımıyla gerçekleştireceğimiz bu toplantıda, okullarımızın ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirleri bütün boyutlarıyla ele alacak, gerekli adımları süratle hayata geçireceğiz. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması en temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda ilgili tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaktayız.

Bu acı hadise üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin acısını istismar etmeye, suçu ve suçluyu övmeye, dezenformasyon yaymaya çalışanlar hakkında da gerekli işlemler kararlılıkla yürütülmektedir. Siber Suçlar, İstihbarat, Güvenlik ve Asayiş Daire Başkanlıklarımız tüm birimleriyle azami gayret göstermektedir. Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri artırılmıştır. Sosyal medyada siber devriye çalışmalarımız kesintisiz bir şekilde büyük bir titizlikle yürütülmektedir. Devletimiz güçlüdür. Kurumlarımız eş güdüm içindedir."

Açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine, eğitim camiası ve Türk milletine başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar temenni edildi. 


 

Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı

Giresun'da meydana gelen iki ayrı trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı

15.04.2026 17:05:00
İhlas Haber Ajansı
Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı
Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı
İlk kaza, Espiye ilçesi Bayrambey köyü Ericek grup yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Süleyman Akçay (52) yönetimindeki 61 HE 172 plakalı çekici, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu dereye yuvarlandı. Kazada sürücü olay yerinde hayatını kaybetti.

İkinci kaza ise, merkeze bağlı Duroğlu beldesi kavşağında meydana geldi. Salih Ç. idaresindeki 28 DR 618 plakalı otomobil, kavşaktan kontrolsüz dönüş yaptığı sırada Tacettin Gökdemir yönetimindeki 28 M 7099 plakalı yolcu minibüsü ile çarpıştı. Kazada sürücüler Salih Ç. ve Tacettin Gökdemir ile minibüste yolcu olarak bulunan Fatma Yeşil, Ayşenur Kadan, Hanife Kadan ve Mustafa Bukukoğlu yaralandı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.