logo
19 AĞUSTOS 2026

Artvin'de yaban domuzu nöbeti

 Köylüler mahsullerini korumak için ellerinde sopalarla sabaha kadar bekliyor

19.08.2026 10:17:00
İhlas Haber Ajansı
 
Artvin'de yaban domuzu nöbeti
Artvin'de yaban domuzu nöbeti
Artvin'in Hopa ilçesine bağlı Çavuşlu köyünde mısır ve lahana bahçelerine girerek ürünlere zarar veren yaban domuzları, köylüleri gece nöbetine mecbur bıraktı. Yaklaşık 20 gündür tarlalarını korumaya çalışan vatandaşlar, ateş yakıp teneke ve sopalarla gürültü çıkararak domuzları uzaklaştırmaya çalışıyor.

Hopa ilçesine bağlı Çavuşlu köyünde son günlerde yerleşim alanlarına kadar yaklaşan yaban domuzları, vatandaşların korkulu rüyası haline geldi. Özellikle mısır ve lahana bahçelerine giren domuzlar, köylülerin aylarca emek verdiği ürünlere büyük zarar verdi.

Mahsullerini korumak isteyen köylüler ise kendi imkanlarıyla önlem almaya başladı. Gece saatlerinden sabaha karşı 03.00-04.00'e kadar tarlaların çevresinde nöbet tutan vatandaşlar, ateş yakıp teneke ve sopalarla ses çıkararak domuzları uzaklaştırmaya çalışıyor.

"Asfalt silindiri gibi dümdüz etmiş"



Yaklaşık 15-20 gündür aynı sorunla mücadele ettiklerini anlatan köy sakinlerinden Erol Karabulut, yaban domuzlarının özellikle mısır tarlalarına büyük zarar verdiğini söyledi.
Gece boyunca nöbet tuttuklarını belirten Karabulut, "Gece sabaha kadar nöbet tutuyoruz. Kurusıkı atıyoruz, kaçıyor ancak sabaha karşı yeniden gelip her tarafı mahvediyor. Şu anda neredeyse hiçbir mısır alanımız kalmadı. Boş mısırları bırakıyor, dolu olanları seçiyor. Asfalt dökülen silindirler vardır ya, aynı onun gibi tarlayı dümdüz etmiş. Sanki intikam alır gibi her tarafı mahvetmiş" diye konuştu.

Özellikle gece saatlerinde işten dönen çocukları için endişelendiklerini dile getiren Karabulut, köpeklerin dahi yaban domuzundan korktuğunu belirterek yetkililerden yardım istedi.

"Gece dışarı çıkamıyoruz"

Bahçesindeki ürünlerin büyük bölümünün zarar gördüğünü söyleyen Hatice Karabulut da bu yılki mahsullerinin yok olduğunu ifade etti. Karabulut, "Domuzlar mısırları, bahçeleri bitirdi. Sıra bize geldi. Artık aç kalırsa bizi yiyecek diye korkuyoruz. Gece dışarı çıkamıyoruz. Sel gelir gibi aldı götürdü, daha ne yapacak' Bağırıyoruz, ses çıkarıyoruz ama kaçmıyor" ifadelerini kullandı.

Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan şüpheli yakalandı

Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayarak ağır yaraladığı belirtilen eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı S.A.K. ve beraberindeki 4 şüpheli yakalandı

19.08.2026 05:38:00 / Güncelleme: 19.08.2026 05:45:35
İHA
 
Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan şüpheli yakalandı
Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan şüpheli yakalandı
Olay, Şahinbey ilçesine bağlı İbni Sina Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, bir ziyaret sırasında eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı S.A.K. ile tartıştı. Tartışmanın ardından S.A.K., Meriç'e bıçakla saldırdı.



Saldırıda yaralanan Milletvekili Melih Meriç, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Gaziantep Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.


Saldırgan eski CHP ilçe başkanı yakalandı



Meriç'e yönelik saldırıyı gerçekleştirdiği öğrenilen S.A.K.'in yakalanması için çalışma başlatıldı.

Emniyet güçlerinin çalışmaları neticesinde, bıçaklı saldırı olayının şüphelisi S.A.K., şüphelinin olay yerinden bindiği özel araç şoförü A.Ç., araç değişiminden sonra bindiği ticari araç şoförü E.D., şüphelinin yakını H.K. ve olay yerinde bulunan özel güvenlik görevlisi R.Ç. olmak üzere toplam 5 şüpheli gözaltına alındı.



Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken olayla ilgili soruşturmanın da sürdüğü öğrenildi.

Alptürk Enginyurt gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Yeni Parti Milletvekili Cemal Enginyurt'un oğlu Alptürk Enginyurt hakkında "imza atma" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulandı.

19.08.2026 00:54:00 / Güncelleme: 19.08.2026 01:07:13
AA
 
Alptürk Enginyurt gözaltına alındı
Alptürk Enginyurt gözaltına alındı

Başsavcılığın Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında "halk sağlığını bozma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla gözaltına alındıktan sonra İstanbul Adalet Sarayı'na getirilen Enginyurt'un savcılıktaki işlemleri tamamlandı.

Enginyurt, daha sonra nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlikçe şüpheli Alptürk Enginyurt hakkında "imza atma" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulandı.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, belirtilen iki suç kapsamında Enginyurt ve birlikte hareket ettiği öne sürülen Mehmet Sedat Erge, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.

Polis ekipleri, şüpheli Enginyurt'u daha sonra İstanbul'da gözaltına almıştı.

Hastanede sağlık kontrolünden geçirilen Enginyurt, Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na getirilmişti.

 

 

İBB davasının 66. duruşması sona erdi

53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 66. duruşmasında bazı tutuksuz sanıkların savunması alındı

19.08.2026 00:24:00
AA
 
İBB davasının 66. duruşması sona erdi
İBB davasının 66. duruşması sona erdi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinin ardından hakkında adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edilen eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı tutuksuz sanık Veysel Erçevik'in savunması alındı.

Erçevik, etkin pişmanlık başvurusunu kendi rızasıyla yaptığını, iddia edildiği gibi herhangi bir baskı altında ifade vermediğini söyledi.

İddianamede kendisinin sanık Adem Soytekin'e bağlı hareket ettiği ve örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığının ileri sürüldüğünü ifade eden Erçevik, "Dosyaya baktığınızda somut olarak bir şey yok. Geriye dönüp kendi CV'me baktığımda, kendi durumuma baktığımda, pişmanlık... Niye pişmanlık' Buradaki pişmanlık suç işlediğimin pişmanlığı değil, 'Benim burada ne işim var'' pişmanlığıydı." dedi.

Erçevik, geçmişe bakıldığında herhangi bir örgüte bağlı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, şunları kaydetti:

"Adem Soytekin'e baktığınızda, 2019-2024 yılları arasında ihale kayıtları incelendiğinde iki, belki üç - onu bilmiyorum ama - iki ihale almış ve birçok yerde de bu ihalelerden zarar ettiğini beyan etmiş. Şirket kayıtları da belediyenin kayıtları ortada. Eğer ben onun atadığı biriysem, Soytekin'in 5 yıl boyunca sürekli Beylikdüzü'nde çok yüksek karlı iş yapıyor olması gerekiyordu. Soytekin'in ifadesine baktığınızda iddianamede yer alan bir sürü daire, dükkan, çek konuları konuşuluyor. Bunların Beylikdüzü Belediyesine açıktan yaptığı kreş, cami, yol, köprü gibi işlerin karşılığı olduğunu söylüyor ama 2019-2024 dönemine baktığınızda, Soytekin'in Beylikdüzü Belediyesi ile herhangi açıktan bir iş yapmışlığı yok. Dolayısıyla benim de Soytekin'e bağlı bir örgüt üyesi olarak belediyede bulunmadığımın en açık örneği budur."

Üzerine atılı suçlamaları reddeden ve beraat talebinde bulunan Erçevik, "Sayın Mehmet Murat Çalık burada. Ben iş konusunda onunla bile bazen kavga ederken, bağrışırken herhangi birine bağlı hareket edeceğim konusu söz konusu bile olamaz. Hiçbir şekilde bir örgüt bağı içerisinde bulunmadım. Profesyonelce, bana ihtiyacının olduğunu söyleyen bir abimin yanına geçtim ve ona idari, mali konularda bütçesini yönetmesi konusunda danışmanlık yaptım. O nedenle hakkımda iddianamede de sayın savcı rüşvet değil de 'rüşvete aracılık' şeklinde tabirlerde bulunmuş." diye konuştu.

İnşaat sözleşmesi hazırlandığı tarihte öğrenci olduğunu söyledi

Tutuksuz sanıklardan iş insanı Furkan Hamzaoğlu, savunmasında, hakkında "rüşvet verme" suçundan dava açıldığını ifade ederek, "West Side projesine ilişkin inşaat sözleşmesi 2013 yılında imzalanmıştır. Ben o tarihte üniversite öğrencisiydim. Benim sözleşmenin hazırlanması, imzalanması ve uygulanması süreçlerinde herhangi bir görevim veya yetkim bulunmuyordu. Mutlu İnşaat'a 2024 yılı aralık ayında hissedar oldum. 2024 yılına kadar Mutlu İnşaat'ta ortaklık ya da yöneticilik sıfatım yoktu. West Side projesinin başlangıcında inşaat sektörünü öğrenmek amacıyla zaman zaman şantiyelere gidip geldim." dedi.

Hamzaoğlu'nun babası olan iş insanı tutuksuz sanık Yüksel Hamzaoğlu ise herhangi bir kamu görevlisiyle asla menfaat anlaşması yapmadığını ve savcılık ifadesinde, belediye işlemlerinin geciktirilmemesi için talepleri karşılamak zorunda kaldığını anlattığını iddia etti.

West Side projesinde ruhsatın gecikmesinin inşaata başlama ve bitirme takvimini, bu gecikmenin de doğrudan iskan takvimini etkilediğini belirten Hamzaoğlu, savunmasında şunları söyledi:

"Gecikmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve ödemeler nedeniyle ciddi mali yük altına girdik. Bizim şirketimiz olan Mutlu İnşaat'ın o dönem başka işleri de olduğundan finans yönünden sıkışıklığımız vardı. Belediyeden iletilen maddi talepleri nakden karşılayacak mali imkanımız yoktu. Savcılık ifademde belediyenin arsa sahibinden ve yüklenici firmalardan maddi taleplerde bulunduğunu, taleplerin çoğunlukla Adem Soytekin aracılığıyla iletildiğini, talepler karşılanmadığında ruhsat ve iskan işlemlerimizin sonuçlanamayacağı kanaatine vardığımızı anlatmıştım. Proje ilerlemiş, satışlar yapılmış ve müşterilere karşı ağır yükümlülükler doğmuşken bu talepleri reddetmenin sonucu, hakkımız olan iskanın verilmemesi veya daha geciktirilmesiydi. Önceki ifadelerimde de kullandığım 'Vermek zorunda kaldık' sözü, tam olarak bu baskıyı anlatmaktadır."

Hamzaoğlu, savunmasında, "Adem Soytekin'in şirketlerine devredilen 5 daire ile 6 dükkandan 2 dükkan gerçekten yapılan inşaat işinin karşılığıdır. Diğer devirler ile iskan aşamasında fatura karşılığı verilen yaklaşık 3,5 milyon lira tutarındaki çekleri ise serbest iradeyle yapılmış bir rüşvet anlaşması olarak değil, belediye işlemlerinin sonuçlandırılması için önümüze konulan talepler nedeniyle ve zorunluluk altında verdik. Gayriresmi bir çıkış yapamayacağımızı söylememiz üzerine fatura düzenlemesi de bu kapsamdadır." ifadelerini kullandı.

"Talebi kabul etmek zorunda kaldık"

Tutuksuz sanık iş insanı Zafer Gül, Beylikdüzü'nde bir projeleri olduğunu ve Mehmet Murat Çalık'ın kendilerini makamına çağırdığını dile getirerek, "Binaya Ali Gül (sanık) ile beraber gittik. O görüşmede bir tartışma oldu. Görüşme sırasında bizden 5-6 milyon TL civarında bir para talep edildi. Biz de bunun karşılığında bir bağış yapmayı talep ettik, okul, sağlık ocağı veya işte cami gibi. Fakat burada denildi ki, 'Bunu siz verin, biz yaparız.' Arsa hak paylaşımı sözleşmesinde 24-25 milyon TL civarında bir ön ödeme yaptık arsa sahibine ve tadilatı geçiremezsek bu bedel ile sözleşme askıya düşecekti. Tabii sonrasında bu talebi kabul etmek zorunda kaldık." diye konuştu.

Gül, senedi sanık Fatih Keleş'e Mermerciler Sanayi Sitesi'ndeki ofisinde teslim ettiklerini, bu paranın bir kısmını ödediklerini, bir kısmını ise ödeyemediklerini iddia ederek, "Ödeyemeyince de bunun karşılığında daire konusuna döndü bizim konumuz. Bu daire konusunda da 13 daire mevzubahistir. 'Adem Bey'e devredeceksiniz.' dendi. Biz de senetleri geri iade alıp, arsa sahibinin de isteğiyle Adem Bey'e devrettik." ifadelerini kullandı.

Çapraz sorgusunda kendisine yöneltilen, "Sizden parayı kim istemişti'" şeklindeki soruyu Gül, "Mehmet Çalık." diye cevapladı. '''''''Paranın belediyenin ek binasında istendiğini iddia eden Gül, görüşmede Uğur Güngör (sanık), Ali Gül ve Mehmet Murat Çalık'ın bulunduğunu söyledi.

"Ekrem İmamoğlu'nun konudan bilgisi var mı'" sorusuna Gül, "Yani orada bir tartışma geçti. Tartışmanın geçtiği binada Mehmet Murat Çalık'ın odasının tam karşısındaki oda Ekrem İmamoğlu'nun odasındaydı. Tartışma sonucunda kendisi de çıktı, ne oluyor tarzında konuştu bizimle. Başka bir diyaloğumuz olmadı zaten." yanıtını verdi.

Duruşmada, tutuksuz sanıklar Oktay Hamzaoğlu, Mustafa Keleş, Dursun Keleş, Fuat Keleş, Cemal Üneş, Esra Huri Bulduk, Adem Ok, Elif Yıldız Kızılca ve Sezgin Paydaş savunma yaptı.

13 saat süren, tutuksuz 15 sanığın ve avukatlarının dinlendiği duruşma, savunmaların alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Bu arada, duruşmada toplam 20 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu. 

Milletvekili Meriç'in bıçaklanma anı kamerada

Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'in bıçaklanma anına ait güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı

19.08.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Milletvekili Meriç'in bıçaklanma anı kamerada
Milletvekili Meriç'in bıçaklanma anı kamerada
Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'in bıçaklanma anına ait güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı.

Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, Şahinbey ilçesi İbni Sina Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, CHP Oğuzeli eski ilçe başkanı S.A.K. ile tartıştıktan sonra şahsın bıçaklı saldırısına uğradı.

Olay sonrasında yaralanan Meriç, olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Gaziantep Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Meriç'in hastanede ameliyata alındığı öğrenilirken, olay alanlarına ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

Görüntülerde, Milletvekili Melih Meriç'in, saldırgan S.A.K. ile bir süre tartıştıktan ve tekme tokat kavga ettikten sonra bıçaklama anları yer aldı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi şirketi ALDAŞ'a yönelik soruşturmada iddianame kabul edildi

Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı ALDAŞ şirketine yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame kabul edildi

18.08.2026 16:30:00
AA
 
Antalya Büyükşehir Belediyesi şirketi ALDAŞ'a yönelik soruşturmada iddianame kabul edildi
Antalya Büyükşehir Belediyesi şirketi ALDAŞ'a yönelik soruşturmada iddianame kabul edildi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek ile ASAT'ın eski Genel Müdürü İbrahim Kurt'un da bulunduğu 21 sanık hakkında "zimmet", "haksız mal edinme" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından hazırlanan iddianame, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, soruşturmanın İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan tevdi raporuna dayandığı belirtildi.

Raporda, Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ALDAŞ'ın 2020-2025 yılları arasındaki hesaplarının denetlendiği, şirketin ASAT ile gerçekleştirdiği ihale, satın alma ve harcamalara ilişkin bazı usulsüzlüklerin tespit edildiği kaydedildi.

İddianamede, Mülkiye müfettişleriyle bilirkişi raporlarına da yer verildi.

Buna göre, lüks seyahat ve konaklama giderleri ile yüksek tutarlı temsil ve ağırlama harcamalarının, 1995 tarihli "müşavirlik sözleşmesi" kapsamında ASAT'a yansıtıldığı ileri sürüldü.

ALDAŞ'a ait kredi kartlarıyla bazı sanıklar ve yakınları tarafından kişisel harcamalar yapıldığı, alınan lüks araç ve demirbaşların kişisel kullanıma tahsis edildiği, şirket bünyesinde sigortalı gösterilmesine rağmen fiilen çalışmayan kişilerin bulunduğu da iddianamede yer aldı.

Bazı harcamalara yüzde 15 kar payı eklenerek ASAT'a fatura düzenlendiği öne sürülen iddianamede, bu işlemler kapsamında ALDAŞ tarafından ASAT'a yansıtılan faturaların toplamının 785 milyon lirayı aştığı belirtildi.

İddianamede, söz konusu işlemler nedeniyle 29 milyon 500 bin lira kamu zararı oluştuğu ve bazı denetçilerin aileleriyle birlikte ALDAŞ bütçesinden ağırlandığı iddia edildi.

Sanıklardan Muhittin Böcek'in 2 milyon 472 bin 111 lira, İbrahim Kurt'un 3 milyon 17 bin lira, Murat Zeydanlı'nın 4 milyon 382 bin lira, Merve Doğruöz'ün 1 milyon 845 bin lira, Pınar Büyükçakıroğlu'nun 67 bin 282 lira, Lütfi Ergen'in 2 milyon 598 bin lira, Yüksel Özdoğan'ın 1 milyon 178 bin lira, Selahattin Artun'un 1 milyon 595 bin lira, Oktay Özalp'in 1 milyon 126 bin lira, Nurhan Ermiş'in 2 milyon 686 bin lira ve Melek Kurukama'nın 1 milyon 912 bin lira tutarındaki kamu zararını, kamu davası açılmadan önce Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı hesabına yatırdığı bildirildi.

İddianamede Muhittin Böcek için "zimmet" suçundan 5 yıldan 12 yıla kadar, "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan da 10 yıla kadar hapis istendi. ASAT eski Genel Müdürü İbrahim Kurt için ise "zimmet" suçundan 5 yıldan 12 yıla kadar hapis talep edildi.

İddianamede diğer sanıklar için de "zimmet", "haksız mal edinme" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezaları talep edildi.

Olay

Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı "Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret AŞ (ALDAŞ) üzerinden usulsüz harcamalarla yaklaşık 399 milyon 507 bin lira kamu zararına yol açıldığı" iddialarıyla ilgili 14 Ocak 2026 tarihinde aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek'in de bulunduğu 21 şüpheli hakkında işlem başlatılmış ve 5 kişi tutuklanmıştı.

Tutuklanan ASAT eski Genel Müdürü İbrahim Kurt, 27 Ocak 2026'da tahliye edilmişti. 

Yalova'da 6 ayda 53 terör operasyonu: 17 tutuklama

Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, 2026 yılının ilk 6 ayında terör örgütlerine yönelik 53 operasyon gerçekleştirildiğini, operasyonlarda gözaltına alınan 80 şüpheliden 17'sinin tutuklandığını açıkladı. Usta, 4 firari şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi

18.08.2026 16:06:00 / Güncelleme: 18.08.2026 16:08:16
İHA
 
Yalova'da 6 ayda 53 terör operasyonu: 17 tutuklama
Yalova'da 6 ayda 53 terör operasyonu: 17 tutuklama
Yalova Valiliği Toplantı Salonu'nda düzenlenen 2026 yılının ilk 6 aylık asayiş bilgilendirme toplantısında konuşan Vali Usta, Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik birimlerinin kent genelinde güvenlik ve asayiş çalışmalarını koordinasyon içerisinde sürdürdüğünü belirtti.
Usta, terör operasyonlarında yakalanan 80 şüpheliden 32'sinin ifadelerinin ardından kolluk kuvvetlerince serbest bırakıldığını, 7 kişinin GÖKSEM'e gönderildiğini, 42 kişinin adli makamlara sevk edildiğini belirtti. Adli makamlara sevk edilenlerden 17'sinin tutuklandığını, 18 kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ifade etti.

Terörün finansmanına yönelik 19 operasyon

Terör örgütü ve terörizmin finansmanı suçlarına yönelik de 19 operasyon gerçekleştirildiğini açıklayan Usta, bu operasyonlarda 25 kişi hakkında işlem başlatıldığını söyledi. 11 kişinin ifadelerinin ardından kolluktan, 11 kişinin adli kontrol kararıyla serbest bırakıldığını, 1 kişinin GÖKSEM'e teslim edildiğini ve 2 kişinin tutuklandığını kaydetti.

Uyuşturucuyla mücadelede ise imal ve ticaret yapanlara yönelik 79 operasyon gerçekleştirildiğini belirten Usta, 177 kişinin yakalandığını, 90 kişinin tutuklandığını, 54 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını söyledi.

Siber suçlarda 624 URL'ye erişim engeli

Siber devriyelerde suç unsuru tespit edilen bin 517 şahıs ve hesap hakkında işlem yapıldığını açıklayan Usta, terörle iltisaklı 385 kişinin tespit edildiğini, terör propagandası yapıldığı gerekçesiyle 624 sosyal medya URL'sine erişim engeli getirildiğini belirtti.

Nitelikli dolandırıcılık kapsamında 12 operasyon düzenlendiğini ifade eden Usta, 113 şüphelinin gözaltına alındığını, 63 kişinin tutuklandığını kaydetti.



497 bin araç denetlendi

Trafik denetimlerinde 2026 yılının ilk 6 ayında toplam 497 bin 64 aracın denetlendiğini belirten Usta, çakarlı araçlar, ticari taksiler ve okul servislerine yönelik 8 bin 928 aracın kontrol edildiğini ve 463 araç hakkında işlem yapıldığını söyledi.

Yalova'da 17 bin 243 yabancının bulunduğunu belirten Usta, yabancılara yönelik denetimlerde 3 bin 622 kişinin kimlik kontrolünün yapıldığını, 292 düzensiz göçmen hakkında gerekli işlemlerin gerçekleştirildiğini açıkladı.

"Motosiklet kazalarında Türkiye ortalamasının üzerindeyiz"

Konuşmasının sonunda motosiklet kazalarına dikkat çeken Usta, 1 Ocak-11 Ağustos tarihleri arasında Yalova'da 715 yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini ve kazalara bin 89 aracın karıştığını söyledi. Bu araçların 502'sinin motosiklet, motorlu bisiklet, elektrikli scooter ve bisiklet türündeki araçlar olduğunu belirtti.

Motosikletlerin karıştığı yaralamalı kazaların toplam kazalara oranının Türkiye genelinde yüzde 53, Yalova'da ise yüzde 62 olduğunu ifade eden Usta, motosiklet kazalarındaki yaralanmaların toplam yaralanmalara oranının da Türkiye genelinde yüzde 45, Yalova'da yüzde 54 seviyesinde bulunduğunu kaydetti.

Usta, vatandaşları motosiklet, bisiklet, elektrikli bisiklet ve scooter kullanırken daha dikkatli olmaları konusunda uyardı. Ayrıca kötü hava şartlarında denize girilmemesi ve SUP boardlarla denize açılınmaması çağrısında bulundu.

Devlet üniversitelerinin doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre, devlet üniversitelerindeki kontenjanlarda yüzde 99,52 doluluk oranına ulaşıldı

 

18.08.2026 11:10:00
Anadolu Ajansı
 
Devlet üniversitelerinin doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı
Devlet üniversitelerinin doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı

Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, devlet üniversitelerinin örgün programlarındaki 481 bin 684 kontenjanın 479 bin 392'sine yerleştirme yapıldı.

Yalnızca 2 bin 292 kontenjan boş kaldı. Geçen yıl 5 bin 503 olan boş kontenjan sayısı yüzde 58,3 azaldı.

Devlet üniversitelerinde lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,15, ön lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,98, toplam doluluk oranı ise yüzde 99,52 olarak gerçekleşti. Ön lisans programlarında yalnızca 37 kontenjan boş kaldı.

Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarının, devlet üniversitelerinin yurt içi kampüslerindeki genel kontenjanlarının tamamı doldu.

Mühendislik programlarında doluluk yüzde 98'i aştı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, işletme ve ekonomi programlarının devlet üniversitelerindeki genel kontenjanlarında da boşluk kalmadı.

Vakıf yükseköğretim kurumlarındaki genel kontenjanların doluluk oranı ise yüzde 79,7 olarak gerçekleşti.

Yapay zeka tabanlı programlar yüzde 100 doluluğa ulaştı

Bu yıl ilk kez açılan İşletme ve Yapay Zeka, Paramedik, Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği, İlaç Üretim Teknolojisi, Laboratuvar Hayvanları, Mobil Güvenlik Teknolojileri, Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği ve Balıkçılık Teknolojisi programlarının kontenjanlarının tamamı doldu.

Yapay zeka tabanlı lisans ve ön lisans programları da yüzde 100 doluluğa ulaştı. Yapay Zeka Mühendisliği, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği, Robotik ve Yapay Zeka, Yapay Zeka Destekli Kodlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında boş kontenjan kalmadı.

Devlet üniversitelerindeki öğretmenlik programlarının önemli bölümünde de kontenjanların tamamı doldu. Almanca, Coğrafya, Fransızca, Japonca, Matematik, Okul Öncesi, Özel Eğitim, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Sınıf, Sosyal Bilgiler, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı ile Türkçe öğretmenliği programları yüzde 100 doluluğa ulaştı.

Açıköğretim ve uzaktan öğretimde kontenjanlar doldu

Devlet üniversitelerindeki açıköğretim programları için ayrılan 89 bin 396 kontenjanın tamamına yerleştirme yapıldı. Uzaktan öğretim programlarındaki 8 bin 298 kişilik kontenjan da tamamen doldu.

Vakıf üniversitelerinin uzaktan öğretim programlarına ayrılan bin 210 kişilik kontenjanın doluluk oranı yüzde 97,2 oldu. Başarı sırası barajı olan ve olmayan programlarındaki doluluk oranı ise yüzde 79 olarak gerçekleşti.

1 milyon 279 bin aday tercih yaptı

2026-YKS'ye giren 2 milyon 255 bin 76 adaydan, 2 milyon 187 bin 747'sinin yerleştirme puanı hesaplandı. Bu adaylardan 1 milyon 279 bin 439'u tercihte bulundu.

Bu yıl Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES) ve KKTC uyruklulara ayrılan kontenjanlar dahil yaklaşık 807 bin kontenjan bulunurken, ÖZYES'e ve KKTC uyruklu adaylara ayrılanlar hariç 766 bin kontenjan için tercih yapıldı.

Örgün, açık ve uzaktan öğretim programlarının tamamı dikkate alındığında tercihte bulunan adaylardan 730 bin 854'ü bir yükseköğretim kurumuna yerleşme hakkı kazandı.

Yurt içindeki devlet ve vakıf üniversitelerinin örgün ön lisans ve lisans programlarına yerleşen aday sayısı ise 619 bin 766 oldu.

Her 10 adaydan 4'ü ilk üç tercihinden birine yerleşti

Yerleştirme sonuçlarına göre, adayların yüzde 19'u ilk, yüzde 12'si ikinci, yüzde 9'u üçüncü tercihine yerleşti. Böylece adayların yüzde 40'ı ilk 3 tercihinden birini kazandı.

Dördüncü tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 8, beşinci tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 7 oldu. Böylece adayların yüzde 55'i ilk beş tercihinden birine yerleşti.

Tercih yapma hakkına sahip olmasına rağmen herhangi bir tercih yapmayanların oranı tüm adaylarda yüzde 41,5, son sınıf öğrencilerinde yüzde 45,7 olarak gerçekleşti.

Daha önce ortaöğretimden mezun olan ancak herhangi bir yükseköğretim programına yerleşmemiş adayların ise yüzde 70'i tercihte bulundu.

"Amacımız Türkiye'yi teknoloji üreten ülkelerden biri haline getirecek nitelikli insan gücünü yetiştirmektir"

Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Yükseköğretime erişimi artırmanın yanı sıra niteliği yükselten ve gençlerimizi Türkiye'nin geleceğine hazırlayan büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik" ifadesini kullandı.

Özvar, sonuçların arz-talep dengesi gözetilerek yürütülen kontenjan politikasının isabetini gösterdiğini belirtti.

Hukuk, eczacılık, diş hekimliği, psikoloji ve öğretmenlik başta olmak üzere bazı programların kontenjanlarını yeniden düzenlediklerini vurgulayan Özvar, "Uyguladığımız kontenjan politikasının yerleştirme sonuçlarına olumlu yansımasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Devlet üniversitelerimizde doluluk tarihi bir seviyeye ulaştı, neredeyse boş kontenjan kalmadı. Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarında yüzde 100 doluluk sağlanması da bu politikanın isabetini açık biçimde gösteriyor." açıklamasında bulundu.

Yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital teknolojilere yönelik programlarda oluşan güçlü talebin ayrıca önem taşıdığını belirten Özvar, gençlerin tercihlerinin Türkiye'nin gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağıyla örtüştüğüne dikkati çekti.

Özvar, "Bu tablo, öğrencilerimizin geleceğin mesleklerine ilişkin yüksek farkındalığını gösterdiği gibi, yükseköğretim politikalarımızın ülkemizin insan kaynağı ihtiyacıyla uyumlu biçimde ilerlediğini de ortaya koymaktadır. Amacımız Türkiye'yi yapay zeka ve ileri teknolojilerde geliştiren, üreten ve yön veren ülkelerden biri haline getirecek nitelikli insan gücünü yetiştirmektir." değerlendirmesinde bulundu.

Bazı programlarda başarı sıralamalarının birkaç binlik dilimlere kadar yükseldiğini belirten Özvar, "Köklü devlet üniversitelerimizin programlarına artık çok daha yüksek başarı sıralamasına sahip öğrenciler yerleşiyor. Bazı programlarda sıralamaların birkaç binlik dilimlere kadar yükselmesi, bu üniversitelerimize yönelik güçlü talebin ve güvenin açık göstergesidir." ifadelerini kullandı.

Özvar, öğrencilerin başarısı ve akademisyenlerin birikiminin birleşmesiyle gelecek dönemde daha güçlü bir yükseköğretim tablosunun ortaya çıkacağına inandığını ifade etti.

Bir yükseköğretim programına yerleşen adayları ve ailelerini kutlayan Özvar, ilk yerleştirmede herhangi bir programa yerleşemeyen adaylara da ek yerleştirme sürecini takip etmeleri çağrısında bulundu.

Üniversitelerin boş kalan kontenjanlarının YÖK tarafından ÖSYM'ye bildirileceğini belirten Özvar, ek yerleştirme takviminin ÖSYM tarafından ilan edileceğini kaydetti. 

‘Çerçeve yasa’ Resmi Gazete'de

7595 sayılı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun", Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasının ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Meclis Genel Kurulu'nda 467 kabul oyuyla yasalaşan tarihi düzenleme, PKK/KCK'nın silah bırakması şartıyla kademeli ceza ertelemelerini ve toplumsal bütünleşme adımlarını içeriyor

18.08.2026 10:40:00 / Güncelleme: 18.08.2026 10:42:13
Haber Merkezi
 
‘Çerçeve yasa’ Resmi Gazete'de
‘Çerçeve yasa’ Resmi Gazete'de
MHP lideri Devlet Bahçeli ve AK Parti'nin öncülüğünü yaptığı "Terörsüz Türkiye" süreci bir aşamayı daha geride bıraktı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un partiler arası mekik diplomasisi yürütmesiyle başlayan süreç, Meclis'te grubu bulunan birçok siyasi partinin katılımıyla Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulmasını sağladı. Haftalar boyu süren yoğun mesailerin ardından TBMM Genel Kurulu'nda 467 evet oyuyla kabul edildi ve onaylanmak üzere Cumhurbaşkanlığına gönderildi.

Yasayla birlikte "bundan sonra ne olacak?"

Kanunun yürürlük maddelerine göre, yasal mekanizmaların fiilen işletilebilmesi için iki kritik aşamanın tamamlanması zorunlu tutuluyor.

Birincisi, güvenlik birimleri, terör örgütünün fiili varlığına son verdiğini ve kontrolündeki tüm mühimmatı teslim ettiğini resmi olarak tespit edecek.

İkincisi ise güvenlik kurumlarının yaptığı bu tespit, Millî Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla onaylanacak. Bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte yasa resmen uygulamaya girmiş oldu ve örgüt üyeleri için 6 aylık başvuru süresi başladı.

Ceza ertelemeleri ve istisnalar

Kanun detaylarına göre düzenleme genel bir af niteliği taşımıyor; örgüt faaliyeti kapsamındaki belirli suçlara kademeli ertelemeler getiriyor.

Buna göre üst sınırı 15 yıl veya daha az olan suçlarda soruşturma ve infazlar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası gerektiren ağır suçlarda ise 10 yıl ertelenecek. Cezaevindekiler tahliye edilecek, dışarıdakilerin davaları askıya alınacak.

Erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı derhal kaldırılacak ve yargılama kaldığı yerden devam edecek.

Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenmiş müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları kapsam dışı bırakıldı. Bu yasal bariyer nedeniyle terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasadan faydalanması tamamen engellendi.

Kanundan faydalanan kişilere yönelik, haklarında verilen karara göre 2 ila 3 yıl arasında değişen siyaset yasağı uygulanacak.

Kurul 24 Ağustos'ta toplanıyor

Yasanın sahada uygulanmasını, takibini ve gözlem raporlarının oluşturulmasını yürütmek üzere üst düzey bürokratlardan oluşan bir kurul yetkilendirildi. Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanları ile MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri'nin yer alacağı bu kurul, ilk toplantısını 24 Ağustos'ta gerçekleştirecek.

Eş zamanlı olarak TBMM Başkanlığı bünyesinde de süreci gözlemleyecek bir İzleme Komisyonu kurulacak. Sürecin başarıyla tamamlanması halinde ilerleyen dönemlerde Siyasi Partiler Yasası ve Terörle Mücadele Kanunu'nda yeni reform adımlarının atılması bekleniyor.

2026-YKS yerleştirme sonuçları açıklandı


 
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy,  üniveriste adaylarının yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin 'ykssonuc.osym.gov.tr' adresinden erişebileceğini aktardı. Ersoy, "Bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 24-28 Ağustos'ta, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos'ta yapılabilecek" dedi.

18.08.2026 09:28:00
Haber Merkezi
 
2026-YKS yerleştirme sonuçları açıklandı
2026-YKS yerleştirme sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarının "ykssonuc.osym.gov.tr" adresinden açıklandığını bildirdi.

Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Kıymetli adaylar, YKS tercih süreci tamamlandı, hayırlı olsun. Yükseköğretim programına yerleşen adaylarımızı tebrik ediyor, verimli bir eğitim süreci geçirmenizi diliyorum. Herhangi bir programa yerleşemeyen adaylarımız için ek tercih süreci yeni bir imkan olacaktır. Adaylar, yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin 'ykssonuc.osym.gov.tr' adresinden erişebilecektir.

Kayıt işlemleri 24-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapılabilecektir. Sınava hazırlık sürecini özverili çalışmalarıyla geride bırakan adaylarımızı, adaylarımıza katkı sağlayan öğretmenlerimizi ve büyük fedakarlıklar yaparak adeta sınav sürecini adaylarla birlikte yaşayan ailelerimizi tebrik ediyorum."

Elektronik kayıtlar 24-26 Ağustos'ta yapılabilecek

ÖSYM'nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, sınavın sonuçlarıyla adaylardan alınan tercihler doğrultusunda, 2026-YKS yükseköğretim programlarına merkezi yerleştirme işlemleri tamamlandı. Adaylar, yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin "ykssonuc.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecek. Yerleştirme Sonuç Belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek. 2026-YKS sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 24-28 Ağustos'ta, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos'ta yapılabilecek.

Kayıt için adayların yerleştirildikleri yükseköğretim programının bağlı bulunduğu üniversiteye belirtilen süre içerisinde başvurmaları gerekecek.
Elektronik kayıt yapan adaylar, üniversiteleri tarafından duyurulan belgelere ve tarihe göre işlem yapacak.

Mersin’den Cizre’ye skandal görüntüler

DEM Parti Milletvekilleri Ali Bozan ve Mehmet Zeki İrmez’in terör örgütü PKK’nın ilk kanlı eylemlerini "diriliş günü" ve "özgürlük şenliği" adı altında açıkça kutsayan sosyal medya paylaşımları ile bu organizasyonlara küçük çocukların alet edilmesi kamuoyunda infial yarattı

17.08.2026 21:08:00
Haber Merkezi
 
Mersin’den Cizre’ye skandal görüntüler
Mersin’den Cizre’ye skandal görüntüler
DEM Parti Milletvekilleri Ali Bozan ve Mehmet Zeki İrmez'in terör örgütü PKK'nın ilk kanlı eylemlerini "diriliş günü" ve "özgürlük şenliği" adı altında açıkça kutsayan sosyal medya paylaşımları ile bu organizasyonlara küçük çocukların alet edilmesi kamuoyunda infial yarattı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğini ve sivil vatandaşların can güvenliğini hedef alan, askeri garnizonları basarak kan döken bir terör şebekesinin ilk silahlı eylemleri, DEM Partili vekiller tarafından adeta resmi birer bayram gibi lanse edilmektedir.

Mersin Akdeniz'in ardından Şırnak Cizre'de (Cizîra Botan) düzenlenen bu sözde "kutlamalar", terör örgütünün şiddet tarihini meşrulaştırma ve tabana yayma çabasının koordineli bir propaganda faaliyeti olduğunu gözler önüne sermektedir.

Terörün İlk Kanlı Saldırılarına "Diriliş" Güzellemesi



15 Ağustos 1984 gecesi düzenlenen hain Eruh ve Şemdinli baskınlarında, vatan görevini yapan Jandarma Onbaşı Komando Er Süleyman Aydın ve Jandarma Astsubay Çavuş Memiş Arıbaş şehit düşmüştü. İlk şehitlerimizin kanının aktığı, feryatların yükseldiği bu katliam gecesinin 40 yılı aşkın süre sonra "Roja Vejînê" (Diriliş Günü) ve "Özgürlük Şenliği" olarak adlandırılması, aziz şehitlerimizin hatırasına ve Türk milletinin milli vicdanına yapılmış açık bir saldırıdır.

DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez'in paylaştığı "Bi şîara 'Bi gaveke berxwedanê ber bi hezar gavên azadiyê ve'..." ("Direnişle özgürlüğe doğru bin adım" şiarıyla...) ifadeleri, mecliste namusu ve şerefi üzerine anayasal düzene sadakat yemini eden bir milletvekilinin, devletin bütünlüğüne silah çeken bir terör odağının dilini ve ideolojisini doğrudan sahiplendiğini göstermektedir.

Çocukların Kirli Propagandaya Alet Edilmesi ve Tarihi İhanet Şebekesi

Mersin Akdeniz'deki etkinlik başta olmak üzere, bu provokatif organizasyonlara henüz algı dünyası şekillenmemiş küçük yaştaki çocukların dahil edilmesi infiali daha da büyütmektedir. Çocukların, bir terör örgütünün katliam kronolojisini öven sanatsal veya siyasi görünümlü etkinliklerin içine çekilmesi, evrensel çocuk haklarına ve pedagojiye indirilmiş ağır bir darbedir.

1984'teki ilk baskında terörist grubun askeri garnizona sızmasına rehberlik eden Seferi Yılmaz örneği, bu yapının sızma stratejisini açıkça ortaya koymaktadır. Hain eylemin kılavuzunun ilerleyen yıllarda Şemdinli Belediye Başkanı yapılması ve geçmişteki "çözüm süreci" dönemlerinde meclis çatısı altındaki komisyonlarda dinlenmesi, devletin ve hukukun iyi niyetli adımlarının terör odakları tarafından nasıl bir meşruiyet devşirme aracı olarak suistimal edildiğinin en somut tarihsel belgesidir.

Sonuç ve Yargı Beklentisi

Mersin'den Şırnak Cizre'ye kadar uzanan bu eş zamanlı terör övgüleri, münferit birer paylaşım değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin egemenlik haklarına ve toplumsal huzuruna karşı yapılmış planlı bir meydan okumadır.

Terörü "direniş ve diriliş" olarak makyajlayıp sokaklara taşıyan, çocukları bu kirli ajandaya alet eden siyasi uzantılar hakkında Cumhuriyet Savcılıklarının ve adli makamların anayasal düzene karşı işlenen suçlar kapsamında ivedilikle harekete geçmesi beklenmektedir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.