Talebin yükselmesi üreticiyi de tahrik edecek o da arzı artıracaktır. Arz kesiminin sıfır faizli kredilerle üretim imkanları desteklenmeli ve ihraç etmesi teşvik edilmelidir. Tüketim kesiminin satın alma gücündeki artış oranı talebine yansıyacağından daha önce 100 milyarlık satış yapan üretici 800 milyarlık belki de daha fazla ciro elde edecek ve devlete verdiği vergi de aynı oranda artacaktır." Milli Ekonomi Modeli'nde hem üreten hem tüketenin aktif halde ve devletin de kazançlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Bu sistemde durağanlık dönemi yaşanmaz ve ekonomide sürekli büyüme dönemi başlar. Bu amaç doğrultusunda Milli Ekonomi Modeli günümüz iktisadi görüşlerini rafa kaldıran yegane modeldir" şeklinde konuştu.
Milli Ekonomi Modeli'ne duyulan ihtiyaç
BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, bugün kabul gören ekonomi anlayışlarında arz ve talep konusunda yapılan tanımlamaların ya eksik ya da tamamen yanlış olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bugün dünyada küresel güçler parayı kendi ellerinde stoklamış, servet sahibi olmuşlardır. Paradan para kazanma yoluyla dünya halklarını adeta haraca bağlamışlardır. Neticede tüketim kısıtlanmış, arz tıkanmış, üretimden uzaklaşılmış ve dünya, gelişmiş ülkeler dahil, enflasyon, deflasyon, resesyon, stagflasyon gibi problemlerle karşı karşıya kalmıştır. Bugün, kapitalizm ve liberalizmin tüm olumsuzluklarını yaşayan dünya ülkeleri için arz ve talep arasındaki dengesizliği gideren, mal ve hizmet üreteni ödüllendiren, emeğe değerini veren ve geliri adaletli dağıtan bir ekonomi sistemine; yani Milli Ekonomi Modeli'ne büyük ihtiyaç vardır."




















































































