logo
24 HAZİRAN 2026

Aşk ile görmeyen âmâdır

24.05.2023 00:00:00

Bugün bütün bilim dallarının ilgi alanı günümüz bilim anlayışının da doğası gereği insanın ve evrenin dışa yansıyan yönüyle ilgilenmektir.

Ama insanın ve evrenin irfana, hikmete, ahlaka yansıyan yönü üzerine pek durulmaz, çıkarımlar yapılmaz. Bilimi adeta yeni bir din, aklın da maalesef tanrı gibi servis edildiğini görüyoruz.

Şunu da ifade etmek gerekir ki aslında gerçek bir bilim insanının ateist olması çok da mümkün değildir.

Çünkü gerçek bir bilim insanı yaptığı araştırmalarda, zerreden, kürreye Hakk'ın mührünü, imzasını her yerde görür veya görebilmeli.

Aslında bilim insanlarının yaptığı da evrendeki Hakkın imzasını görüp, analiz edip anlamaktan ibarettir. Hakkı ve hakikati inkâr taassubu yoksa bir bilim insanında O imzanın sahibini inkâr etmesi hiç mümkün değildir. 

Ama iblisin, şeytanın kontrolüne girenin hakkı ve hakikati görmesi de mümkün değildir. Şeytan kimdir? İnsanı haktan ve hakikatten alı koyandır.

İnsanı yaratana karşı nankör olmaya sevk eden her ne varsa o şeyin adına şeytan denir.  

İnsana şeytan musallat olmaya görsün insanoğlu iblisin ağına bir düşerse hak ve hakikat yoluna kolay kolay artık geçemez. Geçmesi için bir yol göstereni, bir kılavuzu olmalı.

Bazen duyarız bazıları ben yaparım, ben kurtarırım, ben yaratırım der. Yok öyle bir şey, çok yanlış bir ifade.

İnsan gözleri görmeyen, âmâlardan ibret almalı. Amanın gözü görmez, ancak gören birinin koluna takılırsa yolu çabuk geçer. Görünen âlemin ötesindeki âlemi görenler var, onlara göre biz âmâyız. 

Görünen beden kalıbımızın dışında özde bir ben var, o beni gören var, o görenlere göre biz körüz.

Surette kalmamak, sirete nüfuz etmek için görenin, görenlerin koluna takılmak lazım.

Ben kendim giderim! Yok kardeşim gidemezsin, illaki bir taşa takılırsın. Şunu da belirtelim ki kalp körlüğü, kafa körlüğüne de benzemez.

Allah (c.c) sevdiği kullarına bu evrende bazı misaller gösterir ki imanları kavi olsun, ayakları kaymasın. Bu güzellikleri bilenlerle beraber olmak, aydınlanmaktır, özgürleşmektir, güzelleşmektir, aşkı yaşamaktır.  

Aksi isyankâr olmaktır, bir insan kudrete ters düşmemeli düşerse zararı kendinedir. Diyelim ki balık suya kızsın, kendisini suyun dışına atsın, zararı kim görür? Bu durumda suya bir zararı olabilir mi? Bütün zararı ziyanı balık çeker. 

Hak ve hakikat düşmanları da suya kızan balık gibidir. Hakka ve hakikate hiçbir zararı olmaz. Ama bunu görmek gerekir veya görenler ile beraber olmak gerekir. 

O vakit; "Her kim bir dostuma düşmanlık ederse, ben ona karşı harp ilân ederim. Kulum, kendisine emrettiğim farzlardan, bence daha sevimli herhangi bir şeyle bana yakınlık sağlayamaz. Kulum bana (farzlara ilâveten işlediği) nâfile ibadetlerle durmadan yaklaşır; nihâyet ben onu severim. Kulumu sevince de (âdeta) ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden ne isterse, onu mutlaka veririm, bana sığınırsa, onu korurum." (Buhârî, Rikak 38).

Görenler ile yaşayanlar ile beraber olanlar bu mübarek hadis-i kutsinin müjdesine nail olurlar. Bunun sonucunda da evrendeki bütün varlığı aşk ile okur ve aşk ile bakar ve görür. 

İnsan böylece aslına dönünce, aslındaki o özün zevkine varınca aşka doğru yürümeye, aşk ile yaşamaya başlar. 

Bu aşk Allah'tan, Resulü Ekrem'den, Ehl-i Beyt'ten beslenen bir aşk olup öyle, televizyonlardaki dizilerde, romanlarda, sinemalarda beşerin nefsi arzu ve isteklerinin kontrolündeki hayvani arzuların yumak yumak örüldüğü, Allah'ın muradına karşı çıkılarak oluşturulan paralelliği insanlara aşk diye yutturmasınlar.

Medyada aşk, âşık diye yutturulanlar, kara sevda yaşayan gerçek Hak âşıklarının eline su dökemez.

"Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez" (Yunus Emre)

 
 
Ergül Güner / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.