HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Atatürk hiç yaşadı mı?

20.06.2001 00:00:00
Geçen hafta sonu Trabzon'dan bir Venizelos gemisi daha geçti. 1996'da içindekiler limana girip, rıhtıma yanaşmışlar fakat içindekiler karaya

çıkamamıştı.

Bu sefer bambaşka kılıklarla ve uçaklarla geldiler. En mutena otellerde ağırlandılar. Ama giderken, aynı Venizelos gemisindekiler gibi "Trabzon'da bu kadar kaba bir şekilde karşılanacağımızı tahmin edememiştik" dediler.

"Kabalık" göreceli bir kavramdır kıymetli okuyucular...Zaman, mekân ve şartlara, en önemlisi kimden yana olduğunuza göre değişir. Bence Trabzon'da geçen hafta mütareke aydınlarına sorularıyla şehrin kaç bucak olduğunu hatırlatanlar kahraman kuvayi milliyeciler idi. Son derece efendice, salyangoz ticaretinin hiç de yeri ve zamanı olmadığını hatırlatmışlardır "dâvetlilere".

İsviçre'de İbrahim Tatlıses konseri sırasında genç dinleyicilere soru soran TV muhabirleri "Atatürk'ün kim olduğunu bilmiyorum" cevabı ile karşılaşınca şaşırmışlardı.

Katılımcılardan Cengiz Çandar'ın "Cop TV muhabiri" diye dalga geçtiği, bu tür toplantıları izlemekle görevli polis kamerasını kullanan arkadaş Dekan Prof. Eser Karakaş'ın söylediklerini duyunca gözlerini dört, kulaklarını sekiz açıp açmadı mı bilemiyorum ama salondaki salyangoz alıcılarının alkışları doğrusu beni rahatsız etti.

Karakaş Atatürk üzerine bir soruyu "Absürd" bulduğunu beyan etti.

"1938'de Atatürk zamanında batıya uçak yapıp satıyorduk" dedi, "Acaba Atatürk 2001'de yaşasaydı egemenliğin pazara çıkarıldığı bu devirde ne yapardı" dedi soruyu soran delikanlı ve Karakaş'tan "Ne bileyim ben ne yapardı, bir şey yapardı herhalde ama bu soru inanılmaz bir fikir zafiyetini ifade ediyor, 2001'in problemlerine Atatürk'ün reçeteleri ile çözüm bulunamaz" gibi bir cevap aldı.

Hadi İsviçre'deki çocuk orada yaşayan ikinci hâttâ üçüncü nesil Türklerin çocuğu.

Peki bilmem hangi özel üniversitenin bilmem ne fakültesinin dekanı Profesör Doktor Eser Karakaş hangi düşüncenin çocuğu?

Amerikan düşüncesinin... Bakın CIA eskisi Graham Fuller ne diyor: "Atatürk'ün düşünceleri çağı için çok güçlü düşüncelerdi. Ama onun sayesinde yaratılmış bugünün kendine güven duyan Türkiyesi, artık ulusal kimliğini, yörüngesini, dünyadaki rolünü, hâttâ İslâmın gündelik hayattaki yerini yeniden düşünebilmelidir." (Cumhuriyet 26 Şubat 1990)

Karakaş da farklı bir şey söylemiyor ki, aynen onun izinden gidiyor.

Atatürk'ün kurduğu ulus devletin ilk özelliği tam bağımsızlıktı.

Batıyla beraber değil, batıya rağmen batılı olmuştu. Kendisine ait bütün özelliklerini koruduğu için de batıdan saygı görüyordu.

Fakat Amerikan dünya hakimiyetinin bir ifadesi olan "globalizasyon" denilen küreselleşmenin önündeki en büyük engel "milliyetçilik"tir. Devletlerin millî olma vasfıdır, fertlerin ruhunda yanan bağımsızlık ateşleridir.

Onlar dinleri de "global" değerlendirirler. Müslümanlık da onlara göre ve onların emellerine hizmet edecek tarzda "küreselleşmeli"dir.

Amerika ve Almanya'da "menfada" yaşamakta israr eden "mürtecilerin" bu ülkeler tarafından neden kuş sütüyle beslendiklerini şimdi anladınız mı?

Nereden bakarsanız bakın Trabzon'da, AB yolundaki Türkiye'de aydın olduğunu iddia eden bir işbirlikçinin ağzından Atatürk'ün reddiyesi ve bunun üzerine de Atatürk'e kahir bir ekseriyetle muhafazakârların sahip çıkmış olması artık taşların yerine oturmaya, safların belli olmaya başladığının resmidir.

Şimdiye kadar Atatürk'ü hep istismar etmiş ve onun arkasına sığınmış olan sahte Atatürkçüler şap gibi açığa çıkmış, gerçek Atatürkçülerin kim olduğu, kimin ona sahip çıktığı belli olmuştur.

Doğu Ergil'in kabalıktan dem vurması, Çandar'ın hep kendi doğrularını kabul ederek gerçekleri saptırması ve "Bir tarafta AB, öbür tarafta millet" çözümünü sunması, Bayramoğlu'nun "Madem öyle devletiniz sizin olsun" reçetesi ve istisnasız bütün koristlerin mükemmel bir uyumla MGK ve asker aleyhtarlığını seslendirmeleri, inanın, yukarıda anlatmaya çalıştığımız Atatürk reddiyesi yanında daha az önemlidir.

Liberallerin yalanı yüzlerine vurulmuş, Atatürk muhafazakârların yanında yer almıştır Trabzon'da. Geçen haftadan itibaren hiçbir şey artık eskisi gibi

olmayacaktır.

İnanın az şey değildir bu.
 
Hüseyin Mümtaz / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.