logo
24 HAZİRAN 2026

Atatürk: ‘Kur’an’a inanmayan kafirdir’

Kütüphanecisi Nuri Ulusu anlatıyor

04.03.2025 02:51:00
Haber Merkezi
Atatürk: ‘Kur’an’a inanmayan kafirdir’
Atatürk: ‘Kur’an’a inanmayan kafirdir’
"Atatürk bazı kereler çalışırken okuduğu tefsirlerin çok tesirinde kalırdı ve de 'Hey büyük Allah'ım... Kur'an'a inanmayan kafirdir, bize nasıl yol gösteriyor? Bunları tüm dünyaya okutmalıyız' diye de söylenirdi.

Sonra o an yanındaki bizlere, 'Okurken ruhum coşuyor, size de oluyor mu?' diye sorardı. Ama o anlarda gözleri hafifçe dalar ve kızarırdı." 

O'nu dinsiz diye anlatan sakallı, cüppeliler acaba Kur'an-ı Kerim'e onun kadar hakim midirler?

Atatürk, Kur'an-ı Kerim'i yanındaki hafızlara doğru okuduğunu teyit ettirecek kadar kurallarına göre okumayı bilen bir hafızdı.

Sadettin Kaynak bu konuda şu anısını paylaşır:

"… Bir gün Dolmabahçe Sarayı'nın büyük muayede salonunda saz takımını toplamıştı. Kanuni Mustafa, Mısırlı İbrahim Nobar, Hafız Kemal, Hafız Rıza, Hafız Fahri hep orada idik.

Atatürk bir imtihan ve tecrübe yapmaya hazırlanmış görünüyordu. Elinde, Cemal Sait'in Türkçe Kur'an tercümesi vardı. Evvela, Hafız Kemal'e verdi, okuttu fakat beğenmedi.

'Ver bana' dedi, 'Ben okuyacağım.'

Hakikaten okudu ama -hâlâ gözümün önündedir-askere kumanda eder, emirler verir gibi bir ahenk ve tavırla okudu. Kendisi de farkına vardı. Elham'ı sırayla dolaştırmaya başladı. Hafızlara birer birer okutuyordu.

Solunda Hafız Kemal, sağında ben vardım. Hepsi okuduktan sonra sıra bana geldi. Hiç unutmam, Elham'ı ötekilere verdiği gibi kapalı değil de açmış, evvelden tespit ettiği sayfanın alt kısmını göstererek, 'Bu işaret ettiğim ayeti okuyacaksın' diyerek vermişti. Nisa süresinin 27. ayetiydi, okumaya başladım."

Saadettin Kaynak, Nisa Süresini okuyup bitirdikten sonra, Atatürk sürede geçen bazı ifadelerin yanlış tercüme edildiğini belirterek itiraz etmiştir.

Atatürk daha sonra konu üzerinde küçük çaplı bir araştırma yaparak, gerçekten de Saadettin Kaynak'ın okuduğu tercümenin hatalı bir tercüme olduğunu ispatlamıştır.

Atatürk Kur'an okurken tespit edip, daha sonra ispatladığı bu yanlışlığın, Kur'an'ın aslından değil, Fransızca tercümesinden kaynaklandığını belirtmiştir."
 
Abdülkerim Paşa'ya yazdığı bir mektupta, Fetih Süresinin 10. ayetini kullanmıştır:

". En güzel ve yakın olan Hüda emrinin tecellisi ile bedbaht ve mazlum asil milletimizin kurtuluş ve selamete mazhar olmasını deryayı rahmet-i izzetten yalvararak bekleriz.

(...) Azizim! 'Yedullahi fevka eydihim/Allah'ın eli her elden üstündür'   fakat bununla beraber müşkülatı ve meseleleri halle girişenlerin kararlaştırılmış bir hedefi olmak gerekir. Millet İlahi azamete ve hilafetpenahinin hakiki emellerine dayanarak ve sığınarak maksadına ulaşacak ve taleplerini temin eyleyecektir).
 
Yine Cemal Sait'in Kur'an-ı Kerim tercümesini okurken Bakara süresinin şu ayetlerini işaretlemiştir:

11- Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman, 'hayır biz ıslah ediyoruz' derler.

12- Bozgunculuk yaparlar fakat anlamazlar.

13- Kendilerine, herkes gibi iman ediniz denildiği zaman 'biz aptallar gibi mi inanacağız' derler. Halbuki kendileri aptaldır ve fakat bilmezler." 

Atatürk, önemli görerek bu ayetlerin altını boydan boya çizmiştir." 

Dinsiz iftirasına uğrayan Atatürk'ün anılarında Kur'an-ı Kerim'den süreler okuttuğu ve tefsirini bilmeyenlere kendi açıkladığı pek çok örnek vardır.

Eylül 1924'te Trabzon'a ilk ziyaretlerinde, din öğretmenlerinin yetersizliği hakkında tespitlerde bulunduktan sonra, Türkçe meal konusuna ağırlık vermiştir:


"İlk olarak öğretmenler odasına giden Mustafa Kemal, orada bulunan bütün öğretmenlerle birer birer tanışıp bir süre sohbet ettikten sonra sorular sormaya başlıyordu.

Sıra din dersi öğretmeni Ahmet Hamdi Efendi'ye gelmişti. Ondan da, 'Ve't-tini ve'z-zeytun' ayetinin açıklamasını yapmasını istemiş, öğretmenin soruyu cevaplamak için yarım saat süre istemesi üzerine, 'Kaç yıldan beri öğretmenlik yapıyorsunuz?' diye sormuştu.

Öğretmenin, 'On beş yıldan beri' diye cevap vermesi üzerine, 'On beş yıldan beri bu ayetin açıklamasını okumadınız mı?' diye soran Mustafa Kemal'e öğretmen, 'Kendisine haksızlık yapıldığını ve öğretim yönteminden dolayı Rize iline atandığını anlatarak' mazeret beyan ediyordu."
 
Atatürk, Trabzon Lisesi'nde din dersi öğretmenine sorduğu ayet açıklamasına gerekli yanıtı alamadığını, bu durumun genç kuşakların eğitimi açısından önemli bir olumsuzluk olduğunu, bu eksikliğin süratle giderilerek anlaşılabilir bir Türkçe ile eğitim yapılması gerektiğini Trabzon gezisi dönüşü uğradığı Samsun'da İstiklal Ticaret Lisesi'nde yaptığı konuşmada açıklamıştır."
 
"Trabzon'un Kavak Meydanı Ortaokulu'nda birinci sınıfta öğrenciydim. Atatürk bize gelmişti, sınıfımızın kapısı birden açıldı. Kurtuluş Savaşı'mızı zaferle kazandıran eşsiz kahraman karşımızda duruyordu. Hep birlikte ayağa kalktık ve hazır ol durumuna geçtik.

Atatürk'ün sağında Trabzon'un yetiştirdiği din bilgini Tevfik Hoca, arkasında da kendisine eşlik eden kişiler vardı.

Atatürk 'buyurunuz' dedi, Tevfik Hoca'ya yol gösterdi. Tevfik Hoca, 'önce siz buyurunuz Paşam' diye saygıyla eğildi. Atatürk içtenlikli ricasını tekrarladı, önce Tevfik Hoca sonra Atatürk, sonra diğer konuklar sınıfımıza girdiler.

Dersi Vasıf Hoca veriyordu. Atatürk dersin konusunu sordu. Vasıf Hoca, siret-i Nebi ve Kur'an okuttuğunu açıkladı.


Atatürk, bir öğrencinin Kur'an okumasını istedi. Bu ağır görev benim üzerime düştü. Hemen besmele çektim ve okumaya başladım. Okurken alnımda boncuk boncuk ter toplandı. Yüreğim göğüs kafesime durmadan yumruk attı. Kulaklarım boşa dönen bir değirmen gibi uğuldadı.

İyice bunaldığımı gören Atatürk sevecen bir sesle okumamı kesti. Bana, 'Okuduğun sürede Semiun Basir kelimesi geçti. Bu kelime tecvidde ne olur' diye sordu.

Bu soruyu cevaplarken ses tonumu ayarlayamadım. Bütün gücümle, 'Tersine çevrilir' diye haykırdım.

Atatürk,'Niçin?' diye gülümsedi. Yeniden,'Tenvin b'ye uğradığında tersine çevrilir' diye bağırdım.

Büyük Önder, 'Doğru' diye başını salladı, eliyle başımı okşadı. Atatürk benden sonra öğretmenimize döndü ondan İnşirah süresini okumasını ve yorumlamasını istedi.

Vasıf Hoca yeninden heyecana kapıldı, yüzü sarardı. 'Yanımda tefsir kitabı yok. Bu yüzden sizi memnun edecek bir cevap veremem' diye cevap verdi.

Atatürk, 'Birkaç satırlık bir süreyi yorumlamak için, yorum kitabına ne gerek var' diye kaşlarını çattı.

Söz konusu süreyi tecvit kurallarına uyarak kendisi okudu. Süreyi hepimizin anlayacağı Türkçe kelimelerle yorumladı.

Tevfik Hoca'ya, süreyi okurken ve yorumlarken bir yanlışlık yapıp yapmadığını sordu. Tevfik Hoca önce ak sakalını sıvazladı. Atatürk'ün yüzüne, gözlerinin içi gülerek baktı.

Atatürk'ün sorusuna şöyle yanıt verdi: Paşam, kutsal dinimiz yalan söylemeyi ve ikiyüzlülük yapmayı bağışlanmayacak suçlardan sayar. Bu gerçeği göz önünde tutarak konuşuyorum.

İnşirah süresini tecvit kurallarına uyarak ve her kelimenin hakkını vererek okudunuz. Yorumunu da halkımızın konuştuğu arı ve duru Türkçe ile yaptınız. Siz, Allah'ın milletimize armağan ettiği eşsiz bir lidersiniz." 

Laiklik anlayışını da dinsizlik olarak değil; devlet idaresinde dinî hükümlerin "din adına" uygulanmaması olarak anlamakla sınırlı tutmak gerekir. Yoksa dinsiz olmak değildir.

Dinsiz olduğu iddia edilen Atatürk'ün, yakınlarına Kur'an-ı Kerim'ler hediye ettiği bilinen bir hakikattir.

Yine Enver Behnan Şapolyo, Atatürk'ün Kur'an-ı Kerim'e gösterdiği saygı konusunda bakınız nasıl bir örnek anlatır:


"… Ankara uleması, şimdiki Dil Tarih Fakültesi'nin bulunduğu yerde toplanmıştı. Mustafa Kemal yanlarına gelerek hepsinin elini sıktı. Kendisini Ankara'ya davet eden Müftü Rıfat Efendi'ye iltifat etti.

O da arkadaşları adına hoş geldiniz diyerek, kendisiyle birlikte çalışmaya dair azim ve kararlılığını bildirdi.

Seymen alayının idarecilerinden Güvençli İbrahim, bir elinde bayrak, diğer elinde altın işlemeli bir pala olduğu halde alayın önünde duruyordu.

Göğsünde bir hamaylı şeklinde Kur'an-ı Kerim asılı idi. Mustafa Kemal kendisine yaklaşarak, Kur'an-ı Kerim ile bayrağın ucunu öpüp başına koydu."   (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eseri sh: 563-583)

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.