HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 HAZİRAN 2022, CUMARTESİ

Ateş ve toprak anlayışı

15.10.2021 00:00:00

Hıristiyanlık Kurtuluş teorisi gereği Hz. İsa'ya inanmayanların, Hz. İsa'ya inanıp kurtulanların hizmetkarı olduğu ve bütün varlıklarının, zenginliklerinin kurtulmuş olan Ruhul Küdüs mensuplarının doğal bir hakkı olduğuna inanmışlardı. Bu cahil ve fakir halkı kurtarmak için, Hz. İsa'nın kurtarıcı kanatları altına almak için kendilerinin seçilmiş bir ırk olduklarını bunun için misyonerlik adı altında bu insanları Hıristiyanlığı kabul ettirmek ilahi bir görevleri olduğunu savunuyorlardı. Tabi ki bu görevin, hizmetin bir karşılığı da olmalı. Karşılığı da yerli halkın toprakları, zenginlikleriydi. Böylece batı, yapmış olduğu hırsızlıklara, işgale, akıttığı kana da bir ilahi kılıf uyduruyordu. 

Günümüzde durum çok farklı mı? Elbette ki hayır. Amerika, Afganistan'ı şu kadar yıl işgal etti. Sonra çekilmek zorunda kaldı. Batılı basında da bizim bazı medya organlarında yapılan haberlere bakar mısınız? Amerika, Afganistan'dan çekildikten sonra Afganlı kadınlar ne olacak? Duyan da Amerika'nın Afganistan'a kadınlara özgürlük vermek için gittiğini sanır. Bu bir algı operasyonu. İşgalin zulmünü, akıtılan kanları perdeleme taktikleri. İşgali naifleştirme çabaları. Yoksa batılı yaptığı hiçbir işgalden, akıttığı hiçbir kandan pişmanlık duyup tövbe falan etmez. Çünkü buna ne inancı ne de felsefesi müsaade eder. Batı adeta Adem'e secde emrine karşı çıkan iblis'in tabiatını temsil ediyor. Malum İblis ateşten yaratıldığını, Adem'in ise topraktan yaratıldığını söyleyerek üstünlük iddiasında bulunmuştu. Yani o günden bugüne kadar ATEŞ medeniyetinin yani İblis'in temsilciliğini Batılı zihniyet yaparken, topraktan yaratılan Hz. Adem'in TOPRAK, Tevhit medeniyetinin temsilciliğini de Hz. Adem'in ve Habil'in takipçileri olan vicdan sahibi MÜMİNLER yapıyor. Resulullah'ı ve Ehl-i Beyt'i sevenler bu medeniyetin en büyük temsilcileri ve savunucularıdır.

Hıristiyanlıkta günah çıkarma diye bir uygulama var. Bunu hepimiz biliriz de ama bazen karıştırırız. Zannederiz ki bu Hıristiyanlar biz Müslümanlarda olduğu gibi yaptıklarından pişman olup, tövbe ediyorlar sanırız. Yok, öyle değil! Hıristiyan günah çıkartıyor, yani yapacağını yapıyor sonra yaptıklarını itiraf ediyor. Pişmanlık falan yok, yaptıklarından dolayı kimseyle helalleşmiyor! Kimseye de hakkını iade etmiyor.

Batı dünyasının uluslararası arenadaki zulümlerinden dolayı yaptıkları itirafları da böyle görebiliriz. Mesela eski Alman Şansölyesi Merkel'in sömürge döneminde Avrupa ülkelerinin Afrika'da günaha girdi demesi de bu bağlamda değerlendirilebilir. Tabi bu itiraflar sorunu çözmüyor. Çünkü çok büyük bir haksızlık yapıldı ve bu haksızlıklar devam ediyor.

Batının durumu yukarıda suyu bulandırıp aşağıya inince de kuzuya suyu niye bulandırıyorsun diye çıkışan, sonra onu yiyen, daha sonra sürü sahibi ile kuzuların ölümüne birlikte ağlayan canavarın durumuna benziyor. Tam bir paradoks. Beş yüz yıllık batının karnesi ortadayken, bu karnede vicdan yok, insanlık yok, adalet yok, kadın hakkı yok, çocuk hakkı yok. Hepsinden sınıfta kalmış olmasına rağmen Batı bugün söylem bazında en büyük insan hakları savunucusu, en büyük demokrasi savunucularını kendi içinde çıkartıyor. Şimdi bunu nasıl açıklayacağız? Bunu nasıl değerlendirmemiz gerekiyor?

Evet, Batının insan hakları konusunda ve diğer haklar konusunda izleme örgütleri var. Ama bu örgütler işlerine geldiği gibi davranıyor. Sadece izliyor. Kurt suyu bulandırırken müdahale etmek yerine kurt sürüyü parçaladıktan sonra, dağıttıktan sonra adeta hasar tespitine geliyor. Papa'nın Irak ziyaretini de bu bağlamda değerlendirebiliriz. Önce neredeydiniz beyler. Ebul Garip hapishanesinde feryat edip yardım istendiğinde neredeydiniz? Aynı durumu Irak'ta, Suriye'de, Libya'da da görüyoruz. İş işten geçtikten sonra raporlar tutuluyor. İşte insanların bu kadarı işkence ile şu kadarı açlıktan, ilaçsızlıktan, şu kadarı boğularak hayatlarını kaybetmiştir diye raporları görüyoruz.

Bu da aslında bir tür günah çıkarma. İş işten geçtikten sonra o kadar insan ölmüş rapor tutup bunu tespit ediyorlar. Adama sorarlar bu vahşeti durdurma imkânın varken neredeydin? Niye durdurmadın? Şimdi günah çıkarır gibi itiraf ediyorlar. Bunun işgal edilenler için, acı çekenler için hiçbir faydası yok.

Bilakis çatışmayı körüklüyor ve tetikliyor. Bakın batılın anlayışını Tolstoy nasıl özetliyor "İnsanlar diğer insanları kardeşleri gibi görmedikleri sürece çıkarları için birbirlerinin hayatlarını yok edeceklerdir. Tanrıyı sevdiğini söyleyip de kardeşlerinden nefret eden yalancıdır. Çünkü gördüğü kardeşlerini sevmeyen, görmediği tanrıyı sevemez." 

Dünyanın hak, hukuk, adalet adına sahibi yok. Dünya sahipsiz. Dünyaya hükmedenler insanlara yaşanmaz bir dünya sunuyor. O halde dünyaya adalete dayalı bir sistem gerekiyor. Zaten dünyanın başına ne geldiyse İslam'ın, İslam'ın adalet anlayışının, İslam'ın tevhit ve irfanının batılıların ucube anlayışlarıyla yorumlanmasıyla başladı. Bu mücadele bugün de, yarın da devam etmektedir. Ancak adalete, merhamete, hakka, hukuka dayalı bir sisteme dünyanın acilen ihtiyacı var. Tarancı'nın müsaadesiyle bir, iki küçük dokunuşla, 

"Efkâr ettiğim şey dünyanın halidir,

Dünya zalime cennet,

Garibe gurabaya cehennem olmuş,

Sanmam hemşerim, sanmam kardeşim,

Dünyanın haline bakınca bundan acısı olsun."

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

15.10.2020, 15.10.2019, 15.10.2018, 15.10.2017, 15.10.2016, 15.10.2015, 15.10.2014, 15.10.2013, 15.10.2012, 15.10.2011, 15.10.2010, 15.10.2009, 15.10.2008, 15.10.2007, 15.10.2006, 15.10.2005, 15.10.2004, 15.10.2003, 15.10.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.