logo
29 MAYIS 2026

Aziz Yıldırım'dan Saran yönetimin açık çağrı

Fenerbahçe eski başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'nin menfaatine olacak adımlara karşı çıkmayacağını belirterek, "Kayışdağı'ndaki arsayı Aziz Yıldırım ve arkadaşları 35 milyon dolara aldı. Biz burayı satıp banka borcunu kapatacağız deyin. Satın Kayışdağı'nı, ben geçen araştırdım 70 milyona hemen satarız. Ondan sonra da Ülker arazisine ne yaparsanız yapın. Böyle yetki isteyin, ben şahsım olarak hemen elimi kaldırırım" dedi.

18.10.2025 14:06:00
İhlas Haber Ajansı
Aziz Yıldırım'dan Saran yönetimin açık çağrı
Aziz Yıldırım'dan Saran yönetimin açık çağrı
Fenerbahçe ekim ayı Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde yapılıyor.

Ali Koç'un konuşmasının ardından kürsüye çıkan eski başkanlardan Aziz Yıldırım, "Ali Bey konuştu, çok iyi konuştun Ali. Ama hep içinde kalan Aziz Yıldırım'ı dışarıya vuruyorsun, vurma. Ben hiçbir zaman Fenerbahçe kötü olsun demedim, arkadaşlarım da demedi, böyle söylediysek şerefsizim. Ama söylemediysek bizi ima edenler de şerefsizdir. Fenerbahçe'ye hayatımı verdim, hapis yattığım için de gocunmuyorum. Pencere bile yoktu ama şikayetçi değildim. Geçen sene, çocuklar ağlamasın diye aday oldum. Bizim söylediklerimizi yanlış anlamayın. Biz bu kulübün evlatlarıyız. Biz kimseye düşman değiliz. 20 sene bu kulübe hizmet ettik. Bugün biraz gerçekleri anlatacağım. Bugün burada bunu satalım dediğiniz her şeyi Aziz Yıldırım ve arkadaşları yaptı. Ankara İncek'te, 32 dönüm arsa aldık. Nihat Özdemir, Nihat Özbağ gibi bütün arkadaşlar para verip kulübe hibe ettik" dedi.



"Bu kulüp her zaman dimdik ayakta kalmıştır"
Seçimden önce bazı maddeleri veto edeceğini söylediğini ama kimseye çağrı yapmadığını belirten Yıldırım, Murat Salar'ın olağanüstü genel kurulda kongre üyelerinin oylarına sunulacak maddelerle ilgili yaptığı açıklamalara da değindi. Kulübün mallarının satıldığının söyleyen Aziz Yıldırım, "Hepsini ben aldım. Bazılarını kulübün parasıyla, bazılarını arkadaşlarımızın paralarıyla aldık. '632 milyon Euro borç bıraktın' dediler. En son Hamdi Akın burada 347 milyon Euro dedi. 632'den 347'ye nasıl düştük. Sadettin Saran ve arkadaşları sizlerden ricam, 2018'de Aziz Yıldırım ve arkadaşları bu kulübü ne kadar borçla bıraktı, aktifinde ne kadar mal vardı, bunu da tespit edin, rica ediyorum. Bu maddeler geçmezse kulüp batar deniliyor. 100 yıllık kulüp burası, ne badireler atlattı. Hangi başkanları hapse atmışlar, 1930'larda kulübün başına neler gelmiş. Bu kulüp her zaman dimdik ayakta kalmıştır, en son da 3 Temmuz'da ayakta kalmıştır. 3 Temmuz, bu ülkeye yapılan operasyonun başlangıcıdır. 3 Temmuz'u iyi anlayın, devleti ortadan kaldırmaya yönelik bir süreçtir. 3 Temmuz hepimizin anıtıdır ve bu kulübün duruşudur" ifadelerini kullandı.



"Açık şekilde anlatın, kulübün menfaatineyse karşı değilim"
Gayrimenkuller ve kulübün taşınmazlarına yönelik fikirlerini aktaran Yıldırım, şunları söyledi:

"Biz Fenerbahçe'nin düşmanı değiliz, kendisiyiz. Kimseden de korkmayız. Murat Bey'in anlattığı 6. madde. Ülker'le anlaşma yaptınız mı, yaptınız. Ben de yaptım. Ülker'le biz kar paylaşımını yüzde 50-50 yapacaktık, yüzde 20 de Emlak Konut alacaktı. O arsaya bir kolej bir de 50 yataklı otel yapılıp erkek basketbol takımına verilecekti. Böyle bir anlaşmanız var mı' Varsa bunu anlatın. Gidip Emlak Konut'la anlaşma yaptınız, bunu anlatsanıza insanlara, bilelim. 2 arsada 150 milyon Euro gelir gelecek dediniz. Bir arsada 70 milyon Euro oluyor o zaman. Bununla ne yapacağınızı anlatsanıza. Bankalar Birliği'ne şu kadar borcumuz var, yılda da bu kadar faiz ödüyoruz deyin. Kayışdağı'ndaki arsayı Aziz Yıldırım ve arkadaşları 35 milyon dolara aldı. Biz burayı satıp banka borcunu kapatacağız deyin. Satın Kayışdağı'nı, ben geçen araştırdım 70 milyona hemen satarız. Ondan sonra da Ülker arazisine ne yaparsanız yapın. Böyle yetki isteyin, ben şahsım olarak hemen elimi kaldırırım. Böyle anlatınca ucu bucağı belli olmuyor. Açık şekilde gelip anlatın, yoksa kulübün menfaatineyse ben karşı değilim."



"Ataşehir'i yapalım, Kayışdağı'nı da satalım ve borcu kapatalım"
Aziz Yıldırım, görevde bulunduğu dönemlerde yapılan yatırımlara ilişkin, "2013'te ben yetki almışım. Yetki aldıktan sonra Fenerbahçe'nin malını satmadım. 550 dönüme yakın arsa aldım. Bugün arsalar herhalde 200 milyon doların üzerinde. Sizler de arsa alın, kulübe bırakın. Ben 10 sene uğraştım, üniversite kurdum. Üniversiteyi, Medicana'ya verdiniz. Hangi şartlarda verdiniz, bilen var mı' İncek arsası var. Burayı satıyorlar dediler. Ben de kulübe yazı yazdım, eğer satıyorsanız ben almaya hazırım. Bana cevap geldi, burayı satmıyoruz, kiraya vereceğiz. Hangi şartlarda verdiniz' Fenerbahçe'nin menfaatine bir şey varsa biz niye karşı çıkalım. 8 tane villa vardı sattınız, Suadiye'de 2 ev vardı sattınız. Niye sattınız, kaça sattınız. Ben de bunlardan dolayı 'bu maddeleri şahsen veto edeceğim' dedim. 1 milyon üye projesi kapsamında Edirne'de inşaat yaptık. Yüzde 90'ı bitmişti. Geçen sene gittim, yüzde 10'luk kısmı duruyor. Orayı yapmaya talibim. Ben yapıp kulübe hediye edeceğim. Hatta Kayseri Erciyes'te temeli atılmış, yarım kalan yerimiz var. Antalya'da yapılmış hazır yer var. Verin derneklere işletsinler, çalışsın. Sapanca'da değeri biçilemeyen yer var, inceleyin. Gerekiyorsa dışarıdan gücümüz yettiğince yapalım. Sermaye artırımı yapacak mısınız' Bunu söylemiyorsunuz. Yapmayın demiyoruz, yapacağız deyin ve izin alın. Bu hafta içinde bunları yapıp kongrede anlatın. Kimse itiraz etmez. Bilinmeyen konulara karşıyız. Sizi tenkit etmiyorum çünkü yenisiniz. Ama 25'inde muhakkak borç durumunu ortaya koyun, koymazsanız günahı sizin boynunuzda kalır. 2018'i de çıkarın, rica ediyorum. Bir çalışma yapın. Mesela basketbolun geliri ne kadar, gideri ne kadar, bu balansı nasıl sağlayacağız. Bunu sağlarsanız kulübe en büyük iyiliği sağlarsınız. Amatörlere ben çok önem verdim, destek oldum. Ama Türkiye'nin şartlarına da bakılarak bunların revize edilmesi lazım. Bu karar size ait. Çok konu var ama başka da bir şey söylemek istemiyorum. Ataşehir'i yapalım, Kayışdağı'nı da satalım ve borcu kapatalım. Bir de Sadettin Bey, siz kongrede bir laf ettiniz, 'Siz locada FETÖ'cülerle otururken ben ifade veriyordum.' dediniz. Ben o dönem hapisteydim. Bunu da bir açarsanız sevinirim" diye konuştu.

Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif

Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Trabzonspor’da zaman zaman iyi performanslar sergileyen Oleksandr Zubkov için ABD profesyonel futbol ligi MLS’ten gelen astronomik transfer hamlesi geldi. Yönetimin belirlediği minimum 6 milyon euro bonservis şartıyla transfer piyasasındaki hareketliliği zirveye tırmandırdı

29.05.2026 21:17:00
Haber Merkezi
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'un Türkiye Kupası şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Oleksandr Zubkov, kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Ukrayna basınının iddiasına göre, 28 yaşındaki kanat oyuncusunun hedefi ABD Ligi MLS.






ZUBKOV DA ABD'Yİ İSTİYOR
 
Novyny tarafından paylaşılan kulis bilgilerine göre; Ukrayna milli takımının ve Trabzonspor'un kilit isimlerinden Zubkov, takımdan ayrılmanın eşiğinde. Son dönemde sergilediği güçlü performansla dikkatleri üzerine çeken yıldız oyuncunun, kariyerine Kuzey Amerika profesyonel futbol ligi olan MLS'te devam etmek istediği ortaya çıktı.







SEZONUN EN İYİ 11'İNE SEÇİLDİ
 
Fatih Tekke yönetimindeki Trabzonspor'da harika bir dönem geçiren Zubkov, takımın sahadaki en büyük kozlarından biri oldu. Ukraynalı oyuncu, 2025/26 sezonunda bordo-mavili formayla Türkiye Kupası zaferi yaşadı. Gösterdiği olağanüstü performans sayesinde, takım arkadaşı Arseniy Batagov ile birlikte Süper Lig'de Sezonun En İyi İlk 11'ine seçilerek başarısını taçlandırdı.







TRABZONSPOR 6 MİLYON EURO İSTİYOR
 
Trabzonspor yönetimi, oyuncunun ayrılma isteğine prensipte sıcak baksa da masadan kolay kolay kalkmaya niyetli değil. Bordo-mavili kulüp, Ukraynalı kanat oyuncusu için kapıyı en az 6 milyon euro transfer bedeliyle açtı.
 
Bu yüksek bonservis talebi, oyuncuyla ilgilenen bazı kulüpler için finansal bir engel teşkil etse de Zubkov'a olan uluslararası ilgi her geçen gün artıyor. Transfer piyasasındaki bu dinamik süreçte, oyuncunun kariyerini üst seviyeye taşıyacak bir anlaşmanın yakın olduğu konuşuluyor.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz

Dursun Özbek’in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi

29.05.2026 15:24:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi. Konuşulanlara göre mazbatanın üzerinden geçen 5 güne rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması kulisleri hareketlendirdi. Görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa edebileceği yüksek sesle konuşulurken özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik" dengesi çok su kaldıracak gibi.

Galatasaray'da Dursun Özbek'in zaferiyle sonuçlanan tek adaylı seçim sonrasında sular bir anda ısındı. Camiada gözler yeni yönetim kurulunun yapacağı resmi görev dağılımına çevrilmişken, kulislerden sızan iddialar taraftarın sabrını taşırdı.






Seçimin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen sessizliğini koruyan yönetime en sert tepki, sarı-kırmızılı tribünlerin etkili grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin Şirin'den geldi.

Seçim gününden bugüne 5 gün geçmesine rağmen yönetim kurulu listesi içinde görev tanımları konusunda ciddi anlamda iç çekişmelerin yaşandığı iddiası ortaya atıldı.






İSTİFALAR OLURSA KİMSE ŞAŞIRMAYACAK

Kulübe yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Galatasaray'da resmi görevlendirmeler henüz duyurulmadı ancak perde arkasındaki yetki savaşları nedeniyle bazı isimlerin koltukları daha doldurmadan istifayı düşündüğü konuşuluyor.

Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:

Başkan Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan ve Özen Kuzu.






ÖZTÜRK GÜCÜ BIRAKMAK İSTEMİYOR

Galatasaray yönetim odağında baş gösteren ve krize davetiye çıkaran potansiyel güç savaşları hakkında camia içinde bazı dedikodular var.

Yönetim kurulundaki en belirgin güç rekabetinin Metin Öztürk ile Abdullah Kavukçu arasında yaşandığı iddia ediliyor. Bir önceki dönemde "İkinci Başkan" sıfatıyla kulübün iki numaralı ismi olan ve Özbek sonrası için doğal başkan adayı olarak görülen Öztürk, yeni dönemde yerini korumak istiyor.

Ancak yönetime giren, özellikle transfer ve sponsorluk gibi vitrin işlerde ağırlığını hissettiren Kavukcu'nun varlığı, iki güçlü figür arasında gizli bir liderlik ve rol çalma çekişmesi doğurduğu konuşuluyor.






ERDEN TİMUR'UN BAYRAĞINI TAŞIYOR

Erden Timur'un ayrılığının ardından transferlerde ana yönlendirici olmak isteyen isim Abdullah Kavukcu. Ancak karşısında yönetim süreçlerine oldukça hakim, idari yapıda güçlü olan Genel Sekreter Eray Yazgan ve Can Natan var. İddialara göre transfer dönemlerinde bütçe kullanımı, menajer ilişkileri ve futbol aklının kimde olacağı konusunda Kavukcu-Yazgan-Natan üçgeninde yetki alanı çatışmaları kapıda.






KURUMSAL HAFIZALAR YAZGAN VE NATAN

Kulübün kurumsal hafızasını, tüzüğünü ve idari işleyişini temsil eden, masabaşı operasyonlarda güçlü isimler olan Eray Yazgan ve Can Natan'ın karşısında, iş dünyasının daha agresif reflekslerine sahip Fatih Demircan ve Mehmet Burak Kutluğ yer alıyor.

Agresif iş yapış tarzlarının idari bürokrasiye takıldığı anlarda, bu isimlerin Genel Sekreterlik makamıyla karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz görünüyor.






CİBARA AMATÖR SPORLARA PARA İSTİYOR

Geleneksel olarak Galatasaray'da voleybol ve amatör şubelerin hamiliğini yapan ve bütçe savunuculuğu yüksek bir isim olan Mehmet Cibara, kulübün tüm finansal kaynaklarının futbola aktarılmasına mesafeli. Cibara'nın amatör branşların hakkını koruma misyonu, futbol odaklı yöneticilerle  kaynak paylaşımı konusunda "tatlı-sert" bir bütçe kavgasına zemin hazırlıyor.






KUZU VE ARTUKOĞLU'NDA GAYRİ MENKUL SIKINTISI

Kuzu Grup'un başındaki Özen Kuzu ve gayrimenkul sektöründen gelen Sedat Artukoğlu, Galatasaray'ın önündeki devasa gayrimenkul projelerinde teknik olarak söz sahibi olmak istiyor. Ancak Başkan Dursun Özbek, bu projeleri bizzat kendi kontrolünde ve kendi yürütme tarzıyla yönetmeyi seven bir lider. Projelerin ilerleme hızı, müteahhitlik tercihleri ve finansman modelleri konusunda Özen Kuzu gibi majör bir inşaat figürü ile başkanlık makamı arasında ciddi bir vizyon çatışması riski bulunuyor.

Ali Koç sessizliğe büründü


 
 
Fenerbahçe'de 7 sezonluk fırtınalı başkanlık döneminin ardından koltuğu devreden Ali Koç, seçim sürecinde görünmez olmayı tercih etti. Koç'un "mutlak tarafsızlık" hamlesi camiada derin yankı uyandırıyor.
 

29.05.2026 15:21:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:28:35
Haber Merkezi
Ali Koç sessizliğe büründü
Ali Koç sessizliğe büründü

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi en çok merak edilen konulardan biri de eski başkan Ali Koç'un tamamen sessizliğe bürünmesinin nedeni... 2018-2025 yılları arasında aralıksız 7 sezon boyunca sarı-lacivertli kulübün dümeninde kalan ve koltuğu Sadettin Saran'a devreden Ali Koç, bu seçim sürecinde adeta "gölge aktör" bile olmayı reddederek mutlak bir tarafsızlık stratejisi izliyor.







Girse seçimi kazanırdı

Camianın önde gelen pek çok ismine göre Ali Koç bugün yeniden aday olsa, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi karşısında seçimi rahat kazanırdı. Ancak Koç, ne kendisi aday oldu ne de işaret fişeği bekleyen camiaya bir isim sundu. Seçim sürecinde Hamdi Akın ya da Nezih Barut gibi profilleri destekleyebileceği konuşulan Ali Koç, bu beklentilerin tamamını boşa çıkardı. İki başkan adayının da ne yanında ne de karşısında konumlanan eski başkan, derin bir sessizliğe çekilmeyi tercih etti.







Krizler yıprattı

Gelen bilgilere göre saha dışı faktörler, TFF ile yaşanan kronik krizler ve şampiyonlukların kıl payı kaçtığı sezonlar Ali Koç'u manevi olarak ciddi şekilde yordu. Kulübü devraldığı günkü 'faktoring borçları ve batık mali yapıdan kurtarma' sözünü finansal olarak büyük oranda yerine getiren Koç, misyonunu tamamladığına inanarak temiz bir profesyonel profille kenarda kalmak istiyor.







Hesaplaşmaya da yol yok

İlk geldiği dönemde Aziz Yıldırım'ı kulübü faktoring (çek - senet kırdırma) şirketlerine mahkum etmekle suçlayan Koç, Yıldırım'ın muhalif duruşuna karşı sahaya inerek seçimi bir "Ali Koç-Aziz Yıldırım hesaplaşmasına" dönüştürmek istemedi. Sürece müdahil olmayarak Yıldırım'ın elindeki en büyük seçim kozunu da elinden almış oldu.







Hakan Safi'ye de destek olmadı

Kendi yönetim çizgisinden gelen veya o ekolü temsil eden Hakan Safi'ye net bir tepki göstermese de, herhangi bir yeşil ışık yakmaması dikkat çekti. Bu durum, kulüp kulislerinde geçmiş 7 yılın bir özeştirisi ve "Benim ekibimden de olsa herkes kendi ayakları üzerinde durmalı, yeni bir kan gelmeli" mesajı olarak yorumlanıyor.







Koç Ailesi de istemiyor

Fenerbahçe başkanlığı süresince Koç Holding ve markalarının siyasi/sosyal spekülasyonların merkezine çekilmesi, aile içinde ve iş dünyasında ciddi bir yük oluşturmuştu. Ali Koç'un tamamen geri planda kalması, artık kurumsal ve ailesel işlerine odaklanma kararının bir sonucu olarak görülüyor.

Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor

Yıllık brüt 4 milyon Euro’yu aşan maaşıyla kriz yaratan Vedat Muriqi için Mallorca küme düştüğü için eli mahkum 30 milyon Euro’luk serbest kalma maddesinde dev bir indirim yapmak zorunda

29.05.2026 14:59:00
Haber Merkezi
Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor
Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor
Yıllık brüt 4 milyon Euro'yu aşan maaşıyla kriz yaratan Vedat Muriqi için Mallorca küme düştüğü için eli mahkum 30 milyon Euro'luk serbest kalma maddesinde dev bir indirim yapmak zorunda. Her ne kadar Galatasaray ve Fenerbahçe aportta beklese de Premier Lig ve Serie A ekiplerinin de pusuda beklediği Kosovalı golcü için paranın ikinci planda yer alması işleri zora sokuyor.






Galatasaray ve Fenerbahçe, eski tanıdık Vedat Muriqi'yi Türkiye'ye döndürmek için karşı karşıya... Mallorca'nın Kosovalı golcünün yüksek maliyeti nedeniyle bonservisinde indirime gitmeye hazırlanması, İstanbul'un iki yakasını harekete geçirdi. Yıldız santraforun transferinde iki kulübün de masaya koyduğu çok farklı dinamikler var.






GALATASARAY DAHA GÜVENİLİR ALTERNATİF

Son şampiyon Galatasaray, Icardi ile yürütülen karmaşık ve zorlu görüşmelerin tıkanma ihtimaline karşı "güvenilir bir alternatif" olarak Muriqi'yi listesine aldı. Sarı-kırzmılılar bu transfer yarışında ezeli rakibine karşı oldukça avantajlı bir konumda bulunuyor.

Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılım hakkı elde etmiş olması, kariyerinde Avrupa'nın zirvesini hedefleyen Muriqi için cezbedici bir unsur olduğu belirtiliyor. Kosovalı forvetin, geçmişte kendisini çalıştıran Okan Buruk ile mükemmel bir ilişkisi bulunuyor.






FENERBAHÇE'DE SEÇİM ENGELİ

Eski golcüsünü geri getirmeyi isteyen Fenerbahçe'de herkes "seçimi" bekliyor. Sarı-lacivertliler, Muriqi transferinde istekli olsa da iki büyük engelle mücadele ediyor.

Seçimi nedeniyle Fenerbahçe'de yönetimsel anlamda hareket alanı yok. İki adayın yarışacağı seçim gününe kadar sportif konularda net bir adım atılması veya resmi karar alınması beklenmiyor.

Ayrıca sarı-lacivertliler, ezeli rakibinin aksine Şampiyonlar Ligi'ne gidebilmek için zorlu eleme turları oynamak zorunda. Bu durum, turnuva garantisi isteyen oyuncu cephesinde sarı-lacivertlilerin elini zayıflatıyor.






30 MİLYON EURO'LUK SERBEST KALMA BEDELİ

Sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Muriqi için kulübü Mallorca, mali sürdürülebilirlik adına ayrılığa onay verdi. Yıllık 4 milyon Euro'yu aşan brüt maaşı nedeniyle oyuncuyu elden çıkarmak isteyen İspanyol ekibi, sözleşmedeki 30 milyon Euro'luk serbest kalma maddesinde de indirime gitmek zorunda.






PREMIER LİG VE SERI A'DA TAKIMLAR APORTTA BEKLİYOR

Muriqi'nin kararında para birincil etken değil. Süper Lig devlerinin yanı sıra, oyuncunun düşecek bonservis bedelini fırsat bilen Premier Lig ekipleri ve hava hakimiyeti nedeniyle İtalya Serie A kulüpleri de devrede. Gelen çok sayıda yüksek kalibreli teklife rağmen Kosovalı golcü henüz net bir karar vermiş değil.

Galatasaray'a büyük onur

Uluslararası spor ekonomisinin zirvesi Football Benchmark’ın yayımladığı "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunda, Türk futbolu adına tarihi bir eşik aşıldı. Saha içi ve saha dışındaki agresif mali büyümesini sürdüren Galatasaray, 395 milyon Euro’luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa’nın en seçkin 32 kulübü arasına giren tek Türk takımı olmayı başardı

29.05.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a büyük onur
Galatasaray'a büyük onur
Uluslararası spor ekonomisi yönetim ve veri analiz şirketi Football Benchmark, futbol dünyasının her yıl merakla beklediği "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunu yayımladı. Kulüplerin kârlılığı, yayın hakları, sportif potansiyeli, stadyum mülkiyeti ve marka gücü gibi kriterlerin hesaplandığı kurumsal değerleme raporunda, Galatasaray da kendine yer buldu.






395 MİLYON EURO'LUK DEĞER
 
Galatasaray, 395 milyon Euro'luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa'nın en değerli 32 kulübü arasına adını yazdırmayı başardı.
 
Football Benchmark analistlerinin raporunda, Galatasaray'ın elit seviyeye tırmanmasının arkasındaki şifreler de belli oldu. Sarı-kırmızılı yönetimlerin finansal sürdürülebilirlik hamleleri ve özellikle RAMS Park'ın yarattığı maç günü ekonomisi bu sıçramada başrolü oynadı.







200 MİLYON BARAJINI AŞTI
 
Kulübün mağazacılık tarafındaki agresif büyümesi, UEFA organizasyonlarından elde edilen düzenli gelirler ve sponsorluk anlaşmaları, sarı-kırmızılıların Avrupa ölçeğinde devlerin arasına soktu. Galatasaray, yılın başlarında açıklanan ön raporlarda da 5 Büyük Lig dışından gelip 282 milyon Euro operasyonel gelir üreterek 200 milyon Euro barajını aşabilen tek Türk kulübü olması da dikkat çekici.







32 TAKIMLI LİSTEDE
 
Sadece 32 kulübün yer aldığı elit listede Galatasaray; Porto, Benfica ve Ajax gibi geleneksel olarak oyuncu satışlarıyla yaşayan devlerin hemen ardında 32. sıradan listeye girdi.
 
UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları'nın (FSR) kulüpleri kendi ürettikleri operasyonel gelire zorladığı bu zorlu dönemde Galatasaray, dışarıdan bir sıcak para desteğiyle değil, kendi yarattığı ekonomiyle bu listeye giren tek Türk kulübü oldu.
 
REAL MADRİD ZİRVEDE
 
Real Madrid'in 7.7 milyar Euro ile zirvede yer aldığı, Barcelona ve Manchester City'nin takip ettiği listenin son genişleme sınırında yer alan Galatasaray, Türk futbol endüstrisinin uluslararası arenadaki en büyük vitrini olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Fenerbahçe gerçekten Igor Thiago için devrede mi? UEFA tehlikesi ne durumda?

Fenerbahçe’de tarihi kongre öncesi mali gerçekler ile ortaya atılan transfer iddiaları arasındaki uçurum ilginç bir yere doğru gidiyor 

28.05.2026 17:50:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe gerçekten Igor Thiago için devrede mi? UEFA tehlikesi ne durumda?
Fenerbahçe gerçekten Igor Thiago için devrede mi? UEFA tehlikesi ne durumda?
Fenerbahçe'de 6-7 Haziran'daki tarihi kongre öncesi mali gerçekler ile ortaya atılan transfer iddiaları arasındaki uçurum ilginç bir yere doğru gidiyor. Başkan adayı Aziz Yıldırım bir yandan "Harcama limitleri çok ciddi, hataya devam edilirse UEFA puan silme ve küme düşme cezası verir" diyor... Diğer yandan da Premier Lig'de Haaland'la kapışan 80 milyon Euro'luk dünya yıldızı Igor Thiago için "Arkadaşlar inceliyor" ifadelerini kullanabiliyor.






Fenerbahçe'de 6-7 Haziran'da yapılacak seçim öncesinde transfer iddiaları ilginç yerlere doğru gitmeye başladı. Kulübün üzerinde dolaşan mali kara bulutlara rağmen piyasada konuşulan isimler büyük çelişkileri barındırıyor.

UEFA'nın limit aşımı nedeniyle Haziran ayının ilk haftasında Fenerbahçe'ye 15 milyon Euro seviyesinde ceza açıklayacağı iddiaları sıcaklığını korurken, Premier Lig'in süper yıldızı Igor Thiago isminin "normalmiş" gibi mmanşetleri süslemesi kafaları karıştırıyor.






YILDIRIM'A GÖRE İNCELENİYOR

Başkan adaylarından olan Aziz Yıldırım, geçtiğimiz günlerde katıldığı canlı yayında Thiago'ya dair çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen "Igor Thiago ismine ne diyorsunuz, incelediğiniz oyunculardan biri galiba?" sorusuna deneyimli futbol adamı şu yanıtı verdi:

- Onu birisi söylüyor da, söylemeyeyim burada ayıp olur... Ben incelemiyorum. Veriyorum görevli arkadaşlara, onlar bakıyorlar.






MALİ TABLOYU KİMSE KONUŞMUYOR

Yıldırım, her ne kadar topu teknik ekibe atsa da, kulislerde yeni sezonun "bomba santrforu" olarak bu operasyon için nabız yoklandığı iddiaları yer alıyor. Ancak madalyonun diğer yüzündeki mali tablo, bu transferin önündeki en büyük bariyer.

PREMIER LİG DEVLERİ PEŞİNDE

Brentford formasıyla Premier Lig'de müthiş bir çıkış yakalayan ve gol krallığı yarışında Erling Haaland'ın hemen ardında yer alarak dikkatleri üzerine çeken Brezilyalı golcü için adeta savaş yaşanıyor. Oyuncunun talipleri çok güçlü.

Forvet rotasyonunu güçlendirmek isteyen Chelsea ve hücum hattında istikrar arayan Manchester United, 24 yaşındaki golcü için bütçe planlaması yapıyor.






80 MİLYON EURO'LUK BONSERVİS

Diego Simeone'nin fizik gücü yüksek forvet profiline hayran olduğu Atletico Madrid'in yanı sıra İtalya Serie A'nın iki devi; AC Milan ve Juventus da scout ekipleriyle devrede.

Premier Lig ekibi Brentford, bu yoğun ilgi karşısında kapıyı 60 milyon Sterlin (yaklaşık 80 milyon Euro) civarında bir bonservis bedeliyle açtı.






YILDIRIM KENDİSİ SÖYLEMİŞTİ

Aziz Yıldırım'ın geçtiğimiz günlerde bizzat yaptığı "Hataya devam ederseniz UEFA'dan küme düşme, puan silme cezası alırsınız, harcama limitleri çok ciddi" uyarıları hafızalardayken, Fenerbahçe'nin transferde bu denli rahat hareket edip edemeyeceği büyük bir soru işareti.

Süper serveti olmayan bu takıma başkan olamıyor


 
37 yaşındaki Real Madrid Başkan Adayı Enrique Jose Riquelme, 79 yaşındaki 6'sı Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu olmak üzere 37 kupalı Real Madrid'in efsanevi başkanı Florentino Perez'in karşısında aday oldu. Bunun için ciddi miktarda banka garantisi göstermek zorundaydı!
 

28.05.2026 15:14:00 / Güncelleme: 28.05.2026 15:24:04
HASAN GÜNDOĞDU
 Süper serveti olmayan bu takıma başkan olamıyor
 Süper serveti olmayan bu takıma başkan olamıyor

Real Madrid Başkan Adayı Enrique Jose Riquelme, dünyanın en zengin kulübü Real Madrid'in tüzüğünde belirtilen ve Florentino Perez'in başkanlığı döneminde sıkılaştırılan zorlu şartları yerine getirmek zorundaydı.
Başkan adaylarının İspanyol vatandaşı ve en az 20 yıldır kulüp üyesi olması ve kulüp bütçesinin yüzde 15'i değerinde bir banka garantisi sağlaması gerekiyordu.

187.2 milyon Euro banka teminatı

2025-26 sezonu için bu garanti, Real Madrid'in 1 milyar 248 milyar Euro'luk rekor harcama bütçesine dayanarak 187.2 milyon Euro olarak belirlendi. Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynağa göre, Riquelme bu garantiyi Katalonya merkezli Andbank aracılığıyla sağladı.



Perez, İspanya'nın en zengin 10 kişisinden biri

Forbes'a göre inşaat grubu ACS'nin başkanı olarak 6.8 milyar dolarlık bir servet biriktiren Perez, 2000 yılında Lorenzo Sanz'ı yenerek Real Madrid'in başına geçtiğinden beri iki dönem boyunca Real Madrid'i yönetti. 2009'da tek aday olarak geri döndü ve o zamandan beri rakipsiz olarak art arda beş seçim kazandı.

Göztepe, Lille ile Juan için görüşüyor

Fransız ekibi Lille, Göztepe'nin Brezilyalı futbolcu Juan için İzmir ekibiyle yeniden görüşmelere başladı

28.05.2026 14:30:00
İhlas Haber Ajansı
Göztepe, Lille ile Juan için görüşüyor
Göztepe, Lille ile Juan için görüşüyor
Fransız ekibi Lille, Göztepe'nin Brezilyalı futbolcu Juan için İzmir ekibiyle yeniden görüşmelere başladı.

Trendyol Süper Lig'de sezonun sona ermesiyle birlikte Göztepe'de yeni sezon planlamaları doğrultusunda transfer çalışmaları hız kazandı. İzmir temsilcisi, ilk olarak Heliton ile yollarını ayırırken ardından Efkan Bekiroğlu'nun sözleşmesini uzattı. Kadro yapılanmasını sürdüren sarı-kırmızılı ekip, savunmadaki boşluğu ise Yunanistan temsilcisi Aris forması giyen Noah Sonko Sundberg ile doldurmak için önemli mesafe katetti.



Göztepe ara transfer döneminde de görüşmeler gerçekleştirdiği Lille ile Juan transferi için yeniden masaya oturdu. Fransız temsilcisinin, sezonun tamamlanmasının hemen ardından İzmir takımıyla tekrar temas kurduğu öğrenildi. Ara transfer döneminde Lille'den gelen 18 milyon euroluk teklifi geri çeviren sarı-kırmızılıların, bu kez daha yüksek bir bonservis bedeli talep ettiği ifade edildi.

Lille cephesinin henüz net bir yanıt vermediği ancak görüşmelerin sürdüğü belirtilirken, Fransız temsilcisinin teklifini 20 milyon euro seviyelerine çıkarması halinde transferin gerçekleşmesinin beklendiği kaydedildi.

Brezilyalı futbolcu, bu sezon Göztepe formasıyla ligde 32 maça çıkarken, 11 gol ve 4 asistlik performans sergiledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.