logo
25 AĞUSTOS 2026

Bağdat'ta kanlı sabah

01.07.2006 00:00:00
 
Irak'ın başkenti Bağdat'ta, bu sabah bomba yüklü bir aracın infilak etmesi sonucu 33 kişi öldü, 42 kişi yaralandı.

Irak polisi, Bağdat'ın doğusundaki Sadr semtinde bulunan kalabalık bir pazar yeri yakınında infilak eden aracın, polis devriyesini hedef aldığını söyledi. Olayda ölen ve yaralananlar arasında polislerin yanı sıra sivillerin de bulunduğu kaydedildi.

 

Mekke Anlaşması turnusol testinde


 
İran şartlı da olsa ilk kez 7Ağustos'ta Mekke'de imzalanan Mekke Anlaşması'na katılabileceğini deklare etti. İran'ın dahil edilip edilmeyeceği veya hangi şartlar altında pakta alınacağı ciddi soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

25.08.2026 17:22:00
Haber Merkezi
 
 Mekke Anlaşması turnusol testinde
 Mekke Anlaşması turnusol testinde

İran'da Düzenin Maslahatını Koruma Komitesi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai, ülkesinin Mekke Anlaşması'na (Mekke Paktı) ancak prensipleri belirleyen bir 'kurucu ortak' olarak katılabileceğini söyledi. 22 Ağustos'ta devlet televizyonu IRINN'e konuşan Rızai, İran ve Mısır'ın bu tür düzenlemelerin dışında bırakılmaması gerektiğini kaydetti. Rızai iki ülkenin, anlaşmanın temel prensiplerinin şekillendirilmesinde rol oynamaları gerektiğini belirtti. Rızai, "İran ve Mısır bu tür anlaşmalarda yer almamazlık edemez ancak kurucu olarak, orada imzalanan belgelerin fikirsel çerçevesini oluşturan taraflar olarak yer almalıdırlar" dedi.

ABD'nin rolü azalıyor

Mekke paktına atıfta bulunan Rızai, "bu dostların" kendi aralarında bir anlaşma yapıp ardından İran'dan bunu onaylamasını istemelerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in kıdemli danışmanlarından Rızai, girişimin ABD'nin bölgedeki etkisinin zayıflaması ve Washington'ın rolünü azaltma kararı olarak tanımladığı gelişmelerden kaynaklandığını savundu.
Rızai, "Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan'daki dostlarımız ve kardeşlerimiz bir anlaşma imzaladı. Neden? Çünkü Amerika onlara 'Hoşça kalın, gidiyoruz' dedi" ifadelerini kullandı.

Tahran davet edildi mi?

Diğer yandan İran basını, Beyrut merkezli El Meyadin televizyonunun haberine dayanarak Tahran'ın anlaşmaya katılması için davet aldığını bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, 10 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, anlaşmaya ilişkin büyük ölçüde tarafsız bir tutum sergilemiş ve bunu bölgedeki güvenlik anlayışının değiştiğinin bir göstergesi olarak nitelendirmişti. Bekayi, İran'ın üç kurucu ülkeyle temas halinde olduğunu ve girişim hakkında bilgilendirildiğini söylerken, Tahran'ın anlaşmaya katılma ihtimali için de açık kapı bırakmıştı. Bölgesel güvenlikle ilgili ayrı bir açıklama da İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'tan geldi.
22 Ağustos'ta X platformunda yaptığı paylaşımda Tahran'ın yeni bölgesel güvenlik ve ekonomik düzenlemelerin oluşturulmasına ilişkin komşu ülkelerden mesajlar aldığını söyledi. Kalibaf, bu temasların ABD'nin "İsrail uğruna" müttefiklerinin güvenliğini zayıflattığı bir dönemde gerçekleştiğini belirtti. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'ın 19 Ağustos'ta sosyal medya hesabından İran'a karşı "bir ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanan en yıkıcı ekonomik operasyonu" başlatma sözü vermişti.

Muhtemel üyeler

Mekke Anlaşması'nın geleceğini kaç ülkenin katılacağından çok hangi ülkelerin katılacağı belirleyecek. Mısır, yapıya askeri ve siyasi ağırlık; Katar, Körfez içinde daha fazla derinlik ve mali kapasite; Irak ise ittifakın İran karşıtı veya mezhepsel bir blok olmadığı yönünde daha güçlü bir bölgesel meşruiyet kazandırabilir. İran'ın güçlü siyasi ve güvenlik nüfuzu nedeniyle çoğu zaman Tahran'a yakın görülen Bağdat'ın böyle bir yapıya katılması, paktın bir Sünni ittifakı olduğu yönündeki okumaları önemli ölçüde zayıflatır. Dahası, İran'ın kaygılarını yapının içinden dile getirebilecek bir aktörü de masaya taşır.


7 Ağustos'ta kurulmuştu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan 7 Ağustos'ta Mekke'de ortak savunma anlaşması imzaladı. "Mekke Anlaşması ya da Mekke Paktı" olarak anılan anlaşmaya göre üç ülkeden birine yapılan saldırı tüm ülkelere yapılmış sayılacak. Türkiye paktın yeni üyelere açık olduğunu yineleyen açıklamalar yaptı.

Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu

Karadeniz'in Bartın açıklarında son 70 günde üçüncü insansız hava aracı (İHA) bulundu. Kapısuyu köyü plajında bulunan İHA incelenmek üzere jandarma ekipleri tarafından alındı

25.08.2026 12:31:00 / Güncelleme: 25.08.2026 12:33:20
İHA
 
Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu
Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu
Bartın Kastamonu sınırındaki Kapısuyu köyü açıklarında, denizde yüzen gençler tarafından bir cisim görüldü. Gençlerin durumu jandarmaya haber vermesi üzerine bölgeye sahil güvenlik botu sevk edildi. Mühimmat bulunması ihtimaline karşı dronun, sahil güvenlik botu gözetiminde dalgalarla sahile sürüklenmesi beklendi. Sahile ulaşan İHA, jandarmanın geniş güvenlik tedbirleri arasında incelendi.

Öncekilerle aynı

İlk tespitlerde dronda, mühimmat bulunmadığı, önceki bulunanlarlar gibi gövde ve kanatlarının strafor köpükten, pervanelerinin ağaçtan, eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor.

70 günde 3 İHA bulundu

Bartın'da 14 Haziran'da Kapısuyu Köyü Plajı'nda, 19 Haziran'da ise Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda insansız hava aracı bulunmuştu. Son 70 günde bulunan 3 insansız hava aracının da birbirinin benzeri olduğu, Ukrayna ve Rusya Savaşı'nda kullanılan insansız hava araçlarından olduğu tahmin ediliyor.

İzmir'de DEAŞ operasyonu: 26 gözaltı

İzmir'de DEAŞ silahlı terör örgütüne yönelik polis ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda 26 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Firari 1 şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor

25.08.2026 10:43:00
İhlas Haber Ajansı
 
İzmir'de DEAŞ operasyonu: 26 gözaltı
İzmir'de DEAŞ operasyonu: 26 gözaltı
İzmir'de DEAŞ silahlı terör örgütüne yönelik polis ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda 26 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Firari 1 şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor.

Edinilen bilgiye göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) ve İstihbarat Şube müdürlükleri ekipleri, DEAŞ silahlı terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin tespiti ile deşifre edilmesine yönelik geniş çaplı bir çalışma yürüttü. Yapılan istihbari ve teknik çalışmalar sonucunda, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü propagandası yaptığı ve geçmiş dönemlerde DEAŞ adına faaliyet yürüttüğü ileri sürülen 27 şüpheli tespit edildi.

Yasaklı yayınlar ve dijital materyaller ele geçirildi

Şüphelilerin yakalanması için bugün sabah saatlerinde önceden belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düğmesine basıldı. Gerçekleştirilen baskınlarda 26 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile haklarında toplatma kararı bulunan örgütsel kitaplar ele geçirildi.

Öte yandan, adresinde bulunamayan firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirilirken gözaltına alınan 26 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Kayseri'deki kazada faciadan dönüldü


 
Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde yolcu otobüsü ile benzin taşıyan tankerin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 35 kişi yaralandı. Benzinin alev almaması sonucu büyük bir facia ucuz atlatıldı.

25.08.2026 08:15:00
Haber Merkezi/AA
 
Kayseri'deki kazada faciadan dönüldü
Kayseri'deki kazada faciadan dönüldü

Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde Osman Kavuncu Bulvarı'nda Cizre'den Ankara'ya giden 33 ANR 013 plakalı yolcu otobüsü ile 38 ARP 821 plakalı benzin yüklü tanker Kayseri Organize Sanayi Kavşağı'nda çarpıştı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada yaralanan 35 kişi kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı.

Benzin yola döküldü

Çarpışmanın etkisiyle devrilen tankerdeki yakıt yola döküldü. Belediye ekipleri yola dökülen benzini temizlemek için çalışma başlattı.

Son derece yanıcı bir madde olan benzinin alev almaması sonucu büyük bir facia ucuz atlatıldı.

Paşalık bitti, partizanlık başladı!

Eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, vatan için canını ortaya koyan gazilerin ve şehit ailelerinin anayasal hak taleplerini hedef aldı

24.08.2026 21:50:00
Haber Merkezi
 
Paşalık bitti, partizanlık başladı!
Paşalık bitti, partizanlık başladı!
Eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, vatan için canını ortaya koyan gazilerin ve şehit ailelerinin anayasal hak taleplerini hedef aldı.

Gazilerimizin yıllardır süregelen ekonomik ve sosyal hak mücadelelerini "şahsi ve siyasi kazanç peşinde koşmak" olarak nitelendiren Akar, hak arayan malul sayılmayan gazileri ve ailelerini adeta "siyasi provokatör" ilan etti.

Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en üst kademesinde görev yapmış eski bir genelkurmay başkanının, gazilerin ve şehit yakınlarının yaşadığı mağduriyetlere çözüm üretmek yerine, talepleri "istismar ve tahrik" olarak yaftalaması kamuoyunda ve gazi camiasında büyük bir tepki dalgasına yol açtı.

Kendi askerlerinin hak mücadelesini "azınlık" diyerek küçümsedi



Savaşta ya da terörle mücadelede yaralanıp vücudunda kurşun ve şarapnel parçalarıyla yaşayan ancak mevzuattaki yüzde 40 engellilik sınırı nedeniyle "Gazi" unvanı alamayan binlerce malul sayılmayan gazi bulunuyor.

Bu kahramanların protez, maaş ve istihdam gibi en temel insani ve hukuki hakları için yürüttüğü hak mücadelesi, eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından "küçük bir azınlığın siyasi faaliyeti" olarak basitleştirildi.

Geçmişte bu askerlerin komutanlığını yapan bir ismin, emir komutası altındaki kahramanların hak taleplerine bu denli dışlayıcı ve suçlayıcı bir dille yaklaşması "tarihi bir vefasızlık" olarak yorumlandı.

Siyaset Kürsüsünden Kahramanlara İtham



Hulusi Akar'ın açıklamaları, iktidarın gaziler arasında ayrımcılık yaptığı ve hak arama hürriyetini bastırmaya çalıştığı eleştirilerini yeniden alevlendirdi. Gazilerin hak mücadelesini yürüten dernekler ve muhalefet temsilcileri, eski Genelkurmay Başkanı Akar'ın sözlerine sert tepki göstererek şu vurguları yaptı:

Gazilerin anayasal haklarını talep etmesi bir istismar değil, devletin onlara olan borcudur.

Akar'ın eski bir asker ve genelkurmay başkanı gibi değil, tamamen partizan bir refleksle hak arayan askerlerini hedef aldığı belirtildi.

Kahramanların mağduriyetlerini dile getirmesini "tahrik" olarak nitelendirmek, gazilik makamının ruhuna ayar vermeye çalışmaktır.

Vatan savunmasında göğsünü siper edenlerin haklı taleplerini siyasi bir tehdit veya provokasyon olarak görmek, bu ülkenin değerleriyle bağdaşmamaktadır. Eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın bu suçlayıcı ifadeleri, haklarını almak için yıllardır çabalayan gazilerimizin ve şehit ailelerimizin vicdanında derin bir yara açmıştır.

"Suç örgütü" iddiaları çöktü

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran 200 sanıklı "Aziz İhsan Aktaş" davasında 7 ay süren yargılama maratonu tamamlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın temelini oluşturan "örgüt kurma ve üyelik" suçlamalarından tüm sanıkların beraatine hükmederken; yargılanan belediye başkanları hakkında rüşvet ve ihaleye fesat iddialarına ilişkin kararını açıkladı

24.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
"Suç örgütü" iddiaları çöktü
"Suç örgütü" iddiaları çöktü
Türkiye gündemini aylardır meşgul eden, aralarında görevden uzaklaştırılmış belediye başkanlarının da bulunduğu 200 sanıklı "Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü" davasında nihai karar, bugün Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesi karşısındaki duruşma salonunda açıklandı. 60 sayfalık kısa kararını okuyan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın merkezinde yer alan "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" iddiasını tamamen düşürdü.

"Örgüt" suçlamalarından toplu beraat

Davanın bir numaralı sanığı olan, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı belirtilen iş insanı Aziz İhsan Aktaş ve sanık Baki Nugay, üzerlerine atılı "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçlamasından beraat etti. Mahkeme heyeti, bu suçun işlendiğinin sabit olmadığına kanaat getirdi.

Aynı karar doğrultusunda, dava kapsamında aylardır tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu tüm sanıklar, "suç örgütüne üye olma" suçlamasından beraat etti. Ayrıca Aziz İhsan Aktaş ve Rıza Akpolat, "resmi ve özel belgede sahtecilik" suçlamalarından da aklandı.

Belediye başkanlarına çıkan cezalar ve beraat kararları

Toplamda 52 farklı eylemle suçlanan ve savcılık mütalaasında 234 yıla kadar hapsi istenen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, örgüt ve sahtecilik iddiaları dahil 18 suçlamadan beraat ederken, mahkeme tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Yargılandığı davanın 44 ve 45. eylemleri kapsamında "rüşvet almak" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

Eşi Yeşim Akpolat'a da aynı dava kapsamında 4 yıl 2 ay hapis ve 781 bin TL para cezası verildi, ayrıca 3 ev ve aracına el konulması kararlaştırıldı.

Davada yargılanan diğer belediye başkanlarına yönelik kararlar ise şu şekilde gerçekleşti:

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer: Yargılandığı maddeler uyarınca mahkeme tarafından 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara: Yakın tarihte sağlık gerekçesiyle tahliye edilen Çaykara, bu dava kapsamında üzerine atılı tüm suçlamalardan beraat etti. Mahkeme, Eylem 58 yönünden Çaykara'yı "rüşvet almak" suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Hapis cezasının yanı sıra, Çaykara hakkında 3 yıl 4 ay süreyle memuriyetten yasaklanma kararı da verildi.

Diğer Sanıklar: Görevden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkındaki rüşvet ve usulsüzlük iddialarına dair hükümler de mahkeme başkanı Oğuzhan Gül tarafından detaylıca zapta geçirildi.

59 duruşmalık maraton Silivri'de noktalandı

13 Ocak 2025'teki ilk operasyon ve 20 Ekim 2025'te hazırlanan 579 sayfalık iddianame ile başlayan hukuki süreç, 27 Ocak 2026'dan itibaren 59 duruşma boyunca devam etmişti. Beşiktaş, Avcılar, Esenyurt belediyeleri ile İSFALT ve İETT'nin "suçtan zarar gören kurumlar" olarak yer aldığı dosyada, başlangıçta 40 olan tutuklu sayısı zamanla 5'e kadar düşmüştü.

Karar duruşmasını İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Dilek İmamoğlu, çok sayıda milletvekili, belediye başkanı ve sanık yakını da salonda izleyici olarak takip etti. Örgüt iddialarının çökmesiyle birlikte hukuki sürecin istinaf aşamasına taşınması bekleniyor.

Eski bakana tahsisli 2 araç daha kullanılmış

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında yeni bir skandal patlak verdi. Firari Hilmi Tuna Kuriş'in kaçışında kullanılan çakarlı aracın ardından, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli iki lüks aracın daha tahsis amacı dışında ve şüpheli/suç içerikli faaliyetlerde kullanıldığı tespit edildi. Yeni bulgular doğrultusunda operasyon genişletilirken bir şüpheli gözaltına alındı, bir diğeri için yakalama kararı çıkarıldı

24.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski bakana tahsisli 2 araç daha kullanılmış
Eski bakana tahsisli 2 araç daha kullanılmış
Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen dini cemaatin lideri Alihan Kuriş'e yönelik yürütülen "Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" soruşturması, her geçen gün yeni boyutlar kazanıyor. Geçtiğimiz günlerde Alihan Kuriş'in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ın İstanbul'dan Muğla'nın Marmaris ilçesine kaçırılmasında kullanılan 34 SL 313 plakalı aracın, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar tahsisli olduğu ortaya çıkmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Şahin adına tahsis edilen diğer araçları da mercek altına alan emniyet güçleri, çarpıcı verilere ulaştı. Yapılan teknik ve fiziki incelemeler sonucunda, eski bakana tahsisli 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı iki aracın daha tahsis amacı dışında, suç içerikli ve şüpheli faaliyetlerde aktif olarak kullanıldığı belirlendi.

Bir gözaltı, bir firari daha

Araçların izini süren ekipler, suç örgütü ile bağlantılı yeni isimlere ulaştı. Soruşturma kapsamında söz konusu yapıyla organik bağı bulunduğu değerlendirilen Ömer Yücel adlı şüpheli düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Araçların kullanım organizasyonunda yer aldığı iddia edilen bir diğer şüpheli Ömer Sipahioğlu'nun yakalanması için ise geniş çaplı bir çalışma başlatıldı.

Şahin "haberim yok" demişti

Daha önce yakalanan çakarlı firar aracının ardından açıklama yapan eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, suç örgütü üyelerini tanımadığını iddia etmişti. Şahin savunmasında, aracı kiraladığı şirketin sahibi Mehmet Özmen'i uzun yıllardır tanıdığını ancak aracın kendisinden izinsiz şekilde firarilere tahsis edildiğini basından öğrendiğini öne sürerek suç duyurusunda bulunduğunu belirtmişti.

Ancak iki aracın daha benzer şüpheli faaliyetlerde kullanıldığının ortaya çıkması, soruşturmanın seyrini Şahin'in tahsisli araç envanteri üzerinde yoğunlaştırdı.

Dev operasyonun geçmişi

Ankara merkezli yürütülen ve 17 ile yayılan Alihan Kuriş soruşturmasında, örgüt yöneticilerine şu ağır suçlamalar yöneltiliyor:

• Çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği ve kuruculuğu,

• Nitelikli dolandırıcılık,

• Vergi Usul Kanunu'na muhalefet,

• Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (Kara para aklama).

13 Ağustos'ta başlatılan ilk dalga operasyonda, aralarında cemaat lideri Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 kişiden 32'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. Operasyonlarda yapılan aramalarda lüks villaların gizli bölmelerine saklanmış, piyasa değeri 1,34 milyar TL olan 200 kilo külçe altın ele geçirilmişti.

Savcılık, örgütle mali ve ticari bağı olan; tekstil, inşaat, gıda, kuyumculuk ve eğitim gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren 32 dev şirketi (Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası, Verona Ev Tekstili vb.) mercek altına almış durumda. Yurt dışına yapılan milyonlarca avroluk şüpheli para transferlerinin incelenmesine ve genişletilen araç soruşturmasına titizlikle devam ediliyor.

3 kardeşin ölümünde iki ihtimal

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde Muhammed Ali, Gülşah ve Belinay Sakar kardeşlerin cansız bedenlerinin peş peşe deniz kıyısına vurmasıyla ilgili soruşturma derinleşiyor; emniyet güçleri olayın arkasındaki gizemi çözmek için intihar ve toplu kurtarma faciası ihtimalleri üzerinde duruyor

24.08.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
3 kardeşin ölümünde iki ihtimal
3 kardeşin ölümünde iki ihtimal
Kocaeli'nin Darıca ilçesinde 20 Ağustos 2026 tarihinde Cami Mahallesi Şehit Cevher Dudayev Parkı Sahili'nde gerçekleşen trajik olayda, Gülşah Sakar (24), Muhammed Ali Sakar (17) ve Belinay Sakar (15) isimli üç kardeşin cansız bedenleri yaklaşık birer saat arayla suda bulunmuştu. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen geniş çaplı incelemelerde, kardeşlerin cep telefonları ile dijital materyalleri mercek altına alınırken, evde sağ bulunan dördüncü kardeş Bilgenur Sakar'ın (21) emniyetteki ifadesinin olayın gidişatını netleştirmesi bekleniyor.

Sır ölüme dair üzerinde durulan iki kritik ihtimal

Soruşturmayı çok yönlü sürdüren cinayet büro ve asayiş ekipleri, ailenin iç dünyasını ve gençlerin son günlerini inceleyerek trajik ölümün arkasındaki nedenleri aydınlatmak için şu iki ana senaryoyu değerlendiriyor:

Kurtarma faciası: Kardeşlerin sahil kenarındaki konuşmaları veya kazara kayıp düşme durumu göz önüne alınarak, birinin denize düşmüş olabileceği, diğer iki kardeşin ise onu kurtarmak amacıyla peşinden suya atlayarak boğulmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Birlikte intihar sözleşmesi: Anne ve babası boşanan kardeşlerin çevrelerine evden ayrılmak istediklerini söyledikleri iddiaları ve dış dünyaya kapalı, sürekli birlikte vakit geçiren yapıları nedeniyle anlaşıp eş zamanlı olarak yaşamlarına son vermiş olma ihtimali de göz ardı edilmiyor.

Dehşete düşüren olay nasıl olmuştu?

Darıca Sahili'nde 20 Ağustos günü saat 16.00 sıralarında denizde hareketsiz bedenler gören vatandaşlar durumu yetkililere bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, kıyıya vuran üç gencin cansız bedenini sudan çıkardı. Yapılan parmak izi ve kimlik tespit çalışmalarında ölenlerin aynı aileye mensup kardeşler olduğu belirlendi.

Gebze Adli Tıp Kurumu'nda yapılan ilk otopsi incelemelerinde, kardeşlerin vücudunda herhangi bir darp, cebir, boğuşma izine ya da kesici/ateşli silah yaralanmasına rastlanmadı. İlk bulgular ölümlerin suda boğulma sonucu gerçekleştiğini gösterirken, kardeşlerden birinin kulak ve burnunda basınca bağlı kanamalar tespit edildi.

Ölüme giden gece yarısı yürüyüşü kamerada

Yürütülen çalışmalarda kardeşlerin ölüme yürüdüğü son anlara ait güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı. 20 Ağustos sabaha karşı saat 03.49'da Eski Hükümet Caddesi'nde kaydedilen görüntülerde; üç kardeşin de siyah kıyafetler giydiği, kız kardeşler Gülşah ve Belinay'ın kol kola girdiği, Muhammed Ali'nin ise yanlarında sakin bir şekilde sahile doğru yürüdüğü anlar yer aldı.

Aileyi yıkan kahredici detaylar ve geçmişteki büyük acı

Soruşturma sürerken aile geçmişine dair ortaya çıkan ayrıntılar ise adeta yürekleri dağladı. Anne Güler Saltan ile babanın boşanmış olduğu, çocukların Darıca'da anneleriyle yaşadığı öğrenildi. Olayın ardından denizde aranan 21 yaşındaki zihinsel engelli dördüncü kardeş Bilgenur Sakar, sabah evde uyandığında kardeşlerini bulamamış ve daha sonra polis ekiplerince evde sağ olarak bulunmuştu.

Ailenin daha büyük bir acıyı geçmişte de yaşadığı, çocukların ismi öğrenilemeyen bir diğer ablasının da tam 10 yıl önce (2016 yılında) İzmir'in Çeşme ilçesinde denizde boğularak hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Hayatını kaybeden gençlerden Gülşah Sakar'ın bu yıl Hukuk Fakültesini yeni kazandığı, en küçük kardeş Belinay Sakar'ın ise toprağa verildiği gün tam 15. yaş gününün olduğu öğrenildi. Üç kardeş, Darıca Eyüpoğlu Camii'nde yan yana konulan üç tabutla kılınan cenaze namazının ardından Gebze Balçık Mezarlığı'nda gözyaşlarıyla defnedildi.

Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı

Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı

24.08.2026 13:40:00
AA
 
 Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı
 Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı
Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı.

AA muhabirinin, İçişleri Bakanlığı verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye genelinde kayıtlı 27 bin 92 fahri trafik müfettişi bulunuyor.

Ocak-temmuz döneminde fahri trafik müfettişlerince düzenlenen trafik kuralı ihlali tespit tutanağı sayısı 487 bin 270 olarak kayıtlara geçti.

Fahri trafik müfettişlerince en fazla tutanak, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarını ele alarak kullanan sürücülere düzenlendi. Bu kapsamda, 76 bin 371 tutanak tutuldu.

Kırmızı ışık ihlali ikinci sırada
Fahri trafik müfettişlerince en fazla tespit edilen ikinci ihlal, 55 bin 407 tutanakla kırmızı ışık kuralına uymama olurken, 51 bin 150 tutanakla trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirme ise üçüncü ihlal olarak yer aldı.

Trafik işaret levhaları, cihazları ve yol işaretlemelerinde belirtilen kurallara uymama nedeniyle 33 bin 158, zorunlu haller dışında emniyet şeridi veya banketleri kullanma nedeniyle ise 25 bin 293 tutanak tutuldu.

Emniyet kemeri ihlalinde 22 bin 748 tutanak
Listenin devamında 23 bin 879 tutanakla koruyucu ekipman kullanımına, 22 bin 748 tutanakla emniyet kemeri kullanmamaya ilişkin ihlaller yer aldı.

Tek yönlü kara yollarında ters yönde araç kullanılması nedeniyle 21 bin 357, şerit değiştirmeden önce girilecek şeritteki araçların güvenli geçişini beklememe nedeniyle ise 16 bin 693 tutanak düzenlendi.

Görevli veya ışıklı trafik işareti bulunmayan, trafik işaretleriyle belirlenmiş yaya ve okul geçitlerinde yayalara ilk geçiş hakkının verilmemesi dolayısıyla düzenlenen tutanakların sayısı da 14 bin 171 oldu.

İlk 10 sıradaki ihlaller kapsamında toplam 340 bin 227 tutanak tutuldu. Böylece bu ihlaller, 7 aylık dönemde düzenlenen bütün tutanakların yaklaşık yüzde 70'ini oluşturdu.

En çok tutanak İstanbul'da
Tutanakların illere göre dağılımında İstanbul ilk sırada yer aldı.

Yılın ilk 7 ayında İstanbul'daki trafik ihlalleri için 118 bin 243 tutanak düzenlendi. Böylece Türkiye genelindeki fahri trafik müfettişlerinin tutanaklarının yaklaşık yüzde 24,3'ü İstanbul'daki ihlallerden oluştu.

İstanbul'u 56 bin 539 tutanakla Ankara, 41 bin 68 ile İzmir, 30 bin 433 ile Antalya ve 26 bin 651 ile Konya izledi. Bu 5 ildeki ihlaller için toplam 272 bin 934 tutanak tutuldu.

Kayıtlı fahri trafik müfettişi sayısında ise Ankara 3 bin 569 ile ilk sırada yer aldı. Ankara'yı 3 bin 457 müfettişle İstanbul, 1622 ile İzmir, 1430 ile Konya ve 1421 ile Antalya takip etti.

Fahri Trafik Müfettişliğine ilişkin iş ve işlemler, Fahri Trafik Müfettişliği Görev ve Çalışma Yönetmeliği kapsamında merkezde Trafik Başkanlığı, illerde ise trafik denetleme birimlerince yürütülüyor.

'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından kurulan İzleme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştiriyor

İmralı Süreci'nde yasal altyapının tamamlanmasının ardından yeni bir aşamaya geçiliyor. Süreç yasasının kanunlaşmasıyla birlikte oluşturulan İzleme Kurulu, bugün ilk toplantısını yapmak üzere bir araya geliyor

24.08.2026 11:11:00
Haber Merkezi
 
 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından kurulan İzleme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştiriyor
 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından kurulan İzleme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştiriyor
İmralı Süreci'nde yasal altyapının tamamlanmasının ardından yeni bir aşamaya geçiliyor. Süreç yasasının kanunlaşmasıyla birlikte oluşturulan İzleme Kurulu, bugün ilk toplantısını yapmak üzere bir araya geliyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılacak toplantıda, sürecin işleyişine ve takip mekanizmalarına ilişkin kritik başlıklar masaya yatırılacak.

Kurulda Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri de hazır bulunacak.

ALT KURULLAR OLUŞTURULUYOR
İlk toplantının en önemli gündem maddelerinden birini, sürecin farklı aşamalarını koordine edecek alt kurulların oluşturulması oluşturuyor. Bu kapsamda silahların teslimi ve sahadaki teyit mekanizmaları, adli süreçler, sosyal uyum ve rehabilitasyon başlıklarına yönelik ayrı çalışma gruplarının kurulması öngörülüyor.

Bu kurullar aracılığıyla silahların teslim süreçlerinin yanı sıra teslim olan örgüt mensuplarının hukuki durumlarının da yakından takip edileceği belirtiliyor.

Ayrıca ihtiyaç duyulması halinde yeni alt komisyonlar kurma yetkisine sahip olan kurula, bakanlıklar, kamu kurumları ve kuruluşlarının temsilcileri ile gerekli görülen uzman isimlerin de davet edilebileceği ifade edildi. Toplantının ardından sürecin işleyişine ilişkin yazılı bir açıklama yapılması bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.