logo
08 AĞUSTOS 2026

Bağırsak ikinci beynimiz mi?

İnsan vücudunun en gizemli ve hayati sistemlerinden biri olan sindirim sistemi, son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarla yepyeni bir unvan kazandı: "İkinci Beyin

10.06.2026 00:08:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Bağırsak ikinci beynimiz mi?
Bağırsak ikinci beynimiz mi?
İnsan vücudunun en gizemli ve hayati sistemlerinden biri olan sindirim sistemi, son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarla yepyeni bir unvan kazandı: "İkinci Beyin".

Bağırsaklarımız sadece yediklerimizi sindiren mekanik bir organ olmanın çok ötesinde, içinde barındırdığı 100 milyondan fazla nöron ve trilyonlarca canlı mikroorganizmayla kelimenin tam anlamıyla vücudumuzu ve zihnimizi yönetiyor.

Tıp dünyasında Enterik Sinir Sistemi (ESS) olarak adlandırılan bu yapı, kafatasımızın içindeki merkezi sinir sisteminden tamamen bağımsız kararlar alabiliyor, hissedebiliyor ve tepki verebiliyor. Dahası, mutluluk ve huzur hissi veren serotonin hormonunun yaklaşık yüzde 95'i beyinde değil, bağırsaklarda üretiliyor.







Bağırsaklarımızda yaşayan bu devasa bakteri ekosistemine "mikrobiyom" adı veriliyor. Bağırsak mikrobiyomu ile beyin arasında "vagus siniri" adı verilen devasa bir sinir otobanı üzerinden çift yönlü ve kesintisiz bir iletişim akışı mevcut.

Bu iletişim o kadar güçlü ki, bağırsak florasındaki dengesizlikler ruh halimizden bağışıklık sistemimize, obeziteden depresyona, hatta Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalık risklerine kadar tüm hayatımızı doğrudan etkiliyor.

Sağlıklı bir zihin ve hastalıklara karşı dirençli bir beden için bu gizli ekosistemi korumak ve güçlendirmek hayati önem taşıyor.
Bilim dünyasının en güncel araştırmalar ışığında sunduğu, bağırsak ikinci beynimizi ve mikrobiyomumuzu güçlendirecek 7 altın öneri şöyle sıralanıyor:







1. Lif Çeşitliliğini Artırın ve "Gökkuşağı Beslenmesi" Uygulayın

Bağırsaktaki yararlı bakterilerin hayatta kalması ve çoğalması için en temel besin kaynağı liflerdir (prebiyotikler). Tek tip beslenme alışkanlığı, bağırsaktaki bakteri çeşitliliğini yok eder. Bu nedenle tabağınızı farklı renklerdeki sebzeler, meyveler, tam tahıllar, kuruyemişler ve baklagillerle doldurarak beslenmenizde bitkisel çeşitliliği maksimuma çıkarın.

2. Fermente Gıdaları Sofranızdan Eksik Etmeyin

Doğal probiyotik kaynağı olan fermente gıdalar, bağırsaktaki dost bakteri popülasyonunu doğrudan takviye eder. Ev yapımı yoğurt, kefir, lahana turşusu (sauerkraut), kombu çayı, tarhana ve şalgam suyu gibi canlı kültürler içeren geleneksel besinleri günlük beslenme rutininize mutlaka dahil edin.







3. Ultra İşlenmiş Gıdaları ve Yapay Tatlandırıcıları Hayatınızdan Çıkarın

Paketli hazır gıdalar, emülgatörler, rafine şekerler ve yapay tatlandırıcılar bağırsak duvarının koruyucu tabakasına ciddi zararlar verir. Yararlı bakterilerin hızla azalmasına ve "sızdıran bağırsak" sendromuna yol açan bu gıdalar, vücutta kronik inflamasyonu tetikleyerek kaygı bozukluğu ve depresyon gibi psikolojik sorunlara zemin hazırlar.

4. Bilinçsiz ve Gereksiz Antibiyotik Kullanımına Son Verin


Antibiyotikler, vücuttaki zararlı bakterileri yok ederken bağırsaktaki tüm faydalı dost ekosistemi de adeta bir atom bombası gibi yerle bir eder. Hekiminiz kesin olarak reçete etmediği sürece asla kendi kendinize antibiyotik kullanmayın. Tedavi amaçlı zorunlu kullanımlarda ise mutlaka doktor gözetiminde probiyotik desteği alın.







5. Stres Yönetimi ile Vagus Sinirini Sakinleştirin


Kronik stres ve yoğun kaygı anında vücudun salgıladığı kortizol hormonu, bağırsak florasını dakikalar içinde olumsuz yönde değiştirebilir. Beyin ile bağırsak arasındaki bu hassas dengeyi korumak için meditasyon, derin nefes egzersizleri, yoga, düzenli doğa yürüyüşleri veya sevdiğiniz hobilerle kronik stresi kontrol altında tutmaya çalışın.







6. Sirkadiyen Ritme Uygun ve Kaliteli Uyuyun


Yetersiz, düzensiz ve kalitesiz uyku, tıpkı bizim gibi biyolojik bir saate (biyoritme) sahip olan bağırsak bakterilerinin dengesini altüst eder. Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmaya özen gösterin. Gece uykusu esnasında bağırsak mukozası kendini hızla yeniler ve bir sonraki güne temizlenerek hazırlanır.

7. Lokmaları Yavaş Çiğneyin ve Gün İçinde Bol Su İçin


Sağlıklı bir sindirim süreci ağızda başlar. Besinleri çok iyi çiğnemek, mide ve bağırsakların üzerindeki sindirim yükünü hafifletir ve enzimlerin dengeli çalışmasını sağlar. Yeterli su tüketimi ise bağırsak hareketlerini düzenleyerek toksinlerin vücuttan hızla atılmasına yardımcı olur ve mikrobiyal dengeyi destekler.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.