logo
28 EYLÜL 2026

Bakan Şimşek: 'Dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026'da yüzde 38.3'e çıkarmayı hedefliyoruz'

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak bütçe imkânları doğrultusunda daha düşük oranda yapılması da gündemimizdedir" dedi

06.11.2025 13:54:00 / Güncelleme: 06.11.2025 14:03:49
İHA
 
Bakan Şimşek: 'Dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026'da yüzde 38.3'e çıkarmayı hedefliyoruz'
Bakan Şimşek: 'Dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026'da yüzde 38.3'e çıkarmayı hedefliyoruz'
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Hazine Ve Maliye Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun 2026 yılı bütçeleri ele alındı. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Yatırımcı Tazmin Merkezi ve Bankalararası Kart Merkezi Anonim Şirketi Sayıştay Raporları da Komisyonda görüşüldü.

Komisyonda bir sunum gerçekleştiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, belirsizliklere, artan korumacılık ve jeopolitik gerginliklere rağmen küresel ekonominin dirençli ve ılımlı görünümünü koruduğunu söyledi.

Şimşek, küresel büyümenin 2025 ve 2026 yıllarında, uzun dönem ortalamasının altında kalmasında rağmen yüzde 3'ün üzerinde gerçekleşmesinin öngörüldüğünü dile getirerek, "Nisan ayında açıklanan tarifelerin, küresel ticareti beklenenden daha az etkileyeceği tahmin ediliyor. 2025 yılında küresel ticaret hacminin yüzde 3,6, 2026'da ise yüzde 2,3 artması bekleniyor. 2024 yılında yüzde 2,1 büyüyen ticaret ortaklarımızın, 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 2,2 ve yüzde 2,3 büyüyeceği tahmin edilmektedir" ifadelerine yer verdi.

"Küresel konjonktürün ülkemiz için daha olumlu seyretmesini bekliyoruz"

Diğer yandan, küresel dezenflasyon sürecinin devam ettiğini söyleyen Şimşek, "ABD Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası başta olmak üzere geçen yıl başlayan politika faiz indirimleri bu yıl da devam etti. 2026 yıl sonuna kadar FED'in ilave 75 baz puan faiz indirimi yapması bekleniyor. İyileşen küresel risk iştahı ile birlikte gelişmekte olan ekonomilere bu yıl artan portföy girişlerinin, 2026 yılında da devam etmesi bekleniyor. Diğer olumlu bir faktör de küresel emtia fiyatlarının ılımlı seyridir. Önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarındaki düşüşün devamı, enerji hariç emtia fiyatlarının ise artması öngörülüyor. Özetle, küresel konjonktürün ülkemiz için daha olumlu seyretmesini bekliyoruz" açıklamasında bulundu.
Şimşek, uyguladıkları program sayesinde son 2 yılda önemli kazanımlar elde ettiklerini belirterek, programın öncelikli hedeflerinden olan makro finansal istikrarın güçlendirilmesi ve şoklara karşı dayanıklılığın artırılmasında önemli mesafe aldıklarını kaydetti.

"Kur Korumalı Mevduat'tan çıkışı başarıyla yönetiyoruz"

Uluslararası standartlara göre rezerv yeterliliğini sağladıklarını söyleyen Şimşek, 2023 yılı Mayıs ayına göre brüt rezervlerin 87 milyar dolar, swap hariç net rezervlerin ise 112,6 milyar dolar arttığını dile getirdi.

Şimşek, koşullu yükümlülükleri azalttıklarını belirterek, "Kur Korumalı Mevduat'tan (KKM) çıkışı başarıyla yönetiyoruz. 24 Ekim 2025 itibarıyla 171 milyar liraya gerileyen bakiyenin yıl sonunda 5 milyar liranın altına inmesini bekliyoruz. Türk lirası varlıklara duyulan güvenin artmasıyla TL'nin toplam mevduat içindeki payı yüzde 59,8'e ulaştı" diye konuştu.

"Cari açığı endişe kaynağı olmaktan çıkardık"

Program ile sağlanan kazanımları kalıcı hale getirmek için makro dengesizlikleri azalttıklarına dikkati çeken Şimşek, "Kayda değer iyileşme sağladığımız cari açığı endişe kaynağı olmaktan çıkardık. 2023 yılı ortasında yüzde 5 olan yıllıklandırılmış cari açığın milli gelire oranı 2024'te yüzde 0,8'e geriledi. 2025 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yüzde 1,3 olan bu oranın, Orta Vadeli Program (OVP) döneminde ortalama yüzde 1,2 ile sürdürülebilir seviyelerde kalmasını öngörüyoruz. Cari dengedeki bu iyileşmeyle birlikte 2023 yılı Haziran ayında milli gelire oranla yüzde 23 olan brüt dış finansman ihtiyacının 2025 sonunda yaklaşık yüzde 17'ye gerileyeceğini öngörüyoruz" şeklinde konuştu.

"700 baz puana kadar yükselen risk primimiz 250 baz puanın altına geriledi"

Şimşek, finansal istikrarın güçlenmesiyle Türkiye yönelik risk algısının da iyileştiğine vurgu yaparak, "Program öncesi 700 baz puana kadar yükselen risk primimiz 250 baz puanın altına geriledi. Düşen risk primiyle birlikte kamu ve özel sektörün dış borçlanma maliyetleri önemli ölçüde azaldı. Programımız sayesinde ülke kredi notumuzu S&P ve Fitch 2'şer kademe, Moody's ise 3 kademe yükseltmiştir" dedi.

"Vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak yapılması gündemimizde"

Dezenflasyon sürecine ilişkin de konuşan Bakan Şimşek, dezenflasyonun sürecinin dönemsel etkilerle geçici olarak yavaşlasa da devam ettiğini kaydederek, "Yıllık enflasyon, ekimde geçen yılın aynı ayına göre 15,7 puan azalarak yüzde 32,9'a geriledi. Önümüzdeki dönemde sıkı para politikası, destekleyici maliye politikası, bütçe imkânları dahilinde yönetilen ve yönlendirilen fiyatların hedeflerle uyumlu belirlenmesi ve başta sosyal konut olmak üzere arz yönlü tedbirler ile dezenflasyon sürecinin devam edeceğini öngörüyoruz. Ayrıca vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak bütçe imkânları doğrultusunda daha düşük oranda yapılması da gündemimizdedir" değerlendirmesinde bulundu.

"İstihdamı korumak amacıyla reel sektöre yönelik desteklerimiz devam ediyor"

Bakan Şimşek, OVP döneminde büyüme patikasının dezenflasyonu desteklemesini öngördüklerini söyleyerek, "İstihdam, program döneminde 1,1 milyon kişi arttı. İşgücüne katılımdaki zayıf seyrin de etkisiyle işsizlik oranı tek haneli seviyesini korudu. Özellikle emek yoğun sektörlerde zayıf seyreden üretimi canlandırmak ve istihdamı korumak amacıyla reel sektöre yönelik desteklerimiz devam ediyor" şeklinde konuştu.

Mali disiplini tesis ettiklerini ve kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Şimşek, cari fiyatlarla 3,6 trilyon liraya ulaşan deprem harcamalarına rağmen bütçe disiplinini güçlendirdiklerini vurguladı.

Şimşek, aldıkları tedbirler sayesinde milli gelire oranla 2023 yılında yüzde 5,1 ile sınırladıkları bütçe açığının, 2024'te yüzde 4,7'ye gerilediği ve 2025 yılında bu oranın yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti.

"Bütçe açığının 2025 yılında yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz"

Alınan tedbirlerle bütçe açığının, 2024'te yüzde 4,7'ye gerilediğini hatırlatan Şimşek, "2025 yılında bu oranın yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. OVP'de geçen sene yüzde 3,1 olarak öngördüğümüz 2025 yılı bütçe açığına yönelik yukarı yönlü revizyonun temel nedeni, bazı vergi gelirlerinin beklentilerimizin altında kalmasıdır" değerlendirmesinde bulundu.

"Tasarruf tedbirleri çerçevesinde bin 958 harcama biriminde denetim gerçekleşti"

Şimşek, kamu tasarruf tedbirlerine ilişkin de konuşarak, alınan tedbirlerle kamuda harcama disiplinini güçlendirdiklerini söyledi. Bu kapsamda kamuda izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım modelini güçlü ve kararlı bir şekilde uyguladıklarına da sözlerine ekleyen Şimşek, 'Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi' ile 257 kamu idaresini yakından takip ettiklerini ve bin 958 harcama biriminde denetim gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Kurumlar vergisi oranını 5 puan artırarak yüzde 25'e yükselttik"

Gelir politikasını vergide adalet, vergilemede etkinlik ve kayıt dışılıkla mücadele eksenlerinde oluşturduklarını aktaran Şimşek, program döneminde yüksek gelir gruplarına yönelik vergi yükünü artıran düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anımsattı. Şimşek, söz konusu düzenlemeleri şu şekilde açıkladı:

"Kurumlar vergisi oranını 5 puan artırarak yüzde 25'e yükselttik. Yap-İşlet-Devret ve Kamu Özel İşbirliği projelerinden elde edilen kazançlar ile banka ve finans kurumları için kurumlar vergisini 10 puan artırdık. Banka ve diğer finansal kuruluşların finansal faaliyet harçlarını yüzde 50 yükselttik. İlk defa, çok uluslu şirketlere yüzde 15, yurt içindeki şirketlere yüzde 10 asgari kurumlar vergisi getirdik. Şirketlerin taşınmaz satışlarında uygulanan yüzde 50 kazanç istisnasını kaldırdık. İştirak hissesi satış kazancı istisnasını yüzde 50'ye düşürdük. Kâr paylarındaki gelir vergisi stopajını yüzde 15'e yükselttik. Kazanç istisnasını daralttığımız yatırım fon ve ortaklıklarının gayrimenkul kazançlarını da yüzde 10 asgari kurumlar vergisine tabi tuttuk. Yat, kotra, tekne ve gezinti gemileri için yüzde 8 ÖTV getirdik. Silah bulundurma ve taşıma ruhsatları için uygulanan harçları yüzde 100 artırdık. İşlenmiş vadeli altın ithalatını KKDF'ye tabi tuttuk. 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla vadeli mevduatların yüzde 95'ini oluşturan 6 aya kadar vadeli mevduat gelirleri ile yatırım fonlarında stopaj oranını yüzde 17,5'e yükselttik."

"Dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026'da yüzde 38,3'e çıkarmayı hedefliyoruz"

Şimşek, vergi harcamalarını azaltmaya devam ettiklerini söyleyerek, vergi istisna ve muafiyetlerin azaltılması amacıyla yapılan düzenlemeler çerçevesinde 2025 yılı için yüzde 5,1 olarak hesapladıkları vergi harcamalarının milli gelire oranını 2026'da yüzde 4,7'ye, OVP dönemi sonunda ise yüzde 4,1'e indirmeyi hedeflediklerini bildirdi.

Vergide adaleti sağlamak için oluşturulan düzenlemelere de konuşmasında yer veren Şimşek, "Program döneminde, vergide adaleti güçlendirmek için yaptığımız düzenlemeler ve kayıt dışılığa yönelik aldığımız tedbirlerle 2023 yılında yüzde 34,5 olan dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026'da yüzde 38,3'e çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece dolaylı vergilerin payı yüzde 61,7'ye inecektir.2023'ten itibaren dolaysız vergilerde sağlanacak 3,8 puanlık iyileşme 520 milyar liraya tekabül edecek" dedi.

"Dolaysız vergilerde en düşük yüke sahip üçüncü ülkeyiz"

Şimşek, Türkiye ile OECD ve AB ülkeleri vergi yüklerinin aynı tanımda kıyaslanabilmesi için sosyal güvenlik primlerinin ve mahalli idare vergi gelirlerinin de hesaplamalara dahil edilmesi gerekmektiğini belirterek, "Bu şekilde yapılan hesaplamalara göre ülkemizde genel vergi yükü yüzde 23,5'tir. Ortalaması yüzde 33,9 olan OECD ülkeleri arasında en düşük vergi yüküne sahip beşinci ülkeyiz. Türkiye'de dolaylı vergi yükü yüzde 10,7, dolaysız vergi yükü ise yüzde 12,8 seviyesindedir. Dolaysız vergilerin yeterli düzeyde olmaması temel sorunumuzdur. Ortalaması yüzde 23,6 olan OECD ülkeleri arasında dolaysız vergilerde en düşük yüke sahip üçüncü ülkeyiz" dedi.

"Kayıt dışı ile mücadelemiz sonuç veriyor, bu yıl 473 bin mükellef ilk kez beyanname verdi"

"Hükümet olarak kayıt dışı ekonomiyle mücadele önem verdiğimiz konuların başında geliyor. Bu kapsamda vergilemede etkinliği ve denetimi artırıyor, kayıt dışılıkla mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor ve mükelleflerinin haklarını koruyoruz" diyen Şimşek, şunları kaydetti:

"Mükellef haklarının korunması amacıyla vergi incelemelerinde uyulacak denetim standartlarına ilişkin çalışmamızı tamamladık, önümüzdeki günlerde yayımlayacağız. Saha denetimlerimiz aralıksız sürüyor. Belge düzeni ve KDV oranlarının kontrolü için 2024 yılında 1 milyon 125 bin, 2025'in ilk 9 ayında 1 milyon 110 bin saha denetimi gerçekleştirdik. 2024 yılında yasalaşan hasılat tespiti uygulamasını bu yıl fiilen hayata geçirdik. Bu kapsamda yılın ilk 9 ayında 253 bin denetim yaptık. Kayıt dışı ile mücadelemiz sonuç veriyor. Beyanname sayılarında ve beyan edilen gelirlerde önemli artışlar sağladık. 2024 yılına ait kira, ücret, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlara ilişkin beyanname sayısı yüzde 24 artışla 2 milyon 248 bin oldu. Hesaplanan vergi 2 katına çıktı. Bu yıl 473 bin mükellef ilk kez beyanname verdi. Sonuç olarak 2022 yılında 3,8 milyon ve 2023 yılında 4,4 milyon olan gelir vergisi beyanname sayısı, 2024 yılında 5 milyona ulaştı. Program döneminde her sene hesaplanan vergi 2 katına çıktı."

"Faiz harcamalarının milli gelire oranı 2025'te 3,3 ve 2026'da yüzde 3,5 olarak gerçekleşmesi beklenmekte"

Bakan Şimşek, deprem nedeniyle artan borçlanma ihtiyacıyla, yükselen faiz harcamalarına rağmen kamu borçluluğunun düşük seyrettiğini belirterek, "2023-25 döneminde faiz dışı açık ve borçlanma ihtiyacı önemli ölçüde deprem harcamaları nedeniyle artmıştır. Böylece faiz harcamalarının milli gelire oranı 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 3,5 olarak beklenmektedir. Azalan deprem harcamaları ve iyileşen faiz dışı denge sayesinde bu oranın 2027'de yüzde 3,4'e, 2028'de ise yeniden yüzde 3,3'e gerilemesi öngörülmektedir" şeklinde konuştu.

Bakan Şimşek, 2024 yılında yüzde 23,6 olan Avrupa Birliği (AB) tanımlı genel yönetim borç stokunun milli gelire oranının 2025 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 24,1 olarak gerçekleştiğini ifade etti.
İç borç çevirme oranının 2024 yılında yüzde 133,1 olarak gerçekleştiğini de hatırlatan Şimşek, bu yıl yüzde 132,5 seviyesinde tamamlamayı öngördüklerini kaydetti. OVP'de öngörülen faiz dışı dengedeki iyileşmeyle birlikte 2026 yılında bu oranı yüzde 106'ya, dönem sonunda da yüzde 100'ün altına düşürmeyi hedeflediklerini de aktaran Şimşek, böylece özel sektöre daha fazla alan açılacağını ve reel sektörün büyümesinin destekleneceğini belirtti.

"Uzun vadeli ve uygun koşullu 13,6 milyar dolar finansman sağladık"

Şimşek, 2025 yılında uluslararası sermaye piyasalarından toplam 13 milyar dolar finansman sağladıklarını belirterek, "Bu ihraçlara yatırımcı ilgisi yüksek olmuş, spreadlerde önemli ölçüde gerileme kaydedilmiştir. Proje ve program finansmanı kapsamında çok taraflı yatırım bankalarından altyapı, ulaşım, sağlık, doğal afetlerle mücadele, çevre, enerji ve reel sektörün desteklenmesine yönelik 2025 yılı Ekim itibarıyla uzun vadeli ve uygun koşullu yaklaşık 13,6 milyar dolar tutarında finansman sağladık. Bu tutar yıllık bazda ulaşılan en yüksek rakamdır" açıklamasında bulundu.

Ar-Ge ve yatırımları güçlü bir şekilde desteklediklerini söyleyen Şimşek, 2025 yılında Ar-Ge faaliyetleri ile yatırım ve üretimi artırmak için 693,6 milyar lira, 2026 yılında ise 836 milyar lira vergi harcaması öngördüklerini bildirdi.

Şimşek, istihdamı korumaya ve artırmaya yönelik tedbirler alıklarını dile getirerek, "'İstihdamı Koruma Destek Programı' ile tekstil, giyim, deri ve mobilya gibi belirli imalat sektörlerinde istihdamını koruyan işletmelere çalışan başına aylık 2 bin 500 lira prim desteği sağlıyoruz. İmalat sanayi sektörüne yönelik ilave destek paketleri üzerinde de çalışıyoruz" diye konuştu.

"2026'da tarım sektöründe 262,3 milyar lira vergiden vazgeçiyoruz"

Çiftçi ve esnaf desteklerinin artarak devam ettiğine işaret eden Şimşek, "2026 yılı tarımsal destek programları, tarım sektörü yatırım ödenekleri ile tarımsal kredi destekleri, tarımsal KİT ve ihracat destekleri için 626 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Ayrıca tarım sektörüne yönelik 2026'da vazgeçeceğimiz vergi tutarı da 262,3 milyar liradır. 1,1 milyona çiftçimize, 746 milyar lira kredi bakiyesi ile 2025 yılı ilk dokuz ayında 144 milyar lira Hazine faiz/kâr payı desteği sağladık. 780 bin esnaf ve sanatkârımıza, 282 milyar lira kredi bakiyesi ile 2025 yılı ilk dokuz ayında 49 milyar lira Hazine faiz desteği sağladık" açıklamasında bulundu.

"Hazine ve Maliye Bakanlığı 2026 yılı bütçe teklifinin toplamı 8,84 trilyon lira"

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu 2024 Yılı Kesin Hesabı'na ilişkin özet bilgileri de paylaşan Şimşek, sözlerine şu şekilde devam etti:

"2024 yılı için 4,67 trilyon lira olan Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin 4,55 trilyon lirası kullanılmıştır. Bunun yaklaşık yüzde 1'ine tekabül eden 40 milyar liralık kısmı Bakanlık hizmetlerinde kullanılmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığının 2024 yılı itibarıyla 37,3 milyar lira olan bütçesinin 36,9 milyar lirası kullanılmıştır. 405 milyon lira olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bütçesinin 280,8 milyon lirası kullanılmıştır. 3,5 milyar lira olan Türkiye İstatistik Kurumu bütçesinin 3,2 milyar lirası kullanılmıştır."

Bakanlığının 2026 yılı bütçe teklifi toplam 8,84 trilyon lira, faiz hariç 6,1 trilyon lira olduğu bilgisini veren Şimşek, bu teklifin yaklaşık yüzde 1,3'üne tekabül eden 77,8 milyar liranın Hazine ve Maliye Bakanlığı hizmetleri için kullanılacağını bildirdi.

Şimşek, 2026 yılı bütçesinde teklif ettikleri ödenek tutarının Gelir İdaresi Başkanlığı için 70,6 milyar lira, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı için 474,7 milyon lira ve Türkiye İstatistik Kurumu için 6,7 milyar lira oluğunu da açıkladı.

Komisyon görüşmeleri, Bakan Şimşek'in konuşmasının ardından diğer parti sözcülerinin konuşmasıyla devam etti.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.