logo
26 NİSAN 2024

BALANS AYARI

Türkiye ile Rusya ilişkileri tam normalleşiyor derken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Suriye'ye Esed'i devirmek için girdik" sözleri yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Türkiye'ye gelen ve mevkidaşı Çavuşoğlu'yla görüşen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, 'Sözler değil anlaşmalar belirleyici' diyerek ilişkilere ayar verdi.
01.12.2016 00:00:00
HABER MERKEZİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Devlet terörü estiren zalim Esed'in hükümdarlığına son vermek için biz Suriye'ye girdik, başka bir şey için değil" sözleriyle başlayan tartışmalar devam ediyor. Rusya açıklamalardan rahatsızlığını net olarak ortaya koymuştu. 
Erdoğan'ın açıklamaları, Türkiye- Rusya Ortak Stratejik Planlama Grubu 5'inci Toplantısı için Antalya'nın Alanya İlçesi'ne gelen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu görüşmesinde de gündeme geldi. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ve Türk mevkidaşı Çavuşoğlu basına kapalı gerçekleştirilen görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Çavuşoğlu buradaki konuşmasında, "Bugün bir eylem planını imzaladık. Bölgesel konuları da değerlendirdik. Türkiye ve Rusya birlikte hareket ederse birçok sorunu çözebiliriz. Sayın Putin ve Erdoğan sık sık telefonda görüşüyorlar. Biz de Sergey'le her platformda bir araya geliyoruz. Tüm Suriye'de ateşkes sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması lazım. Siyasi çözüm konusunda Rusya'yla ortak anlayışımız var" dedi. Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise iki ülke arasındaki normalleşmenin hızlandırılacağını vurgulayarak, "Çok ciddi bölgesel konular var Suriye ile ilgili. Kanın durması lazım" dedi.
Çavuşoğlu 'Esad' dedi
Basın toplatısının soru-cevap bölümünde Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun 'Esed' değil de 'Esad' kelimesini kullanması dikkatlerden kaçmadı. Fırat Kalkanı'yla ilgili bir soruya cevap veren Çavuşoğlu, "Türkiye'nin Fırat Kalkanı Operasyonu'nun amacı son derece nettir. Biz bu bölgeyi DAEŞ'ten temizlemek istiyoruz. Ama siyasi bir çözüm olmazsa Suriye'nin toprak birliği sağlanmazsa DAEŞ'i bitirisiniz yarın başka bir terör örgütü çıkar. Biz bataklığı kurutmak istiyoruz. Bu da siyasi yoldan geçer. Bizim Esad ile ilgili görüşlerimiz net. Binlerce insanın ölümünden sorumlu. Rusya ile bu konuda farklı düşünebiliriz ama ateşkes ve insani yardım, siyasi çözüm konusunda hemfikiriz. Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yok. Bir an önce ateşkesin sağlanması lazım" dedi. Rusya Dışişleri Bakanı Segey Lavrov ise "Cumhurbaşkanlarımız sürekli görüşüyorlar. Son bir haftada 3 kez görüştüler. Anlaşmalar üzerinden devam ediyorlar. İmzalanan dökümanlar çerçevesinde işbirliğimiz devam ediyor. Biz Moskova olarak Kremlin olarak Dışişleri Bakanlığı olarak sadece anlaşmalarımız çerçevesinde işbirliğimize devam edeceğiz. Suriye de buna dahil. Suriye'ye barış getirmek için işbirliğimize devam edeceğiz. Rusya ve Türkiye'nin işbirliği inanıyorum ki bundan sonra da Suriye'de barışın gelmesine hız kazandıracaktır" dedi. Suriye'de 24 Kasım'da Türk askerlerine yapılan hava operasyonunun sorulması üzerine Lavrov, "Saldırı gerçekleştikten sonra temsilcilerimiz arasında konu ele alındı. Rusya'nın bu olayla bir ilgisi yok. Suriye'nin de bununla bir ilgisi yok. ABD öncülüğündeki koalisyon ile bulunan iletişim kanalları üzerinden 24 Kasım'da saldırının gerçekleştiği bölgede hangi ülkenin uçaklarının bulunduğunun kontrol edilmesinden yanayız" yanıtını verdi.

MGK'dan Erdoğan'ın tam tersi açıklama

Yılın son Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında da Suriye konusu ele alındı. Toplantı sonunda yayınlanan açıklamada Erdoğan'ın açıklamalarının tam tersi yönünde bir mesaj verildi. MGK bildirisinde Fırat Kalkanı Harekâtı'nın temel hedefinin, "hudut güvenliğinin sağlanması, Türkiye'ye yönelik saldırıların önlenmesi, IŞİD ve diğer terör örgütlerinin bölgeden tamamen temizlenmesi" olduğunun bir kez daha belirtildiği ifade edilerek "Suriye'nin toprak bütünlüğü esas olmak üzere kardeş Suriye halkının ve bölgedeki vatandaşlarımızın güvenliği için, PKK/PYD-YPG unsurlarının terör koridoru oluşturma hedeflerine izi·n verilmeyeceği vurgulanmıştır" denildi. 

Türk askerine ÖSO ihaneti

Öte yandan Türkiye'nin 100 gün önce Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte başlattığı Fırat Kalkanı Harekâtı'nda işler karıştı. Harekâtın amacı ve işleyişi konusunda kafalar iyice karıştı. El Bab kentine yönelen operasyonda Türkiye'nin son günlerdeki kayıpları arttı. 24 Kasım'da 5 şehit verdiğimiz faili meçhul hava saldırısının ardından yeni saldırılar gerçekleşti. Son olarak El-Bab bölgesi yakınlarında çıkan çatışmada 5 Türk askeri daha yaralandı. Yaralı askerlerimiz helikopterle sevk edildikleri Kilis ve Gaziantep'teki hastanelerde tedavi altına alındı. IŞİD tarafından kaçırılan 2 askerimizden ise hala haber yok. İsimlerinin Astsubay Kıvanç Kaşıkçı (Çanakkale) ve Astsubay Duran Keskin (Adana) olduğu açıklanan askerlerin terör örgütü IŞİD'in eline nasıl geçtiği ise hala belirsiz. Bölgeden gelen bilgilere göre Türk askerleri, birlikte hareket ettikleri Özgür Suriye Ordusu ÖSO'nun ihanetine uğradı. "Askeri kaynaklara dayandırılan iddiaya göre; ÖSO'nun kontrolünde olan El Bab'a yakın Dana köyüne IŞİD ağır bir saldırı düzenledi. Saldırı Türk askerlerine yönelikti. Yaşanan çatışma sırasında ÖSO güçlerinin tamamı kaçtı ve Türk askerlerini yalnız bıraktı. 
Özgür Özel disiplin için harekete geçiyor
Partiden kesin ihraç edilecekler
323 gayrimenkul için ihale yapılacak
Kızılay taşınmazlarını satıyor
'Katliamınıza dikkat çekmek antisemitizm değildir'
Sanders'tan Netanyahu'ya sert yanıt
'Hamas liderlerini öldürün, Refah'ı işgal edin'
İsrailli bakandan Mossad'a çağrı
İsrail'e de füze saldırısı düzenlendi
Husiler İsrail gemisini vurdu
Hande Fırat sergisi bakanlık desteği ile açıldı
Kabine toplantısı gibi sergi açılışı
Çocuğunu uyaran kadın öğretmeni yumrukladı
Zorba veli kamerada!
14 bin koşucu finişi görecek
Katılımda rekor geldi, şimdi sıra derecelerde!
İnsan ‘kokuşmuş bir sudan’ yaratıldığını bilmiyor mu?
Ekonomiyi soğutmaya devam
IMF'siz IMF programı uygulanacak
Beyaz Saray'dan Erdoğan ziyareti sorusuna yanıt
'Takvime alınmış bir program yok'
'Suça konu ihaleyi hatırlamıyorum'
'Siyasi yasak' davası ertelendi
'Herkes lütfen bu tavrımızı çok iyi bilsin'
CHP'de 'Saray' kavgası kızışıyor!
İmam nikahlı eş anneden şikayetçi oldu
7 aylık bebeğini yola bıraktı!
AKP'li belediyeden o görüntü hakkında açıklama
'Takdir halkımızındır'
Özgür Özel disiplin için harekete geçiyor
Partiden kesin ihraç edilecekler
323 gayrimenkul için ihale yapılacak
Kızılay taşınmazlarını satıyor
'Katliamınıza dikkat çekmek antisemitizm değildir'
Sanders'tan Netanyahu'ya sert yanıt
'Hamas liderlerini öldürün, Refah'ı işgal edin'
İsrailli bakandan Mossad'a çağrı
İsrail'e de füze saldırısı düzenlendi
Husiler İsrail gemisini vurdu
Hande Fırat sergisi bakanlık desteği ile açıldı
Kabine toplantısı gibi sergi açılışı
Çocuğunu uyaran kadın öğretmeni yumrukladı
Zorba veli kamerada!
14 bin koşucu finişi görecek
Katılımda rekor geldi, şimdi sıra derecelerde!
İnsan ‘kokuşmuş bir sudan’ yaratıldığını bilmiyor mu?
Ekonomiyi soğutmaya devam
IMF'siz IMF programı uygulanacak
Beyaz Saray'dan Erdoğan ziyareti sorusuna yanıt
'Takvime alınmış bir program yok'
'Suça konu ihaleyi hatırlamıyorum'
'Siyasi yasak' davası ertelendi
'Herkes lütfen bu tavrımızı çok iyi bilsin'
CHP'de 'Saray' kavgası kızışıyor!
İmam nikahlı eş anneden şikayetçi oldu
7 aylık bebeğini yola bıraktı!
AKP'li belediyeden o görüntü hakkında açıklama
'Takdir halkımızındır'

36 bin sözleşmeli sağlık personeli kararı Resmi Gazete'de

Yıl sonuna kadar 36 bin sözleşmeli sağlık personeli istihdam edilmesi hakkında karar Resmi Gazete'de yayımlandı.
26.04.2024 06:54:00
İhlas Haber Ajansı
36 bin sözleşmeli sağlık personeli kararı Resmi Gazete'de
36 bin sözleşmeli sağlık personeli kararı Resmi Gazete'de
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre; eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla 36 bin sözleşmeli sağlık personeli istihdam edilecek.

Karar ile birlikte 2024 yılı sonuna kadar 1 diyetisyen, 9 ebe, 2 hemşire, 25 sağlık memuru, 1 sağlık teknikeri, 3 bin 498 tabip ve 32 bin 464 uzman tabip olmak üzere toplamda 36 bin sözleşmeli sağlık personeli alınacak.

İstanbul'da çocuklar güven içinde spor yapacak

 
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Spor İstanbul, düzenlediği etkinliklerle bu hafta 23 Nisan’da çocukların mutluluğuna ortak olurken, Türkiye’de bir ilk olan Çocuk Korumu Programı’nı da güncelleyerek yayınladı. Program politika, rehber ve yönergelerden oluşuyor.
26.04.2024 00:46:00
HASAN PARLAK
İstanbul'da çocuklar güven içinde spor yapacak
İstanbul'da çocuklar güven içinde spor yapacak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakı Spor İstanbul'un yayınlanan 2024 Çocuk Koruma Programı çerçevesindeki çalışmalar, uygulama rehberinin oluşturulması ve Çocuk Koruma Kurulu'nun kurulmasıyla daha güçlü bir yapıya kavuştu. "Güvenli Spor Hattı" üzerinde çocuklar hakkında bilgi toplayacak kurum içi iletişim ağının oluşturulmasında yazılımsal çalışmalar da sürüyor. Hat üzerinden elde edilecek bilgiler çocuk koruma kurulu tarafından değerlendirilecek. Bu bilgiler ortak bir havuzda toplanıp prosedürlere dönüştürülerek, yeniden sahaya aktarılacak.
10 kişinin yer alacağı Çocuk Koruma Kurulu, tesisler, akademi, hukuk, insan kaynakları ve bilgi teknolojileri departmanlarının uzman kadrolarının bilgi birikimlerini, güvenli spor çatısı altında çocukları korumak için birleştiriyor.

İstismara geçit yok

İBB Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur'un en önem verdiği çalışmalardan olan Çocuk Koruma Politikası, İstanbul Barosu ile işbirliği içinde yürütülüyor. Koruma programı, genel olarak her türlü fiziksel ve ruhsal istismarın önüne geçmeyi amaçlıyor. Program çerçevesinde spor yapan çocuktan eğitmen ve ebeveyne kadar, tüm tarafların hak ve sorumlulukları da ortaya konuluyor. 

Eğitmenler de eğitiliyor!

Çocuk Koruma Politikası'nın bazı önemli noktaları şöyle:
• İşe yeni başlayan her eğitmene çocuk koruma konusunda zorunlu eğitim veriliyor.
• Tüm işe alım sınavlarında, performans değerlendirmeile  oryantasyon sınavlarında çocuk koruma ve spor pedagojisi konularından sorular soruluyor.
• Oryantasyon kapsamında eğitmenler için 20 soruluk sınav hazırlanıyor.
• Yöneticiler için yapılan yükseltme sınavlarında çocuk koruma prosedürleri ve örnek vakalar hakkında sorular yöneltiliyor.
• Sahada çocuklar özelinde karşılaşılabilecek risk değerlendirme tabloları oluşturuluyor.
• Eğitim nişanları oluşturulurken, fair-play kapsamında spor kültürünü yaygınlaştırıcı çalışmalar da yürütülüyor.

Ekrem İmamoğlu'na 'siyasi yasak' istenen dava ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun siyasi yasak ve 3 yıldan 7 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı dava ertelendi.Bir sonraki duruşma 31 Mayıs'ta görülecek.
25.04.2024 19:47:00
Anadolu Ajansı
Ekrem İmamoğlu'na 'siyasi yasak' istenen dava ertelendi
Ekrem İmamoğlu'na 'siyasi yasak' istenen dava ertelendi
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde, şartları oluşmayan bir firmaya ihale verdiği iddiasına ilişkin "ihaleye fesat karıştırma" suçundan 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi.

Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz yargılanan 7 sanığın avukatları ile davaya müdahil olan İçişleri Bakanlığının avukatı katıldı. Duruşmayı CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile bazı partililer takip etti.

Hakim, sanık Ekrem İmamoğlu'nun celse arasında ifade verdiğini ve Sayıştay denetçileri tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun da dava dosyasına geldiğini belirtti.

İmamoğlu: Suça konu ihaleyi hatırlamıyorum

İmamoğlu'nun celse arasında, "Orada görev yapan arkadaşlarımın görev dönemi boyunca hassas ve titiz davranışlarının şahidiyim. Bahsi geçen olaylara hakim olmam mümkün değildir ancak o dönem görev yapan arkadaşlarıma güvendiğimi beyan etmek isterim. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Suça konu ihaleyi hatırlamıyorum. Herhangi bir talimatım olmamıştır. Beraatımı talep ederim." şeklinde ifade verdiği öğrenildi.

Duruşmada beyanda bulunan İçişleri Bakanlığı avukatı Ahmet Özten raporun kendilerine ulaşmadığını söyledi.

Sanıklardan bazılarının avukatı Mehmet Gencerler, dosyaya sundukları beyanlarını tekrar ettiklerini belirterek, davada mütalaa hazırlanması için dosyanın duruşma savcısına gönderilmesini istedi.

İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz, bilirkişi heyetinin raporunda hukuka aykırılık olmadığına yönelik tespitlere katıldıklarını anlatarak, "Müvekkilin savunması ve bilirkişi raporu alınmıştır. Müvekkilin başkanlığı döneminde bazı ihalelerde usulsüzlük iddiası vardır. Bilirkişi raporuna dahi ihtiyaç duyulmaksızın adı geçen fiillerle bağı olmadığı sabittir. Müvekkilin beraatını talep ederiz." dedi.

İmamoğlu'nun diğer avukatı Kemal Polatda İçişleri Bakanlığının, İmamoğlu'nun görevi kötüye kullanma kapsamında görevinin gereğini yerine getirmediği iddiasıyla yaptığı suç duyurusunu Danıştay'ın kaldırdığını ifade ederek, Danıştay'ın kaldırdığı soruşturma neticesinde yeniden yargılama yapılmasının mümkün olmadığını savundu.

Duruşma savcısı ise bilirkişi raporunda sözleşmenin değişmezliği ilkesinin görmezden gelindiğini ve raporda 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'yla ilgili hiçbir değerlendirme yapmadan, belediye ve firmayla yapılan ek sözleşmeyi hukuki göstermeye yönelik tespitlerde bulunulduğunun değerlendirildiğini kaydetti.

Bilirkişi raporunda eksiklikler olduğunu bildiren savcı, "Bilirkişi raporunun Bilirkişilik Yönetmeliğine aykırı olarak mahkemenin yerine geçerek, yargılama yaparcasına sanıklar hakkında yorum yaptığı, bu haliyle raporun tarafsızlığından söz edilemeyeceğine" dair değerlendirmede bulunarak, yeni bir rapor alınmasını talep etti.

Duruşmada sanıkların avukatları, savcılığın itirazına katılmadığını belirterek, yeni rapor alınması talebinin reddini istedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, İçişleri Bakanlığı avukatına bilirkişi raporunun gönderilmesi ve buna karşın beyanda bulunması için süre verilmesini kararlaştırdı.

Mahkeme, savcılığın bilirkişi raporuna itirazının, İçişleri Bakanlığı avukatının da gelecek celse rapora karşı beyanının alınmasının ardından değerlendirilmesine karar vererek, duruşmayı 31 Mayıs'a erteledi.

Duruşmanın ardından CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Kemal Polat adliye önünde açıklama yaptı.

İddianameden neyle suçlanıyorlar?

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, ihbar eden olarak İçişleri Bakanlığı, sanık olarak ise Ekrem İmamoğlu ile Cem Ülken, Fidan Gül, Hasan Çetin, Hilal Çuhadar, Mehmet Hepgül ve Türkan Demirel Dişisağlam yer alıyor.

İddianamede, 29 Aralık 2015'te "Kültür Merkezlerinde Personel Çalıştırılması ve Kültür Sanat Organizasyonları Hizmet Alım İşi" ihalesi sırasında, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu, diğer sanıkların ise belediyede müdür ve personel olarak görev yaptıkları anlatılıyor.

Beylikdüzü Belediye Başkanlığınca yapılan söz konusu ihalede, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri değerlendirilen iddianamede, "Sanıklar, ihale alıcısı bir firma lehine ancak kamu zararına neden olacak şekilde, ihaleye katılma yeterliliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak ve teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak eylemlerinde bulunarak kamu kurumu statüsünü haiz Beylikdüzü Belediye Başkanlığının 250 bin 86 lira fazladan para ödemesine ve neticede 250 bin 86 lira tutarında kamu zararına neden olarak üzerlerine atılı 'ihaleye fesat karıştırma' suçunu işledikleri anlaşılmıştır." deniliyor.

İddianamede, sanıklar Ekrem İmamoğlu, Cem Ülken, Fidan Gül, Hasan Çetin, Hilal Çuhadar, Mehmet Hepgül ve Türkan Demirel Dişisağlam hakkında "ihaleye fesat karıştırma" suçundan üçer yıldan yedişer yıla kadar hapis cezası isteniyor.

'Uyku apnesi tanısı konan kişilerin ehliyetine el konacak' iddiası yalanlandı

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Kara Yolları Trafik Yönetmeliği'nde değişiklik yapıldığı iddialarını yalanlayarak, uyku apnesi tanısı konan kişilerin ehliyet alamayacağı ve ehliyetini yenileyemeyeceği iddiasının manipülasyon içerdiğini bildirdi.
25.04.2024 13:48:00
İhlas Haber Ajansı
'Uyku apnesi tanısı konan kişilerin ehliyetine el konacak' iddiası yalanlandı
'Uyku apnesi tanısı konan kişilerin ehliyetine el konacak' iddiası yalanlandı
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada, sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları ile muayenelerine dair usul ve esasların Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik kapsamında belirlendiğ hatırlatılarak, 'Yürürlükte olan yönetmeliğin 7. maddesi kapsamında ağır derecede veya orta derecede uyku apnesi olanlar ile birlikte gündüz uyuklama hali tespit edilen kişilerin tedavi görmeden sürücü belgesi alamayacakları, ancak uyku apnesinin kontrol altına alındığı veya tedavi edildiği doktor heyeti tarafından tespit edilen kişilere sürücü belgesi verilebileceği açıkça belirtilmiştir. Yönetmelikte güncel bir değişiklik söz konusu değildir' denildi.


Açıklamada, kamuoyunu manipüle etmeye yönelik paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiği uyarısında bulunuldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.