logo
30 EYLÜL 2026

Barzani: ‘Bizi savunma sistemi olmadan bırakmak utanç verici’

IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, ABD askerlerinin Irak’tan tamamen çekilmesine günler kala Washington’a sert mesaj verdi

30.09.2026 19:53:00
Haber Merkezi
 
Barzani: ‘Bizi savunma sistemi olmadan bırakmak utanç verici’
Barzani: ‘Bizi savunma sistemi olmadan bırakmak utanç verici’
IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesine günler kala Washington'a sert mesaj verdi. Barzani, İran ve İran yanlısı silahlı grupların saldırıları altında olduklarını belirterek, ABD'nin çekilmesiyle Kürt bölgesinin savunmasız kalacağı uyarısında bulundu. Ancak Barzani'nin ofisi, Financial Times'ın "utanç verici" ifadesini başlığa taşımasını da eleştirdi.

Irak'taki ABD askeri varlığının sona ermesi için belirlenen 30 Eylül 2026 tarihi yaklaşırken, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden Washington'a dikkat çeken bir uyarı geldi.

IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, Financial Times'a verdiği röportajda ABD'nin çekilmesinin bölgedeki güvenlik koşullarının son derece hassas olduğu bir döneme denk geldiğini söyledi.

Barzani, ABD askerlerinin ayrılmasıyla özellikle hava savunma sistemlerinin de bölgeden çekilmesinden endişe ettiklerini belirtti.

"Tehdit gerçek. Savunmasızız, saldırıya uğruyoruz."

Barzani, uygun savunma sistemleri olmadan bırakılmalarının ise "utanç verici" olduğunu söyledi.

KÜRT BÖLGESİNİN KENDİ HAVA SAVUNMASI YOK



Barzani'nin en önemli şikâyetlerinden biri ise IKBY'nin kendi hava savunma sistemlerini yeterli düzeyde tedarik edememesi.

Barzani, hava savunma sistemlerinin satın alınmasının Bağdat'taki federal hükümetin yetkisinde olduğunu belirtti.

Bu nedenle Erbil'in, İran'dan veya İran yanlısı gruplardan gelebilecek füze ve İHA saldırılarına karşı ABD'nin sağladığı savunma kapasitesine bağımlı kaldığını savundu.

Barzani'nin ifadesiyle, ihtiyaç duyulan silahların alınması engellendiğinde bölge "kasıtlı olarak daha savunmasız ve daha zayıf" hale geliyor.

BARZANİ: "FEDERAL SİSTEM TEHLİKEYE GİREBİLİR"

IKBY Başbakanı, Irak'taki İran'a yakın Şii silahlı grupların silah bırakmayı reddetmesinin ülkenin federal yapısını zayıflatabileceğini ve bunun sonucunda Kürtlerin elde ettiği özerkliğin tehdit altında kalabileceğini savundu.

Barzani ayrıca 2011'de ABD'nin Irak'tan çekilmesinin ardından ortaya çıkan güvenlik boşluğunu hatırlattı.

ABD askerlerinin çekilmesinin ardından Irak'taki güvenlik ortamının kötüleştiğini ve daha sonra IŞİD'in yükselişinin önünü açan şartların oluştuğunu belirterek, Washington'ın aynı hatayı yeniden yapmaması gerektiği mesajını verdi.

"ABD'YE GÜVENİYORUZ"

Dikkat çeken bir başka nokta ise Barzani'nin aynı röportajda ABD ile ilişkilerini açık biçimde savunması oldu.

Barzani, "Biz ABD'nin müttefikiyiz ve müttefik olmaktan gurur duyuyoruz" mesajını verdi.

Ancak ABD'nin askeri varlığını sona erdirmesi, Erbil yönetiminin güvenlik hesabını ciddi biçimde değiştirebilir.

ABD'nin Erbil Havalimanı'ndaki askeri üssü, yıllardır bölgedeki Amerikan askeri varlığının önemli merkezlerinden biriydi. ABD'nin gelişmiş hava savunma sistemleri de füze ve İHA saldırılarına karşı kullanılıyordu.

WASHINGTON: "IRAK GÜVENLİK GÜÇLERİNİN KAPASİTESİ ARTTI"

Washington ise Barzani'nin endişelerine karşı farklı bir çerçeve çiziyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Irak güvenlik güçlerinin ve Peşmerge'nin kapasitesinin arttığını belirterek, çekilmenin Irak ile ABD arasındaki ilişkilerde yeni bir döneme geçiş anlamına geldiğini açıkladı.

ABD açısından süreç, Irak'taki geniş kapsamlı askeri misyonun sona erdirilerek ilişkinin daha çok güvenlik işbirliği, istihbarat, eğitim ve kurumsal kapasite üzerinden sürdürülmesine doğru evriliyor.

ABD BUGÜN ÇEKİLİŞİ TAMAMLADI

Gelişmelerin zamanlaması da dikkat çekici. ABD ordusu 30 Eylül 2026'da Irak'taki askerlerinin çekilmesini tamamladı. Son birliklerin Irak'tan ayrıldığı noktalardan biri Erbil'deki hava üssü oldu.

Böylece 2003'teki ABD işgalinden bu yana Irak'ta devam eden Amerikan askeri varlığında yeni bir dönem başladı.

Fatih'te operasyon: Deste deste sahte para ele geçirildi

İstanbul Fatih'te düzenlenen operasyonda 963 bin 800 sahte Euro, 91 bin 100 sahte Dolar ve 800 TL sahte para ele geçirildi. Yapılan operasyonda ayrıca 1 milyon 680 bin Euro değerinde yarı yapımı tamamlanmış tabaka para ile sahte para üretiminde kullanılan çok sayıda malzeme de ele geçirildi. Operasyonda 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

30.09.2026 15:41:00 / Güncelleme: 30.09.2026 15:44:22
İHA
 
Fatih'te operasyon: Deste deste sahte para ele geçirildi
Fatih'te operasyon: Deste deste sahte para ele geçirildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sahte para üretimi ve piyasaya sürülmesinin önlenmesine yönelik çalışma başlatıldı. Yapılan saha çalışmaları ve istihbarı analizlerde, K.A. (49) isimli şüphelinin, ürettiği sahte paraları nominal değerinin yaklaşık yüzde 15-20'si karşılığında piyasaya sürecek şahıslara sattığı belirlendi.

9 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulundu

K.A. isimli şüpheli dün Aksaray Mahallesi'nde yakalandı. Şahsın üzerinden başkasına ait kimlik çıktı. Yapılan sorgulamada K.A.'nın benzer suçlardan aranma kaydının bulunduğu ve hakkında 9 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası olduğu belirlendi.

Çalışmaların devamında K.A.'nın bağlantıları ve sahte para üretimine ilişkin faaliyetleri ayrıntılı olarak incelendi. Şüphelinin faaliyetlerini gizlemek amacıyla Haseki Sultan Mahallesi'nde M.E.E. (34) isimli şahıs üzerinden ev kiraladığı ve sahte paraları bir bölümünü bu adreste bastığı tespit edildi. Sahte para üretiminde kullanılan malzemeler ele geçirildi. Adrese yapılan baskında M.E.E. isimli şüpheli de yakalanarak gözaltına alındı.



Adreste yapılan aramalarda 1 milyon 680 bin euro değerinde yarı yapımı tamamlanmış tabaka para, 963 bin 800 Euro sahte para, 91 bin 100 dolar sahte para, 800 TL sahte para, 2 laminatör, 3 aydinger kalıp, 1 para kesme makinesi, 15 hologram rulosu, 900 adet 100 Euro hologram, 2 rulo hologram, 100 ibareli 35 tabaka hologram şeridi, 2 yeşil renkli sıvama silikonu ele geçirildi.

Gözaltına alınan 2 şüpheli hakkında "parada sahtecilik" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından işlem yapıldığı belirtildi.

Çerçeve yasa sonrası bugün ilk kez toplanacak MGK, silah bırakmanın tespit sürecini görüşecek

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 'yaklaşık iki yıla yayılan yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan 'çerçeve yasa'nın 18 Ağustos'ta yasalaşması ardından bugün ilk kez toplanıyor

30.09.2026 13:29:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve yasa sonrası bugün ilk kez toplanacak MGK, silah bırakmanın tespit sürecini görüşecek
Çerçeve yasa sonrası bugün ilk kez toplanacak MGK, silah bırakmanın tespit sürecini görüşecek
Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 'yaklaşık iki yıla yayılan yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan 'çerçeve yasa'nın 18 Ağustos'ta yasalaşması ardından bugün ilk kez toplanıyor. PKK/KCK ve bağlı oluşumların fesih kararından sonra silah bırakma sürecini takip için çalışmalarına başlayan ve "Takip Kurulu" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ile koordinasyon hâlinde olan MGK, fesih ve silahların tesliminin tespit ve teyidinin tamamlanmasının ardından kritik kararını hazırlayacak. Teyit aşaması tamamlandığı takdirde MGK kararı Resmî Gazete'de yayımlanacak ve ardından çerçeve yasa resmen uygulanmaya başlanacak. Böylece geri dönüşler, ertelemeler ve tahliyeler için başvuru süreci resmen devreye girecek. Hem takip kurulu hem de MGK, bu aşamada da çalışmalarına devam edecek ve dönemsel değerlendirmeler yapacak. İhtiyaç hâlinde bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen diğer kişileri toplantılara davet edebilecek.

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan 'çerçeve yasa', 140'a yakın kişinin dinlendiği ve onlarca görüşmenin yapıldığı bir yıllık süreç komisyonu mesaisinin ardından, 592 milletvekilinden 467'sinin "evet" oyunu olarak rekor bir kabulle 10 Ağustos'ta Meclis'ten geçti ve 18 Ağustos'ta Resmî Gazete'de yayımlanarak yasalaştı.

Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz (ortada) başkanlığında düzenlenen ilk toplantısına Adalet Bakanı Akın Gürlek (sol 4), Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (sağ 3), İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi (sol 3), Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler (sağ 2), MİT Başkanı İbrahim KTakip Kurulu toplantısı
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yasalaşmasının ardından ilk olarak "Takip Kurulu" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu" kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri Okay Memiş'in yer aldığı kurul, 24 Ağustos ve 29 Eylül'de iki kez toplandı.

Toplantılarda, alt komisyonlar olarak "Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu", "İzleme ve Tespit Alt Komisyonu", "Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu" ile "Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu"  oluşturuldu ve görevleri ile yetki alanlarını belirledi. "3T Mekanizması"; yani teyit, tespit ve taahhüt aşamalarıyla ilerleyecek olan kurulun alt kurullarından olan "Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu"nda, feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'ın "taahhüt eden" statüsünde görev alması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum da geçen hafta yaptığı açıklama Öcalan'ın görev alacağını bildirdi.

İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"

Kocaeli merkezli 9 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen "Mizan Operasyonu" ile dolandırıcılık ağı çökertildi. İşsiz kişilerin üzerine şirket kurarak komisyon karşılığı fatura satan ve vergi kaçakçılığına sebep olan şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda; e-imzalar, şirket kaşeleri, dijital materyaller ve 917 tabanca fişeği ele geçirildi

30.09.2026 10:00:00
İHA
 
İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"
İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve 213 sayılı "Vergi Usul Kanununa Muhalefet" suçlarıyla ilgili soruşturma başlatıldı.

Yürütülen incelemelerde, örgüt yöneticisi olduğu belirlenen O.U. isimli şahsın talimat ve yönlendirmeleriyle organize bir dolandırıcılık ağı kurulduğu ortaya çıkarıldı. Şebekenin, maddi zorluk çeken işsiz vatandaşlar adına gerçekte hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan paravan firmalar kurduğu tespit edildi.

Bu firmalar üzerinden yüksek meblağlı sahte faturalar düzenleyen şüphelilerin, söz konusu faturaları belli bir komisyon karşılığında kullanıcı firmalara sattığı ve haksız kazanç temin ettiği belirlendi. Sahte faturaları satın alan firmaların ise bu işlemleri defterlerine kaydederek vergi kaçırdıkları ve kamu zararına yol açtıkları belirtlendi.


155 firma ve 117 şüpheli tespit edildi



Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ile koordineli olarak yürütülen çalışmalarda, söz konusu yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı toplam 155 firma ve 117 şüpheli belirlendi. Bu tespitlerin ardından 29 Eylül tarihinde; Kocaeli, İstanbul, Ankara, İzmir, Erzincan, Mersin, Gaziantep, Diyarbakır ve Kahramanmaraş olmak üzere toplam 9 ilde "Mizan Operasyonu" adı verilen eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında, tespit edilen şüphelilerden 61'i ifadelerine başvurulduktan sonra serbest bırakıldı. Savcılık tarafından hakkında gözaltı talimatı verilen 56 şüpheliden 46'sı yakalanırken, 5 şüphelinin halihazırda ceza infaz kurumlarında bulunduğu anlaşıldı. Firari konumdaki 5 şüpheliyi yakalama çalışmalarının ise sürdüğü bildirildi.


Ele geçirilenler



Şüphelilere ait iş yeri ve ikametlerde yapılan aramalarda, örgütün yasa dışı faaliyetlerini belgeleyen çok sayıda materyale el konuldu. Yaklaşık 50 klasör evrak ve doküman, 45 e-imza, 16 farklı firmaya ait kaşe, çok sayıda ajanda, 23 bilgisayar ve hard disk, 20 cep telefonu ve 7 farklı operatörlere ait sim kart, 8 farklı bankalara ait hesap cüzdanı, 917 tabanca fişeği, kurusıkı tabanca, takılı vaziyette şarjör ve 14 kurusıkı fişeği ele geçirildi.

Eski Bakan 2,2 milyar lirayı iade etti

Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın, borsa spekülasyonu iddialarına konu olan 2,2 milyar lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hesabına aktardığı yönündeki haberler gündeme bomba gibi düştü

29.09.2026 22:57:00
Haber Merkezi
 
Eski Bakan 2,2 milyar lirayı iade etti
Eski Bakan 2,2 milyar lirayı iade etti
Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın, borsa spekülasyonu iddialarına konu olan 2,2 milyar lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın hesabına aktardığı yönündeki haberler gündeme bomba gibi düştü.

Olayın büyüklüğü ve işlemlerin hızı kamuoyunda derin bir kuşku yaratırken, "aklama mı, itiraf mı?" tartışmaları başladı. Birkaç ay içerisinde katlanan ve tek kalemde iade edilen bu akıl almaz meblağ, finansal ve hukuki açıdan ciddi soruları beraberinde getiriyor:

1. 163 MİLYON TL NASIL BULUNDU, 2,2 MİLYAR TL HANGİ PARAYLA ÖDENDİ?

Gündeme gelen iddialara göre çift, ilgili hisseye 163 milyon TL yatırarak 4-5 ay gibi kısa bir sürede kazancını 2,17 milyar TL'ye çıkardı.

Soru: Kamuda görev yapmış bir bürokrat ve ailesi, başlangıç sermayesi olan 163 milyon TL'yi nereden ve nasıl temin etmiştir?

Soru: Soruşturma veya mal varlığı tedbiri iddiaları sürerken, 2,2 milyar lira gibi muazzam bir nakit likiditeye tek bir talimatla nasıl ulaşılabilmiştir? Paranın kontrolü hâlâ kişilerin elinde midir?

2. ETKİN PİŞMANLIK MI, YASAL AÇIK MI? RAKAMLAR NEDEN TUTMUYOR?

Sermaye Piyasası Kanunu'na (SPKn 107/3) göre, piyasa dolandırıcılığı suçlamalarında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin elde ettikleri menfaatin en az 2 katını ödemeleri gerekiyor.

Soru: Elde edilen haksız kazanç yaklaşık 2 milyar TL ise, yasaya göre ödenmesi gereken tutar 4,4 milyar TL olması gerekmez mi? Yatırılan 2,2 milyar TL hangi hukuki formüle dayanmaktadır?

Soru: SPK bültenlerinde adı suç duyurusu listesinde henüz yer almayan bir isim, Hazine hesabı alarak hangi hukuki statüye dayanarak iade yapmıştır?

3. SUÇUN İTİRAFI MI, CEZADAN KAÇIŞ YOLU MU?

Sıradan bir vatandaşın banka hesabındaki küçük bir usulsüzlükte dahi derhal ifade ve adli süreç başlatılırken, milyarlarca liralık bir sermaye hareketinde süreç farklı mı işliyor?

Soru: Milyarlarca liralık tutarı devlete iade etmek, suçun/haksız kazancın zımnen itirafı anlamına gelmez mi?

Soru: Parayı ödeyen kişiler hakkındaki adli ve idari tahkikat dondurulacak mıdır, yoksa bu işlem kamu davasının açılmasına engel teşkil etmeyecek midir?

4. YÜZ BİNLERCE MAĞDUR NE OLACAK?

Borsada ve fon piyasalarında işlem yasağı veya tasfiyeler nedeniyle birikimlerine ulaşamayan yüz binlerce küçük yatırımcı mağduriyet yaşarken, yüksek tutarlı işlemlerin böylesine hızlı ve "sessiz" çözümlere kavuşturulması adalet duygusunu zedeliyor.

Kamuoyu, kulislerde konuşulan iddialar yerine ilgili kurumlardan (SPK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı) bu devasa transferin hukuki niteliğine dair resmi ve şeffaf bir açıklama bekliyor.

İstanbul'da sağanak yağış etkili oluyor

İstanbul'da sabah saatlerinden itibaren şiddetli yağmur ve rüzgar etkili oldu. Rüzgarın etkisiyle şemsiyelerin ters döndüğü, vatandaşların yürümekte güçlük çektiği megakentte, ana arterlerde de trafik yoğunluğu yaşandı

29.09.2026 14:41:00 / Güncelleme: 29.09.2026 14:44:49
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da sağanak yağış etkili oluyor
İstanbul'da sağanak yağış etkili oluyor
İstanbul, güne olumsuz hava şartlarıyla başladı. Sabah saatlerinde başlayan ve ilerleyen saatlerde şiddetini artıran sağanak yağış ile fırtına, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağmura hazırlıksız yakalanan kent sakinleri, şiddetli rüzgar nedeniyle ilerlemekte güçlük çekti. Kentin işlek cadde ve meydanlarında fırtına nedeniyle şemsiyeler ters dönerken, çok sayıda vatandaş duraklara sığındı.

Sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı

Yağışın etkisiyle kayganlaşan yollarda trafikte yer yer yoğunluk yaşandı. Ana arterlerde ve köprü bağlantı yollarında araçlar ilerlemekte zorlanırken, toplu taşıma duraklarında da yoğunluk meydana geldi.

Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti

Özata Denizcilik hisseleri üzerinden milyarlarca liralık haksız kazanç elde ettikleri iddiasıyla haklarında soruşturma başlatılan eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, SPK Kanunu'ndaki 'etkin pişmanlık' hükmünden yararlanmak için elde ettikleri tüm kazancı Hazine ve Maliye Bakanlığı hesaplarına aktardı. Muhalefet ise yasa gereği tutarın iki katının tahsil edilmesi gerektiği görüşünde

29.09.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti
Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti
Kamuoyunda büyük bir infiale yol açan ve siyaset ile finans dünyasını sarsan "fon vurgunu" skandalında çok kritik bir viraja girildi. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve yakın döneme kadar AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın, Özata Denizcilik hisseleri üzerinden elde ettikleri iddia edilen milyarlarca liralık kazancı devlete geri ödedikleri öğrenildi.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve adli makamların kıskacındaki Kaya çiftinin, yargılama sürecinde ceza indirimi alabilmek ya da cezai müeyyidelerden muaf kalabilmek adına bu adımı attığı belirtiliyor.

163 milyondan 2,1 milyar liralık dev kazanca uzanan süreç

Soruşturma dosyalarına ve muhalefet partilerinin iddialarına yansıyan bilgilere göre krizin fitili, nisan ayında Özata Denizcilik hisselerine yapılan yüklü yatırımla ateşlendi. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın, o dönem toplam 163 milyon 46 bin TL tutarında bir fonla bu hisselere giriş yaptığı tespit edildi.

Eylül ayında patlak veren büyük fon krizinin hemen öncesinde ise dikkat çekici bir zamanlamayla tüm hisseler elden çıkarıldı. Çiftin bu satıştan elde ettiği toplam gelirin 2 milyar 170 milyon TL civarında olduğu ve çok kısa sürede muazzam bir finansal büyüme yakaladıkları rapor edildi. Piyasadaki olağan dışı bu hareketlilik, insider trading (içerden öğrenenlerin ticareti) ve manipülasyon şüphelerini beraberinde getirdi.

"Etkin pişmanlık" formülü devreye girdi

Hisselerin satışı ve fon krizinin patlak vermesinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı. Bu kapsamda Kaya çiftinin tüm mal varlıklarına tedbir konulmuş ve kendilerine yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti. Siyasi baskıların da artması üzerine Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden "affını isteyerek" istifa etmek durumunda kalmıştı.

Adli ve idari ablukanın daralmasıyla birlikte Kaya çiftinin hukuk heyeti, Sermaye Piyasası Kanunu'nda yer alan "etkin pişmanlık" mekanizmasını devreye soktu. Çift, soruşturmanın seyrini değiştirmek ve yasal yaptırımları hafifletmek amacıyla haksız menfaat olarak değerlendirilen 2,1 milyar TL'lik kazancın tamamını Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın e-tahsilat hesabına aktardı.

"Yasa gereği iki katı ödenmeli"

Kaya çiftinin parayı iade etmesi krizin tamamen kapandığı anlamına gelmiyor. Muhalefet kanadından yükselen sesler, yapılan bu iadenin yasal olarak yeterli olmadığını savunuyor.

SPK mevzuatındaki ilgili maddelere dikkat çeken muhalefet temsilcileri, içerden öğrenenlerin ticareti veya piyasa manipülasyonu gibi suçlarda etkin pişmanlıktan tam anlamıyla yararlanılabilmesi için "elde edilen menfaatin iki katı oranında" bir ödeme yapılması gerektiğini ileri sürüyor. Bu doğrultuda hukukçular ve muhalefet partileri, Kaya çiftinin Hazine'ye 2 milyar TL daha ek ödeme yapması zorunluluğu bulunduğunu, aksi takdirde kamu zararının tamamen giderilmiş sayılamayacağını belirtiyor.

Gözler şimdi Hazine ve Maliye Bakanlığı ile adli makamların bu iade sonrasında tedbir kararlarını kaldırıp kaldırmayacağına ve SPK'nın süreçle ilgili yapacağı resmi açıklamaya çevrilmiş durumda.

Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu

Şanlıurfa’da 70 ev, 30 araç ve 8 iş yerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 57 silah, 318 kartuş ve 874 fişek ele geçirildi

29.09.2026 10:33:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu
Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu
Şanlıurfa'da 70 ev, 30 araç ve 8 iş yerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 57 silah, 318 kartuş ve 874 fişek ele geçirildi. 16 şüpheli gözaltına alınırken 46 kişi hakkında işlem başlatıldı. Operasyonda ele geçirilen silahların kimlere ait olduğu ve hangi amaçla bulundurulduğu ise soruşturmanın en kritik soruları arasında.

Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde kent genelinde kapsamlı bir silah operasyonu düzenledi.

Belirlenen 70 ikamet, 30 araç ve 8 iş yerine eş zamanlı baskın yapıldı. Aramalarda 2 AK-47 ve 1 M4 tipi uzun namlulu silahın yanı sıra 25 ruhsatsız tabanca, 11 ruhsatsız av tüfeği, 8 ruhsatsız pompalı tüfek ve 10 kurusıkı tabanca olmak üzere toplam 57 silah ele geçirildi.

Operasyonun bilançosu bununla da sınırlı kalmadı. Adreslerde 318 kartuş, 874 fişek, 9 şarjör, sustalı bıçak, muşta, 25 narkotik hap ve 310 paket kaçak sigara bulundu.

ASIL SORU: SİLAHLAR NEREYE GİDECEKTİ?



Operasyonun ardından gözaltına alınan 16 kişi hakkında soruşturma sürerken, kamuoyunun merak ettiği en önemli konu silahların kimlere ait olduğu ve hangi amaçla bulundurulduğu.

Şu ana kadar paylaşılan resmi bilgilerde, ele geçirilen silahların belirli bir suç örgütüne, kişiye ya da başka bir adrese gönderilmek üzere hazırlandığı yönünde kesinleşmiş bir tespit yer almıyor.

Dolayısıyla soruşturmanın ilerleyen aşamalarında silahların kaynağı, sahipleri, temin zinciri ve varsa sevkiyat bağlantılarının ortaya çıkarılması bekleniyor.

46 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM



Operasyon kapsamında 16 şüpheli gözaltına alınırken toplam 46 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı bildirildi.

Özellikle uzun namlulu silahlar, çok sayıda ruhsatsız tabanca ve yüzlerce mühimmatın aynı operasyon kapsamında ele geçirilmesi, soruşturmanın kapsamını daha da önemli hale getiriyor.

Şimdi gözler soruşturmanın bundan sonraki aşamasında:

57 silah nereden geldi? Kimler tarafından temin edildi? Kimin kontrolündeydi? Silahların herhangi bir olayda kullanılıp kullanılmadığı belirlenecek mi? Ve varsa silahların ulaştırılacağı kişiler kimlerdi?

Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi

İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu dahil 7 üst düzey isim "resmi belgede sahtecilik" ve "mobbing" suçlamalarıyla gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Temiz futbol mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi

29.09.2026 10:30:00
Haber Merkezi
 
Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi
Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi
Türk futbolu, sabah saatlerinde gelen şok bir operasyon haberiyle sarsıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen "Hakemler Dosyası" soruşturması kapsamında düğmeye basıldı. İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 7 üst düzey spor yöneticisi ve hakem kurulu üyesi gözaltına alındı.

Şüphelilerin ev, iş yeri ve ofislerinde geniş çaplı adli aramalar gerçekleştirilirken, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun sağlık kontrolü için hastaneye getirildiği ilk görüntüler de basına yansıdı.

Soruşturmanın perde arkası

Soruşturmanın, 15 Eylül 2025 tarihinde mağdur eski bir hakemin şikayeti üzerine başlatıldığı öğrenildi. Yaklaşık bir yıldır titizlikle yürütülen gizli takip sürecinde; açık kaynak çalışmaları, HTS kayıtları, MASAK incelemeleri, müşteki-tanık ifadeleri ve bilirkişi raporları dosyaya eklendi.

Gelen son bilgilere göre, soruşturma kapsamında incelenen bilirkişi raporlarında çok ciddi bulgular yer alıyor:

Hakemlerin mazeret dönüşü tabi tutulduğu kural sınavlarında yazıların birbiriyle uyuşmadığı ve evraklarda tahrifat yapıldığı saptandı.

Hakem klasmanlarının oluşturulması, kural sınavları, puanlama, atama ve görevlendirme süreçlerine usulsüz şekilde müdahale edildiği iddia ediliyor.

Bazı hakem ve gözlemcilere karşı sistemli bir şekilde "mobbing ve eziyet" uygulandığı adli dosya kayıtlarına geçti.

Gözaltına alınan isimler

Operasyon kapsamında aralarında MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, eski başkan vekili Ahmet Şahin, kurul üyesi Sebahattin Şahin, eski üye Yunus Yıldırım ile dernek ve kurul yöneticileri Ferdi Karadoruk, Emre Kosif ve Alican Sağlar'ın bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı.

Akın Gürlek'ten açıklama

Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun ardından yaptığı açıklamada hukuk karşısında hiç kimsenin ayrıcalığı olmadığını vurgulayarak, futbolda şeffaflık ve adalet için usulsüzlük iddialarının üzerine kararlılıkla gidileceğini belirtti.

İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 6 gözaltı

İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, örgüt bağlantılı kişilerle yoğun para transferi gerçekleştirdikleri tespit edilen 6 şüpheli yakalandı

29.09.2026 10:07:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 6 gözaltı
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 6 gözaltı
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, örgüt bağlantılı kişilerle yoğun para transferi gerçekleştirdikleri tespit edilen 6 şüpheli yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü birimleri, "Terörizmin Finansmanı" suçu ile ilgili yürütülen çalışmalarda, DEAŞ bağlantı kişileri mercek altına aldı. DEAŞ Silahlı Terör Örgütü ve çatışma bölgeleriyle iltisaklı kişilerle bağlantıları bulunduğu belirlenen şüphelilerin, Mali Suçları Araştırma Kurulu'na (MASAK) takıldığı öğrenildi.

Söz konusu soruşturma kapsamında bu kişilerin MASAK tarafından incelenen hesap hareketlerinde, DEAŞ Silahlı Terör Örgütü ve diğer terör örgütleri kapsamında adli işlem gören çok sayıda şahısla para transferi gerçekleştirdikleri tespit edildi.

Yapılan tespitlerin ardından bu sabah operasyon için düğmeye basıldı. Sabaha karşı düzenlenen eş zamanlı operasyonda 6 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Zanlılara ait ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda ise 13 bin dolar para, çok sayıda dijital materyal ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi.

Ankara merkezli "konut dolandırıcılığı" operasyonunda 7 zanlı tutuklandı

Ankara merkezli 7 ilde düzenlenen operasyonda, Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) ait arsayı sahte belgelerle kendi mülkiyetindeymiş gibi göstererek dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 15 şüpheliden 7'si tutuklandı

29.09.2026 08:00:00
AA
 
Ankara merkezli "konut dolandırıcılığı" operasyonunda 7 zanlı tutuklandı
Ankara merkezli "konut dolandırıcılığı" operasyonunda 7 zanlı tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yönelik operasyon düzenlendi.

Ankara merkezli İstanbul, Zonguldak, Bursa, Denizli, Kütahya ve İzmir'de eş zamanlı düzenlenen "konut dolandırıcılığı" operasyonlarında, TOKİ'ye ait bir arsayı kendilerine miras kalmış gibi göstererek sahte belgelerle sattıkları belirlenen 15 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerin yaklaşık 95 milyon 500 bin lira haksız kazanç elde ettiği tespit edilirken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 7'si çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı, diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

Yapılan incelemelerde, şüphelilerin kendilerini, kooperatif başkanı, kooperatif başkan yardımcısı ve muhasip üye olarak tanıttıkları ve TOKİ'ye ait olan bir arsanın kendilerine miras kaldığını öne sürdükleri, hazırladıkları sahte belgeler üzerinden arsayı 20 farklı kişiye sattıkları belirlendi.

Şüphelilerin dolandırıcılıktan elde ettikleri haksız kazancın izini kaybettirmek ve para hareketlerinin takibini zorlaştırmak amacıyla paraları kripto para uygulamalarına aktardıkları tespit edildi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.