logo
24 ŞUBAT 2026


Başörtüsü sorununu barışla halledeceğiz

13.02.2010 00:00:00
İktidarın ve muhalefetin başörtüsü sorununu çözme diye bir niyeti olmadığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Bu sorunun çözümü kavgayla gürültüyle olmaz. Biz barış yoluyla bu işi halledeceğiz" diye konuştu.

 

Başbakan Erdoğan tarafından eşinin başörtülü olduğu için GATA'ya alınmadığının açıklanmasından sonra iyice alevlenen türban tartışması üzerine Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş önemli açıklamalar yaptı. Her zaman olduğu gibi bu tartışmayı da benzersiz bir şekilde yorumlayan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bu konuların siyasi polemik konusu yapılmasının çok yanlış olduğuna dikkatleri çekti. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Her şeyden evvel Emine Hanımefendi, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakan'ının eşidir ve saygın bir insandır. Bir insanın ideolojik yapısı ne olursa olsun hem insan olması hem de temsil ettiği makam münasebetiyle saygı görmesi insani ve hukuku yönden bir gerekliliktir. Böyle bir saygı yok. Bunu kim yaparsa yapsın haksızdır ve yanlıştır."

Neden bu kadar beklendi?Üç yıl önce yaşanan bu olayın neden o günlerde değil de bugün gündeme getirildiğini soran BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "üç yıl evvel madem böyle bir şey oldu. Kamunun gündemine getirip, 'bu yapılanlar yanlıştır, haksızlıktır' deyip o gün ikaz edilebilirdi. Bu yapılmadı" diye konuştu. "Muhalefet partilerinin de bu konuda sınıfta kaldığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, MHP'nin bu konuda konuşma hakkı olmadığını söyledi. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: "Neden konuşma hakkı yok? Çünkü MHP Nesrin Hanımı başı örtülü meclise getirdi sonra başının örtüsünü Meclis'te çıkartı. Demek ki sen meclise getirene kadar onun başının örtüsünü istismar ettin, ihtiyacın kalmadığında kaldırdın attın. Şimdi o gün yaptığını bugün nasıl eleştirebilirsin? ki?"

Bunlar bu işi çözemezler "Bu sorunu çözmek bunların meselesi değil" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Türk askerini Afganistan'da Haçlı saflarına sokan siyasiler başörtüsü sorununu çözmezler" diye konuştu: BTP Genel Başkanı şunları söyledi: "Bu sorunu çözmek bunların meselesi değil. 367 tane vekilin vardı senin niye yapmadın. Bu kadar vekil alamayacağına göre şimdi ne diye bunu tekrar gündeme getiriyorsun? Bunlar bu işi çözemezler. Zaten böyle bir niyetleri de yok. Böyle bir niyetleri olsa Afganistan'da Taliban'ın karşısına savaşacak Türk askeri göndermez, onu Haçlı saflarına sokmazdı."

Bu sorunu barışla çözeceğizBaşörtüsü sorununun kavgayla çözülemeyeceğini dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş, "Biz barış yoluyla bu işi halledeceğiz" dedi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: "Türkiye'de başörtüsü meselesini halledecek olan bir tek parti var. O da Bağımsız Türkiye Partisi'dir. Bu sorunun çözümü kavgayla gürültüyle olmaz. Türkiye'de bazı değerler var. Bu değerleri göz önüne alarak bu değerler içerisinde hukuki zeminde mütalaa, müzakere yapıp onlara da kabul ettirmekle olur bu iş. Biz barış yoluyla bu işi halledeceğiz. Bu işler kavga ve gürültü işi değil. Kim kabul etmiyorsa gidip ilmen, fikren, hukuken, siyaseten anlatacağız. Birbirimizden bıkmayacağız. Meclise niye gittiniz? Birbirinizle kavga edip, ülkenin idaresini yok edip ve geçimini sarmak için mi gittiniz? Yoksa bunun tersini yapmak için mi meclise gittiniz? Elbette oraya gidenler bir araya gelecekler bu sorunu çözecekler. Oraya gelmeyen irade sahipleri de olabilir onlarla da konuşup ikna edeceksiniz. Ben bu işi yaparım ve karşı olan herkesi başörtüsü konusunda ikna ederim diyorum."

Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

24.02.2026 17:09:00
Ahmet Turan Yiğit
Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek
Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla PKK'nın kurucu önderinin büyük bir dahli ve payı vardır. Bu çağrı aynı şekilde KCK'yı da bağlamaktadır. Örgütün üst yapılanmasının feshi ise derhal sağlanmalıdır.  Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır" dedi. Bahçeli, ayrıca ramazan ayı etkinlikleri üzerinden eleştirilen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e destek vererek, "Allah'a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yana yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler" ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasını izleyin:

Bursa'nın barajlarından güzel haber

Bursa'da yağışlar ve zirvedeki karların erimeye başlamasının etkisiyle Uludağ'ın eteklerindeki kuruyan dereler yeniden akmaya başladı. Su seviyesi '0'a kadar düşen Nilüfer ve Doğancı barajının yeniden yükseldiğinin görülmesi yüzleri güldürdü. Son gelişmelere göre, Çınarcık'ta yüzde 77, Nilüfer'de yüzde 72, Doğancı'da yüzde 52 doluluk oranlarına ulaşıldı

24.02.2026 12:33:00 / Güncelleme: 24.02.2026 13:01:41
İHA
Bursa'nın barajlarından güzel haber
Bursa'nın barajlarından güzel haber
Bursa merkez ile özellikle tarımsal üretimin yapıldığı ilçelerde mevsim normallerinin üzerinde yağış gerçekleşti. Uzun yıllar şubat ayı ortalaması metrekareye yaklaşık 75 kilogram olan kaydedilen Bursa'da ayın ilk 23 günü 105 kilogram yağış düştü. İlçeler de benzer şekilde iyi yağış aldı. Evliya Çelebi'nin, "Su ve havasının güzelliğinden Bursalının yüzü kırmızıdır. Velhasıl Bursa, sudan ibarettir" diyerek bahsettiği Bursa'da yağışlar ve Uludağ'da eriyen karların etkisiyle baraj ve göletler yeniden doldu.



Geçen yıl eylül ve ekim ayında 12 saatlik kesintiyle tarihinin en büyük su kriziyle karşı karşıya kalan Bursa'da barajlardaki su seviyesinin ortalama yüzde 60'ların üzerinde olması sevindirdi.



Bursa Ovası'nın sulanmasında değerlendirilen Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, maksimum hacmi 14,24 milyon metreküp olan Gölbaşı Göleti'nin aktif hacmi 16 Şubat'ta 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü. Göldeki doluluk oranı yüzde 46,3'e ulaşırken, yağışların sürmesiyle bu oranın önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor.



Öte yandan, Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Uludağ'da kar yağışı hız kesmeden devam ederken, kar kalınlığı 145 santimetreye ulaştı. Hava sıcaklığının eksi 2 derece olarak ölçüldüğü bölgede, gece saatlerinde sıcaklığın eksi 6 dereceye kadar düşeceği tahmin ediliyor.

MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon

Milli İstihbarat Teşkilatı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen operasyonda, örgütün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasındaki kritik ismi yakalandı. Hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan arama kararı bulunan ve İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Terörden Arananlar listesinde yer alan FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın "müdürü" Bedrettin Günebakmaz sorguya alındı

24.02.2026 12:19:00 / Güncelleme: 24.02.2026 12:59:05
İHA
MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon
MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasına yönelik soruşturmada çok önemli bir operasyona imza atıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü koordinesinde, Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) arananların yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldü.

Örgüte yönelik yürütülen çalışmalarda, FETÖ/PDY kapsamında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan aranması olan ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Terör Arananlar Listesinde Sarı kategoride yer alan Bedrettin Günebakmaz'ın İstanbul'da saklandığı bilgisine ulaşıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanmasında sözde "müdür" konumunda bulunan Günebakmaz hakkında yapılan teknik, fiziki takibin sonunda FETÖ üyelerince kullanılan kripto haberleşme uygulaması Bylock kullanan, Bank Asya'da hesap artışı ile örgütün yurt dışı yapılanmasında kaydı olduğu belirlenen ve hakkında Gölcük'te askerlerle ilgilenen kimya öğretmeni olduğu şeklinde beyanlar bulunan Günebakmaz, Üsküdar'da düzenlenen operasyonda gözaltına alındı.



Adres içerisinde yapılan arama ve incelemelerde ise şüphelinin kendini farklı biri olarak tanıtarak kira kontratı yaptığı, elektrik, su, doğal gaz abonelikleri başkaları adına açtırdığı ortaya çıkarılırken dışarı çıkması gerektiğinde kendini gizlemek ve kameralara yakalanmamak için çok sayıda şapka, bere ve gözlük bulundurduğu tespit edildi.

Örgütün sözde müdürü konumundaki kritik ismi, işlemleri için İstanbul TEM Şubeye götürüldü.

Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Akdeniz'de saat 09.28'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

24.02.2026 11:14:00 / Güncelleme: 24.02.2026 11:51:03
Anadolu Ajansı
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Akdeniz olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Antalya'nın Kaş ilçesine 145,52 kilometre uzaklıkta olan depremin, 19,27 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.

Antalya Valiliğinden yapılan açıklamada, deprem sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne herhangi bir olumsuz ihbarın ulaşmadığı bildirildi.

Açıklamada, ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerde olumsuz bir durum tespitinin yapılmadığı kaydedildi.
 

Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı

Türkiye'de geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 552 bin 237 olurken boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 olarak kayıtlara geçti.  Geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 569 bin 983 iken, boşanan çiftlerin sayısı 188 bin 963'tü 

24.02.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı
Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, evlenen çiftlerin sayısı 2024 yılında 569 bin 983 iken 2025 yılında 552 bin 237 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı, 2025'te binde 6,43 olarak belirlendi.

Boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 olurken 2025'te 193 bin 793 olarak gerçekleşti. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı, geçen yıl binde 2,26 olarak hesaplandı.

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de bu yaş arttı. Ortalama ilk evlenme yaşının 2025'te erkeklerde 28,5, kadınlarda 26 olduğu görüldü. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 olarak kayıtlara geçti.

En yüksek kaba evlenme hızı Gaziantep oldu

Kaba evlenme hızının geçen yıl en yüksek olduğu il, binde 7,76 ile Gaziantep olurken, bu ili binde 7,68 ile Osmaniye, binde 7,5 ile Şanlıurfa izledi.

Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,18 ile Tunceli oldu. Bu ili binde 4,58 ile Gümüşhane, binde 4,67 ile Ardahan takip etti.

Toplam evlenmeler içinde yabancıların oranı da incelendi. Buna göre, yabancı damatların sayısı 2025'te 5 bin 347 olurken bu sayı toplam damatların yüzde 1'ini oluşturdu. Yabancı gelinlerin sayısı 28 bin 646 olurken bunların, toplam gelinlerin yüzde 5,2'sini oluşturduğu görüldü.

Suriyeli gelinler birinci sırada

Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yüzde 20,9 ile Suriyeliler birinci sırada yer aldı. Suriyelileri yüzde 18,8 ile Alman ve yüzde 5 ile Afgan damatlar izledi.

Yabancı gelinler içinde yüzde 13,8 ile Suriyeliler birinci sırada dikkati çekti. Bu gelinleri yüzde 13,7 ile Özbek ve yüzde 9,6 ile Faslılar takip etti.

En yüksek kaba boşanma hızı İzmir oldu

Kaba boşanma hızının 2025'te en yüksek olduğu il, binde 3,28 ile İzmir olarak kayıtlara geçti. Bu ilin ardından binde 3,21 ile Antalya, binde 3,14 ile Denizli geldi.

Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,51 ile Hakkari olarak belirlendi. Hakkari'yi binde 0,52 ile Şırnak, binde 0,63 ile Bitlis izledi.

Boşanmaların, yüzde 34'ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 20,3'ü ise evliliğin 6-10 yılı içinde meydana geldi.

Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verilirken velayetin çoğunlukla anneye geçtiği görüldü. Bu dönemde çocukların velayetinin yüzde 74,6'sı anneye, yüzde 25,4'ü babaya verildi. 

Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Eyüpsultan'da 2024 yılında Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

24.02.2026 07:14:00
AA
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Özer Aci, Şükriye Aci, Pervin Aci ile Ezgi Hilal Büyük "müşteki", Hasan Topal, İbrahim Gümüş, Süleyman Keçici ve Tahsin Arslan "mağdur", Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Berna Öcalgiray ise "şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, 1 Mart 2024'te şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un oğlu olan ve yaşı küçük olması nedeniyle cumhuriyet başsavcılığının 2024/56530 soruşturma numaralı dosyasında "hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ayrı soruşturma yürütülen Timur Cihantimur'un, kullanımında olan araç ile trafik kazası yaptığı belirtildi.

Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan'ın yaralandığı aktarıldı.

İddianamede, ifadeleri alınan bilgi sahiplerinin, olay günü Timur Cihantimur'un kullandığı araçla seyir halinde olduklarını, aracı hızlı kullandığını, kazanın ardından olay yerinden ayrıldıklarını, Timur'un sürekli telefonla konuştuğunu ve sonrasında yaşananları görmediklerini söyledikleri ifade edildi.

Şüpheli Cihantimur'un öncelikle şoförü olan şüpheli Adem Kızıltepe ile irtibata geçtiği, sonrasında annesi Eylem Tok ile irtibat kurduğu belirtilen iddianamede, şüpheli Tok'un kaza haberini aldığında yanında şüpheli Ayşe Ceren Saltoğlu'nun bulunduğu kaydedildi.

İddianamede, Tok'un eski eşi şüpheli Bülent Cihantimur'a haber verdiği, böylelikle şüphelilerin kaza gerçekleştikten sonra kazadan haberlerinin olduğu aktarıldı.

Şüpheliler fikir ve eylem birliği içinde hareket etti

İddianamede, şüpheli Tok ve şüpheli Saltoğlu'nun birlikte hareket ederek, Timur Cihantimur'u olay yerinden alarak Tok'a ait ikamete götürdükleri anlatıldı.

Kazada yaralanan İbrahim Gümüş'e ait cep telefonunun olay yerinde bilgi sahibi Z.H. tarafından alındığı, daha sonra K.A. aracılığıyla Kemer Country sitesinin duvarına bırakıldığı ve site güvenliği tarafından muhafaza altına alındığı, bu durumun kamera kayıtlarıyla sabit olduğu belirtilen iddianamede, şüpheliler Adem Kızıltepe, Eylem Tok ve Berna Öcalgiray'ın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunun delili niteliğindeki telefonu almak amacıyla siteye gittikleri aktarıldı.

İddianamede, güvenlik amiri tarafından telefonun Öcalgiray'a teslim edildiğinin kamera görüntüleri ve bilirkişi raporuyla doğrulandığı, her ne kadar Öcalgiray telefonu almadığını savunsa da mevcut delillerin bu beyanla çeliştiği, telefonun daha sonra şüpheli Adem Kızıltepe tarafından kolluk görevlilerine teslim edildiği, bu kapsamda şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek delili ele geçirdiklerinin değerlendirildiği ve savunmalarına itibar edilmediği ifade edildi.

Olay gecesi bahse konu telefon şüpheliler tarafından alındıktan sonra, Timur Cihantimur'un bulunduğu eve şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin gittiği aktarılan iddianamede, Timur Cihantimur'ın annesi ve babasının bir süre bu ev içerisinde kaldıkları, şüpheli Saltoğlu ve Kızıltepe'nin evin dışarısında bekledikleri daha sonra ise Bülent Cihantimur'a ait araç ile Timur Cihantimur ve babasının yola çıktıları belirtildi.

İddianamede, şüpheliler Tok ve Saltoğlu'nun bu aracı takip ettiği, bir süre sonra Bülent Cihantimur'un aracının yolda durduğu, kendilerini takip eden Ayşe Ceren Saltoğlu'nun kullanımındaki araca Timur Cihantimur'un bindiği, bu esnada valizin de şüpheli Bülent Cihantimur'un aracından Saltoğlu'nun aracına aktarıldığı anlatıldı.

Bülent Cihantimur'un aracının havalimanı istikametinde kaldığı aktarılan iddianamede, dosya içerisinde mevcut görüntü izleme tutanaklarında, havaalanına Timur Cihantimur, Eylem Tok ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun birlikte gittiklerinin görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Eylem Tok ile Timur Cihantimur'un havalimanı noktasından geçiş yaptıktan sonra Mısır'a uçtukları ve dönmedikleri ifade edildi.

Suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladılar

Somut olayda öncül suçun "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" olduğu belirtilen iddianamede, bu suçun trafik kazası sonucunda meydana geldiği, trafik kazalarında en önemli delillerden birinin alkol testi, birinin de şüpheli ifadesi olduğu, olayda yaralanan mağdurlardan bir tanesinin cep telefonunun da bu suçun delili olduğu kaydedildi.

İddianamede, şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin yaşı küçük Timur Cihantimur'u alkol testi yapılmadan ve ifadesi alınmadan yurt dışına çıkarttıkları, şüpheliler Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Berna Öcalgiray'ın, kazada yaralanan mağdur İbrahim Gümüş'e ait olan, kaza anında olay yerinde bulunan ve suçun delili olan telefonu gizledikleri, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri vurgulandı.

Şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun, Timur Cihantimur'un kaza yaptığını ve yurt dışına çıkacağını en başından itibaren bildikleri vurgulanan iddianamede, ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, böylelikle suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları ifade edildi.

İddianamede, yaşı küçük Timur Cihantimur ve şüpheli Eylem Tok'un olay gecesi uçak ile Mısır'a, Mısır'dan da Amerika Birleşik Devletleri'ne geçtikleri, olayın üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen dönmedikleri, böylelikle şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suçluyu kayırma" suçunu işledikleri belirtildi.

Şüpheli Eylem Tok hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı ve henüz yakalanmadığının görüldüğü kaydedilen iddianamede, şüpheli Tok'un yurt dışında olması nedeniyle hakkında kırmızı bülten formu düzenlendiği bildirildi.

Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla, Berna Öcalgiray'ın ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Sivas'ta kar sularının hızla erimesiyle Kızılırmak'ın debisi yükseldi

23.02.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.02.2026 14:04:10
İHA
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kentte ısınan havayla birlikte kar sularının erimesi şehrin birçok noktasında derelerin taşmasına yol açtı. Eriyen karların oluşturduğu yoğun akış, Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın debisini de önemli ölçüde yükseltti.



Bölgedeki vatandaşlar, ırmak debisinin bu kadar arttığına daha önce şahit olmadıklarını belirtti.



Yıllardır Sivas'ta yaşayan Necati Başara, "Son 15 yıldır böyle bir manzara görmedik. Debi çok yüksek, su oldukça bol. Su tarlalara ve bitkilere büyük fayda sağlıyor. Suyun değeri kesinlikle hafife alınmamalı" dedi.

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi.

23.02.2026 13:00:00
Ahmet Turan Yiğit
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum'dan, yeni anayasa, umut hakkı ve Öcalan Tartışmaları konusunda çok sert çıkış geldi. Anayasa değişikliği tartışmaları, AYM ve AİHM kararları, "umut hakkı" meselesi ve Abdullah Öcalan üzerinden yürüyen siyasi süreci masaya yatıran Süheyl Batum, iktidarın yeni anayasa söylemini sert sözlerle eleştiriyor ve şu soruyu soruyor: "Anayasaya uyulması için anayasa mı değiştirilir?"
Yeni anayasa tartışmasının arka planı, AYM ve AİHM kararlarına uyma meselesi, "Umut hakkı" nedir, kimi kapsar? Abdullah Öcalan bu haktan yararlanabilir mi? Can Atalay kararı ve Meclis tartışması, çok kimlikli anayasa ve federasyon iddiaları ile "Osmanlı sistemi" benzetmesi ne anlama geliyor? konularını elealan Batum, umut hakkının teknik anlamını açıklarken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da dikkat çekiyor ve ağırlaştırılmış müebbet cezalarında tahliye umudunun hukukî çerçevesini anlatıyor.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı. İSKİ’nin verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14’e ulaştı

23.02.2026 12:58:00
İHA
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
İstanbul'daki barajlarda su seviyesi yükselmeye devam ediyor. İSKİ'nin Şubat 2026 verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14'e ulaştı.  

İSKİ verilerine göre, Aralık 2025'te yüzde 18,54 olan doluluk oranı Ocak 2026'da yüzde 28,24'e yükselirken, Şubat ayında yüzde 43,14 olarak ölçüldü. Şubat 2026 verilerine göre İstanbul'da en düşük doluluk oranı yüzde 26,98 ile Sazlıdere Barajı'nda kaydedilirken, en yüksek doluluk oranı ise yüzde 90,21 ile Elmalı Barajı'nda ölçüldü.

Kentin önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'nda ise Şubat ayı doluluk oranı yüzde 59,23 olarak belirlendi. Yağışların etkisiyle su seviyesi yükselen baraj havadan görüntülendi.

Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı

Edirne'de son günlerde etkili olan yağışlar ve Bulgaristan'daki barajlardan bırakılan sular nedeniyle nehirlerde debi artışı sürüyor. Özellikle Meriç Nehri'nde su seviyesi yükselmeye devam ediyor

23.02.2026 12:41:00 / Güncelleme: 23.02.2026 12:46:29
İHA
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç ve Tunca nehirlerinde su seviyeleri alarm düzeyinde seyrederken, kentte bazı bölgelerde yaşanan taşkın sonrası özellikle nehir kenarları ve köprü mevkilerinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Acil Durum ve Afet Yönetim Başkanlığı (AFAD) ekipleri köprü başlarında görev yaparken, riskli alanlarda yaya ve araç trafiği geçici olarak durduruldu. Çevre illerden itfaiye ve arama kurtarma ekipleri de bölgeye sevk edildi.



Taşkın sebebiyle Sarayiçi'ne ulaşımı sağlayan tarihi köprüler ulaşıma kapatıldı. İpsala Ovası'nda ise suyun geniş bir alana yayıldığı bildirildi.



Son edinilen bilgilere göre, hayvanlarını kurtarmak için bölgeye giden 3 kişi mahsur kaldı. AFAD ekipleri botla kurtarma çalışması başlattı. Meriç Nehri'nde su seviyesi artışını sürdürürken, bölgedeki gelişmeler yakından takip ediliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.