logo
05 TEMMUZ 2026

Bastığın yeri toprak diyerek geçme, tanı!

27.12.2004 00:00:00
 
Genelkurmay Başkanlığı'nın desteğinde, KarsErzurum mülkî amirlerinin ve sivil toplum örgütleriyle vatandaşların katıldığı "Sarıkamış Şehitlerini Anma" etkinlikleri milli duygularımızın şahlanmasına yol açtı. 26 Aralık 2004 Pazar günü Sarıkamış Şehitliği'ndeki anma toplantısı toplumsal şuurun canlanmasına katkıda bulundu Türkler, çok eski çağlardan beri Orta Asya'daki ana yurdundan türlü yönlere dalga dalga yayıldılar. Büyük devletler kurarak, dünya medeniyetine önderlik ettiler. Dünyanın en köklü, en büyük uluslarından biri oldu. Türklerin geçmişi M.Ö. 6000 yıllarına uzanıyor. Tarih boyunca farklı coğrafyalarda; Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında hiçbir ulusun ulaşamayacağı seksenin üzerinde devlet, 16'nın üzerinde imparatorluk kurdu. Kimi zaman Hunlar, Göktürkler, Uygurlar adıyla dünya tarihinde söz söylediler, kimi zaman da Oğuzlar, Selçuklular, Osmanlılar adıyla tarihlerini zaferlerle taçlandırarak büyük bir gayenin, sevginin, adaletin ve hoşgörünün destanını yazdılar. Türkler, 1071 Malazgirt Zaferiyle Anadolu kapısını açarak burayı vatan edindiler. Osmanlılar, Asya, Avrupa ve Afrika'ya yayılarak büyük bir devlet kurdular. İngiltere, Fransa ve Rusya gibi büyük ülkeler daima bu yükselişin karşısında durdular. Özellikle Rusya... Ruslar, tarih boyunca Türkleri tehlike olarak gördüler.

Osmanlı 623 yıllık tarihinde İran'dan sonra en çok Rusya ile savaşmıştı. 1677'den 1920 yılına kadar toplam 47 yıl savaşla geçmişti. Osmanlı; İran'la 64, Avusturya ile 33 yıl savaş yapmıştı. Tarih boyu Osmanlı'ya en büyük darbeyi Rusya vurmuş, Rumeli, Tuna boyları ve Balkanlarda yüzbinlerce Türkü vahşice katlederek, İstanbul Yeşilköy sahiline kadar gelen Ruslar buraya görkemli bir zafer anıtı bile yaptırmış, bu anıt 1914 yılında ittihat ve Terakkici subaylar tarafından yıkılmıştı.

RUS KAFKAS HARBİ BAŞLIYOR

1828 yılının Haziran ayında Rus Ordusu, 14 bin asker ve yetmiş toptan oluşan bir kuvvetle ileri harekete geçerek Kars Kalesi önüne geldiler. Bu kale 11 bin asker ve yüz elli eski top ile savunuluyordu. Ruslar, 1 Temmuz'a kadar savaş hazırlıklarını yaptılar ve büyük bir topçu ateşiyle taarruza geçtiler. Aynı gün akşamına kadar dış tabyaları çökerterek iç kaleye yöneldiler. Kaledeki toplar eskiydi ve cephaneleri azdı. Askerlerimiz üç gün süren karşı top ateşiyle direnmeye çalışmışlarsa da az olan cephaneleri bitmişti. 7 Temmuz'da topçu ateşi takviyeli Rus kuvvetleri, kaleyi alarak Kars'a girdiler. Şehre girip evleri ateşe verdiler. Asker, kadın, erkek ve çocuk birçok insanın canına kıydılar. Kars savunmasında beş bine yakın şehidimiz günlerce gömülemediğinden dolayı ortada kaldı. Rusların Kafkaslar'daki ilerleyişi yerli halkta büyük bir panik yarattı. Bu panik, Kafkaslar'dan Anadolu'ya ilk büyük göçün başlamasına neden oldu. İstanbul'un bu bölgelere uzaklığı yardım göndermesini zorlaştırıyordu. Ruslar, Erivan'daki Ermenileri ordularına katarak daha da güçleniyordu. Ayrıca Kilise papazları sayesinde bir taraftan da Anadolu'daki Ermenileri kışkırtmaya başlamışlardı. Ruslar, 1829 Haziran ayında Hasankale ve Erzurum'a doğru yürüyüşe geçtiler. 8 Temmuz'da Soğanlı üzerinden Erzurum'a girdiler ve buradan Bayburt'a ilerlediler. İkinci saldırılarında Bayburt'u işgal ettiler. Erzurum, Hasankale ve Bayburt savaşları on bine yakın Türkün kanının akmasına sebep oldu. Doğu bölgemizi işgal eden Ruslar, 30 Kasım 1853 tarihinde bu sefer donanma gücüyle Sinop'a ani bir baskın yaparak burada bulunan donanmamızı yaktı. Bu baskında şehit düşen beş yüz kadar subay ve erimizin cesetleri denizden toplanarak, 1853 Aralık ayında büyük törenle, Sinop Şehitliğine defnedildi Sinop yenilgimizin intikamı Sivastopol'da, Rus, İngiliz ve Fransız kuvvetlerine karşı yaptığımız savaşta alınabildi. Buna karşılık Sivastopol Savaşı'nda binlerce askerimizi kaybettik. O gün yapılan şehitlikten ve oralarda kalan Türklerden bugüne hiçbir iz kalmadı. Hepsi Ruslar tarafından yok edildi.

OSMANLIYI YIKAN 93 HARBİ BAŞLIYOR

1912 yılında başlayan Balkan savaşlarından önce Osmanlı, Balkanlarda Ruslarla sayısız savaşlar yaptı. Bunlardan en önemlisi 1877-1878 yıllarında olanı. Rumi 1293 yılına rastlaması nedeniyle halk arasında 93 harbi olarak anıldı. Bu savaş, sadece Rusya'yla değil, Karadağ, Romen ve Sırplarla da yapıldı. Rusya'nın, Türkleri Avrupa'dan atmak, İstanbul ve boğazları ele geçirerek sıcak denizlere inebilmek için, Slavların ve Balkanlardaki diğer Hıristiyanların hamiliğine soyundu. İşte bu durum 93 harbinin çıkmasına sebep oldu. Rusların para, silah ve gönüllü askeriyle beslenen Sırplar, 30 Haziran 1876'da, Karadağlılar da 2 Temmuz'da Osmanlı devletine karşı savaş açtı. Rusya'nın kışkırtmasıyla Avusturya ve Romanya da 24 Nisan 1877'de Osmanlıya savaş ilan ettiğini açıkladı. Osmanlı Devleti bu savaşta batıda Balkan, doğuda Kafkas olmak üzere iki ayrı cephede çarpıştı. Mehmetçiğin, Balkan cephesinde verdiği en önemli savaş, 20 Temmuz 1877 tarihinde başlayan Tuna boylarında Plevne'de Ruslarla yaptığı savaştır. Tarihe altın harflerle geçen, mertlik ve yiğitliği ile düşmanların bile saygı ve sevgisini kazanan Osman Paşa, aylarca aç ve susuz Plevne'yi başarı ile savundu.

5 ay süren savaş sonunda Osman Paşa yardım alamadı. Buna karşılık Rus Ordusu, kazak alayları ve Romanya birlikleriyle desteklendi. 100 bin askerden ve 432 toptan meydana gelen birleşik bir ordu kuruldu. Savaş, göğüs göğse çarpışmalarla günlerce sürdü. Bu süre içinde düşman orduları yirmi bin asker kaybetti. Osman Paşa'nın kaybı ise dört bin şehitti. Ruslar yenildikçe asker takviyesi yapıyordu. Sonunda kuvvetlerini 150 bine yükselterek 28 Ekim'de tekrar saldırıya geçti. Beş ayın sonunda lojistik destek alamayan Osman Paşa, kalan erzaklarını en iyi şekilde değerlendirerek Rus kuvvetini yararak ordusunu Plevne'den çıkarmayı planlıyordu. 10 Aralık 1877 günü yarma planı tatbik edildi. Ancak bu harekâtta lojistik destekten mahrum olan Gazi Osman paşa ilk hattı yardıysa da gerideki destek ve ihtiyat hatlarını yaramadı. Mehmetçik, Plevne savunmasında büyük kahramanlıklar gösterdi. Ama ne yazık ki, beklenen yardımın gelmeyişi, Türklerin savaşı kaybetmelerine neden oldu. Teslim olmaya yanaşmayan Osman Paşa yaralanarak esir düştü. Plevne'nin düşmesi Rusları cesaretlendirdi. Kış olmasına rağmen Balkan Dağlarına doğru ilerledi. Önce Sofya, Filibe ve sonra Edirne Ruslar tarafından işgal edildi. Ruslarla Balkan topraklarında yapılan başta Şıpka ve Plevne savaşlarında Osmanlı ordusu, arkasında binlerce şehit bırakarak geri çekildi. Bugün o günlerde şehit olan Mehmetçiklere ait ne bir anıt, ne bir mezar var.

Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi


 
 
Van'da çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli yakalandı. Jandarma insansız hava aracıyla yerleri belirlenen hayvanlar sahibine teslim edildi.
 

04.07.2026 10:32:00
AA
 
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi

Van'ın Tuşba ilçesinde çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli, jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonla yakalandı. İlçede 800 küçükbaş hayvanın yağmalandığı ihbarının yapılması üzerine İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.
Jandarma insansız hava aracı desteğiyle arama çalışması başlatan jandarma ekipleri, küçükbaş hayvanların yerini belirledi. Bulundukları yerden alınan küçükbaş hayvanlar sahibine teslim edildi.

Çobanları silahla tehdit ederek hayvanları yağmalayan 4 şüpheli, Van Emniyet Müdürlüğü ile koordineli olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı. Operasyonda çok sayıda silah ve fişek ele geçirildi. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!


 
 
Küçükçekmece'de balkonlarında çökme meydana gelen 5 katlı apartman boşaltıldı.

04.07.2026 07:48:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!
Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!

İstanbul'un çürük apartmanların yoğun olduğu ilçesi Küçükçekmece ilçesinde balkonlarında çökme meydana gelen 5 katlı apartman tahliye edildi. Cumhuriyet Mahallesi Fulya Sokak'ta 5 katlı apartmanın ikinci ve üçüncü katlarındaki balkonlarda henüz bilinmeyen nedenle kısmi çökme yaşandı.

Balkondan düşen beton parçalarını fark eden bina sakinleri evlerinden dışarı çıktı. İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Çevrede güvenlik önlemi alan ekipler, bina sakinlerini tahliye etti. Küçükçekmece Belediyesi ekipleri, binada bir süre inceleme yaptı.

Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!


 
Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor. 

04.07.2026 00:42:00
MURAT ÇORBACI
 
Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!
Yazın hamilelerin kaçınması gereken 8 hata!

Hamilelikte meydana gelen fizyolojik değişimlere yaz aylarının bunaltıcı sıcakları da eklendiğinde, bu dönem anne adayları için daha zorlu geçebiliyor. Üstelik sıcak havalarda farkında olmadan yapılan bazı yanlışlar, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, özellikle uzun süre güneşte kalmak, yetersiz su tüketmek ve gıda güvenliğini ihmal etmek gibi yanlışlardan mutlaka kaçınılması gerektiğini belirterek, "Yaz aylarında bu tür hatalar halsizlikten tansiyon problemlerine, erken doğum riskinden enfeksiyonlara kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Anne adaylarının günlük yaşam alışkanlıklarını sıcak hava koşullarına göre düzenlemeleri, daha konforlu ve güvenli bir hamilelik geçirmelerine yardımcı olmaktadır" dedi.

İşte söz konusu 8 hata...

1. Yetersiz su tüketmek
2. Günün en sıcak saatlerinde dışarıda bulunmak

3. Hava almayan kıyafetler tercih etmek
4. Güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmek

5. Fiziksel aktiviteleri sıcak havada yapmak
6. Açıkta satılan ve güvenilir olmayan gıdaları tüketmek
7. Tatil seyahatlerinde hareketsiz kalmak
8. Ani sıcak değişimlerine dikkat etmemek.

En çok çocuk kitapları satıldı


 
 
Hepsiburada, yılın ilk yarısında 'kitap' kategorisinde en çok çocuk kitaplarının satıldığını duyurdu. Hepsiburada'nın söz konusu döneme ilişkin kitap verileri, çocuk kitaplarının okurların ilk tercihi olmaya devam ettiğini gösterdi. 

04.07.2026 00:15:00
HABER MERKEZİ/AA
 
En çok çocuk kitapları satıldı
En çok çocuk kitapları satıldı

Hepsiburada, yılın ilk yarısında 'kitap' kategorisinde en çok çocuk kitaplarının satıldığını duyurdu. Hepsiburada'nın söz konusu döneme ilişkin kitap verileri, çocuk kitaplarının okurların ilk tercihi olmaya devam ettiğini gösterdi. Çocuk kitaplarını edebiyat ve eğitim kategorileri takip etti.

En çok satan kitaplar

Yılın ilk 6 ayında platform üzerinden 5 milyondan fazla kitap siparişi verilirken, okurlar 240 bin farklı kitap satın aldı. En çok satın alınan kitap, "Neyin Var Porsuk? Constanze Von Kitzing" oldu. "Sıfır Kural Sınıfı: Özgürlüğün Sınırları-Ergün Kazanır", "Altı Harfli Bir Tatlı-Şermin Yaşar" ve "Algernon'a Çiçekler-Daniel Keyes" en çok satanlar arasında öne çıkan eserler oldu.

"Masumiyet Müzesi-Orhan Pamuk" ise bu yıl da en çok satın alınan kitaplar arasındaki yerini korudu. Yılın ilk yarısında yayımlanan "Gece Yarısı Treni-Matt Haig", "Ben Şeytanın Oğluyum-Jean-Christophe Grange", "Kendimden Özür Dilerim-Miraç Çağrı Aktaş", "Kendini Tüketmeden Yaşa-Beyhan Budak" ve "Soygun-İskender Pala", kısa sürede okurların ilgi gösterdiği kitaplar arasında yer aldı.

En çok okunan yazarlar

Bu dönemde en çok okunan yazarlar Zülfü Livaneli, Matt Haig, Saniye Bencik Kangal, Şermin Yaşar ve Orhan Pamuk olarak sıralanırken, İş Bankası Kültür Yayınları, Turta Kitap, Bilgeoğuz Yayınları, Timaş Çocuk ve Can Yayınları ise en çok satan yayınevleri arasında bulundu. Kitap alışverişlerinin en yoğun gerçekleştiği saat aralığı 18.00-20.00 olarak tepsit edildi. Kitap siparişi veren kullanıcıların yüzde 68'ini kadınlar, yüzde 32'sini erkekler oluşturdu. İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından kitap alışverişinin en yoğun olduğu şehirler Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı.

Bak, İstanbul ne hale gelmiş!

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerinin açıkladığı toplantında "2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

03.07.2026 20:45:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bak, İstanbul ne hale gelmiş!
Bak, İstanbul ne hale gelmiş!
İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerinin açıkladığı toplantında "2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin güncel emniyet verilerini, 2025 yılının aynı dönemi ile karşılaştırmalı olarak açıkladı. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) Yerleşkesi'ndeki toplantıda Vali Gül'e, Vali Yardımcısı M. H. Nail Anlar, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel eşlik etti.

"2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı"



Terörsüz Türkiye hedefiyle güvenlikten, birlik ve beraberlikten taviz vermeden her türlü önlemi aldıklarını, almaya devam edeceklerini belirten
Vali Gül, "Güvenlik güçlerimizin ve adli birimlerimizin güçlü koordinasyonu neticesinde suçluları tek tek tespit ederek yakalıyor, adalete teslim ediyoruz. Bu anlayışla sürdürdüğümüz mücadelemizde 2026 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre terör örgütlerine yapılan operasyonlarımız yüzde 51 arttı. 2 bin 954 şahıs yakalandı, 619 şahıs tutuklandı, 434 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi.

"Otodan hırsızlığın yüzde 39, kapkaçın yüzde 44, yankesiciliğin yüzde 26, oto hırsızlığının yüzde 49 oranında azaldığını görüyoruz"



İstanbul'da kapkaç ve hırsızlık suçlarının 1 yıl önceki rakama göre azaldığını söyleyen Vali Gül, "Bir diğer önemli çalışma alanımız Asayiş. Bizim temel vazifemiz, hemşehrilerimizin günün 24 saati tek başına güvenle dolaşabildiği şehrimizde bu ortamı daha da sağlamlaştırmak. Rakamlar suç oranlarının düşmeye, aydınlatma oranlarının artmaya devam ettiğini gösteriyor. Nitekim bu senenin ilk 6 ayı ile geçtiğimiz yılın ilk 6 ayını karşılaştırdığımızda kişilere karşı işlenen suçlarda ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda düşüş devam ediyor. Bunların kırılımına baktığımızda 2026 yılının ilk 6 ayında bir önceki yıla göre otodan hırsızlığın yüzde 39, kapkaçın yüzde 44, yankesiciliğin yüzde 26, oto hırsızlığının yüzde 49 oranında azaldığını görüyoruz. Burada çok net bir bilgi paylaşmak istiyorum, İstanbul'da son 5 senedir aydınlatılamayan tek bir cinayet yok. Kişilere ve mala karşı işlenen diğer suçlarda da faillerin bulunma oranları her geçen gün artıyor. Dolayısıyla suçların tekrarı önleniyor" şeklinde konuştu.

"Yılbaşından bu yana 8 bin 8 ruhsatsız silah ele geçirildi, 6 bin 725 kişi yakalandı"



Ruhsatsız silahlanmayı sadece basit bir kural ihlali olarak görmediklerini belirten Vali Gül, "Aksine, bunu potansiyel bir suç hazırlığı olarak değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bu konuda tavizimiz yok. Bu anlayışla yaptığımız çalışmalar neticesinde yılbaşından bu yana 8 bin 8 ruhsatsız silah ele geçirildi, 6 bin 725 kişi yakalandı. Geçen yılın aynı dönemine göre rakamların düşmesinin nedeni şu. Ruhsatsız silah taşımanın basit bir kabahat olmaktan çıkarılıp hapis cezası olan bir suç kapsamına alınması bu konuda asıl kırılma noktası oldu. 'Yakalanırsam bir şey olmaz' düşüncesi geride kaldı" ifadelerini kullandı.

"Kayıt dışı günübirlik kiralanan konutlara yönelik bu yılın ilk altı ayında tespit edilen 309 konuta 53 buçuk milyon TL cezai işlem uygulandı"

Kayıt dışı günübirlik kiralanan konutları, İstanbul'un huzurunu ve güvenliğini doğrudan tehdit eden bir risk alanı olarak gördüklerini belirten Vali Gül, "Bu konuda yapılan denetimlerde bu yılın ilk 6 ayında tespit edilen 309 konuta 53 buçuk milyon TL cezai işlem uygulandı. Burada, kiralayanın da kiraya verenin bilmesi gereken: Yapılan yasal bir şey değil. Bu konuda denetimlerimize devam ediyoruz. Belgesiz, kimlik bildirimsiz hiçbir konutun ticari faaliyetine müsaade etmiyoruz. İzin belgesi olan işletmeleri de kendi haline bırakmıyoruz. Yasaların çizdiği sınırlarda kalıp kalmadıklarını sürekli denetim altında tutuyoruz" dedi.

"Bu yılın ilk 6 ayında 84 çete çökertildi, 2 bin 135 şahıs yakalandı"

İlk 6 ayda 84 çete çökertildiğini ve 2 bin 135 şahıs yakalandığını söyleyen İstanbul Valisi Davut Gül, "Yurt içinde ve yurt dışında devletimizin, Bakanlığımızın kararlı mücadelesi sayesinde bu yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı döneminde operasyon sayımız arttı. 84 çete çökertildi, 2 bin 135 şahıs yakalandı. Bin 356 şahıs tutuklandı. Yaklaşık 58 milyar TL değerinde mal varlığına el konuldu. Suç çetelerinin eleman devşirme ve propaganda aracı olarak kullandığı bin 829 sosyal medya hesabı kapatıldı. Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 oranında düştü. Şunu vurgulayarak söylüyorum. Suç örgütlerine, onları besleyen karanlık yapılara göz açtırmayacağız. Milletimizin huzurunu bozmalarına müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.

"Kaçak akaryakıtta yakalanan miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışla yaklaşık 1 milyon 700 bin litre oldu"

Konuşmasına devam eden Vali Davut Gül, "Dolayısıyla, güvenlik güçlerimiz bu alanda da milletimizin huzuruna devletimizin kaynaklarına zarar veren hiçbir yapıya göz açtırmıyor. Bu kararlılıkla geçen yılın aynı dönemine göre artan operasyonlar neticesinde yakalanan sayısı yüzde 9, tutuklu sayısı yüzde 117 arttı. Ele geçirilen kaçak ürünlerle engellenen vergi kaybı bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre 2 katına çıktı. Kaçak akaryakıtta yakalanan miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışla yaklaşık 1 milyon 700 bin litre oldu. Devletimizin kurumları eşgüdüm içinde gece gündüz bu operasyonları yaparken vatandaşlarımıza da bazı sorumluluklar düşüyor: Nedir bunlar' Kaçak, sahte veya illegal bir ürünü satın almamaları" dedi.

İstanbul'un, nüfus bakımından, araç sayısı bakımından dünyanın en yoğun şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Vali Gül, "Dolayısıyla herkesin kurallara istisnasız uyması en büyük arzumuz. Bunun için şehrimizin her noktasında denetimlerimize aralıksız devam ediyoruz. Denetim sayımızın geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl yüzde 4 artışla 9 milyon 800 bine yaklaşmasına rağmen maalesef ölümlü ve yaralanmalı kaza sayısı ile can kaybımızın yükseldiğini görüyoruz. Ve bu kazaların yüzde 63'ünün motosiklet ve motorlu bisikletten kaynaklandığını görüyoruz" diye konuştu.

"Okul servislerine, ticari taksilere, usulsüz çakar kullananlara yönelik denetimlerimiz arttı"

Ticari taksi ve servis araçlarına yönelik denetimlerin arttığını söyleyen Vali Gül, "Son olarak evlatlarımızı taşıyan okul servislerine denetimlerimiz bu yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31, ticari taksilere yüzde 57, usulsüz çakar kullananlara yüzde 5 oranında arttı. Diğer taraftan işlem sayıları düştü. Bu bize, sahadaki çalışmalarımızın etkisini gösteriyor. İnsan onurunu esas alan, kamu düzeni ve güvenliğini önceleyen, vicdan ve hukuk dengesini gözeten bir anlayışla hareket ediyoruz. Mücadelemizde işimizi kolaylaştıran Mobil Göç Noktalarıyla yaptığımız kimlik denetimleri geçen yılın aynı dönemine göre bu yılın ilk 6 ayında yüzde 4 artışla 650 bine yaklaştı" dedi.

Vali Gül orman yangınlarına yönelik alınan önlemleri anlattı

İstanbul'da ormanlara giriş yasağı ve havai fişek satışının yasaklandığını söyleyen Vali Davut Gül, "Havaların ısınması ile birlikte gözümüz gibi koruduğumuz ormanlarımızda, tedbirlerimizi daha da artırdık. Bildiğiniz üzere orman yangını riskini en aza indirebilmek, içimizi yakacak manzaralarla karşılaşmamak için 8 Haziran'dan 15 Ekim'e kadar bazı piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlara girişleri yasakladık. Ayrıca; havai fişek ile benzeri patlayıcı, yangın çıkarıcı, yanıcı eğlence araçlarının satılmasını, kullanılmasını 16 Temmuz - 28 Ekim tarihleri arasında yasakladık. Ormanlarımızı havadan ve karadan 7 gün 24 saat kontrol ediyoruz. Aynı şekilde, sahil ve plajlarımızın güvenliğini sağlamak boğulma vakalarını engellemek için 179 ekip ve bin 25 personel ile denetim ve kontrollerimize devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı

NATO Zirvesi nedeniyle Ankara Esenboğa Havalimanı’nda hava trafiğine geçici kısıtlama getiriliyor. 7-8 Temmuz tarihlerinde belirlenen saatlerde sivil uçuşlar durdurulurken, zirveye katılacak resmî heyetler uygulamadan muaf tutulacak

03.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı
Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı
Ankara, önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek kritik NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirve kapsamında başkentte geniş güvenlik önlemleri alınırken, hava ulaşımına yönelik de önemli bir düzenlemeye gidildi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve ilgili otoriteler tarafından yapılan koordinasyon neticesinde, Ankara Esenboğa Havalimanı uçuş trafiğinin belirli saatlerde geçici olarak durdurulacağı açıklandı.

Kısıtlama iki gün boyunca belirli saatlerde uygulanacak

Zirve takvimi doğrultusunda hava sahası güvenliğini en üst düzeye çıkarmak amacıyla uygulanacak kısıtlamanın detayları belli oldu. Yapılan resmi açıklamaya göre Esenboğa Havalimanı;

• 7 Temmuz Salı günü saat 10.00 ile 18.00 arasında,

• 8 Temmuz Çarşamba günü saat 14.00 ile 21.00 arasında hava trafiğine kapatılacak.

Belirtilen saat dilimleri içerisinde tarifeli ve tarifesiz iç ve dış hat sivil uçuşlarına izin verilmeyecek.

Resmî heyetler kısıtlamadan muaf

Uygulanacak olan bu geçici kapatma kararından, zirveye katılım sağlayacak yabancı devlet başkanlarını, hükümet yetkililerini ve beraberlerindeki resmî heyetleri taşıyan sivil ile askerî hava araçları muaf tutulacak. NATO delegasyonunu taşıyan uçakların iniş ve kalkışları için havalimanı ve hava sahası tam kapasiteyle hizmet vermeye devam edecek.

Yolculara "seferlerinizi kontrol edin" uyarısı

Havalimanının geçici olarak trafiğe kapatılacak olması nedeniyle, 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde Ankara varışlı veya çıkışlı uçuşu bulunan çok sayıda yolcunun bu durumdan etkilenmesi bekleniyor. Havayolu şirketleri, söz konusu saatlerdeki seferlerini iptal etmek veya zamanını değiştirmek üzere çalışmalara başladı. Yetkililer, seyahat planı olan vatandaşların mağduriyet yaşamamaları adına uçuş rotalarını ve güncel sefer durumlarını ilgili havayolu şirketlerinden mutlaka kontrol etmeleri gerektiği uyarısında bulundu.

Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı

Harbiye'deki stand-up gösterisinde yer alan dini ve siyasi hicivleri gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan ve yurt dışı dönüşü gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

03.07.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı
Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı
Türkiye'nin tanınan stand-up sanatçılarından komedyen Deniz Göktaş, son dönemde dijital mecralarda ve sahnelerde sergilediği "Ölü Deniz" isimli gösterisindeki ifadeleri nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Tatil için bulunduğu Hollanda'dan Türkiye'ye döndüğü sırada İstanbul Havalimanı pasaport kontrolünde gözaltına alınan ve geceyi emniyette geçiren Göktaş, Çağlayan Adliyesi'ndeki savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

185 CİMER şikâyeti üzerine resen soruşturma açıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/117973 sayılı soruşturma kapsamında, Göktaş hakkında CİMER'e yapılan 185 ayrı şikâyetin toplu olarak değerlendirildiği açıklandı. Başsavcılık; gösterideki dini sembollere, kutsal kitaplara ve toplumsal yapılara yönelik hiciv içeren ifadelerin "suç unsuru" taşıdığı gerekçesiyle "Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" (TCK 216/3) ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla resen soruşturma başlatmıştı.

Emniyet ve savcılık ifadesi ortaya çıktı

Sağlık kontrolünün ardından avukatları Kudret Sıla Tatlı, İrem Akyüz ve Metin Sinan Aslan eşliğinde adliyeye getirilen Deniz Göktaş'ın yaklaşık 3 saat süren savcılık ifadesindeki detaylar belli oldu. Göktaş suçlamaları reddederek şu ifadeleri kullandı:

"Söz konusu gösteriyi 3 yıldır Türkiye'nin farklı şehirlerinde sahneledim ve 100 binden fazla seyirci izledi. Bugüne kadar kimseden incindiğine dair bir şikâyet duymadım. 'Favori kitabım' derken ya da meal tartışmalarına atıfta bulunurken inançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktu. Günlük hayatta bir seyirciden böyle bir geri dönüş alsam üzülürdüm."

"Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yoktur. 'Diktatör' kelimesi kamuoyunda sıkça tartışılan siyasi bir nitelemedir. Gösteri boyunca popüler figürlere ve ideolojilere sosyolojik olaylar üzerinden mizahi bir yaklaşımdır."

"Canlı Bomba" esprisi ise psikoloji mezunuyum. Toplumun korktuğu şeyleri mizaha çevirmeye çalışıyorum. Oruç tutanların uzun süre aç kaldıkları için daha gergin olabileceklerine yönelik bir kelime oyunundan ibarettir."

Adliye önünde Kemal Kılıçdaroğlu'na protesto gerginliği

Deniz Göktaş'ın adliyeye sevk edilmesi üzerine çok sayıda sanatçı, milletvekili ve destekçi Çağlayan Adliyesi'ne geldi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet de Göktaş'a destek vermek amacıyla adliye binasına giriş yaptı. Ancak Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin güvenlik bariyerlerinden içeri alınması, dışarıda bekleyen kalabalık tarafından tepkiyle karşılandı. Alanda toplanan vatandaşlar Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak "Hain Kemal", "Gençler sizin yüzünüzden yargılanıyor" sloganları attı. Güvenlik güçleri gerginliğin büyümemesi için çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.

Sanat dünyası ve siyasetten tepki yağıyor

Göktaş'ın ters kelepçe ile gözaltına alınması ve ardından gelen tutuklama kararı kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı.

Oyuncular Sendikası adına konuşan Cem Yiğit Üzümoğlu, "Meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz" derken, tiyatro sanatçısı Şevket Çoruh "Memleket kahkahaya bile tutanak tutuyor" sözleriyle karara tepki gösterdi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP), DEM Parti ve Emek Partisi (EMEP) yaptıkları açıklamalarda mizahın ve sahnenin suç mahalli ilan edilemeyeceğini belirterek Göktaş'ın serbest bırakılmasını istedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı ise tam da bu süreçte yayınladığı Cuma hutbesinde, kutsal değerlerin mizah adı altında dijital mecralarda alaya alınmasının çocukları değerlerden uzaklaştırdığını belirterek isim vermeden bir eleştiride bulundu.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın tutuklama talebini yerinde bularak komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklu yargılanmasına karar verdi.

3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi

Kocaeli merkezli 31 ilde düzenlenen operasyonda, kurdukları paravan şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynatarak yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yönettikleri tespit edilen 119 şüpheli adliyeye sevk edildi

03.07.2026 11:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi
3 ayda 6,6 milyar liralık para trafiği tespit edildi
Kocaeli merkezli 31 ilde düzenlenen operasyonda, kurdukları paravan şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynatarak yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yönettikleri tespit edilen 119 şüpheli adliyeye sevk edildi.



İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis ve kumar siteleri üzerinden faaliyet yürüten suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışma başlattı. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin yasa dışı faaliyetlerini gizlemek amacıyla 15 paravan şirket kurduğu belirlendi. Suç örgütünün bahis işlemlerini, bu şirketler aracılığıyla altın hesabı veya kripto para alımı yaparak gerçekleştirdiği tespit edildi.

3 ayda yaklaşık 6,6 milyar liralık para trafiği



Ekiplerin yaptığı detaylı incelemelerde, bahis sitelerindeki hesapların yanı sıra paravan şirketlere ait hesaplara son 3 aylık süre içerisinde yaklaşık 6 milyar 657 milyon 746 bin lira para aktarıldığı ortaya çıkarıldı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen bu hesaplara el konuldu.

119 şüpheli gözaltında

Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin yakalanması için 30 Haziran'da Kocaeli merkezli 31 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 119 şüpheli gözaltına alınırken, şahısların ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, 2 ruhsatsız tabanca ve 108 fişek ele geçirildi. 119 şüpheli, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifadeleri sonrası adliyeye sevk edildi.

BTP’nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten BTP Sözcüsü Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti

BTP Sözcüsü Önder, "Bağımsız Türkiye Partisi, bu kirli düzenin ve kokuşmuş siyasetin bir parçası olmayı reddediyor. Bağımsız Türkiye Partisi, küresel organizatörlerden icazet almayı değil, milletten icazet almayı tercih ettiği için bu tavırla karşılaşıyor" dedi

03.07.2026 11:27:00 / Güncelleme: 03.07.2026 13:02:54
Haber Merkezi
 
BTP’nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten BTP Sözcüsü Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti
BTP’nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten BTP Sözcüsü Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder Yargıtay'ın açıkladığı siyasi partilerin üye sayısı üzerine açıklamalarda bulundu.
BTP'nin 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti olduğunu belirten Önder yapılan haberlerde bu durumun saklandığını ifade etti. Lütfullah Önder şunları söyledi;

"BTP 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti"

"Yargıtay, siyasi partilerin üye sayılarını açıkladı. Bu veriler altı ayda bir düzenli olarak yayımlanıyor. Yargıtay'ın açıkladığı listeye göre Bağımsız Türkiye Partisi, 2026 yılında oransal olarak en fazla üye artışı sağlayan siyasi parti oldu. BTP ayrıca yaklaşık 40 bin yeni üye kazanarak en çok yeni üye kazanan partiler arasında yer aldı. Hem ana akım medyada hem de sosyal medyada bu konuyla ilgili birçok haber yayımlandı. Ancak haberleri incelediğinizde Bağımsız Türkiye Partisi'nin adının neredeyse hiç geçmediğini görüyorsunuz. Aslında bu karartma bizim için ilk değil. Kamuoyu araştırmaları yapılır ancak Bağımsız Türkiye Partisi'nin adına anketlerde çoğu zaman yer verilmez.

"Rusya'da Duma Prof. Dr. Haydar Baş'ı ayakta alkışladı, Türkiye'de haber olmadı"

Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş ile birlikte Rusya Devlet Duma'sına gittik. Kurucu liderimiz, Bağımsız Türkiye Partisi'nin ekonomi programının temelini oluşturan Millî Ekonomi Modelini dört buçuk saat boyunca anlattı. Rus parlamenterler konuşmayı ayakta alkışladı. Biz bu konuşmanın Türkiye'de büyük yankı uyandıracağını düşünüyorduk ancak döndüğümüzde, Türkiye'de bu konuda tek satır haber bile yapılmadığını gördük. Millî Ekonomi Modeli üzerine 11 uluslararası kongre düzenlendi. Son kongre, Viyana Teknik Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Üniversite yönetimi kapılarını Türklere kendi isteğiyle açtı. Yüzlerce bilim insanı, Millî Ekonomi Modelini neoliberalizmin ve kapitalizmin tıkanmış yapısına çözüm olarak gördüğünü ifade etti fakat Türkiye'de yine kimsenin haberi olmadı.

"BTP bu kirli düzenin ve kokuşmuş siyasetin bir parçası olmayı reddediyor"

Türkiye'de siyasetçiler bir araya geliyor, ittifaklar kuruluyor ve siyasi partilere Meclis'te kendilerini temsil edecek imkânlar tanınıyor. Bağımsız Türkiye Partisi ise her zaman dışarıda tutuluyor. Neden? Çünkü Bağımsız Türkiye Partisi, bu kirli düzenin ve kokuşmuş siyasetin bir parçası olmayı reddediyor. Bağımsız Türkiye Partisi, küresel organizatörlerden icazet almayı değil, milletten icazet almayı tercih ettiği için bu tavırla karşılaşıyor.

"Neden Bağımsız Türkiye Partisi sürekli karartılıyor?

Neden Bağımsız Türkiye Partisi sürekli karartılıyor, neden görmezden geliniyor? Çünkü insanların Bağımsız Türkiye Partisi'ni ve fikirlerini tanıması istenmiyor. Bağımsız Türkiye Partisi kişisel kariyer için değil, ceplerini doldurmak için değil, millete gerçekten hizmet etmek ve ekonomide, dış politikada, iç politikada kendi millî senaryosunu yazmak için siyaset yapıyor. İşte bu nedenle ötekileştiriliyor, görmezden geliniyor ve karartılıyor.

"Bu tabloyu milletimizin takdirine sunuyoruz"

Bu tabloyu milletimizin takdirine sunuyoruz. Her konuda bir araya gelen ve yıllardır bu milleti bugünkü noktaya getiren partiler yerine; gizlenen, ötekileştirilen ve milletimizden uzak tutulmaya çalışılan Bağımsız Türkiye Partisi'ne destek verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Milletimiz, Bağımsız Türkiye Partisi ile birlikte yürüyerek kendi senaryosunu ve kendi geleceğini kendisi çizmelidir."

Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi

İYİ Parti'nin, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve askeri hastanelerin yeniden Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde açılması amacıyla TBMM Genel Kurulu’na sunduğu genel görüşme önergesi AK Parti milletvekillerinin "hayır" oylarıyla reddedildi. Sadece iki gün önce askeri hastanelerin açılmasını "milli beka meselesi" ilan eden MHP lideri Bahçeli'nin partisinin ise oylamaya katılmayarak çekimser kalması "samimiyet" tartışması başlattı 

02.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Kapatılan askeri sağlık sisteminin yeniden tesis edilmesi talebi, Meclis Genel Kurulu'nda çok çarpıcı bir oylama tablosuna sahne oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında "Askeri hastanelerin açılması Mehmetçik'e borcumuzdur" çıkışının hemen ardından İYİ Parti konuyu genel kurul gündemine taşıdı.

Ancak oylama anı geldiğinde Cumhur İttifakı'nın büyük ortağı AK Parti "ret" oyu kullanırken, MHP milletvekilleri salonda bulunmalarına rağmen "kabul" ya da "ret" yönünde el kaldırmayarak oylamaya katılmadı. Muhalefet kulisleri bu durumu "kürsüde beka, oylamada ittifak dengesi" diyerek sert dille eleştirdi.

Ahmet Eşref Fakıbaba: "Savaş cerrahisi ile sivil sağlık bir değil"

İYİ Parti adına söz alan Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, askeri hekimliğin sıradan bir uzmanlık olmadığını, operasyon sahalarında saniyelerin hayat kurtardığını belirtti. Fakıbaba Meclis kürsüsünden şu uyarılarda bulundu:

"Sivil hastanelerde rutin apandisit, mide veya safra kesesi ameliyatları başarıyla yapılabilir. Savaş ve çatışma alanlarındaki şarapnel, mayın ve çoklu organ yaralanmaları apayrı bir askeri tıp uzmanlığı (harp cerrahisi) gerektirir. Türkiye, NATO üyesi ülkeler arasında kendine ait askeri hastanesi bulunmayan tek ülkedir. Bu mesele bir siyaset konusu değil, doğrudan sınır ötesinde ve vatan nöbetinde olan Mehmetçik'in can güvenliği meselesidir."

İYİ Parti'nin 2,5 yıllık mücadelesi Cumhur İttifakı engeline takılıyor

Meclis'te yaşanan bu gelişme, askeri hastaneler konusunda ilk kriz değil. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, askeri hastanelerin orduya devredilmesi için 2,5 yıldır defalarca kanun teklifi verdiklerini ancak bu tekliflerin komisyonlarda tamamen bloke edildiğini hatırlattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Bahçeli'nin çıkışına atıfta bulunarak, "Yaptığınız hatayı yıllar sonra düzelterek alkış alamazsınız. Biz bu önergeleri verirken AK Parti ve MHP oylarıyla reddediliyordu" diyerek tepkisini dile getirdi.

Muhalefetten tepki: "Kurumlar kapatılmaz, ıslah edilir"

Genel Kurul'daki görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından askeri hastanelerin topyekun kapatılmasının tarihi bir kurumsal hafıza kaybına yol açtığını vurguladı. Yapılan konuşmalarda, "Yanlış yapan personeller cezalandırılır, kurumlar ise ıslah edilerek yaşatılır. Muazzam bir askeri tıp birikimi bir gecede yok edildi" denilerek sistemin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesinin doğurduğu koordinasyon zafiyetlerine dikkat çekildi.

Önergenin Cumhur İttifakı'nın ortak tavrıyla reddedilmesinin ardından İYİ Parti, iktidara geldiklerinde GATA ruhunu ve askeri hastaneleri vakit kaybetmeden yeniden kuracaklarını ilan etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.