HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 TEMMUZ 2021, SALI

Bayburtlu Celâli

19.10.2003 00:00:00
Elimde, elemeği göznuru çok nefis bir çalışma var.

Cemal Kurnaz ve Mustafa Tatçı imzası ile Milli Eğitim Bakanlığı yayınları arasında çıkan "Bayburtlu Celâlî ve Şiir Dünyası" adlı bu eser; şiirle, edebiyatla ilgilenen herkesin ve özellikle de tüm Bayburtluların elinde evinde bulunması gereken bir çalışma. Şimdiki Demirözü ilçesine bağlı Ozansu köyünden olan kahramanımızın doğumu 1850, vefat tarihi ise 1915. Osmanlı'nın en sancılı, en acılı dönemini yaşamış bir alim, bir Hak şairi. İleri derecede din tahsili görmüş dönemin meşhur Sünür Medresesi'nde Hacı Hoca lakaplı müderrisin önünde diz çökmüş ve mezun almuş.

Hazâinin sır sandığın açanın

Varis-i enbiya Kadri yücenin

Nesli melek mâhı Hacı Hoca'nın

Yoluna baş u can koyanımız var

Okuttu "elif"i "dalı"a yetirdi

Bizi zenbur gibi bala yetirdi

Nice malsızları mala yetirdi

La'li şarabında gümanımız var.

Elimizdeki kitaptan öğreniyoruz ki, Celâliî'nin asıl ismi Ahmet'tir. Delikanlılık çağlarında köyün çobanı olan Ahmed, bir kayanın dibinde uyuyakalır. Rüyasında bir pir gelerek bileğine bir bilezik takar ve ona Celâlî mahlasını verir. Ahmet bu olaydan sonra Celâlî mahlasıyla şiirler söylemeye başlar. Gördüğü rüyanın etkisiyle o gün sürüyü vaktinden önce köye getirir. Erken gelişinin sebebini soran köyün imamına cevabı şiirle olur:

Bir peri aşkından divane oldum

Çoğaldı gözyaşım akıyor hocam

Erenler şahından bir name aldım

Dilim ezber etmiş okuyor hocam

Pir destinden nûş eyledim bu âbı

Anda açılmıştı aşkın kitabı

Yegân yegân sor ki verem cevabı

Bugün gam kervanım kalkıyor hocam

Bir yere cem olmuş kırklar erenler

Bir bakışta arşı kürsü görenler

Devasız dertlere derman verenler

Herbiri bir derse bakıyor hocam

Yaktı Celâlî'yi bu aşkın narı

Sağ başta durmuştu kırkların piri

İçlerinde gördüm Horasan eri

Hû çekende canlar yakıyor hocam.

Celâlî''den on yaş daha küçük olan fakat vefat tarihleri aynı olan Erzurumlu Aşık Sümmani, Hafız Reşid isimli birisiyle 5 kıtalık manzum bir mektup gönderiyor Celâlî'ye. Mektubun son dörtlüğü şöyle:

Hafız gider isen Bayburt şehrine

İnşaallah dolarsın ilmin bahrine

Sümmani'den selam "aşkın nehri"ne

Tapşır Celâlî'ye emanetimiz.

Celâlî'nin, ilmin bahri, ilmin denizi olduğunu Sünür Medresesi mezunu, Hacı Hoca'nın talebesi olduğundan ötürü anladık. Şimdi sıra geldi "aşkın nehri" olmasının kaynağını öğrenmeye. Celâlî'nin mana cephesini aydınlatan, tasavvuf bahçesinde bir gonca gibi yetiştiren er kişiyi de yarınki yazımızda tanıyalım.
 
Aziz Karaca / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.