Belçika'da Müslümanlara ikinci sınıf muamele
Belçika'da ayrımcılıkla mücadele eden bağımsız eşitlik kurumu Unia'nın sözcüsü Oliviero Aseglio, Müslümanların işe alımdan terfiye kadar çalışma hayatının farklı aşamalarında ayrımcılıkla karşılaştığını belirterek, Müslüman isimlerine sahip adayların iş görüşmesine çağrılma şansının yüzde 10 ila 15 daha düşük olduğunu söyledi.
AA





Belçika'da ayrımcılıkla mücadele eden bağımsız eşitlik kurumu Unia'nın sözcüsü Oliviero Aseglio, "2025'te ırkçılıkla ilgili durumlara ilişkin 2 bin 500 bildirim aldık." dedi. Aseglio, mevzuatta ırkçılıkla bağlantılı ayrımcılık gerekçelerinin ayrı ayrı tanımlandığını, bunların ırk, ten rengi, etnik veya ulusal köken, özellikle Yahudiler bakımından soy ve vatandaşlık gibi unsurları kapsadığını söyledi. Başvurular üzerine açılan dosyalara ilişkin Aseglio, "700 farklı dosya açtık, hatta biraz daha fazla. Bu da her gün iki dosya demek. Dosyalarımızın çoğu çalışma hayatıyla ilgili. Belçika'da bu büyük bir sorun, istihdam ve işsizlik. Bunun yanı sıra kamusal alan ve mal ve hizmetlere erişim de var" ifadelerini kullandı.
Irkçılık dosyalarının yüzde 26'sı çalışma hayatına ilişkin
Belçika'da Fas, Türk ve Kongolu toplulukların önemli nüfusa sahip olduğuna işaret eden Aseglio, bu toplulukların özellikle çalışma hayatında ırkçılıkla karşılaştığını vurguladı. Aseglio, sözlerini şöyle sürdürdü: "Belçika'da Fas kökenli insanlardan oluşan büyük bir topluluk, büyük bir Türk toplumu ve büyük bir Kongolu topluluk var. Bunlar özellikle çalışma hayatında ırkçılıkla karşılaşıyor. Irkçılıkla ilgili dosyalarımızın yüzde 26'sı çalışma hayatının her aşamasına ilişkin. Ten rengi nedeniyle işe alımda ayrımcılık, meslektaşların tacizi, işten çıkarılma, yani çalışma hayatının bütün aşamaları. Sosyal yaşamda da kamusal alan, toplu taşıma, komşular arasında ve aile içinde karşılaşılan durumlar var."
Mal ve hizmetlere erişimde de ayrımcılık yaşandığına değinen Aseglio, siyahi, Müslüman, Arap, Kuzey Afrikalı veya Türk olduğu gerekçesiyle bir kişiye hizmet vermeyi reddedenlerle ilgili başvurular aldıklarını aktardı.
İş bulabilmek ana sorun
Aseglio, iş bulmanın ekonomik ve sosyal yaşam üzerindeki etkisine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "En büyük sorun iş bulabilmek. İşiniz yoksa bunun sağladığı yaşam koşullarına da sahip olamıyorsunuz, ekonomik durumunuzu iyileştirme, ailenize yardım etme, iyi bir yaşam kurma imkanınız olmuyor. İnsanlar çoğu zaman çalışma hayatının daha başında, işe alım aşamasında engelleniyor. Farklı yerlerde bazı üniversitelerle testler yaptık. İslami bir isminiz varsa iş görüşmesine çağrılma şansınızın yüzde 10 ila 15 daha düşük olduğunu biliyoruz. Yani işe alımı yapan kişinin karşısına çıkabilme aşamasında bile. Bazı kişiler için terfi imkanları da daha sınırlı."
Aseglio, çalışanların iş yerinde ibadet etmek istemesi gibi durumlarda da sorunlar yaşanabildiğini, bazı iş yerlerinin ibadet için alan sağladığını veya bu konuda açık bir yaklaşım sergilediğini, bazılarının ise daha kapalı olduğunu anlattı.










































































