Avrupa Birliği, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşı nedeniyle Moskova'yla ekonomik bağlarını azaltmaya çalışıyor. Ancak bu politikanın maliyeti bütün üye ülkeler için aynı değil. Rus enerji kaynaklarına bağımlı ülkeler, siyasi kararlarla ekonomik gerçekler arasında tercih yapmak zorunda kalıyor. Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun Moskova'yla hükümetler arası iş birliğini yeniden canlandırma girişimi, Avrupa'nın ortak Rusya politikasının karşılaştığı bu güçlüğü gözler önüne seriyor. Birlik, Rusya'ya ekonomik baskı uygulamak isterken bazı üyeler enerji güvenliğini ve sanayilerinin rekabet gücünü öncelikli görüyor.
Uluslararası basında yer alan haberlere göre, Rusya ile Slovakya arasında 2021'den bu yana toplanmayan hükümetler arası iş birliği komisyonunun 25 Kasım'da Moskova'da toplanması planlanıyor. Fico da toplantının bu tarihte yapılmasının planlandığını açıkladı. Gündemde petrol ve doğal gaz tedariki, nükleer yakıt, Rus sporcuların uluslararası müsabakalardaki durumu ile kültür, turizm, tarım ve çevre alanlarında iş birliğinin bulunması bekleniyor. Slovakya Dışişleri Bakanlığı da toplantının ayrıntıları hakkında daha sonra bilgi verileceğini bildirdi. Bu nedenle planlanan görüşmeler var ama kesinleşmiş anlaşmaların daha olmadığını aktarmakta yarar var.
Enerji bağımlılığı kararları zorluyor
Slovakya'nın Rus petrolü ve doğal gazına bağımlılığını azaltması, yalnızca siyasi bir karar açıklamakla tamamlanabilecek bir süreç değil. Alternatif tedarikçiler bulmak, taşıma güzergahlarını değiştirmek ve gerekli altyapıyı geliştirmek zaman ve yatırım gerektiriyor. Bu değişikliklerin sanayi üretimine ve tüketici fiyatlarına yansıma ihtimali de hükümetin hesabında yer alıyor. Fico yönetimi, Rus enerji kaynaklarından vazgeçmenin ülkeye ek ekonomik yük getireceğini savunuyor. Bu maliyeti hesaba katmak gerekir; ancak kısa vadede daha ucuz görünen bir tedarik, uzun vadede mutlaka daha güvenli olmayabilir. Enerji ihtiyacının büyük bölümünü sınırlı sayıdaki kaynaktan karşılamak, tedarik kesintileri ve fiyat değişimleri karşısında ülkenin hareket alanını daraltabilir. Alternatif kaynaklara yönelmek masraflı olsa da tedariki çeşitlendirmek, tek bir kaynağa bağımlılığı azaltabilir.
Avrupa Birliği'nin sorunu, üye ülkelerin enerji altyapılarının, sanayi yapılarının ve alternatif kaynaklara erişim imkanlarının farklı olması. Bir ülkenin kısa sürede gerçekleştirebildiği değişiklik, başka bir ülke için daha pahalı ve karmaşık olabilir. Slovakya'nın Rus gazı ithalatını aşamalı olarak sona erdirmeyi öngören AB düzenlemesine karşı hukuki yola başvurması da bu anlaşmazlığın somut bir göstergesi. Bratislava, 24 Nisan 2026'da düzenlemenin iptali talebiyle Avrupa Birliği Adalet Divanı'nda dava açtı. Dava, resmi kayıtlarda henüz sonuçlanmış değil. Bu nedenle Slovakya'nın itirazlarını mahkemenin kararıyla karıştırmamak gerekiyor. Bununla birlikte, söz konusu hukuki girişim enerji politikasındaki görüş ayrılığının diplomatik açıklamaların ötesine geçtiğini gösteriyor.
Moskova'nın Avrupa'daki hareket alanı
Fico hükümetinin Moskova ile enerji ve ticaret başlıklarını yeniden görüşmeye hazırlanması, Rusya'nın Avrupa ülkeleriyle ikili ilişkilerini koruma imkanını gündeme getiriyor. Moskova açısından bu temaslar ekonomik bağları sürdürme fırsatı sunabilir. Ancak tek bir toplantıdan Rusya'nın Avrupa üzerindeki etkisinin arttığı veya Avrupa Birliği'nin ortak politikasının başarısız olduğu sonucu çıkarılamaz. Slovakya'nın Rusya ile görüşmesi, ülkenin Birlikten koptuğunu ya da Moskova'nın bütün siyasi hedeflerini benimsediğini de göstermez. Görüşmelerin sonunda hangi anlaşmaların yapılacağı ve bunların Avrupa'nın ortak kararlarıyla nasıl bir ilişki içinde olacağı henüz belli değil.
Avrupa açısından belirleyici olan, Rusya'dan enerji ithalatını azaltma hedefinin üye ülkeler için uygulanabilir seçeneklerle desteklenip desteklenemeyeceği. Ekonomik yükü ağırlaşan ülkelerden aynı politikayı sürdürmelerini istemek, bu yükü azaltacak çözümler sunulmadığında siyasi itirazları artırabilir. Enerji kaynaklarını çeşitlendirmek, altyapıyı geliştirmek ve sanayinin rekabet gücünü korumak bu nedenle birbirinden ayrı düşünülemez. Aksi halde ortak kararlar kağıt üzerinde güçlü görünse bile uygulamada farklı ulusal tercihlerle karşılaşabilir.
Bu tartışma Türkiye açısından da önem taşıyor. Avrupa'daki enerji maliyetleri, sanayinin üretim ve yatırım kararlarını etkiliyor; bu kararlar da Türk ihracatçısının karşılaştığı talep ve rekabet koşullarına yansıyabiliyor. Avrupa ülkelerinin maliyetlerini düşürme arayışı, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü korumasını daha da önemli hale getiriyor. Ancak Avrupa içindeki görüş ayrılıkları Türkiye'ye kendiliğinden avantaj sağlamaz. Kalıcı kazanım, enerji tedarikini çeşitlendirmek, üretim maliyetlerini yönetmek ve ihracatçıların rekabet gücünü artırmakla mümkün.
Rusya ile Slovakya arasında planlanan toplantı, tek başına Avrupa'nın Rusya politikasının değiştiği anlamına gelmiyor. Buna karşılık, ortak bir siyasi hedefin enerji ihtiyacı ve ekonomik maliyetlerle karşılaştığında ne kadar zor uygulanabildiğini gösteriyor. Avrupa'nın Rusya'dan uzaklaşma politikası, yalnızca siyasi iradeye değil, ülkelerin enerji ihtiyacını karşılayacak ve sanayilerini zor durumda bırakmayacak gerçekçi alternatiflere de bağlı. Bratislava ile Moskova arasındaki görüşmelerin sonucu henüz belli değil; fakat Avrupa'nın önündeki temel sorun şimdiden açık: Ortak kararların kalıcı olması, üye ülkelerin bu kararları ekonomik açıdan da sürdürebilmesine bağlı.
Cem Bürüç / diğer yazıları
- Avrupa Rusya'dan uzaklaşırken Slovakya Moskova'ya yaklaşıyor / 17.10.2026
- ABD'siz NATO mümkün mü? / 15.10.2026
- ABD ve Rusya hesap yaparken Ukrayna ne yapacak? / 13.10.2026
- Hibrit tehlike: Savaş ilan edilmeden savaş başlar mı? / 09.10.2026
- Le Pen'in 2027 hesabı: NATO'ya yakın, Brüksel'e mesafeli / 08.10.2026
- Hürmüz'de yedi şart: Boğaz ne zaman açılacak? / 07.10.2026
- Brezilya sandığında ABD ve Çin hesabı / 06.10.2026
- Kaliningrad'dan Karadeniz'e / 02.10.2026
- İngiltere'de Avrupa tartışması: Kim ne istiyor? / 01.10.2026
- Avrupa'da savaş artık sınırda başlamıyor / 30.09.2026
- ABD'siz NATO mümkün mü? / 15.10.2026
- ABD ve Rusya hesap yaparken Ukrayna ne yapacak? / 13.10.2026
- Hibrit tehlike: Savaş ilan edilmeden savaş başlar mı? / 09.10.2026
- Le Pen'in 2027 hesabı: NATO'ya yakın, Brüksel'e mesafeli / 08.10.2026
- Hürmüz'de yedi şart: Boğaz ne zaman açılacak? / 07.10.2026
- Brezilya sandığında ABD ve Çin hesabı / 06.10.2026
- Kaliningrad'dan Karadeniz'e / 02.10.2026
- İngiltere'de Avrupa tartışması: Kim ne istiyor? / 01.10.2026
- Avrupa'da savaş artık sınırda başlamıyor / 30.09.2026























































