HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 EYLÜL 2021, SALI

‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2

25.07.2021 00:00:00
'‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2' seslendirme dosyası:

Bu vatan uğruna can veren şehitlerimizin aziz hatırası göstermektedir ki en büyük sermayemiz, en büyük zenginliğimiz, birlik ve beraberlik içinde var olma irademizdir.

İnsanlığın düşmanı olan bencil, hazcı kapitalist anlayışa karşı inatla direnen, mücadele eden, çözüm üreten güç bu ruhtur.

Saldırılar her zaman bu ruhu taşıyan iradelere olmuştur. Ben fakirliğinden biz zenginliğine bizi taşıyan da bu iradedir. Bu irade benliğin fakirlik olduğunu, birliğin ve beraberliğin BİZ olmanın en büyük zenginlik olduğunu her daim bize göstermiştir.

Şehitlerimizin memleketlerine baktığımız da, kimisi doğulu, kimisi batılı, kimisi Karadenizli, kimisi Akdenizlidir. 81 şehrin 81'inde de vatanın bütünlüğü milletin birlik ve beraberliği için, bu aziz vatanın bağımsızlığı için ve insanlarının özgür, müreffeh bir şekilde yaşamaları için, can feda eden şehitlerimiz var. 

Cennet vatanın bağrında her şehrimiz de al bayrak altında ebedi istiratgahlarında yatan şehitlerimizin, bir cennet bahçesi olan şehitlikleri var. Bu durum millet olarak bizim tek bilek, tek yürek olduğumuzun, "BİZ" olduğumuzun bir göstergesidir, bir nişanesidir.  Bu bir millet olma iradesidir, sarsılmaz bir kardeşlik ruhudur. Bu şuur insanları ayırmaz, bu şuur insanları bir araya getirir, tek bilek, tek yürek yapar, Türk yapar. Türk demek birlik demek, beraberlik demek, insanlık demek, cesaret demek, zalime dur diyen demek, medeniyet demek, izzet, şeref demek, fedakârlık demek, hakkı tutup ayağa kaldıran, dosta güven düşmana korku veren demek, asekurullah demektir. Türk milletinin tarihinde yaptıkları, başardıkları ortadadır.  İçinden çıkılmaz denilen badirelerden, sıkıntılardan, savaşlardan birlik ve beraberlik içinde, ayrılığa gayrı lığa düşmeden Allah'ın yardımıyla "BİZ" olabilmeyi başarabildiği için yüzünün akıyla çıkabilmiştir. Bu aziz millet bunun en iyi örneğini Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yedi düvelle giriştiği İstiklal harbinde, adeta küllerinden doğarak, dirilerek destansı bir biçimde bu yönünü göstermiştir. Dosta düşmana ve bütün cihana bu konuda ne kadar başarılı olduğunu bir daha ispat etmiştir.  Bizi millet olarak ebediyen birbirimize bağlayan, bağlayacak olan bu yüksek şuurdur. Bu yüksek şuuru ve inancı, bu millete aşılayanları, mayalayanları Rahmetle, minnetle anmadan geçemeyiz. Bu onların bizlerin üzerindeki haklarıdır. Bunlar, Ehli Beyt İslam anlayışını sözde bırakmayıp sözü hale dönüştürerek aşk boyutunda yaşayan, Piri Türkistan Hoca Ahmet Yesevi, Hünkâr Hacı Bektaş'ı Veli, Yunus Emre, Mevlana, Pir Sultan Abdal'dır. Bu, Alperenleri ve Horasan Erenleri bu milleti millet olma iradesi etrafında toplayarak, farklılıkları sarsılmaz bir kardeşlik ruhuyla bir yaptılar, BİZ yaptılar. Kadim medeniyetimizde, köklü tarihimizdeki marifet sahibi bu insanı kâmiller geçmişten bu güne tuttukları ışık sayesinde manevi olarak geleceğimizi de aydınlatıyorlar. Bu aydınlık yolda İslam'ın insanı yaşatmak olduğunu, can yakmamak olduğunu, gönülleri yıkmamak olduğunu, insanlığı ezmemek, yağmalamamak olduğunu, gösterdiler. Bu insanı kâmiller de din, Kuran ve Ehli Beyt'i baş tacı ederek, İslam'ı aşk boyutunda yaşayarak, en güzel şekilde temsil ederek, bunu diğer insanların hayatlarına dokunarak, müşahhas kılıp, örnek olmaktı. İslam'ın kupkuru bir kurallar manzumesi olmadığını, muhabbetle aşkla yaşama olduğunu, tevhidin merkezinin Ehli Beyt olduğunu bizatihi yaşayarak ortaya koydular.

En büyük ilham kaynağımız olan bu kardeşlik ruhunu bu millete aşılayanların yolunda olmaya devam edildikçe kimse bizi Benci, ayrıştırıcı, şucu bucu yapamayacaktır. Yetmiş iki kişide kalsak, kerbela çöllerinde aç, susuz da kalsak Hüseyin'i ruh bizim vahdetimizdir, cennete ve ötelere açılan kapımız ve yol göstericimizdir. Biz bu ruhla, Haydari bir duruşla, bu dünyada yaşarız, yaşatırız ve öteleri kucaklarız.

Ancak bu ruhtan rahatsız olanlar var. Bu milleti ayrıştırıp, bölmek ve dağıtmak isteyenler var. Atalarımız ne güzel söylemiş ,"Su uyur düşman uyumaz", diye. Tarih boyunca yapılan bütün haçlı saldırılarının temel amacı; Türkler "Anadolu'dan tamamen atılmalıdır" hedefi ile hareket edilmiştir. Batılı haçlı devletlerin ve taşeronlarının temel gayeleri, argümanları bu mübarek ruha sahip olan bu milleti yok etmek, tarih sahnesinden silmek, her zaman onların rüyaları olmuştur. Dün bu milleti yok etmek için, bu birlik mayasının kaynağı olan, otuz sekiz farklı milleti bir eden, BİZ eden, Hacı Bektaş'ı Velinin, Hoca Ahmet Yesevi nin Ehli Beyt İslam anlayışına ve bu anlayışın ete kemiğe bürünmüş hali olan Türklüğe saldıranlar bu gün yine aynı noktaya saldırıyorlar. Amaçları aynı, tek fark kullanılan enstrümanlar. Dün kılıç kalkanla, top tüfekle saldıranlar bugün daha sinsi davranarak yapacaklarını yine yapmaya çalışıyorlar. Bu millete benzeyen ama bu milletten olmayan bukalemunlar eliyle iftira atarak, dedikodu çıkartarak, itibarsızlaştırarak, yol almak istiyorlar. Ekonomik yönden zayıflatıp diz çöktürerek yapmak istiyorlar.  Bu sinsi sızma bu gün daha çok dijital oyuncaklar kullanılarak yapılmak isteniyor. İnsanların ve toplumların milli ve manevi yönden çözülmeleri için bazen eğlendirerek, bazen güldürerek, bazen milleti ağlatarak, parasını alarak, sömürerek, fakirleştirerek, parçalayarak, iftiralar atarak amaçlarını gerçekleştirecek oyunları sahneye koymaya çalışıyorlar. Bu günlerde uygulanan taktikler konusun da Peyami Safa'dan yardım alırsak bakın bizlere ne söylüyor; "Bir milleti yok etmek isterseniz askeri istilaya lüzum yoktur. Ona tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini, ahlakını soysuzlaştırmak kâfidir ".

Bütün bu tuzakları boşa çıkarmanın, çözümün, kurtuluşun anahtarını yine hünkârımızdan alalım; 

"Sen seni bilirsen, yüzün hüdadadır,

 Sen seni bilmezsen, Hak senden cüdadadır."

Haktan yana olanlar her daim galip olacaktır. Yeter ki yönümüzü, yüzümüzü haktan gayrıya çevirmeyelim. Haktan yana olmak bir olmaktır, BİZ olmaktır. Tek bilek tek yürek olmaktır. Bu birliktelik için de her daim hak için çalışıp hakla, halklaolmaktır, haklı olmaktır.

Biz yine Hünkâr Hacı Bektaş'ı Velimizin gönlüyle, diliyle onun duasını alarak, " Bir olalım, iri olalım, diri olalım "niyazına âmin diyelim. 

Ehli Beyt'in ve takipçilerinin murad ettikleri gibi bir insan olalım, bir millet olalım. Çünkü kalbi ve zihinsel dönüşüm gerçekleşmediği zaman toplumsal dönüşüm gerçekleşmiyor. Gayretimiz bu yönde olsun. Dünyayı bu zifiri karanlıklardan aydınlıklara çıkaralım. Dünyaya baş olalım. Hem kendimizi hem de tüm insanlığı kurtaralım.

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

25.07.2020, 25.07.2019, 25.07.2018, 25.07.2017, 25.07.2016, 25.07.2015, 25.07.2014, 25.07.2013, 25.07.2012, 25.07.2011, 25.07.2010, 25.07.2009, 25.07.2008, 25.07.2007, 25.07.2006, 25.07.2005, 25.07.2004, 25.07.2003, 25.07.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.