logo
14 MAYIS 2026

"Ben tekme yerken hakem gülüyordu"

Medipol Başakşehir'in takım kaptanı Emre Belözoğlu, "Hayatımda hiçbir hakemin, ben tekme yerken güldüğünü görmedim. O günkü Halil Umut Meler'i hayatım boyunca unutmayacağım. O da bunu iyi bilsin" dedi

29.05.2018 00:00:00
Geçtiğimiz sezon şampiyonluğu son haftaya kadar kovalayan Medipol Başakşehir'in takım kaptanı Emre Belözoğlu, "Arda'nın sakatlıkları olmasaydı şampiyon olurduk." dedi.

Emre Belözoğlu, yaptığı açıklamada, Arda Turan'ın her şeyden önce kardeşi gibi gördüğü bir isim olduğunu belirterek, "Arda'nın transferini çok büyük bir mutlulukla karşıladık. Arda adına talihsiz bir sene oldu. 6 ayda kariyerinde yaşamadığı sakatlıkları yaşadı. Eğer Arda, 6 ayda iki sakatlık yaşamasaydı bence biz şampiyon olurduk. Arda bize en az 8-9 puanlık fark yaptırırdı. 6-7 aylık oynamama döneminden gelip, üzerine iki sakatlık kolay değildir. Arda ile ilgili yapılan yorumlara çok fazla katılmıyorum. Hazır gelmemesine rağmen oynadığı 3-4 çok iyi maç olduğunu söyleyebilirim. Arda'nın sakatlıkları olmasaydı şampiyon olurduk." ifadelerini kullandı.

Arda Turan'ın 16'dan 10 maça düşen cezasını da değerlendiren Emre, şöyle konuştu: "Bu kadar yüksek bir cezanın verilmesini hakkaniyetli ve doğru bulmuyorum. Arda bir değerdir. Arda'nın hataları da vardır ama ülkemizde iyi futbolcu yetişmiyor. Büyük futbolcu hiç yetişmiyor. Çok fazla jenerasyonla oynadım, Arda'nın kıymetini bilmeliyiz. Arda'nın da herkese cevap vereceği yerin saha olacağını bilmesi gerekiyor. Arda'nın hatalar yaptığını ama ona da haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Arda gelecek sezon sahada herkese bu cevabı verecektir, eleştiriler de bitecektir. Sezon başında inşallah 4 Avrupa maçı oynayacağız. O 4 maçta Arda ses getirecek oyunlar oynarsa, 8 haftalık cezanın bitmesini iple çekeriz."

"Hayatımda hiçbir hakemin, ben tekme yerken güldüğünü görmedim"

Emre Belözoğlu, "Şampiyonluğun kırılma maçı hangisiydi?" sorusunu ise şu şekilde yanıtladı: "Özellikle deplasmandaki Galatasaray maçında çok iyi oynamadık. Burada Halil Umut Meler gerçeğini de söylememiz gerekiyor. İlk defa bu cümleleri kuracağım. Hayatımda hiçbir hakemin, ben tekme yerken güldüğünü görmedim. O günkü Halil Umut Meler'i hayatım boyunca unutmayacağım. O da bunu iyi bilsin. Bizi orda çok ezdirdi. Biz tekme yerken güldüğünü de gördük. Galatasaray galibiyeti haketti. Galatasaray maçı ve içerdeki Sivas beraberliğimiz şampiyonluğu belirledi. Oyuncu profili olarak rakiplerimize yakınız ama camia olarak gerideyiz. Hakem, taraftar, medya bunlar da şampiyonlukta etkin rol oynar. Bunları net hissetmedik. Her sene üstüne koyuyoruz. Gelecek sene bu zamanlarda belki bir röportaj yapıp, şampiyonluğun nasıl geldiğini konuşuruz."

"Şampiyonlukla futbolu bırakırsam mükemmel bir veda olur"

Deneyimli futbolcu, kulüp başkan Göksel Gümüşdağ'ın "Emre'nin bırakmasını istiyorum" açıklamasından 2 gün sonra sözleşmesinin uzatılmasını ise "Sayın başkanımız, beni bazen benden fazla düşünen bir ağabeyimdir. Saha içindeki hal ve tavırlarımdan en başta o rahatsız oluyor. Aramızdaki hukuka binaen açıklamalar yaptı. Bırakmamı isteselerdi yine bu ailenin içinde kalacaktım. Başkanla bu konuyu hiç konuşmamıştık, görüşmemizden 1 gün önce televizyonda böyle bir bağlantı olunca bazı yanlış anlaşılmalar oldu." sözleriyle açıkladı.

Kendinde en az 1 sene daha futbol oynayabilecek gücü hissettiğini aktaran 37 yaşındaki futbolcu, "Doğru bir karar verdiğimizi düşünüyorum. Şampiyonlukla futbolu bırakırsam mükemmel bir veda olur. Bazı şeyleri tadında ve zirvede bırakmak önemli. Büyük konuşmak istemiyorum ama büyük ihtimalle bu sene son senem olur. 37-38'li yaşlarda futbol oynamak kolay değil. İki-üç yaş küçük arkadaşlarımı halı sahaya çağırıyorum, halı sahaya bile gelmiyorlar." şeklinde konuştu.

"Hiçbir zaman derviş olduğumu iddia etmedim"

Emre Belözoğlu, "Saha içinde yaptığınız agresif hareketler tepki alıyor..." sözleri üzerine ise, şu ifadeleri kullandı: "Tepki olacaktır. 12-13 yaşında neysem aynı devam ediyorum. Sahada duygularını kontrol edemeyen ama samimi biriyim. Bunu değiştirmeye çalıştığım çok zaman oldu. Performansıma olumsuz yansıdığı dönemler de oldu. Hatalarımdan dolayı da özür dilemekten hiç geri durmadım. Pişman olduğum çok şey oldu. Ama bu benim, insanız, başarıya giderken sırtınızda yük hissediyorsunuz, bazen doğru kararlar veremiyorsunuz. Hiçbir zaman derviş olduğumu iddia etmedim. Hataları bilinçli, birilerini acıtmak, üzmek, haksız bir kazanç elde etmek için yapıyorsak bunda sıkıntı var. Bu saydığım hiçbir şeyi hayatım boyunca yapmadım. Ben olduğum için yaptım."

"Hakkınızda en fazla yapılan yorumlar, 'Saha dışında tanısanız çok seversiniz' ve buna bağlantılı olarak 'Banane saha dışından, oturup birlikte sohbet mi edeceğiz.' Bu yorumlara katılıyor musunuz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Sahanın dışında da birisi bana arkadan tekme atsa, sırtıma tükürse aynı şeyler olabilir. Sahada bazen haketmediğiniz şeylerle karşılaşabiliyorsunuz. Sizden yaşça küçük hakemlerin tavırları olabiliyor. Sahanın içinde kimse kimseyi birbirinden üstün görmemeli. Hakem de dahil. 22. senem oldu kimseye üstten bakmadım, kimseyi de üstün görmedim. Emre Belözoğlu olduğu için başka karar verilmemeli. Emre olmayınca daha adil davranılmamalı. Özellikle son 5-6 haftada Başakşehir'de bunu hissettim. Bu da bende ciddi bir rahatsızlık oluşturdu. İnsanlar beni televizyon ve gazetelerden görüyorlar. Tasvip edilmeyen davranışlarım olduğunda insanların benimle alakalı olumsuz düşüncelerinin oluşması çok doğal."

"Birçok kararın ben olduğum için verilmediğini düşünüyorum"

Medipol Başakşehir Kaptanı, "Emre Belözoğlu hakemler tarafından kollanıyor" iddiaları hakkında ise şu açıklamayı yaptı: "Hakemlerle ne konuştuğumu çok iyi biliyorum. Hakemlerin rahatsız olduğu konuların da farkındayım. Hakemlerle konuşurken ağzımdan kesinlikle kötü bir şey çıkamaz. Çünkü federasyonun görevli kıldığı kişi o. Hakeme gidip hakaret edersen, kim olursanız olun sizi cezalandırır. Ben konuşurken mimiklerim öyle algılandığı için sanki hakemler beni koruyormuş gibi bir algı oluşabiliyor. Ben tamamen tersini düşünüyorum. Birçok kararın ben olduğum için verilmediğini, birçok kararın da ben olduğum için verildiğini düşünüyorum. O yüzden hayatımda ilk kez bir hakemin ismini verdim. Hayatım boyunca haketmediğim bir şey istemedim ama haketmediğim birçok şeye maruz kaldım. Çoğu hakeme sevgim var ama son 5-6 haftalık periyotta çok etkilendiler. Niyetlerinden gram şüphem yok ama kulübümüz üzerinde ben merkezli, Fenerbahçe'de olduğu gibi, bir algı oluşturuldu ve onlar da bundan etkilenmediler desem yalan olur."

"Galatasaray şampiyonluğu haketti"

Sezonu da genel olarak değerlendiren Emre Belözoğlu, Galatasaray'ın hakettiği bir şampiyonluğu elde ettiğini söyledi. Emre, "Galatasaray şampiyonluğu haketti. İçeride bütün rakiplerini yendi. Şampiyonluğu hak etmeyerek kazanamazsınız. Galatasaray'ı tebrik ediyorum. Galatasaray sezona çok iyi başladı ve bitirdi. Bunu iyi yapan takım şampiyon olur." dedi.

Eski takımı Fenerbahçe'nin performansını da değerlendiren deneyimli futbolcu, "Aykut Kocaman bu ligi çok iyi tanıyan bir teknik adam. Aykut Hoca rakiplerini yakalayabileceği durum olduğunu söylediğinde ya da Galatasaray'ın puan farkının suni olduğunu söylediğinde insanlar ne yazık ki olay gerçekleşmeden inanmak istemiyorlar. Bu sene hemen hemen her kadro birbirine yakındı. Fenerbahçe kendi sahasında bizim gibi çok puan kaybetti. Galatasaray bu hatayı yapmadı. Beşiktaş iki kulvarda gitti bu kolay değildir, bunun sıkıntılarını yaşadılar. En motive olan takım ipi göğüsledi." yorumunda bulundu.

Emre, sezona damga vuran futbolcuların ise Bafetimbi Gomis ile Edin Visca olduğunu aktardı. Emre Belözoğlu, iki ön eleme oynayacakları UEFA Avrupa Ligi'nde başarılı olmayı hedeflediklerini vurgulayarak, "Gruplara kalmak gelecek takımlara da bağlı. Geçen sene Beşiktaş'ı ve diğer Türk takımlarını rahatlıkla elemiş Club Brugge'ü eledik. Sevilla'yı da eleyebiliyorduk. Bu takımlara diş geçirmek kolay değildi ama biz bunu başardık. Neredeyse Şampiyonlar Ligi'ne de kalıyorduk. Belki de Türk futbol tarihinde bu ilk kez olacaktı. İkinci olup Şampiyonlar Ligi'ne katılmak kolay bir şey değil. Bu sene hedefimiz Avrupa Ligi gruplarına katılmak." sözlerine yer verdi.

"Milli takım en iyilerin olduğu yerdir"

Deneyimli futbolcu, "Milli takımda gençleştirme operasyonu" düşüncesine katılmadığının altını çizerek, şöyle devam etti: "Milli takım en iyilerin olduğu yerdir. Bir oyuncu yalnızca genç diye milli takımda oynatılmaz, yaşlandı diye de oynatılmazsa o da doğru olmaz. Lucescu geçen sene beni 37 yaşında çağırdı, ben de elimden geleni yaptım. Milli takıma ait olma duygusunu tekrar kazanmamız gerekiyor. Maalesef iyi oyuncu yetiştiremiyoruz. Geçmişte Sergen, Oğuz, Tugay Abi vardı. Merkez orta saha diyebileceğimiz çok değerli oyuncular vardı. Bu kabiliyette oyuncumuz fazla yok. Geçmişte daha büyük oyuncular vardı."

"Salah'ı çok sevdiğim için ona objektif bakamıyorum"

Emre Belözoğlu, dünya futbolunda son dönemde en beğendiği oyununun Liverpool forması giyen Mısırlı Muhammed Salah olduğunu söyleyerek, Şampiyonlar Ligi finalindeki sakatlığıyla ilgili olarak şöyle konuştu: "Salah'ı çok sevdiğim için ona objektif bakamıyorum. Salah'ı çok seviyorum ve beğeniyorum. Salah'a sanki İslam dünyasını temsil ettiği için de ayrı bir sempatim var. Futbolun içinde bunlar var. Bazen büyük oyunculara karşı bu sertlikler yapılıyor. Ramos da zaten sert bir oyuncu. Bilerek Salah'ı sakatlamak için bu faulü yaptı demek çok hakkaniyetli olmaz. Bence Ramos bile Salah'ın sakatlanarak oyun dışında kalmasını istemezdi. Çok ters düştü, inşallah Dünya Kupası'na yetişir ve Salah'ı orada izleriz, Mısır'ın başarılarına Salah oynadığı için sevinelim."

Emre, Dünya Kupası'ndaki favorilerini ise "Almanya, Brezilya ağırlıklı ama fantezi olursa Belçika'yı işin içine katabilirim. Belçika'nın çok kaliteli kadrosu var, bireysel yeteneklerini takım oyununa yansıtırlarsa her takımı yenebilirler." sözleriyle açıkladı.

"Kale almamam gereken futbolcuların oyununa düşüp, kırmızı kartlar gördüm"

Emre Belözoğlu, futbol kariyerinde en üzüldüğü anları ise "Fenerbahçe'de son dakikada, son maçta kaybettiğim şampiyonluklar, Başakşehir'de iki senedir kaybettiğimiz şampiyonluklar. Bireysel girdiğim diyaloglar, saha içinde gereksiz insanlara verdiğim değerler. Kale almamam gereken futbolcuların oyununa düşüp, kırmızı kartlar gördüm." sözleriyle anlattı. Fenerbahçe Kongre üyesi olduğunu hatırlatan Emre, hafta sonunda yapılacak başkanlık seçiminde, her kongre üyesi gibi oyunu kullanacağını belirterek, "Ben her kongre üyesi gibi gidip oyumu kullanacağım. Fenerbahçe için en hayırlısı olduğunu düşündüğüm gibi davranacağım. Eşim de kongre üyesi o da oyunu kullanacak." şeklinde konuştu.

"Eski iftarları, eski Ramazanları çok özlüyorum"

Ramazan ayını her Müslüman gibi elinden geldiğince dolu dolu yaşamaya çalıştığını dile getiren Emre, şu ifadeleri kullandı: "Çocukluğum Yedikule'de İmrahor'da geçti. Daha sonra Zeytinburnu'na taşındık. Çocukluğumda sokaklarda masalarımız olurdu, komşuların kimisi börek yapardı, kimisi çorba, kimisi su, kimisi hurma getirirdi. Kalabalık içinde iftar yapmayı çok severdim. Keşke onları tekrar yaşayabilsem. Ara sıra akşamları Yedikule'ye gidiyorum, tanımadığım insanlar sokaklarda, başka bir jenerasyon ve insanlar gelmiş. Eski insanlar gitmişler. Zeytinburnu ve Yedikule ile alakalı çok güzel anılarım var. Eski iftarları, eski Ramazanları çok özlüyorum. Elimden geldiğince ruhumu Ramazan'da dingin tutmaya, motive olmaya çalışıyorum. Aile büyükleri ile iftarları ve sahurları yaparak Ramazan'ı her Müslüman gibi elimden geldiğince yaşamaya çalışıyorum."

Emre Belözoğlu'nun en iyi 11'i

İtalya, İngiltere ve İspanya liglerinde de oynayan deneyimli futbolcu, birlikte oynadığı en iyi 11'i şöyle açıkladı: "Kaleye Taffarel, sağ bek Zanetti, sol bek Roberto Carlos, stopere Cannavaro ve Godin'i koyarım. Orta sahaya Davids ve Seedorf olabilir. Sol tarafa Recoba, forvet arkasına Falcao, öne Ronaldo, sağ tarafa da Michael Owen'ı koyabilirim. Biraz forvet takımı oldu ama iç sahada iş yapar. Deplasmanda farklı bir takım koyarım. Bu benim iç saha takımım. Hagi'yi unuttuk. Onu da orta sahaya bir şekilde koyarız."

Emre Belözoğlu son olarak geçtiğimiz sezon başında Medipol Başakşehir'den Roma'ya transfer olan Cengiz Ünder'in başarısına şaşırmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Cengiz bizle ilk antrenmana çıktığında, potansiyelini gördüğümüzde, Cengiz'le alakalı hayallerim bunlardı. İnşallah bunun da ötesi var. Cengiz'e attığı gollerden sonra, 'Ne güzel gol attın' dediğimde, 'Bu golleri maçtan önce kalemle çiziyorum' demişti. Bir oyuncunun ne kadar kendini maça hazırladığını gösteren örnektir. Cengiz henüz hayal ettiğim noktaya gelmedi. İnşallah hep birlikte göreceğiz."

UEFA'dan Fenerbahçe'ye müjde geliyor

Camianın karışık duygularla beklediği "15 milyon Euro’luk UEFA cezası" dosyasında kritik bir viraj dönüldü. Sadettin Saran yönetimi ve kulüp hukukçularının yürüttüğü diplomasi, Fenerbahçe’yi yaptırım kıskacından çekip çıkarmak üzere. Türkiye’deki yüksek enflasyon ve döviz kurundaki sert dalgalanmaları "mücbir sebep" olarak masaya konuldu. Bankalar Birliği’nden çıkış hamlesiyle finansal ciddiyetini kanıtlayan yönetim, UEFA Kulüp Finansal Kontrol Kurulu’nu ikna etmeyi başardı. Top artık UEFA'da

14.05.2026 13:18:00
Haber Merkezi
UEFA'dan Fenerbahçe'ye müjde geliyor
UEFA'dan Fenerbahçe'ye müjde geliyor
Fenerbahçe camiası, haziran başında açıklanacağı konuşulan ve kulüp bütçesini sarsacağı tahmin edilen 15 milyon Euro'luk UEFA cezasına dair umutlu bir bekleyiş içine girdi. Kulüp kaynaklarından sızan bilgilere göre, sarı-lacivertli hukukçuların ve finans kurmaylarının hazırladığı "ekonomik savunma paketi", UEFA yetkililerinin kafasını karıştırdı.






SAVUNMALAR MAKUL BULUNDU

Gelen bilgilere göre Fenerbahçe yönetimi, savunmasını sadece kulüp harcamaları üzerine değil, Türkiye'nin içinde bulunduğu özel ekonomik koşullar üzerine kurdu. Özellikle Euro/TL kurundaki öngörülemez artış ve yüksek enflasyonun kulüp bilançosundaki "kağıt üzerindeki" zararları nasıl tetiklediği, grafiklerle ve bağımsız denetçi raporlarıyla UEFA Kulüp Finansal Kontrol Kurulu'na (CFCB) sunuldu.






UEFA İYİ NİYET OLARAK GÖRDÜ

UEFA'nın, Türkiye'deki ekonomik dalgalanmaları "mücbir sebep" kategorisinde değerlendirmeye sıcak baktığı ve kulübün son dönemdeki Bankalar Birliği borç tasfiyesi ile sermaye artırımı hamlelerini "iyi niyetli ve sürdürülebilir finansal yönetim" olarak kabul ettiği belirtiliyor.






KEREM, MOURINHO VE CARLOS

Jose Mourinho, Kerem Aktürkoğlu ve Diego Carlos gibi isimlerin maaşlarının bir kısmının sponsorlar tarafından karşılanmasına dair sıkıntılar da masada çözüldü.

Yönetim, tüm ödemelerin kayıt altında olduğunu ve bu modelin kulüp üzerindeki nakit yükünü azaltarak finansal sürdürülebilirliğe hizmet ettiğini kanıtladı.






HAKAN SAFİ AÇIKLAMIŞTI

Zaten daha önce başkan adayı Hakan Safi, TFF ile elele vererek sorunu aştıklarını açıklamıştı.  Kulüp koridorlarında da, "cezadan yırtmanın formülü bulundu, artık top UEFA kurumlarında" yorumları yapılıyor. Resmi açıklamanın haziran ayının ilk haftasında yapılması beklenirken, sarı-lacivertli camia seçim öncesinde transfer sürecini doğrudan etkileyecek bu karara kilitlenmiş durumda.

Beşiktaş çareyi Göztepe'de buldu

"Sergen Yalçın kalsın mı, gitsin mi?" sorusuna cevap arayan Beşiktaş şimdi de 2004'ten sonra doğmuş "4 yabancıyı nereden bulacağız?" krizi ile başbaşa kaldı

14.05.2026 12:39:00
Haber Merkezi
Beşiktaş çareyi Göztepe'de buldu
Beşiktaş çareyi Göztepe'de buldu
"Sergen Yalçın kalsın mı, gitsin mi?" sorusuna cevap arayan Beşiktaş şimdi de 2004'ten sonra doğmuş "4 yabancıyı nereden bulacağız?" krizi ile başbaşa kaldı. Tüm gözler transfere çevrilmişken, TFF'nin yeni sezonda yürürlüğe koyduğu 2004 ve sonrası doğumlu yabancı oyuncu bulundurma zorunluluğu siyah-beyazlıları köşeye sıkıştırdı.
Kadrosunda bu kritere uygun tek bir isim dahi bulunmayan Kara Kartal, rotayı Süper Lig'in parlayan yıldızı Anthony Dennis'e kırdı.






TFF'nin 2004 ve sonrası doğumlu yabancı oyuncu kuralını kararlılıkla devam ettireceğini bizzat Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu'nun açıklaması, Süper Lig transfer piyasasını allak bullak etti. Beşiktaş için bu durum stratejik bir zorunluluğa dönüştü. Kadrosunda bu kriterlere uygun yabancı bulunmayan siyah-beyazlılar, rotayı Göztepe'nin yıldızı Anthony Dennis'e yeniden kırdı.






TERCİH DEĞİL ARTIK ZORUNLULUK

Beşiktaş'ın Dennis'e olan ilgisi yeni değil. Geçtiğimiz Ocak ayında da teknik heyetin raporu doğrultusunda gündeme gelen 21 yaşındaki orta saha oyuncusu için Göztepe ile dirsek teması kuruldu. Ancak transfer gerçekleşmedi. TFF'nin yeni kuralıyla birlikte "tercih" olmaktan çıkıp "zorunluluk" haline gelen genç yabancı takviyesi için Dennis, listenin en tepesine yeniden kuruldu.






30 MAÇIN 28'İNDE 11 OYNADI

Göztepe'nin 2022 yılında sadece 25 bin Euro'ya kadrosuna kattığı Anthony Dennis, sergilediği performansla "peri masalı" hikayesine imza attı. Mayıs 2026 itibarıyla tahmini piyasa değeri 8-10 milyon Euro seviyelerine çıkan Nijeryalı, bu sezon Göztepe formasıyla çıktığı 30 maçın 28'inde ilk 11 başlayarak istikrar abidesi oldu.






2027'YE KADAR SÖZLEŞMESİ UZADI

Bu sezon yaklaşık 2.400 dakika süre alan Dennis, orta sahanın merkezinde bitmek bilmeyen enerjisiyle dikkat çekiyor. Maç başına kazandığı ikili mücadelelerle ligin en iyi ön liberolarından biri olarak gösteriliyor. Defansif kimliğinin yanına bu sezon eklediği 3 gol, onun "box-to-box" oyuncu evrimini kanıtlıyor.

Beşiktaş'ın işi ise kolay değil. Göztepe, Avrupa kulüplerinin de radarında olan genç yıldızının sözleşmesini geçtiğimiz günlerde 30 Haziran 2027'ye kadar uzattı.

Galatasaray'ın çimlerinden dolarlar fışkırıyor

Galatasaray yönetimi, RAMS Park’ın zeminini yenileme kararını tarihi bir finansal operasyona dönüştürmek için düğmeye bastı

14.05.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın çimlerinden dolarlar fışkırıyor
Galatasaray'ın çimlerinden dolarlar fışkırıyor
Galatasaray yönetimi, RAMS Park'ın zeminini yenileme kararını tarihi bir finansal operasyona dönüştürmek için düğmeye bastı.

Şampiyonluk kutlamalarında saha içine alınacak 3 bin taraftardan elde edilecek gelirle, hem yeni çimlerin maliyeti karşılanacak hem de kulüp kasasına dev bir ek kaynak aktarılacak.







Galatasaray camiası cuma akşamı 26. şampiyonluğu kutlamaya hazırlanırken yönetim hem kutlama organizasyonu hem de stadın geleceği için ezber bozan bir stratejiye gidebilir...

Yeni sezon öncesi Ali Sami Yen RAMS Park'ın zeminini tamamen yenileme kararı alan sarı-kırmızılı kurmaylar, bu maliyetli operasyonu taraftarın katılımıyla finanse etmeyi planlıyor.







FIRSAT KAPISINA DÖNÜŞTÜ

Saha çimlerinin hibrit teknolojiyle baştan aşağı değiştirilmesinin maliyeti 200 bin ile 400 bin dolar arasında değişiyor. Yönetim, kutlama töreninde saha içine 3 bin taraftarı alma kararı vererek bu maliyeti avantaja çevirmeyi hedefliyor.

Normal şartlarda saha zeminine zarar verebileceği için kaçınılan bu durum, çimlerin zaten sökülecek olması nedeniyle bir fırsat kapısına dönüştü.







EN AZ 300 BİN DOLAR'LIK GELİR

Kulislerde konuşulan iddialara göre, saha içine girecek şanslı 3 bin kişi için belirlenen bilet fiyatları 500 dolar civarında seyredebilir. Eğer 3 bin taraftar 500 dolarlık biletleri tüketirse, kulüp kasasına yaklaşık 1.5 milyon dolar girecek.

Bilet fiyatı 100 dolar gibi daha makul bir seviyede tutulsa bile elde edilecek 300 bin dolarlık gelir, zemin yenileme masrafını tek başına karşılamaya yetiyor.







MALİYETİ SIFIRLAYABİLİRLER

Yönetimin bu hamlesiyle, hem kutlamalarda unutulmaz bir atmosfer yaratılması hem de stadyumun en büyük gider kalemlerinden biri olan zemin maliyetinin taraftar katkısıyla "sıfırlanması" bekleniyor.







Şampiyonluk coşkusunu sahada, futbolcularla iç içe yaşamak isteyen taraftarların bu yüksek bedelli biletlere nasıl bir ilgi göstereceği ise merak konusu.

Bu arada Galatasaray şampiyonluk kutlamaları saha içi biletlerinin satışı sürüyor:

-Satılan Bilet: 1.232

-Kalan Bilet: 1.768

Fiyat: 19.050 TL

Beşiktaş'ın Jhon Duran işi ciddiye bindi

Jhon Duran'ın İstanbul’da 48 saat süren sır trafiğinin şifreleri çözülmeye devam ediyor

14.05.2026 10:47:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ın Jhon Duran işi ciddiye bindi
Beşiktaş'ın Jhon Duran işi ciddiye bindi
Jhon Duran'ın İstanbul'da 48 saat süren sır trafiğinin şifreleri çözülmeye devam ediyor! Galatasaray ile sadece "alacak-verecek" mesaisine imza atan Jhon Duran'ın menajeri Jon Herrera, asıl bombayı Başkan Serdal Adalı'nın masasına bıraktı. 






Serkan Reçber'in "Şampiyon yapar", Sergen Yalçın'ın ise "Bize delisi lazım" dediği Kolombiyalı yıldız için Beşiktaş'ta sessiz sedasız bir operasyon başladı.

Galatasaray ile anılıyordu, ancak gerçek siyah-beyaz çıktı... 2 gündür İstanbul'da gizemli bir trafik yürüten Jhon Duran ve menajeri Jon Herrera, sessiz sedasız şehri-İstanbul'dan ayrıldı. Bu sehayatin perde arkasından da "Beşiktaş" çıktı.







GALATASARAY'LA ASPRILLA İÇİN GÖRÜŞME

Gelen bilgilere göre Jhon Duran'ın temsilcisi Jonathan Herrera, İstanbul'da geçirdikleri 2 günlük süreçte Galatasaraylı yöneticilerle masaya oturdu. Ancak bu görüşmenin sanılanın aksine Duran'la alakası yoktu. Taraflar, sadece sarı-kırmızılılar ile kiralık sözleşmesi biten Asprilla'nın ayrılık süreci ve kalan alacaklarının tahsili konusunu görüştü.







ADALI, MENAJERİ TARAFINDAN İKNA EDİLDİ

Galatasaray cephesinden Jhon Duran transferine dair somut bir hamle gelmedi. Duran'ın menajeri Jon Herrera'nın İstanbul mesaisinin asıl hedefi Beşiktaş'tı.

Kolombiyalı menajer, Galatasaray ile yaptığı "alacak-verecek" görüşmesinin ardından Başkan Serdal Adalı'yla masaya oturdu. Menajer Herrera'nın, Başkan Adalı'ya "onun (Duran) kendisini göstermek ve patlama yapmak için son şansı, Beşiktaş'ta oynamayı çok istiyor" diyerek oyuncunun istekliliğini vurgulaması işin rengini değiştirdi.







HEM REÇBER HEM DE YALÇIN İSTİYOR

İlk etapta bu isme mesafeli yaklaşan Serdal Adalı, oyuncunun menajerinin tutumu sonrası tavrını yumuşattı. Şartları değerlendirmeye aldığı da ulaşılan bilgiler arasında.







Bilindiği gibi Jhon Duran için Serkan Reçber'in, "adam olursa şampiyon yapar" deyip üstüne Sergen Yalçın'ın da, "bize futbolcunun delisi lazım" sözleriyle Kolombiyalının Beşiktaşlı olma süreci başlatıldı.

Trabzonspor son 3 sezonda 3’cu kez finalde

13 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Eryaman Stadyumu'nda oynanan Ziraat Türkiye Kupası yarı final mücadelesinde Trabzonspor, deplasmanda Gençlerbirliği'ni 2-1 mağlup ederek adını finale yazdırdı

13.05.2026 22:50:00 / Güncelleme: 14.05.2026 07:29:44
Haber Merkezi
Trabzonspor son 3 sezonda 3’cu kez finalde
Trabzonspor son 3 sezonda 3’cu kez finalde
13 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Eryaman Stadyumu'nda oynanan Ziraat Türkiye Kupası yarı final mücadelesinde Trabzonspor, deplasmanda Gençlerbirliği'ni 2-1 mağlup ederek adını finale yazdırdı.

Tek maç eleme usulüne göre oynanan ve baştan sona büyük bir heyecana sahne olan karşılaşmada bordo-mavililer, geriye düşmesine rağmen pes etmeyerek üst üste üçüncü kez kupada final oynama hakkı kazandı.







İlk yarıda dengeli oyun ve sert mücadele

Karşılaşmaya iki takım da kontrollü bir oyunla başladı. Final biletini hedefleyen Gençlerbirliği, savunma güvenliğini ön planda tutarak hızlı hücumlarla etkili olmaya çalıştı.

Teknik direktör Fatih Tekke yönetimindeki Trabzonspor ise topa daha fazla sahip olan taraftı. İlk 45 dakikada bordo-mavili ekipte Ernest Muçi ve Anthony Nwakaeme ile yakalanan pozisyonlarda Gençlerbirliği kalecisi Erhan Erentürk başarılı kurtarışlara imza attı. İlk yarı, iki takımın da karşılıklı ataklarına rağmen golsüz eşitlikle sona erdi.







Goller arka arkaya geldi

İkinci yarıya daha arzulu başlayan ev sahibi Gençlerbirliği, aradığı golü kontraatak organizasyonu ile buldu:

62. Dakika: Gelişen hızlı Başkent atağında topla buluşan Erk Arda Aslan, ceza sahası içinden yaptığı şık vuruşla kaleci André Onana'yı mağlup etti ve takımını 1-0 öne geçirdi.

78. Dakika: Yediği golden sonra baskısını hat safhaya çıkaran Trabzonspor'un kazandığı duran top organizasyonunda ceza sahası karıştı. Karadeniz ekibinin baskısında şanssız bir an yaşayan Gençlerbirliği savunma oyuncusu Arda Çağan Çelik, topu kendi ağlarına göndererek skora dengeyi getirdi: 1-1.

Son sözü uzatmalarda Muçi söyledi

Maçın bu skorla uzatmalara gitmesi beklenirken 90+2. Dakikada ceza sahası dışında topla buluşan Ernest Muçi, uzak çaprazdan mükemmel bir şut çıkararak topu köşeden ağlarla buluşturdu ve Trabzonspor'u 2-1 öne geçiren golü kaydetti.

Kalan kısa sürede skoru korumayı başaran Fırtına, hakemin bitiş düdüğüyle birlikte saha içinde büyük bir sevinç yaşadı.







Tarihi Başarı: Kulüp Tarihinde 18. Final!

Bu galibiyetle birlikte Trabzonspor, Türkiye Kupası tarihindeki 18. finaline yükseldi. Bugüne kadar kupayı 9 kez müzesine götüren Karadeniz ekibi, son iki sezondur finalde kaybetme şanssızlığını bu yıl kırarak 10. şampiyonluğuna ulaşmak istiyor. Ayrıca teknik direktör Fatih Tekke de bordo-mavili takımın başındaki kariyerinde ilk büyük kupasını kazanmaya çok yaklaştı.

Finalin Adı: Trabzonspor - Konyaspor!

Yarı finalde Beşiktaş'ı elemeyi başaran TÜMOSAN Konyaspor, finalde Trabzonspor'un rakibi oldu. İki ekip, Türkiye Kupası'nı kazanabilmek için 22 Mayıs Cuma günü saat 20:45'te Antalya Corendon Airlines Park'ta kozlarını paylaşacak.

Trabzonspor'un Son 3 Sezondaki Kupa Finalleri
 
2023 - 2024 Sezonu: Trabzonspor, Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda oynanan gol düellosu şeklindeki final maçında Beşiktaş'a 3-2 mağlup olarak kupayı ikincilikle tamamladı.
 
2024 - 2025 Sezonu: Bir önceki sezonun şanssızlığını kırmak için tekrar finale yükselen bordo-mavililer, bu kez Galatasaray'a 3-0 yenilerek üst üste ikinci kez finalde kupayı kaybetti.
 
2025 - 2026 Sezonu (Güncel): Gençlerbirliği'ni eleyerek üst üste üçüncü final biletini kapan fırtına, 22 Mayıs Cuma günü TÜMOSAN Konyaspor ile şampiyonluk mücadelesi verecek.

Alli, Ox ve Kent dönüyor!

Aston Villa'nın sahibi olan V Sports'un Türkiye'den bir takımı bünyesine katmak için kolları sıvadığı iddia edildi. İlk etapta Pendikspor, Ümraniyespor, Vanspor ve Boluspor'la ilgili araştırmalar başlatıldı. İngiliz menşeli şirketin bu hamlesinin gerçekleşmesi durumunda Ryan Kent, Ox Chamberlain ve Dele Alli'yi, Türkiye'ye getirerek iddialı bir giriş yapacağı iddia edildi.
 

13.05.2026 15:40:00
Haber Merkezi
Alli, Ox ve Kent dönüyor!
Alli, Ox ve Kent dönüyor!
Aston Villa'nın sahibi olan V Sports'un (sahipleri Nassef Sawiris ve Wes Edens) Portekiz'den Vitoria SC'den sonra Türkiye'den de bir takımı bünyesine katarak bir ağ oluşturmayı amaçladığı iddia edildi.






VANSPOR VE BOLUSPOR DA LİSTEDE

Türk futbolunun oyuncu ihraç potansiyelinin bu grubun radarında olduğu Pendikspor ve Ümraniyespor gibi zaten AŞ olan takımların yanı sıra Vanspor, Boluspor gibi henüz bu statüde olmayan ancak ciddi potansiyeli olan şehir takımlarını incelemeye aldıkları iddia edildi.






BEŞİKTAŞ VE FENERBAHÇE'DE OYNADILAR

V Sports'un bu yapılanma kapsamında bazı görüşmeler yaptığı ve alacakları Türk takımına Ryan Kent, Ox Chamberlain ve Dele Alli gibi Süper Lig maceraları olan yıldızları getirerek sükseli bir giriş yapmak istedikleri iddia edildi.

2026 Mayıs ayı itibarıyla Pendikspor'un FIFA'dan 3 dönem transfer yasağı alması, mevcut yönetimin bir "çıkış stratejisi" olarak kulübü yabancı bir fona devretme ihtimalini güçlendiriyor.

Pendikspor'un stratejisi ve İstanbul gibi lojistik avantajı yüksek bir merkezde bulunması da çoklu kulüp sahipliği modeline uygun. Hali hazırda A.Ş. olması da satışı hukuken çok kolaylaştırıyor.






VAN ÇOK ÖNEMLİ BİR ŞEHİR

Van, yaklaşık 1.1 milyon nüfusuyla Türkiye'nin en kalabalık şehirlerinden biri. Vanspor sadece şehir merkezine değil, çevre illere ve bölge geneline hitap eden bir "bölge takımı" kimliği taşıyor.

Ayrıca Bolu'nun nüfusu da yaklaşık 330 bin civarında. Bolu daha butik, sanayi ve turizm odaklı bir şehir yapısına sahip. Ancak hem İstanbul'a hem de Ankara'ya yakın. Ayrıca çevre illerden de ciddi bir potansiyele sahip.

Icardi'nin yerine En-Nesyri!

Mauro Icardi konusunda Okan Buruk kararını verdi... Alex Ferguson olabilmek için zamanında "ayrılık" dedi. Ancak top yönetimde

13.05.2026 15:27:00
Haber Merkezi
Icardi'nin yerine En-Nesyri!
Icardi'nin yerine En-Nesyri!
Mauro Icardi konusunda Okan Buruk kararını verdi... Alex Ferguson olabilmek için zamanında "ayrılık" dedi. Ancak top yönetimde. Buruk ise B Planı üzerinde çalışıyor. Galatasaray'ın şampiyon hocasının ilk tercihi Vedat Muriqi'ydi… ancak menajerinin masaya getirdiği Youssef En-Nesyri için de "bizim şartlarımızda olursa tabii ki" raporuyla operasyonu başlattı.






Galatasaray yönetiminden herkesi hayrete düşürecek bir transfer hamlesi geldi. Mauro Icardi'nin yerine Okan Buruk'un istediği Vedat Muriqi ile görüşmelere start veren sarı-kırmızılı yönetim menajerlerin gündeme getirdiği Youssef En-Nesyri için de zemin yoklamaya karar verdi.






Süreç ise çok ilginç şekilde gelişti: Kısa süre önce yönetim Davinson Sanchez'in son dönemdeki performansıyla ilgili menajeriyle bir görüşme yapmak için kulübe davet etti. Davete Kolombiyalı oyuncunun Türkiye haklarını elinde bulunduran Mirza Binic katıldı.






DAVINSON İÇİN GELDİ EN-NESYRİ KONUŞULDU

Binic'e, Davinson'un sevilen bir karakter olduğu ancak son dönemde beklentilerin altında kaldığı anlatıldı. Binic de bu konuda gerekenleri yapma sözü verdi. Ancak aynı görüşmede Binic, Fenerbahçe'nin ocak ayında Al-Ittihad'a gönderdiği Youssef En-Nesyri'nin menajeri Anass Ouzifi'nin Süper Lig'den takım aradığını anlatı. Hatta Beşiktaş'la bir ön görüşme olduğunu iddia etti.






AL-ITTIHAD YERİNE GOLCÜ ALACAK

Ouzifi'nin kendilerinin kapısını Mauro Icardi yüzünden çalmadığını söyledi. En-Nesyri'nin imkan olursa Türkiye'ye dönmek istediğini çünkü Al-Ittihad'ın üzerine santrfor alarak gelecek sezon kendisini kulübeye göndereceğinin bilgisini verdiği söyledi.

O görüşmeye Galatasaray adına katılan Abdullah Kavukçu ise, "bizim istediğimiz şartlarda gelir ve Osimhen'in yedeği olmayı kabul ederse biz de düşünebiliriz. Okan hocaya sormak gerek" dedi.






GALATASARAY'IN İSTEDİĞİ GİBİ OLURSA

Süreç o görüşmeyle başladı. Okan Buruk aynen Muriqi gibi Süper Ligi tanıması ve Osimhen'le çift forvette de kullanabileceği ve Kosovalı golcüden 4 yaş daha genç olan Faslı golcüye de onay verdi.

Eğer Galatasaray'ın istediği şartlarda (5-6 milyon Euro bonservis ve 3-4 milyon Euro maaş) bir anlaşma imkanı olursa En-Nesyri gelecek sezon parçalıyı giyebilir.

Fenerbahçe'nin yeni başkanı Ali Koç'u ikna etmek zorunda

Fenerbahçe'de yeni seçilecek başkanın işi sadece para koymak değil, bu parayı UEFA'nın "yasal" kabul edeceği kanallardan içeri sokmak da olacak 

13.05.2026 13:10:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin yeni başkanı Ali Koç'u ikna etmek zorunda
Fenerbahçe'nin yeni başkanı Ali Koç'u ikna etmek zorunda
Fenerbahçe'de yeni seçilecek başkanın işi sadece para koymak değil; bu parayı UEFA'nın "yasal" kabul edeceği kanallardan içeri sokmak da olacak. Bunun için en kısa yol zamanında "muhtacız" besteleri yüzünden belki de seçimi kaybeden Ali Koç'un kapısına gitmek... eğer Ali Koç ve Ali Koç'un ikna ettiği Hamdi Ulukaya ile sponsorlukları revize konusunda anlaşamazsa yeni başkanın işi çok zor.






Ali Koç'un Sadettin Saran'a seçim kaybetmesine neden olanlardan birisinin de "muhtaç" bestesi olduğu iddia edilir. O gün o besteyi söyleyen kongre üyeleri adeta "hain" ilan edildi. Bugün ise adeta Fenerbahçe'nin yeni başkanı daha belli olmadan Ali Koç'la konuşmak zorunda kaldı.






Fenerbahçe'nin yeni başkanı yönetim kuruluna güvenen Aziz Yıldırım da olsa, kendi cebine güvenen Hakan Safi da olsa, önündeki bu "UEFA sıkıntısını" aşmak için cüzdanından çok finansal mühendislik harikası bir iş çıkarması gerekecek. Bir de Ali Koç'u ikna etmesi.






SPONSORLUKLARIN REVİZESİ ÇOK ÖNEMLİ

Çünkü Ali Koç döneminde alınan sponsorluklar ve projelerden kasaya girecek 100 milyon Euro'luk nakit güce rağmen UEFA'nın muhtemel cezası yeni başkana "transfer yasağı" gibi gelecek.

Yeni başkan her ne olursa sahip olduğu mali gücü limit gücüne dönüştürmek zorunda. Bunun en kısa ve etkin yolu gelir kalemlerini "futbol dışı" alandan "futbol içine" yasal yolla çekmek olacak.

Stat ve göğüs sponsorluklarında devam eden mevcut anlaşmalar piyasa değerinin çok üzerinde (ancak UEFA'nın "adil değer" incelemesine takılmayacak şekilde) revize edilmek zorunda.






FAHİŞ REKLAM SIKINTI YARATABİLİR

Hakan Safi'nin de Aziz Yıldırım'ın da forma sponsoru Otokoç (Ali Koç'un bağlı olduğu holdingin iştiraki) ve Ali Koç'un ikna ettiği Hamdi Ulukaya'yla yeniden masaya oturması gerekecek.

Çünkü Hakan Safi'nin ya da Aziz Yıldırım'ın yönetimine alacağı üyelerin sahip oldukları dev şirketlerin kulübe fahiş rakamlarla reklam vermesi (Manchester City modeli) sorun yaratabilir.






BİR DE İŞİN TRANSFER KISMI VAR

Bir de işin transfer kısmı var. Rafael Leao ya da o ayarda alınacak yıldızlar için garanti ücreti düşük tutulmak zorunda. Şampiyonlar Ligi katılımı, şampiyonluk veya gol sayısı gibi "şarta bağlı" ödemelerle limitin etrafından dolanılmaya çalışılacağı kesin.

Ayrıca yıldızlara ödenecek maaşın bir kısmı kulüp maaş bordrosu yerine, imaj hakları, sadakat bonusu ile oyuncuların kuracakları şirketlere ödenebilir. Bu da avantaj yaratacak.






TRANSFERDE TAKAS OPSİYONU

Yüksek bonservisli oyuncuları, zorunlu satın alma opsiyonuyla (ödemeyi bir sonraki yıla yayarak) kiralamak da bir çare. Limitleri doğrudan etkilemeden kadro kalitesini artırmak için eldeki değerli oyuncuları (Oosterwolde, Nene, Asensio) hedeflenen yıldızlarla kafa kafaya takas etme yoluna gitmek de işe yarayabilir.






YENİ BİR ERTUĞRUL OLABİLİR

Ayrıca UEFA kurallarında altyapıdan yetişen oyuncuların satışından elde edilen gelirler, maliyetleri sıfır olduğu için "saf kar" kabul ediliyor. Limit açmada çok etkili. Arda Güler de olduğu gibi, özkaynak oyuncularının yüksek bedelle satışı manevra alanını genişletebilir. Belki de yeni bir Ertuğrul (Fenerbahçe 2017-2018 sezonu başında limit açmak için kaleci Ertuğrul Taşkıran'ı Boluspor'a 1 milyon euro bonservis bedeliyle sattı) satışı görebiliriz.

UEFA Fenerbahçe'yi köşeye sıkıştırdı

Fenerbahçe'de camia yeni başkandan Rafael Leao'yu bekliyor ancak UEFA’nın kapıda bekleyen cezası yeni başkan kim olursa olsun elini kolunu bağlayacak gibi duruyor

13.05.2026 12:50:00
Haber Merkezi
UEFA Fenerbahçe'yi köşeye sıkıştırdı
UEFA Fenerbahçe'yi köşeye sıkıştırdı
Fenerbahçe'de camia yeni başkandan Rafael Leao'yu bekliyor ancak UEFA'nın kapıda bekleyen 15 milyon Euro'luk cezası yeni başkan kim olursa olsun elini kolunu bağlayacak gibi duruyor. Kulüp sponsorluklar ve gayrimenkullerle 100 milyon Euro seviyesinde bir nakit gücüne ulaşsa da, harcama limitleri ve UEFA'nın kısıtlamaları ancak 40-55 milyon euro arasında (bonservis, maaş, vergi, menajerlik ücreti) bir transfer bütçesine izin verecek.






Ortalık yanıyor... Hakan Safi'nin Rafael Leao'ya gittiği, 50 milyon euro bonservis teklif ettiği iddia ediliyor. Aziz Yıldırım'ın dünya yıldızları için nabız yokladığı konuşuluyor. En son 2013-14 sezonunda şampiyonluk yaşayan Fenerbahçe taraftarı için tüm bunlar "güzel hayaller" tadında... ancak bir de "hayatlar" yani gerçekler var.






UEFA BU CEZAYI NEDEN KESMİŞ OLABİLİR?

İddialara göre (henüz resmileşen bir durum yok), UEFA kestiği/keseceği 15 milyon euro'luk cezayı Haziran ayının ilk haftasında resmileştirecek.

UEFA'nın bu cezayı; kadro maliyeti, maaş bütçesi ve transfer harcamalarının, UEFA'nın "Finansal Sürdürülebilirlik kurallarındaki gelir/gider oranı aşıldığı için kesebilir ancak. Bu rakam yeni gelecek başkanın transfer bütçesi üzerinde doğrudan bir baskı yaratacak.






HARCAMA LİMİTLERİ SIKINTI OLACAK

Aziz Yıldırım da seçilse, Hakan Safi de başkan olsa Fenerbahçe 2026-27 sezonu için "nakit zengini ama limit fakiri" olarak ortada dolanacak.

Kulübün kasasına giren gayrimenkul ve sponsorluk gelirleri sayesinde 100 Milyon Euro seviyelerine kadar bir nakit gücü olsa da, UEFA'nın Harcama Limitleri sıkıntı yaratacak.






LEAO'DAN BAŞKA TRANSER OLMAZ

Gelen bilgilere göre 15 Milyon Euro'luk UEFA cezası kesinleştiği anda mevcut maaş bütçesinin (Kante de dahil) de korunması durumunda Fenerbahçe'nin yeni transferler için bonservis artı maaş toplamında 40 ila 55 Milyon Euro arasında bir "hareket alanı" olabilecek.

Bu da Leao'nun bonservisini karşılamaya bile yetmez. Daha teknik direktör ve santrfor transferi tamamlanmadan Fenerbahçe köşeye sıkışır.






1/3 FENERBAHÇE'NİN BELİNİ BÜKECEK

Bankalar Birliği'nden çıkılması Fenerbahçe'nin elini her ne kadar rahatlatsa da, UEFA cezasının gölgesinde "satmadan almak" imkansız gibi olacak. Bu durumda Asensio, Nene, Oosterwolde gibi isimlerin satışları belki de zorunlu olacak. Ancak satış gelirinin limite katkısı ancak 1/3 olacak. Yani Oosterwolde 30 milyon euro'ya satılsa bile limit 10 milyon euro açılacak.

Aziz Yıldırım seçilirse sponsor değişebilir

Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe'ye başkan seçilmesi durumunda Otokoç, Medicana ve Hamdi Ulukaya'nın stat sponsorluğundan çekilmesi gündeme gelebilir 
 

13.05.2026 12:30:00 / Güncelleme: 13.05.2026 12:33:45
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım seçilirse sponsor değişebilir
Aziz Yıldırım seçilirse sponsor değişebilir
Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe'ye başkan seçilmesi durumunda ezeli rakibi Ali Koç'un forma sponsorluğudan (Otokoç), yöneticisi Dr. Hüseyin Bozkurt'un sağlık sponsorluğundan (Medicana) ve "Ali Koç aramasaydı, bugün burada olmazdık" diyen Hamdi Ulukaya'nın stat sponsorluğundan çekilmesi gündeme gelebilir. Bu da "tek hedef şampiyonluk" mottosu ile seçime hazırlanan Aziz Yıldırım'a büyük darbe olur.






Fenerbahçe'yi 6-7 Haziran tarihlerinde zorlu bir seçim yarışı bekliyor. Aziz Yıldırım favori aday. Hakan Safi ise tüm kozlarını oynuyor.






Seçimi kazanmak ise Aziz Yıldırım'a yetmeyecek. Çünkü sarı-lacivertli kulübün başına geçtikten sonra yüksek ihtimalle sponsorlar nezdinde ciddi mücadeleler vermek zorunda kalacak. Özellikle rakibi Ali Koç'un verdiği sponsorluklara devam edip etmeyeceği, Ali Koç yönetiminde olan iş adamlarının ya da Ali Koç istediği için sponsor olanların nasıl kararlar alacağı kritik olacak.






- Stadyum İsim Sponsoru: Chobani

Hamdi Ulukaya sponsorlukla ilgili, "Ali Koç eğer bizi aramasaydı, bizi ikna etmeseydi, biz bugün burada olmazdık" demişti.

- Forma Göğüs Sponsoru (Lig): Otokoç

İş birliği 2026-2027 sezonu sonuna kadar uzatıldı. Aziz Yıldırım seçilirse devam edilir mi? Soru işareti.






- Forma Sırt Sponsoru:

Ülker grubu adına Ahmet Özokur'un da yönetim listesine girmesiyle Yıldız Grup'la anlaşmanın daha uzun olması bekleniyor.

- Forma Kol Sponsoru:

Nesine ile devam edilebilir. Alpet, 2025 yılının son çeyreğinde Nakkaş Holding tarafından devralındı. Sponsorluk devam etmeyebilir.






- Şort Sponsoru:

Pasha Group yöneticisi Vedat Erbaş, Ali Koç'la iyi bir işbirliği içinde olduklarını açıkladı.
Gain'e kayyum atanmasından sonra yeni dönemde iş birliği devam etmeyebilir.

- Konç (Çorap) Sponsoru:

Gedik Yatırım sözleşmeyi 1 yıl daha uzattı. Devam edecek gibi duruyor.

- Sağlık Sponsoru:

Medicana'nın sahibi Dr. Hüseyin Bozkurt, Ali Koç'un başkanlık döneminde Fenerbahçe yönetiminde yer aldı. Aziz Yıldırım'la çalışır mı? Belli değil.

- Lojistik ve Yan Kol Sponsoru:

Safiport zaten Hakan Safi'nin. Eğer seçimi Yıldırım'a kaybederse işler zorlaşabilir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.