logo
08 AĞUSTOS 2026

Bereketin adresi Manavgat

Antalya’nın turizm cenneti olarak bilinen Manavgat, aynı zamanda devasa tarım arazileri ve sunduğu ürün çeşitliliğiyle Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri konumundadır

21.02.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Bereketin adresi Manavgat
Bereketin adresi Manavgat
Antalya'nın turizm cenneti olarak bilinen Manavgat, aynı zamanda devasa tarım arazileri ve sunduğu ürün çeşitliliğiyle Türkiye'nin en önemli üretim merkezlerinden biri konumundadır.

Turizmin gölgesinde kalsa da Manavgat tarımı, modern seracılık ve tropikal meyve üretimiyle son yıllarda büyük bir sıçrama yaşamıştır.







Manavgat, 420 bin dönümü aşan tarım arazisiyle hem açık alan hem de örtü altı (sera) üretiminde stratejik bir rol oynamaktadır. İşte ilçenin tarımsal çehresini şekillendiren unsurlar:






Yetişen Temel Ürünler ve Öne Çıkanlar

Manavgat, geleneksel ürünlerden tropikal meyvelere kadar çok geniş bir yelpazeye sahiptir.

Muz ve Tropikal Meyveler: İlçede sera alanlarının 25 bin dönüme yaklaşmasıyla muz üretimi rekor kırmıştır. Ayrıca avokado, ejder meyvesi (pitaya), papaya, ananas ve hatta kırmızı muz hasadı yapılmaktadır.







Altın Susam: Manavgat'a özgü, yağ oranı ve aromasıyla dünyaca ünlü "Manavgat Altın Susamı", bölgenin en değerli endüstriyel bitkilerinden biridir.

Narenciye ve Meyve: Türkiye'nin nar ve portakal ihtiyacının önemli bir kısmı buradan karşılanır. Ayrıca zeytincilik, son yıllarda sanayi yatırımlarıyla birlikte hızla gelişmektedir.

Sebzecilik: Domates, biber, patlıcan ve karpuz gibi ürünler hem iç piyasaya hem de ihracata yönelik olarak yoğun şekilde üretilir.







Çiftçilerin Yaşadığı Temel Sorunlar

Üretim rakamları sevindirici olsa da Manavgatlı çiftçiler 2026 yılı itibarıyla ciddi zorluklarla mücadele etmektedir:

Doğal Afetler ve İklim Krizi: Son yıllarda artan hortum, dolu ve fırtına felaketleri seralarda büyük yıkımlara yol açmaktadır. Sigorta (TARSİM) kapsamı dışındaki hasarlar çiftçiyi ekonomik darboğaza sokmaktadır.







Sulama ve Su Tuzlanması: Manavgat Barajı'ndan gündüz saatlerinde yeterli su verilmemesi nedeniyle, bazı bölgelerde (Ulualan gibi) sulama mecburiyetten deniz suyu karışmış kaynaklarla yapılmakta; bu da toprağın çoraklaşmasına neden olmaktadır.

Yüksek Maliyetler: Mazot, gübre ve ilaç fiyatlarındaki artışın yanı sıra işçilik maliyetleri, üreticinin kâr marjını ciddi şekilde düşürmektedir. Özellikle muz üreticileri, maliyetleri karşılayabilmek için kg fiyatının 1 dolar seviyesinin altına düşmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.







Altyapı İhtiyacı: Eski tip açık sulama kanalları su kaybına neden olmaktadır. (Ancak müjdeli bir haber olarak; 2026 Temmuz ayına kadar Kapalı Devre Sulama Sistemi ihalesinin tamamlanması beklenmektedir).






Tarımın Geleceği: İş İnsanlarının Yeni Gözdesi

Manavgat tarımında dikkat çeken en büyük değişim, sektörün "aile çiftçiliğinden" profesyonel "yatırımcı çiftçiliğine" evrilmesidir. İş insanlarının modern teknolojiyle donatılmış seralara yaptığı yatırımlar, Manavgat'ı turizm kadar güçlü bir ekonomik girdi sağlayan tarım şehri haline getirmektedir.

Manavgat, tarımsal potansiyeliyle Türkiye'yi besleyen bir damar. Ancak sürdürülebilirlik için kapalı sulama sistemine geçiş ve iklim krizine karşı daha güçlü destek paketleri üreticinin öncelikli beklentisi.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.