logo
01 HAZİRAN 2026

Bireysel başvuru 10'uncu yılında

2012'de uygulanmaya başlanan bireysel başvurunun pratik amacının, 'hak ihlali iddialarının çözülerek, AİHM'e taşınmasını engellemek' olduğuna dikkat çeken Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, "Bireysel başvurunun etkili bir şekilde yoluna devam etmesi, yasama, yürütme ve yargı organlarının bu konuda duyarlı olmasıyla mümkün olabilir" dedi

14.02.2022 16:33:00
Bireysel başvuru 10'uncu yılında
Bireysel başvuru 10'uncu yılında
Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi tarafından finanse edilen Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi kapsamında, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru ihlal kararları ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin bölge toplantısı düzenlendi. Toplantının açılışında konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, temel hak ve özgürlüklerin korunmasının, tüm toplumların temel önceliği olduğunu söyledi. Arslan, geçen yüzyılın özellikle ilk yarısında yaşananların, hak ve özgürlüklerin korunması noktasında çok önemli yapısal değişikliklere neden olduğunu, özellikle iki dünya savaşı arasında ve sırasında yaşanan yoğun, sistematik hak ihlallerinin, bugünkü temel haklar düzenini belirlediğini kaydetti. Türkiye'de 2010 Anayasa değişikliğiyle sisteme giren ve 2012'de uygulanmaya başlanan bireysel başvurunun pratik amacının, "hak ihlali iddialarının ulusal sınırlar içerisinde halledilerek, AİHM'e taşınmasını engellemek", ilkesel amacının da "temel hak ve özgürlüklerin korunmasının standardının yükseltilmesi" olduğunu vurgulayan Arslan, şöyle konuştu: "Bu ilkesel ve pratik amacı gerçekleştirmeye yönelik getirilen bireysel başvuru, bugün 10. yılında, Türkiye'de çok önemli etkili bir hak arama yolu olarak önümüzde duruyor. Aradan geçen 10 yıl içinde bireysel başvuru gerçekten Anayasa koyucunun iradesine uygun olarak, onun amaçladığı şekilde iyi işleyen etkili bir hak arama yolu oldu mu? Bu kritik soruya, bireysel başvurun uygulamaya geçtiği 2012'den itibaren bunun içerisinde olan uygulayıcılardan biri olarak rahatlıkla 'evet' cevabını verebilirim. Bütün zorluklara, başta her geçen gün artan iş yüküne rağmen Türkiye'de bireysel başvuru, etkili bir hak arama yolu olarak tesis edilmiştir ve yoluna devam etmektedir."


Ocak 2022'de 12 bin başvuru


Buna rağmen önlerinde çok ciddi zorlukların bulunduğuna işaret eden Arslan, bireysel başvurunun etkili bir hak arama yolu olarak yoluna devam etmesinde iki temel tehdit bulunduğunu anlattı. Zühtü Arslan, şunları kaydetti: "Birincisi her geçen gün artan iş yükü. Bu iş yükünün dramatik bir boyuta ulaştığını her vesileyle söylüyoruz. Bugün Anayasa Mahkemesinin önünde 66 bine yakın bireysel başvuru bulunmaktadır. Neredeyse Anayasa Mahkemesi tek başına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 47 ülkeden aldığı başvuru kadar başvuru alıyor. Bu meselenin önümüzde çözülmesi gereken çok ciddi bir mesele olarak durduğunu vurgulamak istiyorum." Bununla bağlantılı ikinci tehlike ve tehdidin de "bireysel başvurunun objektif etkisinin hayata geçirilmemesi" olduğunu ifade eden Arslan, "Bireysel başvurunun amacı, tek tek sivrisineklerle mücadele etmek değildir, amacı sivri sinekleri üreten bataklığı kurutmaktır" dedi. AYM Başkanı Arslan, asıl amacın, bireysel başvurunun etkili şekilde uygulanarak, yeni ihlallerin ortaya çıkmasının engellenmesi olduğuna işaret ederek, burada bazı sıkıntılar bulunduğunu aktardı. "Bunun önemli ölçüde bireysel başvurunun henüz tam manasıyla anlaşılamamasından kaynaklandığını düşünüyorum" diyen Arslan, bu tür toplantılar ve karşılıklı diyalog sayesinde, bireysel başvurunun gelecek dönemde çok daha başarılı bir şekilde uygulanacağına inandığını dile getirdi.

CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası

CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu” ifade ediliyor

01.06.2026 12:02:00
Haber Merkezi
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu" ifade ediliyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, yani istinafın "mutlak butlan" kararıyla birlikte Genel Başkanlığa dönmesi sonrası gözler CHP'de  atılacak adımlara çevrildi.

Söz konusu gelişme sonrası Grup Başkanlığı'na seçilen Özgür Özel ve ona yakın siyasetçiler, bugün itibariyle "en kısa zamanda kurultay yapılması" için imza toplamaya başlıyor.

Özel ayrıca, Kılıçdaroğlu'nun aksi yöndeki talimatına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor.

GRUP TOPLANTISI YAPILACAK MI?

Özel'e yakın isimler grup toplantısının gerçekleştirileceğini ve TBMM'de yapılacağını ifade etmişler, "Grup Başkanı" olması nedeniyle bunun önünde hiçbir engel olmadığını dile getirmişlerdi.

Kılıçdaroğlu tarafıysa TBMM Başkanlığı'na başvurarak Özel'in "Grup Başkanı" olarak seçilmesinin geçersiz sayılmasını istemişti.

KILIÇDAROĞLU GENEL MERKEZ'E GİDECEK

Kılıçdaroğlu bugün Genel Merkez'e giderek çalışmalarını orada yürütecek.

Özel ise Cumhurbaşkanı Aday Ofisi kapsamında TBMM'de çalışacak.

Özel, dün TBMM'de MYK üyeleriyle bir araya gelmiş, partideki son gelişmeleri ve Türkiye gündemi masaya yatırmıştı.

1 litre benzinle 861 kilometre

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencileri, geliştirdikleri özel araçla sadece 1 litre benzin kullanarak 861 kilometre yol kat etmeyi başararak enerji verimliliğinde tarihi bir rekor kırdı

31.05.2026 13:47:00 / Güncelleme: 31.05.2026 13:49:51
Haber Merkezi
1 litre benzinle 861 kilometre
1 litre benzinle 861 kilometre
İTÜ bünyesindeki mühendislik öğrencilerinden oluşan teknoloji takımı, küresel enerji krizine ve çevre kirliliğine alternatif çözümler üretmek amacıyla geliştirdikleri ultra verimli araçla büyük bir başarıya imza attı. Tamamen yerli imkanlar ve yenilikçi mühendislik çözümleriyle tasarlanan araç, test sürüşlerinde ulaştığı yakıt tasarrufu oranıyla uluslararası standartları altüst etti.

Aerodinamik tasarım ve hafiflik başarıyı getirdi

Projenin temelini hafif kompozit malzemeler ve sürtünmeyi minimuma indiren aerodinamik tasarım oluşturuyor. Öğrenciler, aracın motor yönetim sistemini ve yanma odası geometrisini optimize etmek için yapay zeka destekli yazılımlardan faydalandı.

Takım kaptanı, elde edilen başarıya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Amacımız sadece bir araç üretmek değil, geleceğin mobilite çözümlerine yön vermekti. 1 litre benzinle İstanbul'dan neredeyse Antalya'ya kadar ulaşabilecek bir verimlilik seviyesine ulaştık. Bu başarı, Türk gençlerinin fırsat verildiğinde neler yapabileceğinin en net kanıtıdır."

Uluslararası yarışmalarda Türkiye'yi temsil edecekler

Geliştirilen bu prototip araç, önümüzdeki aylarda düzenlenecek olan prestijli uluslararası enerji verimliliği yarışmalarında Türkiye adına sahne alacak. Sektör temsilcileri, İTÜ'lü gençlerin geliştirdiği bu teknolojinin ticari otomotiv sektöründeki hibrit ve verimli motor mimarilerine de ilham kaynağı olabileceğini belirtiyor.

İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde


 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarını canlı yayınlayan A Haber, TRT Haber, Ülke TV, TV Net, NTV, Haber Türk, Haber Global, TV100, CNN Türk; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını canlı yayınladı. Bazı kanallar çift ekran oluşturarak, Özgür Özel'in görüntüsünü verdiler ancak sesini aktarmadılar. 

30.05.2026 14:45:00 / Güncelleme: 30.05.2026 15:06:32
AHMET TURAN YİĞİT
İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde
İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde

Mahkemenin mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevinden alınan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Ankara İl Başkanlığı binasında saat 14:00'ten itibaren partililerle bayramlaştı.
Güvenpark'ta bir araya gelen çok sayıda kişi Özgür Özel'e destek ve Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki sloganları attı. Alanda bulunanların sayısı 100 bini aştı. Özel, konuşmasını yaparken elektrikler kesildi. Konuşma jeneratörün devreye girmesiyle devam etti. 

Yavaş adresini belli etti

Alana Özgür Özel ile birlikte gelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da geldi. Yavaş, "İnsanların umudunu tüketen bir konumda bulunmaktansa, siyaseti bırakırım. İnsanların umudunu yeşertmemiz gerekir. Önemli olan bu toplumun geleceğidir. CHP sıradan bir parti değildir, bu ülkenin kurucu iradesidir. CHP''yi zayıflatmaya yönelik her girişim, yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Türkiye'nin birikimini ve Cumhuriyet'in değerlerini hedef almaktadır" dedi. Özel, "Kurultay tarihini ilan edin. Emperyalizme geçit vermeyeceğiz" dedi. Kalabalık sık sık "Hain Kemal" sloganı attı.

Özel: İşin başında Erdoğan var

Ardından konuşmasını yapmaya başlayan Özgür Özel, "Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir, doğru anlayalım. Bu mesele Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir" dedi.

Kılıçdaroğlu ne dedi?

Kılıçdaroğlu ise az sayıda kişiye hitap etti. CHP Genel Merkezi'nin önüne gelenlerde coşku yoktu. İnsanlar bir oradan bir oraya alanda dolaşıyorlardı. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını aktaran kanallar da alanı vermekten kaçındı. Kılıçdaroğlu ise konuşmasını metinden okudu.

Mahkeme kararaıyla göreve getirilen CHP lideri, "Bizim hesaplaşmamız kişisel değil, ahlakıdır" diyen Kılıçdaroğlu, "Önce hesaplaşacağız, sonra kurultay sandığını önünüze getireceğim" diye konuştu. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: "Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atalarımızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım." 
 
"Benim bu millete özür borcum var" diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür diliyorum. Dış odaklardan medet uman gafilleri koynumda beslediğim için özür diliyorum. Pavyon masasında pazarlık yapanların, partiyi mahkeme kapılarına düşürenlerin maskesini zamanında indiremediğim için özür diliyorum."

Cumhur İttifakı seçmeninin de Kılıçdaroğlu'na destek verdiği tahmin ediliyor.

 

Anıkabir'e yürüryüş

Öte yandan Özgür Özel, konuşmasının sonunda meydandakilere "Anıtkabir'e yürüyoruz" diyerek, kalabalığı Anıtkabir'e davet etti. 

Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı


 
Batman'ın tarihi Hasankeyf ilçesi, Kurban Bayramı tatilinde ülkenin farklı illerinden gelen ziyaretçileri ağırlıyor.
 

30.05.2026 12:42:00
AA
 Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı
 Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı
Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Hasankeyf, 9 günlük bayram tatilinde de ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. İlçeyi ziyaret edenler, Ilısu Barajı nedeniyle orijinal yerlerinden taşınan İmam Abdullah Türbesi, Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, Hasankeyf Kalesi, Hasankeyf Müzesi ve Er-Rızk Camisi gibi tarihi yerleri ziyaret ediyor.
Ziyaretçiler, ​Ilısu Baraj Gölü'nde katıldıkları tekne turlarıyla kanyonları ve Hasankeyf Kalesi'ni görme imkanı buluyor.







İnsanları çok cana yakın ve misafirperver

Kocaeli'nden gelen Rıdvan Yıldırım, Hasankeyf'te tarihi eserleri gördüğünü belirterek, "Çok turistik bölge, çok güzel. Turistik alanı da çok fazla. Memnun kaldık ve çok keyif aldık. İnsanları çok cana yakın ve misafirperver" dedi.







Mardin'in Midyat ilçesinden gelen Hilvan Konak da fırsat buldukça Hasankeyf'e gezmeye geldiğini söyledi.
İlçenin görülmeye değer olduğunu dile getiren Konak, "Bayram tatilinde fırsat bulup tekrar geldik. Tekneye bindik, müzeye gittik" diye konuştu.







Buranın doğası, tarihi çok başka

Tuğba Çiçek ise Hasankeyf'in beklentilerini fazlasıyla karşıladığını anlatarak, kardeşiyle birlikte çıktıkları GAP turu kapsamında ilçeye geldiklerini bildirdi.
Çiçek, "Kütahya'dan geldik. Heyecanlıyız. Doğasıyla, kültürüyle çok güzel bir şehir. Çok beğendik. Diyarbakır'ı da gezdik. Diyarbakır da çok güzeldi. Daha sonra Mardin'e gideceğiz. Buranın doğası, tarihi çok başka" ifadelerini kullandı.







İlçede 40 yıldır esnaflık yapan Cemil Uluk de ziyaretçi yoğunluğundan memnun kaldıklarını dile getirdi. Uluk, "Büyük bir hareketlik var. Esnaf olarak mutluyuz. Herkesi ilçeye bekliyoruz. Misafirlerimizi ağırlayıp memnun gönderiyoruz" dedi.

Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü

Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışların ardından debisi yükselen Camili köyü deresi taşarak çevrede hasara neden oldu

30.05.2026 11:38:00
İHA
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'in Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle Camili köyü deresi taştı. Taşkın sonucu beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunda hasar meydana gelirken, yol güvenlik amacıyla ulaşıma kapatıldı.






Taşkın sırasında dere üzerinde bulunan ve bölgedeki beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunun bir bölümünde çökme ve hasar meydana geldi. Yol üzerindeki köprünün korkuluklarının bir kısmı da sel sularına kapılarak yıkıldı.








İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, bölgede güvenlik önlemleri alarak yolu ulaşıma kapattı. Yetkililer, su seviyesinin normale dönmesinin ardından yapılacak teknik incelemeler sonrasında yolun onarılarak yeniden ulaşıma açılacağını belirtti.













Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin


 
 
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, "Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" dedi.

30.05.2026 10:42:00
AA
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin

Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, Cambridge Üniversitesi tarafından yürütülen ve sonuçları geçen yıl kamuoyuyla paylaşılan çalışmada, insan beyninin yaşam boyunca beş gelişim evresinden geçtiğinin ve 9 ile 32 yaş arasının 'ergenlik dönemi' olarak tanımlandığının ortaya konulduğunu söyledi.
Doğumdan ileri yaşlara kadar yaklaşık 4 bin kişinin beyin taramalarının incelendiği araştırmada beynin nöral bağlantılarının zaman içindeki değişimi haritalandırılırken, 32 yaşından sonra gelişimin daha stabil bir yapıya geçtiğini anlatan Atlı, ilerleyen yaşlarda ise gerileme evrelerinin başladığının belirlendiğini ifade etti.
Söz konusu araştırma bulgularının klinik gözlemleriyle de örtüştüğünü belirten Atlı, çalışmanın ileri görüntüleme teknikleriyle elde edilen verilere dayandığını anlattı.

Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu

Atlı, şunları kaydetti: "Benim de yakından takip ettiğim bir çalışma. Bu veriler, manyetik rezonans (MR) görüntüleme çalışmalarında tespit edilmiş. Burada aslında çalışan ve büyüyen bir beyin ortaya konuluyor. Ergenlik kavramı çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Ergenlik deyince çoğumuzun aklına hırçın, sinirli bir genç geliyor ama sadece mesele o değil. Ergenlik, büyüyen, gelişen, her şeyi alan ve sürekli aktivite gösteren bir beyin demektir. Bu çalışma da bunu destekliyor. Beynin gelişimi 30'lu yaşların başına kadar sürüyor. 32 yaşa kadar beynin nöronlarındaki gelişim devam etmekte, sinir ağları verimli bir şekilde çalışmaktadır. Bu süreçte beyin sürekli bir yapılanma içerisinde ancak 30'lu yaşların başından sonra bu gelişim yerini daha stabil bir evreye bırakır. 66 yaşına kadar görece dengeli bir dönem devam ederken, sonrasında gerileme başlar, 80'li yaşlardan itibaren ise bu gerileme daha belirgin hale gelir."

Ergenlik sürecinin uzamasında toplumsal değişimlerin de etkili olabileceğine işaret eden Atlı, "Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu. Günümüzde eğitim süreçlerinin uzamasıyla birlikte bu yaşlar ileriye kaydı. Bugün gençlere evlilik planlarını sorduğumuzda 30-35 yaş aralığı öne çıkıyor. Bu da ergenlik döneminin sosyal olarak da uzadığını gösteriyor. Ailelerin çocuklara erken yaşta sorumluluk vermesi önemli. Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor

Günümüzde "ev genci" olarak tanımlanan bir kesimin ortaya çıktığını belirten Atlı, şunları söyledi: "Bu bireylerin halen bir gelişim süreci içinde olduğunu söylemek mümkündür ancak bu noktada, gençlere nitelikli bir psikososyal eğitim sunulması, sosyal ve mesleki beceriler kazandırılarak hayatın içine aktif şekilde dahil edilmeleri büyük önem taşıyor. Aksi halde 30'lu yaşlara kadar aile içi çatışmalar devam ediyor. Anne ve babalar 'Bana bağırdı, sözümü dinlemedi' derken, gençler de 'Babam bana bağırdı, travmatize oldum' şeklinde karşılık veriyor. Bu kısır döngüden çıkabilmek için hem ailelerin hem de gençlerin süreci doğru yönetmesi ve erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor. Eskiden çağlar yüzlerce yıl sürerken, bugün 10-20 yıl içinde büyük değişimler yaşanıyor. Bu dönüşüm, beynin gelişim süreçlerini de etkilemiş olabilir."

Bireyin yaşamını nasıl değerlendirdiğinin gelişim algısını etkilediğini dile getiren Atlı, "50 yaşına gelmiş birinin kendini 20 yaşında hissetmesi farklı şekillerde yorumlanabilecek bir durumdur. Asıl sorulması gereken, kişinin 20 ile 50 yaş arasında nasıl bir yaşam sürdüğüdür. Eğer işlevsel ve üretken bir yaşam geçirmemişse, kendini hala 20 yaşındaymış gibi hissedebilir. Buna karşılık, spor yapan, kitap okuyan, sosyal aktivitelere katılan ve topluma katkı sağlayan bir yaşam sürmüşse, bu süreci kıymetli görür ve yaşına uygun bir olgunluk hisseder çünkü o 50 yılı dolu dolu yaşamıştır" ifadelerini kullandı.

Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!


 
Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi. Dünya genelinde erişkinlerin yaklaşık yüzde 25-35’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor. Kesin tanı verileri değişiklik göstermekle birlikte ülkemizde de yaklaşık her 3 kişiden 1’inin insülin direnci veya prediyabet, bir başka deyişle ileride tip 2 diyabet gelişme riskini gösteren metabolik bir tablo sürecinde olduğu düşünülüyor.

30.05.2026 01:04:00
MURAT ÇORBACI
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!

Çağımızın önemli bir problemi olan insülin direnci artık yalnızca ileri yaşlarda değil; 20'li yaş grubunda, ergenlik döneminde, hatta çocukluk çağında da giderek daha sık görülüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, erken yaşta başlayan insülin direncinin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekerek, "İnsülin direnci ne kadar erken başlarsa; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma yaşı da o kadar erkene kaymaktadır. Ayrıca uzun süreli metabolik yük, organ hasarını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle, insülin direncini önlemek için çocukluk ile ergenlik döneminde sağlıklı beslenmek ve aktif bir yaşam sürmek son derece önemlidir" dedi.

Hücre içi sinyal iletimi bozulunca…

İnsülin direncinin oluşumundaki temel mekanizma, hücre içi sinyal iletimindeki bozulma olarak açıklanıyor. Normalde pankreasın ürettiği insülin hormonu, kandaki şekeri (glikoz) hücrelerin içine taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlıyor. Ancak özellikle karın çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla gelişen inflamasyon, serbest yağ asitleri ve bazı hormonlar, insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltıyor. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açıyor. Ancak artan insüline rağmen kas, yağ ve karaciğer hücreleri bu hormona yeterince cevap veremiyor. Sonuç olarak kandaki şeker hücrelere taşınamıyor. Pankreas sürekli daha fazla insülin üretse de etkili sonuç alınamıyor ve bu durum zamanla kan şekerinin normalden yüksek seyretmesine neden oluyor.

Gençlerde en önemli nedenlerine dikkat!

Günümüzde insülin direncinin en önemli risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, hatalı beslenme (yüksek kalorili ve rafine karbonhidrat ağırlıklı gıdalar) genetik yatkınlık, uyku düzensizliği ve stres yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direncinin gençlerde görülen artışın temel nedenlerini şöyle sıraladı: "Fast-food tüketiminin yaygınlaşması, özellikle paketli gıdalar ve kolalı içeceklerin tüketilmesi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması gençlerde oluşan insülin direncinin en önemli sebeplerini oluşturmaktadır. Bu etkenler doğrudan metabolik sistemi etkilemelerinin yanı sıra karın bölgesinde yağlanmaya yol açmaktadırlar. Karın bölgesindeki yağlar insülinin etkisini bozan hormonlar ve inflamatuar maddeler salgılamaktadır. Ayrıca araştırmalar, çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak gençlerde insülin direncinin daha sık görüldüğünü göstermektedir."

Bel çevresinde yağlanma varsa, zaman kaybetmeyin!

İnsülin direnci çoğu zaman sinsi ilerliyor ve uzun süre fark edilmeyebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direnci belirti verdiğinde ise gelişen sorunları şöyle sıraladı: "En yaygın belirtiler; yemek sonrası uyku hali ve halsizlik, tatlı krizleri, karın bölgesinde yağlanma ile kilo vermede zorlanmadır. Yorgunluk ve dikkat azalması da insülin direncine bağlı gelişebilmektedir." Dr. Belgin Küçükkaya, ancak bu belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiği için insülin direncine çoğunlukla geç tanı konulduğunu vurguluyor.  Oysa erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliğiyle insülin direnci büyük ölçüde geriletilebiliyor. Bu sayede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek  mümkün olabiliyor. Dr. Belgin Küçükkaya, erken tanı için özellikle ailede diyabet öyküsü ve bel çevresinde yağlanma artışı varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Tedavide ilk basamak: Yaşam tarzı değişikliği

İnsülin direncinin tedavisinde amaç, insülin duyarlılığını artırmak ve metabolik dengeyi sağlamak. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin ön plana çıktığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: "İnsülin direncinde  en etkili yaklaşım, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliğidir. Glisemik indeksi düşük beslenmek, şekerli içeceklerden kaçınmak, haftada en az 150 dakika egzersiz yapmak ve yeterli süre uyumak, insülin direncinin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Stres yönetimi de tedaviyi desteklemektedir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulmaktadır."

İnsülin direncine karşı 6 önemli kural!

• Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivitede bulunmak
Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenmek
• Şekerli içeceklerden uzak durmak
Paketli ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak. En önemli madde bu!
• Sağlıklı kiloyu korumak
Yeterli uyumak ve stres yönetimine dikkat etmek

Isparta'da korkunç kaza


 
 
Isparta'da direğe çarpan hafif ticari araçtaki 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Hafif ticari araç resmen ikiye bölündü.  

30.05.2026 01:00:00
AA
Isparta'da korkunç kaza
Isparta'da korkunç kaza

Isparta'da hafif ticari aracın elektrik direğine çarpması sonucu 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Büyükhacılar köyünde Hasan Karabulut'un kullandığı, hafif ticari araç, yol kenarındaki elektrik direğine çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü Karabulut'un olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Kazada ağır yaralanan İsmail Aktaş, Osman V. ile Mustafa K. hastaneye kaldırıldı.

Yaralılardan Aktaş, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Yola çıkacaklar dikkat!

Kurban Bayramı tatilinin son günlerine yaklaşırken, memleketlerine veya tatil beldelerine giden vatandaşların erken dönüş yolculuğu ana arterlerde trafiği kilitledi

29.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Yola çıkacaklar dikkat!
Yola çıkacaklar dikkat!
Kurban Bayramı tatilini İstanbul dışında, memleketlerinde ya da tatil beldelerinde geçiren vatandaşların dönüş yolculuğu başladı.

Hafta sonu yaşanacak olası büyük yoğunluğa kalmak istemeyen binlerce sürücü, Cuma gününden itibaren yollara akın etti. İstanbul ve Ankara gibi metropollere bağlanan ana arterlerde trafik durma noktasına gelirken, yetkililer sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Kilit kavşaklar alarm veriyor

Anadolu'dan batıya giden araçların en kritik geçiş noktalarından biri olan ve "kilit kavşak" olarak bilinen Kırıkkale'de dönüş trafiği zirveye ulaştı. 43 ilin kara yolu bağlantı noktasında yer alan şehir geçişinde, Kırıkkale-Ankara ve Kırıkkale-Samsun istikametlerinde kilometrelerce uzayan araç kuyrukları oluştu. Sürücüler yoğunluk nedeniyle ilerlemekte güçlük çekiyor.

Benzer manzaralar Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı, Düzce ve Gerede kesimlerinde de yaşanıyor. İstanbul yönüne doğru akın eden araçlar nedeniyle otoyolun belirli noktalarında trafik adım adım ilerliyor.

Tekirdağ-İstanbul yolu durma noktasında

Tatilini Ege ve Trakya kıyılarında geçirenlerin dönüş rotası olan Tekirdağ-İstanbul kara yolunda da erken dönüş hareketliliği hakim. Özellikle Tekirdağ girişindeki kritik ışıklı kavşaklarda araç kuyrukları dikkat çekerken, trafik ekipleri akışı rahatlatmak adına bölgedeki 7 ana kavşakta konuşlanmış durumda. Yetkililer bu güzergahtaki yoğunluğun Pazar gecesine kadar artarak sürmesini bekliyor.

Ağır vasıtalara İstanbul'a giriş yasağı geldi

Bu arada İçişleri Bakanlığı, bayram dönüş trafiğindeki kaosu minimuma indirmek amacıyla kritik bir tedbir kararı aldı. Alınan karara göre; 30 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00'ten başlayarak, 1 Haziran Pazartesi günü saat 01.00'e kadar ağır tonajlı ve ağır vasıta araçların İstanbul'a giriş yapacağı bazı ana arterlerden geçişi yasaklandı.

Kısıtlama uygulanacak yollar:

O-4 Anadolu Otoyolu: Ankara il sınırından Düzce il sınırına kadar

D-100 Devlet Karayolu: Karabük il sınırından Düzce il sınırına kadar

Bu önlemle birlikte tedarik zincirinin aksamaması sağlanırken, binek araçların dönüş yolculuğunda nefes alması hedefleniyor.

Ekipler sahada

Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri, otoyol gişeleri, kavşaklar ve bağlantı noktalarında denetimlerini en üst seviyeye çıkardı. Yetkililer yola çıkacak olan sürücülere şu hayati uyarılarda bulunuyor:

• Uykusuz ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmeyin.

• Takip mesafenizi koruyun ve aşırı hızdan kaçının.

• Her 2 saatte bir mutlaka kısa molalar vererek dinlenin.

• Alternatif güzergahları ve güncel trafik yoğunluk haritalarını kontrol etmeden yola çıkmayın.

Marmaris'te gezi teknesi battı

Marmaris Körfezi'nde tura çıkan "Big Boss" isimli gezinti teknesi, Cennet Adası açıklarındaki Akvaryum Koyu' nda battı. İhbar üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edildi

29.05.2026 18:00:00
İHA
Marmaris'te gezi teknesi battı
Marmaris'te gezi teknesi battı
Muğla'nın Marmaris ilçesinde Akvaryum Koyu'nda batan gezi teknesindeki 110 yolcu, çevredeki teknelerin müdahalesiyle kurtarılırken, olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı.

Olay, Marmaris ilçesi Cennet Adası mevkii Akvaryum Koyu'nda saat 15.45 sıralarında meydana geldi. Teknede meydana gelen arızayı fark eden tekne personeli karaya yakın bir noktaya yöneldi.

Olayın ardından teknede bulunan 110 yolcu, aynı firmaya ait başka bir tur teknesi ile çevrede bulunan diğer teknelere güvenli şekilde tahliye edildi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sahil güvenlik ekipleri ve çevredeki teknelerin yardımıyla yolcular kısa sürede kurtarıldı.

Tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından tekne tamamen suya gömüldü. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı öğrenilirken, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya da olay yerine giderek incelemelerde bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.