logo
04 TEMMUZ 2026

'BOP'un yıldızı Diyarbakır'dan Amerika nezaretinde barış manzaraları

02.04.2006 00:00:00
 
Adamlar tapulu arazinize gecekondu kuruyorlar, farkında değil misiniz? BOP denilen yer Türk coğrafyasıdır, hayat sahasıdır.Mazide ve halde bulunduğumuz yerdir.Turan'dır.Utanmayın, söyleyin.. TURAN'dır.Rice'ın, "Fas'tan Moğolistan'a kadar sınırları değişecek" dediği 22 ülkeye iyi bakın. Anadolu'dan doğusu zaten TÜRKELİ'dir.. Batısı, Osmanlı zamanındaki "el"lerimizdir. Başkaları BOP deyince yel yepelek koşuyorsunuz, "eşbaşkan" oluyorsunuz.TURAN demeye sıkılıyorsunuz, "Ama..olmaz ki" diyorsunuz.Daha Milli Ant-Misak-ı Milli sınırlarını bile bilmeyenlere kalkmış TURAN'dan bahsediyoruz.Çok mu "uçuyoruz"?Neden olmasın?Kuzey-Güney Kore.. Doğu- Batı Almanya.. Kuzey-Güney Vietnam? Dünya bunları birleştirebilmek için her türlü çabayı gösteriyor, "parçalanmış vatan ve milletlerin" birleşmesi olağan karşılanıyor.Ama Türk'ün Türk'e selam vermesi yasak..Birbirinin yüzyıllar boyu gırtlağını kesen Avrupalılar bile birleşiyor.Peki, size ne oluyor?Haçlı Seferleri deyip geliyorlar, Sevr-Milletler Cemiyeti deyip geliyorlar, şimdi BM-AB deyip geliyorlar.Lozan'da güney sınırımız hakkında anlaşma sağlanamaz. Meselenin Türkiye ile İngiltere arasında bir yıl süreyle görüşülmesine karar verilir.Görüşmeler devam ederken İngiltere 1924'te tek tararlı olarak Milletler Cemiyetine başvurur.Hemen Hakkâri yöresinde Nasturi isyanı başla(tılı)r. (7 Ağustos 1924)Milletler Cemiyeti Türkiye'nin itirazına rağmen komisyon kurup Musul sorununu görüşürken Türk ve İngiliz askerleri arasında sınır çatışmaları çıkar.22 Şubat 1925'de Şeyh Sait isyanı başlar.Temmuz 1925'de üçlü komisyon MC'ne, Musul'un Irak'a bırakılmasını öngören bir rapor sunar.Aralık 1925'de MC Musul'u Irak'a bırakır.Musul Misak-ı Milli sınırları içindedir.11 Eylül oluyor. Amerika artık güney komşumuzdur.Amerika'nın; BOP çerçevesinde Suriye ve İran ile ilgili "projeleri" vardır.Türkiye ayak sürüyünce, önce 4 Temmuz 2003'de Süleymaniye'de Türk askerinin başına ilk çuval geçirilir.İkinci çuval 2006'da Ankara'da Şemdinli iddianamesi bahanesiyle Kara Kuvvetleri Komutanı'nın da başına geçirilmeye çalışılır.İran rest çeker.Türkiye'nin güneydoğusu yanmaya başlar.Aynı 1925'teki gibi..Biz Türkiye'nin ve Türkmenlerin hakkını korumak için Kuzey Irak'a girelim mi diye fal açarken Kuzey Irak Türkiye'ye girer.29 Ağustos 2005'te Batman'da "Burası Türkiye değil Kürdistan" sloganlı gösteriler yapılmıştı. Biz de demiştik ki; "Batman yarınki 30 Ağustos'ta bir günlüğüne merkezi hükümet olmalıdır, askeri erkân 30 Ağustos törenlerini Ankara Hipodromunda değil, Batman'da yapmalıdır. Sivil erkân da isterse onlara katılabilir".Dediğimizi yapsaydınız dün Batman'da devlet daireleri, bankalar yakılıp yıkılmazdı."Newroz"da Barzani-Talabani "Amed"e altı "Kürtçe" mumlu davetiye ile davet edilmişlerdi.Ne yaptınız?Barzani-Talabani acaba dün Amed'e başarı telgrafları gönderdi mi?Gönderseler ne yapacaksınız?Kerkük-Musul-Süleymaniye hattından vatanı, milleti ve bayrağı; kısaca "devlet"i korumaya kalksaydınız ateş bugün Diyarbakır, Batman-Siirt'te olmazdı.Halbuki bakın 1 Mayıs 1920'de Mustafa Kemal Paşa Meclis'te yaptığı bir konuşmada şöyle der:"Hududu millimiz İskenderun'un güneyinden geçer. Doğuya doğru uzanır, Musul'u, Süleymaniye'yi, Kerkük'ü ihtiva eder." 30 Ocak 1923'de TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal İzmir'de gazetecilere şöyle der:"Musul vilayeti Türkiye Devleti'nin milli hududu dahilindedir. Buralarını anavatandan koparıp şuna buna hediye etmek hakkı kimseye ait olamaz." Ey mangalda kül bırakmayan Atatürkçüler, neredesiniz?Halbuki onlar bakın ne diyorlar, dün Açıkistihbarat.com'da Selahattin Erol yazdı:"Ortadoğu'da makul bir girişimi desteklemeye istekliyiz. ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi takdire şayan. Bu girişimin politikalarımızda derin etkisi olacak. Ancak karanlık noktalar aydınlanmalı" (Org. Ergin Saygun, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı, Cumhuriyet, 7.4.2004)"Tüm dünyada bir dönüşüm var. Buna çeşitli isimler takıyorlar. BOP diyorlar. Değişik isimler söylüyorlar. Dünyada, başta Ortadoğu olmak üzere bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Önemli olan bu sürece Türkiye'nin nasıl katkıda bulunacağı, nasıl yöneteceğidir." (Org. Yaşar Büyükanıt, Kara Kuvvetleri Komutanı, Cumhuriyet, 16.8.2005) Peki "Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı" ne diyor?"ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için DİYARBAKIR'ı merkez yapacağız" (R. Tayyip Erdoğan, Başbakan, 14 Şubat 2004, Kanal D)Eh? İşte yaptınız..Başka ne diyor?İslam Konferansı Örgütü'nün Genel Sekreteri ile; örgütün Suudi Arabistan'ın Cidde kentindeki merkezini ziyaret eden ilk Türk Başbakanı olarak görüşürken; "Türkiye'nin dünyanın içinden geçmekte olduğu bir dönemde küresel barış ve refaha çok büyük katkılar yaptığını" söylüyor.O saatlerde Diyarbakır, Cizre, Batman, Siirt, Van, Batman "yanıyor". Kürtler Belediye Başkanları ve parti il başkanları nezaretinde devlete isyan ediyor. Türkiye'ye döndüğü saat de "Durum hükümetin kontrolünde. Medya bunu birinci sırada görmesin" diyebiliyor.Cidde'de "dünya barışına katkıda bulunacağını söyleyen başbakan Türkiye'deki yangını-isyanı küçümsüyor, görmezden geliyor, medyanın abarttığını ifade ediyor.Neden böyle yapıyor?Çünkü temel kavramlarda bir algılama değişikliği var.Sudan-Hartum-Cidde hattında Umre ve "gizli ziyaretler" güzergâhında sâkin bir vaziyette seyrederken TRT'den yayınlanan "Ulusa Sesleniş" konuşmasında Diyarbakır'da tırmanış gösteren olaylar için 'nifak şebekeleri' nitelemesini kullanırken, 'kavim ve kabile fikri üzerinden Türkiye'nin iç barışına darbe vurulmak istendiğini' söylüyor. Hala ilk çağın kavim ve kabile sentezinden kurtulup bir türlü millet düşüncesine ulaşamadığı için yanlış yapıyor.Çölün bedevi kabilelerinin mahrutî çadırlarında Kaddafi'den hangi dünya görüşünün "fırça yediğini" biz çok iyi hatırlıyoruz.Bakın Amerika'nın Ankara'daki yeni siyasi komiseri-müstemleke müfettişi Ross Wilson ne diyor:"Güneydoğu'daki gelişmeleri bizim için izleyen Adana konsolosluğumuzdan rapor aldım. Güneydoğu'da uzunca bir süredir, muhtemelen yıllardır yaşanan en ciddi toplumsal kargaşa var. Bu, bizim gözümüzü üzerinden ayırmamaya çalışacağımız bir konu. Yaklaşımımız hem güvenlik görevlilerini hem de bölge halkını sakin ve ölçülü olmaya çağırmak olacaktır. DTP ile görüşüyoruz, ben değil ama zamanının çoğunu Güneydoğu'yla ilgili konular üzerinde çalışarak geçiren Adana'daki personelimiz, ülkedeki çeşitli siyasi çevrelerle görüşme uygulamasının bir parçası olarak DTP'lilerle görüşüyor. Teröristlerle görüşmeyiz. DTP'liler ille de terörist değiller."Amerikalı müfettişin "Güneydoğu'da uzunca bir süredir, muhtemelen yıllardır yaşanan en ciddi toplumsal kargaşa var. Bu, bizim gözümüzü üzerinden ayırmamaya çalışacağımız bir konu" diyerek değerlendirdiği olaylara başbakan "Dünya barışına katkıda bulunacağız, durum hükümetin kontrolünde, basın abartmasın" yaklaşımı sergiliyor.Amerikalı; "gözümüzü ayırmayacağız" derken başbakan; 10 liderin katılmadığı Arap toplantısında bulunuyor, umre yapıyor, "İslâmi hareketlerin hâmisi (Milliyet 31 Mart 2006) El Hassanein ile tanıksız-tutanaksız bir gizli görüşme yapıyor."Güvenlik görevlilerini de sakin ve ölçülü olmaya çağıran" Amerikalı müfettiş başka ne diyor?"Güneydoğu'daki gelişmeleri bizim için izleyen Adana konsolosluğumuzdan rapor aldım" diyor; "ben değil ama zamanının çoğunu Güneydoğu'yla ilgili konular üzerinde çalışarak geçiren "Uzman müşavir-örtülü müsteşar-uluslar arası organizatör" Egemen Bağış'ın "Ezelden ebede Amerikan müttefikiyiz" dediği bir ülkede hangi kadıya neyi şikâyet edeceksin?Hüseyin Mümtaz/ Giresun Işık gazetesi

PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor

04.07.2026 16:31:00
Haber Merkezi
 
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçen facianın yıl dönümünde, terör örgütü PKK'nın savunmasız sivilleri hedef alan kirli stratejisi ve kurbanların yakınlarının adalet arayışı yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.

Köy meydanında toplu katliam



5 Temmuz 1993 akşamı, yaklaşık 100 kişiden oluşan silahlı PKK'lı terörist grubu Başbağlar köyüne baskın düzenledi.

Akşam namazı vaktinde camiden çıkan köylüler meydanda toplandı. Örgüt propagandası yapan teröristler, 28 erkeği yaylım ateşine tutarak olay yerinde şehit etti.

Evler, köy okulu, cami ve araçlar ateşe verildi. Çıkan yangınlar sonucu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 5 sivil vatandaş evlerinde yanarak can verdi.

Teröristler eylemin ardından, toplumsal hatları derinleştirmeyi amaçlayan ve saldırıyı 3 gün önce gerçekleşen Sivas olaylarının "misillemesi" olarak nitelendiren bir bildiri bıraktı.

Örgüt elebaşının itirafı dosyada



Katliamın ardından yürütülen soruşturmalarda, terör örgütü PKK'nın sivil katliam stratejisi hukuki olarak belgelendi. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, yargılama sürecinde verdiği ifadelerde Başbağlar Katliamı'nın örgütün o dönemki yerel sorumlularından "Doktor Baran" kod adlı terörist tarafından planlanıp icra edildiğini itiraf etti.

Hukuki süreç ve dinmeyen tepki



İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) görülen ve takipsizlik/beraat kararlarıyla sonuçlanan ana davanın ardından, mağdur ailelerin talebi ve yeni deliller ışığında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden açıldı. Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde firari ve tutuksuz sanıklar yönünden genişletilen yargılama süreci devam ediyor.

Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi


 
 
Van'da çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli yakalandı. Jandarma insansız hava aracıyla yerleri belirlenen hayvanlar sahibine teslim edildi.
 

04.07.2026 10:32:00
AA
 
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi
  Van'da küçükbaş hayvan yağmacıları enselendi

Van'ın Tuşba ilçesinde çobanları silahla tehdit ederek 800 küçükbaş hayvanı yağmalayan 4 şüpheli, jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonla yakalandı. İlçede 800 küçükbaş hayvanın yağmalandığı ihbarının yapılması üzerine İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.
Jandarma insansız hava aracı desteğiyle arama çalışması başlatan jandarma ekipleri, küçükbaş hayvanların yerini belirledi. Bulundukları yerden alınan küçükbaş hayvanlar sahibine teslim edildi.

Çobanları silahla tehdit ederek hayvanları yağmalayan 4 şüpheli, Van Emniyet Müdürlüğü ile koordineli olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı. Operasyonda çok sayıda silah ve fişek ele geçirildi. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!


 
 
Küçükçekmece'de balkonlarında çökme meydana gelen 5 katlı apartman boşaltıldı.

04.07.2026 07:48:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!
Yine Küçükçekmece, yine çöken apartman!

İstanbul'un çürük apartmanların yoğun olduğu ilçesi Küçükçekmece ilçesinde balkonlarında çökme meydana gelen 5 katlı apartman tahliye edildi. Cumhuriyet Mahallesi Fulya Sokak'ta 5 katlı apartmanın ikinci ve üçüncü katlarındaki balkonlarda henüz bilinmeyen nedenle kısmi çökme yaşandı.

Balkondan düşen beton parçalarını fark eden bina sakinleri evlerinden dışarı çıktı. İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Çevrede güvenlik önlemi alan ekipler, bina sakinlerini tahliye etti. Küçükçekmece Belediyesi ekipleri, binada bir süre inceleme yaptı.

Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı

NATO Zirvesi nedeniyle Ankara Esenboğa Havalimanı’nda hava trafiğine geçici kısıtlama getiriliyor. 7-8 Temmuz tarihlerinde belirlenen saatlerde sivil uçuşlar durdurulurken, zirveye katılacak resmî heyetler uygulamadan muaf tutulacak

03.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı
Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı
Ankara, önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek kritik NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirve kapsamında başkentte geniş güvenlik önlemleri alınırken, hava ulaşımına yönelik de önemli bir düzenlemeye gidildi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve ilgili otoriteler tarafından yapılan koordinasyon neticesinde, Ankara Esenboğa Havalimanı uçuş trafiğinin belirli saatlerde geçici olarak durdurulacağı açıklandı.

Kısıtlama iki gün boyunca belirli saatlerde uygulanacak

Zirve takvimi doğrultusunda hava sahası güvenliğini en üst düzeye çıkarmak amacıyla uygulanacak kısıtlamanın detayları belli oldu. Yapılan resmi açıklamaya göre Esenboğa Havalimanı;

• 7 Temmuz Salı günü saat 10.00 ile 18.00 arasında,

• 8 Temmuz Çarşamba günü saat 14.00 ile 21.00 arasında hava trafiğine kapatılacak.

Belirtilen saat dilimleri içerisinde tarifeli ve tarifesiz iç ve dış hat sivil uçuşlarına izin verilmeyecek.

Resmî heyetler kısıtlamadan muaf

Uygulanacak olan bu geçici kapatma kararından, zirveye katılım sağlayacak yabancı devlet başkanlarını, hükümet yetkililerini ve beraberlerindeki resmî heyetleri taşıyan sivil ile askerî hava araçları muaf tutulacak. NATO delegasyonunu taşıyan uçakların iniş ve kalkışları için havalimanı ve hava sahası tam kapasiteyle hizmet vermeye devam edecek.

Yolculara "seferlerinizi kontrol edin" uyarısı

Havalimanının geçici olarak trafiğe kapatılacak olması nedeniyle, 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde Ankara varışlı veya çıkışlı uçuşu bulunan çok sayıda yolcunun bu durumdan etkilenmesi bekleniyor. Havayolu şirketleri, söz konusu saatlerdeki seferlerini iptal etmek veya zamanını değiştirmek üzere çalışmalara başladı. Yetkililer, seyahat planı olan vatandaşların mağduriyet yaşamamaları adına uçuş rotalarını ve güncel sefer durumlarını ilgili havayolu şirketlerinden mutlaka kontrol etmeleri gerektiği uyarısında bulundu.

123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde 123 kişinin yaşamını yitirdiği, 11 kişinin de yaralandığı Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Binanın müteahhidi Tevfik Tepebaşı 17 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılırken, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi'nde proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan 2 kamu görevlisine 6 yıl 8'er ay hapis cezası verildi

03.07.2026 17:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
6 Şubat 2023'deki depremlerde yıkılan Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı ile başka bir dosyadan tutuklu bulunan A.Ö. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Karar öncesi son savunmasını yapan müteahhit Tevfik Tepebaşı, yıkılan binanın kooperatif ile diğer mühendis ve müteahhitler tarafından inşa edildiğini öne sürerek, sorumluluğunun bulunmadığını savundu ve beraatını talep etti. A.Ö. ile diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları reddederek, beraatlarını talep etti.

Tarafların son beyanlarının alınmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Tevfik Tepebaşı'nı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan F.Y. ile H.M.G.'yi ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Davada yargılanan tutuksuz sanıklar T.K., M.K., E.İ., Ç.K., A.Ö., A.T.B., A.P., F.D., H.Ç., O.Y.D. ve Z.A.Ş. hakkında ise beraat kararı verildi.

7-8 Temmuz'da Ankara'da hava sıcaklığı mevsim normallerinde seyredecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Mehmet Özdemirci, NATO Zirvesi sırasında Ankara'da hava durumunun mevsim normallerinde seyredeceğini söyledi

03.07.2026 17:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
7-8 Temmuz'da Ankara'da hava sıcaklığı mevsim normallerinde seyredecek
7-8 Temmuz'da Ankara'da hava sıcaklığı mevsim normallerinde seyredecek
Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Mehmet Özdemirci, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine hafta sonu ve gelecek hafta hava durumunun nasıl olacağını değerlendirdi. Gelecek hafta hava sıcaklıklarının yurt genelinde 2-3 derece düşeceğini belirten Özdemirci, bazı bölgelerde yerel sağanak yağışların etkili olacağını, NATO Zirvesi'nin düzenleneceği Ankara'da ise hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında seyredeceğini bildirdi. Özdemirci, yarın ülkenin bazı noktalarında yağış olacağını söyleyerek, "Özellikle ülkemizin kuzey kesimlerinde, Marmara Bölgesi'nde, yine Ege'nin kuzey kesimleri, Batı Karadeniz kıyılarında, yine Orta Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu bölgesiyle yine Akdeniz'in iç kesimlerinde aralıklı yağışlar var. Bu yağışlarda Tekirdağ çevrelerinde yer yer kuvvetli olacak, kuvvetli sağanak şeklinde. Yine doğuda Kars ve Ardahan çevrelerinde yağışların kuvvetli olmasını bekliyoruz" diye konuştu.

Pazar günü de hava durumunun benzer şekilde seyredeceğini aktaran Özdemirci, Ege ve Akdeniz bölgelerinin iç kesimlerinde, İç Anadolu'nun güneybatısı, Doğu Anadolu'nun doğu kesiminde ve Trakya'da aralıklı yağışlar görüleceğini ifade etti.

Yağışların beklendiği noktalar

Özdemirci, "Pazartesi günü yağışlı hava var. Salı günü de yine aralıklı yağışlar var. Akdeniz Bölgesi'nde, Karadeniz, Doğu Karadeniz'de, yine Doğu Anadolu'nun kuzey kesimlerinde ve İç Anadolu'nun güneyinde yine yağışlar gözüküyor. Çarşamba günü için de yine Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusu, Akdeniz'in iç kesimleri, perşembe günü de yine Akdeniz Bölgesi'nde, Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusuyla Trakya'da aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde yağışlar göreceğiz" açıklamasında bulundu.

Bu hafta hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde olduğuna değinen Özdemirci, yarından itibaren sıcaklıklarda düşüş olacağını ve hava durumunun mevsim normallerinde seyredeceğini aktardı.

Kuvvetli rüzgarlar etkisini gösterecek

Özdemirci, vatandaşları kuvvetli rüzgara karşı uyararak, "Yine bir kuvvetli rüzgar da var. Pazar günü için özellikle Marmara ve Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğulu yönlerden kuvvetli rüzgar beklentimiz var. Yine bu kuvvetli rüzgar pazartesi günü için de özellikle Kuzey Ege kıyılarında devam ediyor. Güneyde de özellikle Doğu Akdeniz'de güney ve güneybatılı yönlerden yine kuvvetli rüzgar göreceğiz" şeklinde konuştu.

Üç büyük şehirde hava durumu

Ankara'da NATO Zirvesi'nin yapılacağı önümüzdeki hafta havanın nasıl olacağına değinen Özdemirci, "Ankara'da cumartesi günü için yağış beklentimiz yok. Parçalı bulutlu bir hava olacak. 17'ye 31 derece sıcaklık bekliyoruz. Pazar ve pazartesi günü için sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış, sıcaklık biraz daha yağışla birlikte azalıyor. Pazar günü için 17'ye 29 derece, pazartesi günü ise 16'ya 28 derece sıcaklık beklentimiz var başkent Ankara'da" ifadelerini kullandı.

İstanbul ve İzmir'deki hava durumuna ilişkin de bilgi veren Özdemirci, şu ifadeleri kullandı:

"İstanbul'da da cumartesi günü için yağışlı, 24'e 29 derece sıcaklık bekliyoruz. Pazar ve pazartesi günü için yağış beklentimiz yok. Pazar günü için 23'e 30, pazartesi günü için de 21'e 30 derece sıcaklık bekliyoruz. İzmir'de ise önümüzdeki 3 gün boyunca yağış beklentimiz yok. Cumartesi günü için 24'e 35 derece sıcaklık bekliyoruz. Pazar günü için yine 24'e 35 derece, pazartesi günü için de 22'ye 34 derece sıcaklık bekliyoruz."

Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı

Harbiye'deki stand-up gösterisinde yer alan dini ve siyasi hicivleri gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan ve yurt dışı dönüşü gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

03.07.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı
Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı
Türkiye'nin tanınan stand-up sanatçılarından komedyen Deniz Göktaş, son dönemde dijital mecralarda ve sahnelerde sergilediği "Ölü Deniz" isimli gösterisindeki ifadeleri nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Tatil için bulunduğu Hollanda'dan Türkiye'ye döndüğü sırada İstanbul Havalimanı pasaport kontrolünde gözaltına alınan ve geceyi emniyette geçiren Göktaş, Çağlayan Adliyesi'ndeki savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

185 CİMER şikâyeti üzerine resen soruşturma açıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/117973 sayılı soruşturma kapsamında, Göktaş hakkında CİMER'e yapılan 185 ayrı şikâyetin toplu olarak değerlendirildiği açıklandı. Başsavcılık; gösterideki dini sembollere, kutsal kitaplara ve toplumsal yapılara yönelik hiciv içeren ifadelerin "suç unsuru" taşıdığı gerekçesiyle "Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" (TCK 216/3) ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla resen soruşturma başlatmıştı.

Emniyet ve savcılık ifadesi ortaya çıktı

Sağlık kontrolünün ardından avukatları Kudret Sıla Tatlı, İrem Akyüz ve Metin Sinan Aslan eşliğinde adliyeye getirilen Deniz Göktaş'ın yaklaşık 3 saat süren savcılık ifadesindeki detaylar belli oldu. Göktaş suçlamaları reddederek şu ifadeleri kullandı:

"Söz konusu gösteriyi 3 yıldır Türkiye'nin farklı şehirlerinde sahneledim ve 100 binden fazla seyirci izledi. Bugüne kadar kimseden incindiğine dair bir şikâyet duymadım. 'Favori kitabım' derken ya da meal tartışmalarına atıfta bulunurken inançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktu. Günlük hayatta bir seyirciden böyle bir geri dönüş alsam üzülürdüm."

"Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yoktur. 'Diktatör' kelimesi kamuoyunda sıkça tartışılan siyasi bir nitelemedir. Gösteri boyunca popüler figürlere ve ideolojilere sosyolojik olaylar üzerinden mizahi bir yaklaşımdır."

"Canlı Bomba" esprisi ise psikoloji mezunuyum. Toplumun korktuğu şeyleri mizaha çevirmeye çalışıyorum. Oruç tutanların uzun süre aç kaldıkları için daha gergin olabileceklerine yönelik bir kelime oyunundan ibarettir."

Adliye önünde Kemal Kılıçdaroğlu'na protesto gerginliği

Deniz Göktaş'ın adliyeye sevk edilmesi üzerine çok sayıda sanatçı, milletvekili ve destekçi Çağlayan Adliyesi'ne geldi. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet de Göktaş'a destek vermek amacıyla adliye binasına giriş yaptı. Ancak Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin güvenlik bariyerlerinden içeri alınması, dışarıda bekleyen kalabalık tarafından tepkiyle karşılandı. Alanda toplanan vatandaşlar Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak "Hain Kemal", "Gençler sizin yüzünüzden yargılanıyor" sloganları attı. Güvenlik güçleri gerginliğin büyümemesi için çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.

Sanat dünyası ve siyasetten tepki yağıyor

Göktaş'ın ters kelepçe ile gözaltına alınması ve ardından gelen tutuklama kararı kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı.

Oyuncular Sendikası adına konuşan Cem Yiğit Üzümoğlu, "Meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz" derken, tiyatro sanatçısı Şevket Çoruh "Memleket kahkahaya bile tutanak tutuyor" sözleriyle karara tepki gösterdi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP), DEM Parti ve Emek Partisi (EMEP) yaptıkları açıklamalarda mizahın ve sahnenin suç mahalli ilan edilemeyeceğini belirterek Göktaş'ın serbest bırakılmasını istedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı ise tam da bu süreçte yayınladığı Cuma hutbesinde, kutsal değerlerin mizah adı altında dijital mecralarda alaya alınmasının çocukları değerlerden uzaklaştırdığını belirterek isim vermeden bir eleştiride bulundu.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın tutuklama talebini yerinde bularak komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklu yargılanmasına karar verdi.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı.

03.07.2026 14:10:00
Haber Merkezi
 
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısını Eskişehir'de yapma kararı aldı
Özel, partisinin haftalık grup toplantısını da zirve nedeniyle Meclis kapalı olacağı için saat 13.30'da Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirecek.

CHP Grup Toplantısı'nın Eskişehir'de yapılma kararının, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi nedeniyle alındığı öğrenildi. Zirve dolayısıyla TBMM'nin kapalı olacağı, bu nedenle Özel'in 7 Temmuz'daki grup toplantısını Eskişehir'de gerçekleştireceği belirtildi.

Butlan kararının ardından halk buluşmalarını sürdüren Özel, bugün Kastamonu'da yurttaşlarla bir araya geliyor.

TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi Mecliste kabul edildi

Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi

03.07.2026 06:00:00 / Güncelleme: 03.07.2026 15:13:32
İHA
 
TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi Mecliste kabul edildi
TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi Mecliste kabul edildi
Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Mecliste kabul edildi. Teklife göre Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tıp, diş hekimliği fakültelerinde okutularak subaylığa nasbedilen tabiplerden yükümlülük süresini tamamlamadan mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiği kesilenler ile tabi olduğu mevzuat uyarınca istifa edenler, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenim gördüğü sürenin, yükümlülük süresine oranının kalan yükümlülük süresi ile çarpımı sonucunda elde edilen süre boyunca hekimlik mesleğini icra edemeyecek. Yurtiçi limanlarda denizaltı gemilerinde konaklama imkânı sağlanamayan personel dışındakilere ayrıca konaklama gideri ödenmeyecek.

Teklife göre ordu evleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri askeri bina olup, askeri mahal vasıf ve mahiyetini haizdir.

Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan subaylar, kanunda yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınmayacaklar. Uzman erbaşların sicil konusu da kanun teklifi ile yeniden düzenleniyor. Sicil yılı 2 Mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsar. Uzman erbaşların sözleşme imzalanıp göreve alınmalarını takip eden ilk 2 Mayıs tarihi itibarıyla sicil belgesi tanzim edilir. Ancak göreve alınma tarihi ile takip eden 2 Mayıs tarihi arasında geçen süre üç aydan kısa ise, ilk sicil belgeleri üç ayın doldurulduğu tarihte düzenlenir.


Uzman erbaşların sicil notunun yüzde 60 ve üzeri olması gerekecek



Astsubaylık için sınava müracaat tarihinde uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren en az dört yıl sicil almış ve almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması sicil tam notunun yüzde 90 ve daha yukarısında olmak ve astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavına müracaat tarihinde uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması, sicil tam notunun yüzde 90 ve daha yukarısında olması gerekiyor.

Sözleşmeli er ve erbaşlar en az yedi hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanlar, ilgili mevzuatlardaki sınav şartları hariç diğer şartları taşımaları ve başvuru tarihi itibarıyla 41 yaşını doldurmamış olmaları kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarının infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik görevlisi, zabıta memuru, itfaiye eri, şoför ve destek personeli kadro ve sözleşmeli pozisyonlarına kontenjan ve atama izinleri dâhilinde atanabilecek.

Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi

İYİ Parti'nin, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve askeri hastanelerin yeniden Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde açılması amacıyla TBMM Genel Kurulu’na sunduğu genel görüşme önergesi AK Parti milletvekillerinin "hayır" oylarıyla reddedildi. Sadece iki gün önce askeri hastanelerin açılmasını "milli beka meselesi" ilan eden MHP lideri Bahçeli'nin partisinin ise oylamaya katılmayarak çekimser kalması "samimiyet" tartışması başlattı 

02.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Kapatılan askeri sağlık sisteminin yeniden tesis edilmesi talebi, Meclis Genel Kurulu'nda çok çarpıcı bir oylama tablosuna sahne oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında "Askeri hastanelerin açılması Mehmetçik'e borcumuzdur" çıkışının hemen ardından İYİ Parti konuyu genel kurul gündemine taşıdı.

Ancak oylama anı geldiğinde Cumhur İttifakı'nın büyük ortağı AK Parti "ret" oyu kullanırken, MHP milletvekilleri salonda bulunmalarına rağmen "kabul" ya da "ret" yönünde el kaldırmayarak oylamaya katılmadı. Muhalefet kulisleri bu durumu "kürsüde beka, oylamada ittifak dengesi" diyerek sert dille eleştirdi.

Ahmet Eşref Fakıbaba: "Savaş cerrahisi ile sivil sağlık bir değil"

İYİ Parti adına söz alan Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, askeri hekimliğin sıradan bir uzmanlık olmadığını, operasyon sahalarında saniyelerin hayat kurtardığını belirtti. Fakıbaba Meclis kürsüsünden şu uyarılarda bulundu:

"Sivil hastanelerde rutin apandisit, mide veya safra kesesi ameliyatları başarıyla yapılabilir. Savaş ve çatışma alanlarındaki şarapnel, mayın ve çoklu organ yaralanmaları apayrı bir askeri tıp uzmanlığı (harp cerrahisi) gerektirir. Türkiye, NATO üyesi ülkeler arasında kendine ait askeri hastanesi bulunmayan tek ülkedir. Bu mesele bir siyaset konusu değil, doğrudan sınır ötesinde ve vatan nöbetinde olan Mehmetçik'in can güvenliği meselesidir."

İYİ Parti'nin 2,5 yıllık mücadelesi Cumhur İttifakı engeline takılıyor

Meclis'te yaşanan bu gelişme, askeri hastaneler konusunda ilk kriz değil. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, askeri hastanelerin orduya devredilmesi için 2,5 yıldır defalarca kanun teklifi verdiklerini ancak bu tekliflerin komisyonlarda tamamen bloke edildiğini hatırlattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Bahçeli'nin çıkışına atıfta bulunarak, "Yaptığınız hatayı yıllar sonra düzelterek alkış alamazsınız. Biz bu önergeleri verirken AK Parti ve MHP oylarıyla reddediliyordu" diyerek tepkisini dile getirdi.

Muhalefetten tepki: "Kurumlar kapatılmaz, ıslah edilir"

Genel Kurul'daki görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından askeri hastanelerin topyekun kapatılmasının tarihi bir kurumsal hafıza kaybına yol açtığını vurguladı. Yapılan konuşmalarda, "Yanlış yapan personeller cezalandırılır, kurumlar ise ıslah edilerek yaşatılır. Muazzam bir askeri tıp birikimi bir gecede yok edildi" denilerek sistemin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesinin doğurduğu koordinasyon zafiyetlerine dikkat çekildi.

Önergenin Cumhur İttifakı'nın ortak tavrıyla reddedilmesinin ardından İYİ Parti, iktidara geldiklerinde GATA ruhunu ve askeri hastaneleri vakit kaybetmeden yeniden kuracaklarını ilan etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.