logo
22 MAYIS 2026

Bozdur bozdur harca!

Hükümetin tepkilere kulak tıkayarak asgari ücrete yaptığı aylık 34 TL, günlük 1,13 TL'lik cılız zam ile asgari ücretle çalışan bir işçi günlük yalnızca 76 gram beyaz peynir, 184 gram nohut, 93 gram zeytin alabilecek

29.12.2012 00:00:00
DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamalara göre asgari ücretli yeni yıla kayıpla giriyor. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) Madde Fiyatları, TÜFE Endeksi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verileri üzerinden yapılan hesaplamaya göre asgari ücrete yapılan aylık 34 TL, günlük 1,13 TL'lik zam ile günlük yalnızca 76 gram beyaz peynir, 184 gram nohut, 93 gram zeytin alınabiliyor. Günlük artış ile alınabilecek dana eti miktarı ise 47 gram. 4 kişilik bir ailede öğün başına düşen miktarlar bu değerlerin 12'de 1'i düzeyinde bulunuyor. Söz konusu 34 TL ile alınabilecek pirinç miktarı 265 gram, bebek maması miktarı 21 gram, ekmek miktarı 442 gram, makarna miktarı 490 gramda kalıyor. Asgari ücretli, aldığı zamla et almaya kalkarsa, günlük 47 gram dana eti ya da 168 gram tavuk etinden birini seçmek durumunda. Eğer tercihini süt ve süt ürünlerinden yana kullanacaksa o zaman ya yarım kilo süt, ya 76 gram beyaz peynir alacak. Yoksulun protein deposu kuru bakliyat açısından da tablo pek parlak değil. 217 gram kuru fasulye ya da 184 gram nohut asgari ücret zammının günlük karşılığı ile alınabilecek gıda ürünleri. Zamla alınabilecek bebek bezi adedi ise yalnızca 3.

Zam kayıpları karşılamadı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in, asgari ücretliyi enflasyona ezdirmedik şeklindeki açıklamalarına işaret edilen araştırmada, asgari ücretlinin 2013 yılının Ocak ayında 2012'nin aynı ayına göre 44 ekmek daha az alabileceği, yüzde 8 daha az elektrik, yüzde 14 daha az doğal gaz kullanabileceği, yüzde 5 daha az kömür, yüzde 9 daha az odun alabileceği, 13 sefer daha az banliyo treni, 5 sefer daha az metro kullanabileceği belirtildi.

Asgari ücret yokluğun ücreti
Araştırmada, asgari geçim indirimi dahil ocak zammı ile net 773,98 TL olacak olan asgari ücretle, TÜİK Madde fiyatları üzerinden hangi mal için kaç saat çalışılması gerektiği de ortaya konuldu. Buna göre Asgari ücretli, 539 TL'lik ortalama kira giderini karşılamak için 157 saat çalışmak zorunda. Bu toplam çalışma süresinin yüzde 70'ini oluşturuyor. Asgari ücretli 1 kilo pirinç için 1 saat 15 dakika, bebek maması için 16 saat ter akıtmak durumunda. 1 kilo et için çalışılması gereken süre ise 7 saat. Çocuğu varsa 463 TL'lik kreş parasını 19 günlük çalışmasıyla zar zor karşılayabiliyor. Bir buzdolabı için çalışılması gereken süre, başka harcama yapmaksızın 327 saate denk geliyor. Erkek ayakkabısı için 35, kadın ayakkabısı için 23, çocuk ayakkabısı için 14 saat çalışılması şart. Asgari ücretli 1 kilo beyaz peynir için 4 saat, ayçiçek yağı için 2 saat çalışmak zorunda. Bununla birlikte 15 saatlik çalışma karşılığında 1 gömlek, 2 saatlik çalışma karşılığında 1 çorap alabiliyor. Ev eşyası almak için de yoğun bir çalışma gerekiyor. 1 masa 1 sandalye almak için asgari ücretlinin başka hiçbir şey almaksızın 24 saat, yaklaşık 3 gün çalışması gerekiyor. Bunun yanında, kanepe için 175 saat, yastık için 5 saat, yorgan için 24 saat çalışılmalı. Bu süre, çamaşır makinesi için 285 saat, ütü için 36 saat, sinemaya gitmek için 3 saat.
HABER MERKEZİ.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi

Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi

22.05.2026 14:49:00
Haber Merkezi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi. Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi.
BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle; "Mutlak butlan kararı siyaset tarihimize, hukuk tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir, bir ayıp olarak yerini almıştır. Bu karar sadece CHP'ye yönelik değil, Türk siyasetine yöneliktir. Bu nedenle her bir vatandaşımızı, her bir insanımızı ilgilendirmekte; demokrasiye ve hukuka inanan, demokrasi ve hukukun devam etmesi gerektiğini düşünen her vatandaşımıza bu anlamda görev düşmektedir.

"İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor"

İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. Kendi vesayetini kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın, kendi iktidarının devamını sağlayacak bir zemin bu ülkede oluşsun ama hiçbir şekilde kendi iktidarını tehdit eder hâle kimse gelemesin. Yıllarca bu ülkede vesayeti kırmak, vesayetle mücadele etmek iddiasıyla iktidara gelenler, iktidarda her seçim öncesi 'Vesayetle mücadele ediyoruz' diyerek milletten oy isteyenler maalesef bugün kendi vesayetlerini kuruyorlar. En büyük kentin belediye başkanını ve aynı zamanda ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayını ve yine birçok seçilmiş belediye başkanını tutukladılar. Açtıkları soruşturmalarla, belediye başkanları üzerine oluşturdukları baskılarla birlikte transferler yapılıyor. İsteniyor ki kendilerinin kontrolünün dışında bir güç bu ülkede olmasın.

"Millet bu prangayı kırar"

Bu tümüyle iktidar vesayetidir. Bu tümüyle millet iradesine vurulan bir prangadır. Millet bu prangayı kırar. Geçmişte kırdığı gibi buna müsaade etmez. Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararıyla millet iradesine pranga vurulabildi mi? E-muhtıra yayımlanmıştı yine aynı dönemde. Millet iradesine pranga vurulabildi mi? Ne oldu? O dönemde yüzde 25'lere düşen AK Parti oyu, bu müdahalelerle birlikte yüzde 42'ye çıktı ve daha güçlü bir şekilde AK Parti'nin tekrar iktidar olması gerçekleşti. Bugün de aynı şekilde mahkeme koridorlarında, yargı eliyle siyasete müdahale edip ana muhalefet partisini ve onun üzerinden Türkiye'de muhalefeti ve siyaseti şekillendirmeye çalışanların oyunu tutmayacak çünkü bu oyunu millet bozup atacaktır. Millet bu prangaları kırıp atacaktır.

"CHP yönetimi millete sığınmalıdır"

CHP'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve CHP yönetimi millete sığınmalıdır, millete dönmelidir, millet de güç birliği yapmalıdır. Millet iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. Bu düğümü millet çözer. Bu oyunu millet bozar. Bu prangaları ancak millet kırar. Bu anlamda CHP kimliğini taşıyan ama bu oyunların aparatı hâline gelmiş, bu oyunun bir parçası hâline gelmiş kişilere —bu milletvekili olabilir, eski genel başkanlar olabilir, başka isimler, siyasetçiler olabilir— tavsiyemiz, onların kavga etmeleri değildir. Tavsiyemiz, daha önceden de defalarca ifade ettiğimiz üzere, bu hukuksuzluğa, bu demokrasi ayıbına karşı çıkan; bu ülkenin demokrasi ve hukuk zeminine bir an önce dönmesi gerektiğine inanan bütün siyasi partilerle beraber olunmasıdır. Bu yetmez, sivil toplum örgütleriyle beraber olunmalıdır. Yetmez; barolar gibi meslek kuruluşlarıyla beraber olunmalıdır. Hukuk ve demokrasiye inanan bütün muhalefeti CHP yönetimi organize etmeli ve demokrasi ve hukuk yolunda yürümeye devam etmelidir. Burada iktidarla birlikte hareket eden ya da iktidarın oyununun parçası hâline gelmiş olanlarla uğraşmaya, onlarla kavga etmeye hiç gerek yok. Milletle beraber yol yürünmelidir. Millet bu oyunu bozacak ve bu yeni vesayet kurma çalışmaları, iktidar vesayetini oluşturma gayretleri boşa çıkacaktır."

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'in açıklamasını izleyin:

Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı

Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı

22.05.2026 12:50:00
Haber Merkezi
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı.
Yoğun yağışların ardından Yamula ve Bayramhacılı barajlarından kontrollü su tahliyesine başlanınca Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi. Nevşehir Avanos'ta gezi yolları su altında kalırken alınan tedbirler artırıldı.

Su seviyesi 1 metre yükseldi
Avanos'ta su seviyesinin bir metreden fazla yükselmesiyle nehir kenarındaki gezi yolları su altında kaldı. Nehrin geçtiği Orta Mahalle'deki bir bölümde de küçük şelale oluştu. Belediye ekipleri, vatandaşların yaklaşmasını önlemek amacıyla nehir kenarı ve gezi yollarına bariyer yerleştirdi.

Sallanan Köprü yaya trafiğine kapatıldı
Avanos Belediyesi'nden yapılan duyuruda ise turistlerin ziyaret noktalarından biri olan "Sallanan köprü" olarak da bilinen Asma Köprü'nün 25 Mayıs'a kadar saat 20.00 ila 07.00 arasında yaya trafiğine kapatıldığı duyuruldu.

Gurbetçi sezonu erken başladı

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Kurban Bayramı tatili için Türkiye'ye gelişleri başladı. Gurbetçiler, uzun yolculukların ardından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yapmanın mutluluğunu yaşadı

22.05.2026 11:26:00 / Güncelleme: 22.05.2026 11:31:07
Anadolu Ajansı
Gurbetçi sezonu erken başladı
Gurbetçi sezonu erken başladı

Avrupa'nın farklı ülkelerinden yola çıkan gurbetçiler, sınır kapısındaki işlemlerinin ardından memleketlerine gitmek üzere yola çıktı.

Kurban Bayramı dolayısıyla bu yıl gurbetçi sezonunun erken başladığı gözlendi.

Almanya'dan ailesiyle birlikte gelen Arkın Fil, Kurban Bayramı'nın yanı sıra yeğeninin düğünü için Türkiye'ye geldiklerini söyledi.

Tatili İstanbul'da geçireceklerini belirten Fil, "Bu bayram bizim için çifte bayram. Hem yeğenimin düğünü hem de Kurban Bayramı var. Bayramı sevdiklerimizle birlikte geçireceğiz. Henüz sınır kapısını geçmeden bayrağı görünce büyük bir gurur yaşıyoruz. Her gurbetçinin gözü yaşarıyor diyebiliriz. Özlem içerisindeyiz, vatanımızı seviyoruz." diye konuştu.

Avusturya'dan gelen Kenan Eyvazo da Kurban Bayramı tatili için Türkiye'ye geldiğini dile getirerek, bayramı Kayseri'de geçireceğini anlattı.

Türkiye'yi çok özlediğini belirten Eyvazo, "Vatanımız dünyada bir numara. Kayseri de öyle biliyorsunuz, sucuğumuz, pastırmamız, mantımız ağzınıza layık. Torunlarım var, akrabalarımız var, onları göreceğim." ifadelerini kullandı.

Bayram boyunca akraba ziyaretleri yapacağını söyleyen Eyvazo, tüm İslam aleminin Kurban Bayramı'nı kutladı. 

YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), faaliyet izni kaldırılan İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri ile üniversitede görev yapan idari ve akademik personelin herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına gerekli işlemlerin yerine getirileceğini bildirdi

22.05.2026 11:23:00 / Güncelleme: 22.05.2026 15:14:02
Anadolu Ajansı
YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama
YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama

YÖK'ten yapılan açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesinin kurucu vakfına mahkemece kayyım atanması üzerine, üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı'nın bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Yükseköğretim Kurulu, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi hususunda gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır. Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir. Konuyla ilgili detaylı açıklamalar önümüzdeki günlerde yapılacak olup, kıymetli öğrencilerimizin, ailelerinin ve yükseköğretim camiasının süreçle ilgili doğru ve güncel bilgileri yalnızca Yükseköğretim Kurulunun resmi iletişim kanallarından takip etmelerini önemle rica ederiz." 

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den "mutlak butlan" açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı köklü kurumu incitmemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir" ifadesini kullandı

22.05.2026 11:20:00
AA
MHP Genel Başkanı Bahçeli'den "mutlak butlan" açıklaması
MHP Genel Başkanı Bahçeli'den "mutlak butlan" açıklaması
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı köklü kurumu incitmemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir" ifadesini kullandı.

Bahçeli, "mutlak butlan" davasında çıkan karara ilişkin CNN Türk'e açıklama yaptı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesinin CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında, "mutlak butlan" kararı verdiğini hatırlatan Bahçeli, "Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir." açıklamasında bulundu.

Bahçeli, karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin de tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

"Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının, karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK'ye, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın en önemli sonucu, CHP'de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilecektir. Nitekim, gerekli itirazın yapıldığı açıklanmıştır. Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel Cumhuriyet Halk Partisinde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel'in Genel Başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal talebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski genel başkan sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir."

"Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır"
Partisinin 5 Mayıs'taki TBMM Grup Toplantısı sonrasında CHP'nin "mutlak butlan" davası hakkında görüşlerini soran gazetecilere, "CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var olan en önemli siyasi bir kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya farklı amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz." yanıtını verdiğini hatırlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır. Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek, CHP'nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşıma iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır. Bilindiği gibi CHP Kurultayı'nda Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel Cumhuriyet Halk Partisi'nde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girdiler. O günkü şartlarda kongrede CHP delegelerinin iradesinin Sayın Özgür Özel'den yana olduğu seçim kurulu tarafından ilan edilmiş ve Sayın Özel CHP Genel Başkanı seçilmiştir. Kongrenin ardından ise delegeler üzerinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle kongrenin iptal edilmesi yönünde dava açılmıştır. Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava, 21 Mayıs günü neticelenmiş ve söz konusu büyük kongre, iddia olunan usulsüzlüklerin sübut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Mahkeme kararıyla, iddia olunduğu gibi Sayın Kılıçdaroğlu'nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş, mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir.

Direnmek yerine, Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır. Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak paydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesi ile hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde aynı zamanda da 'Terörsüz Türkiye' iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. CHP farklı amaçlarla kullanılmaya müsait hale getirilmemeli, o halde bırakılmamalıdır. Bu çerçevede CHP'de ortak akıl egemen hale gelmelidir."

Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğine vurgu yapan Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP'nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihi sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP kurumsal kimliğinin hem de CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir." değerlendirmesinde bulundu.

"Telafisi imkansız yaralar açabilecektir"
Devlet Bahçeli, Türk siyasetinde kurumsallaşmanın, toplumsal istikrarın, siyasi uzlaşmanın ve milli dayanışmanın en önemli parçası olduğuna vurgu yaparak, "Etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı bu atmosferde siyasi kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar, ufalanmalar hem siyasete hem de demokrasinin güçlenmesine sekte vuracaktır. CHP üzerinden bu yollara girişilmesi ise telafisi imkansız yaralar açabilecektir." ifadesini kullandı.

Geçmişte yaşanan bu tür olayların yarattığı travmaların Türk siyasi hafızasında saklı olduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bu bağlamda, Sayın Kılıçdaroğlu'nun alacağı bu karar, istikrar ve CHP'nin birlikteliği açısından daha hayırlı olacaktır. Karar sonrası Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Sayın Özgür Özel'in yaptığı açıklamalar birlik çerçevesindedir. Ancak bunun CHP ortak iradesine dönüştürülmesi bu çabaları yapıcı kılacaktır. Temennimiz kalabalıklar oluşturarak karşılıklı meydan okumalar yerine her iki genel başkanın bir araya gelerek kanunların, parti tüzüğünün ve mahkeme kararının verdiği imkan çerçevesinde gerekli fedakarlıkları göstermek suretiyle CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmalarıdır. Bunu da geciktirmeden, toplumsal veya parti içi bir karışıklığa yol açmadan yapmalarıdır. Unutulmamalı ki; CHP'nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır CHP'ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak; uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir."

Bahçeli, Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğuna vurgu yaparak, "Türkiye, güçlü bir siyasi kültüre sahiptir. Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır. Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP'nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır." diye konuştu.

Sahte çürük raporu operasyonunda 38 tutuklama

Şanlıurfa merkezli 7 ilde düzenlenen sahte çürük raporu operasyonunda adliyeye sevk edilen 44 şüpheliden 38'i tutuklandı

22.05.2026 10:58:00
İhlas Haber Ajansı
Sahte çürük raporu operasyonunda 38 tutuklama
Sahte çürük raporu operasyonunda 38 tutuklama
Şanlıurfa merkezli 7 ilde düzenlenen sahte çürük raporu operasyonunda adliyeye sevk edilen 44 şüpheliden 38'i tutuklandı.

Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM) ve JASAT ekipleri tarafından Şanlıurfa merkezli 7 ilde sahte çürük raporu operasyonu düzenlendi.



Askerlik görevinden kaçmak için sahte çürük raporu alan ve düzenleyenlere yönelik operasyon Şanlıurfa merkezli Gaziantep, Muğla, İstanbul, Trabzon, Mersin ve Kahramanmaraş'ta eşzamanlı yapıldı. Operasyonda 44 zanlı gözaltına alındı.

Adliyeye sevk edilen zanlılardan 38'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken 6 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 1 kişi tutuklandı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 11 şüphelinin savcılık ifadeleri tamamlandı. Şüphelilerden 1'i tutuklanırken, 8 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı, 2 kişi hakkında ise adli kontrol şartıyla yurt dışına çıkış yasağı kararı verildi

22.05.2026 10:00:00
İHA
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 1 kişi tutuklandı
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 1 kişi tutuklandı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Kağıthane ve Üsküdar ile Muğla'da belirlenen 25 adrese operasyon düzenlenmişti.

Operasyonda aralarında ünlü isimlerin de olduğu 20 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma Komutanlığında sorguları tamamlanan 20 şüpheli, Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilmiş ve ardından kan ve saç örnekleri alınmak üzere Adli Tıp Kurumu birimlerine sevk edilmişti.

Kan, saç ve idrar örneği veren şüphelilerden 9'u serbest bırakılırken, 11'i adliyeye sevk edilmişti.


Mehmet Rahşan tutuklandı



Adliyeye sevk edilen 11 kişinin savcılık ifadeleri tamamlandı. Şüphelilerden Aslıhan Turanlı, Berkay Şahin, Volkan Bahçekapılı, Kübra İmren, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu, Eda Dora, Cansu Tekin, hakkında 'yurt dışı çıkış yasağı', Yaşar Özdaş, Hakan Aydın, hakkında ise 'yurt dışı çıkış adli kontrol' kararı verilirken, savcılık tarafından tutuklama talebiyle sevk edilen şüpheli Mehmet Rahşan ise tutuklandı.

Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı

Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli daha tutuklandı

22.05.2026 08:00:00
AA
Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı
Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "rüşvet almak" ve "mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından gözaltına alınan 3 şüphelinin daha emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüpheliler Cevdet Çalı, Bülent Karakaş ve İlker Uluer tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.

Sulh ceza hakimliği şüphelilerin tutuklanmasına karar verdi.

Başsavcılığın açıklaması

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturma yürütüldüğü belirtilmişti.

Açıklamada, soruşturma kapsamında, "rüşvet almak" ve "mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından aralarında eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı ile Beşiktaş Belediyesi Meclis Üyesinin de bulunduğu 5 şüphelinin gözaltına alındığı ifade edilmişti.

Şüphelilerin ikametlerinde ve makam odalarında gerçekleştirilen aramalarda, kullanımlarında bulunan çok sayıda dijital materyale ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 90 bin dolar ve 5 bin avroya el konulduğu belirtilmişti.

Açıklamada şüphelilerin isimleri şöyle sıralanmıştı:

"Eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Cevdet Çalı, Beşiktaş Belediyesi Personel Hizmetleri Yöneticisi Bülent Karakaş, Sarbel Organizasyon Büro İşçisi Özlem Demir Karakaş, Eski Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi Oylum Işık, Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi İlker Uluer."

Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen şüpheliler Nazire Oylum Işık ve Özlem Demir Karakaş tutuklanmıştı. 

Dörtyol'da sağanak yağışta yollar göle dönerken, hayvan pazarını sel vurdu

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkili olan yağışlı havayla birlikte caddeler göle dönerken hayvan pazarını su bastı. Hayvanlarını can havliyle kurtaran esnaf, bazı hayvanların sel sularında telef olduğunu söyledi

22.05.2026 07:30:00
İHA
Dörtyol'da sağanak yağışta yollar göle dönerken, hayvan pazarını sel vurdu
Dörtyol'da sağanak yağışta yollar göle dönerken, hayvan pazarını sel vurdu
Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay'ın kıyı ilçelerinde, akşam saatlerinde şiddetli yağış etkili oldu. Dörtyol ilçesinde yağışla birlikte caddeler göle döndü ve Kurban Bayramı için kurulan hayvan pazarını su bastı.

Su basan pazardaki hayvanlar, üreticiler tarafından kurtarıldı. Bölgede yağışların yıkıma ve afete yol açtığını ifade eden Utku Kartal, kent genelinde yağışın aralıklarla etkili olduğunu söyledi.



Hayvanların ve yemlerin telef olduğunu belirten bir üretici, "Burası Dörtyol hayvan pazarı. Yağışla birlikte hayvanlarımız ve yemlerimiz telef oldu. Hayvanlarımıza verecek yemimiz bile kalmadı ve mağdur durumdayız" dedi. Derenin taşmasıyla çadırların su içinde kaldığını ifade eden Mehmet Yılmaz ise "Dere taştı, çadırlarımız su içerisinde. Hayvanlarımızı kendi imkanlarımızla kurtardık. Zararımız, ziyanımız sabah belli olacak" dedi.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin 16 sanığın yargılanması sürdü

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8'i tutuklu, 1'i firari 16 sanığın yargılanmasına devam edildi

22.05.2026 07:00:00
AA
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin 16 sanığın yargılanması sürdü
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin 16 sanığın yargılanması sürdü

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları yer aldı.

Firariyken önceki gün duruşmaya gelerek ifade verdikten sonra tutuklanan sanık Abdurrahman Bayat, savunmasında tutuklu sanıklardan Ali Osman Akat'ı, ağabeyi Ç. Akat'ın yanında bir dönem çalışması nedeniyle tanıdığını söyledi.

Bayat, olay günü kendisini avukat olduğunu bildiği "Yağız" isimli kişinin arayarak Ç. Akat'ın bir yakınının fabrikasında kaza olduğunu söyleyip Çengelköy'deki fabrikaya gitmesini istediğini kaydetti.

Fabrikaya gittiğinde tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal'ı gördüğünü belirten Bayat, "Bir araç gelip bu 2 kişiyi alıp gitti. Yaklaşık 15 dakika sonra Ali Osman Akat beni arayarak arızalı bir aracı İstanbul'a götürmemi istedi. Ben de güvenlik görevlisinden çekici bulması için yardım istedim. Aracı çekiciye yükledikten sonra kendi aracımla evime döndüm." dedi.

Bayat, olaydan 2 gün sonra yanına gittiği tamircinin polis tarafından ifadeye çağrıldığını, daha sonra kendisini arayarak olayda adının geçtiğini söylemesi üzerine korktuğunu ifade etti.

Mahkeme başkanının, "Olayın üzerinden yaklaşık 6 ay geçti, teslim olmak yeni mi aklına geldi'" sorusuna Bayat, korktuğu için teslim olamadığı yanıtını verdi.

Bayat, GSM hattından İsmail ve Altay Ali Oransal'ın gözaltına alındığı Tekirdağ'ın Marmara Ereğlisi ilçesinden baz sinyali alındığı yönündeki tespiti kabul etmeyerek, sanıklarla söz konusu yere gitmediğini iddia etti.

Mali müşavir tanık olarak dinlenildi

Duruşmada, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'nde (SEGBİS) yaşanan teknik sorun nedeniyle önceki celse ifadesi yarım kalan Ravive Kozmetik şirketine hizmet sağlayan mali müşavir M.Ç'nin beyanı alındı.

M.Ç, şirketler arasındaki işbirliği ve sözleşmelerin normal şartlarda kendisine gönderilmesinin gerekmediğini belirterek, son 2 yılda iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin herhangi bir fatura görmediğini, bu hizmetin alındığını ise sonradan öğrendiğini söyledi.

Müşteki avukatları, M.Ç'ye tutuklu sanıklardan İsmail Oransal'a banka hesabından birden fazla kez borç para göndermesi hususunu sordu. Bir kısım sanık avukatları da bu sorunun, CMK'nin ilgili maddelerine aykırı olduğunu aktardı.

Bunun üzerine duruşma salonunda taraf avukatları arasında sözlü tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı, müdahale ederek tartışmayı sonlandırdı.

Yangına ilişkin hazırlatılan rapor mahkemeye sunuldu

Bir kısım sanık vekillerince hazırlatılan ve yangın uzmanı A.S'nin de aralarında bulunduğu 3 kişilik heyetin yangına ilişkin oluşturduğu rapor da mahkemeye sunuldu.

A.S, olaydan sonra arkadaşlarıyla bölgeye gittiklerinde ortada bir yapı kalmadığını gördüklerini belirterek, bu nedenle dosyadaki ifade, bilgi ve belgeler doğrultusunda değerlendirme yaptıklarını anlattı.

Maktullerden Tuncay Yıldız'ın, B sınıfı kimyasalı karıştırmak için kullandığı mikseri yere koyduğu sırada oluşan kıvılcımın parlamayı tetiklemiş olabileceğini ifade eden A.S, gerekli önlemler alınsa dahi parlama riskinin tamamen ortadan kaldırılamayacağını ancak minimum seviyeye indirilebileceğini dile getirdi.

Müşteki avukatları ise raporda, Yıldız'ın "olası kastla hareket ettiği" yönünde değerlendirme yapılmasına tepki göstererek, bilirkişiler hakkında disiplin soruşturması başlatılması için ilgili kuruma başvuracaklarını kaydetti.

"En ağır cezayı almalarını talep ediyorum"

İfade, bilgi ve gelen belgelere ilişkin görüşleri sorulan maktul Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut, ablasının fabrikanın elektrik hattında sorun olduğunu kendisine söylediğini belirtti.

Yangından yaralı kurtulan işçilerden Ayten Aras ise olay günü mikserin çalışmadığını ifade ederek, o gün fabrikaya kolonya getirildiğini kaydetti.

Yangının elektrikten kaynaklı çıktığı görüşünü dile getiren Aras, "Çay yapmak için fişi prize taktığımızda sigorta atıyordu. Kablolar yerdeydi. Bu şekilde çalışıyorduk. Yangın merdiveni, tüpü yoktu. Bir kapı vardı, hapishane gibi sabah bizi kilitliyorlardı, akşam kapıyı açıyorlardı. Arkadaşlarım aç ve susuz öldüler. En ağır cezayı almalarını talep ediyorum." diye konuştu.

Diğer maktul yakınları da sanıklardan şikayetçi olduklarını söyledi.

Taraf avukatlarının beyanlarının ardından mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı, ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının tutuklu yetkililerinden Aleyna Oransal'ın tahliyesini, diğer sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti.

Söz verilen sanıklar, haklarında aleyhe olan hususları reddederek, tahliyelerini istedi.

Mahkeme heyeti, Aleyna Oransal'ın yakın zamanda doğum yapacak olması dolayısıyla hakkında konutu terk etmeme tedbiri uygulanmasına, Küresel Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) sorumlu müdürü Ünal Aslan ve fabrika binasının eski sahibi Güven Demirbaş'ın mevcut delil durumu, tutuklu kaldıkları süre, üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyetini göz önüne alarak yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyelerine, diğer tutuklu 5 sanığın bu hallerinin devamına karar verdi.

Heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmasına hükmederek, verilen aralarla yaklaşık 11 saat süren duruşmayı 21 Temmuz'a erteledi.

Olay ve ceza istemleri

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti.

Soruşturma kapsamında, aralarında iş yeri sahiplerinin de bulunduğu 7 kişi tutuklanmış, Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı N.T, Zabıta Müdürü N.B, zabıta personeli C.T, Ö.K. ve T.İ. görevden uzaklaştırılmış, fabrika sahiplerinden olan ve tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren Kurtuluş Oransal, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

Bilirkişi raporunda, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sahada etkin şekilde yerine getirmediği belirlenen Küresel Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) sorumlu müdürü Ünal Aslan, 3 Aralık'ta, yapıyı yangın güvenliği açısından eksik ve tehlikeli durumda kiraya verdiği ve bu nedenle "tali ağır kusurlu" olduğu değerlendirilen fabrika binasının eski sahibi Güven Demirbaş da 4 Aralık'ta tutuklanmıştı.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "olası kastla mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü tutuklu Ünal Aslan ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven Demirbaş, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenilen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu şüpheliler Ali Osman Akat ve Onay Yürüklü ile tutuksuz Ö.A. ve Abdurrahman Bayat için "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.