logo
27 AĞUSTOS 2026

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Haydar Hoca aslında ezber bozandı

Bağımsız Türkiye Partisi'nin merhum Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş vefatının 4. yıl dönümünde tüm yurtta ve dünyada düzenlenen programlarla anıldı. İstanbul'daki programda konuşan BTP lideri Hüseyin Baş, "Burada her birinize sorsak hepiniz başka bir şey söylersiniz. Kimine göre Haydar Hoca cesaretti, kimine göre vefaydı, kimine göre güçtü, kimine göre nezaketti, kimine göre bilimdi, kimine göre ilimdi. Haydar Hoca aslında ezber bozandı" dedi

15.04.2024 12:17:00 / Güncelleme: 15.04.2024 12:27:11
Haber Merkezi
 
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Haydar Hoca aslında ezber bozandı
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Haydar Hoca aslında ezber bozandı
14 Nisan 2020'de Hakk'a uğurlanan Bağımsız Türkiye Partisi'nin merhum Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş vefatının 4. yıl dönümünde tüm yurtta ve dünyada çeşitli noktalarda düzenlenen programlarla anıldı.

Yurtiçi ve yurtdışında düzenlenen anma programları Meltem Medya grubuna bağlı televizyon kanallarından canlı bağlantılarla ekrana getirildi.

BTP lideri Hüseyin Baş İstanbul'daki programa katıldı

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İstanbul Esenler'de Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi'nde organize edilen programa katıldı.

BTP Gençlik Kolları Başkanı Fatih Akburak'ın "Haydar Hoca'nın göbek adı 'vefa'ydı" ifadesini alıntılayan Hüseyin Baş, "Burada her birinize sorsak hepiniz başka bir şey söylersiniz. Kimine göre Haydar Hoca cesaretti, kimine göre vefaydı, kimine göre güçtü, kimine göre nezaketti, kimine göre bilimdi, kimine göre ilimdi. Haydar Hoca aslında ezber bozandı. Hepimizin aslında zihinlerimize, düşüncelerimize, dünyalarımıza kazınmış ezberlerimiz var. Buna örneklerden biri -ekonomiden bahsedecek olursak- 'Para basarsan enflasyon olur.' Buna örneklerden biri 'Şurada şöyle yaparsan terör fırlar.' Yani böyle hepimizin ezberleri var. Ama O gerçekten ezber bozan biriydi. Birazdan sinevizyonda izleyeceğiz, 'Bana Atatürk'ten soruyorlar, mü'mindir, Müslümandır, muvahhittir' diye anlatıyor, ezberleri bozuyor" dedi.


Haydar Hoca dünyaya kafa tutan adamdı

Hüseyin Baş, Merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın gerektiğinde tüm dünyaya nasıl kafa tuttuğunu da şu örnekle anlattı: "Dünya'da küresel bir sistem kurulmuş. Kurulan bu sistemin çarkları dönüyor. Ve bu çarklara hiç kimsenin çomak sokmak gibi ne bir derdi var ne bir gücü var. Ama Haydar Hoca hakikaten yalın kılıç, güçlü adamdı ama karşısına dünyayı koyduğunda ne gücün var, koca bir dünya var karşında. O güçsüzlüğünü bilmesine rağmen o dünyaya kafa tutabilen bir adamdı. Dolayısıyla bize düşen de o bozduğu ezberleri halkımıza anlatabilmek."


Seçim değil geçimdi

Geride bıraktığımız 31 Mart yerel seçimlerine de değinen BTP lideri "Tabi seçim sonuçları beklediğimiz ve istediğimiz gibi gerçekleşmedi. Ama şuradan rahatım; CHP'nin de beklediği gibi olmadı, AKP'nin de beklediği gibi olmadı, bu sonuçları herhalde kimse beklemiyordu. Dolayısıyla ben buna seçim demiyorum, geçim diyorum. Yani geçim, sandığa tepki olarak yansıdı ve geçiştirildi. Bu sonuçlar bir daha hiçbir zaman karşınıza çıkmaz. Ne bizim adımıza ne başka bir siyasi yapılanma adına. Dolayısıyla bu seçim sürecinde de ezber bozan Haydar Hoca'nın bozduğu ezberleri ve bozduğu ezberlerin yerine ikame ettiği sistem ve düşünceleri Türkiye'de haykıran, anlatan tek topluluk olmaktan dolayı gurur duyuyorum ve onur duyuyorum" diye konuştu.

Duygulandıran sinevizyon gösterisi

Programın son kısmında Prof. Dr. Haydar Baş'ın konuşmalarından kesitleri içeren bir sinevizyon sunuldu. O sırada tüm salonda duygusal anlar yaşandı.

Dinamikpay operasyonunda 25,5 kilo altın ele geçirildi

Yasadışı bahisle mücadele kapsamında ödeme kuruluşlarına yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında Dinamikpay isimli ödeme kuruluşuna operasyon düzenlendi. Operasyonda toplam 25,5 kilogram altın ele geçirildi

27.08.2026 22:12:00
İHA
 
Dinamikpay operasyonunda 25,5 kilo altın ele geçirildi
Dinamikpay operasyonunda 25,5 kilo altın ele geçirildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, Dinamik Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ'ye ait 12,5 kilogram altının anlık karşılığının 88 milyon TL, Dinamik Menkul Değerler AŞ'ye ait 13 kilogram altının ise 91 milyon 520 bin TL olduğu tespit edildi.

El konulan altınlarla ilgili hazırlanan ön ekspertiz raporunda, toplam 25,5 kilogram altının değerinin 179 milyon 520 bin TL olduğu belirlendi.

Altınların kesin değerinin, İstanbul Altın Rafinerisi uzmanları tarafından yapılacak incelemenin ardından belirleneceği ve sonrasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet birimine kayıt işlemlerinin gerçekleştirileceği bildirildi.

Manisa'da 3 günlük alarm: Orman yangını riskine karşı tedbirler artırıldı

Manisa'da 28-30 Ağustos tarihleri arasında 'yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgâr' beklenirken, orman yangını riskine karşı tüm kurumlar teyakkuz haline geçirildi. Orman ve kırsal alanlarda denetimlerin artırılacağı, tarımsal faaliyetlerin ise yakından takip edileceği açıklandı

27.08.2026 22:06:00
İHA
 
Manisa'da 3 günlük alarm: Orman yangını riskine karşı tedbirler artırıldı
Manisa'da 3 günlük alarm: Orman yangını riskine karşı tedbirler artırıldı
Meteorolojik değerlendirmelere göre 28-30 Ağustos 2026 tarihlerinde Manisa'nın da içinde bulunduğu Ege Bölgesi'nde yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgâr bekleniyor. Söz konusu hava şartlarının orman yangını riskini artırabileceği değerlendirilirken, Manisa'da yangınlara karşı alınan tedbirler artırıldı. Manisa Valiliği koordinasyonunda ilgili tüm kurum ve kuruluşların 28-30 Ağustos tarihleri boyunca teyakkuz halinde tutulacağı bildirildi. Orman yangınlarının önlenmesi, erken tespit edilmesi ve olabilecek yangınlara hızlı müdahale edilmesi amacıyla kurumlar arasındaki koordinasyon kesintisiz sürdürülecek. Yangın Riskini Azaltma Planı kapsamında mahalle ekipleri de hazır bulundurulacak.

Orman ve kırsal alanlarda denetimler artırılacak

Kolluk kuvvetleri tarafından ormanlık alanlar ile ormanlara bitişik kırsal bölgelerde devriye ve denetimler artırılacak. Anız, bahçe ve sera atıkları başta olmak üzere yangın riski oluşturabilecek faaliyetlere izin verilmeyecek. Ormanlara girişlerin kısıtlandığı bölgelerde denetimler sıklaştırılırken, orman yollarında araçların duraklamasına ve yol kenarlarında piknik yapılmasına müsaade edilmeyecek. Kritik meteorolojik koşullarda izinli mesire alanlarında dahi ateş yakılmasına izin verilmeyecek.

Tarımsal faaliyetler yakından takip edilecek

Yangın riskinin yüksek olduğu tarım alanlarında biçerdöver ve balya makinelerine yönelik denetimler artırılacak. Yangın söndürme ekipmanı ve su tankeri bulunmayan araçların çalışmasına izin verilmeyecek. Gerekli görülmesi halinde yangın riskinin yüksek olduğu saatlerde tarımsal faaliyetlerin geçici olarak durdurulabileceği bildirildi. Sigara izmariti, araç egzozu ve benzeri nedenlerle çıkabilecek yangınlara karşı trafik denetimleri de artırılacak.

Enerji hatları ve tesisler kontrol edilecek

Enerji dağıtım şirketleri tarafından enerji nakil hatları, trafo merkezleri, direkler ve hat altlarında kontroller gerçekleştirilecek. Ziraat ve sera alanlarında bulunan standart dışı enerji tesisleri denetlenerek yangın riski oluşturan hatların kullanımına izin verilmeyecek. Spiral, kaynak makinesi ve benzeri kıvılcım çıkarabilecek ekipmanların kullanımından kaynaklanabilecek yangınlara karşı da gerekli tedbirler alınacak.

Yangın müdahale güzergahları açık tutulacak

Olabilecek yangınlara müdahalenin etkin şekilde yürütülebilmesi amacıyla yangın bölgelerine yetkisiz kişi ve araçların girişine izin verilmeyecek. Müdahale güzergâhlarında araç parkı ve trafik yoğunluğu oluşmasının önüne geçilecek. TOMA'lar ile kamu ve özel kuruluşlara ait su tankerleri göreve hazır tutulacak. Yangın söndürme araçlarının olay yerine hızlı ve güvenli şekilde ulaşabilmesi için gerekli trafik tedbirleri alınacak.

Valilikten vatandaşlara uyarı

Manisa Valiliği, 28-30 Ağustos tarihleri arasında etkili olması beklenen yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgar nedeniyle vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Vatandaşların özellikle ormanlık ve kırsal alanlarda ateş yakmaması, yangına neden olabilecek faaliyetlerden kaçınması ve herhangi bir yangın veya duman görülmesi halinde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bilgi vermeleri istendi.

Manisa Valiliği koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşların 28-30 Ağustos boyunca çalışmalarını koordineli şekilde sürdüreceği, olabilecek yangınlara karşı tüm müdahale kapasitesinin hazır tutulacağı bildirildi.

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi

27.08.2026 13:42:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi
 Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi
Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep 'Paranız yok, ne yapacaksınız?' dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi.
Günaydın, Yeni Parti Gaziemir İlçe Başkanlığı'nı ziyaret etti. Ziyarette Günaydın'a Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şılancı, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ve partililer eşlik etti.
Ziyarette açıklamalarda bulunan Günaydın, Yeni Parti'nin üye sayısının 600 bine yaklaştığını söyledi.
Mutlak butlan kararı sürecini hatırlatan Günaydın, partinin üye sayısı ve bağışlara ilişkin güncel verileri paylaşarak, şunları söyledi:
"Biz ya kumpasın içinde kalıp çürüyecektik ya da içinden çıkıp milletin önüne yeni bir hedef koyacaktık. Aslında bu bizden çok milletin planıydı. 24 Mayıs'ta bu memleketin en köklü ve birinci partisine polis, biber gazı ve plastik mermiyle girdi. Dünya demokrasisi adına utanç günüdür. Ancak altında kalınmadı. Hep beraber Anadolu'ya çıktık ve yürüdük. Yalnızca 2 ay sonra 24 Temmuz'da partimizi kurduk. Yeni Parti 1 aylık bir parti. Bir gün evvel 503 bin üyemiz vardı, şu an muhtemelen 600 bin üyesi olan bir siyasi partiyiz. İnanıyorum ki kısa sürede 1 milyon üyeyi geçeceğiz. Üyelerimizin yüzde 70'i CHP'den bize gelen seçmen, yüzde 30'u daha önce bir siyasi partiye üye olmayan yurttaşlarımız.

244 belediye başkanı Yeni Parti'ye geçti
Bize hep 'Paranız yok, ne yapacaksınız' dediler. Evet paramız yok. Biz otobüslerin üzerinde çok konuşmalar yaptık. Ama bir sokağın köşesinde bir bank bulup üzerine çıkabildiyseniz ve yurttaş sizi sevgiyle sarıp sarmalamışsa o bank, 50 otobüs ediyor. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı. Tokak'ın Çevrecik kasabasında bir vatandaş gelip ,'Paramız yok diye üzülmeyin, bir adım geri atmayın. Sizin için tosun besliyorum' dedi. Anadolu'da bu memleket için tosun besleyenler kaldığı sürece hiç kimse bu memlekete yan gözle bakamaz, kimse bu cumhuriyeti yıkamaz. Her türlü engelleme ve tehdide rağmen 244 belediye başkanımız bizimledir. Geri kalan arkadaşlarımızla da yollarımız beraber akıyor. Çünkü bu yol, cumhuriyet ve demokrasinin yoludur."

"Söylenebilecek olumlu bir şey kalmamış"
Günaydın, Türkiye'nin dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğunu ama ülkede en az 30 milyon insanın açlık sınırının altında gelirle yaşadığını belirtti. 28 bin lira olan asgari ücretin satın alma gücünün 23 bin liraya düştüğünü bildiren Günaydın, açlık sınırının ise 35 bin lira olduğuna işaret etti. Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Demek ki 10 milyon asgari ücretli açlık sınırın altında. Emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkarıldı, ortalaması da 25-26 bin lira. Yani emeklilerin yüzde 85-90'ı açlık sınırının altında. 'Faiz sebep, enflasyon sonuç' diyerek olmayan bir teoriyi bu memlekete dayatarak; faizi, enflasyonu, kuru eş zamanlı zıplatmayı başarabilmiş bir ordu var. Bu işin mimarı, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bunların tamamı, bu ülkenin ekonomik olarak iflasının görüntüleridir. Üreten sektörler artık memlekette kalamıyor. Türkiye'nin en köklü sektörü tekstil Mısır'a gitmek zorunda kalıyor. Çünkü bu maliyetlerle üretim yapamıyor, kur nedeniyle ürettiği ürünü ihraç edemiyor. Türkiye'de işsizlik rakamı 12 milyonu aşmış durumda. Ekonomi adına söyleyebilecekleri olumlu bir şey kalmamış.

"Türkiye geleceğini kaybediyor"
Türkiye'de 'Adalete güveniyor musunuz' sorusuna yüzde 18 'Evet' diyor. Yani AKP'ye ya da MHP'ye oy verenlerin önemli bir kısmı da adalete güvenmiyor. Türkiye geleceğini kaybediyor. 10 gence 'İmkanınız olsa yurt dışına gider misiniz' diye soruyorsunuz. 10 çocuktan 9'u 'Fırsatını bulsam hemen yurt dışına giderim' diyor. Gençler üniversiteye gidemiyorlar, yurt ve burs bulamıyorlar, mülakatlarda eleniyorlar. Bırakın ev almayı, bir ev kiralayamıyorlar. Evlenemiyorlar. Son 10 yıl içinde Türkiye'de evlenme sayısı düşüyor, boşanma sayısı artıyor. Bu, ülkenin yaşadığı derin bunalımı ortaya koyuyor."

Nisan 2027'de seçime girmeye hazır olacak
Yeni Parti'nin "inşa ve itirazı" beraber yürüttüğünü belirten Günaydın, şu ifadeleri kullandı:
"İtiraz ediyoruz çünkü bu ülkenin yaşanacak hali kalmadı. İtirazımıza 'Evet diyerek' yanımıza gelen vatandaş, 'Artık bana bu memleketi nasıl düzelteceğini anlat' diyor. Demek ki bizim yeni derdimiz inşa etmek. Adaleti yeniden tesis etmek, insanları üretir kılmak. Bunun yanında barışı sevgiyi ve demokrasiyi bu memlekete egemen kılmak. Biz artık birilerinin bize bağırmasından, kendi küçük kariyer planı için memleketin insanını bölen anlayıştan bıktık. Biz, refahtan pay alan bir memleket kurmak istiyoruz. Yeni Parti bunu yapacak. Bir yokuşun ortasına kadar tırmandık. Bütün halkımıza dönüp şunun güvencesini verelim: Hangi engeli çıkarıp kumpas kurarlarsa kursunlar Yeni Parti bunu aşacaktır. Tek gücümüz milletimizin kendisidir. 6 ay sonra Yeni Parti seçime girebilecek duruma gelecek. Yani partimizi Nisan 2027'de seçime girecek şekilde inşa ediyoruz. Erken ya da baskın seçim olursa? İsterlerse yarın yapsınlar. Yeni Parti var, yedek parti var, dost parti var, millet var. Her gün bir yerdeyiz. 'Dışarı çıkamayacaksınız, halkın gözüne bakamayacaksınız' diyorlardı ya Allah kimseyi yanında 300 koruma olmadan halkın arasına çıkamayan siyasetçi konumuna düşürmesin. Bizim kimseyle özel bir kavgamız yok, biz yolumuza bakıyoruz. O yolda karşımızda Cumhur İttifakı bloğu var. O bloğu iktidardan indirmedikten sonra bu ülkeye barış ve demokrasi gelmez. Biz bunu yapacağız."

Kocaeli'de 4 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde kolon ve kirişlerinden ses geldiği bildirilen 4 katlı bina, tedbiren boşaltıldı

27.08.2026 06:06:00 / Güncelleme: 27.08.2026 06:08:46
AA
 
Kocaeli'de 4 katlı bina tedbiren boşaltıldı
Kocaeli'de 4 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Yenişehir Mahallesi Karanfilli Sokak'ta 4 katlı binada oturan bazı kişiler, kolon ve kirişlerinden ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Tedbiren boşaltılan binada ekiplerin yaptığı ilk değerlendirmenin ardından, AFAD ekiplerine bilgi verildi.

Ekiplerin binada ve bitişiğinde temeli açılan inşaat alanındaki incelemesi sürüyor.

 

Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu

İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı

26.08.2026 19:41:00
Haber Merkezi
 
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı.

Resmi açıklamada bu adımın "provokasyonu, dezenformasyonu ve terör propagandasını engellemek" amacıyla atıldığı belirtilse de, operasyonun kapsamı ve zamanlaması kamuoyunda ciddi soru işaretlerine ve eleştirilere yol açtı.

Eleştirmenler, bu tür geniş tabanlı dijital denetimlerin, iktidarın belirlediği siyasi söylemlere yönelik her türlü muhalif sesi bastırma aracına dönüşmesinden endişe ediyor.

İktidarın söylemine katılmamak suç mu?



Haberde geçen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme sürecini provoke eden içerikler" ifadesi, hukuki netlikten uzak olduğu gerekçesiyle hukukçular ve hak savunucuları tarafından eleştiriliyor.

Bir politikanın yöntemini, zamanlamasını veya arka planını eleştirmenin "provokasyon" olarak etiketlenmesi, ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltıyor. Vatandaşlar ve analistler şu kritik soruyu yöneltiyor: Devletin veya iktidarın yürüttüğü bir sürece destek vermek, o süreci hiç eleştirmeden kabul etmek bir vatandaşlık görevi midir?

Demokratik toplumlarda terörle mücadele ve toplumsal barış gibi hayati konular, yalnızca iktidar blokunun tekelinde yürütülemez. Farklı partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin bu süreçlerin şeffaflığı, adaleti ve yöntemi hakkında şüphelerini dile getirmesi en temel anayasal haktır.

Her eleştirinin "dezenformasyon" veya "manüpilasyon" torbasına atılması, toplumda otosansürü artırmakta ve yapıcı kamusal tartışmaları tamamen imkansız hale getirmektedir.

Muğlak kavramlar ve hukuki belirsizlik



İnceleme kapsamında hangi içeriklerin "gerçek dışı" veya "kin ve düşmanlığı körükleyen" olarak tanımlanacağı konusundaki kriterlerin belirsizliği, yargının siyasi kararlara araç edilmesi riskini doğurmaktadır. Terör propagandası ile hükümet politikalarına yönelik sert muhalefet arasındaki çizgi kasıtlı olarak silikleştirildiğinde, sosyal medya platformları adeta birer "gözetim kulesine" dönüşmektedir.

Sonuç olarak, terörle ve suçla mücadele kılıfı altında yürütülen bu geniş çaplı dijital operasyonlar, Türkiye'de çok sesliliğe ve farklı fikirlerin var olma hakkına indirilmiş yeni bir darbe olarak yorumlanmaktadır. Toplumsal bütünleşme, zoraki bir sessizlik ve tek tip düşünce dayatmasıyla değil; ancak özgür bir tartışma ortamında ve her kesimin sesini duyurabilmesiyle mümkündür.

Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı

26.08.2026 14:00:00 / Güncelleme: 26.08.2026 14:01:34
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı
 Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı
Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri 1071'de Sultan Alparslan'ın açtığı kutlu kapı, 1922'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz ile ebediyen mühürlenmiştir" dedi. 

Hüseyin Baş'ın paylaşımı şöyle:
"1071'de Sultan Alparslan'ın Malazgirt'te açtığı kutlu kapı, 1922'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz ile ebediyen mühürlenmiştir. Biri Anadolu'yu yurt kılan, diğeri ise bu yurdun asla işgal ve esaret kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden iki büyük zaferdir. Kutlu olsun! "

"Malazgirt'te açılan yurt kapısı, Büyük Taarruz'la ebedileşti"

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Merkezinden yapılan açıklamada ise, "Malazgirt'te açılan yurt kapısı, Büyük Taarruz'la ebedileşti. 1071'in ve 1922'nin aziz hatırasıyla; Sultan Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal'e tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz" ifadeleri yer aldı.

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi

26.08.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Mahkeme 25 Ağustos'ta verdiği kararla oy pusulalarının reddedilmesi konusunda makul gerekçe bulunmadığına hükmetti.

Başkan vekilinin seçildiği turda beş oy geçersiz sayılmıştı.

Kararda, oylama sürecinin sağlıklı ve güvenli yürütülmediği, adaylar arasında gerginlik yaşandığı ve seçim işleminin hukuka aykırılık taşıdığı vurgulandı.

İstanbul Valiliği tarafından başkan vekili seçilinceye kadar, bu görevi Üsküdar İlçe Belediye Meclisi'nin birinci başkan vekilinin yürüteceği açıklandı. Başkan vekilinin bulunmaması durumunda ise ikinci başkan vekili görev yapacak.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından yapılan meclis oylamasında başkan vekilliğine CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya seçilmişti.

25 Ağustos'taki mahkeme kararına yedi gün içinde itiraz edilebilecek.

AKP Üsküdar ilçe teşkilatı seçimle ilgili iki ayrı suç duyurusunda bulunmuştu.

Taraflar birbirini meclis üyelerinin iradesine müdahale etmekle suçladı.

AKP grubu, üçüncü turda adaylarının kazandığını ancak bazı geçersiz oyların Çetinkaya lehine sayılması sebebiyle seçimin dördüncü tura sarktığını iddia etmişti.

'Herkes hür iradesiyle oyunu kullandı'
Üsküdar Belediyesi'ndeki oylama belediye tarafından canlı yayınlanmıştı.

Belediye meclis üyeleri arasında zaman zaman tansiyon yükseldi. Ancak ilk iki tur oyların geçerliliği ile ilgili herhangi bir tartışma yaşanmadı.

Çetinkaya ilk iki tur Gültekin'den fazla oy almasına karşın aranan üçte iki çoğunluğa ulaşılamayınca üçüncü tura geçildi ve ardından gerginlik arttı.

Burada Çetinkaya 21, Gültekin ise 18 oy aldı. Beş oy, harf ve yazım hataları gibi gerekçelerle geçersiz sayıldı.

Daha sonra CHP grubu tarafından verilen bir dilekçe üzerine oylamaya ara verildi.

AKP grubu ara verilmesine tepki gösterdi.

Aranın ardından salt çoğunluğun arandığı dördüncü tur oylamasına geçildi.

Burada Çetinkaya 22, Gültekin ise 18 oy aldı. Bunun üzerine Çetinkaya yeni başkan vekili ilan edildi.

AKP meclis grup başkan vekili Vefa Yunus Taylan, üçüncü turdan sonra ara verilmemesi yönündeki taleplerinin "gerekçe sunulmaksızın reddedildiğini" söyleyerek sonuca itiraz etti.

Taylan ayrıca Yeni Parti İl Başkanı Özgür Çelik'i "CHP'nin grup odasını işgal etmek ve meclis üyelerinin iradesini ıskat hale getirmekle" suçladı.

Buna cevaben CHP grup başkan vekili Mustafa Erhan Eyvel ise Taylan'ın iddialarını reddederek "Herkes sandıkta kendi hür iradesiyle oyunu kullandı" diye konuştu.

Eski Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de X hesabından yaptığı bir paylaşımda başkan vekilliği seçimini sert dille eleştirdi.

Türkmen, "Bugün Üsküdar Belediye Meclisi'nde yaşananlar bir oylama değil, adeta planlı rezil, sefil bir tiyatroydu" ifadelerini kullandı.

Paylaşımında AKP adayı Gültekin lehine dördüncü turda atılan ve geçersiz sayılan bir oy pusulasına yer verdi.

Türkmen, geçersiz kararını veren başkan vekilinin CHP'li olmasını eleştirdi.

Kararın hukuki dayanağı olmadığını ve bunun "Meclis iradesine yönelik ciddi bir müdahale" teşkil ettiğini söyledi.

Başkan vekilliği oylamasının ardından kameralar karşısına geçen Sibel Tan Çetinkaya ise gözaltındaki Sinem Dedetaş'a seslendi.

Çetinkaya, "Emanetiniz burada, özgür iradesiyle sizi seçen Üsküdar'ın emaneti burada. Sizi o zindandan alana kadar biz durmadan mücadele edeceğiz" dedi.

Çetinkaya ayrıca "Bütün çalışma arkadaşlarımızla birlikte o emaneti tertemiz bir şekilde size geri vereceğiz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi

26.08.2026 13:34:00
AA
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Milli Park Alanı'nda düzenlenen 955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı'nda yaptığı konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve bazı siyasi partilerin genel başkanları ile katılımcıları selamlayarak başladı.

Dün Anadolu'nun giriş kapısı Ahlat'taki etkinlik alanını ziyaret ederek gençlerle kucaklaştıklarını söyleyen Erdoğan, daha sonra Kabine Toplantısı'nı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi'nde 3. kez gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi de Bizans'ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu'nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt'te sizlerle beraberiz. Konuşmamın başında Malazgirt Zaferi'mizin 955. yıl dönümü mübarek olsun diyorum. Malazgirt'te hem dehasının hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan'ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemal-i edeple yad ediyorum." ifadelerini kullandı.

Etkinlik meydanını tıka basa doldurarak, dünyaya çok güçlü birlik ve beraberlik mesajı veren vatandaşlara şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Gelecekteki zaferlerimizin, istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum. Tarihinize, ruh köklerinize, ecdadın mukaddes emanetine sahip çıktığınız için, Alparslan'ın ve gaza erlerinin o mübarek ruhlarını bugün bir kez daha şad ettiğiniz için, şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Rabb'im sizleri korusun. Rabb'im bu aziz millete, bu büyük devlete en güzel, en hayırlı hizmetleri yapmayı siz gençlerimize nasip eylesin. Bugün aynı zamanda Anadolu'nun harimiismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz'un 104. seneidevriyesini idrak ediyoruz."

Konuşması sırasında kadınların sık sık zılgıt çekmesi, gençlerinse hep bir ağızdan slogan atması üzerine Erdoğan, "Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Sağ olun." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle Milli Mücadele'de bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim. Sevgili gençler, biz Malazgirt'te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz." diye konuştu.

"Bu coğrafyada bizim güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur"
Cumhurbaşkanı Erdoğan programda yaptığı konuşmada, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz." ifadesini kullandı.

Erdoğan "Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur." diye konuştu.

"Terörsüz Türkiye hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık.

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık.

Tahriklerle tuzaklarla Türkiye'nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur."

Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince, 36 Afganistan, 1 İran uyruklu olmak üzere 37 kaçak göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı

26.08.2026 10:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı
Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince, 36 Afganistan, 1 İran uyruklu olmak üzere 37 kaçak göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında lastik botta kaçak göçmenler olduğu bilgisi üzerine harekete geçti.

Sahil Güvenlik Gemisi 'TCSG-61' ve Sahil Güvenlik Botu 'KB-76' tarafından durdurulan lastik bottaki 20 kaçak göçmen beraberinde 17 çocuk olmak üzere toplamda 37 kaçak göçmen yakalandı.

Olayla bağlantılı Ayvacık İlçe Jandarma Komutanlığı'nca yapılan takip neticesinde ise 2 göçmen kaçakçısı şüpheli yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldı

Beykoz'da 2016'da vefat eden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de arasında olduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi

26.08.2026 10:00:00
AA
 
Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldı
Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine tahkikata başlandığı belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Müteveffanın otopsisine ilişkin video kaydı üzerinden alınan, 25 Ağustos tarihli Adli Tıp Kurumu uzmanı bilirkişi raporundaki 'şüpheli ölüm' tespiti karşısında, şikayet edilen Alihan Kuriş ve şüpheliler hakkında ilk etapta 'adam öldürme' suçundan, 17 Ekim 2016 tarihli, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 'Beyin Kanaması Nedeniyle Doğal Ölüm' raporu altında imzası bulunan doktorlar ile Cumhuriyet Başsavcılığının otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle 'Böyle bir kayıt yoktur.' şeklinde cevap veren ancak 18 Ağustos tarihinde 'Kayıt vardır.' diyerek, gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında ilk etapta 'resmi belgede sahtecilik' suçundan soruşturmaya devam edilmektedir."

Fethi kabir işlemi, Adli Tıp Kurumu ile yapılan yazışma, ölüm olayına ilk el koyan Riva Polis Merkezi'yle yapılan yazışma, HTS kayıtları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışma neticesi ve Sulh Hukuk Mahkemesindeki tereke dosyasına yazılan müzekkere cevabı, devam eden beyan işlemleri ile toplanacak diğer delillere göre soruşturma işlemlerinin hassasiyetle ve genişletilerek yürütüleceği kaydedildi.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı belirtilmişti.

Karar doğrultusunda, Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmişti.

Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından yeniden kabre konulmuştu.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.