logo
30 AĞUSTOS 2026

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’tan 30 Ağustos mesajı: Milli irade ve bağımsızlık vurgusu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Büyük Zafer'in Türk milletinin bağımsızlık iradesinin mühürlendiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti

30.08.2026 12:58:00 / Güncelleme: 30.08.2026 13:05:07
Haber Merkezi
 
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’tan 30 Ağustos mesajı: Milli irade ve bağımsızlık vurgusu
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’tan 30 Ağustos mesajı: Milli irade ve bağımsızlık vurgusu
"Milletimiz kendi kaderini eline aldı"

30 Ağustos'un vatan sevgisinin ve teslim olmama iradesinin simgesi olduğunu vurgulayan Hüseyin Baş, mesajında şu ifadelerle zaferin önemine dikkat çekti:

"30 Ağustos, milletimizin bağımsızlık iradesinin ve vatan sevgisinin tarihe kazınmış büyük bir zaferidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan bu büyük zafer, milletimizin kendi kaderini kendi ellerine aldığının en güçlü göstergelerinden biridir."

"Cumhuriyeti güçlü bir geleceğe taşımaya hazırız"

Bugün yapılması gereken temel görevin bu büyük mirası korumak ve yarınlara taşımak olduğunu belirten BTP lideri Baş, mesajını şu sözlerle tamamladı:

"Bugün bize düşen; bu büyük mirasa sahip çıkmak, milli iradeyi, bağımsızlığı ve Cumhuriyetimizi daha güçlü bir geleceğe taşımaktır.

Bağımsız Türkiye Partisi olarak, Millî Mücadele'nin ruhuna ve bize emanet edilen değerlere sahip çıkmaya; Türkiye'yi her alanda güçlü, bağımsız ve müreffeh bir ülke haline getirme görevini üstlenmeye hazırız.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz."

Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Taksim Meydanı'nda bulunan Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu

30.08.2026 12:00:00
İHA
 
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul Valiliği, 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu.

Törene İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 1. Ordu Komutanı ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, askeri personel ve vatandaşlar katıldı.

Tören, İstanbul Valisi Davut Gül'ün Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başladı. Ardından 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından anıta çelenk sunuldu.

Çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlama mesajının okunmasının ardından tören sona erdi.

Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Prof. Dr. Haydar Baş, “30 Ağustos Zaferi, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. Bu mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte, Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir” dedi

30.08.2026 11:56:00
Haber Merkezi
 
Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı
Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı
30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Prof. Dr. Haydar Baş, "30 Ağustos Zaferi, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. Bu mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte, Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir" dedi

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Türk milletinin kanları ve canlarını ortaya koyarak kazandıkları 30 Ağustos Zaferi'nin, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı olduğunu söyledi.

Mesajında; "Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı tebrik ediyor, bu bayramı ve Cumhuriyet mirasını bizlere bırakan Gazi Mustafa Kemal'in şahsında tüm gazilerimize ve aziz şehitlerimize rahmetler diliyorum" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Baş, milli mücadele ve Büyük Taarruz günlerinin, Türk milletinin büyüklüğünün göstergesi olduğuna dikkat çekti.

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yayımladığı mesajında BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş mesajında şunları kaydetti: "Tarih boyunca Türk milletine karşı oynanan oyunlar başka hiçbir millete karşı oynanmamıştır. Hiçbir millet de işgallere karşı Türk milleti gibi büyük bir Kurtuluş Savaşı verememiştir.

Bu kahramanca mücadele milletimizin büyüklüğünün göstergelerinden bir tanesidir. 30 Ağustos, ekonomik, politik ve askeri olarak sömürgeleştirilerek bağımsızlığı elinden alınmak istenen Türk milletinin varlık-yokluk mücadelesi zaferi ve bayramıdır.

İki medeniyet mücadele etti

Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz zaferleriyle bezenmiş 1921 ve 1922 Ağustos ayları, Türk Milletinin iradesi, imanı, kültürü ve siyasetinin Mustafa Kemal adı etrafında ortaya çıktığı günlerdir.

26 Ağustos'ta Başkumandan Mustafa Kemal riyasetinde şahlanan milli irade; 9 Eylül'de Haçlı ordularını İzmir'de denize döktü. Bu büyük mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte iki medeniyetin çarpışmasıdır. Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir.

Dün Türk milletini esaret altına almak isteyen güçler, maalesef bugün de vatanımıza ve milletimize yönelik benzer planlar kurmaktadır. Bugün Türkiye'yi hedef alan planları, geçmişte olduğu gibi yine milletimizin azmi ve kararlılığı boşa çıkaracaktır. Bu bağlamda sivil–asker ve devlet-millet bütünlüğü, bu güçlü milli iradenin en önemli teminatıdır.

Şuna inancımız tamdır ki, yüce milletimizin bu azim ve kararlılığı, uluslararası kongrelerde bilim adamları tarafından baş tacı edilen Sosyal Devlet–Milli Devlet projesi ve Milli Ekonomi Modeli tezimizle bütünleştiği takdirde, ülkemizin önünde aşılamayacak engel, milletimizin ulaşamayacağı zafer yoktur."

Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu

Kastamonu'nun Cide ilçesinde etkili olan kuvvetli sağanak sebebiyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, binaların giriş katlarını ise su bastı

30.08.2026 11:44:00 / Güncelleme: 30.08.2026 11:47:54
İHA
 
Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu
Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu
Meteoroloji'nin "sarı" kodlu yağış uyarısında bulunduğu Kastamonu'da beklenen sağanak Cide ilçesinde etkili oldu. Dün gece saatlerinde başlayan sağanak sebebiyle cadde ve sokaklarda kısa süre içerisinde su birikintileri oluştu.

Yağış sebebiyle çok sayıda binanın giriş ve bodrum katını su bastı. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla evlerini basan suları tahliye etmeye çalıştı.



Belediye ekipleri ise su birikintilerinin oluştuğu alanlarda su tahliyesi çalışması yaptı.

Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor

Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın anjiyosunun iyi geçtiği ve tedavisinin sürdüğü bildirildi

30.08.2026 01:23:00 / Güncelleme: 30.08.2026 04:52:13
AA
 
Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor
Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy'deki evinde rahatsızlanan ve ambulansla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesine kaldırılan Yılmaz'ın, hastaneye kalbin ön yüzünü ilgilendiren kalp kriziyle başvurduğunu söyledi.

Hastaneye geldiğinde Yılmaz'ın bilincinin açık olduğunu aktaran Akşit, şöyle konuştu: "Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemini tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şu an durumu stabil. Takibini burada 2 gün boyunca sürdürmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur. Anjiyosu çok güzel geçti. Kalp krizini ilgilendiren damara balon ve stent işlemleri uyguladık. Şu anda yatağında istirahat ediyor."

Damar açıldı


53 yaşındaki Cem Yılmaz'ın 2 gün sonra taburcu edilebileceğini ve durumunun stabil olduğunu ifade eden Akşit, şunları kaydetti: "Şu anda tek damar, bir ufak yan damarı için ileride gerekir mi diye sonra bakıyoruz. Şu an kalp krizini ilgilendiren damarı açıyoruz. Diğer yan damar için de ayrıntılı bakacağız. Belki ona hiç işlem yapmaya gerek kalmayacak. Orası ilaçla idare eder. Bizim kalp krizi türlerimiz var. Bir insanın geçirebileceği kalp krizlerinden biriyle geldi. Sağ olsun Ayvacık Devlet Hastanesindeki arkadaşlar çok güzel müdahale etmişler. 112 Acil Çağrı Merkezi, ambulansı çok hızlı yönlendirmiş. Herkes, Ayvacık'tan itibaren göğüs ağrısı başladığı andan beri Cem Bey'e güzel müdahale etmiş."

Açıklama sırasında Yılmaz'ın ağabeyi 57 yaşındaki Can Yılmaz, İl Sağlık Müdürü Hakan Görgülü, ÇOMÜ Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Eren Pek ve ÇOMÜ Genel Sekreteri Oğuz Ünal da yer aldı. 
 

Sağlık Bakanı'ndan açıklama
 
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Değerli sanatçımız Cem Yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum" dedi. 

Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başladıktan sonra rüzgarın etkisiyle Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan orman yangını büyük ölçüde kontrol altına alındı

30.08.2026 00:30:00
AA
 
Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor
Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor

Seydikemer Korubükü köyü yakınlarında tarım alanında yangın çıktı. Yangın şiddetli rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.

Saklıkent Kanyonu'na yakın bir noktada çıkan yangın, kuzeyden esen şiddetli rüzgarla birlikte kanyondan gelen dereyi aşarak Antalya'nın Kaş sınırlarında kalan ormanlık alana geçti.

Yangın nedeniyle Palamut Mahallesi'ndeki bazı evlerde hasar oluştu.

Bölgedeki şiddetli rüzgarın etkisiyle alevler yayılarak Çavdır Mahallesi merkezine ulaştı.

Tahliye edilen mahalledeki bazı ev ve seralar yandı.

Ekipler, yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahalelerini sürdürüyor.

"Güneyden kuzeye esmeye başlayan rüzgar biraz avantaj sağladı"

Kaş'taki çalışmaları yerinde takip eden Antalya Valisi Hulusi Şahin, Çavdır Mahallesi'nde oluşturulan merkezde gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının saat 10.40 sıralarında Muğla'nın Seydikemer ilçesi Eşen Çayı hattından rüzgarın etkisiyle Kaş ilçesine ulaştığını söyledi.

Alevlerin Kaş'ın eskiden belde olan Palamut ve Çavdır mahallelerine sıçradığını dile getiren Şahin, mahallede evlerin ormanla iç içe olmasının çalışmaları zorlaştırdığını vurguladı.

Hem seraların tutuştuğunu hem de seralardan çıkan zehirli gazın personele zor anlar yaşattığını anlatan Şahin, "Hem de vatandaşlarımız evlerini ve seralarını kurtarmaya çalıştılar. Onların tahliyesi de bizim açımızdan zor oldu. Rüzgar da bizi çok zorladı. Fakat bazı kayıplarımıza rağmen büyük oranda hem vatandaşlarımızın can emniyetini sağladık hem de evlerin büyük çoğunluğunu koruduk. Yangın devam ediyor, fakat rüzgar hafifledi. Güneyden kuzeye başlayan rüzgar biraz avantaj sağladı." diye konuştu.

Emniyet, jandarma, AFAD ve tüm ekiplerin sahada çalıştığını belirten Şahin, "4 uçak ve 16 helikopter, 938 personel ve 170 araç, 37 tanker durmaksızın çalışıyor. Yangın henüz kontrol altına alınmaktan uzak ancak personelimizin birinci önceliği olan meskun mahallelerin etrafının çevrilme sürecini büyük oranda tamamladık. Çalışmalar devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Yangının 10 kilometrelik alanı etkilediğini bildiren Şahin, sıcaklık 30 derecenin üzerinde, nem yüzde 30'un altında ve rüzgarın hızının saatte 30 kilometrenin üzerinde olduğu dönemlerde çok dikkatli olmak gerektiğini söyledi.

"Şükürler olsun can kaybımız yok"

Rüzgarın hızının gün içinde 40-50 hatta 60 kilometreyi bulduğuna dikkati çeken Şahin, şunları kaydetti:

"Bir kıvılcım bile körük etkisiyle beraber geri dönüşü olmayan bir yola bizi sokabiliyor. Bu hususta vatandaşlarımıza özellikle istirham ediyoruz. Biz alarm veriyoruz. Acil koduyla tüm uyarıları yapıyoruz. Hatta WhatsApp gruplarımız var. Antalya Valiliği olarak özel bir proje yürütüyoruz. Bu projede imamlardan jandarma teşkilatına, orman teşkilatından tarım teşkilatına, sulama kooperatiflerine kadar herkesin olduğu bir mekanizma kurduk. Epey mesafe katettiğimizi söyleyebilirim. Bir yangın bile dev bir zayiat karşı karşıya bırakabiliyor. O yüzden hiç yangın çıkmamalı. Çıkan yangını da kısa zamanda söndürebilmeliyiz."

Vali Şahin, "Şükürler olsun can kaybımız yok. Olabilirdi çünkü bu bölgede çok büyük nüfus var. Evlerinden ayrılmak istemiyor vatandaşlar çünkü evleri ve seraları var. Epey bir mücadele verdik. Şu an itibarıyla can kaybı yok. Bir yaralanma da ihbar edilmedi. Henüz duman ortadan kalkmadı. Dolayısıyla nerelerde nasıl zararlarımız var söyleyemeyiz. Çok miktarda seranın yandığını, ve yanan evler olduğunu söyleyebilirim." dedi.

Yangının enerjisi düşürüldü

Orman Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, "Muğla'nın Seydikemer ilçesinde orman dışı alanda başlayarak, Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangının enerjisini düşürdük. Yangını tamamen kontrol altına almak için havadan ve karadan mücadelemiz devam ediyor." bilgisi yer aldı.

Genel Müdürlükten yapılan başka bir paylaşımında ise "Muğla'nın Seydikemer ilçesindeki orman dışı alanda başlayarak Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangın, ekiplerimizin havadan ve karadan yoğun müdahalesi sonucunda büyük ölçüde kontrol altına alındı. Yangını tamamen kontrol altına almak için mücadelemiz sürüyor." ifadelerine yer verildi. 

Fazla kilo ve bel çevresindeki yağlanma riskli


 
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, karın çevresindeki yağlanmanın metabolik sağlık açısından önemli bir gösterge olduğuna işaret ederek, "Bel çevresindeki artış, insülin direnci ve diğer metabolik sorunlarla görülebiliyor" dedi.
 

29.08.2026 00:54:00
AA
 
Fazla kilo ve bel çevresindeki yağlanma riskli
Fazla kilo ve bel çevresindeki yağlanma riskli

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, fazla kilo ve özellikle bel çevresindeki yağlanmanın, testosteron düzeylerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Salabaş, erkeklerde testosteron düzeyinin yalnızca cinsel sağlık açısından değil, genel sağlık ve metabolik denge açısından da önem taşıdığını aktardı. Özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Salabaş, fazla kilonun ve geniş bel çevresinin testosteron düzeylerindeki düşüşle ilişkili olabileceğini, yalnızca tartıdaki kiloya değil, vücuttaki yağ dağılımına da dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.

Estetik bir sorun değil

Salabaş, karın çevresindeki yağlanmanın, metabolik sağlık açısından önemli bir gösterge olduğunun altını çizerek, "Bel çevresindeki artış, insülin direnci ve diğer metabolik sorunlarla görülebiliyor. Bu tablo, testosteron düzeylerini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle genişleyen bel çevresini yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirmemek gerekir" ifadelerini kullandı.

Testosteron düşüklüğünün bazı erkeklerde yaşam tarzı ve kilo artışıyla ilişkili olabileceğini, kilo kontrolü sağlanmasının ve metabolik sağlığın iyileştirilmesinin hormon düzeyleri üzerinde olumlu etki oluşturabileceğini vurgulayan Salabaş, şunları kaydetti: "Testosteron düşüklüğünde en anlamlı belirtiler, cinsel istekte azalma, sabah ve gece sertleşmelerinin azalması ve sertleşme problemidir. Bu tabloya yorgunluk, enerji kaybı ve motivasyon azalması da eşlik edebilir, ancak bu şikayetler tek başına testosteron eksikliği anlamına gelmez. Uluslararası üroloji kılavuzlarının toplam testosteronda 350 ng/dL düzeyi, önemli bir eşik kabul edilir. 350 ng/dL'nin üzerindeki değerlerde testosteron eksikliği olasılığı düşük. 231 ng/dL'nin altında ise eksikliğin ve buna bağlı belirtilerin görülme olasılığı artar. 231 ile 350 ng/dL arasındaki değerler ise gri bölge girer, bu aralıkta yalnızca laboratuvar sonucuna bakarak tanı koymak doğru değil." Salabaş, özellikle fazla kilolu erkeklerde serbest testosteron düzeyinin de değerlendirilmesi gerekebileceğini, testosteron ölçümünün tercihen sabah saat 10.00'dan önce ve aç karnına yapılması gerektiğini vurguladı. 

Spor salonlarındaki gizli tehlikelere dikkat!


 
Pek çok kişi hareketsiz yaşam, fast-food ve hazır gıdaların tüketimiyle birlikte fazla kilolarından kurtulmak veya daha fit bir görünüme kavuşmak için spor salonlarının yolunu tutuyor. Ancak uzmanlar, yoğun talep gören bu merkezlerde yeterli hijyen kurallarına uyulmadığı takdirde sağlığın ciddi şekilde tehlikeye girebileceği konusunda uyarıyor.

29.08.2026 00:51:00
Murat Çorbacı
 
Spor salonlarındaki gizli tehlikelere dikkat!
Spor salonlarındaki gizli tehlikelere dikkat!

Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'ndan Mikrobiyolog Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, spor salonlarının görünmeyen risklerine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: "Spor salonlarında terle birlikte yoğun nemli ortamlar meydana gelmektedir. Özellikle hastalık yapıcı bakteriler ve mantarların da pek çoğu nemli ortamlarda üremektedir. Diğer yandan gün içerisinde pek çok kişinin nemli ve terli vücut yüzeyleri ile temas eden spor aleti yüzeyleri ve tutunma ekipmanları ile spor esnasında kullanılan matlar, muhtemel bulaşıcı hastalıklar konusunda ciddi risk teşkil etmektedir."

Spor merkezlerinden bulaşan olası enfeksiyonlar

Spor merkezlerinin özellikle deri yoluyla temas eden pek çok mikroorganizma barındırdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, bu riskleri şu sözlerle özetledi:
"Özellikle ıslak zeminler ile duşlarda sıklıkla karşılaşılan ayak mantarı; nemli cilt, havlu ve matlarla bulaşabilen kasık ve saç derisi mantarları; deri yaralarıyla geçen Stafilokok cinsi bakteriler; kabuklu yaralara temasa bağlı impetigo ve kişisel eşyaların ortak kullanımıyla yayılan İnsan Papilloma Virüsü (HPV), bu risklerin başında geliyor."

Spor salonlarının ve aletleri dezenfekte edilmeli

Kişiden kişiye bulaşabilecek hastalıkların önüne geçilmesi için işletmelere ve sporculara büyük görev düştüğünü vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, "Özellikle yoğun ortak kullanım alanlarından biri olan spor salonları ve spor aletlerinin, kişiden kişiye olası bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için her gün düzenli olarak dezenfekte edilmesi gerekmektedir. Spor yapacak kişilerin mümkünse havlu, mat, terlik vb. gibi kişisel eşyalarını kendileri getirmeleri ve ortak kullanımdan kaçınmaları önem arz etmektedir."

Spor kıyafetleri seçerken bu detaya dikkat!

Olası enfeksiyon risklerine karşı kıyafet seçiminin de kritik bir rol oynadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, sözlerini şöyle tamamladı: "Ter ve nem, bakteri ile mantar üremesini artırdığından dolayı spordan önce ve sonrasında kişisel hijyene dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca spor kıyafetlerini tercih ederken naylon, polyester ya da jarse kıyafetler yerine terletmeyen pamuklu kıyafetler seçilmesi sağlığınız açısından oldukça önemlidir."

‘İkinci Bahar’ için altın öneriler


 
 
Günümüzde yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, kadınların hayatında yeni bir dönemin kapısını aralayan menopozu iyi hissederek, güçlü, fit ve zinde geçirmek büyük önem taşıyor. 

29.08.2026 00:45:00
Murat Çorbacı
 
‘İkinci Bahar’ için altın öneriler
‘İkinci Bahar’ için altın öneriler

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova, "Menopoz yalnızca hormonların değiştiği bir dönem değil, kadının bedenini yeniden tanıdığı, ihtiyaçlarını yeniden keşfettiği ve gelecekte nasıl yaş almak istediğine bugünden karar verdiği yeni bir yaşam evresidir. Bu dönemde hedef; sadece sıcak basmalarını azaltmak, uyku problemlerini çözmek veya kilo kontrolünü sağlamakla sınırlı kalmamalı. Asıl hedef; kaslarımızı, kemiklerimizi, kalbimizi, beynimizi ve ruhsal iyilik halimizi birlikte koruyarak sağlıklı, güçlü, hareketli ve kaliteli bir yaşam sürmek olmalı"  dedi. Dr. Seyidova, menopozda fit ve zinde olmanın basit ama etkili 7 yolunu anlattı; bu süreci 'ikinci bahar'a çevirmek için mutlaka yanıtlanması gereken kritik soruyu açıkladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.


Kaslarınıza yatırım yapın

Menopoz döneminde en önemli konulardan biri kas sağlığıdır. Yaşla ve hormonal değişimlerle birlikte kas kütlesinde ve gücünde azalma görülebilir. Oysa kaslarımız yalnızca bedenimizi şekillendirmez; metabolik sağlığımızı, insülin duyarlılığımızı, dengemizi, kemiklerimizi ve ileri yaşlardaki bağımsızlığımızı da destekler. Bu nedenle yürüyüş çok kıymetli olsa da tek başına yeterli olmayabilir. Haftalık yaşam düzeninize mutlaka kuvvet ve direnç egzersizlerini ekleyin. Güçlü ve zinde olmak, tartıdaki rakamdan çok daha önemli.

⁠Kemiklerinizi geleceğiniz gibi koruyun

Menopoz sonrası östrojen seviyelerinin azalmasıyla kemik kaybı hızlanabilir. Bu nedenle kemik sağlığını menopozun ilk yıllarından itibaren korumak çok değerlidir. Ağırlık taşıyan egzersizler, direnç çalışmaları, yeterli protein ve dengeli beslenme temel yaklaşımımız olmalı. Kalsiyum ve D vitamini gereksinimi ise her kadının bireysel özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda kemik mineral yoğunluğu ölçümü ve osteoporoz açısından kişisel risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Çünkü güçlü kemikler, ileri yaşlarda özgürce hareket edebilmenin temelidir.

Metabolizmanızı aç bırakmayın, doğru besleyin

Menopoz döneminde vücut kompozisyonu değişebilir ve özellikle karın çevresinde yağlanma eğilimi artabilir. Burada çözüm sürekli daha az yemek değildir. Benim yaklaşımım; bedeni aç bırakmak yerine doğru beslemektir. Yeterli ve kaliteli protein, rengarenk sebzeler, liften zengin besinler, sağlıklı yağlar ve mümkün olduğunca az işlenmiş gıdalar günlük beslenmenin temelini oluşturmalıdır. Beslenme planı yalnızca kilo vermeyi değil; kasları, bağırsak mikrobiyotasını, kan şekeri dengesini, kalp-damar sağlığını ve enerjiyi desteklemelidir. Amaç, "diyet yapmak" değil, bedeni uzun ve sağlıklı bir yaşama hazırlamaktır.

Uykunuzu lüks değil, tedavinin bir parçası olarak görün.

Menopoz döneminde uykuya dalmakta güçlük, gece uyanmaları veya sıcak basmalarına bağlı uyku bölünmeleri sık görülebilir. Oysa kaliteli uyku; sağlıklı yaş alma ve zinde, uzun yaşam için vazgeçilmez bir unsurdur. Çünkü bedenin kendini yenilediği en kıymetli zamanlardan biri uykudur. Hormonal ve metabolik dengeden iştah kontrolüne, bağışıklık sisteminden zihinsel performansa kadar birçok süreci etkiler. Düzenli uyku saatleri, akşam ışığının azaltılması, geç saatlerde ağır yemek ve aşırı kafeinden kaçınmak gibi küçük değişiklikler bile önemlidir.

⁠Ruhunuzu da bedeniniz kadar önemseyin

Sağlıklı yaş almak yalnızca laboratuvar sonuçlarından ibaret değildir. Bir kadının kendini nasıl hissettiği, hayattan ne kadar keyif aldığı, sosyal ilişkileri, stres düzeyi ve kendisine ayırdığı zaman da iyilik halinin bir parçasıdır. İbadet, dua, nefes çalışmaları, doğada yürüyüş, sevdiğimiz insanlarla zaman geçirmek, yeni şeyler öğrenmek ve bazen yalnızca kendimizle kalabilmek. Bunların hepsi sağlıklı yaş alma yolculuğunun parçalarıdır. Bedenimize gösterdiğimiz özeni ruhumuza da göstermeliyiz.

⁠Menopoz planınız size özel olsun

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova, her kadının menopoz hikayesinin farklı olduğunu, bu nedenle herkese aynı vitaminleri, aynı beslenme programını veya aynı hormon yaklaşımını uygulamanın doğru olmadığını belirterek şöyle konuşuyor: "Menopoz değerlendirmesinde semptomların yanında; kalp-damar ve metabolik riskler, kemik sağlığı, kas kütlesi ve gücü, uyku, ruhsal iyilik hali, cinsel sağlık ve yaşam tarzı birlikte ele alınmalıdır. Uygun kadınlarda menopoz hormon tedavisi de yaş, menopozdan geçen süre, belirtiler, kişisel ve ailesel riskler dikkate alınarak hekimle birlikte bireysel olarak değerlendirilmelidir."

Bu soruyu mutlaka sorun: 10-20 yıl sonra nasıl bir kadın olmak istiyorsunuz?

Menopozu ikinci bahara çevirmek için her kadının mutlaka kendine sorması gereken tek bir soru olduğunu vurguyan Dr. Seyidova, bu soruyu şöyle açıklıyor: "10–20 yıl sonra nasıl bir kadın olmak istiyorsunuz? Güçlü mü? Enerjik mi? Hareketli mi? Bağımsız mı? Hayatın içinde ve kendisiyle barışık mı? İşte ruhsal, zihinsel ve bedensel açıdan sağlıklı ve zinde olmak, sağlıklı yaş almak tam olarak burada başlıyor."

Suriye’nin diplomatik pasaport taşıyan vatandaşları, Türkiye’deki görevlendirmeleri ile turistik ve transit seyahatlerinde vizeden muaf tutulacak

Cumhurbaşkanı kararıyla Suriye’nin diplomatik pasaport taşıyan vatandaşları, Türkiye’deki görevlendirmeleri ile turistik ve transit seyahatlerinde vizeden muaf tutulacak. Turistik ziyaretlerde muafiyet, her 180 günde 90 günle sınırlı olacak

28.08.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Suriye’nin diplomatik pasaport taşıyan vatandaşları, Türkiye’deki görevlendirmeleri ile turistik ve transit seyahatlerinde vizeden muaf tutulacak
Suriye’nin diplomatik pasaport taşıyan vatandaşları, Türkiye’deki görevlendirmeleri ile turistik ve transit seyahatlerinde vizeden muaf tutulacak
Türkiye, Suriye diplomatik pasaportları için vize muafiyeti sağladı

Cumhurbaşkanı kararıyla Suriye'nin diplomatik pasaport taşıyan vatandaşları, Türkiye'deki görevlendirmeleri ile turistik ve transit seyahatlerinde vizeden muaf tutulacak. Turistik ziyaretlerde muafiyet, her 180 günde 90 günle sınırlı olacak.
Suriye vatandaşlarından diplomatik pasaport sahibi olanlara vize muafiyeti getiren Cumhurbaşkanı Kararı, cuma günü Resmî Gazete'deyayımlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan karara göre diplomatik pasaport sahiplerinden Türkiye'de göreve atanacaklar için vize aranmayacak.

Söz konusu kişiler, Türkiye'ye yapacakları turistik seyahatler ve transit geçişlerde de her 180 günlük dönem içinde 90 güne kadar vizeden muaf tutulacak.

Yapılan düzenleme, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 18'inci maddesi gereğince yürürlüğe girdi.

Şam'daki büyükelçilik 12 yıl sonra ilk kez yeniden açıldı
Türkiye, Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Şam Büyükelçiliğini yeniden faaliyete geçirerek Aralık 2024'de Suriye'nin başkentindeki diplomatik temsilciliğini açan ilk ülke oldu.

Maslahatgüzar Burhan Köroğlu'nun da katıldığı törende Türk bayrağı yeniden göndere çekildi. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler 2012'de kopmuş, büyükelçilik de iç savaşın yol açtığı güvenlik riskleri nedeniyle faaliyetlerini aynı yıl askıya almıştı.

Suriye iç savaşı boyunca Esad karşıtı muhalifleri destekleyen Ankara'nın Şam yönetimiyle ilişkileri uzun süre gergin kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esad'ın devrilmesinden iki gün önce yaptığı açıklamada, "Suriye'nin geleceğini birlikte belirlemek" için Esad'a çağrıda bulunduğunu ancak olumlu yanıt alamadığını söylemişti.

Bu kararla birlikte cuma günü Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın danışmanı olarak atandığı açıklanan eski Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi'nin durumu ise soru işareti haline geldi.

Türkiye'de terör listesinde yer aldığı bilinen Mazlum Abdi, Suriye'de diplomatik pasaport sahibi olması halinde Türkiye'nin vize muafiyeti kararından olumlu anlamda faydalanabileceği belirsizliğini sürdürüyor.

Vize muafiyeti kararının, Mazlum Abdi ile ilgili atama kararıyla aynı gün gerçekleşmesi soru işaretlerine neden oldu.

Euronews Türkçe, bu konuyla ilgili İçişleri Bakanlığı'na sorularını iletti. Bu haberin yayınlandığı an itibarıyla bakanlıktan yanıt gelmezken, yanıt gelmesi halinde haber güncellenecektir.

Türkiye-Suriye enerji iş birliği
Türkiye ile Suriye arasındaki enerji iş birliği, Ağustos 2025'te Türkiye-Suriye Doğal Gaz Boru Hattı'nın açılmasıyla yeni bir aşamaya geçti.

Onarımı 21 Mayıs'ta tamamlanan ve günlük 6 milyon metreküp taşıma kapasitesine sahip Kilis-Halep hattı üzerinden Azerbaycan gazının Suriye'ye sevkiyatı 2 Ağustos'ta başladı. SOCAR ile yapılan takas anlaşması kapsamında ilk aşamada yılda 2 milyar metreküp gaz gönderilmesi planlandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, gaz sevkiyatıyla Suriye'de günlük elektrik arzının 3-4 saatten 10 saate çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.

Türkiye'nin sekiz farklı noktadan Suriye'ye yaptığı elektrik ihracatının kapasitesinin de önce yüzde 25, ardından iki kattan fazla artırılarak 860 megavata ulaştırılması ve yaklaşık 1,6 milyon hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması öngörüldü.

Dinamikpay operasyonunda 25,5 kilo altın ele geçirildi

Yasadışı bahisle mücadele kapsamında ödeme kuruluşlarına yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında Dinamikpay isimli ödeme kuruluşuna operasyon düzenlendi. Operasyonda toplam 25,5 kilogram altın ele geçirildi

27.08.2026 22:12:00
İHA
 
Dinamikpay operasyonunda 25,5 kilo altın ele geçirildi
Dinamikpay operasyonunda 25,5 kilo altın ele geçirildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, Dinamik Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ'ye ait 12,5 kilogram altının anlık karşılığının 88 milyon TL, Dinamik Menkul Değerler AŞ'ye ait 13 kilogram altının ise 91 milyon 520 bin TL olduğu tespit edildi.

El konulan altınlarla ilgili hazırlanan ön ekspertiz raporunda, toplam 25,5 kilogram altının değerinin 179 milyon 520 bin TL olduğu belirlendi.

Altınların kesin değerinin, İstanbul Altın Rafinerisi uzmanları tarafından yapılacak incelemenin ardından belirleneceği ve sonrasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet birimine kayıt işlemlerinin gerçekleştirileceği bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.